<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türk Dünyası &#8211; Ekointernet Haber</title>
	<atom:link href="http://www.ekointernethaber.com/kategori/turk-dunyasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ekointernethaber.com</link>
	<description>Ulusal Haber Portalı</description>
	<lastBuildDate>Mon, 25 May 2026 21:37:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>http://www.ekointernethaber.com/wp-content/uploads/2023/06/cropped-turk-bayragi-32x32.jpg</url>
	<title>Türk Dünyası &#8211; Ekointernet Haber</title>
	<link>http://www.ekointernethaber.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ülkücülük Sloganla Değil, Ahlakla Yaşanır</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/ulkuculuk-sloganla-degil-ahlakla-yasanir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 May 2026 21:01:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85750</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Ülkücülük; rozet taşımak değil, yük taşımaktır. Bugün bazıları çıkıp “ülkücüyüm, bedel ödedim” diyor… Ben işte tam burada duruyorum. Çünkü bu davada kimsenin kimseden alacağı yoktur. Bilakis; toprağa düşen şehitlerimizin, ömrünü sakat bırakan gazilerimizin, evladını mezara koyan analarımızın; “ülkücüyüm” deyip makam, menfaat ve şahsi hesap peşine düşenlerden alacağı vardır. Ülkücülük; tweet atınca değil, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz Dağtekin Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p>Ülkücülük; rozet taşımak değil, yük taşımaktır.</p>
<p>Bugün bazıları çıkıp <strong>“ülkücüyüm, bedel ödedim”</strong> diyor…<br />
Ben işte tam burada duruyorum.</p>
<p>Çünkü bu davada kimsenin kimseden alacağı yoktur.<br />
Bilakis; toprağa düşen şehitlerimizin, ömrünü sakat bırakan gazilerimizin, evladını mezara koyan analarımızın; <strong>“ülkücüyüm”</strong> deyip makam, menfaat ve şahsi hesap peşine düşenlerden alacağı vardır.</p>
<p><strong>Ülkücülük;</strong><br />
tweet atınca değil, gerektiğinde susup devletinin yanında durunca anlaşılır.</p>
<p><strong>Ülkücülük;</strong><br />
kameraya oynayarak değil, millet dara düştüğünde en önde saf tutarak yaşanır.</p>
<p><strong>Ülkücü;</strong><br />
devletin bekasına yönelen tehdide sırtını dönmez.</p>
<p><strong>Ülkücü;</strong><br />
hak yemez, kul hakkına el uzatmaz.</p>
<p><strong>Ülkücü;</strong><br />
ahlakı ayaklar altına alan hiçbir yapının gölgesine sığınmaz.</p>
<p><strong>Ülkücü;</strong><br />
küçüğünü ezmez, büyüğüne ihanet etmez.</p>
<p><strong>Ve gerçek ülkücü…</strong><br />
Davanın adını kullanıp şahsi ikbal devşirmez.</p>
<p>Bugün dava dediğimiz şey; makam kavgasıyla, ihale hesabıyla, koltuk pazarlığıyla kirletiliyorsa, orada ülkücülük değil, menfaat nöbeti vardır.</p>
<p>Bizim meselemiz bağırmak değil, adam olmaktır.<br />
Çünkü ülkücülük; sadece öfkeli olmak değil, ahlaklı kalabilmektir.</p>
<p>Şunu herkes iyi bilsin: Bu dava sahipsiz değildir.<br />
Ve bu hareketin gerçek sahibi; gece yatağa aç giren ama bayrağından vazgeçmeyen adsız ülkücülerdir.</p>
<p>Ne makam beklediler, ne alkış istediler…<br />
Sadece <strong>“vatan sağ olsun”</strong> deyip sustular.</p>
<p>İşte bu yüzden; ülkücülük anlatılmaz…<br />
Yaşanır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Dünyasında Büyük Uyanış!</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/turk-dunyasinda-buyuk-uyanis/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/turk-dunyasinda-buyuk-uyanis/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 May 2026 08:32:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[dijital bağımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Ebu Müslim Horasani]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek vizyonu]]></category>
		<category><![CDATA[jeopolitik]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel birlik]]></category>
		<category><![CDATA[küresel güç dengesi]]></category>
		<category><![CDATA[millî teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ortak akıl]]></category>
		<category><![CDATA[ortak dil]]></category>
		<category><![CDATA[ortak savunma]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma sanayii]]></category>
		<category><![CDATA[stratejik birlik]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji bağımsızlığı]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Türk devletleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk medeniyeti]]></category>
		<category><![CDATA[veri güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85605</guid>

					<description><![CDATA[AZİZ DAĞTEKİN İLE PAZAR SOHBETİ “Dostunu uzaklaştıran milletler, düşmanlarının planında kaybolur…” Tarih bazen bir devletin nasıl yükseldiğini değil, neden çöktüğünü anlatır. Çünkü çöküşler, zaferlerden daha öğreticidir. Abbasi Devleti’nin kurucularından Ebu Müslim Horasani’ye atfedilen o söz bugün yalnızca bir tarih notu değil, adeta çağımıza bırakılmış stratejik bir uyarıdır:  “Dostlarını uzaklaştırdılar… Düşmanlarını yakın tuttular… Sonunda ikisi de &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>AZİZ DAĞTEKİN İLE PAZAR SOHBETİ</strong><br />
<strong>“Dostunu uzaklaştıran milletler, düşmanlarının planında kaybolur…”</strong></p>
<p>Tarih bazen bir devletin nasıl yükseldiğini değil, neden çöktüğünü anlatır. Çünkü çöküşler, zaferlerden daha öğreticidir. Abbasi Devleti’nin kurucularından Ebu Müslim Horasani’ye atfedilen o söz bugün yalnızca bir tarih notu değil, adeta çağımıza bırakılmış stratejik bir uyarıdır:</p>
<p><strong> “Dostlarını uzaklaştırdılar… Düşmanlarını yakın tuttular… Sonunda ikisi de düşman safında birleşince yıkım kaçınılmaz oldu.”</strong></p>
<p>Bugün dünya yeni bir kırılmanın eşiğinde…<br />
Haritalar değişmiyor belki ama güç dengeleri değişiyor.<br />
Savaş artık sadece tankla, tüfekle yapılmıyor.<br />
Yapay zekayla yapılıyor…<br />
Çiple yapılıyor…<br />
Dil ile, kültür ile, ekonomi ile, enerji ile yapılıyor…</p>
<p>Ve tam da bu çağda Türk dünyasının önünde tarihi bir soru duruyor: <strong>Birbirine sırtını dönen Türk devletleri mi olacak, yoksa birbirine omuz veren bir medeniyet ittifakı mı doğacak?</strong></p>
<p>Bugün açık konuşmak gerekiyor.<br />
Türk milletinin en büyük kaybı, gücünün farkında olmamasıdır. Çünkü Adriyatik’ten Çin Seddine kadar uzanan coğrafyada aynı kökten gelen milyonlarca insan; ayrı bayraklar altında yaşasa da aynı tarih hafızasını taşımaktadır.</p>
<p>Ancak mesele romantik sloganlar değil…<br />
Mesele stratejik birliktir.</p>
<p>Türk dünyası eğer gerçekten ayağa kalkmak istiyorsa önce şu dört cephede ortak akıl üretmelidir:</p>
<ul>
<li><strong>Dilde birlik</strong></li>
<li><strong>Fikirde birlik</strong></li>
<li><strong>Bilimde birlik</strong></li>
<li><strong>Teknolojide birlik</strong></li>
</ul>
<p>Çünkü artık çağın süper güçleri petrol kuyularından değil, veri merkezlerinden çıkıyor.</p>
<p>Bir ülkenin tankı olabilir…<br />
Ama çipi yoksa bağımsız değildir.</p>
<p>Ordusu güçlü olabilir…<br />
Ama yazılımı başkasınınsa özgür değildir.</p>
<p>Bugün dünyanın büyük güçleri, başka milletlerin çocuklarına kendi dilini öğretirken; Türk dünyası hâlâ birbirini tercümanla anlamaya çalışıyorsa burada ciddi bir stratejik eksiklik vardır.</p>
<p><em><strong>Neden ortak bir Türk teknoloji ajansı kurulmasın?</strong></em><br />
<em><strong>Neden Türk devletleri ortak yapay zeka altyapısı oluşturmasın?</strong></em><br />
<em><strong>Neden savunma sanayiinde ortak üretim zinciri kurulmasın?</strong></em><br />
<em><strong>Neden genç bilim insanları tek bir çatı altında buluşmasın?</strong></em></p>
<p>Bugün NATO sadece askeri bir yapı değildir. Aynı zamanda ortak strateji merkezidir. Eğer Türk dünyası kendi güvenliğini, ekonomisini ve geleceğini başkalarının planlarına teslim etmek istemiyorsa; duygusal değil akılcı bir birlik inşa etmek zorundadır.</p>
<p>Bu bir savaş çağrısı değil…<br />
Bu bir uyanış çağrısıdır.</p>
<p>Çünkü dünya artık iyi niyetle değil, güç dengesiyle yönetiliyor.</p>
<p>Birlik kuramayan toplumlar, başkalarının kurduğu masalarda sadece seyirci olur.<br />
Kendi teknolojisini üretmeyen milletler, başka devletlerin dijital sömürgesi hâline gelir.<br />
Kendi diline sahip çıkmayan toplumlar ise zamanla kendi hafızasını kaybeder.</p>
<p><strong>Ve unutulmamalıdır!</strong></p>
<p>Tarihte Türk’ün en büyük zaferleri, birbirine omuz verdiği dönemlerde yazılmıştır.<br />
En ağır yenilgileri ise birbirine sırt çevirdiği zamanlarda yaşanmıştır.</p>
<p>Artık mesele hamaset değil, gelecek meselesidir.<br />
Çünkü 21. yüzyılda ayakta kalacak milletler; toprağını değil aklını koruyabilen milletler olacaktır.</p>
<p>Belki de artık şu soruyu yüksek sesle sormanın zamanı gelmiştir. <strong>Türk dünyası, başkalarının kurduğu düzenin parçası mı olacak…</strong><br />
<strong>Yoksa kendi medeniyet eksenini kuran küresel bir güç mü olacak?</strong></p>
<p>İşte asıl Pazar sohbeti budur.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/turk-dunyasinda-buyuk-uyanis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir fikirle başladı, bir inançla büyüdü, bir milletin karakterine dönüştü. 🇹🇷</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/bir-fikirle-basladi-bir-inancla-buyudu-bir-milletin-karakterine-donustu-%f0%9f%87%b9%f0%9f%87%b7/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/bir-fikirle-basladi-bir-inancla-buyudu-bir-milletin-karakterine-donustu-%f0%9f%87%b9%f0%9f%87%b7/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 May 2026 22:16:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85426</guid>

					<description><![CDATA[3 Mayıs; sadece bir tarih değil, kimliğine sahip çıkmanın, tarihine omuz vermenin ve geleceğe güçlü yürüyüşün adıdır. Nefreti değil şuuru, ayrılığı değil birliği, hamaseti değil sorumluluğu hatırlatır. Köklerimizi unutmadan dünyaya açılıyor, değerlerimizi koruyarak yarına yürüyoruz. Dilimize, kültürümüze, tarihimize sahip çıkan herkese selam olsun! 3 Mayıs Türkçülük ve Turancılık Günü kutlu olsun! 🤘]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>3 Mayıs; sadece bir tarih değil, kimliğine sahip çıkmanın, tarihine omuz vermenin ve geleceğe güçlü yürüyüşün adıdır. Nefreti değil şuuru, ayrılığı değil birliği, hamaseti değil sorumluluğu hatırlatır.<br />
Köklerimizi unutmadan dünyaya açılıyor, değerlerimizi koruyarak yarına yürüyoruz. Dilimize, kültürümüze, tarihimize sahip çıkan herkese selam olsun!<br />
3 Mayıs Türkçülük ve Turancılık Günü kutlu olsun! 🤘<img decoding="async" class="alignleft wp-image-85427 size-full" src="https://www.ekointernethaber.com/wp-content/uploads/2026/05/3-mayis-Turkculuk-gunu.png" alt="" width="1122" height="1402" srcset="http://www.ekointernethaber.com/wp-content/uploads/2026/05/3-mayis-Turkculuk-gunu.png 1122w, http://www.ekointernethaber.com/wp-content/uploads/2026/05/3-mayis-Turkculuk-gunu-240x300.png 240w, http://www.ekointernethaber.com/wp-content/uploads/2026/05/3-mayis-Turkculuk-gunu-600x750.png 600w, http://www.ekointernethaber.com/wp-content/uploads/2026/05/3-mayis-Turkculuk-gunu-768x960.png 768w" sizes="(max-width: 1122px) 100vw, 1122px" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/bir-fikirle-basladi-bir-inancla-buyudu-bir-milletin-karakterine-donustu-%f0%9f%87%b9%f0%9f%87%b7/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sobe Aliyev! Gönüller Katil Tel Aviv’e Uçtu, Bakü’den Kalplerle Gelen Tebrik</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/sobe-aliyev-gonuller-katil-tel-avive-uctu-bakuden-kalplerle-gelen-tebrik/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/sobe-aliyev-gonuller-katil-tel-avive-uctu-bakuden-kalplerle-gelen-tebrik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2026 15:48:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Azerbaycan dışişleri tepkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Azerbaycan İsrail ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Gazze haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail bağımsızlık günü]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail kutlama mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Sobe Aliyev yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya tepkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Azerbaycan ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[viral haber mizah]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85299</guid>

					<description><![CDATA[Dünya siyasetinin ciddi yüzü bir yana, bazı gelişmeler var ki insan ister istemez “Bu kadar da olmaz” dedirtiyor. İşte onlardan biri de Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı’nın İsrail’in Bağımsızlık Günü için yayınladığı o “içten” kutlama mesajı oldu. İçten derken, gerçekten içten mi yoksa fazla mı içli dışlı, orası artık yorumlara kalmış. Bakü’den yapılan paylaşımda kullanılan ifadeler oldukça &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="672" data-end="1007">Dünya siyasetinin ciddi yüzü bir yana, bazı gelişmeler var ki insan ister istemez “Bu kadar da olmaz” dedirtiyor. İşte onlardan biri de Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı’nın İsrail’in Bağımsızlık Günü için yayınladığı o “içten” kutlama mesajı oldu. İçten derken, gerçekten içten mi yoksa fazla mı içli dışlı, orası artık yorumlara kalmış.</p>
<p data-start="1009" data-end="1356">Bakü’den yapılan paylaşımda kullanılan ifadeler oldukça samimiydi: “İçten tebriklerimizi sunuyoruz.” Hatta öyle bir içtenlik ki, sosyal medyada bazı kullanıcılar “Bu bir kutlama mı yoksa dostlar arasında özel mesaj mı?” diye sormadan edemedi. Üstelik paylaşımın altına iliştirilen bayrak emojileri de adeta “Biz ayrı değiliz” mesajı verir gibiydi.</p>
<p data-start="1358" data-end="1621">Tel Aviv manzaralı görselle süslenen bu paylaşım, bir anda dijital dünyanın gündemine oturdu. Ancak bu sefer alkış değil, bolca “yuh” sesi yükseldi. Özellikle Türkiye’den ve İslam dünyasından gelen tepkiler, yorumlar bölümünü adeta bir tartışma arenasına çevirdi.</p>
<p data-start="1623" data-end="1948">Bazı kullanıcılar “Kardeş ülke böyle mi olur?” diye sorarken, kimileri ise Azerbaycan’ın bu tavrını “uluslararası diplomasi gereği” olarak yorumlamaya çalıştı. Ama işin mizahi tarafını görenler de boş durmadı. Bir kullanıcı, “Bakü’den Tel Aviv’e gönül hattı çekilmiş, roaming bile ücretsiz” diye yazınca binlerce beğeni aldı.</p>
<p data-start="1950" data-end="2284">Elbette bu olayın arka planında sadece bir kutlama mesajı yok. İsrail’in son dönemde Gazze’deki saldırıları ve bölgede artan gerilimler düşünüldüğünde, böyle bir tebrik mesajının zamanlaması da ayrı bir tartışma konusu oldu. Bazıları bunu “duyarsızlık” olarak nitelendirirken, bazıları ise “stratejik dostluk” diyerek savunmaya geçti.</p>
<p data-start="2286" data-end="2515">Ama gelin dürüst olalım: Eğer bu bir stratejiyse, oldukça “romantik” bir strateji. Çünkü kullanılan dil, diplomatik metinlerden çok bir dostluk şiirini andırıyordu. Hatta neredeyse “Canım İsrail, iyi ki varsın” demediği kalmıştı.</p>
<p data-start="2517" data-end="2785"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-85300 alignleft" src="https://www.ekointernethaber.com/wp-content/uploads/2026/04/azerbaycan.jpg" alt="" width="800" height="1005" />Sosyal medyada dolaşan bir diğer espri de oldukça dikkat çekiciydi: “Azerbaycan’ın İsrail’e sevgisi, bazı dizilerdeki platonik aşklardan daha güçlü.” Kim bilir, belki de bu ilişki yakında bir Netflix dizisine konu olur: <em data-start="2737" data-end="2785">“Bakü’den Tel Aviv’e: Bir Diplomasi Hikayesi.”</em></p>
<p data-start="2787" data-end="3035">Türkiye’de ise durum biraz daha hassas. “İki devlet, tek millet” söylemiyle sık sık vurgulanan kardeşlik bağları, bu olay sonrası yeniden sorgulanmaya başlandı. Bazı yorumcular, “Kardeşlik tamam da, bu biraz fazla yakınlık” diyerek durumu özetledi.</p>
<p data-start="3037" data-end="3274">Öte yandan Azerbaycan cephesinden henüz bu tepkilere yönelik resmi bir geri adım ya da açıklama gelmiş değil. Belki de onlar için bu sadece rutin bir diplomatik jestti. Ama görünen o ki, kamuoyunda bu jest biraz fazla “abartılı” bulundu.</p>
<p data-start="3276" data-end="3558">Sonuç olarak, uluslararası ilişkilerde dostluklar, çıkarlar ve dengeler her zaman iç içe geçmiştir. Ancak bazen atılan bir tweet, yapılan bir paylaşım, bu dengeleri alt üst etmeye yetebiliyor. Azerbaycan’ın İsrail’e gönderdiği bu kutlama mesajı da tam olarak böyle bir etki yarattı.</p>
<p data-start="3560" data-end="3715" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Sobe Aliyev olarak biz de soruyoruz: Bu bir kutlama mıydı, yoksa kalpten kalbe giden diplomatik bir aşk mektubu mu? Cevap, yorumlarda gizli gibi görünüyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/sobe-aliyev-gonuller-katil-tel-avive-uctu-bakuden-kalplerle-gelen-tebrik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyaz Kağıtlar Kana Bulanırken, Çocuklarımıza Ne Oldu?</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/beyaz-kagitlar-kana-bulanirken-cocuklarimiza-ne-oldu/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/beyaz-kagitlar-kana-bulanirken-cocuklarimiza-ne-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Apr 2026 11:31:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[aile eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></category>
		<category><![CDATA[beka meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk ihmali]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklara iyi bakın]]></category>
		<category><![CDATA[dil ve din]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn sorumluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek nesiller]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel yozlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[milli değerler]]></category>
		<category><![CDATA[okul şiddeti]]></category>
		<category><![CDATA[pazar sohbeti]]></category>
		<category><![CDATA[saatli bomba]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet içerikli oyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal uyanış]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye gündemi]]></category>
		<category><![CDATA[vatan çağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan çağrısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85193</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin ile Pazar Sohbeti &#8220;İhmal etmen, ihmal sakın, Çocuklara iyi bakın!..&#8221; diyordu o dertli yürek Ozan Arif. Ne kadar da haklıydı, ne kadar da derinden bir feryattı bu. Bugün pazar&#8230; Belki birçoğunuz evinizde, çayınızı yudumlarken bu satırları okuyorsunuz. Ama bir yerlerde, Kahramanmaraş’ta, Şanlıurfa’da, Siverek’te anaların yüreği yanıyor, babaların beli bükülmüş, okullarımız yas evine dönmüş &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="w-full mb-[4px] mt-0">
<h2 class="font-[600] py-[3px] font-serif text-[1.875em]" data-slate-node="element" data-anchor="beyazka%C4%9F%C4%B1tlarkanabulan%C4%B1rken%3A%C3%A7ocuklar%C4%B1m%C4%B1zaneoldu%3F" data-slug="beyazka%C4%9F%C4%B1tlarkanabulan%C4%B1rken%3A%C3%A7ocuklar%C4%B1m%C4%B1zaneoldu%3F0"><strong><span style="font-size: 16px;">Aziz Dağtekin ile Pazar Sohbeti</span></strong></h2>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element">
<hr />
<p><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"><strong>&#8220;İhmal etmen, ihmal sakın, Çocuklara iyi bakın!</strong>..&#8221; diyordu o dertli yürek Ozan Arif. Ne kadar da haklıydı, ne kadar da derinden bir feryattı bu. Bugün pazar&#8230; Belki birçoğunuz evinizde, çayınızı yudumlarken bu satırları okuyorsunuz. Ama bir yerlerde, Kahramanmaraş’ta, Şanlıurfa’da, Siverek’te anaların yüreği yanıyor, babaların beli bükülmüş, okullarımız yas evine dönmüş durumda. Beyaz kağıt gibi tertemiz olması gereken evlatlarımızın ellerine kalem yerine silah, yüreklerine sevgi yerine nefret dolmuş. Peki, biz nerede hata yaptık?</span></span></p>
</div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Ozanın dediği gibi; çocuk nedir? <strong>Küçük bir sabi, tıpkı beyaz bir kağıt gibi.</strong>.. Üzerine ne yazarsan o kalır. Biz o kağıtlara ne yazdık ey ahali? Televizyon ekranlarından şiddet mi damlattık? Sosyal medyanın karanlık dehlizlerinde <strong>kiminle dost olduğuna</strong> bakmadan onları yalnız mı bıraktık? <strong>Dışarıdan ne aldığına, neler ile dolduğuna</strong> dikkat etmedik; şimdi o dolan nefret, okullarda kurşun olup yağıyor. 14 yaşında, 18 yaşında gencecik fidanlar, nasıl olur da birer <strong>katliam</strong> failine dönüşür? Bu sadece o çocukların değil, hepimizin, tüm toplumun ortak günahıdır.</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Görüyoruz sağı solu, bin bir çeşit sapık, bin bir çeşit karanlık odak dolu. Biz onlara doğru yolu öğretmek yerine, ellerine tabletleri tutuşturup kendi dünyalarımıza çekildik. <strong>Zaman ayır gardaş zaman</strong> uyarısını kulak ardı ettik. Çocuklarımıza ayırmadığımız o zaman, bugün bizden en acı şekilde geri alınıyor. Onlar köle değil, onlar bizim geleceğimiz. Ama biz onlara sevgiyle, şefkatle yaklaşmak yerine; ya ihmal ettik ya da şiddeti bir çözüm yolu gibi sunduk.</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Kültürümüzden, dilimizden, özümüzden koptukça savruluyoruz. <strong>Dil giderse, din de gider</strong> diyen Ozan, aslında kimliğimizin nasıl eridiğini haykırıyordu. Türk evladı, Türkçesine, edebine, adabına dikkat ederdi. Şimdi ise yabancı hayranlığı, şiddet içerikli oyunlar ve sanal dünyanın sahte kahramanları arasında kaybolan bir nesille karşı karşıyayız. Tam Türk, tam Müslüman, tam insan yetiştirmek yerine; ekranların esiri olmuş, vicdanı körelmiş bir kuşağın ayak seslerini duyuyoruz.</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Arif’in dediği gibi; s<strong>aysak bitmez, bu konuya zaman yetmez</strong>. Ama şunu bilmeliyiz ki, son pişmanlık fayda etmez. Okullarımız ilim yuvası olmaktan çıkıp korku tüneline dönüyorsa, durup bir düşünmemiz lazım. Çocuklarımıza bakmak sadece karınlarını doyurmak değildir; ruhlarını doyurmak, kalplerine dokunmaktır.</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element">
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Gelin, bu pazar, bu kutsal topraklarda, ecdadımızın bize emanet ettiği bu cennet vatanda, bir kez daha kendimize gelelim! Evlatlarımıza daha sıkı sarılalım, onların ruhlarına, zihinlerine neyin ekildiğine, <strong>neler ile dolduğuna</strong> can kulağıyla dikkat edelim. Çünkü ihmal edilen her çocuk, sadece bir <strong>pim</strong> değil, geleceğimizin kalbine yerleştirilmiş bir </span></span><span data-slate-node="text"><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">saatli bombadır!</span></span><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"> Bu bomba, cehaletle, ilgisizlikle, yozlaşmayla her geçen gün daha da güçleniyor ve patladığında hepimizi enkaz altında bırakacak! Uyanın ey millet, uyanın!</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]" data-slate-fragment="JTVCJTdCJTIydHlwZSUyMiUzQSUyMnAlMjIlMkMlMjJjaGlsZHJlbiUyMiUzQSU1QiU3QiUyMnRleHQlMjIlM0ElMjJHZWxpbiUyQyUyMGJ1JTIwcGF6YXIlMkMlMjBidSUyMGt1dHNhbCUyMHRvcHJha2xhcmRhJTJDJTIwZWNkYWQlQzQlQjFtJUM0JUIxeiVDNCVCMW4lMjBiaXplJTIwZW1hbmV0JTIwZXR0aSVDNCU5RmklMjBidSUyMGNlbm5ldCUyMHZhdGFuZGElMkMlMjBiaXIlMjBrZXolMjBkYWhhJTIwa2VuZGltaXplJTIwZ2VsZWxpbSElMjBFdmxhdGxhciVDNCVCMW0lQzQlQjF6YSUyMGRhaGElMjBzJUM0JUIxayVDNCVCMSUyMHNhciVDNCVCMWxhbCVDNCVCMW0lMkMlMjBvbmxhciVDNCVCMW4lMjBydWhsYXIlQzQlQjFuYSUyQyUyMHppaGlubGVyaW5lJTIwbmV5aW4lMjBla2lsZGklQzQlOUZpbmUlMkMlMjAlNUMlMjJuZWxlciUyMGlsZSUyMGRvbGR1JUM0JTlGdW5hJTVDJTIyJTIwY2FuJTIwa3VsYSVDNCU5RiVDNCVCMXlsYSUyMGRpa2thdCUyMGVkZWxpbS4lMjAlQzMlODclQzMlQkNuayVDMyVCQyUyMGlobWFsJTIwZWRpbGVuJTIwaGVyJTIwJUMzJUE3b2N1ayUyQyUyMHNhZGVjZSUyMGJpciUyMCU1QyUyMnBpbSU1QyUyMiUyMGRlJUM0JTlGaWwlMkMlMjBnZWxlY2UlQzQlOUZpbWl6aW4lMjBrYWxiaW5lJTIweWVybGUlQzUlOUZ0aXJpbG1pJUM1JTlGJTIwYmlyJTIwJTIyJTdEJTJDJTdCJTIydGV4dCUyMiUzQSUyMnNhYXRsaSUyMGJvbWJhZCVDNCVCMXIhJTIyJTJDJTIyYm9sZCUyMiUzQXRydWUlN0QlMkMlN0IlMjJ0ZXh0JTIyJTNBJTIyJTIwQnUlMjBib21iYSUyQyUyMGNlaGFsZXRsZSUyQyUyMGlsZ2lzaXpsaWtsZSUyQyUyMHlvemxhJUM1JTlGbWF5bGElMjBoZXIlMjBnZSVDMyVBN2VuJTIwZyVDMyVCQ24lMjBkYWhhJTIwZGElMjBnJUMzJUJDJUMzJUE3bGVuaXlvciUyMHZlJTIwcGF0bGFkJUM0JUIxJUM0JTlGJUM0JUIxbmRhJTIwaGVwaW1pemklMjBlbmtheiUyMGFsdCVDNCVCMW5kYSUyMGIlQzQlQjFyYWthY2FrISUyMFV5YW4lQzQlQjFuJTIwZXklMjBtaWxsZXRpbSUyQyUyMHV5YW4lQzQlQjFuISUyMiU3RCU1RCU3RCUyQyU3QiUyMnR5cGUlMjIlM0ElMjJwJTIyJTJDJTIyY2hpbGRyZW4lMjIlM0ElNUIlN0IlMjJ0ZXh0JTIyJTNBJTIyJUUyJTgwJTlDJUM0JUIwaG1hbCUyMGV0bWVuJTIwaWhtYWwlMjBzYWslQzQlQjFuJTJDJTIwJUMzJTg3b2N1a2xhcmElMjBpeWklMjBiYWslQzQlQjFuIS4uJUUyJTgwJTlEJTIyJTJDJTIyYm9sZCUyMiUzQXRydWUlN0QlMkMlN0IlMjJ0ZXh0JTIyJTNBJTIyJTIwQnUlMjBzYWRlY2UlMjBiaXIlMjAlQzUlOUZpaXIlMjBkaXplc2klMjBkZSVDNCU5RmlsJTJDJTIwYnUlMjBiaXIlMjB2YXRhbiUyMCVDMyVBN2ElQzQlOUZyJUM0JUIxcyVDNCVCMWQlQzQlQjFyJTJDJTIwYmlyJTIwYmVrYSUyMG1lc2VsZXNpZGlyISUyMiU3RCU1RCU3RCU1RA==">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><strong><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">“İhmal etmen ihmal sakın, Çocuklara iyi bakın!..”</span></strong><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"> Bu sadece bir şiir dizesi  ve bir köşe yazısı değil, bu bir vatan çağrısıdır, bir beka meselesidir! Umarım anlamışsınızdır!..</span></span></div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/beyaz-kagitlar-kana-bulanirken-cocuklarimiza-ne-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erdoğan: Küresel Sistem Çöküyor, Diplomasi Yeniden Şekillenmeli</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/erdogan-kuresel-sistem-cokuyor-diplomasi-yeniden-sekillenmeli/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/erdogan-kuresel-sistem-cokuyor-diplomasi-yeniden-sekillenmeli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 20:39:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[ABD İran ateşkesi]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya Diplomasi Forumu]]></category>
		<category><![CDATA[diplomasi haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[dünya siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[enerji koridorları]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Gazze son durum]]></category>
		<category><![CDATA[Hürmüz Boğazı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınma Yolu Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[küresel sistem krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu gerilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye gelişmeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye arabuluculuk]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye diplomasi rolü]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye dış politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası ilişkiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85172</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya’da düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nda yaptığı kapsamlı konuşmada, hem bölgesel gelişmelere hem de küresel sistemdeki kırılmalara dair önemli mesajlar verdi. Türkiye’nin diplomatik rolüne vurgu yapan Erdoğan, özellikle ABD ile İran arasında sağlanan ateşkesin memnuniyet verici olduğunu belirterek, bu sürecin kalıcı barışa dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti. Forumun açılışında konuşan Erdoğan, Antalya’nın tarih, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya’da düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nda yaptığı kapsamlı konuşmada, hem bölgesel gelişmelere hem de küresel sistemdeki kırılmalara dair önemli mesajlar verdi. Türkiye’nin diplomatik rolüne vurgu yapan Erdoğan, özellikle ABD ile İran arasında sağlanan ateşkesin memnuniyet verici olduğunu belirterek, bu sürecin kalıcı barışa dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Forumun açılışında konuşan Erdoğan, Antalya’nın tarih, kültür ve diplomasi açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, dünyanın dört bir yanından gelen liderleri ve katılımcıları ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. 2021 yılında ilk kez düzenlenen ve kısa sürede küresel ölçekte dikkat çeken bir platform haline gelen Antalya Diplomasi Forumu’nun, bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştiğini vurguladı.</p>
<p>Erdoğan konuşmasında, Orta Doğu’da son dönemde artan gerilimlere değinerek, özellikle İsrail’in politikalarının bölgedeki tansiyonu yükselttiğini söyledi. ABD ile İran arasında ilan edilen geçici ateşkese dikkat çeken Cumhurbaşkanı, bu fırsatın iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Diplomasi ve diyalogun önemine vurgu yapan Erdoğan, anlaşmazlıkların çözümünde silahların değil müzakerelerin öne çıkması gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Hürmüz Boğazı konusuna da değinen Erdoğan, bu stratejik geçidin uluslararası ticaret açısından hayati öneme sahip olduğunu söyledi. Hürmüz’ün bir kıyısının İran’a, diğer kıyısının ise Umman’a ait olduğunu hatırlatan Erdoğan, Körfez ülkelerinin açık denizlere erişiminin engellenmemesi gerektiğini dile getirdi. Ticaret gemilerinin güvenli geçişinin sağlanmasının uluslararası hukuk açısından temel bir gereklilik olduğunu vurguladı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı ayrıca, bölgedeki enerji hatları ve alternatif güzergâh arayışlarının hız kazandığını belirterek, Türkiye’nin bu noktada “Kalkınma Yolu” gibi projelerle iş birliğine açık olduğunu ifade etti. Türkiye’nin enerji ve lojistik alanında önemli bir merkez olma hedefini sürdürdüğünü söyledi.</p>
<p>Konuşmasının bir bölümünde Kahramanmaraş’ta yaşanan silahlı saldırıya da değinen Erdoğan, hayatını kaybedenler için başsağlığı dileklerini iletti ve bu tür acıların bir daha yaşanmaması temennisinde bulundu.</p>
<p>Antalya Diplomasi Forumu’nun yalnızca bir müzakere platformu olmadığını belirten Erdoğan, bu organizasyonun aynı zamanda küresel sorunların ele alındığı bir düşünce ve istişare zemini olduğunu ifade etti. Diplomasinin artık sadece kriz çözme aracı olmaktan çıktığını, insanlığın ortak geleceğinin şekillendiği bir alan haline geldiğini söyledi.</p>
<p>Küresel sistemde yaşanan sorunlara da değinen Erdoğan, mevcut düzenin ciddi bir kriz içinde olduğunu dile getirdi. Güç dengelerindeki değişimlerin yanı sıra, daha derin bir “istikamet krizi” yaşandığını ifade eden Cumhurbaşkanı, uluslararası kurumların birçok konuda yetersiz kaldığını savundu. Özellikle Gazze’de yaşananlara dikkat çeken Erdoğan, sivil kayıpların ve insani dramın boyutlarına vurgu yaptı.</p>
<p>Gazze’de yaşananların yalnızca bir insani kriz olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Erdoğan, bunun aynı zamanda küresel sistemin başarısızlığını ortaya koyduğunu söyledi. Uluslararası mekanizmaların sivilleri koruyamadığını ifade ederek, mevcut yapının ciddi bir meşruiyet sorunu yaşadığını dile getirdi.</p>
<p>Cumhur İttifakı ortağı Devlet Bahçeli’nin “barış tek kanatlı bir kuş değildir” sözünü hatırlatan Erdoğan, kalıcı çözüm için tarafların sabırlı ve uzlaşmacı olması gerektiğini belirtti.</p>
<p>Konuşmasında Ukrayna savaşına da değinen Erdoğan, bu savaşın yol açtığı yıkımdan duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Türkiye’nin, tarafların istemesi halinde müzakere süreçlerine katkı sunmaya hazır olduğunu söyledi. Ayrıca Suriye’deki gelişmelere de değinerek, bu ülkede istikrarın sağlanmasının bölge açısından kritik önemde olduğunu ifade etti.</p>
<p>Genel çerçevede Erdoğan’ın konuşması, Türkiye’nin diplomasi merkezli dış politika yaklaşımını bir kez daha ortaya koyarken, küresel sistemde reform ihtiyacına yönelik güçlü mesajlar içerdi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/erdogan-kuresel-sistem-cokuyor-diplomasi-yeniden-sekillenmeli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Barrack’tan Netanyahu’ya Sert Eleştiri, Türkiye’ye Övgü</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/barracktan-netanyahuya-sert-elestiri-turkiyeye-ovgu/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/barracktan-netanyahuya-sert-elestiri-turkiyeye-ovgu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 20:28:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[ABD dış politika Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Türkiye ilişkileri 2026]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya Diplomasi Forumu]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan liderlik yorumu]]></category>
		<category><![CDATA[F-35 Türkiye gelişmeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gazze ateşkes ihlalleri]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail sınır politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Netanyahu eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[S-400 çözüm süreci]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye İsrail gerilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Tom Barrack açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye arabuluculuk rolü]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye bölgesel güç]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Orta Doğu rolü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85169</guid>

					<description><![CDATA[ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Antalya Diplomasi Forumu’nda yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin bölgesel gücüne ve etkisine dikkat çekerek, ülkenin Orta Doğu denkleminde kilit aktörlerden biri olduğunu vurguladı. Barrack’ın değerlendirmeleri, hem Türkiye’nin diplomatik rolüne hem de İsrail-Suriye hattındaki gelişmelere ilişkin önemli mesajlar içerdi. Barrack, konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı “etkili bir lider” olarak &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Antalya Diplomasi Forumu’nda yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin bölgesel gücüne ve etkisine dikkat çekerek, ülkenin Orta Doğu denkleminde kilit aktörlerden biri olduğunu vurguladı. Barrack’ın değerlendirmeleri, hem Türkiye’nin diplomatik rolüne hem de İsrail-Suriye hattındaki gelişmelere ilişkin önemli mesajlar içerdi.</p>
<p>Barrack, konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı “etkili bir lider” olarak tanımlarken, güçlü liderliklerin Orta Doğu’daki dönüşüm süreçlerinde belirleyici rol oynadığını ifade etti. Türkiye’nin askeri kapasitesi, nüfusu ve ekonomik yapısıyla sadece NATO içinde değil, bölgesel ölçekte de güçlü bir konumda bulunduğunu dile getiren Barrack, “Türkiye hafife alınacak bir ülke değil” sözleriyle dikkat çekti.</p>
<p>İsrail’e yönelik değerlendirmelerinde ise Binyamin Netanyahu’nun politikalarına değinen Barrack, özellikle 7 Ekim sonrası dönemde İsrail’in sınır ve uluslararası hatlara yaklaşımının değiştiğini savundu. Netanyahu’nun mevcut durumda sınırları ve geçmiş anlaşmaları dikkate almadığını ifade eden Barrack, bu durumun bölgedeki gerilimi artırdığını belirtti. İsrail’in, Suriye sınırındaki gelişmelerde Dürzileri koruma gerekçesiyle sınır ihlallerinde bulunduğunu ileri süren Barrack, iki taraf arasındaki güven eksikliğinin bu tür hareketleri tetiklediğini söyledi.</p>
<p>Suriye’nin ise bu süreçte daha temkinli bir tutum sergilediğini belirten ABD’li diplomat, Şam yönetiminin doğrudan çatışmaya girmemeyi tercih ederek daha “akılcı” bir yol izlediğini ifade etti. Barrack, Suriye’nin defalarca İsrail ile görüşmeye hazır olduğunu dile getirdiğini ve hatta normalleşme konusunda Lübnan’dan daha hızlı ilerleme sağlanabileceğini öne sürdü.</p>
<p>Orta Doğu’da askeri yöntemlerle kalıcı çözümler elde edilemeyeceğini vurgulayan Barrack, savaşların sadece yeni nesillerde düşmanlık duygularını beslediğini söyledi. İsrail’in 1948’den bu yana benimsediği güvenlik yaklaşımının bölgedeki genel eğilimlerle örtüşmediğini belirten Barrack, Lübnan örneğini vererek geçmişte yapılan ateşkes ve anlaşmaların kalıcı barış getirmediğini hatırlattı.</p>
<p>Türkiye’nin arabuluculuk rolüne de özel bir parantez açan Barrack, özellikle Gazze’de devam eden ateşkes ihlalleri bağlamında Ankara’nın sürece dahil edilmesinin önemli olabileceğini ifade etti. Türkiye’nin hem bölge ülkeleriyle hem de farklı aktörlerle konuşabilme kapasitesine sahip olduğunu belirten Barrack, bu özelliğin çatışmaların çözümünde kritik rol oynayabileceğini söyledi. Türkiye ve Katar’ın Hamas konusundaki tutumları nedeniyle geçmişte eleştirildiğini hatırlatan Barrack, bu yaklaşımın aslında iletişim kanallarını açık tutma açısından avantaj sağlayabileceğini dile getirdi.</p>
<p>ABD’nin Suriye politikasına da değinen Barrack, Washington yönetiminin son dönemde askeri varlığını azaltma yönünde önemli bir adım attığını açıkladı. ABD’nin Suriye’deki son askeri unsurlarını da geri çektiğini belirten Barrack, bunun son yüzyılda izlenen politikalardan farklı bir yaklaşım olduğunu söyledi. DEAŞ ile mücadelede önemli bir rol oynayan bölgelerden çekilmenin dikkat çekici olduğunu ifade eden Barrack, yeni dönemde daha farklı bir strateji benimsendiğini vurguladı.</p>
<p>Suriye’deki mevcut duruma ilişkin değerlendirmesinde ise Barrack, geçmişte iç çatışmalar, etnik gerilimler ve dış etkilerle istikrarsız bir yapı sergileyen ülkenin, bugün daha dengeli bir noktaya geldiğini savundu. Şam yönetiminin İsrail’e karşı askeri bir adım atmamasına dikkat çeken Barrack, Suriye liderliğinin açık şekilde çatışma istemediğini ve normalleşmeye hazır olduğunu defalarca dile getirdiğini belirtti.</p>
<p>ABD-Türkiye ilişkilerine de değinen Barrack, son dönemde iki ülke arasındaki ilişkilerde önemli bir ivme yakalandığını söyledi. Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki iletişimin bu süreçte etkili olduğunu ifade eden Barrack, savunma, ticaret ve diplomasi alanlarında ilerleme kaydedildiğini belirtti. S-400 meselesinin çözüme kavuşabileceğini ve Türkiye’nin yeniden F-35 programına dahil edilmesinin mümkün olabileceğini dile getirdi.</p>
<p>İsrail ile Lübnan arasında sağlanan ateşkese de değinen Barrack, bu adımın en önemli sonucunun “anlamsız ölümleri durdurmak” olduğunu söyledi. Ancak sürecin henüz tamamlanmadığını belirten Barrack, masada Hizbullah ve İran gibi önemli aktörlerin bulunmadığına dikkat çekti. Bu nedenle kalıcı çözüm için daha kapsamlı bir sürece ihtiyaç olduğunu vurguladı.</p>
<p>Genel değerlendirmesinde Barrack, Orta Doğu’da kalıcı barışın ancak kapsayıcı politikalar, ekonomik işbirliği ve güçlü diplomasi ile mümkün olabileceğini ifade etti. Türkiye’nin bu denklemde oynayacağı rolün ise giderek daha da önem kazandığını sözlerine ekledi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/barracktan-netanyahuya-sert-elestiri-turkiyeye-ovgu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öğretmene Sahip Çıkmayan Toplum!..</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/85116-2/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/85116-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 19:16:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[ahlaki çöküş]]></category>
		<category><![CDATA[aile bağları]]></category>
		<category><![CDATA[bireyselleşme]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışma eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[değer kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[empati eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[hoşgörüsüzlük]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim kopukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[komşuluk ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel yozlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[maneviyat eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[nesil çatışması]]></category>
		<category><![CDATA[öfke kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenlere şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[saygı ve sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal çürüme]]></category>
		<category><![CDATA[şükürsüzlük]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal bilinç]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal bozulma]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlaşma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85116</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Toplum olarak bozulmuşluğumuzun derin izlerini her geçen gün daha fazla hissediyoruz. Peki, biz bu hale nasıl geldik? Bir zamanlar komşuluk ilişkileriyle, aile bağlarıyla, saygı ve sevgiyle örülü bir toplumken, ne oldu da bu denli savrulduk? ŞÜKÜR SECERESİNİ UNUTTUK Elimizdeki nimetlerin kıymetini bilmez, her şeyi olağan kabul eder olduk. Şükretmeyi unuttukça, sahip olduklarımızın &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz Dağtekin Yazdı</strong></h3>
<p>Toplum olarak bozulmuşluğumuzun derin izlerini her geçen gün daha fazla hissediyoruz. Peki, biz bu hale nasıl geldik? Bir zamanlar komşuluk ilişkileriyle, aile bağlarıyla, saygı ve sevgiyle örülü bir toplumken, ne oldu da bu denli savrulduk?</p>
<p><strong>ŞÜKÜR SECERESİNİ UNUTTUK</strong></p>
<p>Elimizdeki nimetlerin kıymetini bilmez, her şeyi olağan kabul eder olduk. Şükretmeyi unuttukça, sahip olduklarımızın değerini yitirdik ve daha fazlasını arar hale geldik. Bu doyumsuzluk, bizi manevi anlamda fakirleştirdi.</p>
<p><strong>HER İŞİMİZE BESMELESİZ BAŞLAR OLDUK</strong></p>
<p>Hayatımızın her anına anlam katan, bereket getiren besmeleyi dilimizden düşürdük. İşlerimize başlarken Allah&#8217;ın adını anmayı unuttukça, işlerimizde de bereket kalmadı, huzurumuz kaçtı.</p>
<p><strong>KOMŞU ZİYARETLERİNİ UNUTTUK</strong></p>
<p>Bir zamanlar kapı komşumuzla ekmeğimizi, derdimizi paylaşırdık. Şimdi ise aynı apartmanda oturduğumuz insanları bile tanımıyoruz. Komşuluk kültürü, yerini yalnızlığa ve yabancılaşmaya bıraktı.</p>
<p><strong>ANA BABA VE AİLE EFRADI OLARAK AYNI SOFRA ETRAFINDA TOPLANAMADIK </strong></p>
<p>Aile, toplumun temel direğidir. Oysa şimdi aynı evde yaşayan bireyler bile farklı zamanlarda, farklı odalarda yemek yiyor. Sofralarımızdaki muhabbet azaldıkça, aile bağlarımız da zayıfladı.</p>
<p><strong>SAYGI VE SEVGİYİ KALDIRDIK</strong></p>
<p>Büyüklerimize hürmeti, küçüklerimize şefkati unuttuk. Saygı ve sevgi, yerini bencilliğe ve hoşgörüsüzlüğe bıraktı. Herkes kendi doğrusunu mutlak kabul eder oldu, farklılıklara tahammülümüz kalmadı.</p>
<p>Ben Siftah Yaptım Komşumdan Siftah Yap Anlayışından Uzaklaştık: Esnaf dayanışması, komşuluk hukuku gibi değerlerimizi yitirdik. Rekabetin acımasızlığına yenik düştük, birbirimize destek olmak yerine köstek olmayı tercih ettik.</p>
<p><strong>KAĞIT ÜZERİNDEN MÜSLÜMAN KALDIK</strong></p>
<p>İnancımızın gerekliliklerini sadece sözde yerine getirir olduk. Yaşantımızla, davranışlarımızla örnek olmaktan uzaklaştık. İslam&#8217;ın güzelliklerini hayatımıza yansıtmak yerine, sadece kimliğimizde taşıdık.</p>
<p><strong>EVLAT ANNE-BABAYI, BABA DA EVLADI DİNLEMEZ OLDU</strong></p>
<p>Nesiller arasındaki iletişim koptu. Anne-babalar evlatlarını anlamakta zorlanırken, evlatlar da ebeveynlerinin tecrübelerinden faydalanmayı reddetti. Bu kopukluk, aile içinde derin yaralar açtı.</p>
<p><strong>OTOBÜSTE YAŞLIYA YER VERMEZ OLDUK, SAYGIYI UNUTTUK</strong></p>
<p>Toplu taşıma araçlarında bile yaşlılara, hamilelere, engellilere yer vermeyi unuttuk. Bu basit ama anlamlı davranışlar, toplumdaki empati eksikliğinin bir göstergesi haline geldi.</p>
<p><strong>HEPİMİZİN ELİNDE TELEFON AYNI ODADA TELEVİZYON BİRBİRİMİZİ SORAMAZ OLDUK</strong></p>
<p>Teknoloji, bizi birbirimize yakınlaştırması gerekirken, aksine uzaklaştırdı. Aynı odada olsak bile herkes kendi sanal dünyasına çekildi, gerçek hayattaki iletişimimiz koptu. Hepimizin elinde telefon aynı odada televizyon birbirimizi soramaz olduk. Aynı evde yabancılar gibiyiz.</p>
<p><strong>HER BİRİMİZ PATLAYAN BİR BOMBA HALİNE GELDİK</strong></p>
<p>En küçük bir tartışmada bile öfkemize hakim olamaz olduk. Hoşgörüsüzlük, tahammülsüzlük ve şiddet, toplumun her kesimine yayıldı. Her an patlamaya hazır bir bomba gibi yaşıyoruz.</p>
<p><strong>EĞİTİMDEN UZAKLAŞTIK, TOPLUMU YETİŞTİREN EĞİTİMCİLERİMİZİ BİRER DÜŞMAN OLARAK GÖRDÜK</strong></p>
<p>En büyük hatamız belki de buydu. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı yetiştiren öğretmenlerimizi, rehberlerimizi düşman ilan ettik. Onların emeğini, fedakarlığını görmezden geldik.</p>
<p>Ders çalışmayan çocuğumuzun niye ders çalışmadığını değil, eğitimcinin çocuğumuza niye kızdığının arkasında durduk. Çocuklarımızın hatalarını örtbas etmeye çalıştık, öğretmenlerimizi suçladık. Bu tutum, çocuklarımızın sorumluluk almasını engelledi ve eğitim sistemine olan güveni sarstı.</p>
<p><strong>SONRA DA ELİ KANLI GENÇLERİ TOPLUMUN İÇİNE SALDIK</strong></p>
<p>İşte Siverek ve Kahramanmaraş&#8217;taki vahşetin anatomisi! Şanlıurfa&#8217;nın Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan silahlı saldırı ve Kahramanmaraş&#8217;taki okul baskını gibi olaylar, değerlerinden uzaklaşmış, saygıyı yitirmiş, şiddete meyilli gençlerin ortaya çıkışının acı bir sonucudur. Bir öğretmenin hunharca katledilmesi veya okullarda yaşanan bu tür şiddet olayları, sadece bir cinayet değil, aynı zamanda toplumun vicdanına saplanan bir hançerdir.</p>
<p>Polisi Polis Bekliyor, Hastaneyi, Belediyeyi Güvenlik Koruyor, Adliyeyi, Valilik ve Kaymakamlıkları Polis Koruyor, Peki Toplumun Rehberi Olan Öğretmenler Niçin Korunmuyor? Bu nasıl bir çelişkidir? Toplumun en temel yapı taşı olan eğitimi emanet ettiğimiz öğretmenlerimiz, neden bu kadar sahipsiz bırakılıyor? Onlar, geleceğimizi inşa eden mimarlardır. Onları korumak, onlara sahip çıkmak, hepimizin görevidir.</p>
<p><strong>BÖYLE Mİ BİLİM VE TEKNOLOJİDE MÜREFFEH TÜRKİYE&#8217;Yİ İNŞA EDECEĞİZ? </strong></p>
<p>Öğretmenlerine sahip çıkmayan, onların can güvenliğini sağlayamayan bir toplum, nasıl kalkınabilir? Nasıl bilimde, teknolojide ilerleyebilir? Müreffeh bir Türkiye inşa etmek istiyorsak, önce öğretmenlerimize hak ettikleri değeri vermeli, onları her türlü şiddetten korumalıyız. Unutmayalım ki, bir ülkenin geleceği, öğretmenlerinin ellerindedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/85116-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siyonizm&#8217;in Ahtapot Kolları: Finans, Medya ve Kanlı Siyaset</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/siyonizmin-ahtapot-kollari-finans-medya-ve-kanli-siyaset/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/siyonizmin-ahtapot-kollari-finans-medya-ve-kanli-siyaset/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 06:37:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Dış Politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Armageddon]]></category>
		<category><![CDATA[Dimona nükleer merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[dünya barışı tehdidi]]></category>
		<category><![CDATA[faili meçhul cinayetler]]></category>
		<category><![CDATA[İran nükleer silah]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail nükleer kapasitesi]]></category>
		<category><![CDATA[kimyasal saldırılar]]></category>
		<category><![CDATA[küresel finans manipülasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[küresel kaos]]></category>
		<category><![CDATA[Mossad suikastleri]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer şantaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Siyonist lobisi]]></category>
		<category><![CDATA[Siyonist planlar]]></category>
		<category><![CDATA[Siyonizm]]></category>
		<category><![CDATA[Trump]]></category>
		<category><![CDATA[Trump ve İsrail ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Trump'ın Ortadoğu çıkmazı.]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85095</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Küresel siyasetin kirli koridorlarında bugünlerde yine tanıdık bir senaryo vizyona sokuluyor. ABD Başkanı Donald Trump, seleflerinin izinden giderek &#8220;kimyasal silah&#8221; ve &#8220;nükleer tehdit&#8221; yalanlarıyla yeni bir algı operasyonunun fitilini ateşledi. Ancak bu kez sahne daha karanlık, aktörler daha pervasız ve hedef daha net: İran üzerinden bölgeyi ateşe atarak Siyonist İsrail’in bekasını perçinlemek. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="w-full my-[1px]">
<h3 class="py-[3px]" data-slate-node="element"><strong><span class="" data-slate-leaf="true">Aziz Dağtekin Yazdı</span></strong></h3>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element">
<hr />
<p><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Küresel siyasetin kirli koridorlarında bugünlerde yine tanıdık bir senaryo vizyona sokuluyor. ABD Başkanı Donald Trump, seleflerinin izinden giderek <strong>&#8220;kimyasal silah&#8221;</strong> ve <strong>&#8220;nükleer tehdit&#8221;</strong> yalanlarıyla yeni bir algı operasyonunun fitilini ateşledi. Ancak bu kez sahne daha karanlık, aktörler daha pervasız ve hedef daha net: İran üzerinden bölgeyi ateşe atarak Siyonist İsrail’in bekasını perçinlemek. Trump, adeta İsrail’in bir kuklası gibi hareket ederek, kendi ülkesini ve dünyayı geri dönüşü olmayan bir çıkmaz sokağa sürüklüyor. Bu çıkmaz sokak, sadece diplomatik bir başarısızlık değil, aynı zamanda insanlık onurunun Siyonist emellere kurban edildiği bir uçurumdur.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Tarih tekerrürden ibarettir derler; nitekim Irak işgali öncesinde Colin Powell’ın BM kürsüsünde salladığı o içi boş tüpler, bugün Trump’ın dilinde <strong>&#8220;İran’ın nükleer silahları&#8221;</strong> olarak yeniden hortlatılıyor. O günlerde milyonlarca insanın hayatına mal olan o devasa yalan, bugün yeni bir kılıfla karşımıza çıkıyor. Oysa asıl sormamız gereken soru şudur: Eğer İran’da nükleer silah varsa ki bu henüz kanıtlanmamış bir iddiadır. Peki ya İsrail’in elindeki o devasa nükleer cephanelik neyin nesidir? Uluslararası kuruluşların raporlarına göre, Dimona Nükleer Araştırma Merkezi’nde saklanan ve dünyadan gizlenen yaklaşık 90 nükleer savaş başlığı, neden hiçbir denetime tabi tutulmuyor? Batı dünyası, İsrail’in bu ölümcül kapasitesine karşı neden kör, sağır ve dilsiz kalmayı tercih ediyor? Bu çifte standart, uluslararası hukukun aslında Siyonist bir kalkan olduğunu kanıtlamaktadır.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Asıl gerçek şudur ki; bugün dünyanın başına bela olan asıl güç, Siyonist İsrail rejiminin ta kendisidir. Bu rejim, sadece askeri bir güç değil, aynı zamanda küresel bir kaos mekanizmasıdır. Laboratuvarlarda üretilen hastalıklar, sinsi kimyasal saldırılar, şantaj malzemesi olarak kullanılan müstehcen kayıtlar ve Mossad marifetiyle işlenen faili meçhul cinayetler&#8230; Hepsi bu karanlık yapının imzasını taşımaktadır. Ülke başkanlarına düzenlenen suikastlerden küresel finansal manipülasyonlara kadar uzanan bu kirli ağ, insanlığın huzurunu tehdit eden en büyük unsurdur. Siyonizm, sadece bir toprak parçası peşinde değildir; o, küresel finans sistemini, medyayı ve siyaseti kendi çıkarları doğrultusunda yöneten bir ahtapotun kolları gibidir.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Kendi peygamberlerine bile canice kıymaktan çekinmeyen, kutsal değerleri kendi siyasi emelleri için çiğneyen bu zihniyet, tarih boyunca ilahi bir lanetin gölgesinde kalmıştır. Kutsal metinlerde bile <strong>&#8220;bozguncu&#8221;</strong> olarak nitelendirilen bu kavmin peşine takılan Trump, neyi ummaktadır? Öldürmeyi bir sanat haline getirmiş, kan dökmekten beslenen bir yapıdan barış mı beklemektedir? Trump’ın bu körü körüne bağlılığı, sadece Ortadoğu’yu değil, Amerikan halkının geleceğini de Siyonizm’in kanlı dişlileri arasına fırlatmaktadır. Allah’ın lanetlediği bir toplumun peşinden gidenlerin, tarihin hangi karanlık sayfasında yok olup gideceklerini hep birlikte göreceğiz.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Bölgeyi ateşe veren bu politikalar, aslında bir <strong>&#8220;Armageddon&#8221;</strong> özleminin dışavurumudur. Trump, İsrail’in çıkarları uğruna dünyayı bir nükleer felaketin eşiğine getirirken, aslında kendi siyasi sonunu da hazırlamaktadır. Siyonizm’in küresel finans üzerindeki tahakkümü ve medya aracılığıyla kurduğu algı imparatorluğu, artık mızrağın çuvala sığmadığı bir noktaya gelmiştir. İnsanlık, bu zulüm düzenine karşı uyanışa geçmek zorundadır. Bu uyanış, sadece Müslüman coğrafyası için değil, Siyonizm’in boyunduruğu altında ezilen tüm halklar için bir kurtuluş reçetesidir.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Trump&#8217;ın <strong>&#8220;öldürmeyi iyi bilenlerden&#8221;</strong> beklediği şey, aslında bir illüzyondan ibarettir. O, bu kanlı ittifakın kendisine güç katacağını sanırken, aslında Siyonizm&#8217;in kirli emellerine hizmet eden bir piyondan öteye geçememektedir. Ortadoğu&#8217;da dökülen her damla kanda, atılan her haksız bombada bu kirli ittifakın izi vardır. Siyonist rejimin faili meçhul cinayetleri, sadece bireyleri değil, halkların iradesini de hedef almaktadır. Finansal manipülasyonlarla ülkelerin ekonomilerini çökerten, halkları açlığa ve sefalete mahkum eden bu yapı, insanlığın ortak düşmanıdır.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]" data-slate-fragment="%5B%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22K%C3%BCresel%20siyasetin%20kirli%20koridorlar%C4%B1nda%20bug%C3%BCnlerde%20yine%20tan%C4%B1d%C4%B1k%20bir%20senaryo%20vizyona%20sokuluyor.%20ABD%20Ba%C5%9Fkan%C4%B1%20Donald%20Trump%2C%20seleflerinin%20izinden%20giderek%20%5C%22kimyasal%20silah%5C%22%20ve%20%5C%22n%C3%BCkleer%20tehdit%5C%22%20yalanlar%C4%B1yla%20yeni%20bir%20alg%C4%B1%20operasyonunun%20fitilini%20ate%C5%9Fledi.%20Ancak%20bu%20kez%20sahne%20daha%20karanl%C4%B1k%2C%20akt%C3%B6rler%20daha%20pervas%C4%B1z%20ve%20hedef%20daha%20net%3A%20%C4%B0ran%20%C3%BCzerinden%20b%C3%B6lgeyi%20ate%C5%9Fe%20atarak%20Siyonist%20%C4%B0srail%E2%80%99in%20bekas%C4%B1n%C4%B1%20per%C3%A7inlemek.%20Trump%2C%20adeta%20%C4%B0srail%E2%80%99in%20bir%20kuklas%C4%B1%20gibi%20hareket%20ederek%2C%20kendi%20%C3%BClkesini%20ve%20d%C3%BCnyay%C4%B1%20geri%20d%C3%B6n%C3%BC%C5%9F%C3%BC%20olmayan%20bir%20%C3%A7%C4%B1kmaz%20soka%C4%9Fa%20s%C3%BCr%C3%BCkl%C3%BCyor.%20Bu%20%C3%A7%C4%B1kmaz%20sokak%2C%20sadece%20diplomatik%20bir%20ba%C5%9Far%C4%B1s%C4%B1zl%C4%B1k%20de%C4%9Fil%2C%20ayn%C4%B1%20zamanda%20insanl%C4%B1k%20onurunun%20Siyonist%20emellere%20kurban%20edildi%C4%9Fi%20bir%20u%C3%A7urumdur.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Tarih%20tekerr%C3%BCrden%20ibarettir%20derler%3B%20nitekim%20Irak%20i%C5%9Fgali%20%C3%B6ncesinde%20Colin%20Powell%E2%80%99%C4%B1n%20BM%20k%C3%BCrs%C3%BCs%C3%BCnde%20sallad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20o%20i%C3%A7i%20bo%C5%9F%20t%C3%BCpler%2C%20bug%C3%BCn%20Trump%E2%80%99%C4%B1n%20dilinde%20%5C%22%C4%B0ran%E2%80%99%C4%B1n%20n%C3%BCkleer%20silahlar%C4%B1%5C%22%20olarak%20yeniden%20hortlat%C4%B1l%C4%B1yor.%20O%20g%C3%BCnlerde%20milyonlarca%20insan%C4%B1n%20hayat%C4%B1na%20mal%20olan%20o%20devasa%20yalan%2C%20bug%C3%BCn%20yeni%20bir%20k%C4%B1l%C4%B1fla%20kar%C5%9F%C4%B1m%C4%B1za%20%C3%A7%C4%B1k%C4%B1yor.%20Oysa%20as%C4%B1l%20sormam%C4%B1z%20gereken%20soru%20%C5%9Fudur%3A%20E%C4%9Fer%20%C4%B0ran%E2%80%99da%20n%C3%BCkleer%20silah%20varsa%20%E2%80%93ki%20bu%20hen%C3%BCz%20kan%C4%B1tlanmam%C4%B1%C5%9F%20bir%20iddiad%C4%B1r%E2%80%93%20peki%20ya%20%C4%B0srail%E2%80%99in%20elindeki%20o%20devasa%20n%C3%BCkleer%20cephanelik%20neyin%20nesidir%3F%20Uluslararas%C4%B1%20kurulu%C5%9Flar%C4%B1n%20raporlar%C4%B1na%20g%C3%B6re%2C%20Dimona%20N%C3%BCkleer%20Ara%C5%9Ft%C4%B1rma%20Merkezi%E2%80%99nde%20saklanan%20ve%20d%C3%BCnyadan%20gizlenen%20yakla%C5%9F%C4%B1k%2090%20n%C3%BCkleer%20sava%C5%9F%20ba%C5%9Fl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%2C%20neden%20hi%C3%A7bir%20denetime%20tabi%20tutulmuyor%3F%20Bat%C4%B1%20d%C3%BCnyas%C4%B1%2C%20%C4%B0srail%E2%80%99in%20bu%20%C3%B6l%C3%BCmc%C3%BCl%20kapasitesine%20kar%C5%9F%C4%B1%20neden%20k%C3%B6r%2C%20sa%C4%9F%C4%B1r%20ve%20dilsiz%20kalmay%C4%B1%20tercih%20ediyor%3F%20Bu%20%C3%A7ifte%20standart%2C%20uluslararas%C4%B1%20hukukun%20asl%C4%B1nda%20Siyonist%20bir%20kalkan%20oldu%C4%9Funu%20kan%C4%B1tlamaktad%C4%B1r.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22As%C4%B1l%20ger%C3%A7ek%20%C5%9Fudur%20ki%3B%20bug%C3%BCn%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20ba%C5%9F%C4%B1na%20bela%20olan%20as%C4%B1l%20g%C3%BC%C3%A7%2C%20Siyonist%20%C4%B0srail%20rejiminin%20ta%20kendisidir.%20Bu%20rejim%2C%20sadece%20askeri%20bir%20g%C3%BC%C3%A7%20de%C4%9Fil%2C%20ayn%C4%B1%20zamanda%20k%C3%BCresel%20bir%20kaos%20mekanizmas%C4%B1d%C4%B1r.%20Laboratuvarlarda%20%C3%BCretilen%20hastal%C4%B1klar%2C%20sinsi%20kimyasal%20sald%C4%B1r%C4%B1lar%2C%20%C5%9Fantaj%20malzemesi%20olarak%20kullan%C4%B1lan%20m%C3%BCstehcen%20kay%C4%B1tlar%20ve%20Mossad%20marifetiyle%20i%C5%9Flenen%20faili%20me%C3%A7hul%20cinayetler...%20Hepsi%20bu%20karanl%C4%B1k%20yap%C4%B1n%C4%B1n%20imzas%C4%B1n%C4%B1%20ta%C5%9F%C4%B1maktad%C4%B1r.%20%C3%9Clke%20ba%C5%9Fkanlar%C4%B1na%20d%C3%BCzenlenen%20suikastlerden%20k%C3%BCresel%20finansal%20manip%C3%BClasyonlara%20kadar%20uzanan%20bu%20kirli%20a%C4%9F%2C%20insanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20huzurunu%20tehdit%20eden%20en%20b%C3%BCy%C3%BCk%20unsurdur.%20Siyonizm%2C%20sadece%20bir%20toprak%20par%C3%A7as%C4%B1%20pe%C5%9Finde%20de%C4%9Fildir%3B%20o%2C%20k%C3%BCresel%20finans%20sistemini%2C%20medyay%C4%B1%20ve%20siyaseti%20kendi%20%C3%A7%C4%B1karlar%C4%B1%20do%C4%9Frultusunda%20y%C3%B6neten%20bir%20ahtapotun%20kollar%C4%B1%20gibidir.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Kendi%20peygamberlerine%20bile%20canice%20k%C4%B1ymaktan%20%C3%A7ekinmeyen%2C%20kutsal%20de%C4%9Ferleri%20kendi%20siyasi%20emelleri%20i%C3%A7in%20%C3%A7i%C4%9Fneyen%20bu%20zihniyet%2C%20tarih%20boyunca%20ilahi%20bir%20lanetin%20g%C3%B6lgesinde%20kalm%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r.%20Kutsal%20metinlerde%20bile%20%5C%22bozguncu%5C%22%20olarak%20nitelendirilen%20bu%20kavmin%20pe%C5%9Fine%20tak%C4%B1lan%20Trump%2C%20neyi%20ummaktad%C4%B1r%3F%20%C3%96ld%C3%BCrmeyi%20bir%20sanat%20haline%20getirmi%C5%9F%2C%20kan%20d%C3%B6kmekten%20beslenen%20bir%20yap%C4%B1dan%20bar%C4%B1%C5%9F%20m%C4%B1%20beklemektedir%3F%20Trump%E2%80%99%C4%B1n%20bu%20k%C3%B6r%C3%BC%20k%C3%B6r%C3%BCne%20ba%C4%9Fl%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1%2C%20sadece%20Ortado%C4%9Fu%E2%80%99yu%20de%C4%9Fil%2C%20Amerikan%20halk%C4%B1n%C4%B1n%20gelece%C4%9Fini%20de%20Siyonizm%E2%80%99in%20kanl%C4%B1%20di%C5%9Flileri%20aras%C4%B1na%20f%C4%B1rlatmaktad%C4%B1r.%20Allah%E2%80%99%C4%B1n%20lanetledi%C4%9Fi%20bir%20toplumun%20pe%C5%9Finden%20gidenlerin%2C%20tarihin%20hangi%20karanl%C4%B1k%20sayfas%C4%B1nda%20yok%20olup%20gideceklerini%20hep%20birlikte%20g%C3%B6rece%C4%9Fiz.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22B%C3%B6lgeyi%20ate%C5%9Fe%20veren%20bu%20politikalar%2C%20asl%C4%B1nda%20bir%20%5C%22Armageddon%5C%22%20%C3%B6zleminin%20d%C4%B1%C5%9Favurumudur.%20Trump%2C%20%C4%B0srail%E2%80%99in%20%C3%A7%C4%B1karlar%C4%B1%20u%C4%9Fruna%20d%C3%BCnyay%C4%B1%20bir%20n%C3%BCkleer%20felaketin%20e%C5%9Fi%C4%9Fine%20getirirken%2C%20asl%C4%B1nda%20kendi%20siyasi%20sonunu%20da%20haz%C4%B1rlamaktad%C4%B1r.%20Siyonizm%E2%80%99in%20k%C3%BCresel%20finans%20%C3%BCzerindeki%20tahakk%C3%BCm%C3%BC%20ve%20medya%20arac%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1yla%20kurdu%C4%9Fu%20alg%C4%B1%20imparatorlu%C4%9Fu%2C%20art%C4%B1k%20m%C4%B1zra%C4%9F%C4%B1n%20%C3%A7uvala%20s%C4%B1%C4%9Fmad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20bir%20noktaya%20gelmi%C5%9Ftir.%20%C4%B0nsanl%C4%B1k%2C%20bu%20zul%C3%BCm%20d%C3%BCzenine%20kar%C5%9F%C4%B1%20uyan%C4%B1%C5%9Fa%20ge%C3%A7mek%20zorundad%C4%B1r.%20Bu%20uyan%C4%B1%C5%9F%2C%20sadece%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20co%C4%9Frafyas%C4%B1%20i%C3%A7in%20de%C4%9Fil%2C%20Siyonizm%E2%80%99in%20boyunduru%C4%9Fu%20alt%C4%B1nda%20ezilen%20t%C3%BCm%20halklar%20i%C3%A7in%20bir%20kurtulu%C5%9F%20re%C3%A7etesidir.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Trump'%C4%B1n%20%5C%22%C3%B6ld%C3%BCrmeyi%20iyi%20bilenlerden%5C%22%20bekledi%C4%9Fi%20%C5%9Fey%2C%20asl%C4%B1nda%20bir%20ill%C3%BCzyondan%20ibarettir.%20O%2C%20bu%20kanl%C4%B1%20ittifak%C4%B1n%20kendisine%20g%C3%BC%C3%A7%20kataca%C4%9F%C4%B1n%C4%B1%20san%C4%B1rken%2C%20asl%C4%B1nda%20Siyonizm'in%20kirli%20emellerine%20hizmet%20eden%20bir%20piyondan%20%C3%B6teye%20ge%C3%A7ememektedir.%20Ortado%C4%9Fu'da%20d%C3%B6k%C3%BClen%20her%20damla%20kanda%2C%20at%C4%B1lan%20her%20haks%C4%B1z%20bombada%20bu%20kirli%20ittifak%C4%B1n%20izi%20vard%C4%B1r.%20Siyonist%20rejimin%20faili%20me%C3%A7hul%20cinayetleri%2C%20sadece%20bireyleri%20de%C4%9Fil%2C%20halklar%C4%B1n%20iradesini%20de%20hedef%20almaktad%C4%B1r.%20Finansal%20manip%C3%BClasyonlarla%20%C3%BClkelerin%20ekonomilerini%20%C3%A7%C3%B6kerten%2C%20halklar%C4%B1%20a%C3%A7l%C4%B1%C4%9Fa%20ve%20sefalete%20mahkum%20eden%20bu%20yap%C4%B1%2C%20insanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20ortak%20d%C3%BC%C5%9Fman%C4%B1d%C4%B1r.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Sonu%C3%A7%20olarak%2C%20Trump%E2%80%99%C4%B1n%20girdi%C4%9Fi%20bu%20%C3%A7%C4%B1kmaz%20sokak%2C%20sadece%20bir%20d%C4%B1%C5%9F%20politika%20hatas%C4%B1%20de%C4%9Fil%2C%20k%C3%BCresel%20bir%20vicdan%20s%C4%B1nav%C4%B1d%C4%B1r.%20%C4%B0srail%E2%80%99in%20n%C3%BCkleer%20%C5%9Fantaj%C4%B1na%20boyun%20e%C4%9Fen%2C%20Mossad%E2%80%99%C4%B1n%20karanl%C4%B1k%20operasyonlar%C4%B1na%20g%C3%B6z%20yuman%20bir%20d%C3%BCnya%2C%20huzur%20bulamaz.%20Ger%C3%A7ek%20bar%C4%B1%C5%9F%2C%20ancak%20bu%20Siyonist%20ku%C5%9Fatman%C4%B1n%20k%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1%20ve%20adaletin%20tesis%20edilmesiyle%20m%C3%BCmk%C3%BCnd%C3%BCr.%20Trump%20ve%20onun%20gibi%20%5C%22%C3%B6ld%C3%BCrmeyi%20iyi%20bilenlerin%5C%22%20pe%C5%9Finden%20gidenler%2C%20tarihin%20tozlu%20sayfalar%C4%B1nda%20birer%20utan%C3%A7%20vesikas%C4%B1%20olarak%20an%C4%B1lacakt%C4%B1r.%20%C4%B0nsanl%C4%B1k%20tarihi%2C%20zalimlerin%20de%C4%9Fil%2C%20hakikati%20hayk%C4%B1ranlar%C4%B1n%20zaferiyle%20yaz%C4%B1lacakt%C4%B1r.%22%7D%5D%7D%5D">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Sonuç olarak, Trump’ın girdiği bu çıkmaz sokak, sadece bir dış politika hatası değil, küresel bir vicdan sınavıdır. İsrail’in nükleer şantajına boyun eğen, Mossad’ın karanlık operasyonlarına göz yuman bir dünya, huzur bulamaz. Gerçek barış, ancak bu Siyonist kuşatmanın kırılması ve adaletin tesis edilmesiyle mümkündür. Trump ve onun gibi <strong>&#8220;öldürmeyi iyi bilenlerin&#8221;</strong> peşinden gidenler, tarihin tozlu sayfalarında <strong>Epstein dosyaları</strong> gibi birer utanç vesikası olarak anılacaktır. İnsanlık tarihi, zalimlerin değil, hakikati haykıranların zaferiyle yazılacaktır.</span></span></div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/siyonizmin-ahtapot-kollari-finans-medya-ve-kanli-siyaset/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya Suskun, ABD Köle, İsrail Katliamda!</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/dunya-suskun-abd-kole-israil-katliamda/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/dunya-suskun-abd-kole-israil-katliamda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 2026 13:59:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[1900 ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[2 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[6000 yaralı]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[acil müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[ambulans saldırısı]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[aymazlık]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></category>
		<category><![CDATA[barbarlık]]></category>
		<category><![CDATA[Batı]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler]]></category>
		<category><![CDATA[bm]]></category>
		<category><![CDATA[Cengiz Han]]></category>
		<category><![CDATA[Cuma]]></category>
		<category><![CDATA[eleştirel]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek nesiller]]></category>
		<category><![CDATA[güncel]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[Haçlılar]]></category>
		<category><![CDATA[ikiyüzlülük]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[insanlık]]></category>
		<category><![CDATA[insanlık dramı]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[kanlı oyun.]]></category>
		<category><![CDATA[katliam]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Lübnan]]></category>
		<category><![CDATA[makale]]></category>
		<category><![CDATA[Nazi Almanyası]]></category>
		<category><![CDATA[ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[provokatif]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[Savaş suçu]]></category>
		<category><![CDATA[Sessizlik]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Siyonist]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Soykırım]]></category>
		<category><![CDATA[Stephane Dujarric]]></category>
		<category><![CDATA[Sur]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Terör]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan]]></category>
		<category><![CDATA[viral]]></category>
		<category><![CDATA[Zulüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85074</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric&#8217;in New York&#8217;tan yükselen feryadı, sadece kuru bir istatistik yığını değil, insanlık tarihinin en karanlık sayfalarına eklenen yeni bir utanç vesikasıdır. İsrail&#8217;in Lübnan topraklarında estirdiği terör, 2 Mart&#8217;tan bu yana 1900&#8217;e yakın masum canı toprağa düşürmüş, 6 binden fazla insanı ise sakat bırakarak ömür boyu sürecek &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h3>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element">
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element">
<hr />
<p><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric&#8217;in New York&#8217;tan yükselen feryadı, sadece kuru bir istatistik yığını değil, insanlık tarihinin en karanlık sayfalarına eklenen yeni bir utanç vesikasıdır. İsrail&#8217;in Lübnan topraklarında estirdiği terör, 2 Mart&#8217;tan bu yana 1900&#8217;e yakın masum canı toprağa düşürmüş, 6 binden fazla insanı ise sakat bırakarak ömür boyu sürecek bir acıya mahkum etmiştir. Bu rakamlar, sadece sayılar değil, her biri bir annenin gözyaşı, bir çocuğun çığlığı, bir babanın çaresizliğidir.</span></span></p>
</div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Lübnan Sağlık Bakanlığı&#8217;nın çarşamba günü bildirdiği 300&#8217;den fazla ölüm ve 1100&#8217;den fazla yaralı, bu vahşetin sıradan bir çatışma değil, sistematik bir soykırım girişimi olduğunu haykırmaktadır. Sur kentinde bir ambulansa düzenlenen alçak saldırıda iki acil müdahale görevlisinin şehit edilmesi, bu katil zihniyetin hiçbir kutsala, hiçbir insani değere saygı duymadığının en bariz kanıtıdır. Sağlık sisteminin kritik düzeyde aşırı yük altında olduğu bir coğrafyada, hastaneleri, ambulansları hedef almak, doğrudan insanlığı hedef almaktır. Bu, Cengiz Han&#8217;ın, Haçlıların, Nazi Almanyası&#8217;nın barbarlığını aratmayan bir vahşettir.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<h2 class="py-[3px]" data-slate-node="element"><strong><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">Peygamber Katili Zihniyetin Kanlı Mirası</span></strong></h2>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Bu kanlı mirasın kökenleri, tarihin derinliklerine uzanır. Mazlumun canına kıymayı, kan dökmeyi, acı çektirmeyi adeta bir ayin, bir bayram addeden, peygamber katili Siyonist bir ırkın kadim nefretidir bu. Onlar için insan hayatı, </span></span><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">bir piyon, bir araçtır; Büyük İsrail hayali uğruna feda edilecek bir hiçtir. Bu zihniyet, binlerce yıldır süregelen bir zulüm silsilesinin günümüzdeki en acımasız temsilcisidir. Bu, sadece Lübnan veya Gazze değil, tüm insanlığın vicdanına saplanan bir hançerdir. Bu barbarlık, medeniyetin değil, vahşetin ta kendisidir.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<h2 class="py-[3px]" data-slate-node="element"><strong><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">Dünya Milletlerinin Utanç Veren Sessizliği ve ABD&#8217;nin Köleliği</span></strong></h2>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Bu aymazlık ve vahşet karşısında dünya milletlerinin sessizliği ise tarihin en büyük utançlarından biri olarak kaydedilecektir. Hürriyetten, insan haklarından, demokrasiden dem vuran Batı medeniyeti, özellikle de Amerika Birleşik Devletleri, bu soykırım karşısında ya kör, ya sağır, ya da dilsiz kalmıştır. Dahası, ABD, bu katliamların baş aktörü İsrail&#8217;e sınırsız destek vererek, kendi değerlerini ayaklar altına almış, uluslararası hukuku çiğnemiş ve tarihin en büyük kölelik anlaşmalarından birine imza atmıştır. Özgürlük heykeli, Siyonist vahşetin gölgesinde bir utanç abidesine dönüşmüştür. Bu ikiyüzlülük, sadece Ortadoğu&#8217;da değil, tüm dünyada adalete olan inancı derinden sarsmakta, gelecek nesillerin hafızasında silinmez bir leke bırakmaktadır.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]" data-slate-fragment="JTVCJTdCJTIydHlwZSUyMiUzQSUyMnAlMjIlMkMlMjJjaGlsZHJlbiUyMiUzQSU1QiU3QiUyMnRleHQlMjIlM0ElMjJCaXJsZSVDNSU5Rm1pJUM1JTlGJTIwTWlsbGV0bGVyJTIwR2VuZWwlMjBTZWtyZXRlciUyMFMlQzMlQjZ6YyVDMyVCQ3MlQzMlQkMlMjBTdGVwaGFuZSUyMER1amFycmljJ2luJTIwTmV3JTIwWW9yayd0YW4lMjB5JUMzJUJDa3NlbGVuJTIwZmVyeWFkJUM0JUIxJTJDJTIwc2FkZWNlJTIwa3VydSUyMGJpciUyMGlzdGF0aXN0aWslMjB5JUM0JUIxJUM0JTlGJUM0JUIxbiVDNCVCMSUyMGRlJUM0JTlGaWwlMkMlMjBpbnNhbmwlQzQlQjFrJTIwdGFyaWhpbmluJTIwZW4lMjBrYXJhbmwlQzQlQjFrJTIwc2F5ZmFsYXIlQzQlQjFuYSUyMGVrbGVuZW4lMjB5ZW5pJTIwYmlyJTIwdXRhbiVDMyVBNyUyMHZlc2lrYXMlQzQlQjFkJUM0JUIxci4lMjAlQzQlQjBzcmFpbCdpbiUyMEwlQzMlQkNibmFuJTIwdG9wcmFrbGFyJUM0JUIxbmRhJTIwZXN0aXJkaSVDNCU5RmklMjB0ZXIlQzMlQjZyJTJDJTIwMiUyME1hcnQndGFuJTIwYnUlMjB5YW5hJTIwMTkwMCdlJTIweWFrJUM0JUIxbiUyMG1hc3VtJTIwY2FuJUM0JUIxJTIwdG9wcmElQzQlOUZhJTIwZCVDMyVCQyVDNSU5RiVDMyVCQ3JtJUMzJUJDJUM1JTlGJTJDJTIwNiUyMGJpbmRlbiUyMGZhemxhJTIwaW5zYW4lQzQlQjElMjBpc2UlMjBzYWthdCUyMGIlQzQlQjFyYWthcmFrJTIwJUMzJUI2bSVDMyVCQ3IlMjBib3l1JTIwcyVDMyVCQ3JlY2VrJTIwYmlyJTIwYWMlQzQlQjF5YSUyMG1haGt1bSUyMGV0bWklQzUlOUZ0aXIuJTIwQnUlMjByYWthbWxhciUyQyUyMHNhZGVjZSUyMHNheSVDNCVCMWxhciUyMGRlJUM0JTlGaWwlMkMlMjBoZXIlMjBiaXJpJTIwYmlyJTIwYW5uZW5pbiUyMGclQzMlQjZ6eWElQzUlOUYlQzQlQjElMkMlMjBiaXIlMjAlQzMlQTdvY3UlQzQlOUZ1biUyMCVDMyVBNyVDNCVCMSVDNCU5RmwlQzQlQjElQzQlOUYlQzQlQjElMkMlMjBiaXIlMjBiYWJhbiVDNCVCMW4lMjAlQzMlQTdhcmVzaXpsaSVDNCU5RmlkaXIuJTIyJTdEJTVEJTdEJTJDJTdCJTIydHlwZSUyMiUzQSUyMnAlMjIlMkMlMjJjaGlsZHJlbiUyMiUzQSU1QiU3QiUyMnRleHQlMjIlM0ElMjJMJUMzJUJDYm5hbiUyMFNhJUM0JTlGbCVDNCVCMWslMjBCYWthbmwlQzQlQjElQzQlOUYlQzQlQjEnbiVDNCVCMW4lMjAlQzMlQTdhciVDNSU5RmFtYmElMjBnJUMzJUJDbiVDMyVCQyUyMGJpbGRpcmRpJUM0JTlGaSUyMDMwMCdkZW4lMjBmYXpsYSUyMCVDMyVCNmwlQzMlQkNtJTIwdmUlMjAxMTAwJ2RlbiUyMGZhemxhJTIweWFyYWwlQzQlQjElMkMlMjBidSUyMHZhaCVDNSU5RmV0aW4lMjBzJUM0JUIxcmFkYW4lMjBiaXIlMjAlQzMlQTdhdCVDNCVCMSVDNSU5Rm1hJTIwZGUlQzQlOUZpbCUyQyUyMHNpc3RlbWF0aWslMjBiaXIlMjBzb3lrJUM0JUIxciVDNCVCMW0lMjBnaXJpJUM1JTlGaW1pJTIwb2xkdSVDNCU5RnVudSUyMGhheWslQzQlQjFybWFrdGFkJUM0JUIxci4lMjBTdXIlMjBrZW50aW5kZSUyMGJpciUyMGFtYnVsYW5zYSUyMGQlQzMlQkN6ZW5sZW5lbiUyMGFsJUMzJUE3YWslMjBzYWxkJUM0JUIxciVDNCVCMWRhJTIwaWtpJTIwYWNpbCUyMG0lQzMlQkNkYWhhbGUlMjBnJUMzJUI2cmV2bGlzaW5pbiUyMCVDNSU5RmVoaXQlMjBlZGlsbWVzaSUyQyUyMGJ1JTIwa2F0aWwlMjB6aWhuaXlldGluJTIwaGklQzMlQTdiaXIlMjBrdXRzYWxhJTJDJTIwaGklQzMlQTdiaXIlMjBpbnNhbmklMjBkZSVDNCU5RmVyZSUyMHNheWclQzQlQjElMjBkdXltYWQlQzQlQjElQzQlOUYlQzQlQjFuJUM0JUIxbiUyMGVuJTIwYmFyaXolMjBrYW4lQzQlQjF0JUM0JUIxZCVDNCVCMXIuJTIwU2ElQzQlOUZsJUM0JUIxayUyMHNpc3RlbWluaW4lMjBrcml0aWslMjBkJUMzJUJDemV5ZGUlMjBhJUM1JTlGJUM0JUIxciVDNCVCMSUyMHklQzMlQkNrJTIwYWx0JUM0JUIxbmRhJTIwb2xkdSVDNCU5RnUlMjBiaXIlMjBjbyVDNCU5RnJhZnlhZGElMkMlMjBoYXN0YW5lbGVyaSUyQyUyMGFtYnVsYW5zbGFyJUM0JUIxJTIwaGVkZWYlMjBhbG1hayUyQyUyMGRvJUM0JTlGcnVkYW4lMjBpbnNhbmwlQzQlQjElQzQlOUYlQzQlQjElMjBoZWRlZiUyMGFsbWFrdCVDNCVCMXIuJTIwQnUlMkMlMjBDZW5naXolMjBIYW4nJUM0JUIxbiUyQyUyMEhhJUMzJUE3bCVDNCVCMWxhciVDNCVCMW4lMkMlMjBOYXppJTIwQWxtYW55YXMlQzQlQjEnbiVDNCVCMW4lMjBiYXJiYXJsJUM0JUIxJUM0JTlGJUM0JUIxbiVDNCVCMSUyMGFyYXRtYXlhbiUyMGJpciUyMHZhaCVDNSU5RmV0dGlyLiUyMiU3RCU1RCU3RCUyQyU3QiUyMnR5cGUlMjIlM0ElMjJwJTIyJTJDJTIyY2hpbGRyZW4lMjIlM0ElNUIlN0IlMjJ0ZXh0JTIyJTNBJTIyUGV5Z2FtYmVyJTIwS2F0aWxpJTIwWmlobml5ZXRpbiUyMEthbmwlQzQlQjElMjBNaXJhcyVDNCVCMSUyMiUyQyUyMmJvbGQlMjIlM0F0cnVlJTdEJTVEJTdEJTJDJTdCJTIydHlwZSUyMiUzQSUyMnAlMjIlMkMlMjJjaGlsZHJlbiUyMiUzQSU1QiU3QiUyMnRleHQlMjIlM0ElMjJCdSUyMGthbmwlQzQlQjElMjBtaXJhcyVDNCVCMW4lMjBrJUMzJUI2a2VubGVyaSUyQyUyMHRhcmloaW4lMjBkZXJpbmxpa2xlcmluZSUyMHV6YW4lQzQlQjFyLiUyME1hemx1bXVuJTIwY2FuJUM0JUIxbmElMjBrJUM0JUIxeW1heSVDNCVCMSUyQyUyMGthbiUyMGQlQzMlQjZrbWV5aSUyQyUyMGFjJUM0JUIxJTIwJUMzJUE3ZWt0aXJtZXlpJTIwYWRldGElMjBiaXIlMjBheWluJTJDJTIwYmlyJTIwYmF5cmFtJTIwYWRkZWRlbiUyQyUyMHBleWdhbWJlciUyMGthdGlsaSUyMFNpeW9uaXN0JTIwYmlyJTIwJUM0JUIxcmslQzQlQjFuJTIwa2FkaW0lMjBuZWZyZXRpZGlyJTIwYnUuJTIwT25sYXIlMjBpJUMzJUE3aW4lMjBpbnNhbiUyMGhheWF0JUM0JUIxJTJDJTIyJTdEJTJDJTdCJTIydHlwZSUyMiUzQSUyMnAlMjIlMkMlMjJpc0JyZWFrJTIyJTNBdHJ1ZSUyQyUyMmNoaWxkcmVuJTIyJTNBJTVCJTdCJTIydGV4dCUyMiUzQSUyMiUyMiU3RCU1RCU3RCUyQyU3QiUyMnRleHQlMjIlM0ElMjJiaXIlMjBwaXlvbiUyQyUyMGJpciUyMGFyYSVDMyVBN3QlQzQlQjFyJTNCJTIwQiVDMyVCQ3klQzMlQkNrJTIwJUM0JUIwc3JhaWwlMjBoYXlhbGklMjB1JUM0JTlGcnVuYSUyMGZlZGElMjBlZGlsZWNlayUyMGJpciUyMGhpJUMzJUE3dGlyLiUyMEJ1JTIwemlobml5ZXQlMkMlMjBiaW5sZXJjZSUyMHklQzQlQjFsZCVDNCVCMXIlMjBzJUMzJUJDcmVnZWxlbiUyMGJpciUyMHp1bCVDMyVCQ20lMjBzaWxzaWxlc2luaW4lMjBnJUMzJUJDbiVDMyVCQ20lQzMlQkN6ZGVraSUyMGVuJTIwYWMlQzQlQjFtYXMlQzQlQjF6JTIwdGVtc2lsY2lzaWRpci4lMjBCdSUyQyUyMHNhZGVjZSUyMEwlQzMlQkNibmFuJTIwdmV5YSUyMEdhenplJTIwZGUlQzQlOUZpbCUyQyUyMHQlQzMlQkNtJTIwaW5zYW5sJUM0JUIxJUM0JTlGJUM0JUIxbiUyMHZpY2RhbiVDNCVCMW5hJTIwc2FwbGFuYW4lMjBiaXIlMjBoYW4lQzMlQTdlcmRpci4lMjBCdSUyMGJhcmJhcmwlQzQlQjFrJTJDJTIwbWVkZW5peWV0aW4lMjBkZSVDNCU5RmlsJTJDJTIwdmFoJUM1JTlGZXRpbiUyMHRhJTIwa2VuZGlzaWRpci4lMjIlN0QlNUQlN0QlMkMlN0IlMjJ0eXBlJTIyJTNBJTIycCUyMiUyQyUyMmNoaWxkcmVuJTIyJTNBJTVCJTdCJTIydGV4dCUyMiUzQSUyMkQlQzMlQkNueWElMjBNaWxsZXRsZXJpbmluJTIwVXRhbiVDMyVBNyUyMFZlcmVuJTIwU2Vzc2l6bGklQzQlOUZpJTIwdmUlMjBBQkQnbmluJTIwSyVDMyVCNmxlbGklQzQlOUZpJTIyJTJDJTIyYm9sZCUyMiUzQXRydWUlN0QlNUQlN0QlMkMlN0IlMjJ0eXBlJTIyJTNBJTIycCUyMiUyQyUyMmNoaWxkcmVuJTIyJTNBJTVCJTdCJTIydGV4dCUyMiUzQSUyMkJ1JTIwYXltYXpsJUM0JUIxayUyMHZlJTIwdmFoJUM1JTlGZXQlMjBrYXIlQzUlOUYlQzQlQjFzJUM0JUIxbmRhJTIwZCVDMyVCQ255YSUyMG1pbGxldGxlcmluaW4lMjBzZXNzaXpsaSVDNCU5RmklMjBpc2UlMjB0YXJpaGluJTIwZW4lMjBiJUMzJUJDeSVDMyVCQ2slMjB1dGFuJUMzJUE3bGFyJUM0JUIxbmRhbiUyMGJpcmklMjBvbGFyYWslMjBrYXlkZWRpbGVjZWt0aXIuJTIwSCVDMyVCQ3JyaXlldHRlbiUyQyUyMGluc2FuJTIwaGFrbGFyJUM0JUIxbmRhbiUyQyUyMGRlbW9rcmFzaWRlbiUyMGRlbSUyMHZ1cmFuJTIwQmF0JUM0JUIxJTIwbWVkZW5peWV0aSUyQyUyMCVDMyVCNnplbGxpa2xlJTIwZGUlMjBBbWVyaWthJTIwQmlybGUlQzUlOUZpayUyMERldmxldGxlcmklMkMlMjBidSUyMHNveWslQzQlQjFyJUM0JUIxbSUyMGthciVDNSU5RiVDNCVCMXMlQzQlQjFuZGElMjB5YSUyMGslQzMlQjZyJTJDJTIweWElMjBzYSVDNCU5RiVDNCVCMXIlMkMlMjB5YSUyMGRhJTIwZGlsc2l6JTIwa2FsbSVDNCVCMSVDNSU5RnQlQzQlQjFyLiUyMERhaGFzJUM0JUIxJTJDJTIwQUJEJTJDJTIwYnUlMjBrYXRsaWFtbGFyJUM0JUIxbiUyMGJhJUM1JTlGJTIwYWt0JUMzJUI2ciVDMyVCQyUyMCVDNCVCMHNyYWlsJ2UlMjBzJUM0JUIxbiVDNCVCMXJzJUM0JUIxeiUyMGRlc3RlayUyMHZlcmVyZWslMkMlMjBrZW5kaSUyMGRlJUM0JTlGZXJsZXJpbmklMjBheWFrbGFyJTIwYWx0JUM0JUIxbmElMjBhbG0lQzQlQjElQzUlOUYlMkMlMjB1bHVzbGFyYXJhcyVDNCVCMSUyMGh1a3VrdSUyMCVDMyVBN2klQzQlOUZuZW1pJUM1JTlGJTIwdmUlMjB0YXJpaGluJTIwZW4lMjBiJUMzJUJDeSVDMyVCQ2slMjBrJUMzJUI2bGVsaWslMjBhbmxhJUM1JTlGbWFsYXIlQzQlQjFuZGFuJTIwYmlyaW5lJTIwaW16YSUyMGF0bSVDNCVCMSVDNSU5RnQlQzQlQjFyLiUyMCVDMyU5NnpnJUMzJUJDcmwlQzMlQkNrJTIwaGV5a2VsaSUyQyUyMFNpeW9uaXN0JTIwdmFoJUM1JTlGZXRpbiUyMGclQzMlQjZsZ2VzaW5kZSUyMGJpciUyMHV0YW4lQzMlQTclMjBhYmlkZXNpbmUlMjBkJUMzJUI2biVDMyVCQyVDNSU5Rm0lQzMlQkMlQzUlOUZ0JUMzJUJDci4lMjBCdSUyMGlraXklQzMlQkN6bCVDMyVCQ2wlQzMlQkNrJTJDJTIwc2FkZWNlJTIwT3J0YWRvJUM0JTlGdSdkYSUyMGRlJUM0JTlGaWwlMkMlMjB0JUMzJUJDbSUyMGQlQzMlQkNueWFkYSUyMGFkYWxldGUlMjBvbGFuJTIwaW5hbmMlQzQlQjElMjBkZXJpbmRlbiUyMHNhcnNtYWt0YSUyQyUyMGdlbGVjZWslMjBuZXNpbGxlcmluJTIwaGFmJUM0JUIxemFzJUM0JUIxbmRhJTIwc2lsaW5tZXolMjBiaXIlMjBsZWtlJTIwYiVDNCVCMXJha21ha3RhZCVDNCVCMXIuJTIyJTdEJTVEJTdEJTJDJTdCJTIydHlwZSUyMiUzQSUyMnAlMjIlMkMlMjJjaGlsZHJlbiUyMiUzQSU1QiU3QiUyMnRleHQlMjIlM0ElMjJFeSUyMGQlQzMlQkNueWEhJTIwTmVyZXllJTIwa2FkYXIlMjBidSUyMHNlc3NpemxpayUzRiUyME5lcmV5ZSUyMGthZGFyJTIwYnUlMjBheW1hemwlQzQlQjFrJTNGJTIwVGFyaWglMkMlMjBidSUyMHp1bG1lJTIwc2Vzc2l6JTIwa2FsYW5sYXIlQzQlQjElMjBkYSUyQyUyMGJ1JTIwenVsbSVDMyVCQyUyMGklQzUlOUZsZXllbmxlcmklMjBkZSUyMGFmZmV0bWV5ZWNla3Rpci4lMjBWaWNkYW5sYXIlMjB1eWFubWFkJUM0JUIxayVDMyVBN2ElMkMlMjBidSUyMGthbmwlQzQlQjElMjBveXVuJTIwZGV2YW0lMjBlZGVjZWt0aXIuJTIyJTdEJTVEJTdEJTVE">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"><strong>Ey dünya!</strong> <strong>Nereye kadar bu sessizlik?</strong> Nereye kadar bu aymazlık? Tarih, bu zulme sessiz kalanları da, bu zulmü işleyenleri de affetmeyecektir. Vicdanlar uyanmadıkça, bu kanlı oyun devam edecektir.</span></span></div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/dunya-suskun-abd-kole-israil-katliamda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Belediyeler: Rantın ve Liyakatsizliğin Kalesi</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/belediyeler-rantin-ve-liyakatsizligin-kalesi/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/belediyeler-rantin-ve-liyakatsizligin-kalesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Apr 2026 19:41:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=84950</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Bu ülkenin damarlarında dolaşan bir virüs var. Adı, liyakat fukaralığı, yolsuzluk ve kamu kaynaklarını vampir gibi emen çürümüş bir yerel yönetim yapısı. Yıllardır kanayan bir yara olan belediyecilik ve muhtarlık sistemi, artık sadece bir kambur değil, Türkiye&#8217;nin geleceğini ipotek altına alan devasa bir enkaz haline gelmiştir. Gözümüzün önünde cereyan eden bu kepazeliğe &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="w-full mb-[4px] mt-0">
<h1 data-slate-node="element" data-anchor="t%C3%BCrkiye'ninkamburu%3A%C3%A7%C3%BCr%C3%BCm%C3%BC%C5%9Fbirsistemveradikalde%C4%9Fi%C5%9Fim%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B1" data-slug="t%C3%BCrkiye'ninkamburu%3A%C3%A7%C3%BCr%C3%BCm%C3%BC%C5%9Fbirsistemveradikalde%C4%9Fi%C5%9Fim%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B10"><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h1>
<hr />
<p class="font-[600] py-[3px] font-serif text-[1.875em]" data-slate-node="element" data-anchor="t%C3%BCrkiye'ninkamburu%3A%C3%A7%C3%BCr%C3%BCm%C3%BC%C5%9Fbirsistemveradikalde%C4%9Fi%C5%9Fim%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B1" data-slug="t%C3%BCrkiye'ninkamburu%3A%C3%A7%C3%BCr%C3%BCm%C3%BC%C5%9Fbirsistemveradikalde%C4%9Fi%C5%9Fim%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B10"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Bu ülkenin damarlarında dolaşan bir virüs var. Adı, </span></span><span data-slate-node="text"><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">liyakat fukaralığı, yolsuzluk ve kamu kaynaklarını vampir gibi emen çürümüş bir yerel yönetim yapısı.</span></span><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"> Yıllardır kanayan bir yara olan belediyecilik ve muhtarlık sistemi, artık sadece bir kambur değil, Türkiye&#8217;nin geleceğini ipotek altına alan devasa bir enkaz haline gelmiştir. Gözümüzün önünde cereyan eden bu kepazeliğe daha ne kadar sessiz kalacağız?</span></span></p>
</div>
<div class="w-full mt-[1.4em] mb-[1px]">
<p class="font-[600] py-[3px] text-[1.5em]" data-slate-node="element" data-anchor="belediyeler%3Arant%C4%B1nveliyakatsizli%C4%9Finkalesi" data-slug="belediyeler%3Arant%C4%B1nveliyakatsizli%C4%9Finkalesi2"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Belediyeler&#8230; Güya halka hizmet için varlar. Oysa gerçekte neye hizmet ettikleri ayan beyan ortada: </span></span><span data-slate-node="text"><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">metrescilere, bankamatik memurlarına, rüşvetçilere, ihalede yandaşcılara, adam kayırmalara ve liyakatsiz eleman çalıştırmalara!</span></span><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"> Kamu kaynakları, bu sözde hizmet binalarının duvarları arasında, bir avuç çıkar grubunun cebine akıtılıyor. Belediyeler, adeta birer kişisel çiftlik, birer arpalık haline gelmiş durumda. Şeffaflık, hesap verebilirlik, adalet&#8230; Bu kavramlar, belediye kapılarından içeri giremiyor, çünkü içerideki çürümüşlük, her türlü denetimi ve ahlaki değeri yutmuş durumda.</span></span></p>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Altyapıdaki çarpıklıklar, denetim mekanizmalarının rüşvet karşılığı göz yumduğu yolsuzluklar, halkın vergileriyle yapılan israf&#8230; Bu tablo, sadece birkaç münferit olay değil, sistemin ta kendisi. Bu yapı, ya kökten sökülüp atılmalı, yerine kurumsal ve yasal zemini sağlam, şeffaf her an denetlenebilir bir mekanizma getirilmeli ya da daha radikal bir çözümle, doğrudan valilik ve kaymakamlıklara bağlı birer müdürlük haline getirilmelidir. Artık bu ülkenin, belediye başkanlığı adı altında kişisel ikbal ve rant kapısı haline gelen bu çürümüş yapıya tahammülü kalmamıştır.</span></span></div>
</div>
<div class="w-full mt-[1.4em] mb-[1px]">
<p class="font-[600] py-[3px] text-[1.5em]" data-slate-node="element" data-anchor="muhtarl%C4%B1klar%3Adijital%C3%A7a%C4%9F%C4%B1ngereksizy%C3%BCk%C3%BC" data-slug="muhtarl%C4%B1klar%3Adijital%C3%A7a%C4%9F%C4%B1ngereksizy%C3%BCk%C3%BC5"><strong><span class="" data-slate-leaf="true">MUHTARLIKLAR DİJİTAL ÇAĞIN GEREKSİZ YÜKÜ!</span></strong></p>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Belediyeler kadar olmasa da, Türkiye&#8217;nin bir diğer mali kamburu da </span></span><span data-slate-node="text"><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">muhtarlıklar.</span></span><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"> E-devletin her hizmeti kapımıza getirdiği, dijitalleşmenin zirve yaptığı bir çağda, muhtarlıkların işlevi nedir? Ne yazık ki, çoğu zaman sadece </span></span><span data-slate-node="text"><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">sömürge düzenine dönüşen bankaların icra takipçileri</span></span><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"> haline gelmişlerdir. İcraya düşüp de adresinde bulunamayanların posta teslimi olan muhtarlıklar, devlete büyük bir mali yük teşkil etmektedir. Milyarlarca lira, e-devlet üzerinden kolayca halledilebilecek işler için harcanmaktadır. Bu, akıl ve mantık dışıdır.</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Muhtarlıklar, modern devlet yapısında artık bir lüks, hatta bir israf kalemidir. Geleneksel işlevleri dijital platformlar tarafından fazlasıyla karşılanırken, bu yapının sürdürülmesi, sadece atıl bir bürokrasi ve gereksiz bir maliyet yaratmaktadır. Bu sistem de ya tamamen kaldırılmalı ya da işlevleri yeniden tanımlanarak, gerçekten toplumsal bir fayda sağlayacak şekilde dönüştürülmelidir. Aksi takdirde, muhtarlıklar da belediyeler gibi, Türkiye&#8217;nin sırtındaki bir başka kambur olmaya devam edecektir.</span></span></div>
</div>
<div class="w-full mt-[1.4em] mb-[1px]">
<p class="font-[600] py-[3px] text-[1.5em]" data-slate-node="element" data-anchor="de%C4%9Fi%C5%9Fim%C5%9Fart%3Aya%C5%9Fimdiyahi%C3%A7!" data-slug="de%C4%9Fi%C5%9Fim%C5%9Fart%3Aya%C5%9Fimdiyahi%C3%A7!8"><strong><span class="" data-slate-leaf="true">DEĞİŞİM ŞART! YA ŞİMDİ YA DA HİÇ!..</span></strong></p>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Türkiye, bu çürümüş yapıların ağırlığı altında ezilmeye devam edemez. Kamu kaynakları, halkın alın teri, bu vampirlerin doymak bilmez iştahına kurban edilemez. Artık radikal kararlar alma, köklü değişimler yapma zamanıdır. Bu sistem ya yeniden kurumsal ve yasal bir yapıya kavuşturulmalı ya da doğrudan valilik ve kaymakamlıklara bağlı birer müdürlük haline getirilmelidir. Muhtarlıklar ise ya işlevsel hale getirilmeli ya da tamamen kaldırılmalıdır.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]" data-slate-fragment="%5B%7B%22type%22%3A%22heading%22%2C%22level%22%3A1%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Bu%20%C3%BClkenin%20damarlar%C4%B1nda%20dola%C5%9Fan%20bir%20vir%C3%BCs%20var.%20Ad%C4%B1%3A%20%22%7D%2C%7B%22text%22%3A%22liyakat%20fukaral%C4%B1%C4%9F%C4%B1%2C%20yolsuzluk%20ve%20kamu%20kaynaklar%C4%B1n%C4%B1%20vampir%20gibi%20emen%20%C3%A7%C3%BCr%C3%BCm%C3%BC%C5%9F%20bir%20yerel%20y%C3%B6netim%20yap%C4%B1s%C4%B1.%22%2C%22bold%22%3Atrue%7D%2C%7B%22text%22%3A%22%20Y%C4%B1llard%C4%B1r%20kanayan%20bir%20yara%20olan%20belediyecilik%20ve%20muhtarl%C4%B1k%20sistemi%2C%20art%C4%B1k%20sadece%20bir%20kambur%20de%C4%9Fil%2C%20T%C3%BCrkiye'nin%20gelece%C4%9Fini%20ipotek%20alt%C4%B1na%20alan%20devasa%20bir%20enkaz%20haline%20gelmi%C5%9Ftir.%20G%C3%B6z%C3%BCm%C3%BCz%C3%BCn%20%C3%B6n%C3%BCnde%20cereyan%20eden%20bu%20kepazeli%C4%9Fe%20daha%20ne%20kadar%20sessiz%20kalaca%C4%9F%C4%B1z%3F%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22heading%22%2C%22level%22%3A2%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Belediyeler%3A%20Rant%C4%B1n%20ve%20Liyakatsizli%C4%9Fin%20Kalesi%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Belediyeler...%20G%C3%BCya%20halka%20hizmet%20i%C3%A7in%20varlar.%20Oysa%20ger%C3%A7ekte%20neye%20hizmet%20ettikleri%20ayan%20beyan%20ortada%3A%20%22%7D%2C%7B%22text%22%3A%22metres%C3%A7ilere%2C%20bankamatik%20memurlar%C4%B1na%2C%20r%C3%BC%C5%9Fvet%C3%A7ilere%2C%20ihalede%20yanda%C5%9F%C3%A7%C4%B1lara%2C%20adam%20kay%C4%B1rmalara%20ve%20liyakatsiz%20eleman%20%C3%A7al%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1rmalara!%22%2C%22bold%22%3Atrue%7D%2C%7B%22text%22%3A%22%20Kamu%20kaynaklar%C4%B1%2C%20bu%20s%C3%B6zde%20hizmet%20binalar%C4%B1n%C4%B1n%20duvarlar%C4%B1%20aras%C4%B1nda%2C%20bir%20avu%C3%A7%20%C3%A7%C4%B1kar%20grubunun%20cebine%20ak%C4%B1t%C4%B1l%C4%B1yor.%20Belediyeler%2C%20adeta%20birer%20ki%C5%9Fisel%20%C3%A7iftlik%2C%20birer%20arpal%C4%B1k%20haline%20gelmi%C5%9F%20durumda.%20%C5%9Eeffafl%C4%B1k%2C%20hesap%20verebilirlik%2C%20adalet...%20Bu%20kavramlar%2C%20belediye%20kap%C4%B1lar%C4%B1ndan%20i%C3%A7eri%20giremiyor%2C%20%C3%A7%C3%BCnk%C3%BC%20i%C3%A7erideki%20%C3%A7%C3%BCr%C3%BCm%C3%BC%C5%9Fl%C3%BCk%2C%20her%20t%C3%BCrl%C3%BC%20denetimi%20ve%20ahlaki%20de%C4%9Feri%20yutmu%C5%9F%20durumda.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Altyap%C4%B1daki%20%C3%A7arp%C4%B1kl%C4%B1klar%2C%20denetim%20mekanizmalar%C4%B1n%C4%B1n%20r%C3%BC%C5%9Fvet%20kar%C5%9F%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20g%C3%B6z%20yumdu%C4%9Fu%20yolsuzluklar%2C%20halk%C4%B1n%20vergileriyle%20yap%C4%B1lan%20israf...%20Bu%20tablo%2C%20sadece%20birka%C3%A7%20m%C3%BCnferit%20olay%20de%C4%9Fil%2C%20sistemin%20ta%20kendisi.%20Bu%20yap%C4%B1%2C%20ya%20k%C3%B6kten%20s%C3%B6k%C3%BCl%C3%BCp%20at%C4%B1lmal%C4%B1%2C%20yerine%20kurumsal%20ve%20yasal%20zemini%20sa%C4%9Flam%2C%20%C5%9Feffaf%20bir%20mekanizma%20getirilmeli%20ya%20da%20daha%20radikal%20bir%20%C3%A7%C3%B6z%C3%BCmle%2C%20do%C4%9Frudan%20valilik%20ve%20kaymakaml%C4%B1klara%20ba%C4%9Fl%C4%B1%20birer%20m%C3%BCd%C3%BCrl%C3%BCk%20haline%20getirilmelidir.%20Art%C4%B1k%20bu%20%C3%BClkenin%2C%20belediye%20ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20ad%C4%B1%20alt%C4%B1nda%20ki%C5%9Fisel%20ikbal%20ve%20rant%20kap%C4%B1s%C4%B1%20haline%20gelen%20bu%20%C3%A7%C3%BCr%C3%BCm%C3%BC%C5%9F%20yap%C4%B1ya%20tahamm%C3%BCl%C3%BC%20kalmam%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22heading%22%2C%22level%22%3A2%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Muhtarl%C4%B1klar%3A%20Dijital%20%C3%87a%C4%9F%C4%B1n%20Gereksiz%20Y%C3%BCk%C3%BC%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Belediyeler%20kadar%20olmasa%20da%2C%20T%C3%BCrkiye'nin%20bir%20di%C4%9Fer%20mali%20kamburu%20da%20%22%7D%2C%7B%22text%22%3A%22muhtarl%C4%B1klar.%22%2C%22bold%22%3Atrue%7D%2C%7B%22text%22%3A%22%20E-devletin%20her%20hizmeti%20kap%C4%B1m%C4%B1za%20getirdi%C4%9Fi%2C%20dijitalle%C5%9Fmenin%20zirve%20yapt%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20bir%20%C3%A7a%C4%9Fda%2C%20muhtarl%C4%B1klar%C4%B1n%20i%C5%9Flevi%20nedir%3F%20Ne%20yaz%C4%B1k%20ki%2C%20%C3%A7o%C4%9Fu%20zaman%20sadece%20%22%7D%2C%7B%22text%22%3A%22s%C3%B6m%C3%BCrge%20d%C3%BCzenine%20d%C3%B6n%C3%BC%C5%9Fen%20bankalar%C4%B1n%20icra%20takip%C3%A7ileri%22%2C%22bold%22%3Atrue%7D%2C%7B%22text%22%3A%22%20haline%20gelmi%C5%9Flerdir.%20%C4%B0craya%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCp%20de%20adresinde%20bulunamayanlar%C4%B1n%20posta%20teslimi%20olan%20muhtarl%C4%B1klar%2C%20devlete%20b%C3%BCy%C3%BCk%20bir%20mali%20y%C3%BCk%20te%C5%9Fkil%20etmektedir.%20Milyarlarca%20lira%2C%20e-devlet%20%C3%BCzerinden%20kolayca%20halledilebilecek%20i%C5%9Fler%20i%C3%A7in%20harcanmaktad%C4%B1r.%20Bu%2C%20ak%C4%B1l%20ve%20mant%C4%B1k%20d%C4%B1%C5%9F%C4%B1d%C4%B1r.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Muhtarl%C4%B1klar%2C%20modern%20devlet%20yap%C4%B1s%C4%B1nda%20art%C4%B1k%20bir%20l%C3%BCks%2C%20hatta%20bir%20israf%20kalemidir.%20Geleneksel%20i%C5%9Flevleri%20dijital%20platformlar%20taraf%C4%B1ndan%20fazlas%C4%B1yla%20kar%C5%9F%C4%B1lan%C4%B1rken%2C%20bu%20yap%C4%B1n%C4%B1n%20s%C3%BCrd%C3%BCr%C3%BClmesi%2C%20sadece%20at%C4%B1l%20bir%20b%C3%BCrokrasi%20ve%20gereksiz%20bir%20maliyet%20yaratmaktad%C4%B1r.%20Bu%20sistem%20de%20ya%20tamamen%20kald%C4%B1r%C4%B1lmal%C4%B1%20ya%20da%20i%C5%9Flevleri%20yeniden%20tan%C4%B1mlanarak%2C%20ger%C3%A7ekten%20toplumsal%20bir%20fayda%20sa%C4%9Flayacak%20%C5%9Fekilde%20d%C3%B6n%C3%BC%C5%9Ft%C3%BCr%C3%BClmelidir.%20Aksi%20takdirde%2C%20muhtarl%C4%B1klar%20da%20belediyeler%20gibi%2C%20T%C3%BCrkiye'nin%20s%C4%B1rt%C4%B1ndaki%20bir%20ba%C5%9Fka%20kambur%20olmaya%20devam%20edecektir.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22heading%22%2C%22level%22%3A2%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22De%C4%9Fi%C5%9Fim%20%C5%9Eart%3A%20Ya%20%C5%9Eimdi%20Ya%20Hi%C3%A7!%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22T%C3%BCrkiye%2C%20bu%20%C3%A7%C3%BCr%C3%BCm%C3%BC%C5%9F%20yap%C4%B1lar%C4%B1n%20a%C4%9F%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20alt%C4%B1nda%20ezilmeye%20devam%20edemez.%20Kamu%20kaynaklar%C4%B1%2C%20halk%C4%B1n%20al%C4%B1n%20teri%2C%20bu%20vampirlerin%20doymak%20bilmez%20i%C5%9Ftah%C4%B1na%20kurban%20edilemez.%20Art%C4%B1k%20radikal%20kararlar%20alma%2C%20k%C3%B6kl%C3%BC%20de%C4%9Fi%C5%9Fimler%20yapma%20zaman%C4%B1d%C4%B1r.%20Bu%20sistem%20ya%20yeniden%20kurumsal%20ve%20yasal%20bir%20yap%C4%B1ya%20kavu%C5%9Fturulmal%C4%B1%20ya%20da%20do%C4%9Frudan%20valilik%20ve%20kaymakaml%C4%B1klara%20ba%C4%9Fl%C4%B1%20birer%20m%C3%BCd%C3%BCrl%C3%BCk%20haline%20getirilmelidir.%20Muhtarl%C4%B1klar%20ise%20ya%20i%C5%9Flevsel%20hale%20getirilmeli%20ya%20da%20tamamen%20kald%C4%B1r%C4%B1lmal%C4%B1d%C4%B1r.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Bu%20%C3%BClkenin%20gelece%C4%9Fi%2C%20birka%C3%A7%20rant%20d%C3%BC%C5%9Fk%C3%BCn%C3%BCn%C3%BCn%20ve%20liyakatsiz%20y%C3%B6neticinin%20insaf%C4%B1na%20b%C4%B1rak%C4%B1lamaz.%20Halk%C4%B1n%20sesi%2C%20bu%20%C3%A7%C3%BCr%C3%BCm%C3%BC%C5%9F%20duvarlar%C4%B1%20y%C4%B1kacak%20g%C3%BCce%20sahiptir.%20%22%7D%2C%7B%22text%22%3A%22De%C4%9Fi%C5%9Fim%20%C5%9Fartt%C4%B1r%2C%20hem%20de%20%C5%9Fimdi!%22%2C%22bold%22%3Atrue%7D%2C%7B%22text%22%3A%22%20Aksi%20takdirde%2C%20bu%20kamburlar%2C%20T%C3%BCrkiye'yi%20nefessiz%20b%C4%B1rakmaya%20devam%20edecektir.%20Bu%20k%C3%B6%C5%9Fe%20yaz%C4%B1s%C4%B1%2C%20bir%20isyan%20%C3%A7%C4%B1%C4%9Fl%C4%B1%C4%9F%C4%B1d%C4%B1r.%20Umar%C4%B1m%20sa%C4%9F%C4%B1r%20kulaklar%20duyar%2C%20k%C3%B6r%20g%C3%B6zler%20g%C3%B6r%C3%BCr%20ve%20vicdanlar%20uyan%C4%B1r.%20Zira%20bu%20gemi%20batarsa%2C%20hepimiz%20batar%C4%B1z!%22%7D%5D%7D%5D">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Bu ülkenin geleceği, birkaç rant düşkününün ve liyakatsiz yöneticinin insafına bırakılamaz. Halkın sesi, bu çürümüş duvarları yıkacak güce sahiptir. </span></span><span data-slate-node="text"><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">Değişim şarttır, hem de şimdi!</span></span><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"> Aksi takdirde, bu kamburlar, Türkiye&#8217;yi nefessiz bırakmaya devam edecektir. Bu köşe yazısı, bir isyan çığlığıdır. Umarım sağır kulaklar duyar, kör gözler görür ve vicdanlar uyanır. Zira bu gemi batarsa, hepimiz batarız!</span></span></div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/belediyeler-rantin-ve-liyakatsizligin-kalesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başbuğ Alparslan Türkeş, Bir Ömürden Öte, Bir Davanın Adı</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/basbug-alparslan-turkes-bir-omurden-ote-bir-davanin-adi/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/basbug-alparslan-turkes-bir-omurden-ote-bir-davanin-adi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Apr 2026 05:54:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=84904</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Türk milletinin çetin zamanlarında; sarsılmaz bir irade, tavizsiz bir inanç ve adanmış bir ömürle öne çıkan Alparslan Türkeş, vefatının yıl dönümünde yalnızca hatırlanan bir isim değil; hâlâ yaşayan bir dava, hâlâ yön veren bir irade olarak karşımızda durmaktadır. O, sadece bir siyasi lider değildi. O, Türk milliyetçiliğini kuru bir fikir olmaktan çıkarıp &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h4>
<hr />
<p>Türk milletinin çetin zamanlarında; sarsılmaz bir irade, tavizsiz bir inanç ve adanmış bir ömürle öne çıkan Alparslan Türkeş, vefatının yıl dönümünde yalnızca hatırlanan bir isim değil; hâlâ yaşayan bir dava, hâlâ yön veren bir irade olarak karşımızda durmaktadır.</p>
<p>O, sadece bir siyasi lider değildi. O, Türk milliyetçiliğini kuru bir fikir olmaktan çıkarıp hayatın tam ortasına taşıyan; onu aksiyona, mücadeleye ve karaktere dönüştüren bir fikir mimarıydı. Milletin derin hafızasına, ruh köküne seslenen bir meşalenin taşıyıcısıydı. Onun adı; zor zamanlarda geri adım atmayanların, bedel ödemekten çekinmeyenlerin ve “önce millet” diyenlerin adıyla birlikte anılır.</p>
<p>Bugün geriye dönüp baktığımızda açıkça görüyoruz ki, Başbuğ’un mirası yalnızca bir ideoloji değil; bir duruş meselesidir. Dik duruşun, ahlaklı mücadelenin ve sarsılmaz bir inancın ete kemiğe bürünmüş halidir. Bu miras; dillerde kalan bir söylem değil, yüreklerde taşınan bir emanettir.</p>
<p>Ve o emanet hâlâ yaşıyor.</p>
<p>Türk gençliğinin yüreğinde bir kıvılcım, yarının Türkiye’sinde bir istikbal ülküsü olarak varlığını sürdürmektedir. Çünkü bu dava, zamana teslim olanlardan değil; zamanı şekillendiren iradelerden doğmuştur.</p>
<p>Başbuğ’un ortaya koyduğu “Dokuz Işık” doktrini, milliyetçiliği sistemli bir dünya görüşüne dönüştürmüş; ahlakçılıktan ilimciliğe, toplumculuktan teknik gelişmeye kadar uzanan geniş bir çerçevede Türk milletinin kalkınmasını hedeflemiştir. Bu yönüyle o, sadece bir lider değil; geleceği tasarlayan bir düşünce adamıdır.</p>
<p>Onun en büyük eserlerinden biri ise hiç şüphesiz gençliktir.</p>
<p>“Evlatlarım” diye hitap ettiği Türk gençliğini; milli ve manevi değerlerle donanmış, ilim ve irfan sahibi bireyler olarak yetiştirmeyi bir dava haline getirmiştir. Onun anlayışında gençlik, yalnızca geleceğin teminatı değil; aynı zamanda bugünün sorumluluğunu taşıyan bir iradedir. Aşıladığı Türk-İslam ülküsü ise, milliyetçiliği yüksek bir ahlak ve fazilet anlayışıyla bütünleştiren bir yaşam biçimi sunmuştur.</p>
<p>Başbuğ’un vizyonu Türkiye sınırlarını aşan bir derinliğe de sahiptir.</p>
<p>“Esir Türkler” davasını gündeme taşıyarak Türk dünyasının birliği ve bağımsızlığı için verdiği mücadele, onun ne kadar geniş bir ufka sahip olduğunu göstermektedir. Bugün Türk dünyasında atılan her birlik adımında, onun yıllar önce kurduğu hayalin izleri görülmektedir.</p>
<p>Başbuğ’u anlamak; onu sadece anmakla mümkün değildir.</p>
<p>Onu anlamak; onun gibi düşünmek, onun gibi inanmak ve onun gibi sorumluluk almaktır. Bu emaneti taşımak; sözle değil tavırla, söylemle değil duruşla mümkündür. Çünkü bu dava, yalnızca hatıralarla yaşatılacak bir geçmiş değil; geleceği inşa edecek bir iradedir.</p>
<p>Nitekim bu bağlılık, gönüllerden kopan şu dizelerde yankı bulur:</p>
<p><em>Türk eşine, Türk eşine</em><br />
<em>Kıyar mı hiç Türk eşine</em><br />
<em>Bütün dünya kurban olsun</em><br />
<em>Türk&#8217;ün Başbuğ Türkeş&#8217;ine</em><br />
<em>Ülküdaşlar dua etsin</em><br />
<em>Türk&#8217;ün Başbuğ Türkeş&#8217;ine.</em></p>
<p>Bu dizeler bir övgü değil; bir inancın, bir sadakatin ve bir davaya adanmışlığın ifadesidir.</p>
<p>Bugün, Başbuğ’un aziz hatırası önünde saygıyla eğilirken aslında kendimize şu soruyu sormalıyız:<br />
Onun emanetine ne kadar sahip çıkıyoruz?</p>
<p>Cevap; sözlerimizde değil, hayatımızın her anında saklıdır.</p>
<p>Çünkü bu dava yarım bırakılacak bir hikâye değildir.<br />
Ve bu yürüyüş, sadece geçmişin hatırasına değil; geleceğin inşasına adanmıştır.</p>
<p>Ruhu şad, mekânı cennet olsun.<br />
Davası davamız, yolu yolumuzdur.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/basbug-alparslan-turkes-bir-omurden-ote-bir-davanin-adi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Devlet Bahçeli: Terörsüz Türkiye Milli Birlik Projesidir</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/devlet-bahceli-terorsuz-turkiye-milli-birlik-projesidir/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/devlet-bahceli-terorsuz-turkiye-milli-birlik-projesidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 19:28:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[21. yüzyıl çatışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[ABD İsrail politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Bahçeli açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Bahçeli grup toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[Bahçeli İran mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[Bahçeli konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[Bahçeli son dakika]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesel istikrar]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[Gazze Saldırıları]]></category>
		<category><![CDATA[güncel siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[İran saldırıları]]></category>
		<category><![CDATA[İran Türkiye ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail Gazze]]></category>
		<category><![CDATA[küresel savaşlar]]></category>
		<category><![CDATA[MHP haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Lideri Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[milli birlik ve kardeşlik]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Dayanışma Komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu gerilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu analizi]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi haberler Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Terörsüz Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal mutabakat]]></category>
		<category><![CDATA[Türk dünyası mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk milleti mazlum]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye diplomasi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye dış politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye gündemi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye güvenlik politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye iç güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası politika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=84855</guid>

					<description><![CDATA[MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada hem dış politikadaki gelişmelere hem de “Terörsüz Türkiye” hedeflerine değindi. ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilimle başlayan değerlendirmesinde, Türkiye’nin iç barışı ve güvenliğinin önemine dikkat çekti. Terörsüz Türkiye ve bölge hedefinden bahseden Devlet Bahçeli, TBMM&#8217;de kurulan komisyonun çalışmalarını tamamladığını söyledi. Yasal düzenlemelere de vurgu yapan &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">MHP Lideri Devlet Bahçeli</span></span>, partisinin TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada hem dış politikadaki gelişmelere hem de “<strong>Terörsüz Türkiye”</strong> hedeflerine değindi. ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilimle başlayan değerlendirmesinde, Türkiye’nin iç barışı ve güvenliğinin önemine dikkat çekti. Terörsüz Türkiye ve bölge hedefinden bahseden Devlet Bahçeli, TBMM&#8217;de kurulan komisyonun çalışmalarını tamamladığını söyledi. Yasal düzenlemelere de vurgu yapan Bahçeli, <em><strong>&#8220;Uygun iklim oluşmuştur&#8221;</strong> </em>dedi.</p>
<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. Sözlerine ABD-İsrail ve İran arasında süren çatışmalarla başlayan Bahçeli, akabinde sözü Terörsüz Türkiye&#8217;ye getirdi.  Bir kez daha Terörsüz Türkiye&#8217;nin önemine dikkati çeken Bahçeli, yasal düzenlemeleri de gündemine aldı. Terörsüz Türkiye milli birlik ve kardeşlik projesidir. Gerekli yasal düzenlemeler için uygun iklim oluşmuştur.</p>
<p><strong>TERÖRSÜZ TÜRKİYE&#8217;YE DAİR</strong></p>
<p>Kimse yanlış hesap yapmasın, tahriklere meyil etmesin, terörsüz Türkiye&#8217;yi sabote etmeye kalkmasın. Kardeşlik yeşerirken bölücü emellere heves edilmesin.&#8221; diyen Bahçeli, açıklamasında şöyle dedi:</p>
<p>&#8220;Değerli milletvekilleri, milli birlik ve beraberliğin tesisi ortak değerler ve geçmiş üzerinde inşa edilen bir millet anlayışıyla ve müşterek bir gelecek yürüyüşüyle mümkün olabilecektir. Aramızdaki sevgi ve muhabbeti diri tutarak, kardeşlik bağlarımızı güçlendirerek ortak gelecek hedefiyle vatanımız üzerinde ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde bir ve beraber olduğumuz müddetçe aşamayacağımız hiçbir engel, üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir zorluk yoktur. Birlik ve beraberliğimiz vatan sevgisinde tezahür etmekte, bağımsızlığımızın sembolü ay yıldızlı al bayrağımız dalgalandığı her yerde vücut bulmaktadır. &#8216;Korkma&#8217; diye başlayan İstiklal Marşımız ise zulme ve zalime geçit vermemektedir.</p>
<p><strong>&#8220;TOPLUMSAL MUTABAKAT ZEMİNİ ORTAYA ÇIKMIŞTIR&#8221;</strong></p>
<p>Terörsüz Türkiye süreci, Türkiye’de huzur ve barış ortamını kalıcı kılarken aynı zamanda bölgesel istikrara da katkı sağlamayı hedeflemektedir.Terörsüz Türkiye, milli birlik ve kardeşlik projesidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan ve önemli bir görev ifade eden Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarını tamamlamış, ortak komisyon raporu kabul edilmiş ve bir toplumsal mutabakat zemini ortaya çıkmıştır.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;İÇERİSİNE GİRDİĞİMİZ BU YÜZYIL SAVAŞLARLA İLERLİYOR&#8221;</strong></p>
<p>Bir yanda tarifsiz zenginlik ve doyumsuzluğun yarattığı sapkınlık, diğer yanda açlıktan ölen çocuklar ve sefaletin gölgesinde var olma mücadelesi veren masumlar bulunmaktadır.</p>
<p>Her ne kadar 21. yüzyılın demokrasinin yaygınlaşması, hukukun üstünlüğünün hakim kılınması, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması ve insanlığın ortak refahı ile mutluluğu açısından fırsatlar sunması beklense de ikinci çeyreğine girdiğimiz bu yüzyıl, uluslararası terörizm, göç, etnik çatışmalar, iç karışıklıklar, savaşlar, uluslararası hukuka aykırı çifte standartlar, açlık ve yoksulluk, zengin ülkeler ile fakir ülkeler arasında büyüyen uçurum ve çevresel felaketler gibi sorunlarla ilerlemektedir.</p>
<p><strong>&#8220;AKTÖRLER DEĞİŞİYOR, AMAÇLAR DEĞİŞMİYOR&#8221;</strong></p>
<p>Emperyalist güçler, insani duyarlılıkları ve uluslararası kuralları yok sayarak ya da ortadan kaldırarak kendi imtiyaz ağlarını genişletme çabası içindedir.</p>
<p>Teknolojik ve ekonomik hakimiyetin sağladığı üstünlükle hedef alınan ülkelerde etnik ve dini unsurlar, istikrarsızlaştırmanın en önemli araçları ya da iş birliği aktörleri olarak kullanılmaktadır. Maalesef bu gelişmeler, Müslüman coğrafyaların adeta kaderi haline gelmiştir.</p>
<p>Bölgemizde yaratılan nobranlığın, barbarlığın ve emperyalist heves ile emellerin önemli sebeplerinden biri de bundan yüz yıl önce kurgulanan, haritaların emperyalist masalarda çizildiği ve mazlum halkların sömürgeci canilere meze yapılmak istendiği Sykes-Picot düzeninin revize edilerek yeniden bölgemizde ve dünyada hakim kılınması arzusudur.</p>
<p>Aktörler ve araçlar değişse de taraflar ve emeller hiç değişmemektedir. Bir tarafta bugünün sömürgecileri ve emperyalistler, diğer tarafta mazlumlar ve mahzunlar bulunmaktadır.</p>
<p>Yeniden kurgulanan Sykes-Picot düzeninde ideolojik saplantıların ve teolojik sapkınlıkların iktidar olduğu İsrail&#8217;in İslam topraklarını işgal ve sömürme planı vardır.</p>
<p>Etnik, dini ve mezhepsel olarak binbir parçaya bölünmüş, istikrarsız, güvensiz, marjinalize edilmiş ve terörize edilmiş gruplarla çatışma ve kaosun egemen olduğu bir bölge hedeflenmektedir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) bir Hadis-i Şeriflerinde &#8220;Öyle insanlar vardır ki adeta hayrın anahtarları, şerrin kilitleri gibidir&#8221; buyurmuşlardır.</p>
<p>Öyleleri de vardır ki şerrin anahtarları, hayrın kilitleri gibidir. Bugün yaşadığımız Siyonist barbarlık, ABD ve İsrail ortak yapımı hukuksuzluğun, zulmün ve kötülüğün adeta şerrin anahtarıdır.</p>
<p>İsrail, Gazze başta olmak üzere İran ve Lübnan üzerinde izlediği saldırgan politikalarla bölgeyi adeta cehenneme çevirmiş ve huzur umudunun sönmesine neden olmuştur.</p>
<p>Açıkça görülmektedir ki İsrail, hem bölgenin hem de dünyanın huzur ve istikrarı için ciddi bir tehlike ve tehdittir. ABD&#8217;nin Orta Doğu politikasının İsrail tarafından esir alındığı algısı Batı ve Amerika halkında büyük tepkiye ve öfkeye neden olmaktadır.</p>
<p>İsrail&#8217;in katliam politikaları, Yahudilerin dünya genelinde nasıl algılanacağına dair oldukça kötü ve köklü bir değişimin zeminini hazırlamıştır.</p>
<p><strong>&#8220;DEĞİŞMESİ GEREKEN REJİM İSRAİL&#8217;DEDİR&#8221;</strong></p>
<p>Daha önce de ifade edildiği gibi dünya Yahudilerinin İsrail&#8217;in bu halinin sürdürülemez olduğunu ve Yahudiliğe zarar verdiğini görmesi ve bunu insanlığa ilan etmesi gerekmektedir. Bize göre İsrail antisemitizmi üreten yeni bir araç haline gelmiştir ve bu sapkınlıktan arındırılması dünya Yahudiliği için de oldukça önemli ve kaçınılmazdır.</p>
<p>Artık İsrail&#8217;in Netanyahu&#8217;ya mahkum ve mecbur olmadığının, Netanyahu&#8217;nun politika ve yaklaşımlarının Yahudiliği temsil etmediğinin yüksek sesle haykırılması zamanı gelmiştir. Orta Doğu&#8217;da bir rejim değişecekse bu İsrail olmalıdır.</p>
<p>Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump&#8217;ın kendi ülkesi dahil birçok ülkedeki savaş karşıtı protestoları dikkate alarak Netanyahu&#8217;yu ve İsrail&#8217;i sınırlandırması zorunluluk halini almıştır. &#8220;Savaşları bitireceğim&#8221; diyerek iktidara gelen Trump, bu savaşla kapanmayacak bir yara ve tamiri zor bir yıkım meydana getirmiştir.</p>
<p><strong>&#8220;SAHTE ZAFER İLANIYLA SAVAŞI BİTİRMEYE ÇALIŞIYORLAR&#8221;</strong></p>
<p>Trump, 340 milyonluk Amerika Birleşik Devletleri&#8217;ni 10 milyonluk İsrail&#8217;in kan emici Başbakanı Netanyahu&#8217;nun kuyruğuna takmış ve tüm bölgeyi felakete sürüklemiştir. Şimdi de savaşı sahte bir zafer ilanıyla bitirmenin arayışı içindedir.</p>
<p>Böyle bir Amerika&#8217;nın büyük Amerika olamayacağı açıktır. Böyle bir Amerika&#8217;nın dünya barışı, düzeni, istikrarı ve refahı vadetmediği ortadadır. Ortaya çıkan bu çarpık düzenin sahiplerinin yaşattıklarını bir gün mutlaka kendilerinin de yaşayacakları beklenen bir durumdur.</p>
<p><strong>&#8220;ZAMAN İRAN HALKININ YANINDA DURMA ZAMANIDIR&#8221;</strong></p>
<p>Tüm bu cüretkar ve hesapsız saldırılar sürerken Türkiye olarak ayağımızı sağlam Anadolu&#8217;ya bastığımızı, gözümüzün ve kulağımızın ise Tebriz&#8217;de, Urumiye&#8217;de, Hemedan&#8217;da, Kerkük&#8217;te, Musul&#8217;da ve Erbil&#8217;de olduğunu dost, düşman bilmelidir.</p>
<p>Bizim için sadece bir komşu değil, din ve dil kardeşlerimizin ülkesidir. Tuğrul Bey&#8217;in Selçuklusu, Uzun Hasan&#8217;ın Akkoyunlusu, Nadir Şah&#8217;ın Afşarlısı, Şah İsmail&#8217;in Safevisi, İran bizim için Halaç&#8217;tır, Türkmen&#8217;dir, Kaşkay&#8217;dır.</p>
<p>Türk&#8217;üyle, Fars&#8217;ıyla, Kürt&#8217;üyle ve Arap&#8217;ıyla kardeştir. Zaman, geçmişte yapılan yanlışlıkları, komşuluk ve kardeşlik hukukuna uymayan davranışları ve kendi içindeki hak mahrumiyetlerini bir kenara bırakıp bu ahlaksız saldırı karşısında haktan ve hukuktan yana olmak ve Siyonist zalimliğe karşı İran halkının yanında durma zamanıdır.</p>
<p><strong>&#8220;TÜRK MİLLETİ HER ZAMAN ZALİME KARŞI MAZLUMUN YANINDA OLMUŞTUR&#8221;</strong></p>
<p>Çocukları öldüren, Gazze&#8217;yi on binlerce bombayla ve füzeyle yok eden, Kudüs&#8217;te mukaddeslere el süren, Lübnan&#8217;ı tarumar eden ve İslam ülkelerini birbirine düşüren bu şer ve fesat ittifakının karşısında durmak için insan olmak yeterlidir. Kaldı ki Türk milleti her zaman zalime karşı mazlumun yanında olmuştur. Savaşın uzamaması ve bir an önce ateşkesin sağlanması şüphesiz ki dünyanın geleceği için acil bir ihtiyaçtır.</p>
<p>Ancak üzülerek ifade etmek gerekir ki savaşın yaygınlaşması petrol, doğalgaz ve bunların türev ürünleriyle gıda fiyatlarında artışa, Körfez&#8217;deki Arap coğrafyasından göçe, Lübnan&#8217;da geri döndürülemez bir yıkıma ve mahvolmaya, Kızıldeniz&#8217;de çatışmaya ve Babülmendep Boğazı&#8217;nın kapanmasına, Irak&#8217;ın yeni bir belirsizlik ve çatışma sürecine girmesine, İsrail&#8217;in tüm dünyadaki Yahudilerin hayatını riske atmasına ve Yahudi karşıtlığının yükselmesine ve radikalizmin köklerinin güçlenmesine sebep olacaktır.</p>
<p>Bunun için diyorum ki dünya haksız ve hukuksuz saldırganlığın bedelinin ödenmediği bir yer olarak kalmamalıdır. Bebek, çocuk, kadın ve yaşlı demeden yapılan katliamların cezasız kaldığı bir dünya olmamalıdır.</p>
<p>Dünya, rafinerilerin, gaz yataklarının, petrol üretim sahalarının ve elektrik santrallerinin vurulup çevre felaketlerine yol açanların serbestçe dolaşabildiği bir yere dönüşmemelidir. İnsan hak ve hürriyetlerine, emeğe, alın terine, gözyaşına, adalet ve eşitlik arayışına sırt çevirenlerin insafına asla terk edilmemelidir.</p>
<p><strong>&#8220;DÜNYA, TÜRKİYE&#8217;NİN ÇABALARINA SES VERMELİ&#8221;</strong></p>
<p>Dünya, Türkiye&#8217;nin samimiyetle yürüttüğü diplomatik çabalara ses vermeli ve savaşa karşı ortak bir tavır geliştirme basiretini göstermelidir. Dünyanın mazlum ülkeleri ve yardım eli bekleyen insanlık umut aramaktadır. Bu nedenle Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı olarak milletimizin huzur ve refahını, sağlam ve egemenlik haklarımızı koruma sorumluluğumuzla birlikte İslam toplumlarına, Türk dünyasına ve bütün insanlığa adalet, ahlak ve akıl üçgeninde şekillenecek, ihmal edemeyeceğimiz sorumluluklarımız vardır.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/devlet-bahceli-terorsuz-turkiye-milli-birlik-projesidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABD İle İsrail Ne Umdular, Ne Buldular! Asimetrik Savaşta Çöken Strateji!..</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/abd-ile-israil-ne-umdular-ne-buldular-asimetrik-savasta-coken-strateji/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/abd-ile-israil-ne-umdular-ne-buldular-asimetrik-savasta-coken-strateji/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 08:13:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[AB ABD ayrışması]]></category>
		<category><![CDATA[ABD ekonomisi savaş etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[ABD halk tepkisi]]></category>
		<category><![CDATA[ABD İsrail strateji hatası]]></category>
		<category><![CDATA[asimetrik savaş analizi]]></category>
		<category><![CDATA[Batı bloğu çatlakları]]></category>
		<category><![CDATA[enerji krizi petrol fiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[füze stokları tartışması]]></category>
		<category><![CDATA[İran ABD gerilimi]]></category>
		<category><![CDATA[İran rejimi ayakta]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail iç protestolar]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail–İran çatışması]]></category>
		<category><![CDATA[küresel ekonomik kriz]]></category>
		<category><![CDATA[küresel güç dengeleri]]></category>
		<category><![CDATA[NATO destek krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu jeopolitik risk]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[petrol fiyat artışı]]></category>
		<category><![CDATA[savaşın ekonomik sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası siyaset analiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=84844</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Ortadoğu&#8217;nun tozlu sahnesinde, ABD ve İsrail&#8217;in İran&#8217;a karşı yürüttüğü asimetrik savaş, beklenen zafer yerine derin bir hezimetle sonuçlandı. Batı&#8217;nın kibirli hesapları, bölgenin karmaşık dinamikleri karşısında paramparça oldu. Ne umdular, ne buldular? Bu sorunun cevabı, sadece bir stratejik başarısızlık hikayesi değil, aynı zamanda küresel güç dengelerinin nasıl altüst olduğunun da acı bir göstergesidir. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="my-[1px]">
<div class="py-[3px] whitespace-pre-wrap u-break-words"><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></div>
</div>
<div class="my-[1px]">
<div>
<hr />
<p data-start="471" data-end="497">Ortadoğu&#8217;nun tozlu sahnesinde, ABD ve İsrail&#8217;in İran&#8217;a karşı yürüttüğü asimetrik savaş, beklenen zafer yerine derin bir hezimetle sonuçlandı. Batı&#8217;nın kibirli hesapları, bölgenin karmaşık dinamikleri karşısında paramparça oldu. Ne umdular, ne buldular? Bu sorunun cevabı, sadece bir stratejik başarısızlık hikayesi değil, aynı zamanda küresel güç dengelerinin nasıl altüst olduğunun da acı bir göstergesidir.</p>
</div>
</div>
<div class="my-[1px]">
<div class="py-[3px] whitespace-pre-wrap u-break-words"><strong>NE UMDULAR?</strong></div>
</div>
<div class="my-[1px]">
<div class="py-[3px] whitespace-pre-wrap u-break-words">Washington ve Tel Aviv koridorlarında yankılanan beklentiler, bir hayalperestin rüyalarından farksızdı. İran rejiminin hızla yıkılacağı, halkın ayaklanacağı, vekillerin yok edileceği ve nükleer programın teslim alınacağı düşünülüyordu. Füze üretiminin sınırlanması, hatta tamamen durdurulması, Batı&#8217;nın en büyük arzularından biriydi. Hızlı bir teslimiyetle, bölgedeki hegemonyalarını pekiştireceklerine inanıyorlardı. Ancak bu beklentiler, gerçeklik duvarına çarptığında, geriye sadece enkaz kaldı.</div>
</div>
<div class="my-[1px]">
<div class="py-[3px] whitespace-pre-wrap u-break-words"><strong>NE BULDULAR?</strong></div>
</div>
<div class="my-[1px]">
<div class="py-[3px] whitespace-pre-wrap u-break-words">Beklentilerin aksine, İran rejimi ayakta kalmayı başardı. Hatta bu asimetrik savaş, rejimin iç konsolidasyonunu daha da güçlendirdi. Ancak asıl şok edici olan, ABD ve İsrail&#8217;de halkın ayakta olmasıydı. Kendi hükümetlerinin yanlış politikalarına karşı yükselen sesler, bu savaşın sadece dışarıda değil, içeride de bir bedeli olduğunu gösterdi.</div>
</div>
<div class="my-[1px]">
<div class="py-[3px] whitespace-pre-wrap u-break-words">Ekonomik cephede ise tablo tam bir felaketti. Mobilin galonu 8 dolara fırladı, küresel ekonomiler sarsıldı. ABD ve İsrail&#8217;in ekonomileri, bu maceraperest politikaların altında ezildi. Füze stokları eridi, milyarlarca dolar havaya savruldu. ABD&#8217;ye güvenen ülkeler, kendilerini küresel bir çıkmazın içinde buldu. Ekonomik istikrarsızlık, Batı&#8217;nın müttefiklerini de derinden etkiledi.</div>
</div>
<div class="my-[1px]">
<div class="py-[3px] whitespace-pre-wrap u-break-words">En çarpıcı olanı ise, ABD&#8217;nin NATO ve AB ülkelerinde beklediği desteği bulamamasıydı. Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb gibi liderler, bu savaşın <strong><em>&#8220;bir NATO meselesi olmadığını&#8221;</em> </strong>açıkça belirterek araya mesafe koydular. Bu, Batı blokunun içindeki çatlakları gözler önüne serdi. Agresif ve yanlış savaş stratejileri, ABD&#8217;yi uluslararası arenada yalnızlığa itti. Bir zamanlar &#8220;yenilmez&#8221; sanılan bu güçler, şimdi kendi yarattıkları trajedinin içinde boğuluyorlar.</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/abd-ile-israil-ne-umdular-ne-buldular-asimetrik-savasta-coken-strateji/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İran-ABD Geriliminde 4’lü Toplantı: Ateşkes Umudu Gündemde</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/iran-abd-geriliminde-4lu-toplanti-ateskes-umudu-gundemde/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/iran-abd-geriliminde-4lu-toplanti-ateskes-umudu-gundemde/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Mar 2026 21:04:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Pakistan İran toplantısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=84820</guid>

					<description><![CDATA[Pakistan’ın ev sahipliğinde düzenlenen kritik diplomatik toplantı, Orta Doğu’daki savaşın gölgesinde barış arayışlarını gündeme taşıdı. Toplantıya Hakan Fidan başta olmak üzere bölge ülkelerinin dışişleri bakanları katıldı. 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik geniş çaplı hava operasyonlarıyla başlayan çatışmalar bir ayı geride bırakırken, bölgede tansiyon yüksek seyretmeye devam ediyor. Bu süreçte karşılıklı saldırılar sürerken, Hürmüz &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="37" data-end="315"><span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Pakistan</span></span>’ın ev sahipliğinde düzenlenen kritik diplomatik toplantı, Orta Doğu’daki savaşın gölgesinde barış arayışlarını gündeme taşıdı. Toplantıya <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Hakan Fidan</span></span> başta olmak üzere bölge ülkelerinin dışişleri bakanları katıldı.</p>
<p data-start="317" data-end="757">28 Şubat’ta <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">ABD</span></span> ve <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">İsrail</span></span>’in <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">İran</span></span>’a yönelik geniş çaplı hava operasyonlarıyla başlayan çatışmalar bir ayı geride bırakırken, bölgede tansiyon yüksek seyretmeye devam ediyor. Bu süreçte karşılıklı saldırılar sürerken, <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Hürmüz Boğazı</span></span>’nda gemi trafiğinin aksaması ve petrol fiyatlarındaki yükseliş küresel etkiler yarattı.</p>
<h5 data-section-id="15e6w2" data-start="759" data-end="801"><strong>4’lü Dışişleri Bakanları Toplantısı</strong></h5>
<p data-start="803" data-end="1117">Diplomatik çözüm arayışları kapsamında düzenlenen toplantıya Türkiye’nin yanı sıra <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Suudi Arabistan</span></span> ve <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Mısır</span></span> da katıldı. İki gün sürecek görüşmelerde, bölgesel gerilimin düşürülmesi, ateşkes ihtimali ve taraflar arasında doğrudan diyalog kurulması ele alınıyor.</p>
<p data-start="1119" data-end="1283">Toplantıya ayrıca Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Faysal bin Ferhan</span></span> ve Mısır Dışişleri Bakanı <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Badr Abdelatty</span></span> da katıldı.</p>
<h5 data-section-id="yghc37" data-start="1285" data-end="1317"><strong>15 Maddelik Barış Teklifi</strong></h5>
<p data-start="1319" data-end="1666">Bölgedeki çatışmaların daha geniş bir alana yayılmasını önlemek amacıyla <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Pakistan</span></span>, arabuluculuk rolünü güçlendirdi. Bu kapsamda ABD’nin İran’a ilettiği; nükleer programın sınırlandırılması, füze kapasitesinin kısıtlanması ve bölgedeki vekil unsurlara desteğin kesilmesini içeren 15 maddelik teklif Tahran’a iletildi.</p>
<p data-start="1668" data-end="1877"><span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Şahbaz Şerif</span></span>’in, <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Mesud Pezeşkiyan</span></span> ile yaptığı görüşmede de diplomatik çabalar ele alınırken, İran’ın arabuluculuk girişimlerine olumlu yaklaştığı ifade edildi.</p>
<h5 data-section-id="wpkd7n" data-start="1879" data-end="1924"><strong>Hürmüz Boğazı İçin Konsorsiyum İhtimali</strong></h5>
<p data-start="1926" data-end="2243">Diplomatik kaynaklara göre, Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan’ın <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Hürmüz Boğazı</span></span> üzerinden enerji akışını güvence altına almak amacıyla bir konsorsiyum kurabileceği de gündemde. Bu girişimin, gemi trafiğinin güvenliğini sağlayarak gerilimi azaltabilecek bir adım olabileceği değerlendiriliyor.</p>
<h5 data-section-id="1y0bcd7" data-start="2245" data-end="2289"><strong>Türkiye’nin Aktif Diplomasi Trafiği</strong></h5>
<p data-start="2291" data-end="2560"><span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Recep Tayyip Erdoğan</span></span> liderliğinde Türkiye, savaşın başından bu yana ateşkes ve diplomasi çağrılarını sürdürüyor. Erdoğan, çatışmaların büyümeden durdurulması gerektiğini vurgularken, Türkiye’nin barış sürecine katkı sunmaya hazır olduğunu ifade etti.</p>
<p data-start="2562" data-end="2874">Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın; ABD, <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Katar</span></span>, <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Birleşik Arap Emirlikleri</span></span>, <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Kuveyt</span></span> ve <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Avrupa Komisyonu</span></span> Başkanı <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Ursula von der Leyen</span></span> ile yaptığı görüşmelerde de diplomasi ve müzakere vurgusu öne çıktı.</p>
<p data-start="2876" data-end="3024">Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Türkiye’nin tüm taraflarla temas halinde olduğunu belirterek, bölgesel istikrarın korunmasının önemine dikkat çekti.</p>
<h5 data-section-id="h832hv" data-start="3026" data-end="3056"><strong> Barış İçin Kritik Süreç</strong></h5>
<p data-start="3058" data-end="3298">Savaşın 30. gününe girilirken sahada çatışmalar sürse de diplomatik kanalların açık kalması umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Türkiye’nin daha önce farklı krizlerde üstlendiği arabuluculuk rolü, bu süreçte de dikkat çekiyor.</p>
<p data-start="3300" data-end="3542">Uzmanlara göre, Pakistan öncülüğünde yürütülen bu çok taraflı görüşmeler, ateşkesin sağlanması açısından kritik bir fırsat olabilir. Artan insani ve ekonomik maliyetler, tarafları diplomasiye yönelten en önemli etkenler arasında gösteriliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/iran-abd-geriliminde-4lu-toplanti-ateskes-umudu-gundemde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kürsüden Kusan Çöp ve Süpürgeyle Temizlenen Onur</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/kursuden-kusan-cop-ve-supurgeyle-temizlenen-onur/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/kursuden-kusan-cop-ve-supurgeyle-temizlenen-onur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 05:32:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[bu ülkenin vicdanı]]></category>
		<category><![CDATA[bu utanç verici tabloya ne zaman dur diyeceğiz?]]></category>
		<category><![CDATA[Kürsüden dökülen her kelime zehirli bir atığa dönüşürken]]></category>
		<category><![CDATA[milletin beli bükülmüş omuzlarında ağır bir yük. Peki]]></category>
		<category><![CDATA[siyasetin kustuğu çöpü sessizce temizlemeye devam ediyor. Vaatlerin illüzyonunda kaybolan liyakat ve adalet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=84778</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Bir karikatür düşündüm bugün. Hani şu, kürsüde takım elbiseli, ağzından laf yerine çöp kusan siyasetçi figürü var ya… Şişeler, tenekeler, kağıt parçaları… Ne kadar da tanıdık bir manzara! O çöp yığınının hemen altında, beli bükülmüş, elinde süpürgesiyle o kirliliği temizlemeye çalışan yaşlı bir kadın… İşte o kadın, bu ülkenin ta kendisi. O &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h5>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element">
<hr />
<p><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Bir karikatür düşündüm bugün. Hani şu, kürsüde takım elbiseli, ağzından laf yerine çöp kusan siyasetçi figürü var ya… Şişeler, tenekeler, kağıt parçaları… Ne kadar da tanıdık bir manzara! O çöp yığınının hemen altında, beli bükülmüş, elinde süpürgesiyle o kirliliği temizlemeye çalışan yaşlı bir kadın… İşte o kadın, bu ülkenin ta kendisi. O çöp ise, siyasetin bize her gün kustuğu vaatler, yalanlar, manipülasyonlar ve koca bir hiçlik.</span></span></p>
</div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-82573 alignleft" src="http://www.ekonethaber.net/wp-content/uploads/2026/03/tango.png" alt="" width="689" height="825" />Siyasetçi dediğin, bu toplumun vicdanı, sesi, tercümanı olmalıydı, değil mi? Dar gelirlinin sofrasındaki eksik lokmayı, emeklinin ay sonunu getirme derdini, gencin işsizlik kaygısını kendi derdi bilmeliydi. Milletvekili maaşlarının astronomik rakamlarını değil, asgari ücretle geçinmeye çalışan milyonların çilesini düşünmeliydi. Hayatları kolaylaştırmalı, umut aşılamalıydı. Peki, ne oldu?</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Geldiğimiz noktada, o kürsülerden dökülen her kelime, birer zehirli atığa dönüştü. Siyasetçi, artık toplumu değil, önce kendi partisini, kendi çıkarını, kendi koltuğunu düşünüyor. &#8220;Önce ben, sonra partim, sonra belki halk&#8221; denklemi, siyasetin ruhunu kirletti. O pırıl pırıl olması gereken meydanlar, vaatlerin ve yalanların çöplüğüne döndü. Ve o yaşlı kadın, yani bu millet, o çöpleri her gün sessizce temizlemek zorunda kalıyor. Siyasetin yarattığı bu kirlilik, sadece fiziksel değil, aynı zamanda ahlaki ve toplumsal bir kirlilik. Güvenin, adaletin, liyakatin çöpe atıldığı bir düzen bu.</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]" data-slate-fragment="JTVCJTdCJTIydHlwZSUyMiUzQSUyMnAlMjIlMkMlMjJjaGlsZHJlbiUyMiUzQSU1QiU3QiUyMnRleHQlMjIlM0ElMjJCaXIlMjBrYXJpa2F0JUMzJUJDciUyMGQlQzMlQkMlQzUlOUYlQzMlQkNuZCVDMyVCQ20lMjBidWclQzMlQkNuLiUyMEhhbmklMjAlQzUlOUZ1JTJDJTIwayVDMyVCQ3JzJUMzJUJDZGUlMjB0YWslQzQlQjFtJTIwZWxiaXNlbGklMkMlMjBhJUM0JTlGeiVDNCVCMW5kYW4lMjBsYWYlMjB5ZXJpbmUlMjAlQzMlQTclQzMlQjZwJTIwa3VzYW4lMjBzaXlhc2V0JUMzJUE3aSUyMGZpZyVDMyVCQ3IlQzMlQkMlMjB2YXIlMjB5YSVFMiU4MCVBNiUyMCVDNSU5RWklQzUlOUZlbGVyJTJDJTIwdGVuZWtlbGVyJTJDJTIwa2ElQzQlOUYlQzQlQjF0JTIwcGFyJUMzJUE3YWxhciVDNCVCMSVFMiU4MCVBNiUyME5lJTIwa2FkYXIlMjBkYSUyMHRhbiVDNCVCMWQlQzQlQjFrJTIwYmlyJTIwbWFuemFyYSElMjBPJTIwJUMzJUE3JUMzJUI2cCUyMHklQzQlQjElQzQlOUYlQzQlQjFuJUM0JUIxbiVDNCVCMW4lMjBoZW1lbiUyMGFsdCVDNCVCMW5kYSUyQyUyMGJlbGklMjBiJUMzJUJDayVDMyVCQ2xtJUMzJUJDJUM1JTlGJTJDJTIwZWxpbmRlJTIwcyVDMyVCQ3AlQzMlQkNyZ2VzaXlsZSUyMG8lMjBraXJsaWxpJUM0JTlGaSUyMHRlbWl6bGVtZXllJTIwJUMzJUE3YWwlQzQlQjElQzUlOUZhbiUyMHlhJUM1JTlGbCVDNCVCMSUyMGJpciUyMGthZCVDNCVCMW4lRTIlODAlQTYlMjAlQzQlQjAlQzUlOUZ0ZSUyMG8lMjBrYWQlQzQlQjFuJTJDJTIwYnUlMjAlQzMlQkNsa2VuaW4lMjB0YSUyMGtlbmRpc2kuJTIwTyUyMCVDMyVBNyVDMyVCNnAlMjBpc2UlMkMlMjBzaXlhc2V0aW4lMjBiaXplJTIwaGVyJTIwZyVDMyVCQ24lMjBrdXN0dSVDNCU5RnUlMjB2YWF0bGVyJTJDJTIweWFsYW5sYXIlMkMlMjBtYW5pcCVDMyVCQ2xhc3lvbmxhciUyMHZlJTIwa29jYSUyMGJpciUyMGhpJUMzJUE3bGlrLiUyMiU3RCU1RCU3RCUyQyU3QiUyMnR5cGUlMjIlM0ElMjJwJTIyJTJDJTIyY2hpbGRyZW4lMjIlM0ElNUIlN0IlMjJ0ZXh0JTIyJTNBJTIyU2l5YXNldCVDMyVBN2klMjBkZWRpJUM0JTlGaW4lMkMlMjBidSUyMHRvcGx1bXVuJTIwdmljZGFuJUM0JUIxJTJDJTIwc2VzaSUyQyUyMHRlcmMlQzMlQkNtYW4lQzQlQjElMjBvbG1hbCVDNCVCMXlkJUM0JUIxJTJDJTIwZGUlQzQlOUZpbCUyMG1pJTNGJTIwRGFyJTIwZ2VsaXJsaW5pbiUyMHNvZnJhcyVDNCVCMW5kYWtpJTIwZWtzaWslMjBsb2ttYXklQzQlQjElMkMlMjBlbWVrbGluaW4lMjBheSUyMHNvbnVudSUyMGdldGlybWUlMjBkZXJkaW5pJTJDJTIwZ2VuY2luJTIwaSVDNSU5RnNpemxpayUyMGtheWclQzQlQjFzJUM0JUIxbiVDNCVCMSUyMGtlbmRpJTIwZGVyZGklMjBiaWxtZWxpeWRpLiUyME1pbGxldHZla2lsaSUyMG1hYSVDNSU5RmxhciVDNCVCMW4lQzQlQjFuJTIwYXN0cm9ub21payUyMHJha2FtbGFyJUM0JUIxbiVDNCVCMSUyMGRlJUM0JTlGaWwlMkMlMjBhc2dhcmklMjAlQzMlQkNjcmV0bGUlMjBnZSVDMyVBN2lubWV5ZSUyMCVDMyVBN2FsJUM0JUIxJUM1JTlGYW4lMjBtaWx5b25sYXIlQzQlQjFuJTIwJUMzJUE3aWxlc2luaSUyMGQlQzMlQkMlQzUlOUYlQzMlQkNubWVsaXlkaS4lMjBIYXlhdGxhciVDNCVCMSUyMGtvbGF5bGElQzUlOUZ0JUM0JUIxcm1hbCVDNCVCMSUyQyUyMHVtdXQlMjBhJUM1JTlGJUM0JUIxbGFtYWwlQzQlQjF5ZCVDNCVCMS4lMjBQZWtpJTJDJTIwbmUlMjBvbGR1JTNGJTIyJTdEJTVEJTdEJTJDJTdCJTIydHlwZSUyMiUzQSUyMnAlMjIlMkMlMjJjaGlsZHJlbiUyMiUzQSU1QiU3QiUyMnRleHQlMjIlM0ElMjJHZWxkaSVDNCU5RmltaXolMjBub2t0YWRhJTJDJTIwbyUyMGslQzMlQkNycyVDMyVCQ2xlcmRlbiUyMGQlQzMlQjZrJUMzJUJDbGVuJTIwaGVyJTIwa2VsaW1lJTJDJTIwYmlyZXIlMjB6ZWhpcmxpJTIwYXQlQzQlQjElQzQlOUZhJTIwZCVDMyVCNm4lQzMlQkMlQzUlOUZ0JUMzJUJDLiUyMFNpeWFzZXQlQzMlQTdpJTJDJTIwYXJ0JUM0JUIxayUyMHRvcGx1bXUlMjBkZSVDNCU5RmlsJTJDJTIwJUMzJUI2bmNlJTIwa2VuZGklMjBwYXJ0aXNpbmklMkMlMjBrZW5kaSUyMCVDMyVBNyVDNCVCMWthciVDNCVCMW4lQzQlQjElMkMlMjBrZW5kaSUyMGtvbHR1JUM0JTlGdW51JTIwZCVDMyVCQyVDNSU5RiVDMyVCQ24lQzMlQkN5b3IuJTIwJTVDJTIyJUMzJTk2bmNlJTIwYmVuJTJDJTIwc29ucmElMjBwYXJ0aW0lMkMlMjBzb25yYSUyMGJlbGtpJTIwaGFsayU1QyUyMiUyMGRlbmtsZW1pJTJDJTIwc2l5YXNldGluJTIwcnVodW51JTIwa2lybGV0dGkuJTIwTyUyMHAlQzQlQjFyJUM0JUIxbCUyMHAlQzQlQjFyJUM0JUIxbCUyMG9sbWFzJUM0JUIxJTIwZ2VyZWtlbiUyMG1leWRhbmxhciUyQyUyMHZhYXRsZXJpbiUyMHZlJTIweWFsYW5sYXIlQzQlQjFuJTIwJUMzJUE3JUMzJUI2cGwlQzMlQkMlQzQlOUYlQzMlQkNuZSUyMGQlQzMlQjZuZCVDMyVCQy4lMjBWZSUyMG8lMjB5YSVDNSU5RmwlQzQlQjElMjBrYWQlQzQlQjFuJTJDJTIweWFuaSUyMGJ1JTIwbWlsbGV0JTJDJTIwbyUyMCVDMyVBNyVDMyVCNnBsZXJpJTIwaGVyJTIwZyVDMyVCQ24lMjBzZXNzaXpjZSUyMHRlbWl6bGVtZWslMjB6b3J1bmRhJTIwa2FsJUM0JUIxeW9yLiUyMFNpeWFzZXRpbiUyMHlhcmF0dCVDNCVCMSVDNCU5RiVDNCVCMSUyMGJ1JTIwa2lybGlsaWslMkMlMjBzYWRlY2UlMjBmaXppa3NlbCUyMGRlJUM0JTlGaWwlMkMlMjBheW4lQzQlQjElMjB6YW1hbmRhJTIwYWhsYWtpJTIwdmUlMjB0b3BsdW1zYWwlMjBiaXIlMjBraXJsaWxpay4lMjBHJUMzJUJDdmVuaW4lMkMlMjBhZGFsZXRpbiUyQyUyMGxpeWFrYXRpbiUyMCVDMyVBNyVDMyVCNnBlJTIwYXQlQzQlQjFsZCVDNCVCMSVDNCU5RiVDNCVCMSUyMGJpciUyMGQlQzMlQkN6ZW4lMjBidS4lMjIlN0QlNUQlN0QlMkMlN0IlMjJ0eXBlJTIyJTNBJTIycCUyMiUyQyUyMmNoaWxkcmVuJTIyJTNBJTVCJTdCJTIydGV4dCUyMiUzQSUyMk95c2ElMjBzaXlhc2V0JTJDJTIwaGl6bWV0JTIwc2FuYXQlQzQlQjF5ZCVDNCVCMS4lMjBIYWxrJUM0JUIxbiUyMGRlcnRsZXJpbmUlMjBkZXJtYW4lMjBvbG1hJTJDJTIwZ2VsZWNlJUM0JTlGZSUyMHVtdXRsYSUyMGJha21hcyVDNCVCMW4lQzQlQjElMjBzYSVDNCU5RmxhbWElMjBzYW5hdCVDNCVCMS4lMjBBbWElMjAlQzUlOUZpbWRpJTJDJTIwbyUyMGslQzMlQkNycyVDMyVCQ2xlcmRlbiUyMHklQzMlQkNrc2VsZW4lMjBoZXIlMjBzZXMlMkMlMjBrdWxha2xhciVDNCVCMW0lQzQlQjF6JUM0JUIxJTIwdCVDNCVCMXJtYWxheWFuJTIwYmlyJTIwZyVDMyVCQ3IlQzMlQkNsdCVDMyVCQ2RlbiUyQyUyMGclQzMlQjZ6bGVyaW1pemklMjBrYW1hJUM1JTlGdCVDNCVCMXJhbiUyMGJpciUyMGlsbCVDMyVCQ3p5b25kYW4lMjBpYmFyZXQuJTIwVmUlMjBiaXolMkMlMjBvJTIwaWxsJUMzJUJDenlvbnVuJTIwYXJkJUM0JUIxbmRha2klMjAlQzMlQTclQzMlQjZwJTIweSVDNCVCMSVDNCU5RiVDNCVCMW4lQzQlQjFuJUM0JUIxJTIwdGVtaXpsZW1la2xlJTIwbWUlQzUlOUZndWwlQzMlQkN6LiUyME5lJTIwYWMlQzQlQjElMjBraSUyQyUyMGJ1JTIwJUMzJUJDbGtlbmluJTIwZW4lMjBiJUMzJUJDeSVDMyVCQ2slMjBlbWUlQzQlOUZpJTJDJTIwc2l5YXNldGluJTIweWFyYXR0JUM0JUIxJUM0JTlGJUM0JUIxJTIwa2lybGlsaSVDNCU5RmklMjB0ZW1pemxlbWVrbGUlMjBoZWJhJTIwb2x1eW9yLiUyMEJ1JTIwdXRhbiVDMyVBNyUyMHZlcmljaSUyMHRhYmxveWElMjBuZSUyMHphbWFuJTIwZHVyJTIwZGl5ZWNlJUM0JTlGaXolM0YlMjBOZSUyMHphbWFuJTIwbyUyMHMlQzMlQkNwJUMzJUJDcmdleWklMjBzaXlhc2V0JUMzJUE3aW5pbiUyMGVsaW5lJTIwdmVyaXAlMkMlMjBrZW5kaSUyMGt1c3R1JUM0JTlGdSUyMCVDMyVBNyVDMyVCNnAlQzMlQkMlMjB0ZW1pemxlbWVzaW5pJTIwaXN0ZXllY2UlQzQlOUZpeiUzRiUyMiU3RCU1RCU3RCU1RA==">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Oysa siyaset, hizmet sanatıydı. Halkın dertlerine derman olma, geleceğe umutla bakmasını sağlama sanatı. Ama şimdi, o kürsülerden yükselen her ses, kulaklarımızı tırmalayan bir gürültüden, gözlerimizi kamaştıran bir illüzyondan ibaret. Ve biz, o illüzyonun ardındaki çöp yığınını temizlemekle meşgulüz. Ne acı ki, bu ülkenin en büyük emeği, siyasetin yarattığı kirliliği temizlemekle heba oluyor. Bu utanç verici tabloya ne zaman dur diyeceğiz? Ne zaman o süpürgeyi siyasetçinin eline verip, kendi kustuğu çöpü temizlemesini isteyeceğiz?</span></span></div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/kursuden-kusan-cop-ve-supurgeyle-temizlenen-onur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABD-İran Geriliminde Yeni Adım: İslamabad Zirvesi Gündemde</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/abd-iran-geriliminde-yeni-adim-islamabad-zirvesi-gundemde/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/abd-iran-geriliminde-yeni-adim-islamabad-zirvesi-gundemde/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 22:37:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=84739</guid>

					<description><![CDATA[Orta Doğu’da devam eden çatışmaları sona erdirmeye yönelik diplomatik girişimler hız kazanırken, Pakistan önemli bir arabuluculuk rolü üstleniyor. Pakistan Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, ABD’den üst düzey bir heyetin bir ya da iki gün içinde İslamabad’a ulaşmasının beklendiğini açıkladı. Söz konusu ziyaretin, ABD ile İran arasındaki gerilimi düşürmeye yönelik yürütülen temasların bir parçası olduğu ifade edilirken, süreçte &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="37" data-end="356">Orta Doğu’da devam eden çatışmaları sona erdirmeye yönelik diplomatik girişimler hız kazanırken, <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Pakistan</span></span> önemli bir arabuluculuk rolü üstleniyor. Pakistan Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, ABD’den üst düzey bir heyetin bir ya da iki gün içinde İslamabad’a ulaşmasının beklendiğini açıkladı.</p>
<p data-start="358" data-end="620">Söz konusu ziyaretin, ABD ile İran arasındaki gerilimi düşürmeye yönelik yürütülen temasların bir parçası olduğu ifade edilirken, süreçte <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Türkiye</span></span> ve <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Mısır</span></span>’ın da kolaylaştırıcı rol oynadığı belirtildi.</p>
<p data-start="622" data-end="925">Diplomatik kaynaklar, İran’ın mevcut güvensizlik ortamı nedeniyle ABD ile doğrudan müzakereye henüz sıcak bakmadığını, bu nedenle temasların “arka kapı diplomasisi” şeklinde sürdürüldüğünü aktardı. Yetkililer, Tahran yönetimini masaya çekebilmek için yoğun bir diplomasi trafiği yürütüldüğünü vurguladı.</p>
<p data-start="927" data-end="1218">Bu kapsamda, <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Şahbaz Şerif</span></span>’in 23 Mart’ta İran Cumhurbaşkanı <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Mesud Pezeşkiyan</span></span> ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesi, sürecin önemli adımlarından biri olarak değerlendiriliyor. Görüşme, İran’ı müzakere sürecine dahil etme çabası olarak yorumlandı.</p>
<p data-start="1220" data-end="1575">Öte yandan ABD basınında yer alan iddialara göre, gerçekleşmesi planlanan temaslara katılacak ABD heyetinde dikkat çekici isimler bulunuyor. Heyette, <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Donald Trump</span></span>’ın özel temsilcisi <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Steve Witkoff</span></span> ile Trump’ın damadı ve eski danışmanı <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Jared Kushner</span></span>’ın da yer alabileceği öne sürüldü.</p>
<p data-start="1577" data-end="1677">Bölgede çatışmalar sürerken, diplomatik girişimlerin sonuç verip vermeyeceği merakla takip ediliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/abd-iran-geriliminde-yeni-adim-islamabad-zirvesi-gundemde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABD-İran Görüşmeleri Hızlandı: Trump’tan Dikkat Çeken Açıklama</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/abd-iran-gorusmeleri-hizlandi-trumptan-dikkat-ceken-aciklama/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/abd-iran-gorusmeleri-hizlandi-trumptan-dikkat-ceken-aciklama/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 21:38:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[ABD askeri karar]]></category>
		<category><![CDATA[ABD İran görüşmeleri]]></category>
		<category><![CDATA[ABD İsrail İran gerilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Arad Dimona saldırısı]]></category>
		<category><![CDATA[Basra Körfezi tehdidi]]></category>
		<category><![CDATA[Demir Kubbe sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Donald Trump açıklama]]></category>
		<category><![CDATA[enerji piyasası dalgalanma]]></category>
		<category><![CDATA[gübre piyasası]]></category>
		<category><![CDATA[Hürmüz Boğazı krizi]]></category>
		<category><![CDATA[İran dışişleri açıklama]]></category>
		<category><![CDATA[İran enerji tesisleri saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[İran misilleme]]></category>
		<category><![CDATA[küresel enerji krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu diplomasi]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[petrol fiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[üre amonyak sevkiyatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=84736</guid>

					<description><![CDATA[Orta Doğu’da 24 gündür devam eden çatışmalar sürerken, ABD cephesinden dikkat çeken bir açıklama geldi. Donald Trump, İran ile son günlerde gerçekleştirilen temasların olumlu geçtiğini belirterek önemli bir karar aldıklarını duyurdu. Trump, ABD ile İran arasında son iki gündür Orta Doğu’daki gerilimi sona erdirmeye yönelik “verimli ve yapıcı görüşmeler” yapıldığını ifade etti. Görüşmelerin hafta boyunca &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="37" data-end="295">Orta Doğu’da 24 gündür devam eden çatışmalar sürerken, ABD cephesinden dikkat çeken bir açıklama geldi. <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Donald Trump</span></span>, İran ile son günlerde gerçekleştirilen temasların olumlu geçtiğini belirterek önemli bir karar aldıklarını duyurdu.</p>
<p data-start="297" data-end="580">Trump, ABD ile İran arasında son iki gündür Orta Doğu’daki gerilimi sona erdirmeye yönelik “verimli ve yapıcı görüşmeler” yapıldığını ifade etti. Görüşmelerin hafta boyunca devam edeceğini kaydeden Trump, diplomatik sürecin seyrine bağlı olarak yeni adımlar atılabileceğini belirtti.</p>
<p data-start="582" data-end="880">ABD Başkanı ayrıca, devam eden temasların başarısını desteklemek amacıyla İran’ın enerji altyapısına yönelik askeri saldırıların geçici olarak durdurulması talimatını verdiğini açıkladı. Bu kapsamda, ABD Savunma birimlerine söz konusu saldırıların 5 gün süreyle ertelenmesi yönünde talimat verildi.</p>
<p data-start="882" data-end="1169">Kararın, İran’ın <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Basra Körfezi</span></span>’ni mayınlama tehdidinin hemen ardından gelmesi dikkat çekti. Daha önce <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">İran Savunma Konseyi</span></span>, İran kıyılarına yönelik olası bir saldırı durumunda Körfez’deki deniz ulaşım hatlarının hedef alınabileceğini açıklamıştı.</p>
<p data-start="1171" data-end="1493">Savaşın ekonomik etkileri de giderek derinleşiyor. <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Hürmüz Boğazı</span></span>’nın kapanmasıyla birlikte küresel enerji ve gübre piyasalarında ciddi dalgalanmalar yaşandı. Bu güzergâh, yalnızca petrol ve doğalgaz değil, aynı zamanda üre ve amonyak gibi kritik hammaddelerin taşınmasında da stratejik öneme sahip.</p>
<p data-start="1495" data-end="1794">Öte yandan İran’ın son saldırılarında, İsrail’in <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Arad</span></span> ve <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Dimona</span></span> kentleri hedef alındı. Fırlatılan bazı füzelerin İsrail’in hava savunma sistemi olan <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Demir Kubbe</span></span>’yi aşarak bölgede hasara yol açtığı öne sürüldü.</p>
<p data-start="1796" data-end="2033">İran cephesi ise Trump’ın açıklamalarına temkinli yaklaştı. İran Dışişleri Bakanlığı, söz konusu ifadelerin enerji piyasalarını etkilemeye yönelik olduğunu savunarak, ABD’nin askeri planlarına zaman kazandırmayı amaçladığını ileri sürdü.</p>
<p data-start="2035" data-end="2193">Bölgede hem askeri hem diplomatik gelişmelerin iç içe geçtiği süreçte, taraflardan gelen açıklamalar küresel piyasalarda belirsizliğin sürmesine neden oluyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/abd-iran-gorusmeleri-hizlandi-trumptan-dikkat-ceken-aciklama/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Muhsin Yazıcıoğlu Vefatının 17. Yılında Anıldı</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/muhsin-yazicioglu-vefatinin-17-yilinda-anildi/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/muhsin-yazicioglu-vefatinin-17-yilinda-anildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 21:26:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=84732</guid>

					<description><![CDATA[Türk siyasetinin önemli isimlerinden, Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatının üzerinden 17 yıl geçti. 54 yaşında hayatını kaybeden Yazıcıoğlu, her yıl olduğu gibi bu yıl da dualarla anıldı. Devlet Bahçeli, merhum liderin ölüm yıl dönümünde kabrini ziyaret etti. Ziyaret sırasında Yazıcıoğlu’nun mezarına gül bırakan Bahçeli, dua ederek anma gerçekleştirdi. Öte yandan, Yazıcıoğlu ile birlikte hayatını kaybeden 5 kişinin &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="37" data-end="238">Türk siyasetinin önemli isimlerinden, <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Muhsin Yazıcıoğlu</span></span>’nun vefatının üzerinden 17 yıl geçti. 54 yaşında hayatını kaybeden Yazıcıoğlu, her yıl olduğu gibi bu yıl da dualarla anıldı.</p>
<p data-start="240" data-end="429"><span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Devlet Bahçeli</span></span>, merhum liderin ölüm yıl dönümünde kabrini ziyaret etti. Ziyaret sırasında Yazıcıoğlu’nun mezarına gül bırakan Bahçeli, dua ederek anma gerçekleştirdi.</p>
<p data-start="431" data-end="662">Öte yandan, Yazıcıoğlu ile birlikte hayatını kaybeden 5 kişinin ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmalar da devam ediyor. Soruşturma kapsamında, sürece FETÖ talimatıyla müdahale ettikleri iddia edilen 19 sanığın yargılaması sürüyor.</p>
<p data-start="664" data-end="899">Milliyetçi Hareket Partisi’nin resmi sosyal medya hesaplarından Bahçeli’nin ziyaretine ilişkin görüntüler paylaşıldı. Yapılan paylaşımda, merhum lider için rahmet dilenirken, ailesine ve dava arkadaşlarına sabır temennisinde bulunuldu.</p>
<p data-start="901" data-end="1065">Yazıcıoğlu’nun vefatına dair soru işaretleri kamuoyunda gündemdeki yerini korurken, anma programları her yıl olduğu gibi bu yıl da geniş katılımla gerçekleştirildi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/muhsin-yazicioglu-vefatinin-17-yilinda-anildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Görünmeyen Savaşın Enerji Hatları, Ticaret Koridorları ve Çöküşün Anatomisi!</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/gorunmeyen-savasin-enerji-hatlari-ticaret-koridorlari-ve-cokusun-anatomisi/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/gorunmeyen-savasin-enerji-hatlari-ticaret-koridorlari-ve-cokusun-anatomisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Mar 2026 23:40:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=84704</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin ile Pazar Sohbeti &#160; Dünya kamuoyu bugün İran’ı, ABD ittifaklı katil İsrail’i, Orta Doğu’daki sıcak çatışmaları konuşuyor. Televizyon ekranlarında patlayan füzeler, analiz programlarında nükleer tehditler, diplomatik krizler… Ama büyük resim, her zamanki gibi gözden kaçırılıyor. Çünkü yaşananlar bir savaş değil. Bir strateji. Ve bu stratejinin merkezinde tek bir hedef var: Çin. Enerji Üzerinden &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><strong>Aziz Dağtekin ile Pazar Sohbeti</strong></h5>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p>Dünya kamuoyu bugün İran’ı, ABD ittifaklı katil İsrail’i, Orta Doğu’daki sıcak çatışmaları konuşuyor. Televizyon ekranlarında patlayan füzeler, analiz programlarında nükleer tehditler, diplomatik krizler…</p>
<p>Ama büyük resim, her zamanki gibi gözden kaçırılıyor.</p>
<p>Çünkü yaşananlar bir savaş değil. Bir strateji.</p>
<p>Ve bu stratejinin merkezinde tek bir hedef var: Çin.</p>
<h5><strong><span style="color: #ff0000;">Enerji Üzerinden Kurulan Sessiz Kuşatma</span></strong></h5>
<p>Modern dünyada güç; tankla, tüfekle değil, enerji akışıyla belirlenir. Sanayi üretimi, lojistik ağlar ve ekonomik büyüme tek bir şeye bağlıdır: <strong>kesintisiz enerji arzı</strong>.</p>
<p>Çin bugün dünyanın en büyük üretim gücü. Ancak aynı zamanda en büyük zafiyete sahip: <strong>enerji bağımlılığı</strong>.</p>
<p>Petrol ithalat oranı %70’in üzerinde. Bu, sistemin kırılgan olduğu anlamına gelir.</p>
<p>Bu noktada dikkat çekici gelişmeler yaşandı:</p>
<ul>
<li>Venezuela hattı kesildi</li>
<li>İran hattı savaşla istikrarsızlaştırıldı</li>
<li>Rusya hattı yaptırımlarla baskılandı</li>
</ul>
<p>Bu üç ülkenin ortak noktası ne?</p>
<p>Hepsi Çin’in enerji damarlarıydı.</p>
<p>Bu bir tesadüf değil. Bu, klasik bir jeopolitik hamledir: <strong>Rakibi cephede değil, lojistikte boğmak.</strong></p>
<h5><span style="color: #ff0000;">Ticaret Koridorlarının Sabotajı</span></h5>
<p>Enerji tek başına yeterli değil. Bir güç olmak için ürettiğini satabilmek gerekir.</p>
<p>Çin bunun için devasa bir proje inşa etti: Kuşak ve Yol Girişimi.</p>
<p>Bu proje, Asya’dan Avrupa’ya uzanan bir ekonomik arterdir.</p>
<p>Ancak bu arterin en kritik düğüm noktalarından biri: İran.</p>
<p>Ortadoğu’daki istikrarsızlık neyi hedef alıyor?</p>
<p>Sadece rejimleri değil, <strong>lojistik sürekliliği</strong>.</p>
<p>Bir ticaret yolu için en büyük tehdit savaş değil, <strong>belirsizliktir</strong>.</p>
<p>Ve bugün o belirsizlik sistematik şekilde üretiliyor.</p>
<h5><span style="color: #ff0000;"><strong>Ray Dalio ve Kaçınılmaz Çatışma Tezi</strong></span></h5>
<p>Dalio’nun çok net bir tezi var:</p>
<blockquote><p>“Yükselen güç, mevcut güce yaklaştığında çatışma kaçınılmazdır.”</p></blockquote>
<p>Tarih bu döngüyü defalarca gösterdi:</p>
<ul>
<li>Almanya ile Birleşik Krallık arasındaki rekabet<br />
• Japonya ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki mücadele<br />
• Sovyetler Birliği ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki güç mücadelesi</li>
</ul>
<p>Bugün bu denklem yeniden kuruluyor: Amerika Birleşik Devletleri ile Çin arasındaki küresel rekabet.</p>
<p>Ama bu kez savaş klasik değil. Bu bir <strong>ön hazırlık savaşı</strong>.</p>
<h5><span style="color: #ff0000;"><strong>ABD’nin Stratejik Paradoksu: Güç Kullanırken Zayıflamak</strong></span></h5>
<p>ABD bugün hâlâ dünyanın en büyük askeri gücü olabilir. Ancak ekonomik gerçekler farklı bir hikâye anlatıyor:</p>
<ul>
<li>Artan kamu borcu</li>
<li>Sürekli genişleyen bütçe açıkları</li>
<li>Savaş ekonomisine bağımlılık</li>
</ul>
<p>Her kriz, kısa vadede silah satışını artırıyor. Ama uzun vadede sistemin altını oyuyor.</p>
<p>Bu, Roma’nın son dönemine benzer bir tablo:</p>
<blockquote><p><strong>Askerî genişleme arttıkça ekonomik çöküş hızlanır.</strong></p></blockquote>
<p>Bugün Ortadoğu’da atılan her bomba, sadece hedefi değil, aynı zamanda Amerikan ekonomisinin sürdürülebilirliğini de vuruyor.</p>
<h5><span style="color: #ff0000;"><strong>İsrail ve Bölgesel Aşırı Yüklenme</strong></span></h5>
<p>İsrail açısından da tablo farklı değil. Çok cepheli bir güvenlik politikası, kısa vadede caydırıcılık sağlar.<br />
Ama uzun vadede:</p>
<ul>
<li>Ekonomik baskıyı artırır</li>
<li>Diplomatik yalnızlaşmayı derinleştirir</li>
<li>Bölgesel reaksiyonları büyütür</li>
</ul>
<p>Bu model sürdürülebilir değildir.  Ve sürdürülemez stratejiler, tarih boyunca aynı sonucu üretmiştir: <strong>Çöküş.</strong></p>
<h5><span style="color: #ff0000;"><strong>Yeni Denge: Avrupa’nın Yön Değiştirmesi</strong></span></h5>
<p>Asıl kırılma noktası burada.</p>
<p>Avrupa artık eski Avrupa değil.</p>
<p>Enerji krizleri, tedarik zinciri sorunları ve jeopolitik belirsizlikler Avrupa’yı yeni arayışlara itiyor.</p>
<p>Bu noktada öne çıkan ülke: <strong>Türkiye.</strong></p>
<p>Neden?</p>
<ul>
<li>Coğrafi köprü</li>
<li>Enerji geçiş merkezi</li>
<li>Üretim kapasitesi</li>
<li>NATO ve bölgesel denge rolü</li>
</ul>
<p>Önümüzdeki dönemde Avrupa’nın:</p>
<ul>
<li>Türkiye ile ticaretini artırması</li>
<li>Enerji projelerinde iş birliğine gitmesi</li>
<li>Lojistik hatlarını Türkiye üzerinden çeşitlendirmesi</li>
</ul>
<p>kaçınılmaz görünüyor.</p>
<h5><span style="color: #ff0000;"><strong>Finalde Tek Savaş, Çok Cephe Var</strong></span></h5>
<p>Bugün insanlar ayrı ayrı olaylar görüyor:</p>
<ul>
<li>İran</li>
<li>Venezuela</li>
<li>Rusya</li>
</ul>
<p>Ama aslında bunlar tek bir denklemin parçaları.</p>
<p>Ve bu denklem şu:</p>
<blockquote><p><strong>21. yüzyılın lideri kim olacak?</strong></p></blockquote>
<p>Benim okuduğum tablo net:</p>
<ul>
<li>ABD askeri gücünü kullanarak zaman kazanmaya çalışıyor</li>
<li>Çin ekonomik gücüyle sistemi dönüştürüyor</li>
<li>Avrupa yeni denge arıyor</li>
<li>Türkiye kritik aktöre dönüşüyor</li>
</ul>
<p>Ama tarih bize şunu söylüyor:</p>
<blockquote><p>Güç dengesini zorla korumaya çalışan imparatorluklar, eninde sonunda kendi ağırlıkları altında çöker.</p></blockquote>
<p>Ve bu kez istisna olmayabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/gorunmeyen-savasin-enerji-hatlari-ticaret-koridorlari-ve-cokusun-anatomisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sürücülere Yeni Yasak: Telefon Tutuculara 21 Bin TL Ceza</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/suruculere-yeni-yasak-telefon-tutuculara-21-bin-tl-ceza/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/suruculere-yeni-yasak-telefon-tutuculara-21-bin-tl-ceza/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Mar 2026 07:06:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[21 bin TL trafik cezası]]></category>
		<category><![CDATA[araç içi cihaz yasakları]]></category>
		<category><![CDATA[araç içi ekipman cezası]]></category>
		<category><![CDATA[araç içi telefon tutucu yasağı]]></category>
		<category><![CDATA[araç trafikten men edilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Karayolları Trafik Kanunu 73/2]]></category>
		<category><![CDATA[navigasyon kullanım kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[ön cam telefon tutucu cezası]]></category>
		<category><![CDATA[sürücü görüş alanı düzenlemesi]]></category>
		<category><![CDATA[sürüş güvenliği kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[telefon tutucu cezası Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yeni trafik düzenlemesi 2026]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=84661</guid>

					<description><![CDATA[Trafik güvenliğini artırmaya yönelik düzenlemeler kapsamında araç içinde kullanılan bazı cihazlara yeni sınırlamalar getiriliyor. Özellikle sürücünün görüş alanını daraltan ekipmanlar hedef alınırken, ön cama sabitlenen telefon tutucular da yasak kapsamına dahil ediliyor. Uygulama Tarihi 1 Nisan’a Ertelendi Yeni kuralların yürürlüğe giriş tarihi 1 Nisan olarak güncellendi. Bu tarihe kadar yapılacak denetimlerin bilgilendirme amaçlı olacağı, sürücülere &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trafik güvenliğini artırmaya yönelik düzenlemeler kapsamında araç içinde kullanılan bazı cihazlara yeni sınırlamalar getiriliyor. Özellikle sürücünün görüş alanını daraltan ekipmanlar hedef alınırken, ön cama sabitlenen telefon tutucular da yasak kapsamına dahil ediliyor.</p>
<p><strong>Uygulama Tarihi 1 Nisan’a Ertelendi</strong></p>
<p>Yeni kuralların yürürlüğe giriş tarihi 1 Nisan olarak güncellendi. Bu tarihe kadar yapılacak denetimlerin bilgilendirme amaçlı olacağı, sürücülere ceza uygulanmayacağı belirtildi. Ancak uygulamanın başlamasıyla birlikte yaptırımlar oldukça ağır olacak.</p>
<p><strong>Görüşü Engelleyen Cihazlara Sıkı Denetim</strong></p>
<p>Düzenlemeye göre, sürüş esnasında sürücünün görüşünü kısıtlayan her türlü cihaz yasaklanıyor. Bu kapsamda özellikle ön cama yerleştirilen telefon tutucular riskli kabul ediliyor. Yetkililer, asıl sorunun cihazın kendisinden ziyade konumlandırılması olduğuna dikkat çekiyor.</p>
<p><strong>21 Bin TL Ceza ve Trafikten Men</strong></p>
<p>Kurallara uymayan sürücüler için ciddi yaptırımlar öngörülüyor. İhlal tespit edilmesi halinde:</p>
<p>21 bin TL idari para cezası uygulanacak</p>
<p>Araçlar 30 gün süreyle trafikten men edilecek</p>
<p>Bu cezalar, Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddeleri kapsamında kesilecek.</p>
<p><strong>Alternatif Yerleşim Önerileri</strong></p>
<p>Uzmanlar, navigasyon gibi ihtiyaçlar için telefon kullanımının tamamen yasaklanmadığını, ancak daha güvenli konumlandırmanın şart olduğunu vurguluyor. Buna göre:</p>
<p>Telefon tutucuların ön cam yerine</p>
<p>Havalandırma ızgarası</p>
<p>Orta konsol</p>
<p>Göğüs üstü (görüş hizasını aşmayacak şekilde) gibi alanlara yerleştirilmesi öneriliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/suruculere-yeni-yasak-telefon-tutuculara-21-bin-tl-ceza/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Jeopolitik Depreme Hazır mı?</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/turkiye-jeopolitik-depreme-hazir-mi/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/turkiye-jeopolitik-depreme-hazir-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Mar 2026 13:56:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=84629</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin ile Pazar Sohbeti Ortadoğu’nun haritası yeniden çizilmiyor; aslında harita hiç sabit olmadı. Sadece bazen çizgiler cetvelle, bazen de ateşle belirleniyor. Bugün içinde bulunduğumuz dönem, cetvelin yerini ateşin aldığı dönemlerden biridir. Gazze’de başlayan yangının Lübnan’a sıçraması, Suriye ve Irak’ta gölge savaşlarının derinleşmesi ve nihayet İran’ın doğrudan denklemin merkezine yerleşmesi, artık vekâlet savaşlarının sınırını aşan &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><strong>Aziz Dağtekin ile Pazar Sohbeti</strong></h5>
<hr />
<p>Ortadoğu’nun haritası yeniden çizilmiyor; aslında harita hiç sabit olmadı. Sadece bazen çizgiler cetvelle, bazen de ateşle belirleniyor. Bugün içinde bulunduğumuz dönem, cetvelin yerini ateşin aldığı dönemlerden biridir.</p>
<p>Gazze’de başlayan yangının Lübnan’a sıçraması, Suriye ve Irak’ta gölge savaşlarının derinleşmesi ve nihayet İran’ın doğrudan denklemin merkezine yerleşmesi, artık vekâlet savaşlarının sınırını aşan yeni bir evreye girildiğini gösteriyor. Bu evreyi doğru okumayan devletler, gelişmeleri yönetemez; yalnızca gelişmelerin yön verdiği ülkeler hâline gelirler.</p>
<p>Türkiye için mesele, İran ile ABD ya da İsrail arasındaki olası bir savaşın <em><strong>“tarafı olmak</strong></em>” meselesi değildir. Türkiye için mesele, böyle bir savaşın kaçınılmaz olarak doğuracağı jeopolitik depremin merkezinde nasıl ayakta kalacağıdır.</p>
<p>Çünkü İran sıradan bir devlet değildir. 90 milyona yaklaşan nüfusu, çok katmanlı etnik yapısı, güçlü devlet refleksi ve derin bölgesel ağlarıyla İran’da yaşanabilecek kontrolsüz bir kırılma, yalnız bir rejim meselesi üretmez. O kırılma aynı anda üç ayrı tsunami üretir: güvenlik, göç ve ekonomi.</p>
<p>Türkiye’nin ilk hazırlığı işte bu üç dalgaya karşı olmalıdır.</p>
<p>Birinci ve en acil başlık <strong>sınır güvenliği</strong>dir.</p>
<p>Türkiye-İran sınırı yaklaşık 560 kilometredir ve bu hat yalnızca iki devlet arasındaki sınır değildir. Aynı zamanda Orta Asya’dan Ortadoğu’ya uzanan kaçakçılık ağlarının, düzensiz göç rotalarının ve istihbarat faaliyetlerinin de geçiş koridorudur. İran’da yaşanabilecek bir zayıflama, Afganistan’dan Pakistan’a kadar uzanan göç hattını doğrudan Türkiye’ye yönlendirebilir.</p>
<p>Türkiye’nin burada yapması gereken yalnızca fiziki sınır güvenliği değildir. Asıl yapılması gereken, <strong>çok katmanlı bir sınır mimarisi kurmaktır</strong>. Uydu gözetleme, insansız hava araçları, elektronik istihbarat ve sınır ötesi erken uyarı hatlarının birleştiği bir güvenlik kuşağı oluşturulmalıdır. Türkiye sınırı korumakla yetinmemeli, sınırın ötesindeki gelişmeleri de anlık okuyabilecek bir istihbarat ağı kurmalıdır.</p>
<p>İkinci başlık <strong>vekâlet savaşlarının Türkiye’ye taşınmasını engellemektir</strong>.</p>
<p>Ortadoğu’daki savaşların en karakteristik özelliği, savaşın cephede değil, ülkelerin içinde verilmesidir. Milis gruplar, paramiliter yapılar ve ideolojik ağlar üzerinden yürüyen mücadeleler, doğrudan devletleri hedef alır.</p>
<p>İran’ın zayıflaması durumunda bölgede onlarca yeni silahlı aktör doğacaktır. Bu grupların bir kısmı mezhep temelli, bir kısmı etnik temelli, bir kısmı da dış istihbaratların kontrolünde olacaktır. Türkiye bu ihtimali yalnız askeri açıdan değil, <strong>istihbarat ve iç güvenlik açısından da</strong> ciddiyetle ele almak zorundadır.</p>
<p>Üçüncü başlık ise çoğu zaman ihmal edilen ama savaşların kaderini belirleyen alandır: <strong>lojistik ve ticaret koridorları</strong>.</p>
<p>Bugünün dünyasında savaşlar yalnızca tanklarla değil, ticaret yollarıyla kazanılır. Enerji hatları, demiryolları, limanlar ve veri akışları artık jeopolitiğin yeni damarlarıdır.</p>
<p>İran merkezli bir kriz, Hazar’dan Basra Körfezi’ne uzanan ticaret hatlarını kırabilir. Bu durumda Türkiye’nin önüne iki seçenek çıkar: Ya krizden zarar gören bir sınır ülkesi olur ya da yeni koridorların merkezi hâline gelir.</p>
<p>Türkiye ikinci yolu seçmek zorundadır.</p>
<p>Orta Koridor’un güçlendirilmesi, Kafkasya bağlantılarının derinleştirilmesi, Irak ve Körfez ile yeni lojistik ağların kurulması Türkiye’yi yalnız bir bölge ülkesi olmaktan çıkarıp küresel ticaretin düğüm noktası hâline getirebilir.</p>
<p>Dördüncü ve en kritik başlık ise <strong>diplomasidir</strong>.</p>
<p>Türkiye’nin en büyük hatası, Ortadoğu krizlerinde çoğu zaman taraf olarak görülmesidir. Oysa Türkiye’nin gerçek gücü, taraf olmakta değil, <strong>denge kurabilme kabiliyetinde</strong> yatmaktadır.</p>
<p>Türkiye aynı anda Washington ile konuşabilen, Tahran ile temas kurabilen, Moskova ile pazarlık yapabilen ve Avrupa ile müzakere yürütebilen nadir ülkelerden biridir. Bu özellik doğru kullanıldığında Türkiye yalnız bir bölge ülkesi değil, <strong>krizlerin arabulucusu</strong> hâline gelebilir.</p>
<p>Bu rol askeri güçten daha değerlidir.</p>
<p>Çünkü savaşlar sonunda haritaları kazananlar değil, <strong>masayı kuranlar</strong> belirler. Son olarak belki de en önemli gerçeği hatırlamak gerekir.</p>
<p>Ortadoğu’da hiçbir kriz kısa sürmez. Bir savaş başladığında onun etkisi on yıllar boyunca devam eder. Irak savaşının, Suriye iç savaşının ve Afganistan krizinin sonuçları hâlâ bitmiş değildir.</p>
<p>Dolayısıyla Türkiye’nin İran merkezli bir kriz için hazırlığı günü kurtaran politikalarla değil, <strong>20 yıllık stratejik perspektifle</strong> yapılmalıdır.</p>
<p>Türkiye’nin kaderi, krizlerin ortasında savrulan bir ülke olmak değildir. Bu coğrafyada asıl rol, fırtınayı izleyen değil, fırtınanın yönünü okuyabilen devlete aittir.</p>
<p>Tarih bize şunu öğretir: Jeopolitiğin sert coğrafyasında ayakta kalanlar güçlü olanlar değil, <strong>öngörüsü derin olanlardır</strong>.</p>
<p>Türkiye’nin bugün ihtiyacı olan şey tam olarak budur.</p>
<p>Derinlik.</p>
<p>Akıl.</p>
<p>Ve zamanın ruhunu okuyabilen bir devlet refleksi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/turkiye-jeopolitik-depreme-hazir-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İran’dan Türkiye’ye Ramazan Mesajı: Dualarınız Moral Kaynağımız</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/irandan-turkiyeye-ramazan-mesaji-dualariniz-moral-kaynagimiz/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/irandan-turkiyeye-ramazan-mesaji-dualariniz-moral-kaynagimiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 21:51:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Abbas Arakçi açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[BAE ABD üssü saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[Bahreyn ABD üssü saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[İran ABD üsleri saldırısı]]></category>
		<category><![CDATA[İran Dışişleri Bakanı açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[İran İsrail ABD gerilimi]]></category>
		<category><![CDATA[İran lideri Ali Hamaney]]></category>
		<category><![CDATA[İran Ramazan mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[İran saldırıları]]></category>
		<category><![CDATA[İran son dakika haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[İran Türkiye açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[İran Türkiye ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[İran Türkiye teşekkür mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[Katar ABD üssü saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu gerilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İran dayanışması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=84584</guid>

					<description><![CDATA[Abbas Arakçi, sosyal medya hesabından Türkçe yaptığı paylaşımda Türkiye’ye teşekkür etti. İran Dışişleri Bakanı, Ramazan ayı boyunca Türk halkının İran için yaptığı duaların ve gösterdiği dayanışmanın kendileri için önemli bir moral kaynağı olduğunu belirtti. Arakçi mesajında, “Ramazan’ın bu mübarek günlerinde kardeş Türk milletinin ve dost Türkiye Cumhuriyeti’nin İran halkı için ettiği dualar ve gösterdiği dayanışma &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="269" data-end="553"><span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Abbas Arakçi</span></span>, sosyal medya hesabından Türkçe yaptığı paylaşımda Türkiye’ye teşekkür etti. İran Dışişleri Bakanı, Ramazan ayı boyunca Türk halkının İran için yaptığı duaların ve gösterdiği dayanışmanın kendileri için önemli bir moral kaynağı olduğunu belirtti.</p>
<p data-start="555" data-end="758">Arakçi mesajında, “Ramazan’ın bu mübarek günlerinde kardeş Türk milletinin ve dost Türkiye Cumhuriyeti’nin İran halkı için ettiği dualar ve gösterdiği dayanışma bizlere güç veriyor” ifadelerini kullandı.</p>
<h4 data-section-id="1gope01" data-start="760" data-end="788"><strong>İran-ABD-İsrail Gerilimi</strong></h4>
<p data-start="790" data-end="1042">İsrail ve ABD’nin, Tahran ile Washington arasında yürütülen müzakerelerin devam ettiği dönemde 28 Şubat’ta İran’a yönelik askeri operasyon başlattığı bildirildi. Saldırılara karşılık olarak İran da çeşitli hedeflere yönelik operasyonlar gerçekleştirdi.</p>
<p data-start="1044" data-end="1209">İran’ın karşılık verdiği hedefler arasında, ABD askeri varlığının bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’deki bazı noktaların yer aldığı ifade edildi.</p>
<h5 data-section-id="n2z5yh" data-start="1211" data-end="1250"><strong>Üst Düzey İsimler Hayatını Kaybetti</strong></h5>
<p data-start="1252" data-end="1408">Söz konusu saldırılarda İran’ın dini lideri <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Ali Hamaney</span></span> ile birlikte çok sayıda üst düzey yetkilinin yaşamını yitirdiği aktarıldı.</p>
<h5 data-section-id="1ox3tx7" data-start="1410" data-end="1457"><strong>“Adalet ve Barışın Kazanacağına İnanıyoruz”</strong></h5>
<p data-start="1459" data-end="1716">Arakçi açıklamasında, İran’ın egemenliğini ve halkının güvenliğini koruma konusunda kararlı olduğunu vurguladı. İran Dışişleri Bakanı, adalet ve barışın sonunda galip geleceğine inandıklarını belirterek Türkiye’den gelen destek ve dualar için teşekkür etti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/irandan-turkiyeye-ramazan-mesaji-dualariniz-moral-kaynagimiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’den Net Mesaj: İran’da İç Savaş Senaryolarına Karşıyız</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/turkiyeden-net-mesaj-iranda-ic-savas-senaryolarina-karsiyiz/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/turkiyeden-net-mesaj-iranda-ic-savas-senaryolarina-karsiyiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 21:59:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Gazze insani kriz]]></category>
		<category><![CDATA[Hakan Fidan açıklama]]></category>
		<category><![CDATA[Hakan Fidan basın toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[Hakan Fidan Johann Wadephul görüşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[İran iç savaş uyarısı]]></category>
		<category><![CDATA[İran toprak bütünlüğü açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail Lübnan saldırıları]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu barış çağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu gerilim haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu savaşı açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Almanya diplomatik görüşme]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Almanya görüşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye diplomasi haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye dış politika açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İran politikası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=84574</guid>

					<description><![CDATA[Johann Wadephul resmi temaslarda bulunmak üzere Türkiye’yi ziyaret etti. Alman Bakan, Ankara’da Hakan Fidan ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından iki bakan ortak basın toplantısı düzenleyerek bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda konuşan Fidan, Orta Doğu’da devam eden çatışmaların artık sona ermesi gerektiğini vurgulayarak Türkiye’nin bölgede barışın sağlanması için yoğun diplomatik çaba yürüttüğünü belirtti. Türkiye: &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="564" data-end="863"><span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Johann Wadephul</span></span> resmi temaslarda bulunmak üzere Türkiye’yi ziyaret etti. Alman Bakan, Ankara’da <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Hakan Fidan</span></span> ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından iki bakan ortak basın toplantısı düzenleyerek bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p data-start="865" data-end="1058">Toplantıda konuşan Fidan, Orta Doğu’da devam eden çatışmaların artık sona ermesi gerektiğini vurgulayarak Türkiye’nin bölgede barışın sağlanması için yoğun diplomatik çaba yürüttüğünü belirtti.</p>
<h5 data-section-id="zapw0e" data-start="1060" data-end="1103"><strong>Türkiye: İç Savaş Senaryolarına Karşıyız</strong></h5>
<p data-start="1105" data-end="1449">Fidan, son dönemde bazı çevreler tarafından <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">İran</span></span>’da etnik ve dini ayrışmaları tetikleyebilecek senaryoların gündeme getirildiğini ifade etti. Türkiye’nin bu tür girişimlere kesin şekilde karşı olduğunu vurgulayan Fidan, İran’da iç karışıklık yaratmaya yönelik planların bölge için ciddi risk taşıdığını söyledi.</p>
<p data-start="1451" data-end="1592">Türkiye’nin bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Fidan, olası tüm senaryolara karşı hazırlıklı olduklarını da dile getirdi.</p>
<h5 data-section-id="g7c4en" data-start="1594" data-end="1638"><strong>Bölgedeki Vatandaşların Güvenliği Öncelik</strong></h5>
<p data-start="1640" data-end="1905">Fidan, çatışmaların sürdüğü bölgelerde bulunan Türk vatandaşlarının güvenliğinin öncelikli olduğunu ifade etti. Hava sahalarının kapalı olduğu ülkelerde yaşayan vatandaşların barınma ve sağlık ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli önlemlerin alındığını belirtti.</p>
<h5 data-section-id="9hazk5" data-start="1907" data-end="1944"><strong>Lübnan Uyarısı: Saldırılar Durmalı</strong></h5>
<p data-start="1946" data-end="2358">Konuşmasında <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Benjamin Netanyahu</span></span> hükümetinin politikalarına da değinen Fidan, <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">İsrail</span></span>’in bölgedeki çatışmaları genişletme riskine dikkat çekti. İsrail’in saldırılarının <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Lübnan</span></span>’a yayılmasının ciddi insani sonuçlar doğurabileceğini belirten Fidan, bölgede yaklaşık 1 milyon kişinin yerinden edilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.</p>
<p data-start="2360" data-end="2587">Uluslararası toplumun dikkatinin <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Gazze</span></span>’de yaşanan insani krizden uzaklaşmaması gerektiğini vurgulayan Fidan, bölgede barışın sağlanması için diplomatik çabaların sürmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<h5 data-section-id="ky77gg" data-start="2589" data-end="2645"><strong>Türkiye ve Almanya Savaşın Bitmesi Konusunda Hemfikir</strong></h5>
<p data-start="2647" data-end="2929">Fidan, Türkiye ile <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Almanya</span></span> arasında Orta Doğu’daki savaşın sona ermesi gerektiği konusunda görüş birliği bulunduğunu belirtti. Çatışmaların bölgeye yayılma riskine dikkat çeken Fidan, savaşın bir an önce durdurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>
<p data-start="2931" data-end="3111">Ayrıca İran’ın toprak bütünlüğünün korunması gerektiğini ifade eden Fidan, rejim değişikliği hedefi taşıyan yaklaşımların bölgeyi daha da istikrarsızlaştırabileceğini dile getirdi.</p>
<p data-start="3113" data-end="3307">Türkiye’nin hem İran hem de <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Amerika Birleşik Devletleri</span></span> ile temas halinde olduğunu belirten Fidan, gerilimin azaltılması için diplomatik kanalların açık tutulduğunu sözlerine ekledi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/turkiyeden-net-mesaj-iranda-ic-savas-senaryolarina-karsiyiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erdoğan: Türkiye savaşın değil barışın yanında</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/erdogan-turkiye-savasin-degil-barisin-yaninda/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/erdogan-turkiye-savasin-degil-barisin-yaninda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2026 21:15:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[ateşkes çağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[İran savaşı Türkiye tavrı]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail–İran çatışması]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu gerilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye barış mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye diplomasi çağrısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=84557</guid>

					<description><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan, Orta Doğu’da tırmanan gerilimle ilgili Türkiye’nin tutumunun net olduğunu belirterek ülkenin savaş yerine barıştan yana olduğunu vurguladı. Erdoğan, bölgede ateşkes sağlanması ve tarafların yeniden müzakere masasına dönmesi için Türkiye’nin diplomatik girişimlerini sürdürdüğünü söyledi. AK PARTİ İFTAR PROGRAMINDA KONUŞTU AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen AK Parti Önceki Dönem Milletvekilleri ve MYK üyeleriyle gerçekleştirilen &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Recep Tayyip Erdoğan, Orta Doğu’da tırmanan gerilimle ilgili Türkiye’nin tutumunun net olduğunu belirterek ülkenin savaş yerine barıştan yana olduğunu vurguladı. Erdoğan, bölgede ateşkes sağlanması ve tarafların yeniden müzakere masasına dönmesi için Türkiye’nin diplomatik girişimlerini sürdürdüğünü söyledi.</p>
<p><strong>AK PARTİ İFTAR PROGRAMINDA KONUŞTU</strong></p>
<p>AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen AK Parti Önceki Dönem Milletvekilleri ve MYK üyeleriyle gerçekleştirilen iftar programına katılan Erdoğan, burada hem iç hem de dış gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p>Ramazan ayının manevi atmosferine değinen Erdoğan, birlik ve dayanışma vurgusu yaparak davete katılanlara teşekkür etti ve Ramazan ayının İslam dünyasına hayırlar getirmesini temenni etti.</p>
<p><strong>“TÜRKİYE BARIŞ VE DİPLOMASİDEN YANA”</strong></p>
<p>Konuşmasında Orta Doğu’da devam eden çatışmalara değinen Erdoğan, Türkiye’nin her zaman barıştan yana bir politika izlediğini belirtti.</p>
<p>Erdoğan, “Türkiye her zaman savaşın değil, barışın tarafındadır. Çatışmanın değil diplomasinin yanında yer alır. Kaos ve kargaşa yerine huzur ve istikrarı savunur” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Bölgede çatışmaların sona ermesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, Türkiye’nin ateşkesin sağlanması ve tarafların yeniden müzakere sürecine dönmesi için yoğun diplomatik çaba gösterdiğini söyledi.</p>
<p><strong>ORTA DOĞU’DA GERİLİM ARTIYOR</strong></p>
<p>Erdoğan konuşmasında Orta Doğu’daki gerilimin son dönemde daha da arttığına dikkat çekti. İsrail’in Gazze’deki saldırılarını sürdürdüğünü ve bölgedeki askeri hareketliliğin genişlediğini ifade eden Erdoğan, çatışmaların bölgeyi daha büyük bir felakete sürükleme riski taşıdığını belirtti.</p>
<p><strong>“ATEŞKES VE MÜZAKERE İÇİN ÇALIŞIYORUZ”</strong></p>
<p>Türkiye’nin bölgede daha fazla can kaybı yaşanmaması için çaba gösterdiğini dile getiren Erdoğan, şu mesajı verdi:</p>
<p>“Artık bölgemizde gözyaşları dinsin, çatışmalar sona ersin ve sükun hakim olsun istiyoruz. Eller tetikten çekilsin, ateşkes sağlansın ve taraflar yeniden müzakere masasına dönsün diye yoğun bir diplomasi yürütüyoruz.”</p>
<p>Erdoğan ayrıca Türkiye’nin geçmişte yaşanan krizlerde olduğu gibi bu süreçten de birlik ve dayanışma içinde çıkacağına inandığını söyledi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/erdogan-turkiye-savasin-degil-barisin-yaninda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bahçeli’den Din Savaşı Uyarısı! 175 Çocuğun Ölümü Tahammül Edilemez</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/bahceliden-din-savasi-uyarisi-175-cocugun-olumu-tahammul-edilemez/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/bahceliden-din-savasi-uyarisi-175-cocugun-olumu-tahammul-edilemez/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 22:16:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[ABD İsrail İran gerilimi]]></category>
		<category><![CDATA[barış diplomasisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli açıklama]]></category>
		<category><![CDATA[din savaşı uyarısı]]></category>
		<category><![CDATA[Hürriyet ve bağımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[MHP grup toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu çatışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Kürt kardeşliği]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=84516</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına dikkat çekti. Bahçeli, “Oval Ofis’te ayinler düzenlemek, Armagedon Savaşı’yla ilgili teolojik hezeyanlar üretmek… Adı konulmamış bir din savaşı başladı da biz mi farkında değiliz?” ifadelerini kullandı. Bahçeli, İran’da 175 çocuğun ölümü gibi trajedilerin kabul edilemeyeceğini vurguladı ve &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="469" data-end="847">Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Devlet Bahçeli</span></span>, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına dikkat çekti. Bahçeli, “Oval Ofis’te ayinler düzenlemek, Armagedon Savaşı’yla ilgili teolojik hezeyanlar üretmek… Adı konulmamış bir din savaşı başladı da biz mi farkında değiliz?” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="849" data-end="1110">Bahçeli, İran’da 175 çocuğun ölümü gibi trajedilerin kabul edilemeyeceğini vurguladı ve uluslararası toplumun harekete geçmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca Kürtlerin paralı asker olarak kullanılmaması gerektiğini savundu ve Türk-Kürt kardeşliğine işaret etti.</p>
<p> MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin önemli mesajlar verdi. Bahçeli, &#8220;Evanjelist papazların dolduruşuna gelip Oval Ofis’te ayinler düzenlemek, Armagedon Savaşı’yla ilgili teolojik hezeyanlar üretmek dünyanın nasıl bir musibetle doğrudan doğruya muhatap olduğunu ibret verici ölçüde göstermektedir.&#8221; diyerek, &#8220;Adı konulmamış bir din savaşı başladı da biz mi farkında değiliz?&#8221; açıklamasında bulundu.</p>
<p>Devlet Bahçeli&#8217;nin açıklamalarının tamamı şu şekilde: Değerli Milletvekili Arkadaşlarım, saygıdeğer hanımefendiler, beyefendiler, basınımızın değerli temsilcileri. Haftalık olağan Meclis Grup Toplantımızın başında hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyor, başarılarla dolu bir hafta geçirmenizi Allah’tan niyaz ediyorum. Bugünkü toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından; televizyon ekranları, radyo kanalları, sosyal medya platformları vasıtasıyla takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızın tamamında onurlu ve huzurlu bir hayatın mücadelesini veren değerli kardeşlerimize en iyi dileklerimle birlikte şükranlarımı sunuyorum.</p>
<p>Düşünmek var olmaktır, düşünce ise var olmayı bilmektir. Yunus’un dediği üzere; İlim ilim bilmektir, İlim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsen, Ya nice okumaktır. Düşünmek bir eylem, düşünce ise bu eylemin fiiliyata dökülmüş öğesidir. Düşünmekle düşünce arasında kurulan bağ ne kadar sağlam ve sağlıklı olursa ezbere dayanan, statükoya yaslanan, tekdüze yaşanan bir hayatın ağırlığı da o kadar hafifleyecektir. Nasıl ki istiklalimizin engin ve erdemli düşüncesiyle milli varlığımızın, milli devletimizin tartışılamaz haklarına sahip çıkıyorsak, istikbalimizin düşüncesiyle de hayallerimizin, hedeflerimizin, heveslerimizin yol haritasını çizmek durumundayız.</p>
<p>Zira istikbalimizi düşünmezsek, nokta zamandaki istiklalimizin akan zamanla eklemlenmesini ve süreklilik kazanmasını sağlayamayız. İstiklali düşünmekle kalmayıp manzum bir kalıbın içine büyük bir anıt gibi diken, o anıtın üzerinden istikbali okuyan muhterem isimlerin arasında elbette Merhum Mehmet Akif Ersoy’un müstesna bir mevkii bulunmaktadır.</p>
<p>Milli Mücadele’nin en ateşli yıllarında muazzam bir duyuş ve hissediş maharetiyle kalemini tıpkı bir kırbaç gibi beyaz sayfalarda şaklatmış, akıl ve vicdanının derinliklerinde saklı duran vatanseverlikle bezenmiş sanatkar dehasını bir volkan ağzı gibi dışarıya taşırmıştır. O, istiklali sadece yazmamış, vecd ile yaşamış ve yaşatmıştır.</p>
<p>Merhum Mithat Cemal Kuntay’ın Akif’le ilgili şu görüşünün sanıyorum eksiği vardır, fazlası yoktur: “Bir dağ silsilesini gezer gibi, her seferinde bir başka zirvesinde gördüğüm adam, gökleri aşmak için dağ dağ üstüne yığan bir dev.” Akif; “yaşayan görecektir, Türkiye ve Türklük ölmeyecektir,” diye seslenen yüksek bir milli şuurdu. Görüleni, görülmeyen taraflarıyla; bilineni, bilinmeyen yanlarıyla kaleme alan bir kabiliyetti.</p>
<p>Bugünlerde bölgesel ve küresel kaosun zifiri karanlık tablosuna baktığımızda, Akif’in dimağından manzum mısralara dökülen istiklal haklarının her yönüyle idraki, mazlumlara pranga vuran zorbalığın, çocuklara füze fırlatan zulmetin her boyutuyla ifadesi kanaatimce daha mümkündür. Tarih 12 Mart 1921, yer Büyük Millet Meclisi, kürsüde Maarif Vekili Hamdullah Suphi Tanrıöver, okuduğu metin İstiklal Marşımız.</p>
<p>Birinci dönem mebuslarının hepsi ayaktayken, yaşaran gözlerle, kabaran yüreklerle, tufan halini alan alkışlarla, muazzam bir heyecan selinin refakatinde, namütenahi bir duygu fırtınası eşliğinde İstiklal Marşımız kabul edilmiştir. İstiklal Marşı, milli kahramanlığın mısralara serpilmiş güzide bir eseri, muhteşem bir mücadelenin edebi vesikası, cihana ilam edilen bağımsızlık beyannamesidir.</p>
<p>Bu beyanname ilk günkü mana ve kudretini muhafaza etmektedir. Kurtuluş Savaşı’mızın çarpan nabzı istiklalimizin manzum seslenişinden duyulmuştu. Her mısrası Türk milletinin ruhuyla ve onuruyla karılmıştır. Her kıtası Türk milletinin inanç, irade ve iffetiyle kamçılanmıştır. Çevremizde yaşanan vahim gelişmeler, istiklalimizin manzum çehresi Mehmet Akif Ersoy’a feyiz veren günlerle maalesef benzerlikler göstermektedir.</p>
<p>Bu nedenle İstiklal Marşı’mızın gerçek anlamı ve kalıcı değeri çok daha iyi özümsenmeli, temelinde yer alan düşünce sistematiği isabetle yorumlanmalıdır. Bugün gene etrafımızı bir habis ur gibi saran emperyalizme karşı direniş ve dik duruş gösteren milletimizin, bundan 105 yıl önce muhtaç olduğu mesajlar bir şiirden ötesine nüfuz edebilen herkes için de İstiklal Marşımızın zamanlar üstü çağrısında saklıdır.</p>
<p>Ezelden beridir hür yaşamış ve hür yaşayacak bir milletin, komşu coğrafyalardaki çoklu mahiyetteki haksızlık, hayasızlık ve hukuksuzluk karşısında suskun kalması ise kimsenin hatırına gelmemelidir. Hürriyet ve bağımsızlık Türk milletinin karakteridir. Kemale ermiş bu karakterin çevresine de aynı duyarlılığı göstermesi son derece doğru, doğal ve tutarlı bir tavrın müşahhas sonucudur.</p>
<p>İstiklal Marşı’mızın ilk sözcüğü “Korkma” diye başlamaktadır. Biz korkmadıkça, şafaklarımızda yüzen al sancak sönemez. Sönmedikten sonra yurdumuzun üstündeki en son ocak karşımızda hiçbir muhasım şarlatanlık duramaz. Yeri gelir kükremiş sel olur bendimizi çiğner aşarız. Yeri gelir yırtarız dağları enginlere sığmaz taşarız. Varsın olsun, garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar. Buna karşılık bizim iman dolu göğsümüz gibi serhaddimiz var. Korkma, böyle bir imanı nasıl boğar medeniyet denilen tek dişi kalmış canavar?</p>
<p>Akif hasta yatağındayken, can beraberi Mithat Cemal Kuntay sorar: “İstiklal Marşı’nı niçin Safahat’a koymadın?” O da cevap verir: “O, benim değil, milletimindir, memleketimindir.” Herkes emin ve müsterih olsun ki; Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet; Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl! Yine onun ifadesiyle söylersek, Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın. İki gün sonra İstiklal Marşı’mızın kabulünün 105’inci yıldönümü vesilesiyle; “Yurduna alçakları uğratmamak uğruna göğüslerini siper eden” bütün aziz şehitlerimize, kahramanlarımıza, bir ahlak ve adanmışlık nişanesi olan muhterem vatan şairimiz Merhum Mehmet Akif Ersoy’a en derin şükran hislerimle birlikte Cenab-ı Allahtan gani gani rahmetler diliyorum. Kabirleri nur, mekanları cennet olsun diyorum.</p>
<p><strong>ABD VE İSRAİL&#8217;İN İRAN SALDIRISI </strong></p>
<p>ABD-İsrail koalisyonun İran’a yönelik başlattığı kirli savaşın 11’inci gününde, bilanço gittikçe ağırlaşmakta, şiddet ve yıkım günbegün artış kaydetmektedir. Aynı zamanda 11 gündür psikolojik harbin, dijital harbin, elektronik harbin ve propaganda harbinin eşine benzerine çok nadir rastlanacak örnekleri de kademe kademe ilerletilmektedir.</p>
<p>Bölgemizi içinden nasıl çıkılacağı meçhul ve muamma olan çok tehlikeli bir akıl tutulması sarmış ve sarmalamıştır. Karşılıklı fırlatılan füzeler, katledilen masum insanlar, tahrip edilen kaynaklar, hedef alınan alt yapılar, tıkanan deniz yolları, daralan ticaret kanalları, çıta yükselten intikam yeminleri, yaygınlaşan suikastlar, süregelen örtülü operasyonlar, ardı arkası kesilmeyen hava akınları, Körfez ülkelerine yönelik sabotajlar, insanlığın, insanım diyen herkesin nefesini tutup bir adım sonra ne olacağını kaygıyla merak ve takip ettiği savaş tablosunun hepimizin gündemine yansıyan satır başlarıdır.</p>
<p>İran’da rejim değişikliği hesabından stratejik ve askeri yeteneklerin imha edilmesine kadar sınır ve çerçevesi her seferinde güncellenen operasyonların bölgemizi ateşe attığı açık ve ortadadır. Yakın ve yakıcı bir gerçeği aleni olarak işaret ve ifade etmek lazım gelirse o da şu olacaktır: Siyonist-emperyalist çıkar ve şiddet ortaklığının askeri ve politik iradesi kan, kin ve nefretle sarılmıştır. Dünyaya, sözde medeniyet mimarisinin izdüşümünde; demokrasi, özgürlük, adalet ve insan hakları konularında bilirkişilik taslayan hangi ülke veya ülkeler varsa hepsi birden sınıfta kalmış, bu değerlere esasta ve usulde ne kadar yabancılaştıklarını resmen kanıtlamışlardır.</p>
<p>Haksızlık diz boyudur. Hukuksuzluk doruk noktadadır. Askeri gerilimi artıran değil; dengeleyen ve yöneten, sükûnet ve diyaloğu tahkim eden telkin ve tekliflerin bugüne kadar etkisiz ve yetersiz kaldığı, bununla ilişkili olmak üzere ateşkes ve diplomasi çağrılarının karşılık bulmadığı meydandadır. Bunun yanında ABD Başkanı’nın, “savaşın bitiş zamanına Netenyahu ile karar vereceğiz” demesi ise dayatmacı bir dil, üstenci bir bakış, barışçıl arayışları küçümseyen özürlü bir yaklaşımdır.</p>
<p>&#8220;175 ÇOCUĞUN ÖLMESİ TAHAMMÜL EDİLEMEYECEK BİR KATLİAMDIR&#8221;</p>
<p>İran’da hiçbir suçu ve günahı olmayan sivil halk bombaların, füzelerin, diğer ölümcül operasyonların odağındadır. 28 Şubat 2026 tarihinde, Minab kentinde bir okulun bombalanması sonucunda 175 çocuğun ölmesi tahammül edilemeyecek bir katliamdır. Hakikaten felaket kol gezmektedir. 2007 yılında Antarktika’da çekilen bir belgeselde kolonisinden ayrılan bir penguenin video görüntüsü 2026 yılının ilk aylarında herkesin dilinde ve gündemindeydi.</p>
<p>Bu penguenin derdiyle dertlenip sonuçlar çıkartan; söz konusu doğal davranışı kolektif bilincin kırılması olarak gören, insanla ilişkilendirip toplumsal travmaların gecikmiş yankısı, insanın kendisine tuttuğu ayna şeklinde yorumlayan herkese sesleniyorum; Gazze’de soykırıma uğrayan 50 bin çocuğun, İran’da sayıları 300’ü aşan çocukların dramları, acıları, yürekleri kavuran feci sonları bir penguen kadar önemli ve öncelikli değil midir?</p>
<p>Nesli tükenen bir kuşu mesele edip de, sırayı eşrefi mahlukat olan bir çocuk alınca ona sırt çevirmek, duyarsız ve duygusuz yaklaşmak insanlık mirasının, insanlık değerlerinin neresinde vardır, neresinde mevcuttur? Doğrusunu isterseniz merak ediyorum; yani İran’da, Gazze’de ölenler çocuk değil de penguenler olsaydı küresel yas mı ilan edilecekti? Uluslararası toplum ayağa kalkmalıdır.</p>
<p>Bu ahlaki ve vicdani sorumluluk evvela Amerikan halkının ve Yahudi toplumunundur. Evanjelist papazların dolduruşuna gelip Oval Ofis’te ayinler düzenlemek, Armagedon Savaşı’yla ilgili teolojik hezeyanlar üretmek dünyanın nasıl bir musibetle doğrudan doğruya muhatap olduğunu ibret verici ölçüde göstermektedir. Adı konulmamış bir din savaşı başladı da biz mi farkında değiliz? Ortadoğu’da Sünni-Şii husumetine çanak tutan, bu kapsamda kamplaşma ve kutuplaşmayı sertleştirmek için provokasyon zemini kollayan karanlık emellere kapalı durmak, bilhassa şu mübarek Ramazan ayında hassaten diyorum ki, Müslümanım diyen herkes için hayat-memat konusudur.</p>
<p>&#8220;KÜRTLER PARALI ASKERLİK YAPMAZ, YAPMAMALIDIR&#8221;</p>
<p>Bu tuzağa hiçbir Müslüman düşemez, düşmemelidir. Böylesi bir vebale hiçbir din kardeşimiz ortak olamaz, olmamalıdır. Şii de Müslüman’dır, Sünni de Müslüman’dır; bozgunculuğun davulunu çalanlar, sanal ihtilafların namlusunu tutanlar alçak kere alçaktır. Kürt kardeşlerimizi sahaya sürmek için hava koklayan ve ortam yoklayan; bu sayede İran’ı içten çökertmenin planını yapan hiçbir mihraka Kürtler paralı askerlik yapmaz, yapmamalıdır.</p>
<p>Kürt kardeşlerimiz satılık değildir, kiralık değildir, tetikçi değildir, onun bunun zulüm projelerinde piyon olarak da görülemez, gösterilemez. Kürtler onurlu, şerefli, yürekli, soylu ve sağduyulu bir halktır. Türk-Kürt kardeşliği üzerinde cephe açmanın, gedik oluşturmanın hesabıyla; İran’ın tarihi Türk kentlerini karıştırmanın, Türklerle Kürtleri çatıştırmanın arayış ve amacını kurgulayanlar, ancak ve ancak düşmanca tutum takınan namertlerdir.</p>
<p>İHA SALDIRILARINA SERT TEPKİ</p>
<p>Türk, Kürt’ün kardeşi; Kürt, Türk’ün alın yazısı, kader ortağıdır. Ne tuhaftır ki, İran’da vurulan şehirlerin kahir ekseriyeti Türk’tür. Tebriz’den İsfahan’a kadar kardeşlerimiz ateş altındadır. Dahası, 5 Mart 2026’da İran topraklarından kaynaklanan insansız hava araçları Azerbaycan’ın Nahcivan Özerk Cumhuriyeti’ne isabet etmiş, 4 Mart 2026 tarihinde de İran’dan Türkiye istikametine doğru gelen balistik mühimmat Türk hava sahasına girmeden NATO hava ve füze savunma unsurlarınca etkisiz hale getirilmiştir.</p>
<p>Bu tehlike saçan vakalarla ilgili İran İslam Cumhuriyeti’nin yaptığı özür mahiyetindeki açıklamalar, egemenlik haklarımıza gösterilen saygının telaffuz edilmesi elbette tarihi kıymettedir. Ancak 9 Mart 2026 tarihinde, İran’dan ateşlenip Türk hava sahasına giren yeni bir balistik mühimmatın gene NATO unsurlarınca etkisiz hale getirilmesi, bazı mühimmat parçalarının da Gaziantep’te boş arazilere düşmesi kafamızı karıştırmaya başlamıştır.</p>
<p>&#8220;TÜRKİYE, ÜZERİNDE KUMAR OYNANACAK BİR ÜLKE DEĞİLDİR&#8221;</p>
<p>Her ülke aklını başına almalıdır. Türkiye, üzerinde kumar oynanacak bir ülke değildir. Taciz, tahrik veya tertip olup olmadığını netleştirecek ülke İran İslam Cumhuriyeti’dir. Biz kasti bir tavrın olmadığına inanmak, iyi komşuluk hukukumuzu korumak istiyoruz. Ancak Türkiye’nin de yolgeçen hanı olmadığını, canı sıkılanın, keyfi yetenin füze ateşleyeceği bir ülke olarak görülemeyeceğini de ihtiyatlı ve temkinli bir dille beyan ediyoruz.</p>
<p>Elbette Türkiye’yle İran’ı karşı karşıya getirmeye matuf Siyonist-emperyalist bir komployu da ihmal veya göz ardı etmiyoruz. Savaşın bölgesel mahiyet alması için ardışık ve çok boyutlu sahnelenen provokasyonlara karşı komşu ülkelerin hassasiyet sergilemesi, kalıcı ve kapsayıcı tedbirleri sırasıyla hayata geçirmesi işin özünde her ülkenin çıkarınadır. Bir daha hava sahamızda veya Azerbaycan hava sahasında yolunu veya yönünü kaybetmiş bir füze ya da insansız hava aracı görmek,</p>
<p>duymak ve buna şahit olma istemediğimizi de cümle alem bilmelidir. Türkiye ile Azerbaycan arasına nifak tohumları ekmeye çalışanları reddediyoruz. Tedavüldeki iftiraları ve yaygın fitneleri elimizin tersiyle itiyoruz. Tek millet, iki devlet gerçeği; tarihin, kültürün ve yaşanmış ortak anıların muazzez sonucu ve sorumluluğudur. Biz hem sınır güvenliğimizi hem de hava saha güvenliğimizi korumakla mükellefiz.</p>
<p>Devletimizin egemenlik haklarına, milletimizin birliğine, dirliğine ve bekasına uzanacak her eli kırmaya da hamd olsun muktediriz. Türkiye’nin İran’la sınır uzunluğu 530 km’dir. Biz aynı coğrafyayı paylaşan, tarihi ilişkileri çok yoğun olan iki dost ülkeyiz. Komşu bir ülkeye yapılan her vandal saldırıya tepkimiz ve itirazımız vardır. Biz haklının yanında, haksızlık yapan kim olursa olsun sonuna kadar da karşısındayız. Şayet söz konusu zalimlerse asla bitaraf olmayacağız. Ne diyordu Merhum Cemil Meriç; “Zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur, ben tarafım, hakikatin tarafındayım.”</p>
<p>&#8220;SİLAH SEÇENEK OLMAKTAN ÇIKARILMALIDIR&#8221;</p>
<p>ABD-İsrail’in İran’ı hedef alan saldırıları aynı şekilde küresel enerji piyasalarında arz ve lojistik şoklara neden olmaktadır. Dünya petrol ticaretinin beşte birinin, diğer bir ifadeyle, günlük ortalama 20 milyon varillik ham petrol ve ham petrol ürünün geçiş güzergahı Hürmüz Boğazı’dır. Bu stratejik boğaz fiilen kapatılmıştır. Ortaya çıkan kriz, petrol üreticisi ülkelerin fiziksel altyapılarını, depolama kapasitelerini, rafineri imkanlarını ve küresel makro ekonomik istikrarı tehdit eden bir aşamaya gelmiştir.</p>
<p>Tarımsal girdiler ticaretindeki aksaklıklar ise açlık ve yoksulluk sarmalını genişletebilecektir. Hava saldırılarına eşzamanlı olarak yapılan elektronik operasyonlar nedeniyle; Basra Körfezi ve çevresindeki sularda bulunan pek çok ticari geminin sahte sinyallerle manipüle edilen navigasyon sistemleri arızalanmıştır. Bölgede ticaret durma noktasına gelmiştir.</p>
<p>ABD’nin neyin peşinde koştuğu, neyin üzerine çöreklenmek istediği hepinizin malumu alisidir. Petrol için yıkmayacağı ocak, yapmayacağı çamurluk, göze almayacağı vandallık olmayanların hüviyeti bellidir. Merhum Hocamız Prof. Dr. Erol Güngör’ün aynen temas ettiği gibi; “İslam dünyasında petrol zenginliği olmasa, İslam ülkelerinde olup bitenler büyük sanayi ülkelerini ilgilendirmezdi.” Biz hem dünyanın her noktasında hem de coğrafyamızın her köşesinde barış, huzur ve istikrarın kökleşmesini arzuluyoruz. ABD-İsrail saldırganlığı sol bulmalıdır. Silah seçenek olmaktan çıkarılmalıdır. Siyaset ve diplomasinin önü ardına kadar açılmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti bu çerçevede arabuluculuk misyonuyla sivrilecektir.</p>
<p>&#8220;CHP&#8217;NİN AÇIKLAMALARI TEK KELİMEYLE ŞUURSUZLUKTUR&#8221;</p>
<p>“Terörsüz Türkiye” hedefiyle iç barış ve huzur ortamını güçlendirmenin gayesinde olan bir ülkenin komşu coğrafyalardaki sıcak çatışma iklimine cemrenin suya düşmesi gibi barışçıl çabalarla nüfuz etmesi mukadderdir. Huzur ve barış içinde yaşamak her insanın, her ülkenin hakkıdır. Ramazan Bayramına yaklaştığımız şu günlerde sulh ve sükûnetin yanında; uzlaştıran ve kucaklaştıran diyalogların filiz filiz büyümesi samimi temennimizdir.</p>
<p>Bakınız, bölgesel ve küresel alanda fırtına yaşanırken, Türkiye’miz müteyakkız bir iradeyle tüm gelişmeleri yakinen takip ederken, CHP Genel Başkanı ve yönetiminin infial uyandıran açıklamaları tek kelimeyle şuursuzluktur. Coğrafyalar deprem geçirirken Türkiye muhalifliğinde yeni kulvarlar açmaları vatan ve millet sevgisiyle bağdaşmayan ayıp ve ahlaki seviyesizliktir.</p>
<p>CHP Genel Başkanı diyor ki; “Türkiye’nin füzesi yok, hava savunma sistemi yok, savaş uçağı yok.” Bununla da sınırlı kalmıyor; “Erdoğan F-35’leri dostu Trump’tan alamadı. F-16’lar modernize edilemedi. Korkudan S-400’ler hangarda tutuldu. Son 14 yılda bir tek savaş uçağı kazandıramadılar.” Burada yaşanmış tarihi bir olayı tekrar hatırlatarak CHP’nin ne hallere düştüğünü sizlere göstermek istiyorum. Mustafa Kemal Paşa, 25 Nisan 1915’de, düşmanın durumunu anlamak amacıyla Conkbayırı’na gider.</p>
<p>Arıburnu’ndan karaya çıkan düşman Conkbayırı’nda ilerlemektedir. Askerin kaçtığını görünce hepsinin önüne geçer ve şunları söyler: Niçin kaçıyorsunuz? Dedim. Komutanım düşman! Dediler. Düşmandan kaçılmaz, dedim. Cephanemiz kalmadı, dediler. Cephaneniz yoksa süngünüz var, dedim. Bu efrat süngü takıp yere yatınca düşman efradı da yere yattı.</p>
<p>Kazandığımız an bu andır. Ve Türk askerine tarihi emrini bildirir: “Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum! Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve komutanlar geçebilir!” Gazi Mustafa Kemal Atatürk ölmeyi emretmişti, onun koltuğunda köhne köhne oturan zat ise Türkiye’yi karalamanın ve kötülemenin peşindedir.</p>
<p>Sinop’taki füze testleri karşısında “yapmayın balıklar korkuyor” diyen bir şahsın esasen ciddiye alınacak hiçbir yanı yoktur. Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye’yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla açığa düşmez, rezil olmaz, en azından Aziz Atatürk’ün emanetlerine saygı gösterir, riayet ederdin. CHP yönetimi beşinci kol faaliyeti içindedir. Tıpkı Yunanistan hükümetinin gayri askeri statüdeki Ege adalarını silahlandırmasına benzer şekilde mahalle yanarken fırsatçılık yapmaktadır.</p>
<p>&#8220;TÜRK YARGISINA KESİF BİR KARŞI DURUŞ OLDUĞU BELGELENMİŞTİR&#8221;</p>
<p>Allah’a çok şükür Türkiye’nin her şeyi vardır. Milli savunma sanayindeki altın çağımız herkesin dilindedir. Türkiye’nin gücü her muhasım ülkenin bileğini bükecek kifayettedir. Bunu dünya gördü de bir tek CHP Genel Başkanı ve yönetimi görmedi, göremedi, görmek de istemedi. Göremezler, görmek için adamlık gerek, emek gerek, yürek gerek, mertlik gerek, vatan ve millete feda edilmeye hazır tertemiz ömürler gerek. Çünkü onlar hala balıklarla meşguller, nasıl olsa battı balık yan gider anlayışındalar.</p>
<p>Sayın Özel, unutma, balık kavağa çıkınca kösenin sakalı biter. Balık tavada, tantanacılar da siyasette belli olur. İşte dün aralarında İmamoğlu’nun da bulunduğu 105’i tutuklu toplam 407 sanığın yargılandığı asrın yolsuzluk davasında her çirkeflik yaşanmış, hukuk güvenliğine de darbe vurulmuştur. Mahkeme salonunu şov alanına, grup salonuna ve miting meydanına çevirenler adalet nedir, hukuk nedir bilmeyen zavallı aymazlardır. Neymiş, eski belediye başkanı selamlama konuşması yapmak için kürsüye çıkacakmış. Mahkemede selamlama konuşmasının olduğu ne zaman duyulmuş, nerede görülmüştür?</p>
<p>Böylesi bir usule, böylesi bir uygulamaya ne zaman şahit olunmuştur? Hukukun üstünlüğü herkes için bağlayıcıdır. Hiç kimse hukukun önünde veya üstünde değildir. İddianamedeki suçlamaların hesabını vermek yerine dava sürecini sulandırmak maksatlıdır, marazidir, mahsurludur. Suç örgütü kurmak, rüşvet çarkı işletmek, ihaleye fesat karıştırmak, kara para aklamak gibi pek çok suçlamanın açıklığa kavuşması, bunun da kısa süre içinde vuku bulması gerekmektedir.</p>
<p>Milletimiz CHP’nin adalet ve hukuk tanımaz siyasi ayak oyunlarından bıkmış ve usanmıştır. İstanbul 40’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın adalete müzahir alınacak kararının daha fazla uzamasına fırsat verilmeden en makul sürede sonuçlandırılıp ülke gündeminden çıkartılması muhakkak surette temin edilmelidir. Biz, duruşmalar televizyonlardan canlı yayınlansın derken haksız mıydık? Milletimizin gözü önünde ak koyun kara koyun tefrik edilsin, her şey bilinsin, görülsün, bire bir takip edilsin derken yanlış mı söylüyorduk? Geldiğimiz bu süreçte haklılığımız netleşmiştir. Ayyuka çıkan siyasi içerikli hukuk ihlallerinin Türk yargısına kesif bir karşı duruş olduğu belgelenmiştir.</p>
<p>CHP, hukuku hiçe saymıştır. Elbette bunun bedelini adalet ve hukuk namusu karşısında mutlaka ödeyecek, kati sonuçlarına da öyle ya da böyle katlanacaktır. Değerli Milletvekilleri, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı; Yıkmak için değil, yapmak için, ayırmak için değil, birleşmek için, bölmek için değil, buluşmak için, küsmek için değil, kucaklaşmak için ahlaki, manevi ve milli mücadelesini inançla sürdürecektir. Daha iyi bir gelecek için, daha mutlu yarınlar için, daha güzel günler için, kaynayan tencereler, doymuş karınlar, sevecen yürekler, sıcacık yuvalar için, dik baş, tok karın, mutlu yarın için, al bayrağın altında onurlu bir gelecek için geceyi gündüze katacağız.</p>
<p>Biz gönülleri, vicdanları, umutları kardeşlikle birleştireceğiz. Biz ülküleri, hevesleri, heyecanları milletimizle buluşturacağız. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı, Türk milletinin sağduyusuna, idrakine, iradesine ve vicdanına güvenmektedir. Ortak bir kaderi paylaşarak bir arada yaşama ve yaşatma azmine sonuna kadar inanmaktadır.</p>
<p>Bizim davamız büyük Türk milletini kendi kültür kökleri üzerinde yükselterek, önce mazlum İslam toplumlarına ve sonra ezilen bütün insanlığa hak ve adalet götürmek gibi büyük bir hedefin adı ve tanımıdır. Bu muazzam hedeflere ulaşmak için Hazreti Peygamber’den itibaren gelen mukaddes çizgide Allah dostları olan Ahmet Yesevi’yi, Hacı Bektaş’ı, Yunus Emre’yi, Mevlana’yı, Hacı Bayram’ı ve milletimizin bugün manevi dayanakları olan sayısız gönül ve inanç insanına uzanan zincirin bugünkü temsilcilerini hürmetle anıyorum.</p>
<p>Tesbih çeken elleri, hû diyen dilleri, secdeye varan alınları, gönlü Mekke’de, kalbi Kerbela’da, hasreti Kudüs’te, aklı Yesi’de, Kerkük’te, Türkistan’ın her yerinde kalmışların, Yaradan’a sığınmışların hepsini samimiyetle kucaklıyoruz. Bu mübarek günlerde haykırıyorum; çünkü bizler zaten oyuz, onlarız, onlarlayız.&#8221; Bu bilgiler ışığında çok güçlü ve viral olabilecek agresif bir gazete köşe yazısı yaz. yazaağın gazeteke köşe yazısı hem okunma hem de paylaşım rekoru kırsnndırdı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/bahceliden-din-savasi-uyarisi-175-cocugun-olumu-tahammul-edilemez/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fidan’dan Kritik Mesaj: Türkiye Tedbir Almaya Devam Edecek</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/fidandan-kritik-mesaj-turkiye-tedbir-almaya-devam-edecek/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/fidandan-kritik-mesaj-turkiye-tedbir-almaya-devam-edecek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 20:11:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Abbas Arakçi]]></category>
		<category><![CDATA[balistik füze Gaziantep]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesel gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[Hakan Fidan]]></category>
		<category><![CDATA[Türk hava sahası ihlali]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye güvenlik tedbirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İran görüşmesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=84504</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’ye yönelen balistik füze olayının ardından Ankara ile Tahran arasında diplomatik temas gerçekleşti. Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi ile telefon görüşmesi yaptı. Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, dün Türkiye’ye doğru gelen balistik füzenin etkisiz hale getirildiği bildirildi. Müdahale sonucu füzenin parçalarının Gaziantep’teki boş arazilere düştüğü ve olayda herhangi bir &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’ye yönelen balistik füze olayının ardından Ankara ile Tahran arasında diplomatik temas gerçekleşti. Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi ile telefon görüşmesi yaptı.</p>
<p>Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, dün Türkiye’ye doğru gelen balistik füzenin etkisiz hale getirildiği bildirildi. Müdahale sonucu füzenin parçalarının Gaziantep’teki boş arazilere düştüğü ve olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığı ifade edildi.</p>
<p><strong>FİDAN’DAN KRİTİK MESAJ</strong></p>
<p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarının aktardığına göre Bakan Hakan Fidan ile İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi arasında gerçekleştirilen telefon görüşmesinde, yaşanan gelişmeler ele alındı.</p>
<p>Fidan görüşmede, Türk hava sahasının ihlal edilmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayarak Türkiye’nin bu tür durumlara karşı gerekli tüm önlemleri almaya devam edeceğini belirtti.</p>
<p><strong>“SİVİLLERİ RİSKE ATACAK ADIMLARDAN KAÇINILMALI”</strong></p>
<p>Bakan Fidan ayrıca bölgede artan gerilime dikkat çekerek tüm tarafların bölgesel güvenliği tehlikeye atabilecek ve siviller için risk oluşturabilecek adımlardan uzak durması gerektiğini ifade etti.</p>
<p><strong>“FÜZELER İRAN KAYNAKLI DEĞİL”</strong></p>
<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise görüşmede Türk hava sahasına yönelen füzelerin İran tarafından atılmadığını söyledi. Arakçi, olayın ayrıntılarını ortaya çıkarmak için kapsamlı bir inceleme başlatılacağını da dile getirdi.</p>
<p>Yaşanan gelişmeler, bölgede artan gerilimin Türkiye’ye olası etkileri konusunda diplomatik temasların süreceğine işaret ediyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/fidandan-kritik-mesaj-turkiye-tedbir-almaya-devam-edecek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’yi Ateşe Çekmek İsteyenler Hesap Vermeli</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/turkiyeyi-atese-cekmek-isteyenler-hesap-vermeli/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/turkiyeyi-atese-cekmek-isteyenler-hesap-vermeli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 23:21:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=84497</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı ABD ve İsrail, Türkiye’yi çevresindeki ateş çemberine çekmek için provokasyon peşinde. Bayraksız füzeler ve Azerbaycan’ın dikkatsiz hamlesi, Türkiye’nin yüksek öngörüsü sayesinde boşa çıktı. Türkiye yalnızca sınırlarını savunmuyor; bölgedeki akıl, sabır ve dirayetin teminatı olmaya devam ediyor. Sabır uzun, ama hesabı kesindir. ABD ve İsrail… Bir ve beraber oldukları günden beri dünya aklıyla &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4 data-start="240" data-end="259"><strong data-start="240" data-end="257">Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h4>
<hr />
<p data-start="261" data-end="563">ABD ve İsrail, Türkiye’yi çevresindeki ateş çemberine çekmek için provokasyon peşinde. Bayraksız füzeler ve Azerbaycan’ın dikkatsiz hamlesi, Türkiye’nin yüksek öngörüsü sayesinde boşa çıktı. Türkiye yalnızca sınırlarını savunmuyor; bölgedeki akıl, sabır ve dirayetin teminatı olmaya devam ediyor. Sabır uzun, ama hesabı kesindir.</p>
<p data-start="261" data-end="563">ABD ve İsrail… Bir ve beraber oldukları günden beri dünya aklıyla alay ediyor, bölgeyi kendi çıkarları için talan ediyorlar. Ekonomileri çöküyor, yönetimleri iflas ediyor, ama her seferinde yeni, sahte bahaneler üretiyorlar. İran ve bazı Arap ülkeleri de bu dümenlerin taşeronu hâline gelmiş durumda.</p>
<p data-start="565" data-end="1011">Ama düşünün bir: Eğer Türkiye gibi samimi, inançlı ve ümmet bilinci güçlü bir ülke olsalardı, hangi gayri Müslim güç bu kadar rahat Müslüman bir ülkeye saldırabilir? Türkiye tarih boyunca hiçbir Arap ülkesiyle savaşmadı, husumet bile yaşamadı. Ama bazı Arap ülkeleri, Türk’ü sevmiyor, hatta nefret ediyor. Neden mi? Çünkü hem Türk’e hem kendi halklarına düşmanlık virüsü enjekte ettiler. Ve bu virüs temizlenmediği sürece, düşmanlık bitmeyecek.</p>
<p data-start="1013" data-end="1510">Türkiye’nin çevresi bir <strong data-start="1037" data-end="1073">ateş çemberiyle sarılmış durumda</strong>. İsrail, bölgeyi ateşe vermek, Türkiye’yi bu ateşe çekmek için her türlü oyun ve provokasyonu deniyor. Ama Türk’ün sabrı uzun, öngörüsü keskin ve kararlılığı tartışılmaz. Bayraksız füzeler Türkiye’ye fırlatıldı, Azerbaycan da hazırlıksız bir şekilde Siyonist savaşa dalmak istedi. Ama Türkiye, bir adım önde, akıl ve diplomasiyle bunu önledi. Kardeş Azerbaycan halkı, Türkiye sayesinde haksız bir savaşın içine çekilmekten kurtarıldı.</p>
<p data-start="1512" data-end="1743">Ve unutulmamalı: Türkiye yalnızca sınırlarını savunmuyor, aynı zamanda bölgenin aklı, sabrı ve dirayeti olmaya devam ediyor. Kimse Türk’ün sabrını test etmesin. Sabır bitmez; ama sabrın sonunda <strong data-start="1706" data-end="1741">herkes hesap verir, bedel öder.</strong></p>
<p data-start="1745" data-end="2074">Artık net konuşalım: Türkiye’nin etrafındaki ateş çemberi bilinçli olarak yaratıldı. Türkiye’yi ateşe çekmek isteyenler provokasyonlarını artırıyor. Ama Türk, hem sabrı hem öngörüsü hem de gücüyle bu ateşi söndürecek ve düşmanlarına gereken cevabı verecek. Kimse yanılmasın, Türkiye uyanık, Türkiye kararlı ve Türkiye güçlüdür.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/turkiyeyi-atese-cekmek-isteyenler-hesap-vermeli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akrotiri Drone Saldırısı Sonrası KKTC’ye F-16 Takviyesi</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/akrotiri-drone-saldirisi-sonrasi-kktcye-f-16-takviyesi/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/akrotiri-drone-saldirisi-sonrasi-kktcye-f-16-takviyesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Mar 2026 19:22:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Akdeniz gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Akdeniz güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[İngiliz askeri üssü Kıbrıs]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs askeri gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs askeri hareketlilik]]></category>
		<category><![CDATA[KKTC F-16]]></category>
		<category><![CDATA[RAF Akrotiri drone saldırısı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye hava kuvvetleri KKTC]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye KKTC savaş uçakları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=84441</guid>

					<description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) son gelişmelerin ardından güvenlik önlemleri artırılıyor. KKTC Sivil Havacılık Dairesi Müdür Vekili Aşkın Meşeli, Türkiye’nin yarın sabah saatlerinde adaya 6 adet F-16 savaş uçağı göndereceğini açıkladı. Meşeli, söz konusu uçakların güvenlik amacıyla konuşlandırılacağını belirtirken, bu sevkiyatın sivil havacılık faaliyetlerini etkilemeyeceğini ifade etti. TÜRKİYE’DEN KKTC’YE HAVA GÜCÜ TAKVİYESİ Konuyla ilgili daha &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="94" data-end="338">Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) son gelişmelerin ardından güvenlik önlemleri artırılıyor. KKTC Sivil Havacılık Dairesi Müdür Vekili Aşkın Meşeli, Türkiye’nin yarın sabah saatlerinde adaya 6 adet F-16 savaş uçağı göndereceğini açıkladı.</p>
<p data-start="340" data-end="494">Meşeli, söz konusu uçakların güvenlik amacıyla konuşlandırılacağını belirtirken, bu sevkiyatın sivil havacılık faaliyetlerini etkilemeyeceğini ifade etti.</p>
<h5 data-section-id="qy7lpd" data-start="496" data-end="538"><strong>TÜRKİYE’DEN KKTC’YE HAVA GÜCÜ TAKVİYESİ</strong></h5>
<p data-start="540" data-end="820">Konuyla ilgili daha önce Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları da açıklamada bulunmuştu. Bakanlık kaynakları, bölgede yaşanan son gelişmeler doğrultusunda KKTC’nin güvenliğinin sağlanması amacıyla F-16 savaş uçaklarının adaya konuşlandırılmasının gündemde olduğunu belirtmişti.</p>
<p data-start="822" data-end="957">Türkiye’nin gönderdiği savaş uçaklarının, Doğu Akdeniz’de artan güvenlik hassasiyeti çerçevesinde konuşlandırılacağı değerlendiriliyor.</p>
<h5 data-section-id="15kazvj" data-start="959" data-end="993"><strong>AKROTİRİ ÜSSÜNE DRONE SALDIRISI</strong></h5>
<p data-start="995" data-end="1178">Bölgedeki gerilimi artıran gelişmelerden biri de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde yaşandı. GKRY’de bulunan RAF Akrotiri İngiliz askeri üssü 2 Mart’ta insansız hava aracıyla hedef alındı.</p>
<p data-start="1180" data-end="1421">Birleşik Krallık Savunma Bakanlığı, üs pistine düşen drone’un can kaybına veya ciddi maddi hasara yol açmadığını açıkladı. Ayrıca üsse yönelen iki insansız hava aracının hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiği bildirildi.</p>
<h5 data-section-id="hvnehr" data-start="1423" data-end="1453"><strong>ÜS ÇEVRESİNDE ALARM VERİLDİ</strong></h5>
<p data-start="1455" data-end="1728">Rum basınında yer alan bilgilere göre, yerel saatle 23.15 civarında RAF Akrotiri üssünde güvenlik alarmı verildi ve sirenler çalmaya başladı. Alarmın üssün çevresindeki sivil yerleşim alanlarında da duyulduğu ve vatandaşlardan evlerinden çıkmamalarının istendiği aktarıldı.</p>
<p data-start="1730" data-end="1822">Radar sistemlerinin tespit ettiği bir cisim nedeniyle alarm durumuna geçildiği ifade edildi.</p>
<h5 data-section-id="bx3g2d" data-start="1824" data-end="1849">İNGİLTERE’DEN AÇIKLAMA</h5>
<p data-start="1851" data-end="1973">İngiltere Savunma Bakanlığı, Akrotiri üssünü hedef alan Şahid tipi insansız hava aracının İran’dan kalkmadığını doğruladı.</p>
<p data-start="1975" data-end="2177">Bakanlık ayrıca, Orta Doğu’daki çıkarları ve müttefiklerini korumak amacıyla F-35B Lightning II ve Eurofighter Typhoon savaş uçaklarının bölgede gece boyunca devriye uçuşları gerçekleştirdiğini duyurdu.</p>
<p data-start="2179" data-end="2442">Son 24 saat içinde bölgedeki İngiliz ve müttefik askeri üslerinde savunma sistemlerinin güçlendirildiği belirtilirken, drone savar kapasitesine sahip AgustaWestland AW159 Wildcat helikopterlerinin de önümüzdeki günlerde Kıbrıs’a ulaşmasının beklendiği kaydedildi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/akrotiri-drone-saldirisi-sonrasi-kktcye-f-16-takviyesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İran-ABD-İsrail Geriliminde Yeni Gelişme: Pezeşkiyan&#8217;dan Saldırı Açık</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/iran-abd-israil-geriliminde-yeni-gelisme-pezeskiyandan-saldiri-acik/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/iran-abd-israil-geriliminde-yeni-gelisme-pezeskiyandan-saldiri-acik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Mar 2026 19:28:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Hamaney ölümü sonrası gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[İran ABD gerilimi]]></category>
		<category><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[İran dış politika]]></category>
		<category><![CDATA[İran füze saldırıları]]></category>
		<category><![CDATA[İran İHA saldırısı]]></category>
		<category><![CDATA[İran İsrail çatışması]]></category>
		<category><![CDATA[İran İsrail savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[İran komşu ülkeler özür]]></category>
		<category><![CDATA[İran misilleme saldırıları]]></category>
		<category><![CDATA[İran savunma açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[Körfez ülkeleri saldırısı]]></category>
		<category><![CDATA[Mesud Pezeşkiyan]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu gerilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu savaş haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=84429</guid>

					<description><![CDATA[ABD ve İsrail&#8217;in İran&#8217;a yönelik ortak saldırılarının ardından başlayan savaş sekizinci gününde sürerken, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan&#8217;dan dikkat çeken bir açıklama geldi. Pezeşkiyan, Körfez ülkelerine yönelik gerçekleştirilen saldırılar nedeniyle özür dileyerek bundan sonra savunma dışında saldırı yapılmayacağını duyurdu. ABD ve İsrail&#8217;in düzenlediği hava saldırılarında İran&#8217;ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney&#8217;in hayatını kaybetmesi sonrası bölgede gerilim &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="298" data-end="628">ABD ve İsrail&#8217;in İran&#8217;a yönelik ortak saldırılarının ardından başlayan savaş sekizinci gününde sürerken, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan&#8217;dan dikkat çeken bir açıklama geldi. Pezeşkiyan, Körfez ülkelerine yönelik gerçekleştirilen saldırılar nedeniyle özür dileyerek bundan sonra savunma dışında saldırı yapılmayacağını duyurdu.</p>
<p data-start="630" data-end="931">ABD ve İsrail&#8217;in düzenlediği hava saldırılarında İran&#8217;ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney&#8217;in hayatını kaybetmesi sonrası bölgede gerilim hızla yükselmişti. İran ise bu gelişmenin ardından İsrail ile bölgedeki ABD üslerine balistik füze ve insansız hava araçlarıyla misilleme saldırıları düzenlemişti.</p>
<h5 data-section-id="va83no" data-start="933" data-end="984"><strong>ABD Unsurlarının Bulunduğu Noktalar Hedef Alındı</strong></h5>
<p data-start="986" data-end="1179">İran&#8217;ın gerçekleştirdiği karşı saldırılar sırasında Körfez ülkelerinde bulunan ABD askeri unsurlarının da hedef alındığı bildirildi. Bu durum bölgede tansiyonun daha da yükselmesine neden oldu.</p>
<p data-start="1181" data-end="1522">İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise daha önce komşu ülke liderlerine gönderdiği mesajlarda İran&#8217;ın bu ülkelerin egemenliğine saygı duyduğunu ifade etmişti. Pezeşkiyan mesajında, savaşın önlenmesi için diplomatik yolların denendiğini ancak ABD ve İsrail&#8217;in saldırıları nedeniyle İran&#8217;ın kendini savunmak zorunda kaldığını dile getirmişti.</p>
<h5 data-section-id="1dqfiv9" data-start="1524" data-end="1559"><strong>&#8220;Komşularımızdan Özür Diliyoruz&#8221;</strong></h5>
<p data-start="1561" data-end="1698">Pezeşkiyan, Geçici Liderlik Konseyi tarafından alınan yeni kararı açıklayarak komşu ülkelere yönelik saldırıların durdurulduğunu söyledi.</p>
<p data-start="1700" data-end="1838">Yaptığı açıklamada komşu ülkeleri &#8220;kardeş&#8221; olarak nitelendiren Pezeşkiyan, İran&#8217;ın artık bu ülkelere saldırı düzenlemeyeceğini ifade etti.</p>
<p data-start="1840" data-end="2062">Pezeşkiyan, &#8220;Komşu ülkelerden İran&#8217;a yönelik bir saldırı gerçekleşirse karşılık veririz. Ancak bundan sonra saldırı başlatan taraf olmayacağız. Komşu ülkeler bizim kardeşlerimizdir, bu süreç nedeniyle özür diliyoruz&#8221; dedi.</p>
<h5 data-section-id="b3x9x4" data-start="2064" data-end="2088"><strong>Ulusal Birlik Çağrısı</strong></h5>
<p data-start="2090" data-end="2191">İran devlet televizyonunda yayımlanan konuşmasında Pezeşkiyan, ülke içinde birlik çağrısında bulundu.</p>
<p data-start="2193" data-end="2354">Pezeşkiyan, &#8220;Bugün tüm anlaşmazlıkları bir kenara bırakmalı ve suyumuzu, toprağımızı ve vatanımızı korumak için birlikte hareket etmeliyiz&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<h5 data-section-id="4apqr7" data-start="2356" data-end="2392"><strong>&#8220;Saldırı Olursa Karşılık Veririz&#8221;</strong></h5>
<p data-start="2394" data-end="2594">İran lideri ayrıca son gelişmeler hakkında bilgi vererek, İran&#8217;ın askeri komuta kademesinde yaşanan kayıpların ardından silahlı kuvvetlerin gerekli tüm adımları atmakta serbest bırakıldığını belirtti.</p>
<p data-start="2596" data-end="2756">Pezeşkiyan son olarak, İran&#8217;ın savunma pozisyonunda olacağını ancak ülkeye yönelik herhangi bir saldırı gerçekleşmesi durumunda karşılık verileceğini vurguladı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/iran-abd-israil-geriliminde-yeni-gelisme-pezeskiyandan-saldiri-acik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ölümden Öteye Köy Yoktur</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/olumden-oteye-koy-yoktur/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/olumden-oteye-koy-yoktur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Mar 2026 21:40:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[azim]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[cesaret]]></category>
		<category><![CDATA[cihanşümul vizyon]]></category>
		<category><![CDATA[direniş]]></category>
		<category><![CDATA[gazi]]></category>
		<category><![CDATA[kahramanlık]]></category>
		<category><![CDATA[kararlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Kızılelma]]></category>
		<category><![CDATA[korkusuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[kudret]]></category>
		<category><![CDATA[Malazgirt]]></category>
		<category><![CDATA[medeniyet yürüyüşü]]></category>
		<category><![CDATA[Milli ruh]]></category>
		<category><![CDATA[özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[Provokasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya]]></category>
		<category><![CDATA[şehit]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[Türk milleti]]></category>
		<category><![CDATA[vatan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=84409</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Son günlerde bazı çevrelerden yükselen sözler dikkat çekici olduğu kadar ibret vericidir. Tel Aviv merkezli medya yorumları, bazı eski siyasetçilerin açıklamaları ve Batılı kimi analistlerin imalı tehditleri aynı noktada buluşuyor: Türkiye’yi hedef göstermek. Kimi “Türkiye yeni İran mı olacak?” diye soruyor. Kimi “İran’dan sonra sıra Türkiye’de” diyerek aklınca bir korku iklimi üretmeye &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p>Son günlerde bazı çevrelerden yükselen sözler dikkat çekici olduğu kadar ibret vericidir. Tel Aviv merkezli medya yorumları, bazı eski siyasetçilerin açıklamaları ve Batılı kimi analistlerin imalı tehditleri aynı noktada buluşuyor: Türkiye’yi hedef göstermek.</p>
<p>Kimi <strong>“Türkiye yeni İran mı olacak?”</strong> diye soruyor.<br />
Kimi <strong>“İran’dan sonra sıra Türkiye’de”</strong> diyerek aklınca bir korku iklimi üretmeye çalışıyor.</p>
<p>Bu sözleri söyleyenlerin iki ihtimali vardır.</p>
<p>Ya tarihi hiç okumamışlardır.<br />
Ya da okuduklarını anlamamışlardır.</p>
<p>Çünkü tarih, Türk milletine tehdit savurarak sonuç alabilmiş bir gücün henüz doğmadığını açıkça yazar.</p>
<p>Bu millet; yüzyıllar boyunca kuşatmalar görmüş, ittifakların hedefi olmuş, nice imparatorlukların baskısıyla sınanmıştır. Ama her seferinde aynı gerçeği dünyaya göstermiştir:</p>
<p>Türk milleti diz çöken değil, ayağa kalkan bir millettir.</p>
<p>Bazıları Türkiye’yi bir devlet olarak okur.<br />
Oysa Türkiye yalnızca bir devlet değildir.</p>
<p>Türkiye, binlerce yıllık bir millet hafızasının bugünkü adıdır.<br />
Türkiye, bir medeniyet yürüyüşünün bugünkü karargâhıdır.</p>
<p>Bu yüzden Türk milletine yönelen her tehdit yalnızca bir ülkeye değil, bir tarihe yönelmiş olur.</p>
<p>Fakat tehdit edenlerin unuttuğu bir şey vardır.</p>
<p>Türk milletinin mayasında korku yoktur.</p>
<p>Türk’ün karakterinde teslimiyet yoktur.</p>
<p>Türk’ün tarih sahnesindeki yürüyüşü incelendiğinde çok net bir gerçek görülür: Bu millet savaş arayan bir millet olmamıştır. Ancak üzerine yürüyen hiçbir güce de boyun eğmemiştir.</p>
<p>Orta Asya bozkırlarından Anadolu’ya, Anadolu’dan üç kıtaya uzanan yürüyüş bunun en açık ispatıdır.</p>
<p>Türk için savaş; yağma için değil, vatan içindir.<br />
Kudret için değil, adalet içindir.</p>
<p>Ama herkes bilmelidir ki Türk milleti tehdit karşısında geri adım atan bir millet de değildir.</p>
<p>Baskı arttığında dağılmaz.<br />
Tehdit büyüdüğünde korkmaz.<br />
Aksine kenetlenir.</p>
<p>Çünkü bu milletin hafızasında Malazgirt vardır.<br />
Çünkü bu milletin damarlarında Çanakkale vardır.<br />
Çünkü bu milletin iradesinde Sakarya vardır.</p>
<p>Ve bu milletin dilinde asırlardır değişmeyen bir söz vardır:</p>
<p><strong>Ölürsek şehit, kalırsak gazi.</strong></p>
<p>Bu söz bir slogan değildir.<br />
Bu söz Türk milletinin karakteridir.</p>
<p>Bugün Türkiye’ye parmak sallayanların anlamadığı gerçek de tam olarak budur.</p>
<p>Türk milleti korkuyla yön değiştiren bir millet değildir.<br />
Türk milleti baskıyla eğilen bir millet değildir.<br />
Türk milleti tehditle yolundan dönen bir millet hiç değildir.</p>
<p>Bu millet tarih boyunca nice tehdit gördü.</p>
<p>Ama tehdit edenlerin çoğu bugün tarih kitaplarının dipnotlarında bile yer bulamazken, Türk milleti hâlâ ayaktadır.</p>
<p>Çünkü Türk milletinin yürüyüşü sıradan bir yürüyüş değildir.</p>
<p>Bu yürüyüş bir <strong>Kızılelma yürüyüşüdür.</strong></p>
<p>Kızılelma; yalnızca bir hedef değil, Türk’ün cihanşümul idealidir.<br />
Adaletin, nizamın ve insan onurunun yeryüzünde hâkim olması fikridir.</p>
<p>Türk milleti gittiği yere yalnızca gücünü değil; düzeni, hukuku ve vicdanı da götürmüştür.</p>
<p>İşte bu yüzden Türk’ün davası dar bir sınır kavgası değildir.</p>
<p>Bu dava bir medeniyet davasıdır.</p>
<p>Bugün Türkiye’ye karşı provokatif söylemler üretenler, tehdit diliyle konuşanlar ve Türk milletini korkutabileceğini zannedenler şunu çok iyi bilmelidir:</p>
<p>Türk milleti barış ister.</p>
<p>Ama hürriyetinden asla vazgeçmez.</p>
<p>Türk milleti sükûnet sahibidir.</p>
<p>Ama gerektiğinde fırtınaya dönüşmesini de bilir.</p>
<p>Korkaklar her gün ölür.</p>
<p>Ama büyük milletler yalnızca bir kez ölür ve o ölüm bile destana dönüşür.</p>
<p>Türk milleti korkakların değil, kahramanların milletidir.</p>
<p>Bu yüzden kimse yanlış hesap yapmamalıdır.</p>
<p>Bu vatan sahipsiz değildir.<br />
Bu millet yalnız değildir.<br />
Ve Türk milletinin bileği, tarih boyunca olduğu gibi bugün de bükülmez.</p>
<p>Bunu anlamayanlar için tarih hâlâ en büyük öğretmendir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/olumden-oteye-koy-yoktur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Bayraklı Paylaşım Sosyal Medyada Yayılıyor: Sanat ve Spor Dünyası da Katıldı</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/turk-bayrakli-paylasim-sosyal-medyada-yayiliyor-sanat-ve-spor-dunyasi-da-katildi/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/turk-bayrakli-paylasim-sosyal-medyada-yayiliyor-sanat-ve-spor-dunyasi-da-katildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Mar 2026 19:20:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[ABD İran gerilimi]]></category>
		<category><![CDATA[instagram türkiye akımı]]></category>
		<category><![CDATA[instagram viral paylaşım]]></category>
		<category><![CDATA[İran İsrail savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu gerilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[sanat spor siyaset isimleri paylaşım]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medyada viral akım]]></category>
		<category><![CDATA[türk bayrağı paylaşımı]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye dayanışma mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye gündemi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye güvenlik açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye sosyal medya akımı]]></category>
		<category><![CDATA[ülkeme güveniyorum ülkemde güvendeyim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=84394</guid>

					<description><![CDATA[ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmalar yedinci gününde de devam ederken, Türkiye’de sosyal medyada dikkat çeken bir paylaşım dalgası ortaya çıktı. Instagram’da çok sayıda kullanıcı, “Ülkeme güveniyorum, ülkemde güvendeyim” mesajını taşıyan Türk bayraklı görselleri paylaşarak bir akıma dönüştürdü. Orta Doğu’da tırmanan gerilim bölgede endişeleri artırırken taraflar karşılıklı saldırılarını sürdürüyor. Savaşın etkileri yalnızca çatışma &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="195" data-end="520">ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmalar yedinci gününde de devam ederken, Türkiye’de sosyal medyada dikkat çeken bir paylaşım dalgası ortaya çıktı. Instagram’da çok sayıda kullanıcı, “Ülkeme güveniyorum, ülkemde güvendeyim” mesajını taşıyan Türk bayraklı görselleri paylaşarak bir akıma dönüştürdü.</p>
<p data-start="522" data-end="744">Orta Doğu’da tırmanan gerilim bölgede endişeleri artırırken taraflar karşılıklı saldırılarını sürdürüyor. Savaşın etkileri yalnızca çatışma alanıyla sınırlı kalmazken, çevre ülkelerde de güvenlik kaygıları gündeme geliyor.</p>
<p data-start="746" data-end="1052">Türkiye ise bir yandan olası risklere karşı önlemler alırken diğer yandan bölgede tansiyonun düşürülmesi ve diplomatik çözüm için girişimlerini sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin güvenliği için gerekli tedbirlerin alındığını ve gelişmelerin yakından takip edildiğini ifade etmişti.</p>
<p data-start="1054" data-end="1326">Bu gelişmelerin gölgesinde Türkiye’de sosyal medyada yeni bir dayanışma mesajı yayılmaya başladı. Instagram kullanıcıları, üzerinde Türk bayrağı bulunan ve “Ülkeme güveniyorum, ülkemde güvendeyim” ifadelerinin yer aldığı görselleri paylaşarak güven ve birlik mesajı verdi.</p>
<p data-start="1328" data-end="1552">Kısa sürede geniş kitlelere ulaşan paylaşım dalgası binlerce kullanıcı tarafından yeniden paylaşıldı. Sosyal medya akımına yalnızca vatandaşlar değil, spor, sanat ve siyaset dünyasından birçok isim de katılarak destek verdi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/turk-bayrakli-paylasim-sosyal-medyada-yayiliyor-sanat-ve-spor-dunyasi-da-katildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kutsal Kitapla Savaş! İnsanlık Yeni Bir Kıyametin Eşiğinde mi?</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/kutsal-kitapla-savas-insanlik-yeni-bir-kiyametin-esiginde-mi/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/kutsal-kitapla-savas-insanlik-yeni-bir-kiyametin-esiginde-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 11:38:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Din Adına Savaş: İnsanlık Tarihin En Tehlikeli Eşiğinde mi?]]></category>
		<category><![CDATA[Din mi Savaş mı?]]></category>
		<category><![CDATA[Din Siyaset ve Füze: Kıyamet Söylemi Geri mi Dönüyor?]]></category>
		<category><![CDATA[Din Üzerinden Savaş: Orta Doğu’da Kıyamet Retoriği]]></category>
		<category><![CDATA[Kıyamet Retoriği Başladı mı?]]></category>
		<category><![CDATA[Kutsal Kitap Savaş Gerekçesi Olabilir mi? Dünya Bu Soruyu Tartışıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Kutsal Metinle Savaş: Orta Doğu’da Kıyamet Senaryosu mu Yazılıyor?]]></category>
		<category><![CDATA[Kutsal Metinle Savaş!]]></category>
		<category><![CDATA[Kutsal Metinlerle Savaş: Dünya Orta Çağ’a mı Dönüyor?]]></category>
		<category><![CDATA[Kutsal Savaş Söylemi: 21. Yüzyılın En Büyük Tehlikesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kutsallaştırılmış Savaş: Dünya Nereye Sürükleniyor?]]></category>
		<category><![CDATA[Kutsallaştırılmış Savaşların Sonu Nereye Varır?]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu’da Kutsal Savaş Söylemi]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu’da Yeni Savaşın Adı: Kutsal Metinler]]></category>
		<category><![CDATA[Savaşın Yeni Dili: Teoloji ve Füze]]></category>
		<category><![CDATA[Savaşın Yeni Silahı: Kutsal Metinler]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrı Adına Savaş mı? İnsanlık Büyük Bir Sınavda]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrı Adına Savaş Tartışması]]></category>
		<category><![CDATA[Tevrat mı Savaş mı? Orta Doğu’da Din Üzerinden Yeni Bir Cephe]]></category>
		<category><![CDATA[Tevrat’tan Savaş Retoriğine: Orta Doğu’da Tehlikeli Dönüş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=84379</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Orta Doğu yine yanıyor. Gökyüzünde füzeler, yerde enkazlar, ekranlarda savaş haritaları…Ama bu kez savaşın gerekçesi yalnızca petrol değil, yalnızca jeopolitik hesaplar değil. Bu kez sahneye kutsal metinler sürülüyor. Benjamin Netanyahu, son konuşmalarından birinde şu sözleri hatırlattı:“Amalek’in sana yaptıklarını unutma.” Bu sözler Yahudi kutsal kitabı olan Tevrat&#8217;a dayanıyor. Özellikle Books of Samuel içinde geçen &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 data-start="292" data-end="356">Aziz DAĞTEKİN Yazdı</h3>
<hr />
<p data-start="358" data-end="536">Orta Doğu yine yanıyor. Gökyüzünde füzeler, yerde enkazlar, ekranlarda savaş haritaları…<br data-start="446" data-end="449" />Ama bu kez savaşın gerekçesi yalnızca petrol değil, yalnızca jeopolitik hesaplar değil.</p>
<p data-start="538" data-end="583">Bu kez sahneye <strong data-start="553" data-end="572">kutsal metinler</strong> sürülüyor.</p>
<p data-start="585" data-end="718"><span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Benjamin Netanyahu</span></span>, son konuşmalarından birinde şu sözleri hatırlattı:<br data-start="674" data-end="677" /><strong data-start="677" data-end="718">“Amalek’in sana yaptıklarını unutma.”</strong></p>
<p data-start="720" data-end="885">Bu sözler Yahudi kutsal kitabı olan <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Tevrat&#8217;a</span></span> dayanıyor. Özellikle <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Books of Samuel</span></span> içinde geçen o ürkütücü pasaj…</p>
<p data-start="887" data-end="1039">“Git Amaleklilere saldır. Onlara ait her şeyi yok et.<br data-start="940" data-end="943" />Hiçbir şeyi esirgeme.<br data-start="964" data-end="967" />Kadın, erkek, çocuk, bebek…<br data-start="994" data-end="997" />Öküz, koyun, deve, eşek…<br data-start="1021" data-end="1024" />Hepsini öldür.”</p>
<p data-start="1041" data-end="1064">Bir an durup düşünelim.</p>
<p data-start="1070" data-end="1222">21. yüzyılda, uluslararası hukuk çağında, insan haklarının var olduğu iddia edilen bir dünyada <strong data-start="1161" data-end="1222">bir savaş gerçekten kutsal bir metne dayandırılabilir mi?</strong></p>
<p data-start="1224" data-end="1251">Bu soru artık teorik değil.</p>
<p data-start="1253" data-end="1438">Çünkü Orta Doğu’da patlayan her bomba bize aynı gerçeği hatırlatıyor. <strong data-start="1325" data-end="1438">Siyaset kutsal metinleri savaşın yakıtına dönüştürdüğünde ortaya çıkan şey yalnızca savaş değil, fanatizmdir.</strong></p>
<p data-start="1440" data-end="1465">Tarih bu örneklerle dolu.</p>
<p data-start="1467" data-end="1555">Haçlı Seferleri…<br data-start="1483" data-end="1486" />Din adına yakılan şehirler…<br data-start="1513" data-end="1516" />Kutsal sloganlarla öldürülen milyonlar…</p>
<p data-start="1557" data-end="1566">Ve bugün.</p>
<p data-start="1568" data-end="1724">Savaşın dili değişti.<br data-start="1589" data-end="1592" />Artık generaller kadar <strong data-start="1615" data-end="1641">teologlar da konuşuyor</strong>.<br data-start="1642" data-end="1645" />Strateji masalarında yalnızca haritalar değil, <strong data-start="1692" data-end="1724">kutsal metinler de açılıyor.</strong></p>
<p data-start="1726" data-end="1762">Bu, insanlık için ürkütücü bir eşik.</p>
<p data-start="1764" data-end="1835">Çünkü siyasi savaşların bir sınırı vardır.<br data-start="1806" data-end="1809" />Diplomasiyle bitebilirler.</p>
<p data-start="1837" data-end="1888">Ama <strong data-start="1841" data-end="1888">kutsallaştırılmış savaşların sınırı yoktur.</strong></p>
<p data-start="1890" data-end="1939">Onlar <strong>“zafer”</strong> ile değil <strong data-start="1914" data-end="1939">“yok etme” </strong>ile biter.</p>
<p data-start="1941" data-end="2114">İşte bu yüzden bugün Orta Doğu’da yükselen söylem sadece askeri bir tehdit değildir.<br data-start="2025" data-end="2028" />Bu söylem, <strong data-start="2039" data-end="2114">tarihin en karanlık çağlarını hatırlatan bir zihniyetin geri dönüşüdür.</strong></p>
<p data-start="2116" data-end="2139">Daha da ironik olan şu: Tarih boyunca en çok peygamber gönderildiği anlatılan bir kavim İsrail. Yine tarih anlatılarında <strong data-start="2232" data-end="2293">en çok peygamber öldüren kavimlerden biri olarak İsrail&#8217;in anılması</strong> bu çelişkinin en trajik simgelerinden biridir.</p>
<p data-start="2342" data-end="2388">Bugün yaşananların en korkutucu tarafı ise şu: Eğer savaş <strong data-start="2401" data-end="2423">tanrısal bir görev</strong> gibi sunulmaya başlanırsa, o savaşın içinde merhamete yer kalmaz.</p>
<p data-start="2491" data-end="2566">Çünkü o noktada savaş artık bir politika değil, <strong data-start="2539" data-end="2566">kıyamet psikolojisidir.</strong></p>
<p data-start="2568" data-end="2596">Ve insanlık çok iyi biliyor:</p>
<p data-start="2598" data-end="2709">Kıyamet psikolojisiyle yürütülen savaşlar sadece şehirleri değil <strong data-start="2667" data-end="2709">gelecek kuşakların vicdanını da yakar.</strong></p>
<p data-start="2711" data-end="2758">Şimdi herkesin kendine sorması gereken soru şu: <strong data-start="2760" data-end="2897">Kutsal kitaplar insanlığı kurtarmak için mi gönderildi, yoksa insanlar kendi savaşlarını kutsallaştırmak için mi onları kullanıyor?</strong></p>
<p data-start="2899" data-end="3053">Eğer bu sorunun cevabını dürüstçe veremezsek, Orta Doğu’da başlayan bu yangın yalnızca bir bölgenin değil <strong data-start="3011" data-end="3053">bütün dünyanın felaketine dönüşebilir.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/kutsal-kitapla-savas-insanlik-yeni-bir-kiyametin-esiginde-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MSB’den Dikkat Çeken Paylaşım: Biz Varsak Tereddüt Susar</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/msbden-dikkat-ceken-paylasim-biz-varsak-tereddut-susar/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/msbden-dikkat-ceken-paylasim-biz-varsak-tereddut-susar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 19:32:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[günün fotoğrafı]]></category>
		<category><![CDATA[hudut güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmetçik]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[MSB paylaşımı]]></category>
		<category><![CDATA[MSB X paylaşımı]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu gerilimi]]></category>
		<category><![CDATA[savunma haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[sınır ötesi operasyon]]></category>
		<category><![CDATA[TSK kararlılık mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[TSK son dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye caydırıcı güç]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye savunma gücü]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye sınır güvenliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=84316</guid>

					<description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı (MSB), sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı son paylaşımla kısa sürede geniş yankı uyandırdı. Orta Doğu’daki gerilimin arttığı bir dönemde yapılan paylaşım, çok sayıda kullanıcı tarafından beğeni ve yorum aldı. “Türkiye’nin Sarsılmaz İradesi” Vurgusu Paylaşımda, Türkiye’nin uzun yıllardır çevresinde yaşanan savaşlara, çatışmalara ve siyasi değişimlere rağmen kararlılığını koruduğu mesajı öne çıktı. Bölgedeki &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="64" data-end="318"><span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Milli Savunma Bakanlığı</span></span> (MSB), sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı son paylaşımla kısa sürede geniş yankı uyandırdı. Orta Doğu’daki gerilimin arttığı bir dönemde yapılan paylaşım, çok sayıda kullanıcı tarafından beğeni ve yorum aldı.</p>
<p data-start="320" data-end="363"><strong>“Türkiye’nin Sarsılmaz İradesi” Vurgusu</strong></p>
<p data-start="365" data-end="820">Paylaşımda, Türkiye’nin uzun yıllardır çevresinde yaşanan savaşlara, çatışmalara ve siyasi değişimlere rağmen kararlılığını koruduğu mesajı öne çıktı. Bölgedeki istikrarsızlıkların Türkiye sınırlarına sıçrama ihtimaline rağmen toplumda oluşan güven duygusunun temelinde, köklü bir askeri geleneğin bulunduğuna dikkat çekildi. Bu geleneğin milattan önce 209 yılına kadar uzandığına atıf yapılarak, Mehmetçik’in tarihi sorumluluğu ve sürekliliği vurgulandı.</p>
<p data-start="822" data-end="844"><strong>TSK’dan Güç Mesajı</strong></p>
<p data-start="846" data-end="1111"><span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Türk Silahlı Kuvvetleri</span></span> tarafından paylaşılan görüntüde, tam teçhizatlı unsurların görev başındaki anları yer aldı. Fotoğrafla birlikte “Biz varsak tereddüt susar, kararlılık konuşur!” notu paylaşıldı. Söz konusu mesaj, günün fotoğrafı olarak sunuldu.</p>
<p data-start="1113" data-end="1235">Kısa sürede yoğun etkileşim alan paylaşım, sosyal medya kullanıcıları tarafından destek ve takdir yorumlarıyla karşılandı.</p>
<p data-start="1237" data-end="1270"><strong>“Hazır, Daima Hazır” Anlayışı</strong></p>
<p data-start="1272" data-end="1529">Hudut hattında ve sınır ötesinde görev yapan Mehmetçik’in, “Hazır, daima hazır” anlayışıyla hareket ettiği vurgulandı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası alandaki en önemli caydırıcı güç unsurlarından biri olduğu ifade edildi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/msbden-dikkat-ceken-paylasim-biz-varsak-tereddut-susar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Korkma Diye Başlayan Türkiye,  Diz Çökmez, Hesap Bozar!</title>
		<link>http://www.ekointernethaber.com/korkma-diye-baslayan-turkiye-diz-cokmez-hesap-bozar/</link>
					<comments>http://www.ekointernethaber.com/korkma-diye-baslayan-turkiye-diz-cokmez-hesap-bozar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 17:01:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=84313</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Dünya siyasetinde artık diplomasi metinleri değil, meydan nutukları dolaşıma sokuluyor. Amerika’nın sadist ve despot başkanı Donald Trump bir süre önce kameraların karşısına geçip İran halkına “sokağa inin, rejimi yıkın, biz yardıma geliyoruz” diye seslendiğinde bunun adı diplomasi değil, açık müdahale çağrısıydı. Üstelik nükleer silah iddiasını kaldıraç yapıp ardından “özgürlük” ambalajıyla rejim değişikliği &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p>Dünya siyasetinde artık diplomasi metinleri değil, meydan nutukları dolaşıma sokuluyor. Amerika’nın sadist ve despot başkanı Donald Trump bir süre önce kameraların karşısına geçip İran halkına <em><strong>“sokağa inin, rejimi yıkın, biz yardıma geliyoruz”</strong></em> diye seslendiğinde bunun adı diplomasi değil, açık müdahale çağrısıydı. Üstelik nükleer silah iddiasını kaldıraç yapıp ardından <em><strong>“özgürlük”</strong></em> ambalajıyla rejim değişikliği vaat etmek, artık kimseyi ikna etmiyor.</p>
<p>Sonra ne oldu? Diplomasi masası henüz tamamen devrilmemişken bombalar konuştu. ABD’nin İsrail ile birlikte İran’ı hedef alması, masum insanların hayatını kaybetmesi, 170 genç kız öğrencinin ölüm haberleri… <strong>“Özgürlük”</strong> söyleminin gölgesinde yıkılan hayatlar. Ortadoğu’da her müdahaleden sonra ezbere tekrarlanan o cümle yine servis edildi: <strong>“Bu operasyon istikrar getirecek.”</strong> Oysa geriye kalan sadece acı, öfke ve daha derin bir kırılma oldu.</p>
<p>Dahası da var. 2026’da İran’ın, 2036’da Ankara’nın hedef olacağına dair paylaşımlar dolaşıma sokuldu. <strong>“Sırada Türkiye var”</strong> imaları yapıldı. Bu açık bir psikolojik harp dilidir. Amaç; korku üretmek, toplumları sindirmek ve tehdit algısını normalleştirmektir. Uluslararası siyasetin geldiği nokta buysa, ortada ciddi bir çürüme var demektir.</p>
<p>Şunu herkes bilsin: Türkiye sıradan bir coğrafya değildir. Bu topraklar masa başında çizilmiş sınırlarla değil, ağır bedeller ödenerek korunmuştur. İstiklâl Marşı <strong>“Korkma”</strong> diye başlar; bu sadece bir dize değil, bir milletin karakter beyanıdır. Bu ülkede çocuklara bayrağın yere düşmeyeceği, vatanın miras değil emanet olduğu öğretilir.</p>
<p>Türkiye’yi sosyal medya senaryolarıyla hizaya getireceğini düşünenler tarihe bakmalıdır. Bu millet kendi içinde tartışır, eleştirir, hatta sert şekilde ayrışır; fakat söz konusu vatan olduğunda ortak paydada birleşmesini bilir. Dün Çanakkale’de, Sakarya’da ortaya konan irade neyse, bugün de aynıdır.</p>
<p>Uluslararası güç mücadelesinde büyük devletlerin çıkar hesapları olabilir. Ancak başka ülkelerin iç işlerine açık çağrı yapmak, rejim değişikliğini teşvik etmek ve ardından askeri güç kullanmak, modern çağın müdahaleci refleksidir. Bunun bedelini ise her zaman bölge halkları öder.</p>
<p>Türkiye’ye gözdağı verenlere mesajımız nettir. Bu ülke tehdit diliyle dizayn edilemez. <strong>“Denize dökülme”</strong> ifadesi hamaset değil, tarihsel bir direniş hafızasının sembolüdür. Kimse bu hafızayı küçümsemesin, kimse toplumsal sabrı sınamaya kalkmasın.</p>
<p>Bugün İran üzerinden yürütülen hesapların yarın başka başkentlere yönelmeyeceğinin garantisi yok. Bu yüzden mesele yalnızca bir ülke meselesi değil; egemenlik ve bağımsızlık meselesidir.</p>
<p>Ve unutulmasın…</p>
<p>Bu millet korkuyla hizaya girmez, tehditle susmaz, ambargoyla diz çökmez. <strong>“Korkma!”</strong> diye başlayan bir marşla büyüyen bir topluma korku dili işlemez. O kelime bir şiir değil; bir duruş, bir hafıza ve bir iradedir.</p>
<p>Türkiye’yi masa başı planlarla korkutacağını sananlar şunu iyi bilsin ki, Bu ülke projeksiyon haritalarıyla şekillenmez. Tehdit not edilir ama kader tehdit sahiplerine yazdırılmaz. Hangi plan yapılırsa yapılsın, karşısında aynı kelime durur: Bağımsızlık.</p>
<p>Biz farklı düşünebiliriz; fakat söz konusu vatan olduğunda ortak payda konuşur. Çünkü bu ülkenin hafızasında tek bir cümle yazar: Teslimiyet yok.</p>
<p>Altını kalın çizgilerle çizelim:  <strong>Türk</strong> <strong>varsa tereddüt susar, kararlılık konuşur!</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.ekointernethaber.com/korkma-diye-baslayan-turkiye-diz-cokmez-hesap-bozar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
