<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Politika &#8211; Ekointernet Haber</title>
	<atom:link href="https://www.ekointernethaber.com/kategori/politika/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ekointernethaber.com</link>
	<description>Ulusal Haber Portalı</description>
	<lastBuildDate>Thu, 24 Sep 2026 20:11:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.2</generator>

<image>
	<url>https://www.ekointernethaber.com/wp-content/uploads/2023/06/cropped-turk-bayragi-32x32.jpg</url>
	<title>Politika &#8211; Ekointernet Haber</title>
	<link>https://www.ekointernethaber.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Devlet Bahçeli’den Erdoğan’ın BM konuşmasına destek: Dünya 5’ten büyüktür</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/devlet-bahceliden-erdoganin-bm-konusmasina-destek-dunya-5ten-buyuktur/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/devlet-bahceliden-erdoganin-bm-konusmasina-destek-dunya-5ten-buyuktur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Sep 2026 20:11:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=88089</guid>

					<description><![CDATA[ANKARA – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler’in 81’inci Genel Kurulu’nda verdiği mesajlara destek verdi. Bahçeli, Erdoğan’a teşekkür ederken BM Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısının değiştirilmesi, veto sisteminin kaldırılması veya sınırlandırılması ve küresel karar mekanizmalarında temsil adaletinin sağlanması çağrısında bulundu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 22 Eylül’de &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ANKARA – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler’in 81’inci Genel Kurulu’nda verdiği mesajlara destek verdi. Bahçeli, Erdoğan’a teşekkür ederken BM Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısının değiştirilmesi, veto sisteminin kaldırılması veya sınırlandırılması ve küresel karar mekanizmalarında temsil adaletinin sağlanması çağrısında bulundu.</strong></p>
<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 22 Eylül’de Birleşmiş Milletler 81’inci Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmaya ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p>
<p>Bahçeli, Erdoğan’ın BM kürsüsünden Türkiye’nin uluslararası sisteme ilişkin yaklaşımını güçlü biçimde dile getirdiğini belirterek Cumhurbaşkanı’na teşekkür etti. MHP lideri, Erdoğan’ın özellikle “Dünya 5’ten büyüktür” yaklaşımının küresel sistemin yeniden ele alınması gerektiğine yönelik kapsamlı bir çağrı olduğunu ifade etti.</p>
<h3><strong>Bahçeli’den Erdoğan’a açık teşekkür</strong></h3>
<p>Bahçeli açıklamasında, Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda “sessiz milyonların sesi” olduğunu ve Türk milletinin yaklaşımını dünyaya aktardığını belirtti.</p>
<p>MHP lideri, uluslararası sistemin savaşlar, krizler, insani dramlar ve adaletsizlikler karşısında giderek daha fazla sorgulandığını savundu.</p>
<p>Bahçeli’ye göre mevcut BM yapısı, dünyanın değişen siyasi, ekonomik ve jeopolitik gerçeklerini yeterince yansıtmıyor.</p>
<h3><strong>Hedefte Güvenlik Konseyi’nin veto sistemi var</strong></h3>
<p>Bahçeli’nin açıklamasındaki en dikkat çekici başlıklardan biri Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısı oldu.</p>
<p>MHP lideri, beş daimi üyeye tanınan veto yetkisinin daha adil ve kapsayıcı bir uluslararası düzenin önündeki temel sorunlardan biri olduğunu ifade etti.</p>
<p>Bahçeli, Erdoğan’ın yıllardır dile getirdiği “Dünya 5’ten büyüktür” sözünün yalnızca Türkiye’nin değil, daha geniş temsil ve daha adil bir küresel karar mekanizması arayışının ifadesi olduğunu belirtti.</p>
<h3><strong>“Dünya beş ülkenin ağzına bakmaktan kurtulmalı”</strong></h3>
<p>Bahçeli, BM reformu konusundaki yaklaşımının yeni olmadığını da hatırlattı.</p>
<p>MHP lideri, 1 Ekim 2024’te TBMM Grup Toplantısı’nda BM ve Güvenlik Konseyi’nin yeniden yapılandırılması gerektiğini söylediğini, ülkelerin eşit katılım ve oy hakkına sahip olacağı alternatif bir dünya düzeni üzerinde çalışmalar yapılmasını savunduğunu aktardı.</p>
<p>Bahçeli ayrıca 30 Nisan 2024 tarihli TBMM Grup Toplantısı’ndaki sözlerine de atıfta bulunarak Güvenlik Konseyi’ndeki veto sisteminin karar alma süreçlerini tıkadığını belirtti.</p>
<h3><strong>Filistin ve KKTC mesajı</strong></h3>
<p>Bahçeli, Erdoğan’ın BM konuşmasında Filistin meselesine ve Kıbrıs Türk halkının durumuna da dikkat çektiğini belirtti.</p>
<p>MHP lideri, 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin devletinin kurulması yönündeki mesajın yanı sıra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası alanda tanınmasına ilişkin çağrıların da Erdoğan’ın konuşmasının önemli başlıkları arasında bulunduğunu ifade etti.</p>
<h3><strong>Bahçeli: BM kapsamlı reformdan geçirilmeli</strong></h3>
<p>Bahçeli’ye göre BM reformu yalnızca Güvenlik Konseyi’nin üye sayısının değiştirilmesiyle sınırlı kalmamalı.</p>
<p>MHP lideri; Genel Kurulun etkinliği, temsil adaleti, karar alma mekanizmalarının şeffaflığı, hesap verebilirlik ve uluslararası hukukun uygulanmasında eşitlik gibi başlıkların da reform sürecine dahil edilmesi gerektiğini savundu.</p>
<p>Bahçeli, farklı kıtaların, coğrafyaların ve medeniyetlerin küresel karar mekanizmalarında daha fazla söz sahibi olması gerektiğini belirtti.</p>
<h3><strong>“Veto imtiyazı kaldırılmalı veya sınırlandırılmalı”</strong></h3>
<p>Bahçeli’nin açıklamasında en net ifadelerden biri veto yetkisine ilişkin oldu.</p>
<p>MHP Genel Başkanı, BM reformuna ilişkin yol haritasının merkezinde veto imtiyazının kaldırılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca veto yetkisinin sınırlandırılmasına ilişkin tartışmaların da küresel sistemin geleceği açısından önem taşıdığını belirtti.</p>
<p>Bahçeli, mevcut uluslararası sistemin güç ilişkileri üzerinden şekillenmesinin sürdürülebilir olmadığını savunarak, uluslararası hukukun bütün devletler açısından eşit uygulanması gerektiğini vurguladı.</p>
<h3><strong>“Erdoğan’ın mesajları bizi memnun etti”</strong></h3>
<p>MHP lideri, Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasının yanı sıra uluslararası sisteme ilişkin değerlendirmelerini içeren makalesine de dikkat çekti.</p>
<p>Bahçeli, küresel krizlerin yalnızca birkaç başkentin iradesine bırakılmasının bugünün dünyasıyla bağdaşmadığını belirten Erdoğan’ın yaklaşımını destekledi.</p>
<p>MHP liderine göre “Dünya 5’ten büyüktür” çağrısı, yalnızca BM Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısına yönelik bir eleştiri değil; dünya nüfusunun, farklı coğrafyaların ve farklı medeniyetlerin küresel karar alma süreçlerinde daha adil temsil edilmesine yönelik bir reform talebi.</p>
<h3><strong>MHP’nin BM reformu gündemi</strong></h3>
<p>Bahçeli, MHP’nin parti programında ve 2023 seçim beyannamesinde de BM’nin yapısının ve işleyişinin reforme edilmesi gerektiğinin ifade edildiğini hatırlattı.</p>
<p>MHP lideri, savaşların, işgallerin ve insani krizlerin devam ettiği bir dönemde BM’nin mevcut yapısının küresel sorunlara yeterli karşılık veremediği görüşünü yineledi.</p>
<p>Bahçeli’nin açıklamasında, Türkiye’nin uzun süredir dile getirdiği BM reformu yaklaşımı ile Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’ndaki mesajlarının aynı zeminde buluştuğu vurgulandı.</p>
<h3><strong>“Birkaç ülkenin iradesine bağımlı olmayan düzen”</strong></h3>
<p>Bahçeli açıklamasının sonunda daha geniş bir uluslararası sistem çağrısı yaptı.</p>
<p>MHP lideri, farklı kıtaların, milletlerin ve medeniyetlerin küresel karar süreçlerinde söz sahibi olduğu; uluslararası hukukun bütün ülkeler için eşit işletildiği ve karar mekanizmalarının daha hesap verebilir olduğu bir düzen gerektiğini savundu.</p>
<p>Bahçeli, Erdoğan’ın BM kürsüsünden bu yaklaşımı güçlü biçimde gündeme taşımasını önemli bulduğunu belirterek, Türkiye’nin daha adil ve kapsayıcı bir uluslararası düzen yönündeki iradesini desteklediklerini ifade etti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/devlet-bahceliden-erdoganin-bm-konusmasina-destek-dunya-5ten-buyuktur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mansur Yavaş CHP’den ayrıldı: Kılıçdaroğlu’ndan dikkat çeken ilk yorum</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/mansur-yavas-chpden-ayrildi-kilicdaroglundan-dikkat-ceken-ilk-yorum/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/mansur-yavas-chpden-ayrildi-kilicdaroglundan-dikkat-ceken-ilk-yorum/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2026 20:45:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=88028</guid>

					<description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden ayrıldığını açıkladı. Yavaş, siyasi yoluna bağımsız olarak devam edeceğini duyururken, kararın hemen öncesinde CHP Sözcüsü Müslim Sarı’nın parti içi sorumluluklara ilişkin açıklamaları dikkat çekti. Türk siyasetinde günün en önemli gelişmelerinden biri CHP cephesinde yaşandı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP üyeliğinden istifa ettiğini kamuoyuna &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden ayrıldığını açıkladı. Yavaş, siyasi yoluna bağımsız olarak devam edeceğini duyururken, kararın hemen öncesinde CHP Sözcüsü Müslim Sarı’nın parti içi sorumluluklara ilişkin açıklamaları dikkat çekti.</p>
<p>Türk siyasetinde günün en önemli gelişmelerinden biri CHP cephesinde yaşandı.</p>
<p>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP üyeliğinden istifa ettiğini kamuoyuna açıkladı. Yavaş, bundan sonraki siyasi yoluna bağımsız olarak devam edeceğini bildirdi.</p>
<p>Yavaş’ın kararı, CHP Sözcüsü Müslim Sarı’nın aynı gün yaptığı ve parti içindeki belediye başkanlarının genel başkanla ilişkilerine vurgu yapan açıklamalarının ardından geldi.</p>
<p><strong>MANSUR YAVAŞ: SİYASİ YOLUMA BAĞIMSIZ DEVAM EDECEĞİM</strong></p>
<p>Mansur Yavaş, sosyal medya hesabından yayımladığı açıklamada, daha önce parti içerisinde kendisi veya siyasi tutumuyla ilgili rahatsızlık bulunması halinde gerekeni yapacağını ifade ettiğini hatırlattı.</p>
<p>Yavaş, istifa kararını şu sözlerle duyurdu:</p>
<p>“Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim.</p>
<p>Ve bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum.”</p>
<p>Yavaş ayrıca kararını uzun süredir değerlendirdiğini ve siyasi tutumunda herhangi bir değişiklik olmadığını belirtti.</p>
<p><strong>İSTİFANIN ÖNCESİNDE MÜSLİM SARI&#8217;NIN SÖZLERİ DİKKAT ÇEKTİ</strong></p>
<p>Yavaş’ın istifasının hemen öncesinde CHP Sözcüsü Müslim Sarı’nın açıklamaları gündeme damga vurdu.</p>
<p>Sarı, isim vermeden bir belediye başkanının kendi partisinin genel başkanı dışında başka bir partinin genel başkanına bilgi vermesini eleştirdi.</p>
<p>Sarı, CHP’nin kurumsal kimliğinin parti içerisindeki herkesin üzerinde olduğunu vurgulayarak, bir CHP’li belediye başkanının siyasi sorumluluğunun CHP Genel Başkanı’na karşı olduğunu söyledi.</p>
<p>Daha sonra sözlerinin doğrudan Yavaş’ı hedef almadığını belirten Sarı, “Kimse CHP’den üstte değil” ifadesini kullandı.</p>
<p>Sarı’nın bu açıklamaları ile Yavaş’ın istifa duyurusunun zamanlaması, siyasi kulislerde dikkat çekti.</p>
<p><strong>KILIÇDAROĞLU: “İSTİFA TEK TARAFLI BİR İŞLEMDİR”</strong></p>
<p>Mansur Yavaş’ın CHP’den ayrılması sonrasında eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan da açıklama geldi.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, istifaya ilişkin değerlendirmesinde, “İstifa tek taraflı bir işlemdir. Kendi siyasi tercihi” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Ancak Kılıçdaroğlu’nun açıklamasında Yavaş’ın seçmen iradesine ilişkin sözlerine de destek verdiği görüldü.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, Yavaş’ın seçmenin iradesinin yok sayılmaması gerektiğine ilişkin değerlendirmelerine katıldığını belirtti.</p>
<p><strong>ÖZGÜR ÖZEL’DEN YAVAŞ’A TELEFON</strong></p>
<p>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel de Mansur Yavaş’ın istifasının ardından ilk değerlendirmesini yaptı.</p>
<p>Özel, Yavaş’ı telefonla aradığını ve kararına duydukları saygıyı kendisine ilettiğini söyledi.</p>
<p>Özel, bundan sonraki süreçte Mansur Yavaş’ın ve diğer belediye başkanlarının alacağı kararlara saygı duyacaklarını ifade etti.</p>
<p>Özel ayrıca CHP yönetiminin Yavaş’a yönelik açıklamalarını eleştirerek, belediye başkanlarının seçildikleri kentlere karşı sorumluluk taşıdığına vurgu yaptı.</p>
<p><strong>“YA BENİMSİN YA KARA TOPRAĞIN” TEPKİSİ</strong></p>
<p>Özgür Özel, CHP yönetiminin “başka bir partinin genel başkanına nasıl bilgi verirsin?” yaklaşımını eleştirerek, siyasette böyle bir anlayışın doğru olmadığını savundu.</p>
<p>Özel’in açıklamalarında, belediye başkanlarının halk tarafından seçildiğine ve görevlerinin kentlerine hizmet etmek olduğuna yönelik vurgu öne çıktı.</p>
<p><strong>İSTİFANIN ARDINDAN GÖZLER CHP’DE</strong></p>
<p>Mansur Yavaş’ın CHP’den istifa ederek bağımsız siyasi yolunu açıklaması, CHP ile Yavaş arasındaki uzun süredir devam eden siyasi gerilimi yeni bir aşamaya taşıdı.</p>
<p>İstifanın, CHP Sözcüsü Müslim Sarı’nın parti içi hiyerarşi ve Yavaş’ın Özgür Özel ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki temasına ilişkin açıklamalarının hemen sonrasında gelmesi de gelişmenin dikkat çeken başlıklarından biri oldu.</p>
<p>Yavaş’ın bundan sonraki siyasi tutumu ve bağımsız olarak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini nasıl sürdüreceği ise önümüzdeki dönemin önemli siyasi gündem maddeleri arasında yer alacak.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/mansur-yavas-chpden-ayrildi-kilicdaroglundan-dikkat-ceken-ilk-yorum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mansur Yavaş CHP&#8217;den istifa etti: Siyasi yoluma bağımsız devam edeceğim</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/mansur-yavas-chpden-istifa-etti-siyasi-yoluma-bagimsiz-devam-edecegim/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/mansur-yavas-chpden-istifa-etti-siyasi-yoluma-bagimsiz-devam-edecegim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2026 20:22:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=88013</guid>

					<description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP üyeliğinden istifa ettiğini açıkladı. Yavaş, siyasi hayatına bağımsız olarak devam edeceğini duyururken, kararının 19 Mart sonrası yaşanan siyasi ve hukuki tartışmaların ardından geldiğini belirtti. CHP&#8217;de günlerdir devam eden tartışmalar, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş&#8217;ın istifasıyla yeni bir boyut kazandı. Mansur Yavaş, yaptığı açıklamayla Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP üyeliğinden istifa ettiğini açıkladı. Yavaş, siyasi hayatına bağımsız olarak devam edeceğini duyururken, kararının 19 Mart sonrası yaşanan siyasi ve hukuki tartışmaların ardından geldiğini belirtti.</strong></p>
<p>CHP&#8217;de günlerdir devam eden tartışmalar, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş&#8217;ın istifasıyla yeni bir boyut kazandı.</p>
<p>Mansur Yavaş, yaptığı açıklamayla <strong>Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden ayrıldığını ve siyasi yoluna bağımsız olarak devam edeceğini</strong> duyurdu. Yavaş, kararını öfke veya kırgınlıkla almadığını, uzun süre düşündükten sonra sorumluluğunu üstlenerek bu kararı verdiğini ifade etti.</p>
<h3><strong>Yavaş kararını böyle duyurdu</strong></h3>
<p>Mansur Yavaş açıklamasında, Türkiye siyasetinin 19 Mart&#8217;tan bu yana çeşitli hukuki ve siyasi tartışmaların etkisinde kaldığını belirtti.</p>
<p>Özellikle CHP içerisindeki <strong>&#8220;mutlak butlan&#8221; tartışmalarına</strong> dikkat çeken Yavaş, yaşanan sürecin parti içinde ayrışmaya neden olabileceği yönündeki görüşünü daha önce de dile getirdiğini söyledi.</p>
<p>Yavaş, siyasi görüşlerinde herhangi bir değişiklik olmadığını vurgulayarak, daha önce söylediklerinin arkasında olduğunu belirtti.</p>
<p>Ancak CHP içinde kendisi veya izlediği siyasi tutumla ilgili rahatsızlık bulunması halinde gereğini yapacağını daha önce söylediğini hatırlatan Yavaş, bugün yapılan bazı açıklamaların ardından CHP üyeliğinden ayrıldığını açıkladı.</p>
<h2><strong>&#8220;Siyasi yoluma bağımsız olarak devam edeceğim&#8221;</strong></h2>
<p>Yavaş&#8217;ın açıklamasındaki en dikkat çekici bölüm ise siyasi geleceğine ilişkin mesajı oldu.</p>
<p>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı, CHP üyeliğinin sona erdiğini ve siyasi yoluna <strong>bağımsız olarak devam edeceğini</strong> bildirdi.</p>
<p>Yavaş, CHP çatısı altında birlikte mücadele ettiği isimleri siyasi tercihleri nedeniyle yok saymayacağını belirterek, üç dönem boyunca kendisiyle birlikte çalışan, seçim süreçlerinde destek veren ve emeği bulunan partililere teşekkür etti.</p>
<h3><strong>&#8220;Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim&#8221;</strong></h3>
<p>Mansur Yavaş, açıklamasında kendisini siyasi partilerin üzerinde görmediğinin özellikle altını çizdi.</p>
<p>Yavaş, böyle bir iddiayı kabul etmediğini belirterek, belediye başkanlığı görevinin kendisine önemli bir sorumluluk öğrettiğini ifade etti.</p>
<p>Ankara&#8217;da farklı siyasi görüşlerden insanların aynı yönetim anlayışı etrafında buluşabildiğini savunan Yavaş, demokratik yollarla siyasi değişimin sağlanabilmesi için muhalefetin birbirini tüketmek yerine ortak ilkelerde buluşması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Yavaş&#8217;a göre CHP&#8217;de aylardır devam eden tartışmaların derin bir ayrışmaya dönüşmesi yalnızca parti açısından değil, Türkiye&#8217;deki demokratik siyaset açısından da sonuçlar doğurabilir.</p>
<h3><strong>Seçmen iradesi vurgusu</strong></h3>
<p>Yavaş&#8217;ın açıklamasında dikkat çeken bir diğer başlık ise <strong>seçmen iradesi</strong> oldu.</p>
<p>Sandığa giden vatandaşın yalnızca bir kişiye değil, aynı zamanda bir siyasi iradeye oy verdiğini belirten Yavaş, seçmenin onaylamadığı siyasi adreslere makamların taşınmasını doğru bulmadığını söyledi.</p>
<p>Yavaş, bundan sonraki süreçte de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görevini sürdüreceğini ve siyasi görüşü ne olursa olsun bütün Ankaralılara hizmet etmeye devam edeceğini bildirdi. (<a title="Mansur Yavaş, CHP'den istifa etti - Ankara Haberleri" href="https://www.dha.com.tr/yerel-haberler/ankara/mansur-yavas-chpden-istifa-etti-2949956?utm_source=chatgpt.com"> Ajansı</a>)</p>
<h3><strong>&#8220;Makamlar geçicidir&#8221;</strong></h3>
<p>Mansur Yavaş, açıklamasının sonunda belediye başkanlığı makamına ilişkin mesaj da verdi.</p>
<p>Belediye başkanlığını bir siyasi kariyer basamağı olarak değil, milletin emaneti olarak gördüğünü belirten Yavaş, siyasi şartların değişebileceğini ancak seçmenin verdiği emanete bağlılığın değişmemesi gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Yavaş, aldığı kararın bütün sorumluluğunun kendisine ait olduğunu, takdirin ise millete ait olduğunu söyledi.</p>
<h3><strong>İstifa öncesi Müslim Sarı&#8217;dan dikkat çeken açıklamalar</strong></h3>
<p>Mansur Yavaş&#8217;ın istifasından önce CHP Sözcüsü Müslim Sarı&#8217;nın yaptığı açıklamalar da yeniden gündeme geldi.</p>
<p>Sarı, CHP&#8217;nin kurumsal kimliğinin herkesin üzerinde olduğunu belirterek, <strong>&#8220;Hiç kimse CHP&#8217;den üstün değildir&#8221;</strong> mesajı verdi.</p>
<p>Gazetecilerin bu sözlerin Mansur Yavaş&#8217;a yönelik olup olmadığını sorması üzerine Sarı, Yavaş&#8217;ı kastetmediğini söyledi. Ancak Sarı, hiçbir CHP&#8217;linin parti yönetiminin üzerinde konumlanamayacağını belirterek, CHP&#8217;li belediye başkanlarının parti yönetimine karşı sorumluluğuna dikkat çekti.</p>
<p>Bu açıklamaların ardından Mansur Yavaş&#8217;ın CHP&#8217;den istifa ettiğini duyurması, Ankara ve CHP siyasetinde yeni bir sürecin kapısını araladı.</p>
<p><strong>Yavaş&#8217;ın kararı CHP&#8217;de yeni bir sürecin başlangıcı mı?</strong></p>
<p>Mansur Yavaş&#8217;ın CHP&#8217;den ayrılarak siyasi yoluna bağımsız devam edeceğini açıklaması, CHP içerisindeki tartışmaları yeni bir aşamaya taşıdı.</p>
<p>Yavaş ise açıklamasında yeni bir partiye geçeceğine ilişkin herhangi bir mesaj vermedi. Mevcut açıklamasına göre siyasi yolunu <strong>bağımsız</strong> olarak sürdürecek ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine devam edecek.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/mansur-yavas-chpden-istifa-etti-siyasi-yoluma-bagimsiz-devam-edecegim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Turşu değil, siyaset!</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/tursu-degil-siyaset/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/tursu-degil-siyaset/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2026 21:54:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=88001</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Yeni Parti&#8217;de büyük başlangıçtan yüzde 21,6&#8217;ya! Ankara kulislerinde şimdi başka bir soru konuşuluyor Siyasette bazı cümleler vardır&#8230; Söylendiği gün bir kenarda durur. Sonra rakamlar gelir. O cümleyi yeniden önünüze koyar. Muharrem İnce&#8217;nin, &#8220;Parti kurmak turşu kurmaya benzemez&#8221; sözü de bugün Ankara kulislerinde yeniden hatırlanıyor. Çünkü Yeni Parti&#8217;nin kuruluşundan sonra ortaya çıkan tablo, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz Dağtekin Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p><strong>Yeni Parti&#8217;de büyük başlangıçtan yüzde 21,6&#8217;ya! Ankara kulislerinde şimdi başka bir soru konuşuluyor</strong></p>
<p>Siyasette bazı cümleler vardır&#8230;</p>
<p>Söylendiği gün bir kenarda durur.</p>
<p>Sonra rakamlar gelir.</p>
<p>O cümleyi yeniden önünüze koyar.</p>
<p>Muharrem İnce&#8217;nin, <strong>&#8220;Parti kurmak turşu kurmaya benzemez&#8221;</strong> sözü de bugün Ankara kulislerinde yeniden hatırlanıyor.</p>
<p>Çünkü Yeni Parti&#8217;nin kuruluşundan sonra ortaya çıkan tablo, siyaset yapmanın yalnızca büyük bir başlangıçla mümkün olmadığını gösteren bir tartışmayı beraberinde getirdi.</p>
<p>Yeni Parti ilk günlerde fırtına gibi esti.</p>
<p>GÜNDEMAR&#8217;ın 28-31 Temmuz araştırmasında yüzde <strong>38,58</strong> ile birinci sırada çıktı.</p>
<p>Sonra tablo değişti.</p>
<p>GÜNDEMAR&#8217;ın Ağustos araştırmasında Yeni Parti <strong>yüzde 26,95&#8217;e</strong> geriledi ve birinciliği AK Parti&#8217;ye bıraktı.</p>
<p>Son günlerde açıklanan başka bir araştırmada ise Yeni Parti <strong>yüzde 21,6 seviyesinde</strong> ölçülüyor.</p>
<p>Rakamları yan yana koyunca Ankara&#8217;da ister istemez şu soru soruluyor:</p>
<p><strong>38,58&#8217;den 21,6&#8217;ya gelen bir siyasi hareket, kuruluş heyecanını ne kadar koruyabilir?</strong></p>
<p>İşte kulisin düğüm noktası burada.</p>
<p><strong>BÜYÜK BAŞLANGIÇ, KÜÇÜLEN RÜZGAR</strong></p>
<p>Yeni Parti&#8217;nin kuruluşu, Türk siyasetinde uzun zamandır görülmeyen ölçekte bir siyasi hareketlilik oluşturdu.</p>
<p>Kadrolar geldi.</p>
<p>Milletvekilleri geldi.</p>
<p>İsimler geldi.</p>
<p>İlk anket geldi.</p>
<p>Ve ilk ankette yüzde 38,58 çıktı.</p>
<p>O günlerde siyasi hesaplar yeniden yapıldı.</p>
<p>&#8220;Yeni bir merkez doğuyor&#8221; yorumları yapıldı.</p>
<p>CHP&#8217;nin geleceği tartışıldı.</p>
<p>Yeni Parti&#8217;nin geleceği tartışıldı.</p>
<p>Fakat siyasette asıl mesele, <strong>nasıl başladığınız değil, nasıl devam ettiğinizdir.</strong></p>
<p>İlk fotoğraf muhteşem olabilir.</p>
<p>İkinci fotoğraf biraz farklı çıkabilir.</p>
<p>Üçüncü fotoğraf ise bütün hikayeyi değiştirebilir.</p>
<p>Bugün Ankara&#8217;da konuşulan tam olarak bu.</p>
<p><strong>İNCE&#8217;NİN &#8220;TURŞU&#8221; SÖZÜ NEDEN YENİDEN GÜNDEMDE?</strong></p>
<p>Çünkü bir siyasi parti kurmak, sadece bir kadroyu aynı çatı altında toplamakla bitmiyor.</p>
<p>Teşkilat gerekiyor.</p>
<p>Kurumsal hafıza gerekiyor.</p>
<p>Yerel örgüt gerekiyor.</p>
<p>Siyasi söylem gerekiyor.</p>
<p>Seçmenle bağ gerekiyor.</p>
<p>Ve en önemlisi, <strong>partinin kendisine ait bir hikayesi</strong> gerekiyor.</p>
<p>İnce&#8217;nin &#8220;turşu&#8221; benzetmesi de tam burada anlam kazanıyor.</p>
<p>Turşuyu kurarsın.</p>
<p>Kavanozu kapatırsın.</p>
<p>Beklersin.</p>
<p>Ama siyasette beklemek yetmez.</p>
<p>Her gün yeniden seçmene anlatmak zorundasın.</p>
<p>Her krizden çıkmak zorundasın.</p>
<p>Her farklı görüşü aynı çatı altında tutmak zorundasın.</p>
<p>Teşkilatı diri tutmak zorundasın.</p>
<p>Milletvekillerini aynı siyasi hedef etrafında buluşturmak zorundasın.</p>
<p>Ve bütün bunların sonunda seçmene şu sorunun cevabını vermek zorundasın:</p>
<p><strong>&#8220;Neden Yeni Parti?&#8221;</strong></p>
<p>İşte zor soru budur.</p>
<p><strong>91 MİLLETVEKİLİ BAŞLANGIÇ İÇİN YETERLİ, AMA SONUÇ İÇİN DEĞİL</strong></p>
<p>Yeni Parti&#8217;nin önemli bir parlamenter gücü var.</p>
<p>Fakat Meclis&#8217;teki sandalye sayısı ile sandıktaki oy desteği aynı şey değil.</p>
<p>Siyasetin matematiği burada değişiyor.</p>
<p>91 milletvekili önemli bir başlangıç olabilir.</p>
<p>Ama 91 milletvekili, otomatik olarak aynı büyüklükte bir seçmen tabanı anlamına gelmez.</p>
<p>Seçmen, milletvekillerinin nerede durduğundan daha fazlasına bakar.</p>
<p>Partinin ne söylediğine bakar.</p>
<p>Kime hitap ettiğine bakar.</p>
<p>Yerel teşkilatına bakar.</p>
<p>Kendi hayatına ne söylediğine bakar.</p>
<p>Dolayısıyla Yeni Parti&#8217;nin asıl sınavı artık kuruluşunda kaç milletvekili topladığı değil.</p>
<p><strong>Kaç seçmeni kalıcı biçimde yanında tutabildiği.</strong></p>
<p><strong>38,58&#8217;DEN 21,6&#8217;YA&#8230;</strong></p>
<p>Şimdi rakamların dili daha sert.</p>
<p>İlk GÜNDEMAR ölçümü: <strong>Yüzde 38,58.</strong></p>
<p>Bir sonraki GÜNDEMAR ölçümü: <strong>Yüzde 26,95.</strong></p>
<p>Son açıklanan araştırmalardan birinde: <strong>Yüzde 21,6.</strong></p>
<p>Farklı şirketlerin araştırmaları olduğu için bu rakamlar tek bir kesintisiz trend serisi gibi okunamaz.</p>
<p>Ama ortaya çıkan genel fotoğrafı görmezden gelmek de mümkün değil:</p>
<p><strong>Yeni Parti&#8217;nin kuruluş günlerindeki yüksek siyasi ilgisi, sonraki ölçümlerde aynı seviyede korunmuyor.</strong></p>
<p>İşte Ankara kulislerinde &#8220;erime&#8221; kelimesinin kullanılmasının nedeni de bu.</p>
<p>Henüz nihai hüküm vermek için erken.</p>
<p>Ama alarm sorusu ortada:</p>
<p><strong>Kuruluş rüzgarı mı dinmeye başladı?</strong></p>
<p><strong>KULİSLERDE ASIL MERAK EDİLEN ARTIK &#8220;KİM GELECEK?&#8221; DEĞİL</strong></p>
<p>İşin belki de en ilginç tarafı burada.</p>
<p>Yeni bir siyasi hareket kurulurken herkes şunu sorar:</p>
<p>&#8220;Kim katılacak?&#8221;</p>
<p>Bugün ise kulislerde başka bir soru dolaşıyor:</p>
<p><strong>&#8220;Kim kalacak?&#8221;</strong></p>
<p>Hatta daha ileri bir soru:</p>
<p><strong>&#8220;Kim geri dönecek?&#8221;</strong></p>
<p>Çünkü siyasette ilk günkü heyecan kaybolduğunda, kişisel gelecek hesapları da yeniden yapılmaya başlanır.</p>
<p>Milletvekili&#8230;</p>
<p>Belediye başkanlığı&#8230;</p>
<p>Yerel teşkilatlar&#8230;</p>
<p>Parti içindeki görevler&#8230;</p>
<p>Seçilebilir sıralar&#8230;</p>
<p>Bütün bunlar siyasi aktörlerin önündeki hesap cetveline yeniden girer.</p>
<p>Ve siyasi hareketin cazibesiyle birlikte bu hesapların sonucu da değişebilir.</p>
<p>İşte CHP ile Yeni Parti arasındaki geleceğe ilişkin kulislerin önemli bir bölümü artık bu eksende şekilleniyor.</p>
<p><strong>CHP&#8217;NİN MESELESİ DE BİTMİŞ DEĞİL</strong></p>
<p>Burada CHP açısından da romantik bir tablo çizmek doğru olmaz.</p>
<p>CHP ciddi bir milletvekili kaybı yaşadı.</p>
<p>Partinin önünde kendi teşkilatını, seçmen tabanını ve siyasi söylemini yeniden konsolide etme zorunluluğu bulunuyor.</p>
<p>Dolayısıyla Yeni Parti&#8217;deki gerileme otomatik olarak CHP&#8217;nin aynı oranda güçlendiği anlamına gelmez.</p>
<p>Ama siyasi dengede önemli bir ayrıntı ortaya çıkıyor:</p>
<p>Yeni Parti&#8217;nin ilk günlerde yarattığı büyük beklentinin kalıcı hale gelip gelmeyeceği artık tartışmalı.</p>
<p>CHP ise bütün kayıplarına rağmen siyasi denklemden çıkmış değil.</p>
<p>Bu nedenle önümüzdeki dönemin asıl mücadelesi, <strong>hangi partinin kuruluş heyecanını değil, kalıcı seçmen bağlılığını koruyacağı</strong> üzerinden okunacak.</p>
<p><strong>YENİ PARTİ&#8217;NİN EN BÜYÜK SINAVI</strong></p>
<p>Yeni Parti&#8217;nin önünde şimdi çok açık bir sınav var:</p>
<p>Kuruluş hikayesinden çıkıp kendi hikayesini yazmak.</p>
<p>&#8220;Biz CHP&#8217;den ayrıldık&#8221; demek yetmeyecek.</p>
<p>&#8220;Biz Yeni Parti&#8217;yiz&#8221; demek de yetmeyecek.</p>
<p>Seçmene bunun ne anlama geldiğini anlatmak gerekecek.</p>
<p>Çünkü siyaset, boşluğu doldurma sanatıdır.</p>
<p>Bir partiden ayrılanların oluşturduğu boşluk başka bir parti tarafından doldurulabilir.</p>
<p>Ama o boşlukta kalıcı bir siyasi kimlik oluşturmak çok daha zor iştir.</p>
<p>İşte Muharrem İnce&#8217;nin &#8220;parti kurmak turşu kurmaya benzemez&#8221; sözünün siyaseten tartışılmasının nedeni de burada.</p>
<p><strong>Parti kurmak kolay olabilir.</strong><br />
<strong>Parti yaşatmak zordur.</strong></p>
<p><strong>ANKARA&#8217;DA ŞİMDİ HESAPLAR DEĞİŞİYOR</strong></p>
<p>Yeni Parti&#8217;nin kuruluşunda hesap yapanlar, yüzde 38,58&#8217;i görünce başka bir tablo çizmişlerdi.</p>
<p>Bugün yüzde 21,6 seviyesindeki ölçümler konuşuluyor.</p>
<p>Dolayısıyla Ankara&#8217;nın siyasi hesap makinesi yeniden açılmış durumda.</p>
<p>Kim bekleyecek?</p>
<p>Kim yeni bir pozisyon alacak?</p>
<p>Kim mevcut yerinde kalacak?</p>
<p>Kim eski adresine dönecek?</p>
<p>Ve en önemlisi&#8230;</p>
<p><strong>Yeni Parti bu düşüşü durdurabilecek mi?</strong></p>
<p>Bütün mesele burada.</p>
<p>Çünkü siyasette ilk alkış çok şey anlatmaz.</p>
<p>İlk anket de.</p>
<p>Asıl hikaye, alkış kesildiğinde başlar.</p>
<p><strong>Turşu kurar gibi parti kurulmaz.</strong></p>
<p>Çünkü turşunun kapağını kapatıp bekleyebilirsiniz.</p>
<p>Siyasette ise kapağını kapatıp beklediğiniz anda seçmen başka bir kapıya gidebilir.</p>
<p>Ankara kulislerinde bugün konuşulan tam da bu.</p>
<p><strong>38,58&#8217;lik büyük başlangıç nereye gitti?</strong></p>
<p>Cevabı henüz kesin değil.</p>
<p>Ama yüzde 21,6&#8217;lık fotoğraf, Yeni Parti&#8217;nin kuruluş günlerindeki rüzgarı artık aynı şiddette arkasında taşımadığını gösteren ciddi bir siyasi işaret olarak masada duruyor.</p>
<p>Ve siyasetin en acımasız sorusu da tam burada soruluyor: <strong>Büyük başlayan bir parti, büyük kalabilecek mi?</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/tursu-degil-siyaset/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Parti’de koltuk krizi iddiası: CHP’den giden bazı isimler geri dönmek istiyor</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/yeni-partide-koltuk-krizi-iddiasi-chpden-giden-bazi-isimler-geri-donmek-istiyor/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/yeni-partide-koltuk-krizi-iddiasi-chpden-giden-bazi-isimler-geri-donmek-istiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2026 21:16:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87998</guid>

					<description><![CDATA[Gazeteci Can Ataklı, CHP’den ayrılarak Yeni Parti’ye geçtiğini öne sürdüğü bazı isimlerin yeniden CHP’ye dönmek istediğini iddia etti. Ataklı’ya göre, Yeni Parti’ye geçiş sırasında bazı isimlere milletvekilliği, belediye başkan adaylığı ve belediye meclis üyeliği gibi görevler konusunda beklenti oluşturuldu. Ancak parti içerisindeki mevcut dengeler nedeniyle bu makamların önemli bölümünün dolu olduğu ileri sürüldü. Siyasi kulisleri &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci <strong>Can Ataklı</strong>, CHP’den ayrılarak Yeni Parti’ye geçtiğini öne sürdüğü bazı isimlerin yeniden CHP’ye dönmek istediğini iddia etti. Ataklı’ya göre, Yeni Parti’ye geçiş sırasında bazı isimlere milletvekilliği, belediye başkan adaylığı ve belediye meclis üyeliği gibi görevler konusunda beklenti oluşturuldu. Ancak parti içerisindeki mevcut dengeler nedeniyle bu makamların önemli bölümünün dolu olduğu ileri sürüldü.</p>
<p>Siyasi kulisleri hareketlendiren iddia, CHP’den Yeni Parti’ye geçtiği belirtilen bazı isimlerin geri dönüş arayışında olduğu yönünde.</p>
<p>Gazeteci <strong>Can Ataklı</strong>, yaptığı değerlendirmede Yeni Parti’nin kamuoyundaki etkisinin bazı anketlerde gösterildiği ölçüde olmadığını savundu. Ataklı ayrıca CHP Genel Başkanı <strong>Özgür Özel’in</strong> son dönemde peş peşe hatalar yaptığını öne sürerek, bunun siyasi tablo üzerinde etkili olduğunu iddia etti.</p>
<h3><strong>“Yeni Parti’ye blok halinde geçiş oldu”</strong></h3>
<p>Ataklı, CHP’den Yeni Parti’ye yönelik geçişlerin bireysel olmaktan öteye geçtiğini ve bazı isimlerin toplu şekilde hareket ettiğini öne sürdü.</p>
<p>Yeni Parti içerisinde kendilerine vaat edildiği ileri sürülen görevler konusunda beklentilerin karşılanmadığını savunan Ataklı, bazı isimlerden kendisine geri dönüş sinyalleri geldiğini iddia etti.</p>
<p>Ataklı&#8217;nın aktardığı kulise göre, Yeni Parti’ye geçen bazı isimlerin parti içerisinde kendilerine yer bulmakta zorlandığı öne sürülüyor.</p>
<p>Gazeteci, bu durumu değerlendirirken, <strong>“Yeni Parti’ye gidenler, ‘Abi çok garip bir durum var orada’ diyor. Yeni Parti’ye blok olarak gidildi. Çaycıya kadar. Orada boş yer yok. CHP ise boşaldı”</strong> ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Milletvekilliği ve belediye adaylığı iddiası</strong></p>
<p>Can Ataklı&#8217;nın gündeme getirdiği iddiaların bir diğer ayağını ise Yeni Parti’ye geçiş karşılığında bazı siyasi görevlerin vaat edildiği iddiası oluşturuyor.</p>
<p>Ataklı, bazı isimlere <strong>milletvekilliği, belediye başkan adaylığı ve belediye meclis üyeliği</strong> gibi görevlerin beklentisiyle parti değiştirdiklerini ileri sürdü.</p>
<p>Ancak Ataklı&#8217;ya göre, Yeni Parti içerisindeki mevcut kadro ve siyasi dengeler nedeniyle söz konusu isimlerin beklediği görevlerin önemli bir bölümünde boşluk bulunmuyor.</p>
<p>Bu nedenle bazı isimlerin yeniden CHP&#8217;ye dönmenin yollarını aradığı iddia edildi.</p>
<h3><strong>“Beni niye yeniden alıyorsunuz?”</strong></h3>
<p>Ataklı, CHP içerisinde daha önce gündeme gelen <strong>“arınma”</strong> söylemine de dikkat çekti.</p>
<p>CHP’den ayrıldıktan sonra Yeni Parti’ye geçen kişilerin yeniden CHP’ye kabul edilmesi halinde, geçmişte parti yönetimine yönelik sert açıklamaların ve ayrılık sürecinin yeniden tartışma konusu olacağını savunan Ataklı, CHP yönetimine yönelik sert ifadeler kullandı.</p>
<p>Ataklı, CHP yönetiminden tanıdığı bir isimle yaptığı görüşmeyi aktarırken, söz konusu kişilerin yeniden partiye alınmasına tepki gösterdi.</p>
<p>Gazetecinin değerlendirmesinde şu ifadeler öne çıktı:</p>
<blockquote><p>“Sen 100 yıllık bir partiyi batırmak için hakaretler, küfürler ederek zora sokarak gideceksin. Sonra oradan çıkıp, ‘Beni buradan galiba milletvekili yapmayacaklar. Ben gideyim Kılıçdaroğlu’nun elini öpeyim de belki beni milletvekili yapar’ diyeceksin. Bu adamları niye alıyorsunuz?”</p></blockquote>
<h3><strong>CHP’de “arınma” tartışması yeniden mi başlayacak?</strong></h3>
<p>Ataklı’nın iddiaları doğruysa, CHP’den ayrılarak Yeni Parti’ye geçen bazı isimlerin yeniden CHP’ye dönme ihtimali, parti içerisindeki <strong>“arınma” tartışmasını</strong> da yeniden gündeme taşıyabilir.</p>
<p>Öte yandan, Ataklı’nın dile getirdiği iddialar henüz ilgili isimler veya parti yönetimleri tarafından doğrulanmış değil. Dolayısıyla CHP’den Yeni Parti’ye geçen isimlerin toplu şekilde geri dönmek istediği yönündeki iddianın kapsamı ve hangi isimleri içerdiği konusunda kamuoyuna açıklanmış net bir liste bulunmuyor.</p>
<p><strong>Siyasi kulislerde bundan sonraki süreçte hangi isimlerin yeniden CHP saflarına döneceği ve CHP yönetiminin böyle bir dönüşe nasıl yaklaşacağı merak konusu.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/yeni-partide-koltuk-krizi-iddiasi-chpden-giden-bazi-isimler-geri-donmek-istiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erdoğan BM kürsüsünde sert konuştu: Bu Erdoğan’ın şahsi meselesi değil</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/erdogan-bm-kursusunde-sert-konustu-bu-erdoganin-sahsi-meselesi-degil/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/erdogan-bm-kursusunde-sert-konustu-bu-erdoganin-sahsi-meselesi-degil/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2026 21:04:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87992</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Gazze’deki tabloyu sert sözlerle gündeme taşıdı. “Bu Erdoğan’ın şahsi meselesi değildir, bu insani ve vicdani bir meseledir” diyen Erdoğan, İsrail hükümetine ve uluslararası topluma yönelik mesajlar verdi. Filistin devletinin tanınması çağrısını yineleyen Erdoğan, Gazze’nin yeniden inşası için de uluslararası topluma harekete geçme çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Gazze’deki tabloyu sert sözlerle gündeme taşıdı. “Bu Erdoğan’ın şahsi meselesi değildir, bu insani ve vicdani bir meseledir” diyen Erdoğan, İsrail hükümetine ve uluslararası topluma yönelik mesajlar verdi. Filistin devletinin tanınması çağrısını yineleyen Erdoğan, Gazze’nin yeniden inşası için de uluslararası topluma harekete geçme çağrısında bulundu.</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu&#8217;nda yaptığı konuşmada Gazze&#8217;den Filistin&#8217;e, Ukrayna-Rusya savaşından Suriye ve Irak&#8217;a, Kıbrıs&#8217;tan yapay zekâya kadar çok sayıda başlığı gündeme taşıdı.</p>
<p>Erdoğan&#8217;ın konuşmasının merkezinde ise <strong>Gazze&#8217;de yaşanan insani kriz ve Filistin meselesi</strong> vardı.</p>
<p>2005 yılından bu yana 16. kez BM Genel Kurulu kürsüsüne çıkan Erdoğan, konuşmasına yaklaşık 10 yıl BM Genel Sekreterliği görevini yürüten Antonio Guterres&#8217;e teşekkür ederek başladı.</p>
<p>Ancak konuşmanın ilerleyen bölümünde ton sertleşti.</p>
<h3><strong>“Mahmud Abbas yoksa Türkiye var”</strong></h3>
<p>Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas&#8217;ın üst üste iki yıldır BM Genel Kurulu&#8217;nda bulunamamasına dikkat çeken Erdoğan, Filistin halkının yalnız bırakılmayacağını söyledi.</p>
<p>Erdoğan, Türkiye&#8217;nin Filistinlilerin sesini BM kürsüsünde duyurmaya devam edeceğini belirterek, Filistin devletini henüz tanımayan ülkelere de kararlarını yeniden değerlendirme çağrısı yaptı.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin Filistin politikasının temel başlıklarından biri olan <strong>1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devleti</strong> hedefi de Erdoğan&#8217;ın konuşmasında yeniden vurgulandı.</p>
<h3><strong>“81 yıl geçti, insanlık hâlâ barışı bekliyor”</strong></h3>
<p>BM&#8217;nin kuruluşuna ve 1945&#8217;te ortaya konulan hedeflere dikkat çeken Erdoğan, aradan geçen 81 yıla rağmen savaşların ve çatışmaların sona ermediğini söyledi.</p>
<p>Son bir yıllık dönemi değerlendiren Erdoğan, dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan çatışmaların ağır insani sonuçlarına dikkat çekti.</p>
<p>Gazze, Ukrayna-Rusya savaşı, Myanmar, Darfur, İran ve Lübnan gibi başlıkları sıralayan Erdoğan, savaşların sadece cephede değil, milyonlarca insanın hayatında yıkıma yol açtığını ifade etti.</p>
<h3><strong>Gazze için sert sözler: “Bu Erdoğan’ın şahsi meselesi değildir”</strong></h3>
<p>Konuşmanın en dikkat çeken bölümü Gazze oldu.</p>
<p>Erdoğan, Filistin meselesini kendi siyasi kimliğiyle sınırlı bir konu olarak görmediğini belirterek, meselenin insanlık ve vicdan meselesi olduğunu söyledi.</p>
<p>Ardından şu ifadeleri kullandı:</p>
<blockquote><p>“Bu Erdoğan&#8217;ın şahsi meselesi değildir, bu insani bir meseledir. Hepimiz için vicdani bir meseledir.”</p></blockquote>
<p>Erdoğan&#8217;ın hemen ardından kullandığı <strong>“Karşımızda öldürmeye doymayan soykırımcı bir zihniyet var”</strong> sözleri ise konuşmanın en sert bölümlerinden biri oldu.</p>
<p>Cumhurbaşkanı, uluslararası toplumun Gazze&#8217;deki tablo karşısında sessiz kalmaması gerektiğini savundu.</p>
<h3><strong>“Gazze dünyanın en büyük çocuk kabristanı”</strong></h3>
<p>Erdoğan, Gazze&#8217;deki çocukların durumuna da geniş yer ayırdı.</p>
<p>Bölgede çocukların öldüğünü, yaralandığını ve uzuvlarını kaybettiğini belirten Erdoğan, Gazze&#8217;yi dünyanın en ağır insani dramlarından birinin yaşandığı yer olarak tanımladı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı, bölgede yaşananları bir baba ve dede olarak da değerlendirdiğini ifade etti.</p>
<h3><strong>İsrail&#8217;e ve uluslararası topluma çağrı</strong></h3>
<p>Erdoğan, İsrail hükümetinin Gazze&#8217;deki saldırılarını ve Batı Şeria&#8217;daki gelişmeleri eleştirirken, uluslararası toplumun İsrail üzerinde baskı kurması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Gazze&#8217;de ateşkesin ardından da can kayıplarının sürdüğünü belirten Erdoğan, Filistin meselesinin kalıcı biçimde çözülmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin de içinde bulunduğu diplomatik girişimlerin ve ateşkes çabalarının takipçisi olduklarını belirten Erdoğan, <strong>Gazze&#8217;nin yeniden inşasının geciktirilmemesi gerektiğini</strong> söyledi.</p>
<h3><strong>“Filistin devletini boğma girişimleri hüsrana uğrayacak”</strong></h3>
<p>Erdoğan, Filistin devletinin kurulmasının önüne çıkarılan engellerin aşılacağını savundu.</p>
<p>1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip Filistin devletinin kurulmasını savunan Erdoğan, bu hedefe ulaşılacağı mesajını verdi.</p>
<p>Bu bölümdeki sözleri Genel Kurul salonunda alkışlarla karşılandı.</p>
<h3><strong>Suriye mesajı: “Kardeş Suriye halkının yanındayız”</strong></h3>
<p>Erdoğan, konuşmasında Suriye&#8217;deki yeni döneme de değindi.</p>
<p>14 yıllık savaşın ardından Suriye&#8217;nin yeni bir döneme girdiğini belirten Erdoğan, ülkenin istikrar ve huzur arayışına Türkiye&#8217;nin destek vermeye devam edeceğini söyledi.</p>
<p>Irak&#8217;la ilişkilere de değinen Erdoğan, özellikle <strong>Kalkınma Yolu Projesi</strong> başta olmak üzere bölgesel ekonomik projelerde işbirliğinin sürdüğünü belirtti.</p>
<h3><strong>Ukrayna-Rusya savaşı için diplomasi vurgusu</strong></h3>
<p>Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin mesajında Erdoğan, savaşın Ukrayna&#8217;nın egemenliği ve toprak bütünlüğü temelinde sona ermesini istediklerini söyledi.</p>
<p>Karadeniz&#8217;de ticari gemilere yönelik saldırıların kim tarafından gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin kabul edilemez olduğunu belirten Erdoğan, seyrüsefer güvenliğinin korunması gerektiğini vurguladı.</p>
<h3><strong>KKTC için tanıma çağrısı</strong></h3>
<p>Kıbrıs konusunda da mesaj veren Erdoğan, <strong>Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin tescil edilmesi ve izolasyonların sona erdirilmesi</strong> çağrısını yineledi.</p>
<p>Erdoğan, uluslararası toplumu KKTC ile siyasi ve diplomatik ilişkiler kurmaya davet etti.</p>
<h3><strong>“Türkiye istikrar adası”</strong></h3>
<p>Türkiye&#8217;nin savunma sanayisi ve ekonomik yapısına da değinen Erdoğan, ülkenin bölgesel krizlerin ortasında istikrar sağlayan ülkelerden biri olduğunu söyledi.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin Avrupa güvenliğindeki rolüne de dikkat çeken Erdoğan, Ankara&#8217;nın Avrupa güvenlik mimarisinin dışında tutulamayacağını ifade etti.</p>
<h3><strong>Yapay zekâ için uluslararası hukuk çağrısı</strong></h3>
<p>Erdoğan&#8217;ın BM konuşmasında dikkat çeken başlıklardan biri de <strong>yapay zekâ</strong> oldu.</p>
<p>Sosyal medyadaki dezenformasyonun toplumsal barış açısından oluşturduğu tehdide dikkat çeken Erdoğan, yapay zekâ alanındaki hızlı gelişmelerin de uluslararası düzenlemeler gerektirdiğini söyledi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı, yapay zekâ konusunda <strong>Birleşmiş Milletler çatısı altında uluslararası ortak bir hukuki çerçeve oluşturulması</strong> çağrısı yaptı.</p>
<h3><strong>COP31 Antalya&#8217;da</strong></h3>
<p>İklim değişikliğine de değinen Erdoğan, Türkiye&#8217;nin kasım ayında Antalya&#8217;da düzenlenecek <strong>COP31 Zirvesi&#8217;ne</strong> ev sahipliği yapacağını hatırlattı.</p>
<p>Zirvede iklim adaletinin öne çıkarılacağını belirten Erdoğan, Avustralya ile yürütülen ortaklık kapsamında COP31&#8217;in somut uygulamaların öne çıktığı bir zirve olmasını hedeflediklerini söyledi.</p>
<h3><strong>Sıfır Atık ve gıda israfı</strong></h3>
<p>Erdoğan, Emine Erdoğan&#8217;ın 2017&#8217;de başlattığı <strong>Sıfır Atık Hareketi&#8217;nin</strong> küresel ölçekte farkındalık oluşturduğunu söyledi.</p>
<p>Dünyadaki gıda israfına da dikkat çeken Erdoğan, bir tarafta milyonlarca ton gıdanın çöpe atıldığı, diğer tarafta insanların temel gıdaya ulaşmakta zorlandığı bir dünyada adaletten söz edilemeyeceğini belirtti.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin gıda israfının önlenmesi ve küresel gıda güvenliği çalışmalarına katkı sunmaya hazır olduğunu ifade etti.</p>
<h3><strong>Mehdi Eker için FAO adaylığı</strong></h3>
<p>Erdoğan ayrıca eski Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker&#8217;in <strong>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Genel Direktörlüğü&#8217;ne aday gösterildiğini</strong> açıkladı ve ülkelerden destek istedi.</p>
<hr />
<h3><strong>İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı mesajı</strong></h3>
<p>Erdoğan, dünyada yükselen İslam düşmanlığına da dikkat çekti.</p>
<p>Müslüman kadınların ve kız çocuklarının ayrımcılığa maruz kaldığını savunan Erdoğan, bazı ülkelerdeki başörtüsü yasaklarını eleştirdi.</p>
<p>Yabancı düşmanlığı, kültürel ırkçılık ve antisemitizmle mücadele edilmesi gerektiğini de belirten Erdoğan, sosyal medyadaki dezenformasyonun toplumsal barışı tehdit ettiğini söyledi.</p>
<p>Konuşmasının son bölümünde yapay zekâ konusunda uluslararası hukuk çağrısını yineleyen Erdoğan, <strong>BM Uluslararası Yapay Zekâ Sözleşmesi</strong> çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini ifade etti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/erdogan-bm-kursusunde-sert-konustu-bu-erdoganin-sahsi-meselesi-degil/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Bu pazar seçim olsa” anketi: AK Parti ilk sırada, Yeni Parti ikinci</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/bu-pazar-secim-olsa-anketi-ak-parti-ilk-sirada-yeni-parti-ikinci/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/bu-pazar-secim-olsa-anketi-ak-parti-ilk-sirada-yeni-parti-ikinci/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2026 19:08:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87967</guid>

					<description><![CDATA[Genar Araştırma’nın Eylül ayına ilişkin Türkiye Raporu açıklandı. “Bu pazar seçim olsa hangi siyasi partiye oy verirsiniz?” sorusunun yöneltildiği araştırmada AK Parti yüzde 36,1 ile ilk sırada yer aldı. Yeni Parti yüzde 21,6 ile ikinci sıraya yerleşirken, DEM Parti yüzde 9,4, MHP ise yüzde 8 oy oranına ulaştı. Türkiye siyasetinde gündem yoğunluğunu korurken, seçmenin siyasi &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Genar Araştırma’nın Eylül ayına ilişkin Türkiye Raporu açıklandı. “Bu pazar seçim olsa hangi siyasi partiye oy verirsiniz?” sorusunun yöneltildiği araştırmada AK Parti yüzde 36,1 ile ilk sırada yer aldı. Yeni Parti yüzde 21,6 ile ikinci sıraya yerleşirken, DEM Parti yüzde 9,4, MHP ise yüzde 8 oy oranına ulaştı.</strong></p>
<p>Türkiye siyasetinde gündem yoğunluğunu korurken, seçmenin siyasi tercihlerine ilişkin araştırmalar da kamuoyunun gündemindeki yerini sürdürüyor.</p>
<p>Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin gelişmeler, devam eden hukuki soruşturmalar ve siyasi partilerde yaşanan hareketlilik sürerken, Genar Araştırma&#8217;nın eylül ayı araştırması da partilerin oy oranlarına ilişkin dikkat çeken veriler ortaya koydu.</p>
<p><strong>GENAR&#8217;IN EYLÜL ARAŞTIRMASI AÇIKLANDI</strong></p>
<p>Genar Araştırma Başkanı İhsan Aktaş, şirketin eylül ayına ilişkin Türkiye Raporu sonuçlarını sosyal medya hesabından kamuoyuyla paylaştı.</p>
<p>Araştırmada katılımcılara, <strong>“Bu pazar seçim olsa hangi siyasi partiye oy verirsiniz?”</strong> sorusu yöneltildi.</p>
<p>Paylaşılan sonuçlarda AK Parti yüzde 36,1 ile ilk sırada yer alırken, Yeni Parti yüzde 21,6 ile ikinci sırada gösterildi.</p>
<p>Araştırmada kararsız seçmenlerin orantılı olarak dağıtıldığı belirtildi.</p>
<p><strong>AK PARTİ YÜZDE 36,1 İLE İLK SIRADA</strong></p>
<h2><span style="font-size: 16px; font-weight: 400;">Genar&#8217;ın açıkladığı verilere göre AK Parti yüzde 36,1 oy oranıyla listenin başında bulunuyor.</span></h2>
<p>İkinci sıradaki Yeni Parti&#8217;nin oy oranı yüzde 21,6 olarak açıklanırken, iki parti arasındaki fark <strong>14,5 puan</strong> olarak hesaplandı.</p>
<p>DEM Parti yüzde 9,4 ile üçüncü sırada yer alırken, MHP yüzde 8 ile dördüncü sırada bulunuyor.</p>
<p>İYİ Parti&#8217;nin oy oranı yüzde 7,7, CHP&#8217;nin oy oranı ise yüzde 6,6 olarak açıklandı.</p>
<p><strong>İŞTE PARTİLERİN OY ORANLARI</strong></p>
<p>Genar Araştırma&#8217;nın paylaştığı eylül ayı sonuçları şöyle:</p>
<table>
<thead>
<tr>
<th>Siyasi parti</th>
<th align="right">Oy oranı</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td><strong>AK Parti</strong></td>
<td align="right"><strong>%36,1</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>Yeni Parti</strong></td>
<td align="right"><strong>%21,6</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>DEM Parti</strong></td>
<td align="right"><strong>%9,4</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>MHP</strong></td>
<td align="right"><strong>%8,0</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>İYİ Parti</strong></td>
<td align="right"><strong>%7,7</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>CHP</strong></td>
<td align="right"><strong>%6,6</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>Anahtar Parti</strong></td>
<td align="right"><strong>%3,0</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>Zafer Partisi</strong></td>
<td align="right"><strong>%2,8</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>Yeniden Refah Partisi</strong></td>
<td align="right"><strong>%2,5</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>Türkiye İşçi Partisi</strong></td>
<td align="right"><strong>%0,9</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>Saadet Partisi</strong></td>
<td align="right"><strong>%0,5</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>Diğer</strong></td>
<td align="right"><strong>%0,9</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>CHP&#8217;NİN OY ORANI YÜZDE 6,6</strong></p>
<p>Araştırmada CHP yüzde 6,6 oy oranıyla listenin alt sıralarında yer aldı.</p>
<p>İYİ Parti yüzde 7,7 ile CHP&#8217;nin üzerinde bulunurken, Anahtar Parti yüzde 3, Zafer Partisi yüzde 2,8 ve Yeniden Refah Partisi yüzde 2,5 olarak ölçüldü.</p>
<p>Türkiye İşçi Partisi yüzde 0,9, Saadet Partisi yüzde 0,5, diğer partiler ise toplam yüzde 0,9 oranında gösterildi.</p>
<p><strong>SEÇİM ANKETİNDE DİKKAT ÇEKEN TABLO</strong></p>
<p>Genar&#8217;ın açıkladığı araştırmada AK Parti ile ikinci sıradaki Yeni Parti arasında 14,5 puanlık fark bulunurken, listenin üçüncü sırasında DEM Parti, dördüncü sırasında ise MHP yer aldı.</p>
<p>Anket sonuçları, <strong>araştırmanın kendi örneklemi ve yöntemi kapsamında</strong> partilerin oy dağılımına ilişkin bir fotoğraf ortaya koyuyor. Farklı araştırma şirketlerinin sonuçlarının ise kullanılan yöntem, örneklem, saha tarihi ve kararsız seçmenlerin değerlendirilme biçimine göre değişebileceği dikkate alınmalı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/bu-pazar-secim-olsa-anketi-ak-parti-ilk-sirada-yeni-parti-ikinci/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hani Lider, Teşkilat, Doktrin? Peki Ya Hafıza?</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/hani-lider-teskilat-doktrin-peki-ya-hafiza/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/hani-lider-teskilat-doktrin-peki-ya-hafiza/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2026 11:36:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87959</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Bazen bir yazıyı okursunuz… Üzerinden aylar geçer. Sonra dönüp o yazıya tekrar bakarsınız. Ve kendi kendinize sorarsınız: “Acaba o gün yazılanların hangisi öngörüydü, hangisi siyasi kulis, hangisi tesadüf?” 2 Mart 2026 tarihinde sosyal medyada MHP Adana siyasetine ilişkin oldukça sert bir yazı kaleme alınmıştı. İsimler veriliyor, kulislerden söz ediliyor, siyasi hesaplardan bahsediliyor, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</h2>
<hr />
<p>Bazen bir yazıyı okursunuz…</p>
<p>Üzerinden aylar geçer.</p>
<p>Sonra dönüp o yazıya tekrar bakarsınız.</p>
<p>Ve kendi kendinize sorarsınız:</p>
<p><strong>“Acaba o gün yazılanların hangisi öngörüydü, hangisi siyasi kulis, hangisi tesadüf?”</strong></p>
<p>2 Mart 2026 tarihinde sosyal medyada MHP Adana siyasetine ilişkin oldukça sert bir yazı kaleme alınmıştı.</p>
<p>İsimler veriliyor, kulislerden söz ediliyor, siyasi hesaplardan bahsediliyor, bazı isimlerin önünün kesilmeye çalışıldığı ileri sürülüyordu.</p>
<p>O gün yazılanların tamamının doğru olduğunu söylemiyorum.</p>
<p>Ama bugün dönüp baktığımızda, yazının bazı bölümlerinin gerçekleşmiş olması ister istemez yeni soruları beraberinde getiriyor.</p>
<p>Çünkü yazıda, İl Başkanı <strong>Yusuf Kanlı&#8217;nın yerine başka bir ismin getirileceği ve bu ismin ilçe başkanlığından geleceği</strong> yönünde bir iddia ortaya atılmıştı.</p>
<p>Bugün geldiğimiz noktada <strong>Yusuf Kanlı</strong>&#8216;nın MHP Adana İl Başkanlığı görevi sona erdi.</p>
<p>Seyhan İlçe Başkanı <strong>Hakan Yıldırım</strong>, MHP Adana İl Başkanı olarak görevlendirildi.</p>
<p>Şimdi soruyorum:</p>
<p><strong>Bu sadece bir siyasi değişim midir?</strong></p>
<p>Elbette olabilir.</p>
<p>Ama mesele burada bitmiyor.</p>
<p>Çünkü insan ister istemez geçmişe bakıyor.</p>
<p>Ve geçmişe baktığında da başka isimler çıkıyor karşısına.</p>
<p><strong>Hüseyin Sözlü…</strong></p>
<p><strong>Muharrem Varlı…</strong></p>
<p>Bugün yaşanan tartışmaları yalnızca bugünün meselesi olarak görmek mümkün mü?</p>
<p>Yoksa MHP Adana&#8217;da yıllardır devam eden bir <strong>kulis, hizip, saf dışı bırakma ve siyasi pozisyon alma kültüründen</strong> mi söz ediyoruz?</p>
<p>İşte asıl cevaplanması gereken soru budur.</p>
<hr />
<p><strong>ÖNCE HÜSEYİN SÖZLÜ…</strong></p>
<p>Hüseyin Sözlü, MHP Adana siyasetinin uzun yıllar önemli aktörlerinden biri oldu.</p>
<p>Sonra hakkında çeşitli siyasi tartışmalar başladı.</p>
<p>Destekleyenler oldu.</p>
<p>Eleştirenler oldu.</p>
<p>Karşısında duranlar oldu.</p>
<p>Siyasi geleceği üzerinden hesaplar yapıldı.</p>
<p>Bugün geriye dönüp baktığımızda ise şu soruyu sormak hakkımız:</p>
<p><strong>Hüseyin Sözlü&#8217;nün siyasi etkisini kırmaya yönelik hamleler gerçekten sadece siyasi rekabet miydi?</strong></p>
<p>Yoksa bunun içinde başka hesaplar da var mıydı?</p>
<p>Bu sorunun cevabını ben vermiyorum.</p>
<p>Ama siyasi tarih verir.</p>
<p>Çünkü siyasette bazen bugün yaşanan bir olayın anlamı, ancak yıllar sonra ortaya çıkar.</p>
<hr />
<p><strong>SONRA MUHARREM VARLI…</strong></p>
<p><strong>Muharrem Varlı</strong> da Adana MHP siyasetinde uzun yıllar önemli bir isim oldu.</p>
<p>Ve bugün kamuoyunda konuşulan bazı iddialara göre, onun siyasi çizgisini etkisizleştirmeye yönelik çeşitli girişimler yaşandı.</p>
<p>Bunların hangisi gerçekti?</p>
<p>Hangisi siyasi rekabetti?</p>
<p>Hangisi kulisti?</p>
<p>Hangisi kişisel hesaplaşmaydı?</p>
<p>Bunların hepsi ayrıca tartışılabilir.</p>
<p>Ama ortaya çıkan tablo insanı tek bir soruya götürüyor:</p>
<p><strong>Neden hep aynı yöntem?</strong></p>
<p>Bir isim güçlenince…</p>
<p>Birileri rahatsız oluyor.</p>
<p>Kulisler başlıyor.</p>
<p>Yeni hesaplar kuruluyor.</p>
<p>Yeni ittifaklar ortaya çıkıyor.</p>
<p>Birileri destekleniyor.</p>
<p>Birileri yalnızlaştırılıyor.</p>
<p>Ve sonunda siyasi dengeler değişiyor.</p>
<p>Peki bu böyle nereye kadar?</p>
<hr />
<p><strong>BU AYAK OYUNLARI NE ZAMAN BİTECEK?</strong></p>
<p>İşte benim asıl sorum bu.</p>
<p><strong>MHP Adana&#8217;da bu ayak oyunları ne zaman sona erecek?</strong></p>
<p>Daha doğrusu…</p>
<p>Bunlar gerçekten ayak oyunu mu?</p>
<p>Yoksa biz yıllardır siyasi rekabeti yanlış mı okuyoruz?</p>
<p>Eğer bunlar yalnızca normal teşkilat içi rekabetse, neden bu kadar çok isim aynı tartışmaların içinde kalıyor?</p>
<p><strong>Hüseyin Sözlü</strong>…</p>
<p><strong>Muharrem Varlı…</strong></p>
<p><strong>Yusuf Kanlı…</strong></p>
<p>Ve bugün yeni bir teşkilat yapılanması…</p>
<p>İsimler değişiyor.</p>
<p>Koltuklar değişiyor.</p>
<p>Ama tartışmanın kendisi değişmiyorsa, burada artık kişileri değil, <strong>sistemi</strong> konuşmak gerekir.</p>
<hr />
<p><strong>HANİ LİDER, TEŞKİLAT, DOKTRİN?</strong></p>
<p>Ülkücü hareketin yıllardır söylediği üç kelime var:</p>
<p><strong>Lider.</strong></p>
<p><strong>Teşkilat.</strong></p>
<p><strong>Doktrin.</strong></p>
<p>Peki bu üç kelime bugün ne ifade ediyor?</p>
<p>Bir teşkilat mensubunun rahatsızlığı varsa…</p>
<p>Neden doğrudan teşkilat içinde konuşulmuyor?</p>
<p>Bir yöneticiyle ilgili itiraz varsa…</p>
<p>Neden yüzüne söylenmiyor?</p>
<p>Bir siyasi hesaplaşma varsa…</p>
<p>Neden kulislerde değil, açık siyasi zeminde yapılmıyor?</p>
<p>Varsa bir karın ağrınız…</p>
<p><strong>Neden Yusuf Kanlı&#8217;nın yüzüne söylemediniz?</strong></p>
<p>Neden?</p>
<p>Bu mudur teşkilat disiplini?</p>
<p>Bu mudur lidere sadakat?</p>
<p>Bu mudur ülkücülük?</p>
<p>Yoksa liderin yanında başka, kuliste başka konuşmak mı?</p>
<hr />
<p><strong>ÜLKÜCÜLÜK BİRAZ DA HAFIZADIR</strong></p>
<p>Bir davayı savunduğunuzu söylüyorsanız, o davanın tarihini bilmek zorundasınız.</p>
<p>O davanın bedelini ödeyenleri bilmek zorundasınız.</p>
<p>O davanın şehitlerini bilmek zorundasınız.</p>
<p>Selçuk Duracık&#8217;ı…</p>
<p>Halil Esendağ&#8217;ı…</p>
<p>Ve daha nice ismi…</p>
<p>Bilmeden, tanımadan, anlamadan sadece bir rozet takıp:</p>
<p><strong>“Ben ülkücüyüm.”</strong></p>
<p>Demek yeterli midir?</p>
<p>İşte burada çok ciddi bir hafıza sorunu ortaya çıkar.</p>
<p>Çünkü <strong>ülkücülük yalnızca bir siyasi kimlik değildir.</strong></p>
<p>Bir hafızadır.</p>
<p>Bir kültürdür.</p>
<p>Bir fedakarlıktır.</p>
<p>Bir duruştur.</p>
<p>Ve en önemlisi, makam değiştiğinde değişmeyen bir karakter meselesidir.</p>
<hr />
<p><strong>SİYASET KOLTUKLA ÖLÇÜLMEZ</strong></p>
<p>Bugün birisi il başkanı olur.</p>
<p>Yarın görevden ayrılır.</p>
<p>Başka biri gelir.</p>
<p>Bu siyasetin doğasında vardır.</p>
<p>Makamlar gelip geçicidir.</p>
<p>Asıl mesele makamdan sonra geriye ne bıraktığınızdır.</p>
<p>Eğer yıllarca “dava” diyorsanız…</p>
<p>O davanın insanlarını birbirine düşürmemelisiniz.</p>
<p>Eğer “teşkilat” diyorsanız…</p>
<p>Teşkilatı kişisel kariyer basamağına çevirmemelisiniz.</p>
<p>Eğer “lider” diyorsanız…</p>
<p>Liderin huzurunda başka, kuliste başka konuşmamalısınız.</p>
<p>Ve eğer “ülkücüyüm” diyorsanız…</p>
<p>Dava arkadaşınızın siyasi yükselişinden neden rahatsız olduğunuzu önce kendinize sormalısınız.</p>
<hr />
<p><strong>MHP ADANA&#8217;NIN HAFIZA PROBLEMİ VAR MI?</strong></p>
<p>Ben bugün kimseyi suçlamıyorum.</p>
<p>Kimse hakkında hüküm de vermiyorum.</p>
<p>Ama <strong>soru soruyorum.</strong></p>
<p>Çünkü gazeteciliğin görevi bazen cevap vermek değil, doğru soruyu sormaktır.</p>
<p>Ve bugün MHP Adana&#8217;da sorulması gereken sorulardan biri de şudur:</p>
<p><strong>Neden yıllardır aynı isimler üzerinden aynı siyasi tartışmalar yaşanıyor?</strong></p>
<p><strong>Neden her yeni dönemde eski hesaplar yeniden açılıyor?</strong></p>
<p><strong>Neden siyasi rekabet çoğu zaman açık mücadele yerine kulislerle anılıyor?</strong></p>
<p><strong>Ve en önemlisi: Bu ayak oyunları ne zaman bitecek?</strong></p>
<p>Çünkü insanlar artık isimleri değil, yöntemi sorguluyor.</p>
<hr />
<p>MHP Adana&#8217;da yeni bir dönem başladı.</p>
<p>Yeni il yönetimi oluşturuldu.</p>
<p>Yeni bir siyasi sayfa açıldı.</p>
<p>Şimdi herkesin önünde çok önemli bir fırsat var:</p>
<p><strong>Geçmişin hesaplarını geleceğe taşımamak.</strong></p>
<p>Teşkilatı güçlendirmek.</p>
<p>Kişisel hesapları değil, siyasi sorumluluğu öne çıkarmak.</p>
<p>Çünkü Adana&#8217;nın artık birbirinin ayağına basan değil, birbirinin yükünü taşıyan siyasetçilere ihtiyacı var.</p>
<p>Koltuk için değil…</p>
<p><strong>Dava için.</strong></p>
<p>Kişisel ikbal için değil…</p>
<p><strong>Teşkilat için.</strong></p>
<p>Kulis için değil…</p>
<p><strong>Millet için.</strong></p>
<p>Ve artık şu soruya cevap vermek gerekiyor:</p>
<p><strong>Bu dava sizin için bir kariyer basamağı mı, yoksa gerçekten uğruna bedel ödemeyi göze aldığınız bir ülkü mü?</strong></p>
<p>Çünkü zaman geçiyor.</p>
<p>İsimler değişiyor.</p>
<p>Makamlar değişiyor.</p>
<p>Yönetimler değişiyor.</p>
<p>Ama <strong>hafıza kalıyor.</strong></p>
<p>Adana&#8217;nın hafızası da kolay kolay silinmiyor.</p>
<p>Ve belki de artık en büyük hesaplaşma kişilerle değil…</p>
<p><strong>Yöntemlerle yapılmalı.</strong></p>
<p>Çünkü asıl mesele: <strong>“Kim il başkanı olacak?” </strong>değil.</p>
<p>Asıl mesele: <strong>MHP Adana&#8217;da bundan sonra siyaset nasıl yapılacak?</strong></p>
<p>İşte cevabı verilmesi gereken soru budur.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/hani-lider-teskilat-doktrin-peki-ya-hafiza/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İmralı’da 250 metrekare tartışması: Bakırhan, Öcalan’ın süreçteki rolüne dikkat çekti</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/imralida-250-metrekare-tartismasi-bakirhan-ocalanin-surecteki-rolune-dikkat-cekti/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/imralida-250-metrekare-tartismasi-bakirhan-ocalanin-surecteki-rolune-dikkat-cekti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2026 20:26:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87944</guid>

					<description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, İmralı’da Abdullah Öcalan için yapıldığı belirtilen konut üzerinden yürütülen tartışmalara tepki gösterdi. Tartışmanın metrekare ve konfor üzerinden yürütülmesinin asıl meseleyi gölgelediğini savunan Bakırhan, “Mesele konut değil, konum” dedi. Bakırhan, Öcalan’ın süreçte üstlendiği rolün hukuki ve siyasi çerçevesinin netleştirilmesi gerektiğini söyledi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Yeni &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, İmralı’da Abdullah Öcalan için yapıldığı belirtilen konut üzerinden yürütülen tartışmalara tepki gösterdi. Tartışmanın metrekare ve konfor üzerinden yürütülmesinin asıl meseleyi gölgelediğini savunan Bakırhan, “Mesele konut değil, konum” dedi. Bakırhan, Öcalan’ın süreçte üstlendiği rolün hukuki ve siyasi çerçevesinin netleştirilmesi gerektiğini söyledi.</strong></p>
<p>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Yeni Yaşam gazetesine verdiği röportajda “Terörsüz Türkiye” sürecinin geldiği aşamaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakırhan’ın açıklamalarında İmralı’da Abdullah Öcalan için yapıldığı belirtilen konut da önemli bir başlık olarak öne çıktı.</p>
<p><strong>İMRALI’DAKİ KONUT TARTIŞMASINA TEPKİ</strong></p>
<p>İmralı’daki yapının büyüklüğü, bahçesi ve konforuna ilişkin tartışmaların sürecin esasını gölgelediğini savunan Bakırhan, meselenin bir konutun fiziki özellikleri olmadığını ifade etti.</p>
<p>Bakırhan, tartışmanın asıl olarak Öcalan’ın süreç içerisindeki konumu ve kendisine atfedilen rol üzerinden yürütülmesi gerektiğini belirtti.  DEM Parti lideri, konuyla ilgili değerlendirmesinde, <strong>“Mesele konut değil, konum”</strong> ifadesini kullandı.</p>
<p>Bakırhan, son günlerde İmralı’daki yapı üzerinden metrekare ve “villa” tartışmalarının öne çıktığını belirterek, Türkiye’de yürütülen sürecin niteliğinin bu tartışmaların gerisinde kaldığını savundu.</p>
<p><strong>“ASLINDA KONUŞULMASI GEREKEN BAŞKA BİR ŞEY”</strong></p>
<p>Bakırhan’a göre tartışılması gereken temel konu, Öcalan’ın süreçte üstlendiği rolün hangi koşullarda sürdürüleceği.</p>
<p>Devletin Öcalan’ı süreç kapsamında muhatap aldığını ve sahada karşılık beklediğini ifade eden Bakırhan, görüşme, mesaj iletme ve farklı siyasi ve toplumsal kesimlerle temas gibi başlıkların sürecin işleyişi açısından önem taşıdığını söyledi.</p>
<p>Bakırhan ayrıca, Meclis’te 467 oyla kabul edildiğini belirttiği çerçeve yasanın da sürecin siyasi boyutuna işaret ettiğini dile getirdi.</p>
<p><strong>“250 METREKARE ÜZERİNDEN SÜREÇ TARTIŞILAMAZ”</strong></p>
<p>Bakırhan, İmralı’daki konutun büyüklüğü üzerinden yürütülen tartışmanın Türkiye’nin genelindeki barış ve istikrar arayışının önüne geçirilmemesi gerektiğini savundu.</p>
<p>Bakırhan, Türkiye’nin yüzölçümünün 783 bin 562 kilometrekare olduğunu hatırlatarak 250 metrekarelik bir alan üzerinden yürütülen tartışmanın, kendisine göre, asıl meselenin boyutunu yansıtmadığını söyledi.</p>
<p>DEM Parti Eş Genel Başkanı, <strong>“Türkiye’nin 783 bin 562 kilometresine huzur, barış ve istikrar getirecek bir sürecin önüne 250 metrekarelik bir tartışma koymak mı vatanseverlik?”</strong> sözleriyle tartışmaya farklı bir açıdan yaklaşılması gerektiğini savundu.</p>
<p><strong>“KONFOR BAŞLIĞI ALTINDA TARTIŞMAK BARIŞI ZORA SOKUYOR”</strong></p>
<p>Bakırhan, İmralı’daki konutun fiziksel şartlarının tartışılmasını eleştirirken, sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için iletişim ve çalışma koşullarının da ele alınması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Öcalan’ın süreçteki rolünün yalnızca silahsızlanma başlığıyla sınırlandırılmaması gerektiğini savunan Bakırhan, görüşme, mesaj iletme ve siyasi-toplumsal aktörlerle temas gibi mekanizmaların açık biçimde tanımlanması gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Bakırhan’a göre bu konuların yalnızca “konfor” başlığı altında değerlendirilmesi, sürecin esas tartışma alanını daraltıyor.</p>
<p><strong>“FİİLİ DURUMUN HUKUKİ KARŞILIĞI OLMALI”</strong></p>
<p>Tuncer Bakırhan, Öcalan’ın süreçte üstlendiğini savunduğu rolün hukuki çerçevesinin de belirlenmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p>Bakırhan, fiilen bir rol verilmişse bunun hukuki karşılığının da tanımlanması gerektiğini belirterek statü, yetki, sorumluluk ve iletişim kanallarının yasayla netleştirilmesini istedi.</p>
<p>DEM Parti Eş Genel Başkanı, belirsizliğin devam etmesi halinde tartışmaların farklı başlıklar üzerinden sürmesinin kaçınılmaz olduğunu savundu.</p>
<p><strong>“SÜREÇ İSTENİLEN DÜZEYDE İLERLEMEYEBİLİR”</strong></p>
<p>Bakırhan, Türkiye’de yıllardır yaşanan çatışmalar nedeniyle çok sayıda ailenin acı yaşadığını belirterek, toplum açısından asıl sorunun bir konutun büyüklüğü değil, çatışmalı dönemin yeniden yaşanıp yaşanmayacağı olduğunu ifade etti.</p>
<p>Bakırhan’ın değerlendirmesine göre, Öcalan’ın süreçteki rolünün hukuki ve siyasi karşılığının açık biçimde ortaya konulmaması halinde tartışmalar farklı başlıklar üzerinden devam edecek.</p>
<p>Bakırhan, bu belirsizliğin giderilmemesi durumunda <strong>“sürecin istenilen düzeyde ilerleyemeyeceği”</strong> görüşünü dile getirdi.</p>
<p>Böylece İmralı’da yapıldığı belirtilen konut üzerinden başlayan tartışma, DEM Parti cephesinden yalnızca fiziki şartlar meselesi olarak değil, Öcalan’ın “Terörsüz Türkiye” sürecindeki rolü ve bu rolün hukuki-siyasi çerçevesi üzerinden yeniden gündeme taşındı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/imralida-250-metrekare-tartismasi-bakirhan-ocalanin-surecteki-rolune-dikkat-cekti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sofulu Çöplüğünün kokusu siyasete siniyor!</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/sofulu-coplugunun-kokusu-siyasete-siniyor/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/sofulu-coplugunun-kokusu-siyasete-siniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2026 08:41:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87938</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Adana’da bazı meseleler vardır… Herkes bilir. Herkes konuşur. Ama nedense kimse yüksek sesle konuşmaz. Sofulu tam da böyle bir mesele. Çöp orada. Tesis orada. Koku şikâyetleri orada. İhale orada. Verilmiş sözler orada. Peki siyaset nerede? İşte asıl soru bu! Çünkü Sofulu artık sadece bir çöplük meselesi değildir. Sofulu, Adana siyasetinin aynasıdır. Ve &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></span></h3>
<hr />
<p>Adana’da bazı meseleler vardır…</p>
<p>Herkes bilir.</p>
<p>Herkes konuşur.</p>
<p>Ama nedense kimse yüksek sesle konuşmaz.</p>
<p><strong>Sofulu tam da böyle bir mesele.</strong></p>
<p>Çöp orada.</p>
<p>Tesis orada.</p>
<p>Koku şikâyetleri orada.</p>
<p>İhale orada.</p>
<p>Verilmiş sözler orada.</p>
<p>Peki siyaset nerede?</p>
<p>İşte asıl soru bu!</p>
<p>Çünkü Sofulu artık sadece bir çöplük meselesi değildir.</p>
<p><strong>Sofulu, Adana siyasetinin aynasıdır.</strong></p>
<p>Ve o aynaya baktığınızda yalnızca çöpü değil, yıllardır biriken siyasi sessizliği de görüyorsunuz.</p>
<hr />
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ÇÖPÜN KOKUSU HER YERE SİNİYOR!</strong></span></p>
<p>Yıllar önce Sofulu’nun kaldırılması gündeme geldiğinde vatandaşın bir başka derdi vardı: <strong>Ekmek.</strong></p>
<p><strong>“Çöplük kalkarsa biz ne yapacağız?” </strong>diyen insanlar vardı.</p>
<p>O gün onları dinledik.</p>
<p>Çünkü çevre kadar insan da önemliydi.</p>
<p>Ama bugün şehir değişti.</p>
<p>Sarıçam değişti.</p>
<p>Konutlar çoğaldı.</p>
<p>Üniversite geldi.</p>
<p>Stadyum geldi.</p>
<p>Yeni yaşam alanları oluştu.</p>
<p>Fakat tesis yerinde kaldı.</p>
<p>Şehir büyüdü.</p>
<p><strong>Çöplük de şehrin içine doğru büyüdü.</strong></p>
<p>Resmi çevre raporlarına göre tesis yaklaşık 110 hektarlık alanda faaliyet gösteriyor ve günlük ortalama 2 bin ton evsel nitelikli atık alıyor.</p>
<p>Yani karşımızda küçücük bir çöp alanı yok.</p>
<p><strong>Devasa bir ekonomik ve çevresel sistem var.</strong></p>
<hr />
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>2010’DA VERİLEN SÖZLER BUGÜN NEREDE?</strong></span></p>
<p>Şimdi takvimi biraz geriye saralım.</p>
<p>2010…</p>
<p>Sofulu için büyük hedefler açıklanıyor.</p>
<p>Günde 1.500 ton çöp işlenecek.</p>
<p>10 MW elektrik üretilecek.</p>
<p>Günde 300 ton kompost gübre üretilecek.</p>
<p>Metal, plastik, cam ve diğer geri dönüştürülebilir malzemeler ekonomiye kazandırılacak.</p>
<p>Ve vatandaşın en çok dikkatini çeken vaat: Kötü koku ortadan kalkacaktı!..</p>
<p>Güzel.</p>
<p>Peki bugün?</p>
<p>Elektrik üretimi kaç MW?</p>
<p>Kompost üretimi kaç ton?</p>
<p>Geri kazanılan plastik ne kadar?</p>
<p>Metal ne kadar?</p>
<p>Cam ne kadar?</p>
<p>Bunların ekonomik değeri ne?</p>
<p>Belediyenin bundan elde ettiği gelir ne?</p>
<p>Ve en önemlisi: Koku neden hala Adana&#8217;nın gündeminde?</p>
<p>İşte bu soruların cevabı gerekiyor.</p>
<hr />
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>SİYASETÇİLER DEĞİŞTİ, SOFULU DEĞİŞMEDİ!</strong></span></p>
<p>Bir düşünün…</p>
<p>Belediye başkanları değişti.</p>
<p>Meclisler değişti.</p>
<p>Partiler değişti.</p>
<p>Siyasi söylemler değişti.</p>
<p>Ama Sofulu dosyası değişmedi.</p>
<p>O yüzden bu yazıda parti tabelası aramayın.</p>
<p>Çünkü burada mesele parti değil.</p>
<p><strong>Mesele kamu yönetimi.</strong></p>
<p>Çöpün partisi yok.</p>
<p>Kokunun partisi yok.</p>
<p>Vatandaşın burnunun aldığı kokunun siyasi görüşü yok.</p>
<p>Kim yönetiyorsa ona soracağız.</p>
<p>Dün yönetene de soracağız.</p>
<p>Bugün yönetene de soracağız.</p>
<p>Yarın yönetene de soracağız.</p>
<p>Çünkü: <strong>“Bizden önce vardı”</strong> cümlesi, kamu yönetiminde sonsuza kadar geçerli bir mazeret değildir.</p>
<h3></h3>
<hr />
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İHALE ŞARTNAMESİNİ MASAYA KOYUN!</strong></span></p>
<p>2019’da <strong>Aytaç Durak</strong>, Sofulu’daki koku tartışmasında ihale şartnamesinin tam uygulanması halinde koku sorununun yaşanmaması gerektiğini savunmuştu.</p>
<p>Aynı açıklamada çeşitli iddialar da gündeme gelmişti.</p>
<p>Bu iddialar elbette <strong>iddia olarak kalmalı ve belgelerle araştırılmalıdır.</strong></p>
<p>Ama burada çok daha basit bir şey var:</p>
<p><strong>İhale şartnamesi!</strong></p>
<p>Açın.</p>
<p>Masaya koyun.</p>
<p>Tek tek bakın.</p>
<p><strong>Ne taahhüt edilmiş?</strong></p>
<p><strong>Ne yapılmış?</strong></p>
<p><strong>Ne yapılmamış?</strong></p>
<p><strong>Denetim yapılmış mı?</strong></p>
<p><strong>Eksiklik tespit edilmiş mi?</strong></p>
<p><strong>Yaptırım uygulanmış mı?</strong></p>
<p>Belgeyi ortaya koyun.</p>
<p>Çünkü belge varsa tartışma azalır.</p>
<p>Belge yoksa soru büyür.</p>
<hr />
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ŞEHİR SOFULU’YA DAYANDI!</strong></span></p>
<p>İşte işin en can alıcı tarafı burası.</p>
<p>Bir zamanlar şehrin uzağında olduğu düşünülen tesisin çevresinde bugün:</p>
<p><strong>Üniversite var.</strong></p>
<p><strong>Stadyum var.</strong></p>
<p><strong>Konutlar var.</strong></p>
<p><strong>Öğrenciler var.</strong></p>
<p><strong>Aileler var.</strong></p>
<p><strong>Yeni yaşam alanları var.</strong></p>
<p>Peki tesis?</p>
<p><strong>O da var!</strong></p>
<p>Şimdi soruyorum:<strong>Şehri mi çöplüğe uyduracağız, çöplüğü mü şehre?</strong></p>
<p>Bu soru siyasi sloganla cevaplanamaz.</p>
<p>Bu sorunun cevabı; <strong>bilimsel raporla, çevresel ölçümle ve şehir planlamasıyla</strong> verilir.</p>
<hr />
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>30 YIL SONRA NE OLACAK?</strong></span></p>
<p>Bir başka önemli konu daha var.</p>
<p>Tesisin 30 yıllık işletme süresine ilişkin geçmişte açıklamalar yapıldı.</p>
<p>2019’da <strong>Aytaç Durak</strong> da 30 yıllık sürenin ardından alanın taşınmasına ilişkin geçmişte öngörülen planı gündeme getirmişti.</p>
<p><strong>Peki şimdi?</strong></p>
<div id="model-response-message-contentr_dc12e4de8c97b918" class="markdown markdown-main-panel md-content enable-luminous-fast-follows enable-updated-hr-color stronger" dir="ltr" aria-busy="false" aria-live="polite">
<div><strong>Alternatif alan çalışması var mı?</strong></div>
<div></div>
<div><strong>Taşınma takvimi var mı?</strong></div>
<div></div>
<div><strong>Yeni tesis planı var mı?</strong></div>
<div></div>
<div><strong>Yoksa 30 yılın sonunda yine mi &#8220;Şimdi ne yapacağız?&#8221; diyeceğiz?</strong></div>
<div></div>
</div>
<p><strong>Şehir yönetmek biraz da geleceği bugünden düşünmektir.</strong></p>
<hr />
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>BU DOSYADA PARTİ YOK!</strong></span></p>
<p>Tekrar ediyorum.</p>
<p>Bu mesele AK Parti&#8217;nin de MHP&#8217;nin de CHP&#8217;nin de İYİ Partinin de meselesi olduğu kadar <strong>bu mesele Adana&#8217;nın meselesidir!</strong></p>
<p>Kim yönetiyorsa sorumluluğu vardır.</p>
<p>Kim yönetmişse geçmişteki kararları açıklamak durumundadır.</p>
<p>Kim yönetecekse geleceğe ilişkin planını ortaya koymalıdır.</p>
<p>Çünkü vatandaşın artık siyasi polemikle işi yok.</p>
<p>Vatandaş şunu soruyor: <strong>“Ben bu kokuyu daha kaç yıl çekeceğim?”</strong></p>
<hr />
<p><strong>ADANA’NIN BURNUNA TAKILAN KOKU, SİYASETİN DE TESTİDİR!</strong></p>
<p>Sofulu’da yaşayan vatandaşın siyasi parti tabelasına bakarak nefes aldığını sanmıyorum.</p>
<p>Kokuyu alıyor mu?</p>
<p>Alıyor.</p>
<p>Şikayeti var mı?</p>
<p>Var.</p>
<p>O zaman mesele açık.</p>
<p>Siyasetçinin görevi: <strong>“Onlar da yapmadı.” </strong>demek değildir.</p>
<p><strong>“Bizden önce vardı.”</strong> demek değildir.</p>
<p><strong>“Bunu siyasi malzeme yapıyorlar.”</strong> demek hiç değildir.</p>
<p>Siyasetçinin görevi:</p>
<div id="model-response-message-contentr_3f2f93803059f0d2" class="markdown markdown-main-panel md-content enable-luminous-fast-follows enable-updated-hr-color stronger" dir="ltr" aria-busy="false" aria-live="polite">
<div><strong>“İşte rapor.”</strong></div>
<div></div>
<div><strong>“İşte ölçüm.”</strong></div>
<div></div>
<div><strong>“İşte denetim.”</strong></div>
<div></div>
<div><strong>“İşte çözüm takvimi.”</strong> demektir.</div>
</div>
<hr />
<p><strong>ÇÖPÜN İÇİNDE MİLYONLARLIK EKONOMİ VAR!</strong></p>
<p>Bunu da kimse gözden kaçırmasın.</p>
<p>Burada sadece çöp yok.</p>
<p><strong>Enerji var.</strong></p>
<p><strong>Geri dönüşüm var.</strong></p>
<p><strong>Bertaraf var.</strong></p>
<p><strong>İşletme var.</strong></p>
<p><strong>İhale var.</strong></p>
<p><strong>Kamu kaynağı var.</strong></p>
<p>Ve bütün bunların merkezinde vatandaş var.</p>
<p>O halde vatandaşın şu soruyu sorması son derece meşrudur: <strong>Bu sistemin kazancı nereye gidiyor, kimler nemalanıyor?</strong></p>
<p><strong>Ne kadar enerji üretiliyor?</strong></p>
<p><strong>Ne kadar gelir elde ediliyor?</strong></p>
<p><strong>Ne kadar geri dönüşüm sağlanıyor?</strong></p>
<p><strong>Belediyenin payı ne?</strong></p>
<p><strong>İşletmenin geliri ne?</strong></p>
<p>Bunların hepsi rakamla ortaya konabilir.</p>
<p><strong>Konulmalıdır.</strong></p>
<hr />
<p><strong>ARTIK “MERAK ETMEYİN” DEĞİL, “İŞTE BELGE” DENİLSİN!</strong></p>
<p>Adana’nın artık yeni bir siyasi tartışmaya ihtiyacı yok.</p>
<p>Adana’nın <strong>açık bilgiye</strong> ihtiyacı var.</p>
<p>Bakanlık denetim sonuçlarını açıklamalı.</p>
<p>Büyükşehir Belediyesi ihale ve sözleşme yükümlülüklerini kamuoyuna anlatmalı.</p>
<p>Tesisin enerji üretim rakamları açıklanmalı.</p>
<p>Geri dönüşüm miktarları açıklanmalı.</p>
<p>Koku ölçümleri açıklanmalı.</p>
<p>Geleceğe ilişkin plan açıklanmalı.</p>
<p>Ve bütün bunlar tek bir cümleyle değil:<strong> Belge ile.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> SOFULU’NUN KOKUSU SİYASETE SİNMEDEN!</strong></p>
<p>Adana’da siyaset çok şey konuşuyor.</p>
<p>Kulis konuşuyor.</p>
<p>Aday konuşuyor.</p>
<p>İttifak konuşuyor.</p>
<p>Koltuğu konuşuyor.</p>
<p>Ama vatandaş başka bir şey konuşuyor: <strong>“Bu sorun ne zaman çözülecek?”</strong></p>
<p>İşte siyasetin asıl sınavı burada.</p>
<p>Sofulu’nun kokusu yalnızca havaya karışmıyor.</p>
<p><strong>Siyasetin üzerine de siniyor.</strong></p>
<p>Çünkü yıllardır çözülmeyen her sorun, sonunda yönetenlerin hanesine yazılıyor.</p>
<p>Ben kimseyi suçlamıyorum.</p>
<p>Ama kimsenin de soruların arkasına saklanmasına izin verilmemeli.</p>
<p><strong>İhale ortada.</strong></p>
<p><strong>Sözler ortada.</strong></p>
<p><strong>Tesis ortada.</strong></p>
<p><strong>Şehir ortada.</strong></p>
<p><strong>Vatandaş ortada.</strong></p>
<p>Şimdi sıra cevaplarda.</p>
<p>Çünkü Adana’nın geleceği siyasi hesapların çöp kutusu değildir.</p>
<p>Ve artık şu soru yüksek sesle sorulmalıdır:</p>
<p>Adana’nın siyaseti Sofulu’da boğulmadan, Sofulu’nun geleceğini kim planlayacak?</p>
<p><strong>Söz artık siyasetin değil, belgelerin ve Cumhuriyet Savcılarının olsun.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/sofulu-coplugunun-kokusu-siyasete-siniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hüseyin Sözlü dosyası yeniden açıldı</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/huseyin-sozlu-dosyasi-yeniden-acildi/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/huseyin-sozlu-dosyasi-yeniden-acildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2026 06:28:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87916</guid>

					<description><![CDATA[HABER ANALİZ Adana siyasetinde bazı isimler vardır; makamdan uzaklaşır ama siyasetten silinmez. Hüseyin Sözlü de bugün tam olarak böyle bir sürecin içinde. Bir dönem Ceyhan’da üç dönem belediye başkanlığı yapan, ardından Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna oturan ve MHP Genel Başkan Başdanışmanlığı görevinde bulunan Sözlü, aradan geçen zamana rağmen Adana siyasetinde yeniden konuşulmaya başlandı. Üstelik &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>HABER ANALİZ</strong></h3>
<hr />
<p>Adana siyasetinde bazı isimler vardır; makamdan uzaklaşır ama siyasetten silinmez. <strong>Hüseyin Sözlü</strong> de bugün tam olarak böyle bir sürecin içinde.</p>
<p>Bir dönem Ceyhan’da üç dönem belediye başkanlığı yapan, ardından Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna oturan ve MHP Genel Başkan Başdanışmanlığı görevinde bulunan Sözlü, aradan geçen zamana rağmen Adana siyasetinde yeniden konuşulmaya başlandı.</p>
<p>Üstelik bu kez tartışmanın merkezinde yalnızca geçmişte yaptıkları değil, <strong>“Hüseyin Sözlü yeniden siyasete döner mi?”</strong> sorusu bulunuyor.</p>
<p><strong>SÖZLÜ’NÜN ADI YENİDEN SAHADA</strong></p>
<p>Aziz Dağtekin Facebook sayfasında <strong>“Hüseyin Sözlü’nün dönüşü kimleri korkutuyor?”</strong> başlığıyla yapılan paylaşımın ardından gelen yorumlar, Sözlü isminin hâlâ ciddi bir tartışma başlığı olduğunu gösterdi.</p>
<p>Yorumlarda <strong>Sözlü</strong>’ye destek verenler, onun geçmişteki belediye başkanlığı dönemlerini ve siyasi kimliğini öne çıkarırken, bazı kullanıcılar açık şekilde <strong>“dönsün”</strong>, <strong>“Adana’ya Sözlü gerek”</strong>, <strong>“yeniden gelecek”</strong> gibi ifadeler kullandı.</p>
<p>Bazı yorumlarda ise <strong>Sözlü</strong>’nün yeniden aday olması halinde yanında yer alacağını belirten ifadeler dikkat çekti.</p>
<p>Bu yorumların tamamının Adana kamuoyunu temsil ettiğini söylemek elbette mümkün değil.</p>
<p>Ancak ortaya çıkan tablo şu: <strong>Hüseyin Sözlü’nün adı yeniden siyasi tartışmanın içine girmiş durumda.</strong></p>
<p><strong>KARŞISINDAKİLER DE SESSİZ DEĞİL</strong></p>
<p><strong>Sözlü’</strong>ye yönelik destek yorumlarının yanında, yeniden siyaset sahnesine çıkmasına karşı çıkan görüşler de var.</p>
<p><strong>“Adana istemiyor”,</strong> <strong>“aday olmasın”</strong>, <strong>“yeni bir isim lazım”</strong>, <strong>“artık emekli olsun”</strong> ve <strong>“başka adam mı kalmadı?”</strong> şeklindeki yorumlar, Sözlü konusunda kamuoyunda farklı yaklaşımların bulunduğunu ortaya koyuyor.</p>
<p>Fakat burada önemli bir nokta var:</p>
<p>Bu yorumların sahiplerinin hangi siyasi gruba veya partiye yakın olduğu yalnızca sosyal medya yorumlarından hareketle belirlenemez. Dolayısıyla tartışmayı <strong>“Sözlü’ye karşı şu kesim var”</strong> şeklinde kategorize etmek yerine, <strong>Sözlü isminin farklı görüşleri karşı karşıya getirdiğini</strong> söylemek daha doğru.</p>
<p><strong>SÖZLÜ’NÜN SİYASİ DOSYASI KAPANMIŞ DEĞİL</strong></p>
<p><strong>Hüseyin Sözlü</strong>’nün siyasi hikayesindeki en önemli kırılmalardan biri 2024 yılında yaşandı. <strong>Sözlü,</strong> MHP Genel Başkan Başdanışmanlığı görevinden alındı ve Merkez Disiplin Kuruluna sevk edildi. 1 Mayıs 2024 tarihinde ise MHP’den ihraç edildiği kendisine tebliğ edildi.</p>
<p><strong>Sözlü,</strong> ihracın ardından yaptığı açıklamada Türk milliyetçiliği ve ülkücülüğünden taviz vermeyeceğini söyledi. Ayrıca başka bir siyasi oluşum içerisinde yer almayacağını ve itiraz hakkını kullanacağını açıkladığı haberleştirildi.  Bu gelişmeler <strong>Sözlü</strong>’nün siyasi hayatında yeni bir dönem başlatsa da, <strong>Adana siyasetindeki ismi tamamen ortadan kalkmadı. </strong>Bugün yaşanan tartışmanın önemli tarafı da burada.</p>
<p><strong>SÖZLÜ’NÜN ADI NEDEN HALA KONUŞULUYOR?</strong></p>
<p>Çünkü Hüseyin Sözlü yalnızca eski bir belediye başkanı olarak hatırlanmıyor. Ceyhan’da uzun yıllar belediye başkanlığı yapmış, ardından Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinde bulunmuş bir isim olarak kent siyasetinde belirli bir geçmişe sahip.</p>
<p>Bu nedenle <strong>Sözlü</strong>’nün adı ortaya atıldığında tartışma yalnızca <strong>“eski başkan geri döner mi?”</strong> noktasında kalmıyor.</p>
<p>Tartışma doğrudan Adana siyasetindeki dengelere uzanıyor.</p>
<p><strong>Sözlü</strong>’yü destekleyenler onun geçmiş tecrübesini ve siyasi birikimini öne çıkarırken, karşı çıkanlar yeni isimlerin önünün açılması gerektiğini savunuyor.</p>
<p>Yani tartışmanın merkezinde artık yalnızca <strong>Hüseyin Sözlü</strong> değil, Adana siyasetinin geleceğine ilişkin farklı beklentiler de bulunuyor.</p>
<p><strong>“SÖZLÜ DÖNERSE NE OLUR?” SORUSU</strong></p>
<p>Bugün için <strong>Sözlü</strong>’nün yeniden aday olacağına veya belirli bir siyasi görev üstleneceğine ilişkin kesinleşmiş bir bilgi bulunmuyor.</p>
<p>Bu nedenle <strong>“Sözlü dönüyor”</strong> şeklinde bir sonuç çıkarmak doğru olmaz.</p>
<p>Fakat <strong>“Sözlü dönerse ne olur?”</strong> sorusunun şimdiden tartışılmaya başlanması başlı başına dikkat çekici.</p>
<p>Çünkü siyasi aktörler açısından bazen isimlerin sahaya çıkmasından önce, <strong>isimlerinin yeniden tartışılmaya başlaması</strong> önem taşır.</p>
<p><strong>Hüseyin Sözlü</strong> açısından bugün ortaya çıkan tablo da tam olarak bu.</p>
<p><strong>SÖZLÜ DOSYASI NEDEN YENİDEN AÇILDI?</strong></p>
<p>Adana’da siyasi dengelerin sürekli değiştiği bir dönemde, geçmişte güçlü siyasi görevler üstlenmiş isimlerin yeniden gündeme gelmesi kaçınılmaz olarak yeni tartışmaları beraberinde getiriyor.</p>
<p><strong>Sözlü</strong>’nün adı da bu tartışmaların tam ortasında.</p>
<p>Bir tarafta <strong>“Sözlü yeniden sahaya çıkmalı”</strong> diyenler…</p>
<p>Diğer tarafta <strong>“Yeni isimler gerekiyor”</strong> diyenler…</p>
<p>Ve bütün bu tartışmanın ortasında ise hala sessizliğini koruyan bir <strong>Hüseyin Sözlü</strong> var.</p>
<p><strong>ASLINDA EN ÖNEMLİ HABER BU</strong></p>
<p>Bugünün asıl haberi <strong>Sözlü</strong>’nün yarın ne yapacağı değil.</p>
<p><strong>Asıl haber, Hüseyin Sözlü’nün siyasi olarak yeniden konuşulmaya başlaması.</strong></p>
<p>Çünkü 2024’te MHP’den ihraç edilmesinin ardından siyasi geleceği konusunda yeni bir sayfa açılan <strong>Sözlü</strong>’nün adı, aradan geçen sürenin ardından yeniden Adana gündeminde.</p>
<p>Bu durum, <strong>Sözlü</strong>’nün mutlaka siyasete döneceği anlamına gelmiyor.</p>
<p>Ancak <strong>Sözlü isminin hala siyasi tartışma yaratabildiğini</strong> gösteriyor.</p>
<p>Ve Adana siyasetinde şimdi gözler şu soruya çevriliyor:</p>
<p><strong>HÜSEYİN SÖZLÜ YENİDEN SAHAYA ÇIKACAK MI?</strong></p>
<p>Şimdilik bu sorunun kesin bir cevabı yok.</p>
<p>Ama bir gerçek var: <strong>Hüseyin Sözlü’nün siyasi dosyası Adana’da henüz kapanmış görünmüyor.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/huseyin-sozlu-dosyasi-yeniden-acildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erdoğan ABD’de! BM Kürsüsünde Gündem Gazze ve Filistin</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/erdogan-abdde-bm-kursusunde-gundem-gazze-ve-filistin/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/erdogan-abdde-bm-kursusunde-gundem-gazze-ve-filistin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 2026 22:28:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87926</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu&#8217;na katılmak üzere ABD&#8217;nin New York kentine geldi. Erdoğan, 22 Eylül&#8217;de BM Genel Kurulu&#8217;nda 16. kez kürsüye çıkacak. Ziyarette Gazze, Filistin ve ikili diplomatik temaslar öne çıkacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu&#8217;na katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere ABD&#8217;nin New York kentine geldi. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu&#8217;na katılmak üzere ABD&#8217;nin New York kentine geldi. Erdoğan, 22 Eylül&#8217;de BM Genel Kurulu&#8217;nda 16. kez kürsüye çıkacak. Ziyarette Gazze, Filistin ve ikili diplomatik temaslar öne çıkacak.</strong></p></blockquote>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu&#8217;na katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere ABD&#8217;nin New York kentine geldi.</p>
<p>Dünyanın farklı ülkelerinden liderlerin bir araya geleceği BM Genel Kurulu&#8217;nun yüksek düzeyli görüşmeleri 22 Eylül&#8217;de başlayacak. Erdoğan&#8217;ın da ilk gün kürsüye çıkarak Türkiye&#8217;nin mesajlarını uluslararası kamuoyuna aktarması bekleniyor.</p>
<p><strong>TÜRKİYE&#8217;NİN NEW YORK GÜNDEMİ YOĞUN</strong></p>
<p>Erdoğan&#8217;ı John F. Kennedy Uluslararası Havalimanı&#8217;nda Türkiye&#8217;nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, Washington Büyükelçisi Sedat Önal ve New York Başkonsolosu Büyükelçi Muhittin Ahmet Yazal ile diğer ilgililer karşıladı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;a ABD ziyaretinde eşi Emine Erdoğan&#8217;ın yanı sıra Adalet Bakanı Akın Gürlek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat eşlik ediyor.</p>
<p>Heyette MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım da bulunuyor.</p>
<p><strong>TÜRKEVİ’NDE VATANDAŞLARLA BULUŞTU</strong></p>
<p>Havalimanından Türkevi&#8217;ne geçen Erdoğan, burada kendisini karşılayan vatandaşlarla bir araya geldi. Vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşan Erdoğan, bariyerlerin kaldırılmasının ardından vatandaşlarla sohbet etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York programının yoğun geçeceğini belirterek, &#8220;Dolu dolu bir BM geçireceğiz. Programımız yoğun&#8221; dedi.</p>
<p><strong>22 EYLÜL’DE BM KÜRSÜSÜNE ÇIKACAK</strong></p>
<p>BM 81. Genel Kurulu&#8217;nun yüksek düzeyli görüşmelerinin ilk günü olan 22 Eylül&#8217;de Erdoğan&#8217;ın dördüncü sırada söz alması bekleniyor. Erdoğan, bu konuşmasıyla birlikte BM Genel Kurulu&#8217;na 16. kez hitap etmiş olacak. Genel Kurulun bu yılki ana teması ise <strong>&#8220;Güveni yeniden tesis etmek, dönüşümü yönetmek: Herkes için sonuç üreten bir BM&#8221;</strong> olarak belirlendi.</p>
<p><strong>GAZZE VE FİLİSTİN GÜNDEMİN ÖN SIRASINDA</strong></p>
<p>Erdoğan&#8217;ın BM Genel Kurulu&#8217;ndaki konuşmasında Gazze&#8217;deki durum, Filistin&#8217;in devlet olarak tanınması ve İsrail&#8217;e yönelik uluslararası alanda atılabilecek adımların öne çıkması bekleniyor.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın Gazze&#8217;deki gelişmelere dikkat çekmesi ve BM üyesi ülkelere İsrail&#8217;in saldırıları karşısında tutum alma çağrısında bulunması öngörülüyor.</p>
<p><strong>NEW YORK’TA DİPLOMASİ TRAFİĞİ</strong></p>
<p>Erdoğan&#8217;ın New York ziyaretinin yalnızca Genel Kurul konuşmasıyla sınırlı kalması beklenmiyor. Cumhurbaşkanı&#8217;nın BM Genel Sekreteri Antonio Guterres&#8217;in yanı sıra çeşitli ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarıyla ikili görüşmeler gerçekleştirmesi planlanıyor.</p>
<p>ABD&#8217;de yaşayan Türk vatandaşlarının temsilcileri, Türk-Amerikan iş çevreleri ve düşünce kuruluşlarının temsilcileriyle de çeşitli programlarda bir araya gelmesi öngörülüyor.</p>
<p><strong>23 EYLÜL’DE YENİ PROGRAM</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın 23 Eylül&#8217;de BM Genel Sekreteri&#8217;nin İklim Etkinliği&#8217;nde de konuşma yapması planlanıyor.</p>
<p>New York&#8217;taki programın 20-23 Eylül tarihleri arasında sürmesi öngörülüyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/erdogan-abdde-bm-kursusunde-gundem-gazze-ve-filistin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Manavgat’ta Alman turist kazası: Yayalara yol veren otomobile minibüs çarptı</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/manavgatta-alman-turist-kazasi-yayalara-yol-veren-otomobile-minibus-carpti/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/manavgatta-alman-turist-kazasi-yayalara-yol-veren-otomobile-minibus-carpti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 2026 20:32:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87907</guid>

					<description><![CDATA[Antalya’nın Manavgat ilçesinde yaya geçidinden geçen yayalara yol vermek için duran Alman turistin kullandığı otomobile, arkadan gelen yolcu minibüsü çarptı. Yaralananın olmadığı kazada, minibüs sürücüsünün turistleri suçlamaya çalışması üzerine olaya tanık olan vatandaşlar Alman turistin yanında durdu. Manavgat’ta meydana gelen kaza, hem turistleri hem de çevredeki vatandaşları şaşkına çevirdi. Cadde üzerinde seyreden Alman turistin kullandığı &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Antalya’nın Manavgat ilçesinde yaya geçidinden geçen yayalara yol vermek için duran Alman turistin kullandığı otomobile, arkadan gelen yolcu minibüsü çarptı. Yaralananın olmadığı kazada, minibüs sürücüsünün turistleri suçlamaya çalışması üzerine olaya tanık olan vatandaşlar Alman turistin yanında durdu.</strong></p>
<p>Manavgat’ta meydana gelen kaza, hem turistleri hem de çevredeki vatandaşları şaşkına çevirdi.</p>
<p>Cadde üzerinde seyreden Alman turistin kullandığı otomobil, <strong>yaya geçidinden karşıya geçmek isteyen yayalara yol vermek amacıyla durdu.</strong> Bu sırada aynı yönde ilerleyen yolcu minibüsü, duramayarak otomobile arkadan çarptı.</p>
<p><strong>YAYA GEÇİDİNDE DURDU, MİNİBÜS ARKADAN ÇARPTI</strong></p>
<p>Çarpışmanın etkisiyle araçlarda hasar meydana gelirken, kazada şans eseri yaralanan olmadı.</p>
<p>Kaza sonrası Alman turistler büyük şaşkınlık yaşadı. Ülkelerindeki trafik düzenine alışkın oldukları belirtilen turistler, yaşanan olayın ardından ne olduğunu anlamaya çalıştı.</p>
<p><strong>MİNİBÜS ŞOFÖRÜ TURİSTLERİ SUÇLAMAYA ÇALIŞTI</strong></p>
<p>İddiaya göre minibüs sürücüsü, kazanın ardından Alman turistleri suçlamaya çalıştı.</p>
<p>Olay yerine gelen trafik polislerine minibüs sürücüsünün <strong>“Birden önümde duruverdi”</strong> şeklinde ifade kullanması dikkat çekti.</p>
<p>Ancak kazaya tanık olan vatandaşlar farklı bir tablo ortaya koydu. Çevrede bulunan vatandaşlar, Alman turistin <strong>yaya geçidinden geçen yayalara yol vermek için durduğunu</strong>, minibüsün ise arkadan gelerek otomobile çarptığını söyledi.</p>
<p><strong>VATANDAŞLAR ALMAN TURİSTİN YANINDA DURDU</strong></p>
<p>Yaşanan tartışmada Alman turistlerin kendilerini yeterince ifade edememesi üzerine bazı vatandaşlar devreye girdi.</p>
<p>Kazayı gören vatandaşlar, turistlerin yayalara yol vermek amacıyla durduğunu belirterek Alman turistlerin suçlanmasına karşı çıktı.</p>
<p>Olay, Antalya gibi milyonlarca yabancı turistin ziyaret ettiği bir turizm merkezinde trafik kurallarına uyulmasının ve turistlere karşı yaklaşımın önemini bir kez daha gündeme getirdi.</p>
<p><strong>TARAFLAR TERCÜMAN ARACILIĞIYLA TUTANAK TUTTU</strong></p>
<p>Kazanın ardından taraflar, tercüman aracılığıyla iletişim kurarak kendi aralarında kaza raporu tuttu.</p>
<p>Kazada yaralanan olmazken, olayın ardından tarafların yaşadığı iletişim sorunu ve kazanın sorumluluğu konusunda yaşanan tartışma dikkat çekti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/manavgatta-alman-turist-kazasi-yayalara-yol-veren-otomobile-minibus-carpti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adana&#8217;da Wi-Fi Siyaseti Devri Kapandı, Sokak Hesapları Başlıyor!</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/adanada-wi-fi-siyaseti-devri-kapandi-sokak-hesaplari-basliyor/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/adanada-wi-fi-siyaseti-devri-kapandi-sokak-hesaplari-basliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2026 21:44:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87894</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin İle Pazar Sohbeti Pazar günü biraz soluklanalım dedik… Ama Adana durmuyor! Telefonlar susmuyor, kulisler susmuyor, siyaset zaten hiç susmuyor. Bir bakıyorsunuz Ankara’da bir toplantı… Bir bakıyorsunuz Adana’da yeni bir siyasi hesap… Bir bakıyorsunuz belediye başkanı Ankara’nın yolunu tutmuş… Vatandaş ise aynı yerde:  Başkanım, bizi ne zaman göreceksiniz? İşte tam burada bizim Pazar Sohbeti &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz Dağtekin İle Pazar Sohbeti</strong></h3>
<hr />
<p>Pazar günü biraz soluklanalım dedik…</p>
<p>Ama Adana durmuyor!</p>
<p>Telefonlar susmuyor, kulisler susmuyor, siyaset zaten hiç susmuyor.</p>
<p>Bir bakıyorsunuz Ankara’da bir toplantı…</p>
<p>Bir bakıyorsunuz Adana’da yeni bir siyasi hesap…</p>
<p>Bir bakıyorsunuz belediye başkanı Ankara’nın yolunu tutmuş…</p>
<p>Vatandaş ise aynı yerde:  <strong>Başkanım, bizi ne zaman göreceksiniz?</strong></p>
<p>İşte tam burada bizim Pazar Sohbeti başlıyor.</p>
<p>Çünkü biz kimsenin sözcüsü değiliz.</p>
<p>Kimsenin de karşısında değiliz.</p>
<p><strong>Gündemin Nabzı’nı tutar, Kalemin Gücü’yle gördüğümüzü yazarız.</strong></p>
<p>MHP’ye de aynı mesafeden bakarız, CHP’ye de…</p>
<p>AK Parti’ye de, İYİ Parti’ye de, diğer siyasi yapılara da…</p>
<p>Çünkü gazetecinin görevi alkış tutmak değil.</p>
<p><strong>Sormaktır.</strong></p>
<p>Bazen yüksek sesle…</p>
<p>Bazen de tek bir cümleyle: <strong>Burada ne oluyor?</strong></p>
<hr />
<p><strong>MHP ADANA’DA YENİ DÖNEMİN KULİSLERİ</strong></p>
<p>MHP Adana’da son dönemde yaşanan gelişmeler zaten başlı başına bir siyasi dosya.</p>
<p>Haziran ayında Adana il teşkilatının feshedilmesi ve <strong>Hakan Yıldırım</strong>’ın il başkanlığına atanmasıyla yeni bir sayfa açıldı.</p>
<p>Ardından 5 Eylül’de il kongresi yapıldı.</p>
<p>12 Eylül’de ise <strong>Hakan Yıldırım</strong> başkanlığındaki Adana heyeti, Genel Başkan <strong>Devlet Bahçeli</strong>’yi ziyaret etti.</p>
<p>Şimdi Ankara-Adana hattında kulisler yeniden hareketli.</p>
<p>Ve kulislerin en dikkat çekici başlıklarından biri:</p>
<p><strong>Hüseyin Sözlü…</strong></p>
<p>Adana siyasetini yakından takip eden çevrelerde, <strong>Sözlü</strong>’nün MHP ile yeniden yakınlaşabileceği, hatta Genel Başkan <strong>Devlet Bahçeli</strong> ile bir görüşme hazırlığının bulunduğu yönünde iddialar konuşuluyor.</p>
<p>Altını özellikle çizelim:</p>
<p><strong>Bu bir kulis iddiasıdır.</strong></p>
<p>Şu an için kamuoyuna açık, resmi bir <strong>“geri dönüş”</strong> açıklaması bulunmuyor.</p>
<p>Ama siyasette bazen açıklamadan önce kulis konuşur.</p>
<p>Sonra telefonlar çalar.</p>
<p>Sonra Ankara’nın koridorlarında bazı isimler görünür.</p>
<p>Sonra bir bakarsınız:</p>
<p><strong>“Biz zaten bunu aylar önce konuşmuştuk.”</strong></p>
<p>Siyasetin en meşhur cümlesidir bu!</p>
<p>Her şey olduktan sonra herkes önceden biliyormuş gibi davranır.</p>
<p><strong>ŞİMŞEKLER DOSYASI: ADANA’NIN EN ÇOK KONUŞTUĞU BAŞLIKLARDAN BİRİ</strong></p>
<p>Adana’nın gündemindeki bir diğer önemli başlık ise Şimşekler soruşturması.</p>
<p>Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında 12 Eylül’de 11 ilde operasyon gerçekleştirildi.</p>
<p>97 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken 64 kişinin yakalandığı açıklandı.</p>
<p>Aramalarda silah, mühimmat ve dijital materyaller ele geçirildiği; soruşturmanın mali ayağında ise şirketler, taşınmazlar ve araçlarla ilgili adli tedbirler uygulandığı bildirildi.</p>
<p>Şimdi Adana’da herkes aynı soruyu soruyor:  <strong>Bu dosyanın siyasi ayağı var mı?</strong></p>
<p>İşte burada gazetecilik refleksi devreye girer.</p>
<p>Birilerinin adının kulislerde geçmesi başka şeydir.</p>
<p>Bir kişinin soruşturmayla ilişkilendirildiğinin resmi makamlarca açıklanması başka şeydir.</p>
<p>Suç isnadı ise bambaşka bir şeydir.</p>
<p>Dolayısıyla isimleri ortaya saçıp <strong>“şu kesin böyledir”</strong> demek gazetecilik değil.</p>
<p><strong>Belgeyi beklemek gazeteciliktir.</strong></p>
<p>Çünkü bugün bir insanı manşete taşırsınız…</p>
<p>Yarın aynı insanın masum olduğu ortaya çıkarsa, manşetin ağırlığını kim taşıyacak?</p>
<p>İşte kalemin namusu burada başlar.</p>
<p><strong>ADALET BAKANI’NIN ADANA DOSYASI</strong></p>
<p>Adalet Bakanlığı cephesinde de Adana açısından dikkat çekici gelişmeler var.</p>
<p>Adalet Bakanı <strong>Akın Gürlek</strong> döneminde yargı hizmetlerinin hızlandırılması, dijital dönüşüm ve vatandaş odaklı adalet hizmetleri gibi başlıklarda çalışmalar yürütüldüğü Bakanlık tarafından açıklanıyor.</p>
<p>Adana’da adalet teşkilatına ilişkin temaslar da yakından takip ediliyor.</p>
<p>Şimdi burada siyasete küçük bir soru bırakalım:</p>
<p><strong>Adana’nın Ankara’dan beklediği sadece ziyaret fotoğrafı mı?</strong></p>
<p>Yoksa; adalet, yatırım, istihdam, güvenlik, altyapı, ulaşım ve şehir ekonomisi konusunda somut sonuçlar mı?</p>
<p>Vatandaş artık protokol fotoğrafından çok sonuç görmek istiyor.</p>
<p>Çünkü vatandaşın albümünde yeterince fotoğraf var.</p>
<p>Biraz da <strong>hizmet görmek istiyor.</strong></p>
<p><strong>BELEDİYE BAŞKANLARINA KÜÇÜK BİR HATIRLATMA!</strong></p>
<p>Şimdi gelelim belediyelere…</p>
<p>Burada bütün siyasi partilere aynı soruyu soruyorum.</p>
<p>Belediye başkanının asıl makamı neresi?</p>
<p><strong>Parti genel merkezi mi?</strong></p>
<p>Yoksa <strong>kendi şehri mi?</strong></p>
<p>Elbette Ankara’ya gidilecek.</p>
<p>Elbette genel başkanlarla görüşülecek.</p>
<p>Elbette parti yönetimleriyle temas kurulacak.</p>
<p>Bunlar siyasetin doğal parçası.</p>
<p>Ama Ankara’da geçirilen zaman ile Adana’da geçirilen zaman arasında bir denge kurulmazsa…</p>
<p>İşte o zaman vatandaşın aklına şu soru gelir: <strong>Başkanım, şehri kim yönetiyor?</strong></p>
<p>Bazı belediye başkanları hizmet üretmek yerine Ankara koridorlarında görünmeye başladığında, vatandaşın gözünde başka bir tablo oluşuyor.</p>
<p>Çünkü belediyecilik; fotoğraf paylaşmak değildir.</p>
<p>Açılış kurdelesi kesmek de değildir.</p>
<p>Sosyal medyada <strong>“çok çalışıyoruz”</strong> yazmak hiç değildir.</p>
<p>Belediyecilik;</p>
<p><strong>sokağa çıkmaktır.</strong></p>
<p>Mahalleye gitmektir.</p>
<p>Esnafın kapısını çalmaktır.</p>
<p>Yaşlı vatandaşın elini tutmaktır.</p>
<p>Çöpü görmektir.</p>
<p>Yolu görmektir.</p>
<p>Su sorununu dinlemektir.</p>
<p>Genç işsizin derdini bilmektir.</p>
<p><strong>İNTERNET PARTİCİLİĞİ DİYE BİR ŞEY ÇIKTI!</strong></p>
<p>Siyasetin yeni modeli de galiba şu:</p>
<p>Sabah bilgisayar açılıyor…</p>
<p>Bir paylaşım yapılıyor…</p>
<p>Bir fotoğraf…</p>
<p>İki slogan…</p>
<p>Üç etiket…</p>
<p>Sonra:</p>
<p><strong>“Sahadayız.”</strong></p>
<p>Sahada mısınız gerçekten?</p>
<p>Yoksa Wi-Fi çekiyor diye mi öyle görünüyor?</p>
<p>Artık bazı siyasetçilerin vatandaşla buluşması ile internet bankacılığı arasında ince bir benzerlik oluştu.</p>
<p>Şifre giriliyor.</p>
<p>Hesaba bakılıyor.</p>
<p>İşlem yapılıyor.</p>
<p>Çıkılıyor!</p>
<p>Ama vatandaşın hesabına bir türlü uğranmıyor.</p>
<p>Oysa siyaset;</p>
<p><strong>“online” değil, “yerinde” yapılır.</strong></p>
<p>Vatandaşın internet bağlantısı kesildiğinde siyasetçi de görünmez hale geliyorsa…</p>
<p>Orada ciddi bir problem vardır.</p>
<p><strong>ADANA SİYASETİ SADECE PARTİ BİNALARINDAN İBARET DEĞİL</strong></p>
<p>Adana büyük bir şehir.</p>
<p>Sorunu da büyük.</p>
<p>Potansiyeli de büyük.</p>
<p>Siyaseti de büyük.</p>
<p>Bu nedenle Adana’nın siyaseti sadece parti binalarındaki toplantılara sıkıştırılamaz.</p>
<p>Parti binasında herkes birbirini dinliyor.</p>
<p>Ama vatandaş dışarıda ne söylüyor?</p>
<p>İşte asıl mesele burada.</p>
<p>Bir siyasi parti toplantısında herkes memnun olabilir.</p>
<p>Ama pazarda vatandaşın cebindeki para yetmiyorsa…</p>
<p>O toplantının dışında başka bir gerçeklik vardır.</p>
<p>Bir belediye başkanı parti teşkilatında alkışlanabilir.</p>
<p>Ama mahallede vatandaş çukurdan geçemiyorsa…</p>
<p>O alkışın şehirde karşılığı olmayabilir.</p>
<p>Siyasetin termometresi parti binasında değil, <strong>sokaktadır.</strong></p>
<p><strong>BİZİM TARAFIMIZ BELLİ: ADANA</strong></p>
<p>Kimse bizden bir siyasi partinin sözcülüğünü beklemesin.</p>
<p>Bizim tarafımız belli: <strong>Adana.</strong></p>
<p>Kim hizmet yapıyorsa onu yazarız.</p>
<p>Kim iyi iş yapıyorsa onu da söyleriz.</p>
<p>Kim hata yapıyorsa onu da sorarız.</p>
<p>Makam sahibi diye susmayız.</p>
<p>Muhalefet diye alkışlamayız.</p>
<p>İktidar diye övmeyiz.</p>
<p>Muhalefet diye yerden yere vurmayız.</p>
<p>Çünkü gazetecilikte en tehlikeli şey, kalemin bir siyasi merkezin uzantısına dönüşmesidir.</p>
<p>Bizim kalemimiz;</p>
<p><strong>Adana’nın vicdanına emanet.</strong></p>
<p><strong>PAZAR SOHBETİNİN SON CÜMLESİ</strong></p>
<p>Şimdi herkes kendi kendine şu soruyu sorsun:  <strong>Siyasetçi halkın arasında mı?</strong></p>
<p>Yoksa halk siyasetçiyi sosyal medyadan mı takip ediyor?</p>
<p>Belediye başkanı hizmetin başında mı?</p>
<p>Yoksa Ankara’nın koridorlarında mı?</p>
<p>Partiler vatandaşın sesini mi dinliyor?</p>
<p>Yoksa sadece kendi teşkilatlarının sesini mi?</p>
<p>Ve en önemlisi: <strong>Adana’nın gerçek gündemi Ankara’da mı yazılıyor, Adana’nın sokaklarında mı?</strong></p>
<p>Biz bu soruları sormaya devam edeceğiz.</p>
<p>Çünkü bizim işimiz;</p>
<p>kulisleri köpürtmek değil,</p>
<p><strong>kulislerin arkasındaki gerçeği aramak.</strong></p>
<p>Gündemin Nabzını tutacağız.</p>
<p>Kalemin Gücü&#8217;nü kullanacağız.</p>
<p>Kimseye yakın olmadığımız gibi kimseden uzak da durmayacağız.</p>
<p><strong>Doğrunun yanında, yanlışın karşısında olacağız.</strong></p>
<p>Ve haftaya yine aynı masada buluşacağız.</p>
<p>Belki bir belediye başkanının Ankara macerasını,</p>
<p>belki bir siyasi partinin Adana hesabını,</p>
<p>belki de Ankara’dan Adana’ya uzanan yeni bir kulisin perde arkasını konuşacağız.</p>
<p>Çünkü Adana’da siyaset bitmez.</p>
<p>Kulis bitmez.</p>
<p>Soru bitmez.</p>
<p>Bizim de soracak sözümüz bitmez.</p>
<p><strong>Selam olsun Adana’ya…</strong></p>
<p><strong>Selam olsun hakkı söylemekten çekinmeyenlere…</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/adanada-wi-fi-siyaseti-devri-kapandi-sokak-hesaplari-basliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kurası çıktı, gözyaşlarını tutamadı: Erdoğan’ın omzunda ağladı</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/kurasi-cikti-gozyaslarini-tutamadi-erdoganin-omzunda-agladi/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/kurasi-cikti-gozyaslarini-tutamadi-erdoganin-omzunda-agladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2026 21:00:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87890</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul’da düzenlenen Şehit Yakınları, Gazi ve Gazi Yakınlarının Kamu Kurumlarına Yerleştirme Kura Töreni, salonda yaşanan duygu dolu anlarla dikkat çekti. Kurada adı açıklanan bir kadın, atamasının gerçekleşmesinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sarılarak gözyaşlarına hakim olamadı. Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen törende, şehit yakınları, gaziler ve gazi yakınlarının kamu kurumlarına yerleştirilmesi için kura çekimi yapıldı. Törene &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’da düzenlenen <strong>Şehit Yakınları, Gazi ve Gazi Yakınlarının Kamu Kurumlarına Yerleştirme Kura Töreni</strong>, salonda yaşanan duygu dolu anlarla dikkat çekti. Kurada adı açıklanan bir kadın, atamasının gerçekleşmesinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sarılarak gözyaşlarına hakim olamadı.</p>
<p>Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen törende, şehit yakınları, gaziler ve gazi yakınlarının kamu kurumlarına yerleştirilmesi için kura çekimi yapıldı.</p>
<p>Törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katıldı. Erdoğan konuşmasında, şehit ve gazi yakınlarına yönelik çalışmalara değinirken, <strong>Terörsüz Türkiye sürecine</strong> ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.</p>
<p><strong>571 KİŞİNİN DAHA ATAMASI YAPILDI</strong></p>
<p>Törende toplam <strong>571 şehit yakını, gazi ve gazi yakınının</strong> kamu kurumlarındaki yeni görev yerleri kura yöntemiyle belirlendi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı açıklamada yeni atamalarla birlikte kamuda istihdam edilen şehit yakını, gazi ve gazi yakını sayısının <strong>53 bin 179&#8217;a ulaşacağını</strong> söyledi.</p>
<p>Kura sonuçlarının açıklanmasının ardından hak sahipleri sırayla sahneye çıkarak atamalarını aldı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya geldi.</p>
<p><strong>KURADA ADI ÇIKTI, GÖZYAŞLARINI TUTAMADI</strong></p>
<p>Törenin en dikkat çeken anlarından biri ise ataması gerçekleştirilen bir kadının yaşadığı duygu yoğunluğu oldu.</p>
<p>Adının kurada açıklanmasının ardından sahneye çıkan kadın, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile tokalaştı. Ardından Erdoğan&#8217;a sarılan kadın, yaşadığı mutluluk ve duygusal yoğunluk nedeniyle gözyaşlarını tutamadı.</p>
<p>Kadının Erdoğan&#8217;ın omzuna sarılarak ağladığı anlar, törende bulunanların dikkatini çekti.</p>
<p><strong>ERDOĞAN: “HAKLARINI TAM MANASIYLA ÖDEYEMEYİZ”</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, törendeki konuşmasında şehit ve gazilerin Türkiye için yaptığı fedakârlıklara dikkat çekti.</p>
<p>Şehit yakınları ve gazilere yönelik hizmetlerin devlet açısından bir görev olduğunu vurgulayan Erdoğan, yapılan çalışmaların şehit ve gazilerin fedakârlıklarının karşılığını tam olarak ödemeye yetmeyeceğini ifade etti.</p>
<p>Erdoğan, konuşmasında özetle, şehit ve gazilerin haklarının hiçbir şekilde tam anlamıyla ödenemeyeceğini belirterek, devlet olarak kendilerine duyulan minnetin gereğini yerine getirmeye çalıştıklarını söyledi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda şehitlerin ruhlarının şad olması ve şehit ve gazilerin emanetine sahip çıkılması temennisinde bulundu.</p>
<p><strong>571 YENİ ATAMA</strong></p>
<p>Gerçekleştirilen kura ile <strong>571 şehit yakını, gazi ve gazi yakınının kamu kurumlarındaki görev yerleri belirlenmiş oldu.</strong> Tören ise özellikle bir hak sahibinin atama sonrasında yaşadığı duygu dolu anlarla hafızalara yansıdı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/kurasi-cikti-gozyaslarini-tutamadi-erdoganin-omzunda-agladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Masa Değişti, Hesap Değişmedi!</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/masa-degisti-hesap-degismedi/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/masa-degisti-hesap-degismedi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 21:02:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87815</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Türk siyasetinde bazı fotoğraflar vardır… Bugün bakınca insanın aklına tek bir soru gelir: “Biz bu filmi daha önce izlemedik mi?” 2019… İYİ Parti ve CHP muhalefet cephesinde. HDP ise aday çıkarmadığı büyükşehirlerde muhalefetin kazanmasına katkı sağlayan seçim stratejisini açıkça savunuyor. Sezai Temelli de seçim sonrasında bu stratejinin sonucunu sahiplenerek, özellikle İstanbul ve &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p>Türk siyasetinde bazı fotoğraflar vardır…</p>
<p>Bugün bakınca insanın aklına tek bir soru gelir: <strong>“Biz bu filmi daha önce izlemedik mi?”</strong></p>
<p>2019…</p>
<p>İYİ Parti ve CHP muhalefet cephesinde.</p>
<p>HDP ise aday çıkarmadığı büyükşehirlerde muhalefetin kazanmasına katkı sağlayan seçim stratejisini açıkça savunuyor.</p>
<p><strong>Sezai Temelli</strong> de seçim sonrasında bu stratejinin sonucunu sahiplenerek, özellikle İstanbul ve Ankara gibi kentlerde etkilerinden söz ediyor.</p>
<p>O günlerde herkes hesabını sandığa göre yaptı.</p>
<p>Kimse <strong><em>“Bu oy nereden geldi?”</em> </strong>diye fazla kurcalamadı.</p>
<p>Çünkü hedef belliydi: <strong>Kazanmaktı.</strong></p>
<p><strong>SONRA 2023 GELDİ…</strong></p>
<p>Bu kez aynı siyasi fotoğrafın bazı aktörleri farklı köşelere savruldu.</p>
<p><strong>Yavuz Ağıralioğlu,</strong> Millet İttifakı&#8217;nın aday belirleme sürecine ve <strong>Kemal Kılıçdaroğlu</strong>&#8216;nun adaylığına itiraz ederek İYİ Parti&#8217;den istifa etti.</p>
<p><strong>Ümit Özdağ</strong> ise seçim sürecinin başka bir masasındaydı.</p>
<p><strong>Kılıçdaroğlu</strong> ile imzalanan ve daha sonra açıklanan protokolde Zafer Partisi&#8217;ne üç bakanlık, bunlardan birinin İçişleri Bakanlığı olması ve bazı bürokratik atamalarda birlikte karar verilmesi öngörülüyordu.</p>
<p>Şimdi soruyorum:</p>
<p><strong>2019&#8217;da aynı seçim matematiğinin farklı parçaları olanlar, 2023&#8217;te neden birbirlerini sorgulamaya başladı?</strong></p>
<p>Daha önemlisi: <strong>Siyaset değişti mi, yoksa sadece masadaki sandalyeler mi değişti?</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" class="size-full wp-image-87817 alignleft" src="https://www.ekointernethaber.com/wp-content/uploads/2026/09/masa-degisti-hesap-degismedi.png" alt="" width="500" height="280" />BUGÜNÜN FOTOĞRAFI DAHA İLGİNÇ</strong></p>
<p><strong>Ağıralioğlu</strong> bugün Anahtar Parti&#8217;nin Genel Başkanı.</p>
<p><strong>Özdağ</strong> Zafer Partisi&#8217;nin başında.</p>
<p>İki parçaya bölünmüş olan CHP kendi yolunda.</p>
<p>İYİ Parti kendi yolunda.</p>
<p>HDP&#8217;nin siyasi çizgisi ise DEM Parti üzerinden devam ediyor.</p>
<p>Ve herkes Türkiye&#8217;ye yeni bir istikamet göstermeye çalışıyor.</p>
<p>İyi de…</p>
<p><strong>Dün hangi ittifak hesabını yaptınız?</strong></p>
<p><strong>Hangi seçmenin oyunu hangi denklemde değerlendirdiniz?</strong></p>
<p><strong>Hangi masada kim vardı?</strong></p>
<p><strong>Hangi masadan neden kalktınız?</strong></p>
<p>İşte siyasi bilanço burada başlıyor.</p>
<p><strong>SİYASETTE HAFIZA VAR!</strong></p>
<p>Kimse geçmişte yaptığı ittifak nedeniyle bugün aynı yerde durmak zorunda değil.</p>
<p>Siyaset değişebilir.</p>
<p>Partiler değişebilir.</p>
<p>İttifaklar değişebilir.</p>
<p>Ama <strong>siyasi hafıza değişmez.</strong></p>
<p>Çünkü dünün manşeti bugünün arşividir.</p>
<p>Bugünün arşivi ise yarının hesabıdır.</p>
<p>Türkiye artık şu sorunun cevabını bekliyor:</p>
<p><strong>İYİ Parti–CHP–HDP hattından Zafer Partisi ve Anahtar Parti&#8217;ye uzanan bu siyasi savrulmanın gerçek nedeni nedir?</strong></p>
<p>İdeoloji mi?</p>
<p>İlke mi?</p>
<p>Seçim matematiği mi?</p>
<p>Yoksa…</p>
<p><strong>Sadece iktidar denkleminde doğru sandalyeyi bulma arayışı mı?</strong></p>
<p>Cevabı siyasetçiler versin.</p>
<p>Biz sadece arşivi açıyoruz.</p>
<p>Çünkü bazen en sert muhalefet sözü değil, <strong>eski fotoğraf yapar.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/masa-degisti-hesap-degismedi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Devlet Uyuyor mu?</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/devlet-uyuyor-mu/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/devlet-uyuyor-mu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 19:49:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87862</guid>

					<description><![CDATA[Editör&#8217;den Bazen bir haber okursunuz… Rakamlar konuşur. 13 milyar liralık işlem hacmi… 28 şirket… 42 çağrı merkezi… 286 adres… 175 şüpheli… 1,5 milyar liralık mal varlığı… Ve insanın aklına ister istemez tek bir soru gelir: Devlet uyuyor mu? Elbette devlet bugün harekete geçti. İstanbul ve Muğla’da düzenlenen operasyonlarda 175 şüpheli yakalandı. Soruşturma kapsamında ciddi miktarda &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Editör&#8217;den</strong></h3>
<hr />
<p>Bazen bir haber okursunuz…</p>
<p>Rakamlar konuşur.</p>
<p>13 milyar liralık işlem hacmi…</p>
<p>28 şirket…</p>
<p>42 çağrı merkezi…</p>
<p>286 adres…</p>
<p>175 şüpheli…</p>
<p>1,5 milyar liralık mal varlığı…</p>
<p>Ve insanın aklına ister istemez tek bir soru gelir:</p>
<p><strong>Devlet uyuyor mu?</strong></p>
<p>Elbette devlet bugün harekete geçti.</p>
<p>İstanbul ve Muğla’da düzenlenen operasyonlarda 175 şüpheli yakalandı. Soruşturma kapsamında ciddi miktarda mal varlığına el konuldu, banka ve kripto hesaplarına bloke konuldu. Adalet Bakanlığı da soruşturmanın suç gelirlerinin izinin sürülerek yürütüldüğünü açıkladı.</p>
<p>Bunlar önemli.</p>
<p>Ama yetmez.</p>
<p>Çünkü vatandaşın sorduğu soru şudur:</p>
<p><strong>Bu değirmen ne zamandır dönüyor?</strong></p>
<p>Milyarlarca liralık para hareketi olurken…</p>
<p>Şirketler kurulurken…</p>
<p>Çağrı merkezleri açılırken…</p>
<p>İnsanlar işe alınırken…</p>
<p>Yurt dışına para transferleri yapılırken…</p>
<p>Bu sistem nasıl olup da bu kadar büyüyebildi?</p>
<p><strong>BERBERİ GÖREN MALİYE, MİLYARLARI GÖRMÜYOR MU?</strong></p>
<p>Bugün sıradan vatandaşın hayatına bakın.</p>
<p>Berberin hesabı incelenir.</p>
<p>Bakkalın cirosu hesaplanır.</p>
<p>Çaycının kazancı sorulur.</p>
<p>Simitçinin defteri tutulur.</p>
<p>Servisçinin kazancı mercek altına alınır.</p>
<p>Esnafın üç kuruşluk hesabı için bile vatandaş açıklama yapmak zorunda kalabilir.</p>
<p>Peki…</p>
<p><strong>Milyarlarca liralık para hareketleri nasıl oluyor da yıllarca büyüyebiliyor?</strong></p>
<p>İşte vatandaşın vicdanındaki düğüm tam burada.</p>
<p>Garibanın kazandığı üç kuruşun hesabını soran sistem, servetine servet katanların para trafiğini neden daha erken göremiyor?</p>
<p>Bu soruyu sormak devlete düşmanlık değildir.</p>
<p>Tam tersine…</p>
<p><strong>Devletin daha güçlü olmasını istemektir.</strong></p>
<p><strong>FAKİRİN ALIN TERİ, BİR BAŞKASININ KASASI OLMASIN!</strong></p>
<p>Bu ülkede sabahın köründe dükkânını açan insan var.</p>
<p>Gün boyu çalışan…</p>
<p>Akşam eve yorgun dönen…</p>
<p>Çocuğunun okul masrafını düşünen…</p>
<p>Kirasını, faturasını, mutfağını denkleştirmeye çalışan milyonlar var.</p>
<p>Bir tarafta ay sonunu getirmek için hesap yapan insanlar…</p>
<p>Diğer tarafta servetine servet kattığı görülen yapılar…</p>
<p>İşte vatandaşın itirazı buna.</p>
<p><strong>Adalet terazisi herkes için aynı çalışsın.</strong></p>
<p>Yat, kat, uçak sahibi olanla…</p>
<p>Pazardan akşam saatinde ucuz sebze arayan aynı kefeye konmasın.</p>
<p>Ama zengin olduğu için kimse suçlu ilan edilmesin.</p>
<p>Aynı şekilde fakir olduğu için de kimse sahipsiz bırakılmasın.</p>
<p><strong>Hukuk servete değil, suça bakmalıdır.</strong></p>
<p><strong>PEKİ BU FONLARDA KİMLER NEMALANIYOR?</strong></p>
<p>Şimdi asıl soruya gelelim.</p>
<p>Bu soruşturma bize yalnızca şüphelileri değil, <strong>para trafiğinin tamamını</strong> araştırmanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Kim kurdu?</p>
<p>Kim finanse etti?</p>
<p>Kim aracılık etti?</p>
<p>Kim para transferlerini gerçekleştirdi?</p>
<p>Kimler kazandı?</p>
<p>Para hangi hesaplara gitti?</p>
<p>Hangi şirketler üzerinden dolaştı?</p>
<p>Yurt dışına çıkan para varsa kimlerin kontrolündeydi?</p>
<p>Kimler bu sistemin dışında görünürken sistemden faydalandı?</p>
<p><strong>İşte devletin asıl bakması gereken yer burasıdır.</strong></p>
<p>Çünkü bir suç örgütünün yalnızca görünen yüzünü yakalamak yetmez.</p>
<p><strong>Paranın sahibine, aracısına, bağlantısına ve nihai adresine kadar gidilmelidir.</strong></p>
<p><strong>FETÖ ARTIKLARI VARSA, KİM KORUYOR?</strong></p>
<p>Bir başka ağır soru da burada duruyor.</p>
<p>Türkiye yıllarca FETÖ yapılanmasının devlete sızmasının bedelini ödedi.</p>
<p>Bugün herhangi bir yapının FETÖ ile bağlantısı olduğuna dair somut delil varsa, bunun ortaya çıkarılması ve hukuk önünde hesap sorulması gerekir.</p>
<p>Ama burada da ölçü bellidir:</p>
<p><strong>İsimle değil delille.</strong></p>
<p>İddia ile değil belgeyle.</p>
<p>Söylentiyle değil soruşturmayla.</p>
<p>Kim gerçekten bu yapının artığıysa…</p>
<p>Kim finansal bağlantı kurmuşsa…</p>
<p>Kim suçtan gelir elde etmişse…</p>
<p>Kim yardımcı olmuşsa…</p>
<p>Kim saklamışsa…</p>
<p><strong>Devlet onun yakasına hukuk içinde yapışmalıdır.</strong></p>
<p>Ama hiç kimse sadece bir iddia nedeniyle suçlu ilan edilmemelidir.</p>
<p><strong>KURİŞ MESELESİ DE AYDINLATILMALI</strong></p>
<p>Kamuoyunda dile getirilen ve “Kuriş’in yurt dışına kaçırdığı paralar” şeklinde ifade edilen iddialar da varsa, bunların da havada bırakılmaması gerekir.</p>
<p>Varsa para transferi…</p>
<p>Varsa belge…</p>
<p>Varsa hesap…</p>
<p>Varsa bağlantı…</p>
<p><strong>Devlet ortaya çıkarsın.</strong></p>
<p>Yoksa da kamuoyu bilsin.</p>
<p>Çünkü devletin gücü, sadece operasyon yapmakla değil;</p>
<p><strong>gerçeği bütün çıplaklığıyla ortaya koymakla ölçülür.</strong></p>
<p><strong>SAYIN ADALET BAKANI…</strong></p>
<p>Sayın Adalet Bakanı Akın Gürlek…</p>
<p>Bugün siz “vatandaşın alın terini, emeğini ve birikimini istismar edenlerden hukuk önünde hesap sorulacağını” söylüyorsunuz.</p>
<p>İşte vatandaş tam da bunu bekliyor.</p>
<p>Sadece görünenleri değil…</p>
<p><strong>Görünmeyenleri de bulun.</strong></p>
<p>Sadece parayı alanı değil…</p>
<p><strong>Paranın nereye gittiğini de ortaya çıkarın.</strong></p>
<p>Sadece şirketi değil…</p>
<p><strong>Şirketin arkasındaki bağlantıyı da araştırın.</strong></p>
<p>Sadece 175 şüpheliyi değil…</p>
<p><strong>Varsa bu düzenekten nemalanan herkesi hukukun önüne çıkarın.</strong></p>
<p>Ve eğer bu işin içinde devletin kurumlarından kaçmayı başaran başka yapılar varsa, onların da üzerine gidin.</p>
<p>Çünkü vatandaşın devlete güveni, operasyon sayısıyla değil…</p>
<p><strong>adaletin herkese aynı uygulanmasıyla güçlenir.</strong></p>
<p>Bugün garibanın sorduğu soru çok basit:</p>
<p><strong>“Benim üç kuruşumun hesabı sorulurken, milyarların hesabı neden daha önce sorulmadı?”</strong></p>
<p>Bu sorunun cevabını millet bekliyor.</p>
<p>Ve biz de bekliyoruz.</p>
<p>Çünkü mesele yalnızca Forex değildir.</p>
<p>Mesele yalnızca 13 milyar lira değildir.</p>
<p>Mesele…</p>
<p><strong>Bu ülkenin alın terinin, emeğinin ve geleceğinin kimlerin elinde oyuncak edildiğidir.</strong></p>
<p>Devlet güçlüdür.</p>
<p>Devletin eli uzundur.</p>
<p>O halde vatandaşın beklentisi de nettir:</p>
<p><strong>Kim suç işlediyse yakalayın.</strong></p>
<p><strong>Kim nemalandıysa araştırın.</strong></p>
<p><strong>Kim para kaçırdıysa ortaya çıkarın.</strong></p>
<p><strong>Kim bağlantılıysa delilleriyle ortaya koyun.</strong></p>
<p>Ama bunu yaparken bir tek ölçüden şaşmayın:</p>
<p><strong>Ne zengine ayrıcalık, ne fakire zulüm…</strong></p>
<p><strong>Herkese hukuk.</strong></p>
<p>Çünkü bu millet artık sadece operasyon haberi değil,</p>
<p><strong>adaletin sonuna kadar gittiğini görmek istiyor.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/devlet-uyuyor-mu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özgür Özel’in Yeni Parti’sinde isim krizi: Yılmaz Özdil’den olay sözler</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/ozgur-ozelin-yeni-partisinde-isim-krizi-yilmaz-ozdilden-olay-sozler/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/ozgur-ozelin-yeni-partisinde-isim-krizi-yilmaz-ozdilden-olay-sozler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 19:22:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87856</guid>

					<description><![CDATA[Özgür Özel liderliğinde kurulan Yeni Parti, kuruluşunun üzerinden henüz iki ay geçmeden isim tartışmasının merkezine oturdu. Yenilik Partisi’nin başvurusu sonrası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;nın isim değişikliği yönünde tebligat gönderdiği Yeni Parti hakkında konuşan gazeteci Yılmaz Özdil, süreci sert sözlerle eleştirdi. Özdil, yaşananların “mağduriyet” olarak sunulmasına tepki göstererek, “Bu mağduriyet değil, beceriksizlik” değerlendirmesinde bulundu. YENİ PARTİ’DE İSİM &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Özgür Özel liderliğinde kurulan Yeni Parti, kuruluşunun üzerinden henüz iki ay geçmeden isim tartışmasının merkezine oturdu. Yenilik Partisi’nin başvurusu sonrası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;nın isim değişikliği yönünde tebligat gönderdiği Yeni Parti hakkında konuşan gazeteci Yılmaz Özdil, süreci sert sözlerle eleştirdi. Özdil, yaşananların “mağduriyet” olarak sunulmasına tepki göstererek, “Bu mağduriyet değil, beceriksizlik” değerlendirmesinde bulundu.</strong></p>
<p><strong>YENİ PARTİ’DE İSİM KRİZİ YARGITAY’A TAŞINDI</strong></p>
<p>Özgür Özel&#8217;in genel başkanlığında 24 Temmuz 2026&#8217;da kurulan Yeni Parti&#8217;nin adı, Yenilik Partisi&#8217;nin itirazıyla hukuki tartışmanın konusu oldu.</p>
<p>Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;na yapılan başvuruda, iki parti ismi arasındaki benzerliğe dikkat çekildi.</p>
<p>Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;nın Yeni Parti&#8217;ye, ismin başka bir siyasi partiyle karışıklığa yol açmayacak şekilde değiştirilmesi yönünde tebligat gönderdiği ve yeni ismin bildirilmesi için süre tanıdığı bildirildi.</p>
<p><strong>ÖZDİL: “ÖZEL DAHA PARTİ KURULMADAN UYARILDI”</strong></p>
<p>İsim krizini yayınında değerlendiren Yılmaz Özdil, tartışmanın Yeni Parti&#8217;nin kurulmasının ardından ortaya çıkan sürpriz bir gelişme olmadığını savundu.</p>
<p>Özdil, Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz&#8217;ın, Yeni Parti adı kullanılmadan önce Özgür Özel&#8217;i uyardığını söyledi.</p>
<p>Özdil&#8217;e göre daha önce aynı isimle parti kuran başka bir siyasi oluşum da benzer bir süreç yaşamış ve isim değişikliğine gitmek zorunda kalmıştı.</p>
<p>2024&#8217;te “Yeni Parti” adıyla kurulan oluşumun daha sonra <strong>Yükselen Türkiye Partisi</strong> adını aldığı da güncel parti kayıtlarında yer alıyor.</p>
<p><strong>“BUNA RAĞMEN YENİ PARTİ İSMİNİ KULLANDILAR”</strong></p>
<p>Özdil&#8217;in eleştirisinin merkezinde ise geçmişte yaşandığını söylediği bu uyarılara rağmen “Yeni Parti” adının tercih edilmesi vardı.</p>
<p>Gazeteci, Özel ve ekibinin daha önceki örneklerden haberdar edilmesine rağmen aynı isim üzerinde karar kıldığını savunarak süreci sert biçimde eleştirdi.</p>
<p>Özdil, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;nın gönderdiği tebligatla birlikte tartışmanın artık siyasi polemik olmaktan çıkıp hukuki bir boyut kazandığını ifade etti.</p>
<p><strong>YARGITAY’DAN 30 GÜNLÜK SÜRE</strong></p>
<p>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;nın Yeni Parti&#8217;ye gönderdiği tebligatta, parti isminin başka bir siyasi partinin ismiyle karışıklığa yol açmayacak şekilde değiştirilmesi ve yeni ismin belirlenen süre içerisinde bildirilmesinin istendiği haberleştirildi.</p>
<p>Süreçte bir uzlaşma sağlanamaması halinde konunun Anayasa Mahkemesi&#8217;ne taşınabileceği de gündeme geldi.</p>
<p>Özgür Özel ise isim tartışmasına ilişkin açıklamasında, “Yeni Parti” isminde iltibas bulunmadığını düşündüklerini ve <strong>“Yeni” adından vazgeçmeyi düşünmediklerini</strong> söyledi. Özel, gerekli görülmesi halinde “Yeni” ifadesini koruyan bir değişikliğin yapılabileceği mesajını verdi.</p>
<h2><strong>“DAHA İKİ AY OLMADI”</strong></h2>
<p>Yılmaz Özdil, Yeni Parti&#8217;nin kuruluşunun üzerinden henüz iki ay geçmeden Yargıtay&#8217;la başlayan isim tartışmasının dikkat çekici olduğunu söyledi.</p>
<p>Özdil, parti kuruluş tarihi olan 24 Temmuz&#8217;a da gönderme yaparak, yaşanan süreci <strong>“2 ayda muhallebi oldu”</strong> sözleriyle yorumladı.</p>
<p><strong>ÖZDİL’DEN “MAĞDURİYET” TEPKİSİ</strong></p>
<p>Özdil&#8217;in en sert değerlendirmesi ise Yeni Parti cephesinden gelebilecek “mağduriyet” söylemine yönelik oldu.</p>
<p>Özdil, yaşanan sürecin mağduriyet olarak değerlendirilmesine karşı çıkarak bunun kendi bakış açısına göre <strong>“beceriksizlik” ve “liyakat­sizlik”</strong> olduğunu savundu.</p>
<p>Yeni Parti&#8217;nin isim tartışmasıyla ilgili hukuki süreç ise devam ediyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/ozgur-ozelin-yeni-partisinde-isim-krizi-yilmaz-ozdilden-olay-sozler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Makamdan Sahaya: Abdullah Doğru Adana’da Vatandaşla Buluşuyor</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/makamdan-sahaya-abdullah-dogru-adanada-vatandasla-bulusuyor/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/makamdan-sahaya-abdullah-dogru-adanada-vatandasla-bulusuyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 17:00:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87846</guid>

					<description><![CDATA[AK Parti Adana Milletvekili Abdullah Doğru, Adana’nın dört bir yanında sürdürdüğü yoğun saha çalışmalarıyla dikkat çekiyor. İlçe ilçe, mahalle mahalle, köy köy gezen Doğru, vatandaşla arasına mesafe koymadan sorunları yerinde dinliyor ve çözümü için adım adım takip ediyor. Adana siyasetinde vatandaşla kurduğu yakın temas ve saha çalışmalarıyla öne çıkan isimlerden biri olan Abdullah Doğru, çalışmalarına &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>AK Parti Adana Milletvekili Abdullah Doğru, Adana’nın dört bir yanında sürdürdüğü yoğun saha çalışmalarıyla dikkat çekiyor. İlçe ilçe, mahalle mahalle, köy köy gezen Doğru, vatandaşla arasına mesafe koymadan sorunları yerinde dinliyor ve çözümü için adım adım takip ediyor.</strong></p>
<p>Adana siyasetinde vatandaşla kurduğu yakın temas ve saha çalışmalarıyla öne çıkan isimlerden biri olan <strong>Abdullah Doğru</strong>, çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Doğru’nun son dönemde Sarıçam’dan Karataş’a, Yumurtalık’tan Seyhan’a uzanan temaslarında muhtarlar, çiftçiler, esnaf, balıkçılar, teşkilat mensupları ve vatandaşlarla bir araya geldiği görülüyor.</p>
<p><strong>MAKAMDA DEĞİL, SAHADA MİLLETİN ARASINDA</strong></p>
<p><strong>Abdullah Doğru</strong>’yu farklı kılan en önemli noktalardan biri, vatandaşın ayağına gitmesi. Köy köy, mahalle mahalle, ilçe ilçe Adana’yı dolaşan Doğru; vatandaşın anlattığı problemi yalnızca dinlemekle kalmıyor, çözüm için ilgili kurumlarla temas kurulmasını ve sürecin takip edilmesini önemsiyor.</p>
<p>Vatandaşlardan kendisine ulaşan taleplerin <strong>hem kendi tarafından hem de danışmanı Yusuf Bey marifetiyle adım adım takip edildiği</strong>, ilgili kurumlarla görüşmeler yapılarak çözüm noktasında sonuç alınmaya çalışıldığı belirtiliyor. Bu çalışma tarzı, Doğru’nun sahadaki görünürlüğünü artırırken vatandaşla siyasetçi arasındaki iletişimin de canlı tutulmasını sağlıyor.</p>
<p><strong>HALKTAN KOPMAYAN VEKİL</strong></p>
<p>Siyasette vatandaşın kapısını seçimden seçime çalmak kolaydır. Asıl mesele, seçim takvimi olmadığı dönemlerde de vatandaşın arasında olabilmektir.  <strong>Abdullah Doğru</strong>’nun son dönemdeki yoğun saha programları tam da bu noktada dikkat çekiyor.</p>
<p>Sarıçam’da mahallelerin taleplerini dinleyen, Karataş’ta balıkçıların sorunlarını yerinde değerlendiren, Yumurtalık’ta üretici ve esnafla buluşan Doğru, Seyhan’da ise teşkilatla birlikte saha çalışmalarına devam ediyor.</p>
<p><strong>AK PARTİ CAMİASINDA SEVİLEN İSİMLERDEN</strong></p>
<p>AK Parti teşkilatlarında uzun yıllara dayanan siyasi geçmişi bulunan Doğru, partinin kurucu kadrolarında yer almış, 2003-2006 yılları arasında AK Parti Adana İl Başkanlığı görevini yürütmüş ve 27. ile 28. dönemlerde Adana milletvekili seçilmiştir.</p>
<p>Bu geçmişin sahadaki tecrübeyle birleşmesi, Doğru’nun teşkilat mensupları ve vatandaşlarla kurduğu iletişime de yansıyor.</p>
<p>AK Parti camiasında <strong>sevilen ve saha çalışmalarıyla öne çıkan milletvekillerinden biri</strong> olarak değerlendirilen Doğru’nun, vatandaşla bütünleşen çalışma anlayışını sürdürmesi dikkat çekiyor.</p>
<p><strong>SORUNU DİNLEMEK YETMEZ, TAKİP ETMEK GEREKİR</strong></p>
<p>Doğru’nun çalışma anlayışında dikkat çeken bir başka başlık ise vatandaşın anlattığı sorunun havada bırakılmaması.</p>
<p>Bir vatandaşın problemi kendisine ulaştığında, konunun ilgili kuruma aktarılması, görüşmelerin yapılması ve mümkün olan çözümün takip edilmesi için <strong>Doğru’nun yanı sıra danışmanı Yusuf Bey’in de süreci yakından izlediği</strong> ifade ediliyor.</p>
<p>Yani mesele sadece “not aldık” noktasında kalmıyor.</p>
<p><strong>Sorun masaya geliyor, ilgili kurum aranıyor, süreç takip ediliyor ve sonuç alınana kadar konu gündemde tutuluyor.</strong></p>
<p>Bu yaklaşım, vatandaşın siyasetçiden beklentisi olan “ulaşılabilirlik ve takip” açısından önem taşıyor.</p>
<p><strong>“SIKILMADIK EL BIRAKMAYACAĞIZ”</strong></p>
<p>Doğru’nun saha anlayışını ortaya koyan son mesajlarından biri de Seyhan ziyaretinde geldi.</p>
<p>Seyhan İlçe Teşkilatı ziyaretinin ardından Doğru, “Seyhan’ımızda sıkılmadık el bırakmayacağız” mesajını verdi.</p>
<p>Bu söz, Doğru’nun önümüzdeki dönemde de sahadaki temposunu sürdüreceğinin işareti olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Adana’nın merkezinden kırsalına kadar vatandaşla temasını sürdüren Abdullah Doğru’nun çalışma tarzı, <strong>“halktan kopmadan siyaset yapma”</strong> anlayışı üzerinden şekilleniyor.</p>
<p>Ve Adana siyasetinde belki de en önemli mesele tam da burada başlıyor:</p>
<p><strong>Vatandaşın kapısını çalmak değil, vatandaşın sorununu kapıdan içeri taşıyıp çözülene kadar peşini bırakmamak…</strong></p>
<p><strong>Abdullah Doğru</strong>’nun son dönemdeki saha trafiği, bu anlayışın Adana’daki karşılığını göstermeye devam ediyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/makamdan-sahaya-abdullah-dogru-adanada-vatandasla-bulusuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHP İstanbul&#8217;da dengeler yeniden değişti! Gürsel Tekin kararı</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/chp-istanbulda-dengeler-yeniden-degisti-gursel-tekin-karari/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/chp-istanbulda-dengeler-yeniden-degisti-gursel-tekin-karari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 07:11:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87843</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, CHP İstanbul İl Kongresi&#8217;ne ilişkin daha önce uygulanan ihtiyati tedbirleri kaldırdı. Kararla birlikte mahkeme tarafından tedbiren görevlendirilen Gürsel Tekin ve beraberindeki geçici kurulun görevi sona erdi. Ancak CHP İstanbul İl Kongresi&#8217;nin iptaline ilişkin esas dava henüz sonuçlanmadı. CHP İstanbul&#8217;da mahkeme süreci yeni bir aşamaya girdi. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, CHP İstanbul İl Kongresi&#8217;ne ilişkin daha önce uygulanan ihtiyati tedbirleri kaldırdı. Kararla birlikte mahkeme tarafından tedbiren görevlendirilen Gürsel Tekin ve beraberindeki geçici kurulun görevi sona erdi. Ancak CHP İstanbul İl Kongresi&#8217;nin iptaline ilişkin esas dava henüz sonuçlanmadı.</strong></p>
<p>CHP İstanbul&#8217;da mahkeme süreci yeni bir aşamaya girdi.</p>
<p>İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, 8 Ekim 2023&#8217;te gerçekleştirilen CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi&#8217;ne ilişkin daha önce verilen ihtiyati tedbir kararlarını kaldırdı.</p>
<p>Kararın ardından, tedbir kapsamında CHP İstanbul İl Başkanlığı görevini yürüten Gürsel Tekin ile beraberindeki geçici kurulun mahkeme kaynaklı görevi sona erdi. Kararın bir örneğinin İstanbul İl Seçim Kurulu, Sarıyer 1. İlçe Seçim Kurulu ve İstanbul Valiliği&#8217;ne gönderilmesine hükmedildi.</p>
<p><strong>MAHKEME “DURUM VE KOŞULLAR DEĞİŞTİ” DEDİ</strong></p>
<p>Mahkemenin kararında, önceki tedbir kararının uygulandığı döneme göre <strong>“durum ve koşulların değiştiği”</strong> değerlendirmesi yapıldı.</p>
<p>2 Eylül 2025 tarihli ara kararla CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile il yönetimi ve il disiplin kurulu üyeleri tedbiren görevlerinden uzaklaştırılmış, bu organların görevlerini yürütmek üzere Gürsel Tekin başkanlığındaki geçici kurul görevlendirilmişti.</p>
<p>Yeni kararla birlikte bu tedbir mekanizması kaldırılmış oldu.</p>
<p><strong>2023 KONGRESİYLE BAŞLAYAN HUKUKİ SÜREÇ</strong></p>
<p>CHP İstanbul&#8217;daki hukuki sürecin merkezinde 8 Ekim 2023 tarihinde yapılan 38. Olağan İstanbul İl Kongresi bulunuyor.</p>
<p>Kongrede Özgür Çelik il başkanı seçilmiş, daha sonra kongrenin yapılışına ve seçim sürecine ilişkin çeşitli usulsüzlük iddiaları gündeme gelmişti.</p>
<p>Bu iddialar üzerine kongrenin iptali istemiyle dava açılırken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından da seçim sürecine ilişkin soruşturma yürütüldü.</p>
<p>Mahkemenin 2 Eylül 2025 tarihli ara kararıyla Özgür Çelik ve yönetimi tedbiren görevden uzaklaştırılmış, İstanbul İl Başkanlığı&#8217;nın yetkilerini kullanmak üzere Gürsel Tekin başkanlığında geçici kurul oluşturulmuştu.</p>
<p><strong>GÜRSEL TEKİN&#8217;İN GÖREVİ SONA ERDİ AMA DAVA BİTMEDİ</strong></p>
<p>Son kararla birlikte Gürsel Tekin&#8217;in <strong>mahkeme tarafından tedbiren verilen İstanbul İl Başkanlığı görevi</strong> sona ermiş oldu.</p>
<p>Ancak burada kritik bir ayrıntı bulunuyor:</p>
<p><strong>CHP İstanbul İl Kongresi&#8217;nin iptaline ilişkin esas dava devam ediyor.</strong></p>
<p>Dolayısıyla son karar, tek başına kongrenin esastan iptal edildiği anlamına gelmiyor. Mahkeme yalnızca daha önce uygulanmasına karar verilen ihtiyati tedbirleri kaldırdı.</p>
<p><strong>TEKİN&#8217;DEN “GÖREVİM DEVAM EDİYOR” ÇIKIŞI</strong></p>
<p>Mahkemenin kararının ardından tartışmayı yeni bir noktaya taşıyan açıklama ise Gürsel Tekin&#8217;den geldi.</p>
<p>Tekin, kendisinin daha sonra Kemal Kılıçdaroğlu tarafından il başkanı olarak atandığını belirterek, <strong>“atanmış sıfatıyla” görevinin devam ettiğini</strong> savundu. Böylece mahkemenin kaldırdığı tedbir ile Tekin&#8217;in kendi atamasına dayandırdığı görev iddiası arasında yeni bir hukuki tartışma ortaya çıktı.</p>
<p><strong>ŞİMDİ GÖZLER CHP İSTANBUL&#8217;DA</strong></p>
<p>İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi&#8217;nin son kararı, CHP İstanbul İl Başkanlığı&#8217;ndaki yönetim tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.</p>
<p>Mahkeme kararının ardından İstanbul&#8217;daki siyasi ve hukuki sürecin nasıl şekilleneceği merak konusu olurken, CHP Genel Merkezi&#8217;nin İstanbul İl Başkanlığı konusunda yeni bir adım atması bekleniyor.</p>
<p>Öte yandan CHP İstanbul İl Kongresi&#8217;nin iptaline ilişkin esas davanın devam etmesi nedeniyle, İstanbul teşkilatındaki hukuki ve siyasi tartışmanın henüz tamamen sona erdiğini söylemek mümkün değil.</p>
<p><strong>İstanbul&#8217;da şimdi kritik soru şu: Mahkeme kararının ardından CHP İstanbul İl Başkanlığı&#8217;nı kim yönetecek?</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/chp-istanbulda-dengeler-yeniden-degisti-gursel-tekin-karari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kimin elini öptün kardeşim?</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/kimin-eli-opulur/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/kimin-eli-opulur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2026 21:04:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87792</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Kimin eli öpülür? Anne babanın… Yaşça büyüklerin… İlim, emek ve faziletiyle saygıyı hak edenlerin… Çünkü el öpmek, İslam ve gelenek açısından önce hürmet meselesidir. Ama siyasette işler biraz daha farklıdır. Siyasette herkesin bir makamı, bir sorumluluğu ve bir temsil ettiği yer vardır. Hele bir il başkanıysanız… Siz artık sadece kendinizi temsil etmiyorsunuz. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p>Kimin eli öpülür?</p>
<p>Anne babanın… Yaşça büyüklerin… İlim, emek ve faziletiyle saygıyı hak edenlerin…</p>
<p>Çünkü el öpmek, İslam ve gelenek açısından önce <strong>hürmet meselesidir.</strong></p>
<p>Ama siyasette işler biraz daha farklıdır.</p>
<p>Siyasette herkesin bir makamı, bir sorumluluğu ve bir temsil ettiği yer vardır.</p>
<p>Hele bir il başkanıysanız…</p>
<p>Siz artık sadece kendinizi temsil etmiyorsunuz.</p>
<p>Bir teşkilatı, bir siyasi iradeyi, sizi o göreve getiren anlayışı temsil ediyorsunuz.</p>
<p>O halde insanın aklına şu soru gelir: <strong>Kardeşim, sen orada hangi sıfatla duruyorsun?</strong></p>
<p>Daha önemlisi: <strong>Kimi temsil ediyorsun?</strong></p>
<p>Lider orada dururken, liderin karşısında başka bir el öpülüyorsa, mesele artık sadece bir <strong>“hürmet”</strong> görüntüsü olmaktan çıkar.</p>
<p>Çünkü siyasetçinin her hareketi mesajdır.</p>
<p>Bazen bir cümleden daha güçlü mesajdır.</p>
<p>Bir el sıkışmak…</p>
<p>Bir selam vermek…</p>
<p>Bir adım geri çekilmek…</p>
<p>Hatta kimin karşısında nasıl durduğun bile siyasettir.</p>
<p>Kimse kusura bakmasın.</p>
<p><strong>Siyasi nezaket başka şeydir, siyasi kişiliksizlik başka.</strong></p>
<p>Hürmet başka şeydir, makam karşısında eğilip bükülmek başka.</p>
<p>Vefa başka şeydir, güç kimdeyse onun yanında saf tutmak başka.</p>
<p>Siyasetin en tehlikeli hastalığı da budur: <strong>Duruşun, koltuğa göre değişmesi.</strong></p>
<p>Bugün birinin yanında…</p>
<p>Yarın başka birinin önünde…</p>
<p>Öbür gün başka bir hesabın içinde…</p>
<p>Böyle siyaset olmaz.</p>
<p>Ağaç dallarıyla gürler.</p>
<p>Partiler de <strong>karakterli, dürüst ve nerede duracağını bilen kadrolarla</strong> büyür.</p>
<p>İl başkanıysan, önce temsil ettiğin makamın ağırlığını taşıyacaksın.</p>
<p>Kimin yanında olduğunu bileceksin.</p>
<p>Kimin adına konuştuğunu bileceksin.</p>
<p>Ve en önemlisi…</p>
<p><strong>Nerede duracağını bileceksin.</strong></p>
<p>Çünkü siyasetçinin en büyük sermayesi makamı değil, <strong>duruşudur.</strong></p>
<p>Makam gider.</p>
<p>Unvan gider.</p>
<p>Koltuğa başka biri oturur.</p>
<p>Ama karakter kalır.</p>
<p>Geride de tek bir soru kalır: <strong>“Sen o gün kimin elini öptün?”</strong></p>
<p>Asıl soru belki de bu değil.</p>
<p>Asıl soru: <strong>“O eli neden öptün?”</strong></p>
<p>İşte cevabı olmayan el öpme, hürmet değil; siyasetin en eski hastalığının fotoğrafıdır: <strong>Güce göre şekil almak.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/kimin-eli-opulur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AK Parti MYK’da Terörsüz Türkiye zirvesi: Erdoğan’dan kritik uyarılar</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/ak-parti-mykda-terorsuz-turkiye-zirvesi-erdogandan-kritik-uyarilar/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/ak-parti-mykda-terorsuz-turkiye-zirvesi-erdogandan-kritik-uyarilar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2026 20:37:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87830</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti MYK toplantısında Terörsüz Türkiye sürecinin geldiği aşamaya ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi. 1 Ekim sonrasına işaret eden Erdoğan, sürecin hassas bir dönemden geçtiğini belirterek olası provokasyonlara karşı teşkilatın ve siyasi aktörlerin dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin gündemindeki Terörsüz Türkiye sürecinde kritik aşamaya girilirken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan AK Parti &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti MYK toplantısında Terörsüz Türkiye sürecinin geldiği aşamaya ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi. 1 Ekim sonrasına işaret eden Erdoğan, sürecin hassas bir dönemden geçtiğini belirterek olası provokasyonlara karşı teşkilatın ve siyasi aktörlerin dikkatli olması gerektiğini vurguladı.</strong></p>
<p>Türkiye’nin gündemindeki <strong>Terörsüz Türkiye sürecinde kritik aşamaya</strong> girilirken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan AK Parti Merkez Yürütme Kurulu&#8217;nda önemli uyarılar geldi.</p>
<p>Erdoğan başkanlığında 15 Eylül’de gerçekleştirilen MYK toplantısında sürecin mevcut durumu ve bundan sonraki dönemde atılması planlanan adımlar ele alındı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın toplantıda özellikle <strong>1 Ekim sonrasındaki dönemin hassasiyetine</strong> dikkat çektiği öğrenildi.</p>
<p><strong>ERDOĞAN: “ÇOK KRİTİK BİR SÜRECE GİRİYORUZ”</strong></p>
<p>Toplantıda Terörsüz Türkiye sürecinin geldiği noktadan duyduğu memnuniyeti ifade eden Erdoğan, bundan sonraki aşamalarda daha dikkatli hareket edilmesi gerektiğine vurgu yaptı.</p>
<p>Erdoğan’ın kurmaylarına yönelik değerlendirmesinde, sürecin kırılganlıklar barındırdığına dikkat çekerek, bundan sonraki dönemde yalnızca çalışmanın değil, <strong>hassasiyetle hareket etmenin de büyük önem taşıdığını</strong> belirttiği aktarıldı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şu ifadeleri kullandığı bildirildi:</p>
<blockquote><p>“Çok kritik bir sürece giriyoruz; kırılganlıkların olduğu bir süreç. Bu nedenle artık gayretiniz kadar hassasiyetiniz de çok önemli olacak. İyi çalışmamız lazım.”</p></blockquote>
<p><strong>1 EKİM SONRASI İÇİN DİKKAT ÇEKEN MESAJ</strong></p>
<p>Erdoğan’ın özellikle <strong>1 Ekim’den sonra başlayacak yeni döneme</strong> ilişkin değerlendirmelerinde sürecin dikkatli biçimde yürütülmesi gerektiğine işaret ettiği belirtildi.</p>
<p>Terörsüz Türkiye hedefi kapsamında Meclis zemininde atılacak adımların yanı sıra, sürecin sahadaki gelişmeler ve örgütün tasfiye süreciyle birlikte yakından takip edileceği ifade edildi.</p>
<p><strong>“PROVOKASYON İSTEYENLER ÇIKACAKTIR”</strong></p>
<p>MYK toplantısındaki en dikkat çekici başlıklardan biri ise Erdoğan’ın <strong>provokasyon uyarısı</strong> oldu.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecini sekteye uğratabilecek girişimlere karşı dikkatli olunması gerektiğini belirterek şu mesajı verdi:</p>
<blockquote><p>“Süreci provoke etmek isteyenler çıkacaktır, bunlara karşı çok daha dikkatli olmalıyız.”</p></blockquote>
<p>Bu sözler, önümüzdeki dönemde sürecin yalnızca siyasi ve hukuki boyutunun değil, <strong>olası provokatif gelişmelerin de yakından izleneceğine</strong> işaret eden bir mesaj olarak toplantının öne çıkan başlıklarından biri oldu.</p>
<p><strong>MECLİS&#8217;TEKİ 467 OYLU DÜZENLEME</strong></p>
<p>Terörsüz Türkiye sürecinin hukuki ayağında ise önemli bir adım ağustos ayında atıldı.</p>
<p>“Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” TBMM Genel Kurulu’nda 10 Ağustos’ta yapılan oylamada <strong>467 oyla kabul edildi.</strong> Oylamada 87 ret ve 7 çekimser oy kullanıldı.</p>
<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da düzenlemenin 467 oyla kabul edilmesini, sürece yönelik Meclis&#8217;teki geniş desteğin yansıması olarak değerlendirdi.</p>
<p><strong>GÖZLER ÖRGÜTÜN TASFİYE SÜRECİNDE</strong></p>
<p>MYK toplantısında ayrıca örgütün Türkiye dışındaki unsurlarına ilişkin fesih ve tasfiye sürecinin de yakından takip edildiği vurgulandı.</p>
<p>Bu kapsamda ilgili ülkelerle temasların sürdüğü ve sürecin farklı boyutlarıyla izlenmeye devam edildiği belirtildi.</p>
<p><strong>Erdoğan’ın MYK’daki mesajlarıyla birlikte gözler şimdi 1 Ekim sonrasında Meclis’te atılacak adımlara ve Terörsüz Türkiye sürecinin yeni aşamasına çevrildi.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/ak-parti-mykda-terorsuz-turkiye-zirvesi-erdogandan-kritik-uyarilar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Bayrak Açıyorum” Diyorlar…  Soruyorum: Düne Kadar Neredeydiniz?</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/bayrak-aciyorum-diyorlar-aziz-dagtekin-soruyor-dune-kadar-neredeydiniz/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/bayrak-aciyorum-diyorlar-aziz-dagtekin-soruyor-dune-kadar-neredeydiniz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2026 21:01:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87790</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Birileri bugünlerde yeniden “Bayrak Açıyoruz” diyor. Ne güzel… Bayrak açmak elbette kötü bir şey değil. Bilakis, bu topraklarda bayrağın kıymetini bilen herkes için gurur verici bir görüntüdür. Ancak insanın aklına ister istemez birkaç soru geliyor: Hangi bayrağı açıyorsunuz? Daha doğrusu… Düne kadar neredeydiniz? İYİ Parti, 19 Eylül’de Aksaray’da “Bayrak Açıyorum” adıyla bir &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h2>
<hr />
<p>Birileri bugünlerde yeniden <strong>“Bayrak Açıyoruz”</strong> diyor.</p>
<p>Ne güzel…</p>
<p>Bayrak açmak elbette kötü bir şey değil. Bilakis, bu topraklarda bayrağın kıymetini bilen herkes için gurur verici bir görüntüdür.</p>
<p>Ancak insanın aklına ister istemez birkaç soru geliyor:</p>
<p><strong>Hangi bayrağı açıyorsunuz?</strong></p>
<p>Daha doğrusu…</p>
<p><strong>Düne kadar neredeydiniz?</strong></p>
<p>İYİ Parti, 19 Eylül’de Aksaray’da <strong>“Bayrak Açıyorum”</strong> adıyla bir miting düzenleyeceğini duyurdu. Mitingin Aksaray Milli İrade Meydanı’nda saat 17.30’da yapılacağı ve Genel Başkan <strong>Müsavat Dervişoğlu</strong>’nun katılacağı açıklandı. Partinin açıklamalarına göre miting,<strong> “Terörsüz Türkiye”</strong> süreci ve kamuoyunda <strong>“çerçeve yasa”</strong> olarak anılan düzenlemeye yönelik itirazların da dile getirileceği bir siyasi buluşma olacak.</p>
<p>Peki…</p>
<p><strong>Bayrak neden şimdi?</strong></p>
<p>Elbette herkes istediği zaman bayrak açabilir.</p>
<p>Ama mesele sadece bayrak açmak değildir.</p>
<p>Mesele, <strong>bayrağın anlamına her zaman sahip çıkabilmektir.</strong></p>
<p>Bayrak yerdeyken neredeydiniz?</p>
<p>Bayrak yakılırken, kutsal değerlerimize hakaret edilirken neredeydiniz?</p>
<p>Bu ülkenin evlatları şehit haberleriyle yürekleri dağlanırken neredeydiniz?</p>
<p>Siyasetin hesabı kitabı yapılırken, çeşitli ittifaklar ve siyasi uzlaşılar konuşulurken bayrak neden aynı yüksek sesle gündeme gelmedi?</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aynı siyasi denklemin içerisinde yürünürken…</p>
<p>Aynı hedeflere bakılırken…</p>
<p>Aynı siyasi hesapların içinde bulunulurken…</p>
<p><strong>Bayrak neredeydi?</strong></p>
<p>Şimdi birdenbire…</p>
<p><strong>Bayrak!</strong></p>
<p>Hem de mitingin adı olarak: <strong>“Bayrak Açıyorum.”</strong></p>
<p>İnsan ister istemez merak ediyor: <strong>Bayrak yeni mi icat edildi?</strong></p>
<p>Yoksa bayrak, siyasi gündemin ihtiyaç duyduğu zamanlarda mı daha görünür hale geliyor?</p>
<p>Çünkü bu ülkede bayrak seçimden seçime çıkarılan bir aksesuar değildir.</p>
<p>Bayrak; şehit cenazesinde omuzlara alınandır.</p>
<p>Bayrak; sınırda nöbet tutan Mehmetçiğin başının üstündedir.</p>
<p>Bayrak; okul töreninde çocuğun ellerindedir.</p>
<p>Bayrak; yaşlı bir annenin evinin penceresine asarken gözlerinin dolduğu emanettir.</p>
<p>Bayrak, <strong>“Bugün siyasi olarak işime yarıyor”</strong> denildiğinde çıkarılacak bir dekor değildir.</p>
<p>Bir de şu meşhur <strong>“bayram değil, seyran değil”</strong> meselesi var.</p>
<p>Gerçekten insan soruyor:</p>
<p><strong>Bayram değil, seyran değil… Bu bayrak sevgisi neden şimdi bu kadar yüksek sesle konuşuluyor?</strong></p>
<p>Elbette Aksaray’da bayrak açılmasına kimsenin itirazı olmaz.</p>
<p>Türk bayrağı hepimizin bayrağıdır.</p>
<p>Ancak siyasetin bayrak üzerinden verdiği mesajların da millet tarafından sorgulanması doğaldır.</p>
<p>Çünkü <strong>samimiyetin bir hafızası vardır.</strong></p>
<p>Milletin hafızası vardır.</p>
<p>Dün nerede durulduğunu…</p>
<p>Kimlerle yan yana gelindiğini…</p>
<p>Hangi siyasi hesapların yapıldığını…</p>
<p>Hangi sözlerin söylendiğini…</p>
<p>Millet unutmaz.</p>
<p>Şimdi gelelim asıl meseleye.</p>
<p>Bu ülkenin bayrağı bir siyasi partinin mitingine ihtiyaç duymaz.</p>
<p>Bu bayrak zaten vardır.</p>
<p>Gökyüzündedir.</p>
<p>Kalplerdedir.</p>
<p>Şehitlerin mezar taşındadır.</p>
<p>Mehmetçiğin üniformasındadır.</p>
<p>Annenin duasındadır.</p>
<p>Çocuğun elindedir.</p>
<p>Ve bu bayrağın yere düşmemesi için yıllardır bedel ödeyen milyonlarca insan vardır.</p>
<p>Dolayısıyla mesele <strong>bayrak açmak değildir.</strong></p>
<p>Mesele; <strong>Bayrağın düştüğü yerde onu kaldırabilmektir.</strong></p>
<p>Bayrağın yakıldığı gün de yanında durabilmektir.</p>
<p>Milli meseleler siyasi gündemin dışında kaldığında da aynı hassasiyeti gösterebilmektir.</p>
<p>Çünkü milliyetçilik yalnızca meydanlarda yüksek sesle söylenen sözlerden ibaret değildir.</p>
<p>Asıl sınav, siyasi konjonktür değiştiğinde başlar.</p>
<p>Ülkücü hareketin yıllardır dile getirdiği temel hassasiyetlerden biri de burada ortaya çıkar:</p>
<p><strong>Bu ülke bölünmeyecek.</strong></p>
<p><strong>Bu bayrak inmeyecek.</strong></p>
<p><strong>Bu ezan susmayacak.</strong></p>
<p>Kim hangi siyasi hesabı yaparsa yapsın…</p>
<p>Kim hangi ittifakın içinde yer alırsa alsın…</p>
<p>Kim bugün bayrak açıp yarın başka siyasi hesapların peşine düşerse düşsün…</p>
<p>Bu milletin kırmızı çizgileri günlük siyasi hesaplara teslim edilemeyecek kadar değerlidir.</p>
<p>Çünkü bayrak üzerinden siyaset yapmak başka şeydir…</p>
<p><strong>Bayrağın hakkını vermek başka şey.</strong></p>
<p>Bayrak açmak kolaydır.</p>
<p><strong>Asıl mesele, bayrağın altında dimdik durabilmektir.</strong></p>
<p>Aksaray’da 19 Eylül’de meydan kurulacak.</p>
<p>Bayraklar açılacak.</p>
<p>Sloganlar atılacak.</p>
<p>Siyaset konuşulacak.</p>
<p>Ama asıl soru meydandaki bayrakların büyüklüğü değil.</p>
<p><strong>O bayrakların temsil ettiği değerlere ne kadar sadık kalınacağıdır.</strong></p>
<p>Çünkü bu bayrak siyasi hesapların değil,</p>
<p><strong>Türk milletinin bayrağıdır.</strong></p>
<p>Dün de bizimdi.</p>
<p>Bugün de bizim.</p>
<p>Yarın da bizim olacak.</p>
<p><strong>Bayrak inmeyecek.</strong></p>
<p><strong>Ezan susmayacak.</strong></p>
<p><strong>Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacak.</strong></p>
<p>Bu böyle biline.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/bayrak-aciyorum-diyorlar-aziz-dagtekin-soruyor-dune-kadar-neredeydiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kılıçdaroğlu Sessizliğini Bozdu: Seçimi Alevi Olduğumuz İçin Kaybetmedik</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/kilicdaroglu-sessizligini-bozdu-secimi-alevi-oldugumuz-icin-kaybetmedik/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/kilicdaroglu-sessizligini-bozdu-secimi-alevi-oldugumuz-icin-kaybetmedik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2026 07:14:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87783</guid>

					<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimindeki yenilgisine ilişkin yıllar sonra dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Yüzde 48,5’lik oy oranının küçümsenecek bir sonuç olmadığını savunan Kılıçdaroğlu, seçim sürecinde kendisine yönelik “sahte videolar” ve yalan haberlerle algı oluşturulduğunu öne sürdü. Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;nde 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından başlayan liderlik tartışmaları, bugün de siyasi gündemin önemli başlıkları &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimindeki yenilgisine ilişkin yıllar sonra dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Yüzde 48,5’lik oy oranının küçümsenecek bir sonuç olmadığını savunan Kılıçdaroğlu, seçim sürecinde kendisine yönelik “sahte videolar” ve yalan haberlerle algı oluşturulduğunu öne sürdü.</strong></p>
<p>Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;nde 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından başlayan liderlik tartışmaları, bugün de siyasi gündemin önemli başlıkları arasında yer alıyor.</p>
<p>Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nun cumhurbaşkanı adayı olduğu seçimde Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın yeniden seçilmesinin ardından CHP&#8217;de başlayan değişim süreci, Özgür Özel&#8217;in genel başkan seçilmesiyle yeni bir döneme girmişti.</p>
<p>Ancak kurultaya ilişkin yargı sürecinin ardından yaşanan gelişmeler CHP&#8217;deki dengeleri yeniden değiştirdi. Kılıçdaroğlu, mutlak butlan tartışmasının ardından yeniden genel başkanlık koltuğuna dönerken, kurultaya ilişkin şaibe ve delegelerin iradesinin etkilenmesine yönelik iddialar da siyasetin gündeminde kalmaya devam etti. Kılıçdaroğlu da daha önce yaptığı açıklamalarda, kurultay sürecinde “iradenin satın alındığı” yönündeki mahkeme değerlendirmelerine atıfta bulunmuştu.</p>
<h3><strong>“YÜZDE 48,5 SIRADAN BİR OY DEĞİL”</strong></h3>
<p>Kılıçdaroğlu, bu kez 2023 seçimlerindeki oy oranı üzerinden kendisine yöneltilen eleştirilere yanıt verdi.</p>
<p>Seçimde aldığı yüzde 48,5&#8217;lik oyun sıradan bir sonuç olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, seçimin neden kaybedildiğine ilişkin değerlendirmesinde özellikle seçim kampanyası sırasında yayılan videolara dikkat çekti.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, seçim sonucuna ilişkin değerlendirmesinde, ülke nüfusunun neredeyse yarısının kendisine oy verdiğini vurgulayarak bu oranın küçümsenemeyeceğini savundu.</p>
<h3><strong>“SAHTE VİDEOLAR SERVİS EDİLDİ”</strong></h3>
<p>Kılıçdaroğlu, seçim sonucunu değerlendirirken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kendisi hakkında “sahte videolar” yayımlandığını öne sürdü.</p>
<p>Kılıçdaroğlu&#8217;nun iddiasına göre seçim sürecinde kendisini Kandil&#8217;le işbirliği içinde gösteren içerikler kullanıldı. Bu videoların gerçeği yansıtmadığını savunan Kılıçdaroğlu, çeşitli yalan haberlerin de dolaşıma sokulduğunu ileri sürdü.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, bu içeriklerin bazı medya kuruluşlarında yoğun biçimde kullanıldığını ve özellikle iktidara yakın televizyon kanallarında geniş yer bulduğunu söyledi.</p>
<p>Bu değerlendirmeler Kılıçdaroğlu&#8217;nun kendi açıklamalarıdır; seçim dönemindeki içeriklere ilişkin farklı siyasi tarafların değerlendirmeleri de bulunuyor.</p>
<h3><strong>“ALEVİ OLDUĞUMUZ İÇİN KAYBETMEDİK”</strong></h3>
<p>Kılıçdaroğlu&#8217;nun açıklamalarındaki en dikkat çekici başlıklardan biri ise seçim yenilgisinin mezhep kimliği üzerinden değerlendirilmesine yönelik sözleri oldu.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, seçim kaybının Alevi-Sünni ayrımı üzerinden açıklanamayacağını savundu.</p>
<p><strong>“Kaybedişimizin nedeni Alevi-Sünni olduğumuz için değil”</strong> diyen Kılıçdaroğlu, konuşmasında Selahattin Demirtaş&#8217;ın tutukluluğuna ilişkin görüşlerini de dile getirdi.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, bir siyasetçinin düşünceleri nedeniyle cezaevinde tutulmasını doğru bulmadığını ifade etti.</p>
<h3><strong>“PARLAMENTO GÜÇLÜ OLMALI”</strong></h3>
<p>Kılıçdaroğlu&#8217;nun açıklamalarında yalnızca geçmiş seçim süreci değil, Türkiye&#8217;nin yönetim sistemine ilişkin değerlendirmeler de yer aldı.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin yeniden demokrasiye dönmesi gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, parlamentonun güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p>Bakanların istifa etme yetkisinin dahi bulunmadığı bir yönetim yapısını doğru bulmadığını belirten Kılıçdaroğlu, parlamentonun daha güçlü bir konumda olması gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Kılıçdaroğlu&#8217;nun son açıklamaları, 2023 seçimlerinin ardından CHP&#8217;de başlayan liderlik tartışmalarının ve kurultay krizinin yeniden gündeme gelmesine neden olurken, özellikle <strong>“Alevi olduğumuz için kaybetmedik”</strong> sözleri siyasi tartışmanın yeni başlıklarından biri oldu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/kilicdaroglu-sessizligini-bozdu-secimi-alevi-oldugumuz-icin-kaybetmedik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Depoya Zam, Mutfağa Yangın! Akaryakıtta Bu Zam Neyin Kafası?</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/depoya-zam-mutfaga-yangin-akaryakitta-bu-zam-neyin-kafasi/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/depoya-zam-mutfaga-yangin-akaryakitta-bu-zam-neyin-kafasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2026 07:01:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87781</guid>

					<description><![CDATA[EDİTÖR&#8217;DEN Akaryakıta zam geliyor. Hem de öyle böyle değil… Motorinin litresine bir gecede 6,59 lira zam yapılıyor. Vatandaş daha bu zammı sindiremeden 4,62 liralık yeni bir artış konuşuluyor. Depoya giren her litre mazot, vatandaşın cebinden çıkan yeni bir yangın demek. Şimdi soruyorum: Fakir fukara ne yapacak? Emekli ne yapacak? Asgari ücretli nasıl geçinecek? Çiftçi tarlasını &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>EDİTÖR&#8217;DEN</strong></p>
<p>Akaryakıta zam geliyor. Hem de öyle böyle değil…</p>
<p>Motorinin litresine bir gecede <strong>6,59 lira</strong> zam yapılıyor. Vatandaş daha bu zammı sindiremeden <strong>4,62 liralık yeni bir artış</strong> konuşuluyor.</p>
<p>Depoya giren her litre mazot, vatandaşın cebinden çıkan yeni bir yangın demek.</p>
<p>Şimdi soruyorum:</p>
<p><strong>Fakir fukara ne yapacak? Emekli ne yapacak? Asgari ücretli nasıl geçinecek? Çiftçi tarlasını nasıl sürecek? Esnaf kepengini nasıl açık tutacak?</strong></p>
<p>Akaryakıt artık bir tüketim kalemi değildir. <strong>Akaryakıt, hayatın damarına bağlanmış bir maliyettir.</strong></p>
<p>Mazot pahalanır; traktör pahalanır.<br />
Taşıma pahalanır; market pahalanır.<br />
Üretim pahalanır; sofra pahalanır.</p>
<p>Yani depoya giren zam, mutfaktan çıkıyor.</p>
<p>Sonra da dönüp vatandaşa “Neden hayat pahalı?” diye soruluyor.</p>
<h3><strong>ÖTV neyin kafası?</strong></h3>
<p>Devlet elbette vergi toplar. Kamu hizmetleri vergiyle yürür. Buna kimsenin itirazı yok.</p>
<p>Ama akaryakıt gibi ekonominin tamamını etkileyen bir üründe vergi yükünün sürekli tartışma konusu haline gelmesi, vatandaşın sırtındaki yükü daha da ağırlaştırmıyor mu?</p>
<p><strong>Akaryakıt zamlanınca yalnızca araba yürümez hale gelmiyor; hayat pahalanıyor.</strong></p>
<p>Bir anne markette etikete bakıyor.</p>
<p>Bir emekli pazar filesini küçültüyor.</p>
<p>Bir çiftçi mazot hesabı yapıyor.</p>
<p>Bir esnaf “Bu malı kaça satacağım?” diye düşünüyor.</p>
<p>Bir baba çocuğunun masrafını nasıl karşılayacağını hesaplıyor.</p>
<p>Bütün bunların ortasında vatandaşın önüne bir de yeni akaryakıt zammı geliyor.</p>
<p>Yetmiyor, vergi yükü tartışılıyor.</p>
<p>Yetmiyor, yeni zam beklentisi oluşuyor.</p>
<p><strong>Vatandaşın cebine bir türlü “yeter” denilmiyor.</strong></p>
<h3><strong>TÜİK&#8217;in rakamı, vatandaşın cebi</strong></h3>
<p>Bir tarafta resmi enflasyon rakamları var.</p>
<p>Diğer tarafta pazara çıkan vatandaş var.</p>
<p>Bir tarafta istatistikler var.</p>
<p>Diğer tarafta boşalan cüzdanlar…</p>
<p>TÜİK&#8217;in enflasyon hesabı belirli bir yöntem ve tüketim sepeti üzerinden yapılıyor. Ancak vatandaşın günlük hayatında karşılaştığı fiyatlar ile açıklanan oranlar arasındaki fark büyüdükçe doğal olarak şu soru soruluyor:</p>
<p><strong>“Benim hayatımdaki enflasyon neden başka, açıklanan enflasyon neden başka?”</strong></p>
<p>Çünkü vatandaş ekonomiyi tabloyla değil, <strong>maaşıyla ölçüyor.</strong></p>
<p>Maaş aynı yerde dururken market fişi büyüyorsa, vatandaşın gördüğü gerçek budur.</p>
<h3><strong>Sosyal devlet vatandaşını nefessiz bırakmaz</strong></h3>
<p>Sosyal devlet, yalnızca yardım dağıtan devlet değildir.</p>
<p>Sosyal devlet, vatandaşının hayatını sürdürebilmesini gözeten devlettir.</p>
<p>İnsanlar çalışıyor ama geçinemiyorsa…</p>
<p>Emekli yıllarca çalışmasına rağmen ay sonunu getiremiyorsa…</p>
<p>Çiftçi ürettiği ürünün maliyetini karşılamakta zorlanıyorsa…</p>
<p>Asgari ücretli maaşını aldığı gün hesabını yapmaya başlıyorsa…</p>
<p>Burada artık yalnızca ekonomik bir sorun değil, <strong>toplumsal bir alarm</strong> vardır.</p>
<p>Çünkü geçim sıkıntısı büyüdükçe borç büyür, umutsuzluk büyür, aile içi gerilim büyür. Toplumsal huzurun ekonomik şartlardan bağımsız olduğunu düşünmek mümkün değildir.</p>
<p><strong>Yoksulluk sadece cebi değil, insanın umudunu da tüketir.</strong></p>
<p>Ve umudunu kaybeden toplumların yarınını inşa etmek kolay değildir.</p>
<p>Bugün vatandaşın devletten beklediği lüks değildir.</p>
<p>Biraz nefes…</p>
<p>Biraz huzur…</p>
<p>Çocuğunun ihtiyacını karşılayabilme imkânı…</p>
<p>Ay sonunu borçlanmadan getirebilme umudu…</p>
<p>Çok şey mi istiyor?</p>
<p>Hayır.</p>
<p><strong>İnsan gibi yaşamak istiyor.</strong></p>
<p>O halde artık mesele, “Akaryakıta ne kadar daha zam yapılabilir?” olmamalı.</p>
<p>Mesele,</p>
<p><strong>“Vatandaşın sırtındaki bu yük nasıl hafifletilir?”</strong></p>
<p>olmalı.</p>
<p>Çünkü devletin gücü, vatandaşının cebindeki son parayı almakla ölçülmez.</p>
<p><strong>Asıl güç, vatandaşına nefes aldırabilmektir.</strong></p>
<p>Bugün depoyu doldururken eli titreyen vatandaşı, markette etikete bakıp alışverişinden vazgeçen anneyi, mazot hesabı yapan çiftçiyi, ay sonunu bekleyen emekliyi görmezden gelmeyelim.</p>
<p>Çünkü mesele artık yalnızca akaryakıt değil.</p>
<p><strong>Mesele geçimdir.<br />
Mesele adalettir.<br />
Mesele sosyal devlettir.<br />
Mesele insanın yarına umutla bakabilmesidir.</strong></p>
<p>Ve unutmayalım:</p>
<p><strong>Bir ülkenin gerçek zenginliği, kasasındaki para kadar; vatandaşının sofrasında, cebinde ve yüreğinde taşıdığı umutla ölçülür.</strong></p>
<p>O umut tükenmesin.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/depoya-zam-mutfaga-yangin-akaryakitta-bu-zam-neyin-kafasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bahçeli açıkladı: Öcalan için villa değil, 250 metrekarelik konut yapıldı</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/bahceli-acikladi-ocalan-icin-villa-degil-250-metrekarelik-konut-yapildi/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/bahceli-acikladi-ocalan-icin-villa-degil-250-metrekarelik-konut-yapildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2026 06:09:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87766</guid>

					<description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Abdullah Öcalan için İmralı Adası’nda villa yapıldığı yönündeki tartışmalara açıklık getirdi. Bahçeli, “Villa diye bir şey yok” derken, cezaevi içerisinde 250 metrekarelik bir konut yapıldığını söyledi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İmralı Adası&#8217;nda Abdullah Öcalan için özel bir yaşam alanı oluşturulduğu yönündeki iddialara ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Gazeteci Ceyhun &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Abdullah Öcalan için İmralı Adası’nda villa yapıldığı yönündeki tartışmalara açıklık getirdi. Bahçeli, “Villa diye bir şey yok” derken, cezaevi içerisinde 250 metrekarelik bir konut yapıldığını söyledi.</strong></p>
<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İmralı Adası&#8217;nda Abdullah Öcalan için özel bir yaşam alanı oluşturulduğu yönündeki iddialara ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Gazeteci Ceyhun Bozkurt, Bahçeli ile gerçekleştirdiği görüşmede Öcalan&#8217;a villa yapıldığı yönündeki iddiaların da gündeme geldiğini aktardı.</p>
<p><strong>“VİLLA DİYE BİR ŞEY YOK”</strong></p>
<p>Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı&#8217;nın daha önce aktardığı bilgiler üzerinden ortaya çıkan “villa” yorumlarına itiraz etti.</p>
<p>Bozkurt&#8217;un aktardığına göre Bahçeli, İmralı&#8217;daki yapının villa olmadığını belirterek, cezaevi içerisinde <strong>250 metrekarelik bir konut</strong> yapıldığını ifade etti.</p>
<p>Bahçeli&#8217;nin açıklaması şöyle:</p>
<blockquote><p>“Hanımefendinin (Nagehan Alçı) aktardıklarından birileri villa yorumu çıkardılar, ‘villa’ diye bir şey yok.”</p></blockquote>
<p>Bahçeli, İmralı&#8217;nın ada olması nedeniyle yapının zaten denizle çevrili bulunduğunu belirterek, Öcalan&#8217;ın ilerleyen yaşı üzerinden değerlendirmede bulundu.</p>
<blockquote><p>“Hapishane içerisinde 250 metrekarelik bir konut yapıldı. Zaten etrafı denizle çevrili. Öcalan&#8217;ın yaşı da ilerledi, orada görüşmelerini yapsın, vereceği mesajları aktarsın. Bu imkanlar sağlanmalı, sağlanacaktır.”</p></blockquote>
<p><strong>“TERÖRSÜZ TÜRKİYE” SÜRECİNE İLİŞKİN MESAJ</strong></p>
<p>Bahçeli&#8217;nin görüşmede <strong>Terörsüz Türkiye sürecine</strong> ilişkin de değerlendirmelerde bulunduğu aktarıldı.</p>
<p>MHP lideri, daha önce gündeme getirdiği <strong>“barış süreci siyasallaşma koordinatörlüğü”</strong> teklifinin geçerli olduğunu belirtti.</p>
<p>İmralı merkezli temaslar ve Öcalan&#8217;ın vereceği mesajların kamuoyuna aktarılması konusu, Terörsüz Türkiye sürecinin tartışılan başlıkları arasında yer alıyor.</p>
<p><strong>BAHÇELİ’DEN ERDOĞAN MESAJI: ADAYIMIZ YİNE ERDOĞAN</strong></p>
<p>Bahçeli&#8217;nin açıklamalarında bir diğer dikkat çeken başlık ise Cumhurbaşkanlığı seçimleri oldu.</p>
<p>MHP Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın bir sonraki seçimde de adayları olduğunu açıkça ifade etti.</p>
<p>Bahçeli, Erdoğan&#8217;ın 2018 ve 2023 seçimlerini kazandığını hatırlatarak, “üç hilal” benzetmesi üzerinden dikkat çeken bir mesaj verdi.</p>
<blockquote><p>“Seçimde adayımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. Önümüzdeki altı yıl önemli, yapılacak çok şey var.”</p></blockquote>
<p>Bahçeli sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<blockquote><p>“Sayın Cumhurbaşkanı üç hilalin ikisini tamamladı. 2018 ve 2023 seçimlerini kazandı, şimdi geriye üç hilalin üçüncü hilali kaldı. İnşallah üçüncüyü de tamamlayacak.”</p></blockquote>
<p><strong>TARTIŞMA NAGEHAN ALÇI’NIN AÇIKLAMALARIYLA BAŞLADI</strong></p>
<p>İmralı&#8217;da Öcalan için bir ev yapıldığı yönündeki tartışma, gazeteci Nagehan Alçı&#8217;nın 11 Eylül&#8217;de Devlet Bahçeli ile yaptığı görüşmeye ilişkin açıklamalarıyla gündeme geldi.</p>
<p>Alçı, Bahçeli&#8217;ye İmralı&#8217;da Öcalan için ev inşa edildiği yönündeki iddiaları sorduğunu ve Bahçeli&#8217;nin kendisine böyle bir yapının inşa edildiğini söylediğini aktarmıştı.</p>
<p>Alçı&#8217;nın aktarımına göre söz konusu yapı, önünde bahçesi bulunan ve “insani yaşam koşulları” sunan bir ev olarak tarif edildi. Alçı ayrıca Öcalan&#8217;ın henüz bu eve geçmeyi kabul etmediğini ve bunun nedeninin ise “statü” talebi olduğunu Bahçeli&#8217;nin kendisine söylediğini belirtmişti.</p>
<p>Son açıklamasıyla Bahçeli, kamuoyunda “villa” şeklinde tartışılan yapının niteliğine ilişkin farklı bir tanımlama yaptı ve <strong>“villa diye bir şey yok”</strong> diyerek bunun cezaevi içerisinde bulunan <strong>250 metrekarelik bir konut</strong> olduğunu</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/bahceli-acikladi-ocalan-icin-villa-degil-250-metrekarelik-konut-yapildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kul Hakkıyla Huzur Süremezsin</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/kul-hakkiyla-huzur-suremezsin/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/kul-hakkiyla-huzur-suremezsin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Sep 2026 21:04:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87738</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Bazı insanlar vardır; yüzüne güler, arkandan kuyunu kazar. Yanında dost görünür, yokluğunda adını pazarlığa çıkarır. İyi gününde etrafında dolaşır, kötü gününde ilk taşı o atar. Sonra bir gün ölürsün. Ardından gelir, mezarının başında ellerini açar: “Allah rahmet eylesin…” Ne garip değil mi? Hayattayken gönlünü kırdığı insanın mezarında rahmet aramak… Oysa bazı yaralar &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz Dağtekin Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p>Bazı insanlar vardır; yüzüne güler, arkandan kuyunu kazar.<br />
Yanında dost görünür, yokluğunda adını pazarlığa çıkarır.<br />
İyi gününde etrafında dolaşır, kötü gününde ilk taşı o atar.</p>
<p>Sonra bir gün ölürsün.</p>
<p>Ardından gelir, mezarının başında ellerini açar: <strong>“Allah rahmet eylesin…”</strong></p>
<p>Ne garip değil mi?</p>
<p>Hayattayken gönlünü kırdığı insanın mezarında rahmet aramak…</p>
<p>Oysa bazı yaralar toprakla kapanmaz.</p>
<p>Çünkü <strong>kul hakkıyla huzur süremezsin.</strong></p>
<p>Bir insana yaptığın haksızlığı, makamınla; kırdığın gönlü, paranla; döktüğün gözyaşını, siyasi gücünle satın alamazsın.</p>
<p>Özür dilemek elbette erdemdir.</p>
<p>Ama bazen özür, yıkılmış bir evin kapısını yeniden çalmaktan ibarettir.</p>
<p><strong>“Özür diye bir kula bin kere yalvarsan, yıktığın gönüle giremezsin hiç.”</strong></p>
<p>Siyasetin de ahlakın da en büyük imtihanı tam burada başlıyor.</p>
<p>Bugün siyasette öyle bir noktaya geldik ki, insanın değeri çoğu zaman karakteriyle değil, yanında durduğu güçle ölçülüyor. Dün yere göğe sığdırılamayanlar, bugün bir kalemde siliniyor. Dün ağır sözler söyleyenler, bugün aynı insanların kapısında fotoğraf vermekten çekinmiyor.</p>
<p>Dün düşman ilan edilen, bugün <strong>“değerli arkadaş”</strong> oluyor.</p>
<p>Dün yere göğe sığdırılamayan, bugün yok sayılıyor.</p>
<p>Ve bütün bunlar olurken herkes kendisini haklı görüyor.</p>
<p>İşte asıl çöküş burada.</p>
<p><strong>Ahlak, insanın kendisini haklı çıkarması değil; haksız olduğu yerde durabilmesidir.</strong></p>
<p>Kalem de bunun için vardır.</p>
<p>Kalem, güçlüden yana eğilirse kalem olmaktan çıkar; propaganda aracına dönüşür.</p>
<p>Kelam, gerçeği söylemekten korkarsa kelam olmaktan çıkar; alkış arayan bir sese dönüşür.</p>
<p>Gazetecinin, yazarın, siyasetçinin, yöneticinin en büyük sermayesi makamı değil, <strong>itibarıdır.</strong></p>
<p>İtibar ise bir günde kazanılmaz ama bir cümleyle kaybedilebilir.</p>
<p>Bugün insanların en büyük şikâyeti siyasetten belki de siyasetçiden önce <strong>samimiyetsizlik</strong>.</p>
<p>Çünkü halk artık kimin gerçekten üzüldüğünü, kimin rol yaptığını; kimin dost olduğunu, kimin menfaat için yanında durduğunu görüyor.</p>
<p>İnsanları hafife almayın.</p>
<p>Sessiz kalmaları, görmedikleri anlamına gelmez.</p>
<p>Bazen susan insan sadece hesabını Allah’a bırakır.</p>
<p>Şiirin söylediği gibi:</p>
<p>Yüzüne gülüp arkandan atanlar,<br />
Kuyunu kazıp pusuya yatanlar,<br />
İnsanlığını üç kuruşa satanlar…</p>
<p>Mezarına gelseler ne olur, gelmeseler ne?</p>
<p>Asıl mesele mezar başında kimlerin bulunduğu değil, <strong>hayattayken kimlerin gönlünde yer bulduğundur.</strong></p>
<p>Çünkü ölüm, insanın bütün unvanlarını söküp alır.</p>
<p>Makam gider.</p>
<p>Para gider.</p>
<p>Kalabalık gider.</p>
<p>Alkış gider.</p>
<p>Geriye sadece yaptıkların kalır.</p>
<p>Ve insanın gerçek hesabı da orada başlar.</p>
<p>Bu yüzden bugün hepimizin biraz durup kendimize sorması gerekiyor:</p>
<p><strong>Kimi kırdım?<br />
Kimin hakkına girdim?<br />
Kimin ekmeğiyle oynadım?<br />
Kimin güvenini boşa çıkardım?<br />
Kimin yüzüne gülüp arkasından konuştum?</strong></p>
<p>Çünkü siyaset değişir.</p>
<p>İttifaklar değişir.</p>
<p>Makamlar değişir.</p>
<p>Ama insanın vicdanına yazılanlar kolay kolay silinmez.</p>
<p><strong>Kul hakkıyla huzur süremezsin.</strong></p>
<p>Bin kişiye kendini anlatabilirsin ama bir insanın hakkını vicdanından silemezsin.</p>
<p>Bin kere özür dileyebilirsin ama kırdığın gönül eski haline dönmeyebilir.</p>
<p>Ve gün gelir, herkes seni alkışlarken bile kendi içinde kocaman bir sessizlik duyabilirsin.</p>
<p>O yüzden mesele mezara kimin geleceği değil…</p>
<p><strong>Hayattayken hangi gönülde yer edindiğindir.</strong></p>
<p>Gerçeğin nabzını tutan kalem de bunu yazmalıdır.</p>
<p>Kimseden korkmadan…</p>
<p>Kimseye yaranmadan…</p>
<p>Kimsenin makamına bakmadan…</p>
<p>Çünkü <strong>kalemin mürekkebi biter; ama hakikatin hesabı bitmez.</strong></p>
<p>Ve insan, dünyada herkesi kandırsa bile kendi vicdanından kaçamaz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/kul-hakkiyla-huzur-suremezsin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Yeni Parti” Tartışmasında Dikkat Çeken Çıkış: İsim Değişmeyecek</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/yeni-parti-tartismasinda-dikkat-ceken-cikis-isim-degismeyecek/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/yeni-parti-tartismasinda-dikkat-ceken-cikis-isim-degismeyecek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Sep 2026 20:36:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87758</guid>

					<description><![CDATA[Yeni Parti’de isim tartışması yeniden gündemde. Yenilik Partisi’nin “iltibas” gerekçesiyle yaptığı başvurunun ardından gözler Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti’ye çevrildi. Parti Sözcüsü Zeynel Emre, isim değişikliği yönünde herhangi bir hazırlık bulunmadığını belirterek, “Biz ismimizi koruyoruz” mesajı verdi. Yeni Parti Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında parti genel merkezinde toplandı. Basına kapalı gerçekleşen &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yeni Parti’de isim tartışması yeniden gündemde.</strong> Yenilik Partisi’nin “iltibas” gerekçesiyle yaptığı başvurunun ardından gözler Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti’ye çevrildi. Parti Sözcüsü Zeynel Emre, isim değişikliği yönünde herhangi bir hazırlık bulunmadığını belirterek, “Biz ismimizi koruyoruz” mesajı verdi.</p>
<p>Yeni Parti Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında parti genel merkezinde toplandı. Basına kapalı gerçekleşen toplantının ardından kameraların karşısına geçen Parti Sözcüsü Zeynel Emre, son günlerde siyasi gündemin öne çıkan başlıklarından biri haline gelen parti ismi tartışmasına ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>İSİM TARTIŞMASINA “İLTİBAS” İTİRAZI</strong></p>
<p>Zeynel Emre, Yeni Parti’nin kuruluş aşamasında parti ismine ilişkin gerekli hukuki incelemelerin yapıldığını söyledi. İçişleri Bakanlığı ve Yargıtay nezdindeki başvuru süreçlerinin de hukuka uygun biçimde yürütüldüğünü savunan Emre, isim konusunda herhangi bir hukuki sorun bulunmadığı görüşünü dile getirdi.</p>
<p>Tartışmanın merkezinde ise Yenilik Partisi’nin yaptığı “iltibas” başvurusu bulunuyor. Emre, söz konusu başvurunun ağustos ayında yapıldığını belirterek, iki siyasi partinin isimlerinin birbirine karıştırılacağı iddiasını kabul etmedi.</p>
<p><strong>“KARIŞTIRAN BİR KİŞİ BİLE OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUZ”</strong></p>
<p>Yeni Parti ile Yenilik Partisi arasındaki isim benzerliğinin kamuoyunda gerçek anlamda bir karışıklığa yol açmadığını savunan Emre, iki partinin birbirine karıştırılmasının mümkün olmadığını ifade etti.</p>
<p>Emre, isim benzerliği ve “iltibas” konusunda geçmişte verilen Anayasa Mahkemesi kararlarının da dikkate alınması gerektiğini belirterek, hukuki değerlendirmelerin dar kapsamda ele alınması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Parti Sözcüsü Emre, isim tartışmasının Yeni Parti’nin siyasi faaliyetlerini etkileyecek bir boyutta olmadığını savundu.</p>
<p><strong>“ÖRGÜTLENMEMİZİ VE SEÇİME GİRME YETERLİLİĞİMİZİ ETKİLEMEZ”</strong></p>
<p>Emre, tartışmanın partinin örgütlenmesi, üyelik yapısı, tüzel kişiliği veya seçime girme yeterliliği açısından herhangi bir sorun oluşturmadığını ileri sürdü.</p>
<p>Yeni Parti’nin mevcut ismiyle yoluna devam edeceği mesajını veren Emre, isim konusunda geri adım atılmayacağını açıkça ortaya koydu.</p>
<p>“Biz ismimizi koruyoruz” diyen Emre, parti yönetiminin isim değişikliğine yönelik bir planı bulunmadığını vurguladı.</p>
<p><strong>“YENİ PARTİ İSMİ BİLİNÇLİ BİR TERCİH”</strong></p>
<p>Zeynel Emre, parti isminin tesadüfen seçilmediğini de belirterek, Yeni Parti adının kuruluş sürecinde bilinçli bir tercih olduğunu ifade etti.</p>
<p>Kurucular Kurulu ve kurultayın parti ismi konusunda gerekli kararları alma yetkisine sahip olduğunu hatırlatan Emre, buna rağmen mevcut isimle ilgili herhangi bir değişiklik ihtiyacı görmediklerini söyledi.</p>
<p>Emre’nin açıklaması şöyle özetlendi:</p>
<p><strong>Yeni Parti yönetimi, Yenilik Partisi’nin “iltibas” iddiasını kabul etmiyor ve mevcut parti ismini koruma konusunda kararlı olduğunu bildiriyor.</strong></p>
<p><strong>GÖZLER HUKUKİ SÜRECİN SEYRİNDE</strong></p>
<p>Yenilik Partisi tarafından yapılan başvurunun ardından başlayan isim tartışmasının nasıl sonuçlanacağı ise önümüzdeki süreçte netleşecek.</p>
<p>Yeni Parti cephesi, isim benzerliğinin siyasi ve hukuki açıdan partinin tüzel kişiliğini, örgütlenmesini veya seçime girme yeterliliğini etkilemediği görüşünde.</p>
<p>Zeynel Emre’nin açıklamalarıyla birlikte siyasi kulislerde tartışılan “Yeni Parti ismini değiştirecek mi?” sorusuna da şimdilik net bir yanıt verilmiş oldu:</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/yeni-parti-tartismasinda-dikkat-ceken-cikis-isim-degismeyecek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erdoğan yeniden aday olacak mı? AK Parti’den “anayasal engel yok” mesajı</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/erdogan-yeniden-aday-olacak-mi-ak-partiden-anayasal-engel-yok-mesaji/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/erdogan-yeniden-aday-olacak-mi-ak-partiden-anayasal-engel-yok-mesaji/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Sep 2026 20:18:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87755</guid>

					<description><![CDATA[AK Parti Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığı tartışmalarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Gül, Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı adayı olmasının önünde anayasal ve hukuki bir engel bulunmadığını söyledi. Gül ayrıca, kamuoyunda Erdoğan’ın görevine devam etmesine yönelik güçlü bir beklenti olduğunu savundu. Gül’den Erdoğan’ın adaylığına ilişkin net mesaj AK Parti Grup Başkanvekili &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>AK Parti Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığı tartışmalarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Gül, Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı adayı olmasının önünde anayasal ve hukuki bir engel bulunmadığını söyledi. Gül ayrıca, kamuoyunda Erdoğan’ın görevine devam etmesine yönelik güçlü bir beklenti olduğunu savundu.</strong></p>
<h3><strong>Gül’den Erdoğan’ın adaylığına ilişkin net mesaj</strong></h3>
<p>AK Parti Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül, <strong>Türkiye Yüzyılı Buluşmaları</strong> kapsamında Sakarya’da partililer ve medya temsilcileriyle bir araya geldi.</p>
<p>Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gül’ün açıklamalarında, yaklaşan seçim sürecinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin mesajlar öne çıktı.</p>
<p>Erdoğan’ın yeniden adaylığı konusunda değerlendirmelerde bulunan Gül, Türkiye’nin farklı bölgelerinde vatandaşların zor dönemlerde ülkenin başında Erdoğan’ı görmek istediğini ileri sürdü.</p>
<p>Gül, bu değerlendirmesini şu sözlerle dile getirdi:</p>
<blockquote><p>“Türkiye’nin her noktasında, ‘Zor zamanda başımızda kim olmalıydı?’ sorusuna Recep Tayyip Erdoğan cevabı veriliyor.”</p></blockquote>
<h3><strong>“Oy vermeyenler de yeniden aday olmasını istiyor”</strong></h3>
<p>AK Parti Grup Başkanvekili Gül, Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin toplumdaki beklentinin yalnızca AK Parti seçmeniyle sınırlı olmadığını savundu.</p>
<p>Gül, <strong>“Oy verenler, Cumhurbaşkanımız devam etsin düşüncesinde. Oy vermeyenler de Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olmasını ve oy vereceklerini söylüyor”</strong> ifadelerini kullandı.</p>
<h3><strong>“Adaylığının önünde hukuki engel bulunmuyor”</strong></h3>
<p>Gül’ün açıklamalarındaki en dikkat çekici bölüm ise Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin anayasal değerlendirmesi oldu.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir kez daha aday olmasının önünde anayasal bir engel bulunmadığını belirten Gül, bu konuda hukuki açıdan da herhangi bir engel olmadığını söyledi.</p>
<p>Gül, Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı olarak yoluna devam etmesinin Türkiye açısından önemli bir mutabakat olduğunu ifade ederek şöyle konuştu:</p>
<blockquote><p>“Milletimizin önemli mutabakatlarından birisi, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden Cumhurbaşkanı olarak yoluna devam edip, Türkiye’yi daha güçlü bir liderliğe ulaştırmasıdır.”</p></blockquote>
<p>Gül ayrıca, Türkiye’nin yeni ve sivil bir anayasaya ihtiyaç duyduğunu yineledi. Yeni anayasa çalışmalarının temel amacının demokrasiyi daha da güçlendirmek olduğunu belirten Gül, <strong>“Anayasada adaylığının önünde bir engel bulunmamaktadır”</strong> dedi.</p>
<h3><strong>“Terörsüz Türkiye emin adımlarla ilerliyor”</strong></h3>
<p>Abdülhamit Gül, açıklamalarında <strong>Terörsüz Türkiye sürecine</strong> de değindi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde yürütülen sürecin ilerlediğini belirten Gül, Türkiye’nin terör sorunundan tamamen arındırılması hedefinde kararlı olduklarını ifade etti.</p>
<p>Gül, <strong>“Terörsüz Türkiye sürecinde emin adımlarla ilerliyoruz”</strong> diyerek ekonomik hedeflere de dikkat çekti.</p>
<p>Türkiye’nin istihdam alanında da daha güçlü bir noktaya taşınacağını belirten Gül, yürütülen politikalar kapsamında herhangi bir taviz verilmediğini savundu.</p>
<p><strong>Abdülhamit Gül’ün açıklamaları, Erdoğan’ın yeniden adaylığı tartışmasının önümüzdeki siyasi süreçte AK Parti gündeminin önemli başlıklarından biri olacağını bir kez daha ortaya koydu.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/erdogan-yeniden-aday-olacak-mi-ak-partiden-anayasal-engel-yok-mesaji/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHP’de Kılıçdaroğlu’na ilk rakip: Aytuğ Atıcı adaylığını açıkladı</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/chpde-kilicdarogluna-ilk-rakip-aytug-atici-adayligini-acikladi/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/chpde-kilicdarogluna-ilk-rakip-aytug-atici-adayligini-acikladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Sep 2026 19:51:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87752</guid>

					<description><![CDATA[CHP’de 2023 kurultayına ilişkin hukuki sürecin ardından gözler yeniden parti içindeki genel başkanlık yarışına çevrildi. CHP’nin temyiz başvurusunu geri çekmesiyle kurultay hazırlıkları hız kazanırken, Kemal Kılıçdaroğlu’nun karşısına çıkacak ilk genel başkan adayı da belli oldu. CHP’nin eski Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, genel başkanlık yarışına gireceğini doğrudan Kemal Kılıçdaroğlu’na iletti. Parti kulislerini hareketlendiren görüşmede Atıcı’nın Kılıçdaroğlu’na &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CHP’de 2023 kurultayına ilişkin hukuki sürecin ardından gözler yeniden parti içindeki genel başkanlık yarışına çevrildi. CHP’nin temyiz başvurusunu geri çekmesiyle kurultay hazırlıkları hız kazanırken, Kemal Kılıçdaroğlu’nun karşısına çıkacak ilk genel başkan adayı da belli oldu.</p>
<p>CHP’nin eski Mersin Milletvekili <strong>Aytuğ Atıcı</strong>, genel başkanlık yarışına gireceğini doğrudan Kemal Kılıçdaroğlu’na iletti.</p>
<p>Parti kulislerini hareketlendiren görüşmede Atıcı’nın Kılıçdaroğlu’na adaylığını açık biçimde bildirdiği öğrenildi.</p>
<h3><strong>CHP’de kurultay süreci hızlandı</strong></h3>
<p>CHP, 2023 yılında gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultay hakkında açılan ve “mutlak butlan” talebini içeren dava kapsamında yaptığı temyiz başvurusunu geri çekti.</p>
<p>CHP Sözcüsü Müslim Sarı, kararın kurultay sürecinin daha fazla gecikmemesi amacıyla alındığını açıkladı.</p>
<p>Bu gelişmenin ardından parti içerisinde gözler olası kurultay takvimine ve genel başkanlık yarışına çevrildi.</p>
<p>İlk adaylığını ortaya koyan isim ise eski Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı oldu.</p>
<h3><strong>Atıcı, adaylığını Kılıçdaroğlu’na bildirdi</strong></h3>
<p>Aytuğ Atıcı’nın Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret ederek genel başkanlık yarışında aday olacağını söylediği belirtildi.</p>
<p>Atıcı’nın görüşmede Kılıçdaroğlu’ndan herhangi bir icazet veya destek istemediğinin özellikle altını çizdiği öğrenildi.</p>
<p>Atıcı’nın Kılıçdaroğlu’na, adaylığının gerekçesini de doğrudan anlattığı aktarıldı.</p>
<h3><strong>“Aday olmanızı istemem”</strong></h3>
<p>Görüşmede Atıcı’nın Kılıçdaroğlu’na yönelik, “Aday olmanızı çok istemem. Çünkü çok yıprandınız” ifadelerini kullandığı belirtildi.</p>
<p>Atıcı’nın bununla da yetinmeyerek Kılıçdaroğlu’nun daha önce kullandığı “partiyi güvenli bir limana getirme” söylemine gönderme yaptığı öğrenildi.</p>
<h3><strong>“Beni tarif ettiniz”</strong></h3>
<p>Atıcı’nın görüşmede şu ifadeleri kullandığı aktarıldı:</p>
<blockquote><p>“Partiyi güvenli bir limana getireceğim dediniz. Bu kişi benim. Beni tarif ettiniz. Gemiyi teslim edeceğiniz kişilerden birisi benim.”</p></blockquote>
<p>Atıcı ayrıca Kılıçdaroğlu’nun çevresinden bazı isimlerin yeniden aday olması yönünde telkinde bulunabileceğini savunarak dikkat çeken bir uyarıda bulundu.</p>
<blockquote><p>“Etrafınızdaki birçok insan size ‘aday olmak zorundasınız’ diyecek. Ben sizin yerinizde olsam böyle bir şeyi istemem.”</p></blockquote>
<h3><strong>Kılıçdaroğlu’ndan dikkat çeken yanıt</strong></h3>
<p>Görüşmede Kılıçdaroğlu’nun ise Atıcı’nın adaylık kararına ilişkin başarı dileğinde bulunduğu belirtildi.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun, <strong>“Hayırlı olsun. Çalışmak iyidir. Partiyi toparlamamız lazım.”</strong> dediği aktarıldı.</p>
<p>Bu sözler, CHP’de başlayacak yeni kurultay sürecinde parti yönetimi ve genel başkanlık koltuğu için ciddi bir yarışın yaşanabileceği şeklinde yorumlandı.</p>
<h3><strong>CHP’de yarışın ilk ismi belli oldu</strong></h3>
<p>Aytuğ Atıcı’nın adaylığını Kılıçdaroğlu’na doğrudan bildirmesi, CHP’de kurultay kulislerini daha da hareketlendirdi.</p>
<p>Şimdi gözler, Atıcı’nın ardından başka isimlerin genel başkanlık yarışına dahil olup olmayacağına ve <strong>Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden aday olup olmayacağına</strong> çevrildi.</p>
<p>CHP’de kurultay sürecinin resmen hız kazanmasıyla birlikte parti içindeki dengelerin de önümüzdeki günlerde daha fazla tartışılması bekleniyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/chpde-kilicdarogluna-ilk-rakip-aytug-atici-adayligini-acikladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yusuf Tekin’den dikkat çeken “önlük” açıklaması: Veliler şikâyet ediyor</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/yusuf-tekinden-dikkat-ceken-onluk-aciklamasi-veliler-sikayet-ediyor/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/yusuf-tekinden-dikkat-ceken-onluk-aciklamasi-veliler-sikayet-ediyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Sep 2026 19:39:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87749</guid>

					<description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, okullarda öğretmenlerin kılık kıyafetine ilişkin tartışmaları gündeme taşıyan dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Tekin, bazı velilerin okul ortamında öğretmen ile öğrenciyi kıyafetlerinden ayırt etmekte zorlandığını belirterek, öğretmenlerin mesleki itibarına uygun şekilde giyinmeleri gerektiğini söyledi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Anadolu Ajansı Editör Masası’nda eğitim gündemine ilişkin soruları yanıtladı. Programda öğretmenlerin görev &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, okullarda öğretmenlerin kılık kıyafetine ilişkin tartışmaları gündeme taşıyan dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Tekin, bazı velilerin okul ortamında öğretmen ile öğrenciyi kıyafetlerinden ayırt etmekte zorlandığını belirterek, öğretmenlerin mesleki itibarına uygun şekilde giyinmeleri gerektiğini söyledi.</p>
<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Anadolu Ajansı Editör Masası’nda eğitim gündemine ilişkin soruları yanıtladı. Programda öğretmenlerin görev sırasında önlük kullanmasına yönelik düzenleme de gündeme geldi.</p>
<p>Tekin, düzenlemenin arkasında öğretmenlerin mesleki görünümüne ilişkin beklentilerin bulunduğunu ifade etti.</p>
<h3><strong>“Öğretmenle öğrenciyi ayırt edemiyoruz”</strong></h3>
<p>Bakan Tekin, bazı velilerden bu yönde şikâyetler geldiğini belirterek, okul ziyaretleri sırasında öğretmen ile öğrencinin kıyafet açısından birbirinden ayırt edilmesinde sorun yaşandığını aktardı.</p>
<p>Tekin, bazı öğretmenlerin oldukça farklı tarzlarda kıyafetlerle görev yaptığını ve bunun okul ortamındaki öğretmen algısını etkileyebildiğini dile getirdi.</p>
<p>Bakanın açıklamalarında özellikle öğretmenin okul içerisindeki görünümünün mesleki kimlikle uyumlu olması gerektiği vurgusu öne çıktı.</p>
<h3><strong>Siyasi ve toplumsal sembol uyarısı</strong></h3>
<p>Tekin, öğretmenlerin kıyafetleri konusunda dikkat çektiği bir başka noktayı ise siyasi ve toplumsal mesaj içeren kıyafetler olarak açıkladı.</p>
<p>Başka ülkelere ait bayrakların bulunduğu tişörtlerden farklı dillerde yazılara, siyasi veya toplumsal sembollere gönderme yapan kıyafetlere kadar çeşitli örnekler bulunduğunu söyleyen Tekin, bu tür tercihlerin öğretmenin mesleki imajını olumsuz etkileyebileceğini savundu.</p>
<p>Bakan Tekin, bu tür örneklerin yalnızca ilgili öğretmeni değil, genel olarak öğretmenlik mesleğinin algısını da etkileyebileceği görüşünü dile getirdi.</p>
<h3><strong>“Bütün öğretmenleri zan altında bırakıyor”</strong></h3>
<p>Tekin, öğretmenlerin büyük bölümünün mesleğin saygınlığına uygun bir görünüm sergilediğini belirterek, az sayıdaki olumsuz örneğin tüm öğretmenlere yönelik algıyı etkileyebileceğini söyledi.</p>
<p>Bakanın değerlendirmesine göre, öğretmenlerin büyük çoğunluğu zaten mesleki saygınlığa uygun şekilde giyiniyor. Ancak istisnai örneklerin kamuoyunda genelleştirilmesinin öğretmenlerin tamamını zan altında bırakabileceği ifade edildi.</p>
<h3><strong>“Kılık kıyafet konusunda özen istiyoruz”</strong></h3>
<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, öğretmenlerin kılık kıyafeti konusunda daha özenli davranmasını istediklerini belirtti.</p>
<p>Tekin, bu yaklaşımın 2023 yılında da gündeme getirildiğini hatırlatarak, öğretmenlerin okul ortamındaki görünümünün mesleğin itibarı ve saygınlığıyla uyumlu olması gerektiği mesajını verdi.</p>
<p>Öğretmenlerin önlük kullanmasına ilişkin düzenleme de bu çerçevede eğitim gündemindeki tartışmalardan biri olarak öne çıkıyor.</p>
<h3><strong>Tartışmanın merkezinde “öğretmen imajı” var</strong></h3>
<p>Bakan Tekin’in açıklamaları, öğretmenlerin kılık kıyafeti konusunda yeni bir tartışmanın da kapısını araladı. Bir tarafta öğretmenlik mesleğinin saygınlığı ve okul ortamındaki kurumsal görünüm vurgulanırken, diğer tarafta kıyafet tercihlerinin ne ölçüde düzenlenmesi gerektiği konusu tartışılıyor.</p>
<p>Milli Eğitim Bakanlığı&#8217;nın yaklaşımında ise temel vurgu, öğretmenin mesleki kimliğini ve okul ortamındaki saygınlığını koruyacak bir görünüm oluşturulması yönünde.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/yusuf-tekinden-dikkat-ceken-onluk-aciklamasi-veliler-sikayet-ediyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yalanla Kurulan Saltanat, İftirayla Ayakta Durmaz</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/yalanla-kurulan-saltanat-iftirayla-ayakta-durmaz/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/yalanla-kurulan-saltanat-iftirayla-ayakta-durmaz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Sep 2026 09:23:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87726</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin yazdı Bazıları siyaset yapmıyor; resmen çamurdan bir saltanat kurmaya çalışıyorlar! Başkasının başarısı uykularını kaçırıyor, emeği görünce içleri daralıyor, halkın sevgisini görünce öfkeden ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Kendi değerlerini yükseltemeyince başkasını aşağı çekmeye, yetişemeyince ayağına çelme takmaya, susturamayınca iftira atmaya sarılıyorlar. Yalanı siyaset, şikayeti marifet, fitneyi maharet sananlar şunu iyi bilsin: Milletin sabrı sonsuz değildir; &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Aziz Dağtekin yazdı</h1>
<hr />
<p class="isSelectedEnd">Bazıları siyaset yapmıyor; resmen çamurdan bir saltanat kurmaya çalışıyorlar!</p>
<p class="isSelectedEnd">Başkasının başarısı uykularını kaçırıyor, emeği görünce içleri daralıyor, halkın sevgisini görünce öfkeden ne yapacaklarını şaşırıyorlar.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kendi değerlerini yükseltemeyince başkasını aşağı çekmeye, yetişemeyince ayağına çelme takmaya, susturamayınca iftira atmaya sarılıyorlar.</p>
<p>Yalanı siyaset, şikayeti marifet, fitneyi maharet sananlar şunu iyi bilsin: Milletin sabrı sonsuz değildir; sandıkları kadar da saf değildir!</p>
<p>Doğru söylemek işlerine gelmiyor.<br />
Çalışmak ağır geliyor.<br />
Başarıyı alkışlamak ise zaten karakterlerine sığmıyor.</p>
<p>Ne yapıyorlar?</p>
<p>Yalan söylüyorlar.<br />
İftira atıyorlar.<br />
Şikayet ediyorlar.<br />
Dedikodu üretiyorlar.<br />
Kulislerde türlü hesaplar çeviriyorlar…</p>
<p>Sonra da bütün bunları siyaset zannediyorlar!</p>
<p>Asıl mesele ise bundan sonrası çok daha vahim.</p>
<p>Kendi küçük saltanatlarını sürdürebilmek için toplumun huzurunu bozmayı, insanları birbirine düşürmeyi, bölgeyi yeniden gerilim ve kavga ortamına sürüklemeyi göze alabiliyorlar.</p>
<p>Çünkü bilirler ki <strong>huzurlu bir toplumda yalanın pazarı daralır.</strong></p>
<p>İnsanlar birbirine güvenirse kurdukları kumpas düzeni çöker.</p>
<p>Halk kimin çalıştığını, kimin ürettiğini, kimin gerçekten memleket derdi taşıdığını görürse yıllardır besledikleri o küçük çıkar düzeni sarsılır.</p>
<p>İşte korkuları bundan!</p>
<p>Birilerinin siyaset sahnesinde başarı göstermesi, halkın gönlünde karşılık bulması bazılarını sevindirmek yerine kıskançlıktan çatlatıyor.</p>
<p><strong>“Ben neden değilim?”</strong> diye düşünmek yerine, <strong>“Onu nasıl aşağı çekerim?”</strong> hesabına düşüyorlar.</p>
<p>Oysa siyaset rakibinin ayağına çelme takma sanatı değildir.</p>
<p><strong>Siyaset, milletin gönlünde yer kazanma yarışıdır.</strong></p>
<p>Rakibini karalayarak büyüyemezsin.</p>
<p>İftirayla itibar kazanamazsın.</p>
<p>Şikayet ederek hizmet etmiş olmazsın.</p>
<p>Başkasının başarısını gölgeleyerek kendi başarısızlığını gizleyemezsin.</p>
<p>Ve en önemlisi…</p>
<p>Bu bölgenin huzurunu kendi ikbal hesabına kurban edemezsin.</p>
<p>Çünkü bu topraklar yeterince acı gördü. Yeterince gözyaşı döktü. Yeterince bedel ödedi.</p>
<p>Artık hiç kimsenin koltuğu, makamı veya kişisel hesabı bu toplumun huzurundan daha değerli değildir.</p>
<p><strong>Koltuk geçer, makam geçer, saltanat geçer… Ama yapılan iyilik de kötülük de milletin hafızasında kalır.</strong></p>
<p>O yüzden herkes ayağını denk alsın.</p>
<p>Yalanın da bir sonu var, iftiranın da…</p>
<p>Ve unutulmasın!</p>
<p><strong>Çamur atarak yükseldiğini sananların son durağı, çoğu zaman attıkları çamurun içinde kalmaktır.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/yalanla-kurulan-saltanat-iftirayla-ayakta-durmaz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Parti’de isim krizi büyüyor! Yargıtay’dan dikkat çeken hamle</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/yeni-partide-isim-krizi-buyuyor-yargitaydan-dikkat-ceken-hamle/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/yeni-partide-isim-krizi-buyuyor-yargitaydan-dikkat-ceken-hamle/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Sep 2026 20:55:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87721</guid>

					<description><![CDATA[CHP’de yaşanan siyasi kriz sonrası kurulan Yeni Parti, bu kez isim tartışmasıyla karşı karşıya kaldı. Yenilik Partisi’nin yaptığı itiraz üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Yeni Parti’ye isim değişikliği talebiyle tebligat gönderdiği bildirildi. Gelişme sonrası gözler, Yeni Parti yönetiminin atacağı adıma çevrildi. Yeni Parti’nin kuruluşunun ardından başlayan isim tartışması yeni bir boyuta taşındı. “Yeni Parti” ile “Yenilik &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP’de yaşanan siyasi kriz sonrası kurulan Yeni Parti, bu kez isim tartışmasıyla karşı karşıya kaldı. Yenilik Partisi’nin yaptığı itiraz üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Yeni Parti’ye isim değişikliği talebiyle tebligat gönderdiği bildirildi. Gelişme sonrası gözler, Yeni Parti yönetiminin atacağı adıma çevrildi.</strong></p>
<p>Yeni Parti’nin kuruluşunun ardından başlayan isim tartışması yeni bir boyuta taşındı.</p>
<p><strong>“Yeni Parti” ile “Yenilik Partisi” arasındaki isim benzerliği nedeniyle yapılan itirazın ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Yeni Parti’ye tebligat gönderdiği aktarıldı.</strong></p>
<p>Söz konusu gelişmeyi tv100 ekranlarında gazeteci Barış Yarkadaş gündeme getirdi.</p>
<p><strong>YARGITAY’DAN “İSMİNİZİ DEĞİŞTİRİN” TEBLİGATI</strong></p>
<p>Yenilik Partisi’nin isim benzerliği gerekçesiyle Yargıtay’a yaptığı başvurunun ardından süreçte dikkat çeken bir gelişme yaşandı.</p>
<p>İddiaya göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti yönetimine <strong>partinin isminin değiştirilmesi yönünde tebligat</strong> gönderdi.</p>
<p>Bu gelişmeyle birlikte iki parti arasındaki isim tartışması artık siyasi polemik sınırlarını aşarak resmi bir sürece taşınmış oldu.</p>
<p>Şimdi gözler Yeni Parti yönetiminde.</p>
<p>Partinin söz konusu tebligata nasıl yanıt vereceği ve isim değişikliğine gidip gitmeyeceği merak konusu oldu.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-87722 alignleft" src="https://www.ekointernethaber.com/wp-content/uploads/2026/09/yeni-yenilik.png" alt="" width="500" height="280" />YENİLİK PARTİSİ DAHA ÖNCE UYARMIŞTI</strong></p>
<p>Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz ise daha önce yaptığı açıklamalarda, Yeni Parti kurulmadan önce isim konusunda uyarıda bulunduklarını ifade etmişti.</p>
<p>Yılmaz, kendilerinin bu konuda Yeni Parti tarafını önceden uyardığını ancak uyarıların dikkate alınmadığını belirterek Yargıtay’a başvurduklarını açıklamıştı.</p>
<p>Yılmaz’ın daha önceki açıklamasında, <strong>“Bu isimle parti kurmayın”</strong> yönünde uyarı yaptıklarını söylediği aktarılmıştı.</p>
<p>Yenilik Partisi lideri ayrıca, sorunun iki parti arasında çözülmesi gerektiğini savunmuş ve aksi durumda Yeni Parti’nin mevcut isimle seçime giremeyeceğini öne sürmüştü.</p>
<p><strong>GÖZLER YENİ PARTİ’NİN ATACAĞI ADIMDA</strong></p>
<p>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan gönderildiği belirtilen tebligat, siyasi kulislerde de yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.</p>
<p>Bir tarafta <strong>Yeni Parti</strong>, diğer tarafta <strong>Yenilik Partisi</strong>&#8230;</p>
<p>İsim benzerliği üzerinden başlayan anlaşmazlığın bundan sonraki süreçte nasıl sonuçlanacağı merak ediliyor.</p>
<p>Yeni Parti yönetiminin tebligata vereceği yanıt, partinin siyasi geleceği açısından da dikkatle takip edilecek.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/yeni-partide-isim-krizi-buyuyor-yargitaydan-dikkat-ceken-hamle/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sözlü için taban harekete geçti: Gözler Devlet Bahçeli’de</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/sozlu-icin-taban-harekete-gecti-gozler-devlet-bahcelide/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/sozlu-icin-taban-harekete-gecti-gozler-devlet-bahcelide/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Sep 2026 10:39:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87712</guid>

					<description><![CDATA[Adana siyasetinde Hüseyin Sözlü hareketliliği yeniden gündemde. Hayranları ve kendisini destekleyen ülkücü taban tarafından paylaşılan dikkat çekici bir görsel, “Sözlü yeniden sahaya mı dönüyor?” sorusunu yeniden alevlendirdi. Adana Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Hüseyin Sözlü, siyaset sahnesine dönüş sinyali olarak yorumlanan dikkat çekici bir görselle yeniden gündemde. Yapay zeka ile hazırlanan görselde Sözlü, elini havaya kaldırmış, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Adana siyasetinde Hüseyin Sözlü hareketliliği yeniden gündemde. Hayranları ve kendisini destekleyen ülkücü taban tarafından paylaşılan dikkat çekici bir görsel, “Sözlü yeniden sahaya mı dönüyor?” sorusunu yeniden alevlendirdi.</strong></p>
<p>Adana Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı <strong>Hüseyin Sözlü</strong>, siyaset sahnesine dönüş sinyali olarak yorumlanan dikkat çekici bir görselle yeniden gündemde.</p>
<p>Yapay zeka ile hazırlanan görselde <strong>Sözlü</strong>, elini havaya kaldırmış, arkasında bozkurt motifli bayrak ve ayaklarının altında yılanlarla tasvir ediliyor.</p>
<p>Görselin mesajı ise oldukça açık: <strong>“Bizi yıkmak isteyenler, bugün ayaklarımızın altında.”</strong></p>
<p>Ancak bu kez dikkat çeken yalnızca görsel değil. Asıl dikkat çekici olan, görselin <strong>Sözlü’nün hayranları, destekçileri ve tabandaki bazı isimler tarafından sahiplenilerek gündeme taşınması.</strong></p>
<h3>Tabanın sesi: “Sözlü yeniden sahada olmalı”</h3>
<p>Adana&#8217;da <strong>Sözlü</strong>&#8216;nün geçmiş dönem belediye başkanlığına ve hizmetlerine ilişkin olumlu değerlendirmelerin hala güçlü olduğu görülürken, destekçileri arasında <strong>“Hüseyin Sözlü yeniden siyasette aktif rol üstlenmeli”</strong> beklentisi de yeniden dillendiriliyor.</p>
<p>**Sözlü&#8217;**nün özellikle belediye başkanlığı döneminde hayata geçirilen hizmetlerin bugün hala hatırlatılması, onun siyasi kimliğinin yalnızca geçmişte kalmadığını savunanların en önemli dayanaklarından biri.</p>
<p>Tabandaki beklentiyi dile getiren çevreler, <strong>Sözlü</strong>&#8216;nün yeniden aktif siyasete dönmesinin Adana&#8217;da ülkücü hareket açısından yeni bir heyecan oluşturacağını düşünüyor.</p>
<p>Elbette bunlar şu aşamada <strong>tabanda dile getirilen beklenti ve siyasi değerlendirmeler.</strong></p>
<p><strong>Sözlü</strong>&#8216;nün yeni bir görev veya adaylık konusunda kesinleşmiş bir açıklaması bulunmadığı sürece, ortaya çıkan tabloyu bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor.</p>
<h3><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-87714 alignleft" src="https://www.ekointernethaber.com/wp-content/uploads/2026/09/ceyhandan-sozlu.png" alt="" width="963" height="1117" />Yılanlar neden ayaklarının altında?</h3>
<p>Görseldeki yılan figürleri de ayrı bir siyasi mesaj taşıyor. <strong>Sözlü</strong>&#8216;nün geçmiş siyasi mücadelesinde kendisine yönelik olduğunu düşündüğü <strong>yıpratma, algı ve siyasi operasyon iddialarına</strong> sembolik bir gönderme olarak yorumlanan yılanlar, bu kez onun ayaklarının altında gösteriliyor.</p>
<p>Mesajın özü şu: <strong>“Geçmişte üzerimize gelen ne varsa, bugün geride kaldı.”</strong></p>
<p>Bu elbette görseli hazırlayan ve paylaşanların siyasi yorumu. Fakat görselin sosyal medyada yarattığı etki, <strong>Sözlü</strong> isminin Adana siyasetinde hala ciddi manada karşılığı bulunduğunu gösteren bir işaret olarak değerlendiriliyor.</p>
<h3><strong>Hizmet dönemi yeniden hatırlanıyor</strong></h3>
<p><strong>Sözlü</strong>&#8216;nün destekçileri, onun belediye başkanlığı dönemindeki hizmetlerini yeniden gündeme taşıyor. Özellikle Adana&#8217;nın ulaşım, altyapı, yol, kırsal bölgeler ve belediye yatırımları konusunda yapılan çalışmalar, <strong>Sözlü</strong>&#8216;nün siyasi mirasının önemli başlıkları arasında gösteriliyor.</p>
<p>Bugün sosyal medyada <strong>Sözlü</strong> adına yapılan paylaşımlarda da yalnızca eski bir belediye başkanından değil, <strong>“yeniden görev alabilecek tecrübeli bir siyasetçiden”</strong> söz ediliyor.</p>
<p>Bu da Adana&#8217;da yeni bir siyasi soruyu beraberinde getiriyor: <strong>Hüseyin Sözlü yeniden sahaya çıkarsa, Adana siyasetinin dengeleri değişir mi?</strong></p>
<h3>Gözler Devlet Bahçeli&#8217;de</h3>
<p>İşte kulislerin en dikkat çekici noktası da burada. <strong>Sözlü</strong>&#8216;nün yeniden aktif siyasette rol alması yönündeki beklentiler artarken, <strong>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli&#8217;nin bu konuda nasıl bir değerlendirme yapacağı da merak konusu.</strong></p>
<p>Şimdilik <strong>Bahçeli</strong>&#8216;den <strong>Sözlü</strong>&#8216;nün siyasi geleceğine ilişkin kamuoyuna açık kesinleşmiş bir mesaj bulunmuyor. Ancak tabanın beklentisi olduğu yönündeki değerlendirmeler ve <strong>Sözlü</strong> lehine yapılan sosyal medya paylaşımları, <strong>“Gözler Devlet Bahçeli&#8217;de”</strong> yorumlarının yapılmasına neden oluyor.</p>
<p>Çünkü siyaset bazen bir adaylık açıklamasıyla değil, <strong>tabanın sesinin yükselmesiyle</strong> başlar. <strong>Hüseyin Sözlü</strong>&#8216;nün önünde yeni bir siyasi yol açılır mı, bunu zaman gösterecek.</p>
<p>Ama bugün görünen şu:</p>
<p><strong>Sözlü&#8217;nün adı yeniden konuşuluyor.</strong></p>
<p>Hayranları ve destekçileri onu yeniden sahada görmek istiyor.</p>
<p>Adana&#8217;da tabanın bir bölümü beklentisini açıkça dile getiriyor.</p>
<p>Ve bütün bu hareketliliğin ortasında gözler, doğal olarak <strong>MHP lideri Devlet Bahçeli&#8217;nin vereceği mesajlara çevriliyor.</strong></p>
<p>Yılanların ayak altında olduğu o görsel ise belki de bu beklentinin en dikkat çekici sembolü oldu:</p>
<p><strong>Hüseyin Sözlü yeniden sahaya çıkacak mı?</strong></p>
<p>Adana&#8217;da şimdi herkes bu sorunun cevabını bekliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/sozlu-icin-taban-harekete-gecti-gozler-devlet-bahcelide/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beden ölür, dava kalır</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/beden-olur-dava-kalir/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/beden-olur-dava-kalir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Sep 2026 09:10:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=87708</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı “Beden ölür, çürür; cana bakın siz. Kim kimle yürür, ona bakın siz. Bırakın dönsün dönme dolaplar; Hak’tan, hakikatten yana bakın siz.” Siyasette herkesin bir hesabı olabilir. Ama davanın hesabı başkadır. Hele mesele Milliyetçi Hareket Partisi ise&#8230; Burada bir siyasi partiden öte, şehitlerin duasıyla yoğrulmuş, nice bedeller ödenerek bugünlere taşınmış bir hareketten söz &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color: #ff0000;">Aziz DAĞTEKİN Yazdı</span></h3>
<hr />
<p><strong>“Beden ölür, çürür; cana bakın siz.<br />
Kim kimle yürür, ona bakın siz.<br />
Bırakın dönsün dönme dolaplar;<br />
Hak’tan, hakikatten yana bakın siz.”</strong></p>
<p>Siyasette herkesin bir hesabı olabilir.</p>
<p>Ama davanın hesabı başkadır.</p>
<p>Hele mesele <strong>Milliyetçi Hareket Partisi</strong> ise&#8230;</p>
<p>Burada bir siyasi partiden öte, şehitlerin duasıyla yoğrulmuş, nice bedeller ödenerek bugünlere taşınmış bir hareketten söz ediyoruz.</p>
<p>MHP&#8217;nin mayasında makamdan önce <strong>dava</strong>, çıkarın önünde <strong>ahde vefa</strong>, kişisel hesabın üzerinde <strong>ülke ve millet</strong> vardır.</p>
<p>Peki bugün bunların hepsi aynı yerde mi duruyor?</p>
<p>Asıl soru bu.</p>
<p><strong>ÜLKÜCÜLÜK RIZET DEĞİLDİR</strong></p>
<p>Ülkücülük, gerektiğinde çıkarılıp takılan bir rozet değildir.</p>
<p>Makam kapısını açan bir anahtar hiç değildir.</p>
<p>Hele siyasi kariyerin basamağı hiç değildir.</p>
<p>Ülkücülük; <strong>bedel, sadakat ve sorumluluk</strong> ister.</p>
<p>Davanın zor gününde yanında olmayanın, kolay gününde en önde yürümesinin de bir anlamı yoktur.</p>
<p>Çünkü <strong>dava insan kaybetmez; insan davayı kaybeder.</strong></p>
<p><strong>LİDERİN GÖRDÜĞÜNÜ HERKES GÖRÜYOR MU?</strong></p>
<p><strong>Devlet Bahçeli</strong>&#8216;nin ülkenin bekası konusunda ortaya koyduğu hassasiyet ortada.</p>
<p>Fakat liderin sözünü anlamak başka, o sözün gereğini teşkilatın her kademesinde taşıyabilmek başka.</p>
<p>Bazen söylenen sözden çok <strong>beden dili konuşur.</strong></p>
<p>Bazen suskunluk da mesajdır.</p>
<p>Bazen bir bakış, uzun bir konuşmadan daha fazla şey anlatır.</p>
<p>O halde sormak gerekir:</p>
<p><strong>Liderin gördüğü tehlikeyi teşkilatın tamamı görüyor mu?</strong></p>
<p>Partinin kuruluş çizgisi, günlük siyasi hesaplara kurban ediliyor mu?</p>
<p>Bu soruların cevabı ertelenmemeli.</p>
<p><strong>MHP KİMSENİN SİYASİ BASAMAĞI DEĞİLDİR</strong></p>
<p>Kimse kusura bakmasın.</p>
<p>MHP, kişisel kariyer planı değildir.</p>
<p>Şehitlerin emaneti, birkaç kişinin makam hesabına teslim edilemez.</p>
<p><strong>“Ben ülkücüyüm”</strong> demek kolaydır.</p>
<p>Zor olan, <strong>ülkücü gibi yaşamaktır.</strong></p>
<p>İşte gerçek ölçü budur.</p>
<p><strong>BOŞ SİLAH DEĞİL, BOŞ ZİHİN TEHLİKELİDİR</strong></p>
<p>Eskilerin çok çarpıcı bir sözü vardır:</p>
<p><strong>“Boş silahtan korkmayın, boş adamdan korkun. Şeytan boş silahı doldurmaz ama boş kafayı çabuk doldurur.”</strong></p>
<p>Bu söz bugün siyaset için de önemli bir uyarıdır.</p>
<p>Çünkü mesele yalnızca bir koltuğa kimin oturduğu değildir.</p>
<p>Asıl mesele, o koltuğa oturan kişinin <strong>hangi fikirle, hangi niyetle ve hangi sadakatle hareket ettiğidir.</strong></p>
<p>Dolu insanın ölçüsü bellidir.</p>
<p>Davasını bilir.</p>
<p>Sınırını bilir.</p>
<p>Nerede duracağını bilir.</p>
<p>Boşluk ise başkalarının sözüne, çıkarına, yönlendirmesine açık hale gelir.</p>
<p>İşte siyasi hareketlerin en fazla dikkat etmesi gereken noktalardan biri budur:</p>
<p><strong>Koltukları doldurmak yetmez; o koltukları dava şuuru taşıyan insanlarla doldurmak gerekir.</strong></p>
<p><strong>ŞAİBE VARSA TEMİZLENMELİDİR</strong></p>
<p>Son dönemlerde parti tabanında, MHP&#8217;nin kuruluş değerleriyle bağdaşmadığı ileri sürülen bazı kişi ve yapıların parti içerisinde etkili olduğuna yönelik çeşitli iddialar dile getiriliyor.</p>
<p>Bu iddiaları peşinen gerçek kabul etmek doğru değildir.</p>
<p>Fakat hiçbir iddiayı araştırmadan çöpe atmak da doğru değildir.</p>
<p><strong>Varsa iddia, araştırılır.<br />
Varsa şüphe, incelenir.<br />
Varsa yanlış, temizlenir.</strong></p>
<p>Kimsenin dini kisvesi, ülkücü görüntüsü, siyasi etiketi veya makamı onu sorgulanamaz yapmamalıdır.</p>
<p>Ancak aynı şekilde, kanıt ortaya konulmadan hiç kimseye ağır suçlamalar yöneltilmemelidir.</p>
<p>Çünkü <strong>hakikat, söylentiden daha değerlidir.</strong></p>
<p>MHP&#8217;nin gücü de tam burada ortaya çıkar:</p>
<p>Kendi içindeki sorunları konuşabilmek&#8230;</p>
<p>Yanlışı ayıklayabilmek&#8230;</p>
<p>Ve gerektiğinde kendi kendisini yenileyebilmek.</p>
<p><strong>GERÇEK ÜLKÜCÜLER NEDEN DIŞARIDA?</strong></p>
<p>İşte bence en can alıcı soru bu.</p>
<p>Yıllarca davanın yükünü taşıyanlar&#8230;</p>
<p>Teşkilatın cefasını çekenler&#8230;</p>
<p>Bedel ödeyenler&#8230;</p>
<p>Bazen neden kenarda kalıyor?</p>
<p>Buna karşılık siyasetin fırsatlarını iyi kollayanlar neden hep öne çıkıyor?</p>
<p>Eğer böyle bir tablo gerçekten varsa, mesele birkaç kişinin meselesi değildir.</p>
<p><strong>Bu, davanın hafızasıyla ilgilidir.</strong></p>
<p>Ve o hafıza kaybolursa, geriye sadece tabela kalır.</p>
<p><strong>TEMİZLİK DAVAYA ZARAR VERMEZ</strong></p>
<p>Tam tersine&#8230;</p>
<p>Gerçek bir temizlik, davayı güçlendirir.</p>
<p>Yanlış yapan kimse ortaya çıkarılmalı.</p>
<p>Partinin kuruluş ilkelerinden sapan varsa düzeltilmeli.</p>
<p>Ülkücülüğü kişisel çıkarına basamak yapan varsa, bunun hesabı parti hukuku içerisinde sorulmalı.</p>
<p>Parti içerisinde farklı hesaplarla hareket ettiği ileri sürülen yapılar varsa, bunlar da hukuk ve parti disiplini içerisinde araştırılmalı.</p>
<p>Ve en önemlisi:</p>
<p><strong>Gerçek ülkücünün önü açılmalı.</strong></p>
<p>Çünkü MHP&#8217;nin geleceği koltuk sayısıyla değil, <strong>dava şuuru taşıyan insanlarla</strong> ölçülür.</p>
<p>Bırakın dönsün dönme dolaplar.</p>
<p>Kim kiminle yürümüş&#8230;</p>
<p>Kim hangi koltuğa oturmuş&#8230;</p>
<p>Kim hangi hesabın peşine düşmüş&#8230;</p>
<p>Hepsi geçici.</p>
<p><strong>Beden ölür, çürür.<br />
Makam gider.<br />
Koltuk değişir.<br />
Rüzgar yön değiştirir.</strong></p>
<p>Ama hakikat kalır.</p>
<p>Şehidin duası kalır.</p>
<p>Davanın emaneti kalır.</p>
<p>Milletin vicdanı kalır.</p>
<p>O yüzden herkes kendisine şu soruyu sormalı:</p>
<blockquote><p><strong>“Ben bu davayı mı taşıyorum, yoksa bu davayı kendimi taşımak için mi kullanıyorum?”</strong></p></blockquote>
<p>Cevap, herkesin kendi vicdanında.</p>
<p>Ama bir gerçek var:</p>
<p><strong>MHP kimsenin siyasi basamağı değildir.</strong></p>
<p>Bu dualı hareket nice bedeller ödenerek bugünlere geldi.</p>
<p>Onu geleceğe taşıyacak olan; makamların konforu değil, <strong>ahde vefası güçlü, davasına sadık, hakikatten yana gerçek ülkücülerdir.</strong></p>
<p>Çünkü sonunda&#8230;</p>
<p><strong>Beden ölür, çürür.<br />
Cana bakın siz.<br />
Kim kimle yürür, ona bakın siz.<br />
Bırakın dönsün dönme dolaplar.<br />
Hak’tan, hakikatten yana bakın siz.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/beden-olur-dava-kalir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
