<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yorum &#8211; Ekointernet Haber</title>
	<atom:link href="https://www.ekointernethaber.com/kategori/yorum/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ekointernethaber.com</link>
	<description>Ulusal Haber Portalı</description>
	<lastBuildDate>Tue, 04 Aug 2026 08:46:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://www.ekointernethaber.com/wp-content/uploads/2023/06/cropped-turk-bayragi-32x32.jpg</url>
	<title>Yorum &#8211; Ekointernet Haber</title>
	<link>https://www.ekointernethaber.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Etimesgut’ta koltuk devrildi, Sıra ihale dosyalarında mı?</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/etimesgutta-koltuk-devrildi-sira-ihale-dosyalarinda-mi/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/etimesgutta-koltuk-devrildi-sira-ihale-dosyalarinda-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Aug 2026 08:46:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=86720</guid>

					<description><![CDATA[EDİTÖR Yazdı Siyasetin cilası bazen bir gecede dökülür. Dün “başkan” diye alkışlanan isim, bugün mahkeme koridorlarında anılır. Dün belediye kürsüsünden halka seslenen siyasetçi, bugün tutuklama kararının ardından görevden uzaklaştırılır. Etimesgut’ta yaşanan tam da budur. Erdal Beşikçioğlu tutuklandı. Ardından İçişleri Bakanlığı tarafından geçici tedbirle görevden uzaklaştırıldı. Fakat asıl hikaye bundan sonra başlıyor. Çünkü mesele artık yalnızca &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>EDİTÖR Yazdı</h3>
<p>Siyasetin cilası bazen bir gecede dökülür.</p>
<p>Dün “başkan” diye alkışlanan isim, bugün mahkeme koridorlarında anılır.</p>
<p>Dün belediye kürsüsünden halka seslenen siyasetçi, bugün tutuklama kararının ardından görevden uzaklaştırılır.</p>
<p>Etimesgut’ta yaşanan tam da budur.</p>
<p>Erdal Beşikçioğlu tutuklandı.</p>
<p>Ardından İçişleri Bakanlığı tarafından geçici tedbirle görevden uzaklaştırıldı.</p>
<p>Fakat asıl hikaye bundan sonra başlıyor.</p>
<p>Çünkü mesele artık yalnızca <strong>Erdal Beşikçioğlu meselesi değildir.</strong></p>
<p>Mesele;</p>
<p><strong>Belediye nasıl yönetildi?</strong></p>
<p><strong>İhaleler nasıl dağıtıldı?</strong></p>
<p><strong>Kamu kaynakları nasıl kullanıldı?</strong></p>
<p><strong>Kim, hangi kararın altına imza attı?</strong></p>
<p>Ve daha önemlisi:</p>
<p><strong>Bu düzen gerçekten sadece bir kişinin hikayesi mi?</strong></p>
<p>İşte cevaplanması gereken soru budur.</p>
<p><strong>DOSYADAKİ SUÇLAMALAR SIRADAN DEĞİL</strong></p>
<p>İçişleri Bakanlığı açıklamasında soruşturma kapsamında yöneltilen suçlamalar arasında;</p>
<p><strong>suç işlemek amacıyla örgüt kurma, edimin ifasına fesat karıştırma, kamu ihalelerine fesat karıştırma, icbar suretiyle irtikap, zimmet ve rüşvet almak</strong></p>
<p>gibi son derece ağır iddialar bulunuyor.</p>
<p>Tekrar edelim:</p>
<p>Bunlar henüz kesinleşmiş mahkumiyetler değil.</p>
<p>Hukukun temel ilkesi açıktır:</p>
<p><strong>Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar herkes masumdur.</strong></p>
<p>Ama masumiyet karinesi başka şeydir, kamuoyunun hesap sorma hakkı başka.</p>
<p>Kimse “Daha mahkeme bitmedi” diyerek belediyelerin nasıl yönetildiğine dair soruların sorulmasını engelleyemez.</p>
<p>Çünkü belediye başkanının koltuğu kişisel mülk değildir.</p>
<p><strong>O koltuk milletin emanetidir.</strong></p>
<p><strong>CHP’NİN BELEDİYECİLİK SINAVI</strong></p>
<p>Şimdi sıra CHP&#8217;de.</p>
<p>Çünkü CHP yıllardır “temiz belediyecilik”, “şeffaf yönetim”, “israfla mücadele” ve “kamu kaynaklarının doğru kullanılması” söylemleriyle seçmenin karşısına çıkıyor.</p>
<p>Peki şimdi ne olacak?</p>
<p>Kendi belediyelerinden birinde bu kadar ağır iddialar gündeme geldiğinde CHP ne yapacak?</p>
<p>Dosyanın üzerine mi gidecek?</p>
<p>Yoksa klasik siyasi refleks devreye girip her soruşturmayı “siyasi operasyon” etiketiyle mi açıklayacak?</p>
<p>İşte CHP için gerçek sınav budur.</p>
<p>Çünkü muhalefetteyken yolsuzluğa karşı çıkmak kolaydır.</p>
<p>Asıl mesele, <strong>kendi belediyende iddia ortaya çıktığında aynı hassasiyeti gösterebilmektir.</strong></p>
<p><strong>“BİZİM BELEDİYE” DİYENLER…</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin siyaset hastalığı belli:</p>
<p>“Bizim belediye.”</p>
<p>“Bizim başkan.”</p>
<p>“Bizim ekip.”</p>
<p>“Bizim adam.”</p>
<p>İşte bütün çürüme bazen bu dört kelimenin arkasına saklanıyor:</p>
<p><strong>“Bizim adam.”</strong></p>
<p>Hayır!</p>
<p>Belediye kimsenin adamının değildir.</p>
<p>İhale kimsenin adamının değildir.</p>
<p>Kamu bütçesi kimsenin adamının değildir.</p>
<p>Belediye başkanlığı da kimsenin siyasi mülkü değildir.</p>
<p>Milletin parasıyla yapılan her işlem millet adına denetlenmek zorundadır.</p>
<p>Kim olursa olsun!</p>
<p>CHP&#8217;li olsun.</p>
<p>AK Parti&#8217;li olsun.</p>
<p>MHP&#8217;li olsun.</p>
<p>İYİ Partili olsun.</p>
<p>Bağımsız olsun.</p>
<p><strong>İhale varsa belge konuşacak.</strong></p>
<p><strong>Para varsa hesap sorulacak.</strong></p>
<p><strong>Kamu zararı varsa sorumlusu bulunacak.</strong></p>
<p><strong>İHALELERİN GÖLGESİNDE SİYASET YAPILMAZ</strong></p>
<p>Bir belediyeyi yönetmek, seçim kazanıp makam koltuğuna oturmaktan ibaret değildir.</p>
<p>Asıl mesele o koltuğa oturduktan sonra başlar.</p>
<p>Çünkü belediye başkanı;</p>
<p>milyonlarca liralık bütçeyi yönetir.</p>
<p>İhalelere imza atar.</p>
<p>Taşınmazlarla ilgili kararlar alır.</p>
<p>Ruhsat ve imar süreçlerinin içinde bulunur.</p>
<p>Personel görevlendirir.</p>
<p>Kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin karar mekanizmalarının başında bulunur.</p>
<p>İşte bu nedenle belediye yönetiminde <strong>liyakat ve şeffaflık</strong> bir tercih değil, zorunluluktur.</p>
<p>Etimesgut dosyasındaki iddiaların gerçek olup olmadığını mahkeme belirleyecek.</p>
<p>Ama kamuoyunun soruları bugün itibarıyla meşrudur:</p>
<p><strong>İhaleler kimlere verildi?</strong></p>
<p><strong>Hangi şartnameler hazırlandı?</strong></p>
<p><strong>Kimler teklif verdi?</strong></p>
<p><strong>Kimler kazandı?</strong></p>
<p><strong>Belediyenin kasasından ne kadar para çıktı?</strong></p>
<p><strong>Kamu zararı oluştu mu?</strong></p>
<p><strong>Varsa bu zararın sorumlusu kim?</strong></p>
<p>Bunlar siyasi sloganlarla geçiştirilecek sorular değildir.</p>
<p><strong>BİR BAŞKAN GİTTİ, SİSTEM DEĞİŞECEK Mİ?</strong></p>
<p>Asıl bomba burada.</p>
<p>Eğer mesele yalnızca bir belediye başkanından ibaretse, sorun kolaydır.</p>
<p>Bir soruşturma yapılır.</p>
<p>Belgeler incelenir.</p>
<p>Suç varsa ceza verilir.</p>
<p>Suç yoksa kişi aklanır.</p>
<p>Peki ya mesele bir yönetim kültürüyse?</p>
<p>Ya sorun sadece bir isim değil, <strong>ihale ve kamu yönetimi anlayışıysa?</strong></p>
<p>İşte o zaman bir kişinin görevden uzaklaştırılması yetmez.</p>
<p>Belediyenin bütün karar mekanizmaları mercek altına alınmalıdır.</p>
<p>İhale süreçleri…</p>
<p>Meclis kararları…</p>
<p>Doğrudan teminler…</p>
<p>Kiralama işlemleri…</p>
<p>Taşınmazlar…</p>
<p>İmar uygulamaları…</p>
<p>Kamu harcamaları…</p>
<p>Ve gerektiğinde geçmiş dönem işlemleri…</p>
<p><strong>Hepsi belge üzerinden incelenmelidir.</strong></p>
<p>Çünkü vatandaşın bilmek istediği şudur:</p>
<p>“Benim param nereye gitti?”</p>
<h2><strong>SİYASETİN EN KOLAY SIĞINAĞI: “OPERASYON”</strong></h2>
<p>Bir belediye başkanı hakkında soruşturma açıldığında siyasi savunma mekanizması hemen çalışıyor:</p>
<p>“Operasyon!”</p>
<p>Peki…</p>
<p>Ya gerçekten suç varsa?</p>
<p>Ya gerçekten kamu zararı oluşmuşsa?</p>
<p>Ya gerçekten ihale süreçlerinde hukuka aykırı işlemler varsa?</p>
<p>O zaman ne diyeceğiz?</p>
<p>“Bizim başkandı, görmezden gelelim” mi?</p>
<p>Hayır!</p>
<p>Tam tersine…</p>
<p><strong>Kendi partilisine karşı daha fazla hesap soracağız.</strong></p>
<p>Çünkü gerçek siyasi ahlak bunu gerektirir.</p>
<p><strong>CHP’YE AÇIK ÇAĞRI</strong></p>
<p>CHP yönetimine buradan açık çağrı:</p>
<p>Eğer gerçekten temiz belediyecilik diyorsanız…</p>
<p>Etimesgut dosyasının üzerine gidin.</p>
<p>Belgeleri isteyin.</p>
<p>İhaleleri inceleyin.</p>
<p>Kamu zararı varsa açıklayın.</p>
<p>Sorumlusu kimse partisinin rozetine bakmadan hesap sorun.</p>
<p>Eğer iddialar asılsızsa onu da belgeleriyle ortaya koyun.</p>
<p>Ama sakın…</p>
<p><strong>“Bizim belediye” kalkanının arkasına saklanmayın.</strong></p>
<p>Çünkü o kalkan bugün bir belediye başkanını korusa bile yarın bütün partiyi yaralayabilir.</p>
<p><strong>VE ŞİMDİ GÖZLER ETİMESGUT’TA</strong></p>
<p>Erdal Beşikçioğlu&#8217;nun tutuklanması ve görevden uzaklaştırılmasıyla birlikte yeni bir dönem başladı.</p>
<p>Şimdi merak edilen yalnızca belediyeyi kimin yöneteceği değil.</p>
<p><strong>Soruşturmanın nereye kadar uzanacağı.</strong></p>
<p>Başka isimler var mı?</p>
<p>Başka işlemler incelenecek mi?</p>
<p>Yeni belgeler çıkacak mı?</p>
<p>Yeni sorumlular gündeme gelecek mi?</p>
<p>Yoksa dosya yalnızca mevcut suçlamalarla mı sınırlı kalacak?</p>
<p>Bunu zaman gösterecek.</p>
<p>Ama gazeteciliğin görevi belli:</p>
<p>Ne mahkeme yerine geçmek…</p>
<p>Ne savcılık yapmak…</p>
<p>Ne de siyasi amigoluğa soyunmak.</p>
<p><strong>Belgeyi bulmak.</strong></p>
<p><strong>Soruyu sormak.</strong></p>
<p><strong>Paranın izini sürmek.</strong></p>
<p><strong>Kamuoyunun hakkını savunmak.</strong></p>
<p><strong>KOLTUKLAR GEÇİCİ, İMZALAR KALICI</strong></p>
<p>Siyasetçilerin unutmaması gereken bir gerçek var:</p>
<p>Koltuk geçici.</p>
<p>Makam geçici.</p>
<p>Şöhret geçici.</p>
<p>Parti görevi geçici.</p>
<p>Seçim sonucu geçici.</p>
<p>Ama atılan imza kalıcıdır.</p>
<p>İhale dosyası kalıcıdır.</p>
<p>Kamu harcaması kalıcıdır.</p>
<p>Devlet kayıtları kalıcıdır.</p>
<p>Ve hesap günü geldiğinde kimsenin siyasi etiketi onu hukukun dışında tutmaz.</p>
<p>Etimesgut&#8217;ta bugün yaşananları sadece “Beşikçioğlu tutuklandı” başlığıyla okumak büyük resmi kaçırmaktır.</p>
<p>Asıl mesele şudur:</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de belediyeler gerçekten milletin emaneti olarak mı yönetiliyor, yoksa siyasi ve ekonomik çevrelerin paylaşım alanına mı dönüşüyor?</strong></p>
<p>İşte bu sorunun cevabı, Etimesgut dosyasından çok daha büyüktür.</p>
<p>Ve eğer soruşturma derinleşirse…</p>
<p><strong>Etimesgut&#8217;ta bugün açılan dosya, yarın başka belediyelerin kapısını da çalabilir.</strong></p>
<p>O zaman kimse şaşırmasın.</p>
<p>Çünkü kamu parasının hesabı siyasi takvimle değil, <strong>hukukun takvimiyle</strong> sorulur.</p>
<p><strong>Koltuk devrilir.</strong></p>
<p><strong>İsim değişir.</strong></p>
<p><strong>Parti değişir.</strong></p>
<p><strong>Ama milletin parası değişmez.</strong></p>
<p>O para milletindir.</p>
<p>Ve millet, artık sadece başkan seçmek değil…</p>
<p><strong>Hesap sorabilen bir yönetim görmek istiyor.</strong></p>
<p>Gerisi?</p>
<p>Siyasetin gürültüsüdür.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/etimesgutta-koltuk-devrildi-sira-ihale-dosyalarinda-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Maskeler Düşerken&#8230;</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/maskeler-duserken/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/maskeler-duserken/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:26:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ekointernethaber.com/?p=86261</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Siyasetin de bir adabı vardır. İktidarı eleştirirsiniz&#8230; Muhalefeti eleştirirsiniz&#8230; En sert cümleleri kurarsınız&#8230; Kimse dönüp de buna itiraz etmez. Ama siyasetin bittiği, iftiranın başladığı bir çizgi vardır. İşte o çizgi aşıldığında mesele artık fikir ayrılığı değildir; karakter meselesidir. Son günlerde İYİ Parti kesimin diline pelesenk ettiği bir ifade var. &#8220;Terörist&#8230;&#8221; Kime? Devlet &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz Dağtekin Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p>Siyasetin de bir adabı vardır.</p>
<p>İktidarı eleştirirsiniz&#8230;<br />
Muhalefeti eleştirirsiniz&#8230;<br />
En sert cümleleri kurarsınız&#8230;</p>
<p>Kimse dönüp de buna itiraz etmez.</p>
<p>Ama siyasetin bittiği, iftiranın başladığı bir çizgi vardır.</p>
<p>İşte o çizgi aşıldığında mesele artık fikir ayrılığı değildir; karakter meselesidir.</p>
<p>Son günlerde İYİ Parti kesimin diline pelesenk ettiği bir ifade var.</p>
<p>&#8220;Terörist&#8230;&#8221;</p>
<p>Kime?</p>
<p>Devlet Bahçeli&#8217;ye&#8230;</p>
<p>İnsanın gerçekten dönüp sorması geliyor.</p>
<p>Bu ülkenin kırk yıldır terörle mücadele eden devlet aklını savunmuş bir siyasetçisine bu yaftayı yapıştırmak, kime ne kazandırıyor?</p>
<p>Muhalefete mi?</p>
<p>Demokrasiye mi?</p>
<p>Yoksa sadece sosyal medyanın en kirli köşelerine birkaç beğeni daha mı?</p>
<p>&#8212;</p>
<p>Bir başka soru&#8230;</p>
<p>Madem bu kadar milliyetçilik iddiasındasınız&#8230;</p>
<p>Terörün zayıflamasından neden rahatsız oluyorsunuz?</p>
<p>Sınırlarımızın daha güvenli hale gelmesi sizi neden huzursuz ediyor?</p>
<p>Türkiye&#8217;nin elinin bölgede güçlenmesi neden bazı çevrelerde sevinç değil de öfke üretiyor?</p>
<p>Milliyetçilik; slogan atmak değildir.</p>
<p>Milliyetçilik, devlet söz konusu olduğunda siyasi hesabı ikinci plana koyabilmektir.</p>
<p>Beğenirsiniz veya beğenmezsiniz&#8230;</p>
<p>Ama devlet meselesini parti meselesine çevirdiğiniz gün, milliyetçiliğin içini boşaltırsınız.</p>
<p>&#8212;</p>
<p>Gelelim İYİ Parti Lideri Musavat Dervişoğlu&#8217;na&#8230;</p>
<p>Bir siyasi partinin genel başkanı olmak yalnızca kürsüden konuşmak değildir.</p>
<p>Liderlik bazen susulması gereken yerde konuşmak&#8230;</p>
<p>Bazen de konuşulması gereken yerde susmamaktır.</p>
<p>Kendi siyasi çevrenizde kullanılan dil toplumu zehirliyorsa&#8230;</p>
<p>İnsanları düşmanlaştırıyorsa&#8230;</p>
<p>Daha düne kadar elini öptüğünüz kişiyi, bugün siyasi rakibiniz olarak görüp &#8220;terörist&#8221; gibi son derece ağır ithamlarla hedef alıyorsanız&#8230;</p>
<p>Orada liderin görevi alkışlamak değil&#8230;</p>
<p>Dur demektir.</p>
<p>Çünkü sessizlik, çoğu zaman en yüksek sesli onaydır.</p>
<p>Siyasetin dili sert olabilir.</p>
<p>Ama seviyesiz olmak zorunda değildir.</p>
<p>&#8212;</p>
<p>Türkiye&#8217;nin bugün ihtiyacı olan şey; birbirine terörist yaftası yapıştıran siyaset değildir.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin ihtiyacı; terörün tamamen gündemden çıktığı, ekonominin konuşulduğu, eğitimin konuşulduğu, üretimin konuşulduğu bir iklimdir.</p>
<p>Her sabah yeni bir hakaret&#8230;</p>
<p>Her akşam yeni bir linç kampanyası&#8230;</p>
<p>Bundan ne millet kazanıyor&#8230;</p>
<p>Ne demokrasi&#8230;</p>
<p>Ne de siyaset kurumu.</p>
<p>Kazanan sadece kutuplaşma oluyor.</p>
<p>&#8212;</p>
<p>Devlet Bahçeli&#8217;yi eleştirebilirsiniz.</p>
<p>Sert şekilde eleştirebilirsiniz.</p>
<p>Politikalarını beğenmeyebilirsiniz.</p>
<p>Bunların tamamı demokrasinin doğal parçasıdır.</p>
<p>Fakat eleştiriyle yaftalama arasındaki çizgiyi silerseniz&#8230;</p>
<p>Yarın aynı yöntem size döner.</p>
<p>Çünkü nefret dili, sahibini de eninde sonunda hedef alır.</p>
<p>Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey daha yüksek ses değil&#8230;</p>
<p>Daha yüksek seviyedir.</p>
<p>Millet günü geldiğinde kimin devlet için siyaset yaptığını da&#8230;</p>
<p>Kimin siyaseti devlet meselesinin önüne koyduğunu da sandıkta ve vicdanında değerlendirecektir.</p>
<p>Siyaset gelip geçer.</p>
<p>Makamlar değişir.</p>
<p>Partiler değişir.</p>
<p>Ama kullanılan dil tarihe kalır.</p>
<p>İşte bu yüzden&#8230;</p>
<p>Kelimeleri seçerken sadece bugünü değil, yarını da düşünmek gerekir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/maskeler-duserken/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadim Bir Kökten Koparılmanın Anatomisi ve Vesayetin Gölgesinde Bir Asır!</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/kadim-bir-kokten-koparilmanin-anatomisi-ve-vesayetin-golgesinde-bir-asir/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/kadim-bir-kokten-koparilmanin-anatomisi-ve-vesayetin-golgesinde-bir-asir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Jun 2026 19:20:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ekointernethaber.com/?p=86235</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin İle Pazar Sohbeti Tarih, sadece bir takvim yaprağı değil, bir milletin vicdanının hafızasıdır. Ancak bu hafıza, son yüz yılda sistemli bir şekilde silinmeye, yeniden yazılmaya ve kendi öz değerlerinden koparılmaya çalışıldı. Bugün dönüp baktığımızda, Osmanlı’nın o muazzam 700 yıllık çınarından koparılan bir gövdenin, köklerine nasıl düşman edildiğini ibretle izliyoruz. &#8220;Hürriyet&#8221; naraları altında, aslında &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Aziz Dağtekin İle Pazar Sohbeti</strong></p>
<hr />
<p>Tarih, sadece bir takvim yaprağı değil, bir milletin vicdanının hafızasıdır. Ancak bu hafıza, son yüz yılda sistemli bir şekilde silinmeye, yeniden yazılmaya ve kendi öz değerlerinden koparılmaya çalışıldı. Bugün dönüp baktığımızda, Osmanlı’nın o muazzam 700 yıllık çınarından koparılan bir gövdenin, köklerine nasıl düşman edildiğini ibretle izliyoruz.<br />
<em><strong>&#8220;Hürriyet&#8221;</strong> </em>naraları altında, aslında Batı’nın sömürgeci aklına duyulan bir hayranlığın esiri olduk. İttihat ve Terakki’den bu yana süregelen o <strong><em>&#8220;yıkım projesi&#8221;</em></strong>, kendi medeniyet kodlarımızı <strong><em>&#8220;vahşi&#8221;</em></strong> ilan edip, İngiliz, Fransız, Alman ve İtalyan emperyalizminin <em><strong>&#8220;medeniyet&#8221;</strong></em> diye pazarladığı o zehirli paketlere mahkûm etti bizi.<br />
<strong>Bir Zihniyetin İşgali</strong><br />
Büyük devlet adamı <strong>Sultan Abdülhamid Han</strong> döneminde temelleri atılan o kuşatma, maalesef Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte çok daha sistematik bir hale dönüştürüldü. Selanik’te yuvalanan odakların, <strong><em>&#8220;vatandaş takası&#8221;</em> </strong>kisvesi altında bu toprakların dokusuna nasıl sızdığını, devletin kılcal damarlarına kadar nasıl yayıldığını görmek için sadece son yüzyılın fotoğrafına bakmak yeterlidir.<br />
Bugün, o dönemden bu yana devletin her kademesinde, her bürokratik hücrede <strong><em>&#8220;söz ve yetki sahibi&#8221;</em> </strong>olan o klikler, maalesef kurucu iradenin temel ilkelerini de istismar ederek, <strong>Atatürk</strong>&#8216;ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi’ni bir kale gibi işgal etmiştir.<br />
<strong> Beka Sorunu: Dışarıda Değil, İçeride</strong><br />
Bize yıllarca <em><strong>&#8220;sınır dışından kim saldıracak?&#8221;</strong> </em>diyerek bir korku imparatorluğu pazarladılar. Sanayileşmemizin önüne barikatlar kurdular, yerli ve milli olan her girişimi <strong><em>&#8220;gericilik&#8221;</em></strong> yaftasıyla boğdular. Batı’nın kapısında bekleyen, kendi yöneticisini yabancı elçiliklere şikayet etmeyi &#8220;diplomasi&#8221; sanan bir zihniyetle, bu ülkenin kalkınmasına her daim pranga vurdular.<br />
Her on yılda bir, bu ülkede huzursuzluk tohumları ekerek Ordu’yu siyasete müdahaleye zorlayan, milli iradeyi vesayetin gölgesinde tutan aynı <strong><em>&#8220;kadrolardır&#8221;</em></strong>. Ecdadımıza söven, dilimizi, tarihimizi ve inancımızı yozlaştıran, bizi kendi geçmişimizden <em><strong>&#8220;dilsiz ve talihsiz&#8221;</strong> </em>kılan bu zihniyet, hala aynı mival üzere faaliyetlerine devam etmektedir.<br />
<strong>Uyanış Vakti</strong><br />
Artık yeter! Bu ülkenin gerçek sahipleri, o köksüz ve dışarıya göbekten bağlı vesayetçilerin entrikalarını çoktan çözmüştür. Ecdadımızın rotasından sapan, Batı’nın şakşakçılığını yapmayı <strong><em>&#8220;aydınlık&#8221;</em> </strong>sanan bu yapının, Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası üzerindeki karanlık gölgesi artık dağılmalıdır.<br />
Bizim derdimiz, bu toprakların evlatlarının kendi öz değerlerine, kendi iradesine ve kendi tarihine sahip çıkmasıdır. 700 yıllık bir imparatorluğun mirasçısı olan bu millet, dilsiz, hafızasız ve köksüz bırakılamaz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/kadim-bir-kokten-koparilmanin-anatomisi-ve-vesayetin-golgesinde-bir-asir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Asıl Çöküş Sessiz Başladı… Farkında mıyız?</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/asil-cokus-sessiz-basladi-farkinda-miyiz/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/asil-cokus-sessiz-basladi-farkinda-miyiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2026 07:56:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ekointernethaber.com/?p=86227</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN İle Cuma Sohbeti Yoksa artık susmanın da bir anlamı kalmadı mı? Bir zamanlar&#8230; Bir insanın sözü, imzasından daha değerliydi. &#8220;Olur.&#8221; dedi mi olurdu. &#8220;Yanındayım.&#8221; dedi mi gerçekten yanında olurdu. Şimdi ise&#8230; Sözler kolay. Sadakat pahalı. Vefa ise neredeyse antika. Eskiden edep insana ağırlık katardı. Bugün utanmazlık cesaret sanılıyor. Eskiden büyüğün yanında ses kısılırdı. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Aziz DAĞTEKİN İle Cuma Sohbeti</strong></p>
<hr />
<p>Yoksa artık susmanın da bir anlamı kalmadı mı?<br />
Bir zamanlar&#8230;<br />
Bir insanın sözü, imzasından daha değerliydi.</p>
<p><strong>&#8220;Olur.&#8221;</strong> dedi mi olurdu.</p>
<p><strong>&#8220;Yanındayım.&#8221;</strong> dedi mi gerçekten yanında olurdu.</p>
<p>Şimdi ise&#8230;</p>
<p>Sözler kolay.</p>
<p>Sadakat pahalı.</p>
<p>Vefa ise neredeyse antika.</p>
<p>Eskiden edep insana ağırlık katardı.</p>
<p>Bugün utanmazlık cesaret sanılıyor.</p>
<p>Eskiden büyüğün yanında ses kısılırdı.</p>
<p>Şimdi herkes bağırıyor.</p>
<p>Kimsenin kimseyi dinlediği yok.</p>
<p>Çünkü haklı olmak değil&#8230;</p>
<p>Karşı tarafı ezmek moda.</p>
<p>İftira artık silah.</p>
<p>Yalan artık strateji.</p>
<p>Hakaret ise <strong>&#8220;özgürlük&#8221;</strong> diye pazarlanıyor.</p>
<p>Ne acıdır ki&#8230;</p>
<p>İnsanın karakteri yaptığı iyiliklerle değil&#8230;</p>
<p>Sosyal medyada hakkında yazılanlarla ölçülüyor.</p>
<p>İnsanlar doğrularıyla değil&#8230;</p>
<p>Algılarla yargılanıyor.</p>
<p>Ve en kötüsü&#8230;</p>
<p>Kimse gerçeği merak etmiyor.</p>
<p>Yeter ki linç edecek bir kalabalık bulunsun.</p>
<p>Bir zamanlar ayıp vardı.</p>
<p>Şimdi ayıpsız olmak ayıp sayılıyor.</p>
<p>Bir zamanlar mahcup olmak erdemdi.</p>
<p>Şimdi pişkinlik alkış alıyor.</p>
<p>İnsanı insan yapan değerler birer birer terk ediyor bizi.</p>
<p>Saygı gidiyor.</p>
<p>Merhamet gidiyor.</p>
<p>Nezaket gidiyor.</p>
<p>İncelik gidiyor.</p>
<p>Yerine gelenler belli:</p>
<p>Kibir&#8230;</p>
<p>Öfke&#8230;</p>
<p>Haset&#8230;</p>
<p>Menfaat&#8230;</p>
<p>Ve bitmek bilmeyen bir gösteriş yarışı.</p>
<p>Ahde vefa&#8230;</p>
<p>Ne kadar ağır bir kelimeydi.</p>
<p>Şimdi ise çoğu insan için hiçbir anlam taşımıyor.</p>
<p>İşi düşünce kardeş.</p>
<p>İşi bitince yabancı.</p>
<p>İmkan görünce dost.</p>
<p>Menfaat bitince düşman.</p>
<p>İlişkiler gönülle değil&#8230;</p>
<p>Hesap makinesiyle kuruluyor.</p>
<p>Bu yüzden güven kalmadı.</p>
<p>Bu yüzden samimiyet kalmadı.</p>
<p>Bu yüzden insanlar kalabalıklar içinde yapayalnız.</p>
<p>Toplum dediğimiz şey&#8230;</p>
<p>Binalardan oluşmaz.</p>
<p>Yollardan oluşmaz.</p>
<p>Köprülerden oluşmaz.</p>
<p>Toplumu ayakta tutan;</p>
<p>Vicdandır.</p>
<p>Edeptir.</p>
<p>Vefadır.</p>
<p>Adalettir.</p>
<p>Bir toplum bunları kaybetmeye başladığında&#8230;</p>
<p>Çöküş sessiz gelir.</p>
<p>Çünkü çürüme önce ahlakta başlar.</p>
<p>Sonra aileye iner.</p>
<p>Sonra sokağa taşar.</p>
<p>En sonunda devletin kapısını çalar.</p>
<p>Bugün birbirimizi yenmeye çalışıyoruz.</p>
<p>Oysa asıl kaybeden hepimiz oluyoruz.</p>
<p>Belki de artık yeniden öğrenmemiz gereken şey çok basit:</p>
<p>İyi insan olmak.</p>
<p>Doğru insan olmak.</p>
<p>Vefalı insan olmak.</p>
<p>Çünkü bir toplumun geleceğini ne ekonomisi tek başına kurtarır&#8230;</p>
<p>Ne teknolojisi&#8230;</p>
<p>Ne de gösterişli binaları&#8230;</p>
<p>Bir milleti ayakta tutan, insanının karakteridir.</p>
<p>Karakter çökerse&#8230;</p>
<p>Hiçbir bina sağlam kalmaz.</p>
<p>Ve unutmayalım&#8230;</p>
<p>Edepsizin en büyük cesareti, edeplinin susacağını bilmesidir. Ama bir toplum, sadece kötülerin konuştuğu gün değil; iyilerin sustuğu gün kaybetmeye başlar.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/asil-cokus-sessiz-basladi-farkinda-miyiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MHP&#8217;yi Hedef Alanlar Devletin Sigortasını Patlatmak İstiyor!</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/mhpyi-hedef-alanlar-devletin-sigortasini-patlatmak-istiyor/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/mhpyi-hedef-alanlar-devletin-sigortasini-patlatmak-istiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 2026 21:55:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ekointernethaber.com/?p=86212</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Şöyle bir etrafınıza bakın… Türkiye&#8217;nin etrafındaki ateş çemberi her geçen gün daha da daralıyor. Sınırlarımızın ötesinde savaşlar, içeride ekonomik ve siyasi baskılar, küresel güçlerin bitmek bilmeyen hesapları… Tam da böylesi bir dönemde dikkat edin; aynı odaklar ısrarla Milliyetçi Hareket Partisi&#8217;ni hedef alıyor. Peki neden? Çünkü MHP, yalnızca seçimden seçime oy isteyen sıradan &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz Dağtekin Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p>Şöyle bir etrafınıza bakın…</p>
<p>Türkiye&#8217;nin etrafındaki ateş çemberi her geçen gün daha da daralıyor. Sınırlarımızın ötesinde savaşlar, içeride ekonomik ve siyasi baskılar, küresel güçlerin bitmek bilmeyen hesapları…</p>
<p>Tam da böylesi bir dönemde dikkat edin; aynı odaklar ısrarla <strong>Milliyetçi Hareket Partisi&#8217;ni hedef alıyor.</strong></p>
<p>Peki neden?</p>
<p>Çünkü MHP, yalnızca seçimden seçime oy isteyen sıradan bir siyasi parti değildir.</p>
<p><strong>MHP, Türk devlet aklının en sağlam sigortasıdır.</strong></p>
<p>Devlet refleksinin diri kalmasını sağlayan, milli bekamız söz konusu olduğunda tereddüt etmeden safını belli eden, Türkiye&#8217;nin kırmızı çizgilerini siyasi pazarlık konusu yapmayan köklü bir iradenin adıdır.</p>
<p>İşte bu yüzden saldırıyorlar.</p>
<p>Önce itibarsızlaştırıyorlar…</p>
<p>Yetmiyor; bölmeye çalışıyorlar…</p>
<p>Olmazsa içeriden çatlak oluşturmaya uğraşıyorlar…</p>
<p>Çünkü biliyorlar ki;</p>
<p><strong>MHP dimdik ayakta olduğu sürece Türkiye&#8217;nin milli refleksi de dimdik ayakta kalacaktır.</strong></p>
<p><strong>Asıl Hedef Parti Değil, Devletin Direncidir</strong></p>
<p>Bugüne kadar senaryo hiç değişmedi.</p>
<p>Dahili ve harici bedbahtlar önce Milliyetçi Hareket&#8217;i küçültmek istedi…</p>
<p>Sonra etkisizleştirmeye çalıştı…</p>
<p>Ardından siyasi denklemin dışına itmenin hesaplarını yaptı.</p>
<p>Çünkü hesapları sadece bir partiyle değildir.</p>
<p>Asıl hedef, Türkiye Cumhuriyeti Devleti&#8217;nin milli direncidir.</p>
<p>Onlar çok iyi biliyorlar;</p>
<p><strong>MHP güçlü olduğu sürece devletin sigortası sağlamdır.</strong></p>
<p>O sigorta attığında ise sadece bir parti değil, millet olarak hepimiz karanlığa sürükleniriz.</p>
<p><strong>MHP Makam Değil, Davadır</strong></p>
<p>Burada herkesin idrak etmesi gereken çok önemli bir gerçek vardır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi;</p>
<p>Şahsi kariyerlerin basamağı değildir.</p>
<p>Makam pazarlıklarının adresi değildir.</p>
<p>Koltuk hesaplarının merkezi değildir.</p>
<p>Geçici heveslerin uğrak yeri hiç değildir.</p>
<p><strong>MHP, cihan-şümul Türk milliyetçiliği davasının asırlık sancağını taşıyan kutlu bir iradedir.</strong></p>
<p>Bu kutlu yürüyüşte isimler değişir…</p>
<p>Kadrolar değişir…</p>
<p>Görevler değişir…</p>
<p>Fakat dava değişmez.</p>
<p>Çünkü dava şahısların değil, milletindir.</p>
<p><strong>En Büyük Tehlike Dışarıdan Değil, İçeriden Gelen Ayrışmadır</strong></p>
<p>Bugün beni asıl düşündüren mesele dışarıdaki saldırılar değildir.</p>
<p>Asıl tehlike;</p>
<p>İçeride &#8220;ben&#8221; diyerek davayı küçülten anlayıştır.</p>
<p>Birileri hala küçük hesapların peşinde…</p>
<p>Küçük makamların…</p>
<p>Küçük kliklerin…</p>
<p>Küçük hesaplaşmaların…</p>
<p>Oysa büyük davalar küçük insanların egolarına sığmaz.</p>
<p><strong>Fatihler içinde hizipleşme arayanlar, tarih boyunca kendi kurdukları dar çemberlerin içinde kaybolmuşlardır.</strong></p>
<p>Bugün de değişen hiçbir şey yoktur.</p>
<blockquote><p><strong>&#8220;Ben kazanayım.&#8221;</strong></p>
<p><strong>&#8220;Benim ekibim olsun.&#8221;</strong></p>
<p><strong>&#8220;Benim adamım yönetsin.&#8221;</strong></p></blockquote>
<p>diyen herkes aslında istemeden de olsa davanın omurgasına zarar vermektedir.</p>
<p>Çünkü şahsi ihtiras büyüdükçe dava küçülür.</p>
<p>Ego büyüdükçe birlik zayıflar.</p>
<p>Birlik zayıfladığında ise en çok düşman sevinir.</p>
<p><strong>Düşman En Çok Biz Ayrışınca Kazanır</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;ye diz çöktüremeyenler&#8230;</p>
<p>Sınırlarımızı aşamayanlar&#8230;</p>
<p>Masada istediklerini alamayanlar&#8230;</p>
<p>Şimdi içeride oluşacak en küçük çatlağın peşine düşüyor.</p>
<p>Çünkü biliyorlar;</p>
<p>Bir millet dışarıdan değil, içeriden bölündüğünde yenilir.</p>
<p>Onların umut bağladığı şey tam da budur.</p>
<p>Birbirimize düşmemiz…</p>
<p>Birbirimizi tüketmemiz…</p>
<p>Davayı şahsi hesaplara kurban etmemiz…</p>
<p>Buna izin vermek, en büyük hatadır.</p>
<p><strong>Bu Dava &#8220;Ben&#8221; Diyenlerin Değil, &#8220;Biz&#8221; Diyenlerindir</strong></p>
<p>Bir dava;</p>
<p>Egoyla büyümez.</p>
<p>İhanet ederek güçlenmez.</p>
<p>Küçük hesaplarla yücelmez.</p>
<p>Bir dava ancak sadakatle yaşar.</p>
<p>Fedakarlıkla büyür.</p>
<p>Samimiyetle kökleşir.</p>
<p>Ve millet sevgisiyle ebedileşir.</p>
<p>Tarih boyunca altın harflerle yazılan isimlere bakın.</p>
<p>Hiçbiri &#8220;ben&#8221; diyerek büyümedi.</p>
<p>Hepsi &#8220;önce devlet, önce millet&#8221; diyerek yürüdü.</p>
<p>Bugün de değişmesi gereken hiçbir ilke yoktur.</p>
<p><strong>MHP Bir Partiden Fazlasıdır</strong></p>
<p>MHP yalnızca bir siyasi hareket değildir.</p>
<p>Bir duruştur.</p>
<p>Bir karakterdir.</p>
<p>Bir devlet terbiyesidir.</p>
<p>Bir vicdandır.</p>
<p>Bir hafızadır.</p>
<p>Ve gerektiğinde millet için bedel ödemeyi göze alan iradenin adıdır.</p>
<p>Bu iradeyi zayıflatmaya çalışanlar sadece bir partiye değil;</p>
<p>Türkiye&#8217;nin geleceğine saldırmaktadır.</p>
<p>Son böz olarak, bu satırlar ne bir kırgınlığın ürünüdür…</p>
<p>Ne de herhangi bir kişiye yönelik hesaplaşmadır.</p>
<p>Bu satırlar;</p>
<p>Türk devletinin bekasına duyulan samimi sorumluluğun sesidir.</p>
<p>Bugün yapılması gereken bellidir.</p>
<p>Küçük hesapları terk etmek…</p>
<p>Ego duvarlarını yıkmak…</p>
<p>Birlik olmak…</p>
<p>Beraber olmak…</p>
<p>Ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşünde omuz omuza ilerlemektir.</p>
<p>Çünkü unutulmamalıdır ki;</p>
<p><strong>MHP bir kişinin değil, bir neslin emanetidir.</strong></p>
<p><strong>MHP bir grubun değil, Türk milletinin sigortasıdır.</strong></p>
<p>Ve o sigorta atarsa sadece bir parti değil, devletin milli refleksi zarar görür.</p>
<p>Şimdi karar vakti…</p>
<p>Ya &#8220;ben&#8221; diyerek tarihin tozlu raflarında kaybolacaksınız…</p>
<p>Ya da &#8220;biz&#8221; diyerek milletin hafızasında iz bırakacaksınız.</p>
<p><strong>Unutmayın; güneş balçıkla sıvanmaz. Dava ise şahsi ihtiraslarla asla küçültülemez.</strong></p>
<p><strong>Çünkü gerçek dava; isimlerin değil, milletin ve devletin geleceğinin davasıdır.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/mhpyi-hedef-alanlar-devletin-sigortasini-patlatmak-istiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHP&#8217;deki Koltuk Savaşında Partiyi Kim Yönetiyor, Kim Tüketiyor?</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/chpdeki-koltuk-savasinda-partiyi-kim-yonetiyor-kim-tuketiyor/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/chpdeki-koltuk-savasinda-partiyi-kim-yonetiyor-kim-tuketiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2026 08:01:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=86153</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin İle Pazar Sohbeti Türk siyasetinde bazen öyle anlar gelir ki&#8230; O gün tartışılan isimler değil, yaşanan kırılmalar tarihe not düşer. CHP&#8217;nin bugün yaşadığı kriz de tam olarak böyle bir krizdir. Bir tarafta mahkeme kararıyla koltuğa geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu&#8230; Diğer tarafta partinin fiili lideri gibi hareket etmeyi sürdüren Özgür Özel&#8230; Ortada ise kime &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Aziz Dağtekin İle Pazar Sohbeti</h1>
<p>Türk siyasetinde bazen öyle anlar gelir ki&#8230;</p>
<p>O gün tartışılan isimler değil, yaşanan kırılmalar tarihe not düşer.</p>
<p>CHP&#8217;nin bugün yaşadığı kriz de tam olarak böyle bir krizdir.</p>
<p>Bir tarafta mahkeme kararıyla koltuğa geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu&#8230;</p>
<p>Diğer tarafta partinin fiili lideri gibi hareket etmeyi sürdüren Özgür Özel&#8230;</p>
<p>Ortada ise kime ait olduğu belli olmayan bir parti&#8230;</p>
<p>Genel merkez bir tarafta&#8230;</p>
<p>Belediyeler başka tarafta&#8230;</p>
<p>Milletvekilleri ikiye bölünmüş durumda&#8230;</p>
<p>Teşkilatlar ise &#8220;yarın kim kazanırsa onun yanında duralım&#8221; hesabında.</p>
<p>İşte CHP&#8217;nin acı fotoğrafı budur.</p>
<p><strong>İKİ BAŞLI PARTİLER SİYASETTE AYAKTA KALAMAZ</strong></p>
<p>Siyasette iki başlılık felakettir.</p>
<p>Devlette iki başlılık krizdir.</p>
<p>Partide iki başlılık ise intihardır.</p>
<p>Bugün CHP tam da böyle bir kavşağın ortasında duruyor.</p>
<p>Bir tarafta &#8220;Partiyi ben kurultayla aldım&#8221; diyenler&#8230;</p>
<p>Diğer tarafta &#8220;Mahkeme kararıyla geldim, partinin genel başkanı benim&#8221; diyenler&#8230;</p>
<p>Peki seçmen ne görüyor?</p>
<p>Kendi iç kavgasından başka hiçbir şey konuşmayan bir CHP görüyor.</p>
<p>Ekonomiyi konuşmayan&#8230;</p>
<p>İşsizliği konuşmayan&#8230;</p>
<p>Emekliyi konuşmayan&#8230;</p>
<p>Sadece koltuk konuşan bir CHP görüyor.</p>
<p>Ve seçmen bunu not ediyor.</p>
<p><strong>ANKETLERİN SÖYLEDİĞİ GERÇEK</strong></p>
<p>Gelelim anketlere&#8230;</p>
<p>Ortaya atılan senaryoya göre Özgür Özel yeni parti kurarsa CHP&#8217;nin oyları ikiye bölünüyor.</p>
<p>Bu çok çarpıcı.</p>
<p>Çünkü yıllardır anlatılan hikâye şuydu:</p>
<p>&#8220;Kılıçdaroğlu giderse CHP uçacak.&#8221;</p>
<p>Şimdi görüyoruz ki mesele sadece Kılıçdaroğlu değilmiş.</p>
<p>Mesele sistemmiş.</p>
<p>Mesele anlayışmış.</p>
<p>Mesele parti içindeki zihniyet savaşıymış.</p>
<p>Demek ki sorun bir isim değil.</p>
<p>Sorun, yıllardır halının altına süpürülen meselelerin bugün patlaması.</p>
<p><strong>CHP ARINABİLECEK Mİ?</strong></p>
<p>CHP&#8217;nin önündeki en büyük soru şu:</p>
<p>Arınabilecek mi?</p>
<p>Bakın&#8230;</p>
<p>Bu soru çok önemli.</p>
<p>Çünkü son dönemde kamuoyuna yansıyan dosyalar, operasyonlar, soruşturmalar ve iddialar seçmenin zihninde ciddi soru işaretleri oluşturdu.</p>
<p>Elbette herkes için hukukun vereceği karar esastır.</p>
<p>Ancak siyaset algıyla da yürür.</p>
<p>Ve bugün CHP&#8217;nin en büyük sorunu tam olarak budur.</p>
<p>Algı.</p>
<p>Vatandaşın kafasında oluşan soru işaretleri.</p>
<p>Şeffaflık beklentisi.</p>
<p>Hesap verme ihtiyacı.</p>
<p>CHP bu yükü taşıyabilecek mi?</p>
<p>Yoksa her yeni dosya yeni bir tartışmanın kapısını mı açacak?</p>
<p>Asıl mesele budur.</p>
<p><strong>FABRİKA AYARLARINA DÖNÜŞ MÜMKÜN MÜ?</strong></p>
<p>Peki CHP fabrika ayarlarına dönebilir mi?</p>
<p>İşte milyon dolarlık soru burada.</p>
<p>Çünkü bugün CHP&#8217;de Atatürkçülük tartışılıyor.</p>
<p>Ulusalcılık tartışılıyor.</p>
<p>Parti kimliği tartışılıyor.</p>
<p>Belediyecilik anlayışı tartışılıyor.</p>
<p>Partinin ideolojik omurgası tartışılıyor.</p>
<p>Bir siyasi hareket sürekli kendi kimliğini tartışıyorsa orada ciddi bir yön krizi vardır.</p>
<p>Ve CHP bugün tam olarak bunu yaşıyor.</p>
<p>Kendi rotasını kaybetmiş bir gemi gibi.</p>
<p>Kaptan değişiyor&#8230;</p>
<p>Mürettebat değişiyor&#8230;</p>
<p>Ama pusula hâlâ bulunamıyor.</p>
<p><strong>CHP&#8217;NİN İHTİYACI YENİ İSİMLER DEĞİL YENİ BİR MUHASEBE</strong></p>
<p>Belki de CHP&#8217;nin ihtiyacı olan şey yeni bir genel başkan değil.</p>
<p>Yeni bir muhasebe.</p>
<p>Yeni bir yüz değil.</p>
<p>Yeni bir vicdan.</p>
<p>Yeni bir slogan değil.</p>
<p>Yeni bir hesaplaşma.</p>
<p>Çünkü arınma sadece kişileri değiştirmekle olmaz.</p>
<p>Zihniyeti değiştirmekle olur.</p>
<p><strong>TARİHİ YOL AYRIMINDA CHP</strong></p>
<p>Bugün CHP&#8217;nin önünde iki yol var.</p>
<p>Ya geçmişle yüzleşecek&#8230;</p>
<p>Ya da geçmişin yükü altında ezilecek.</p>
<p>Ya kendi içinde gerçek bir değişim başlatacak&#8230;</p>
<p>Ya da bölünerek küçülecek.</p>
<p>Siyaset boşluk kabul etmez.</p>
<p>Millet kavga eden değil, çözüm üreten görmek ister.</p>
<p>Ve unutulmamalıdır ki&#8230;</p>
<p>Partileri seçimler değil&#8230;</p>
<p>Bazen kendi iç hesaplaşmaları yıkar.</p>
<p>CHP bugün belki de tarihinin en kritik virajlarından birinde.</p>
<p>Bu viraj dönülecek mi?</p>
<p>Yoksa savrulup gidilecek mi?</p>
<p>İşte buna ne mahkemeler&#8230;</p>
<p>Ne anketler&#8230;</p>
<p>Ne de genel başkanlar karar verecek.</p>
<p>Kararı millet verecek.</p>
<p>Ve milletin verdiği kararın temyizi yoktur.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/chpdeki-koltuk-savasinda-partiyi-kim-yonetiyor-kim-tuketiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ruhsuzluk kader değildir, tercihtir</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/ruhsuzluk-kader-degildir-tercihtir/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/ruhsuzluk-kader-degildir-tercihtir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Jun 2026 06:25:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=86112</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı 24 yıllık Dünya Kupası hasreti bir kez daha sona erdi. Ama asıl soru şu: Gerçekten mücadele ederek mi elendik? Yoksa sahaya çıkıp formalite icabı mı oynadık? Paraguay karşısında alınan 1-0&#8217;lık mağlubiyet sadece bir skor değildir. Bu sonuç, yıllardır Türk futbolunu kemiren zihniyetin iflasıdır. Rakibiniz 10 kişi kalıyor. Dünya Kupası&#8217;nda kader maçına çıkıyorsunuz. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 class="isSelectedEnd"><strong>Aziz Dağtekin Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p class="isSelectedEnd">24 yıllık Dünya Kupası hasreti bir kez daha sona erdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ama asıl soru şu:</p>
<p class="isSelectedEnd">Gerçekten mücadele ederek mi elendik?</p>
<p class="isSelectedEnd">Yoksa sahaya çıkıp formalite icabı mı oynadık?</p>
<p class="isSelectedEnd">Paraguay karşısında alınan 1-0&#8217;lık mağlubiyet sadece bir skor değildir. Bu sonuç, yıllardır Türk futbolunu kemiren zihniyetin iflasıdır.</p>
<p class="isSelectedEnd">Rakibiniz 10 kişi kalıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Dünya Kupası&#8217;nda kader maçına çıkıyorsunuz.</p>
<p class="isSelectedEnd">Milyonlarca insan ekran başında nefesini tutmuş sizi izliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ve siz bir kişi fazla oynadığınız maçta rakip kaleyi abluka altına almak yerine yan paslarla, geri paslarla ve anlamsız top çevirmelerle vakit geçiriyorsunuz.</p>
<p class="isSelectedEnd">Sonra da çıkıp &#8220;şanssızdık&#8221;, &#8220;kader bizden yana değildi&#8221; diyorsunuz.</p>
<p class="isSelectedEnd">Gerçekten mi?</p>
<p class="isSelectedEnd">İki maçta sıfır gol atan bir takımın kaderden şikayet etmeye hakkı var mı?</p>
<p class="isSelectedEnd">İki maçta sıfır puan alan bir takımın talihsizliğe sığınması ne kadar inandırıcı?</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu ucuz bir savunma değil de nedir?</p>
<p class="isSelectedEnd">Kader, mücadele edenlerin bahanesi değildir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kader, son düdüğe kadar savaşanların sığındığı bir liman da değildir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kader diyebilmeniz için önce sahada her şeyinizi vermeniz gerekir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu takım verdi mi?</p>
<p class="isSelectedEnd">Taraftarın gördüğü cevap çok net: Hayır!</p>
<p class="isSelectedEnd">Daha da vahimi, teknik direktörün maç sonrası kullandığı söylemler.</p>
<p class="isSelectedEnd">&#8220;Futbol mantık değil.&#8221;</p>
<p class="isSelectedEnd">Belki de Türk futbolunun son yıllardaki çöküşünü anlatan en tehlikeli cümle budur.</p>
<p class="isSelectedEnd">Futbol elbette sadece matematik değildir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ama futbol aynı zamanda akıldır.</p>
<p class="isSelectedEnd">Planlamadır.</p>
<p class="isSelectedEnd">Disiplindir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Karakterdir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Organizasyondur.</p>
<p class="isSelectedEnd">Rakip 10 kişi kalmışken nasıl oynayacağını bilmektir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Pozisyona girdiğinde nasıl gol atacağını bilmektir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Sahada ne yaptığını bilmektir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Eğer futbol mantık değilse, neden dünyanın bütün büyük futbol ülkeleri yıllardır bilimle, veriyle, analizle ve sistemle başarıya ulaşıyor?</p>
<p class="isSelectedEnd">Başarısızlığın üzerini romantik cümlelerle örtmeye çalışmak artık kimseyi ikna etmiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Türk halkı aptal değil.</p>
<p class="isSelectedEnd">Sahada ne gördüğünü biliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Mesele kaybetmek değil.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu millet tarih boyunca çok yenilgi gördü.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ama mücadele etmeyenleri hiçbir zaman sevmedi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bugün insanların öfkesinin nedeni elenmek değil.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bugün insanların öfkesinin nedeni sahada Türk Milli Takımı&#8217;nın ruhunu görememek.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü o forma sadece bir spor forması değildir.</p>
<p class="isSelectedEnd">O forma milyonların gururudur.</p>
<p class="isSelectedEnd">O forma son nefesine kadar savaşmayı gerektirir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bugün sahada gördüğümüz şey ise mücadele eden bir takım değil, sorumluluktan kaçan bir görüntüydü.</p>
<p class="isSelectedEnd">Maç bitince dökülen gözyaşları mı?</p>
<p class="isSelectedEnd">Kusura bakmayın&#8230;</p>
<p class="isSelectedEnd">Taraftar artık sonuçtan sonra gelen timsah gözyaşlarına değil, maç boyunca gösterilen karaktere bakıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü gözyaşı değil mücadele ikna eder.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bugün herkes aynı soruyu soruyor:</p>
<p class="isSelectedEnd">Milli takım gerçekten Dünya Kupası&#8217;na gitmek istedi mi?</p>
<p class="isSelectedEnd">Eğer istediyse neden sahada bunu göremedik?</p>
<p class="isSelectedEnd">24 yıllık hasret bitmedi.</p>
<p class="isSelectedEnd">24 yıllık özlem, bir kez daha ruhsuzluğa kurban edildi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ve kimse buna kader demesin.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü ruhsuzluk kader değildir.</p>
<p>Ruhsuzluk bir tercihtir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/ruhsuzluk-kader-degildir-tercihtir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABD&#8217;nin Asıl Savaşı İsrail&#8217;le mi Olacak?</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/abdnin-asil-savasi-israille-mi-olacak/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/abdnin-asil-savasi-israille-mi-olacak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jun 2026 21:38:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=86093</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Dünyanın gözü İran&#8217;da. Füzeler&#8230; Tehditler&#8230; Karşılıklı restleşmeler&#8230; Ama ben başka bir yere bakıyorum. Haritanın görünmeyen tarafına. Çünkü bazen savaşlar cephede değil, masada başlar. Ve bazen en büyük kavga düşmanla değil, müttefikle yaşanır. ABD ile İran bir gün anlaşır mı? Olabilir. Tarihte olmaz denilen çok şey oldu. Dün şeytan ilan edilenler, bugün müzakere &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Aziz Dağtekin Yazdı</h1>
<hr />
<p>Dünyanın gözü İran&#8217;da.</p>
<p>Füzeler&#8230;</p>
<p>Tehditler&#8230;</p>
<p>Karşılıklı restleşmeler&#8230;</p>
<p>Ama ben başka bir yere bakıyorum.</p>
<p>Haritanın görünmeyen tarafına.</p>
<p>Çünkü bazen savaşlar cephede değil, masada başlar.</p>
<p>Ve bazen en büyük kavga düşmanla değil, müttefikle yaşanır.</p>
<hr />
<p>ABD ile İran bir gün anlaşır mı?</p>
<p>Olabilir.</p>
<p>Tarihte olmaz denilen çok şey oldu.</p>
<p>Dün şeytan ilan edilenler, bugün müzakere ortağı olabiliyor.</p>
<p>Peki o gün geldiğinde ne olacak?</p>
<p>İşte asıl soru bu.</p>
<p>Çünkü o gün Washington ile Tahran&#8217;ın değil&#8230;</p>
<p>Washington ile Tel Aviv&#8217;in arasındaki fay hattı kırılabilir.</p>
<hr />
<p>Amerika yıllardır İsrail&#8217;e ne verdi?</p>
<p>Silah verdi.</p>
<p>Mühimmat verdi.</p>
<p>Diplomatik kalkan verdi.</p>
<p>Birleşmiş Milletler&#8217;de arka çıktı.</p>
<p>Bölgedeki bütün maliyetleri üstlendi.</p>
<p>Ama son dönemde ortaya çıkan tablo Washington&#8217;un beklediği tablo değil.</p>
<p>Gazze&#8217;de yaşananlar, dünyanın önemli bölümünde İsrail&#8217;in imajını aşındırırken Amerika&#8217;nın da itibarını tartışmaya açtı.</p>
<p>ABD&#8217;nin &#8220;küresel liderlik&#8221; iddiası, İsrail&#8217;in attığı her adımın gölgesinde sorgulanmaya başladı.</p>
<p>Bunun Washington&#8217;da rahatsızlık oluşturmadığını düşünmek saflık olur.</p>
<hr />
<p>Dikkat edin.</p>
<p>Amerikan yönetiminden zaman zaman Netanyahu&#8217;ya yönelik sitemler geliyor.</p>
<p>Lübnan konusunda&#8230;</p>
<p>Gazze konusunda&#8230;</p>
<p>Bölgesel gerilim konusunda&#8230;</p>
<p>Elbette herkes bunun ne kadarının gerçek ne kadarının diplomatik tiyatro olduğunu tartışıyor.</p>
<p>Ama ortada inkâr edilemeyecek bir gerçek var.</p>
<p>ABD çıkarlarına bakar.</p>
<p>İsrail duygularına değil.</p>
<hr />
<p>Bir başka yanlış okuma da İran konusunda yapılıyor.</p>
<p>Birileri İran&#8217;ı, Suriye sanıyor.</p>
<p>Oysa ikisi aynı şey değil.</p>
<p>Hiç olmadı.</p>
<p>Suriye yıllarca iç savaşın, mezhep çatışmalarının ve dış müdahalelerin altında parçalandı.</p>
<p>Devlet ile toplum arasındaki bağ koptu.</p>
<p>İran&#8217;da ise durum farklı.</p>
<p>İktidarı seven de var.</p>
<p>Sevmeyen de.</p>
<p>Ama söz konusu ülke olduğunda milyonlarca insanın refleksi değişiyor.</p>
<p>Çünkü İran&#8217;da devlet fikri birkaç on yılın değil, birkaç bin yılın birikimi.</p>
<p>Bu nedenle İran&#8217;a ilişkin yapılan hesaplar çoğu zaman cetvelle dağ ölçmeye benziyor.</p>
<hr />
<p>Batı&#8217;nın en büyük hatalarından biri budur.</p>
<p>Her ülkeyi birbirine benzetmek.</p>
<p>Her toplumu aynı sanmak.</p>
<p>Her krizin aynı yöntemle çözülebileceğine inanmak.</p>
<p>Sonra ne oluyor?</p>
<p>Masa başında kurulan planlar sahada duvara çarpıyor.</p>
<hr />
<p>Körfez&#8217;in dar sularında sadece gemiler sıkışmıyor.</p>
<p>Büyük güçlerin hesapları da sıkışıyor.</p>
<p>Ve tarih bize şunu söylüyor:</p>
<p>Bazı devletler ekonomik güçle ayakta kalır.</p>
<p>Bazıları askeri güçle.</p>
<p>Bazıları ise insanların zihnindeki vatan fikriyle.</p>
<p>İran&#8217;ın asıl gücü de tam burada yatıyor.</p>
<p>Bu yüzden bölgede yaşananları izlerken sadece füzelere bakmayın.</p>
<p>Asıl hikaye, müttefiklerin birbirine ne kadar tahammül edeceğinde gizli olabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/abdnin-asil-savasi-israille-mi-olacak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Biz bedel ödedik demedik, ama bedel ödemeyenler her şeyi aldı!</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/biz-bedel-odedik-demedik-ama-bedel-odemeyenler-her-seyi-aldi/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/biz-bedel-odedik-demedik-ama-bedel-odemeyenler-her-seyi-aldi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2026 14:06:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=86048</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı MHP&#8217;nin en büyük problemi muhalifleri değil&#8230; Rakipleri değil&#8230; Dışarıdan gelen saldırılar da değil&#8230; MHP&#8217;nin asıl problemi, yıllardır içinde büyüttüğü &#8220;bedel ödemeden kahraman olma&#8221; hastalığıdır. Bakıyorum&#8230; Kavgada yoklar. Mücadelede yoklar. Paylaşımda yoklar. Çilede yoklar. Sıkıntıda yoklar. Dertte yoklar. Ama makam dağıtılırken varlar. Sıfat verilirken varlar. Fotoğraf çekilirken varlar. Kürsü kurulurken varlar. Protokol sıralanırken &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz Dağtekin Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p>MHP&#8217;nin en büyük problemi muhalifleri değil&#8230;</p>
<p>Rakipleri değil&#8230;</p>
<p>Dışarıdan gelen saldırılar da değil&#8230;</p>
<p>MHP&#8217;nin asıl problemi, yıllardır içinde büyüttüğü <strong>&#8220;bedel ödemeden kahraman olma&#8221;</strong> hastalığıdır.</p>
<hr />
<p>Bakıyorum&#8230;</p>
<p>Kavgada yoklar.</p>
<p>Mücadelede yoklar.</p>
<p>Paylaşımda yoklar.</p>
<p>Çilede yoklar.</p>
<p>Sıkıntıda yoklar.</p>
<p>Dertte yoklar.</p>
<p>Ama makam dağıtılırken varlar.</p>
<p>Sıfat verilirken varlar.</p>
<p>Fotoğraf çekilirken varlar.</p>
<p>Kürsü kurulurken varlar.</p>
<p>Protokol sıralanırken varlar.</p>
<p>Ne hikmetse en ön sırada hep onlar var.</p>
<hr />
<p>Bir de bunların ortak özelliği vardır.</p>
<p>Kimseyle kötü olmazlar.</p>
<p>Çünkü hiçbir şey için risk almazlar.</p>
<p>Kimsenin yanında durmazlar ki karşılarında biri oluşsun.</p>
<p>Kimseye omuz vermezler ki yük taşısınlar.</p>
<p>Kimse için bedel ödemezler ki yara alsınlar.</p>
<p>Gelene ağam&#8230;</p>
<p>Gidene paşam&#8230;</p>
<p>Rüzgar hangi taraftan eserse yüzlerini o tarafa dönerler.</p>
<p>Sonra da dönüp kendilerini davanın emektarı ilan ederler.</p>
<hr />
<p>Oysa bu hareket böyle kurulmadı.</p>
<p>Biz öyle öğrenmedik.</p>
<p>Bir gazozu dokuz kişi ile paylaştığımız günleri biliriz.</p>
<p>Birimizin cebinde para yoksa hepimiz parasız gezerdik.</p>
<p>Birimiz açsa hepimiz aç kalırdık.</p>
<p>Dostluğu da kardeşliği de böyle öğrendik.</p>
<p>Rantın ne olduğunu bilmezdik.</p>
<p>Yalakalıktan utanırdık.</p>
<p>Menfaat hesabı yapanı aramızda barındırmazdık.</p>
<hr />
<p>Kanımız aksa da&#8230;</p>
<p>Başımız yarılsa da&#8230;</p>
<p>Cezaevlerine düşsek de&#8230;</p>
<p>Kurşunlansak da&#8230;</p>
<p>İşkencelerden geçsek de&#8230;</p>
<p><strong>&#8220;Biz bedel ödedik&#8221;</strong> diye dolaşmadık ortalıkta.</p>
<p>Çünkü davaya hizmeti ticarete dönüştürmedik.</p>
<p>Çünkü fedakarlığı senede bağlamadık.</p>
<p>Çünkü inandığımız dava için yapılanı zaten görev bildik.</p>
<hr />
<p>Şimdi ise ilginç bir tablo var.</p>
<p>Hayatının hiçbir döneminde taşın altına elini koymamış insanlar&#8230;</p>
<p>Sanki destan yazmış gibi konuşuyor.</p>
<p>Bir bildirinin altında imzası olmayanlar&#8230;</p>
<p>Bir kavganın içinde bulunmayanlar&#8230;</p>
<p>Bir gece karakol kapısında beklememiş olanlar&#8230;</p>
<p>Bir arkadaşının cenazesinde omuz vermemiş olanlar&#8230;</p>
<p>Çıkıp en büyük dava adamı kesiliyor.</p>
<p>İşte asıl trajedi burada.</p>
<hr />
<p>Ve sonra&#8230;</p>
<p>Bu insanlar yüzünden gerçek mücadele insanları geri çekiliyor.</p>
<p>Samimi insanlar küstürülüyor.</p>
<p>Fedakar insanlar yalnız bırakılıyor.</p>
<p>Omuz verenler unutuluyor.</p>
<p>Ter dökenler kenara itiliyor.</p>
<p>Meydan ise alkış ustalarına kalıyor.</p>
<hr />
<p>MHP&#8217;yi yoran da budur.</p>
<p>MHP&#8217;yi zayıflatan da budur.</p>
<p>MHP&#8217;yi içten içe kemiren de budur.</p>
<p>Çünkü hiçbir hareket, mücadele etmeyenlerin omuzlarında yükselemez.</p>
<p>Hiçbir dava, sadece unvan taşıyanlarla ayakta kalamaz.</p>
<p>Hiçbir teşkilat, bedel ödemeyenlerin hikayeleriyle büyüyemez.</p>
<hr />
<p>Bugün ihtiyaç duyulan şey yeni sıfatlar değildir.</p>
<p>Yeni makamlar değildir.</p>
<p>Yeni fotoğraflar değildir.</p>
<p>İhtiyaç duyulan şey;</p>
<p>Bir gazozu dokuz kişiyle paylaşan ruhun geri dönmesidir.</p>
<p>Bir arkadaşının derdini kendi derdi bilen vicdanın geri dönmesidir.</p>
<p>Menfaatin değil sadakatin konuştuğu günlerin geri dönmesidir.</p>
<p>Çünkü dava; kartvizitte yazan unvan değil&#8230;</p>
<p>Dar günde kimin yanında durduğundur.</p>
<p>Ve tarih her zaman konuşanları değil&#8230;</p>
<p>Zor günlerde safını belli edenleri yazar.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/biz-bedel-odedik-demedik-ama-bedel-odemeyenler-her-seyi-aldi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kıbrıs Dosyası: Kapanmayan Hesap, Sarsılmayan İrade</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/kibris-dosyasi-kapanmayan-hesap-sarsilmayan-irade-2/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/kibris-dosyasi-kapanmayan-hesap-sarsilmayan-irade-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2026 11:39:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[1974 Kıbrıs Barış Harekâtı]]></category>
		<category><![CDATA[ambargolar ve Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Akdeniz deniz yetki alanları]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Akdeniz enerji ve güvenlik dengesi]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Akdeniz gerilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Akdeniz jeopolitik gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Akdeniz yeni ittifaklar]]></category>
		<category><![CDATA[emperyal güçler Doğu Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa Doğu Akdeniz politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Kıbrıs askeri anlaşmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs tarihi ve stratejik önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs Türk halkı]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs’ta askeri yığınak]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs’ta jeopolitik mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Türk dış politikası Doğu Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Kıbrıs politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’nin milli güvenlik politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’nin stratejik çıkarları]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan Türkiye gerilimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=86043</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin İle Pazar Sohbeti Şu sıralar Doğu Akdeniz&#8217;de ilginç gelişmeler yaşanıyor. Güney Kıbrıs&#8230; Yunanistan&#8230; Fransa&#8230; Askeri anlaşmalar&#8230; Savaş uçakları&#8230; Fırkateynler&#8230; Yeni üsler&#8230; Yeni hesaplar&#8230; Yeni planlar&#8230; Ve bütün bunların merkezinde yine Kıbrıs var. Şaşırdık mı? Hayır. Çünkü Kıbrıs, sadece bir ada değildir. Kıbrıs, Türkiye&#8217;nin vazgeçmediği davalardan biridir. Rum yönetimi, Yunan savaş uçaklarının adadaki varlığını &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Aziz Dağtekin İle Pazar Sohbeti</strong></h2>
<p>Şu sıralar Doğu Akdeniz&#8217;de ilginç gelişmeler yaşanıyor.</p>
<p>Güney Kıbrıs&#8230;</p>
<p>Yunanistan&#8230;</p>
<p>Fransa&#8230;</p>
<p>Askeri anlaşmalar&#8230;</p>
<p>Savaş uçakları&#8230;</p>
<p>Fırkateynler&#8230;</p>
<p>Yeni üsler&#8230;</p>
<p>Yeni hesaplar&#8230;</p>
<p>Yeni planlar&#8230;</p>
<p>Ve bütün bunların merkezinde yine Kıbrıs var.</p>
<p>Şaşırdık mı?</p>
<p>Hayır.</p>
<p>Çünkü Kıbrıs, sadece bir ada değildir.</p>
<p>Kıbrıs, Türkiye&#8217;nin vazgeçmediği davalardan biridir.</p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p>Rum yönetimi, Yunan savaş uçaklarının adadaki varlığını kalıcı hale getirmek istiyor.</p>
<p>Yunan fırkateynleri Rum açıklarında görev yapıyor.</p>
<p>Fransız askerlerinin önü açılıyor.</p>
<p>Ortak tatbikatlar yapılıyor.</p>
<p>Yeni güvenlik mimarileri kuruluyor.</p>
<p>Kısacası&#8230;</p>
<p>Doğu Akdeniz&#8217;de yeni bir denklem kurulmaya çalışılıyor.</p>
<p>Ancak bir şeyi unutuyorlar.</p>
<p>Bu milletin Kıbrıs hafızası çok güçlüdür.</p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p>Bugün bazıları Kıbrıs&#8217;ı haritada küçük bir ada olarak görebilir.</p>
<p>Ama Türk milleti için mesele hiçbir zaman birkaç kilometrekare toprak olmadı.</p>
<p>Mesele namustu.</p>
<p>Mesele güvenlikti.</p>
<p>Mesele tarihti.</p>
<p>Mesele devlet olmaktı.</p>
<p>Bu yüzden 1974&#8217;te verilen karar sıradan bir askeri operasyon kararı değildi.</p>
<p>Bir milletin kaderine sahip çıkma kararıydı.</p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p>Bakın&#8230;</p>
<p>Bugün yaptırımlardan söz edenler var.</p>
<p>İran&#8217;a uygulanan ambargolar konuşuluyor.</p>
<p>Rusya&#8217;ya uygulanan yaptırımlar tartışılıyor.</p>
<p>Peki Türk milleti Kıbrıs yüzünden neler yaşadı, hatırlayan kaç kişi kaldı?</p>
<p>Bu ülke ağır ambargolara maruz bırakıldı.</p>
<p>Silah verilmedi.</p>
<p>Parça verilmedi.</p>
<p>Destek verilmedi.</p>
<p>Ekonomik baskılar uygulandı.</p>
<p>Türkiye&#8217;ye diz çöktürmeye çalıştılar.</p>
<p>Ama başaramadılar.</p>
<p>Çünkü hesap etmedikleri bir şey vardı.</p>
<p>Bu millet bazı davaları ekmek hesabıyla ölçmez.</p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p>O yıllarda insanlar kuyruklarda bekledi.</p>
<p>Mazot kuyruğunda bekledi.</p>
<p>Tüp kuyruğunda bekledi.</p>
<p>Şeker kuyruğunda bekledi.</p>
<p>Yokluk gördü.</p>
<p>Sıkıntı gördü.</p>
<p>Fedakarlık gördü.</p>
<p>Ama hiçbir zaman şunu söylemedi:</p>
<p><strong>Verin şu Kıbrıs&#8217;ı da bu ambargo bitsin.</strong></p>
<p>Demedi.</p>
<p>Diyemedi.</p>
<p>Çünkü mesele sadece Kıbrıs değildi.</p>
<p>Mesele bağımsızlıktı.</p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p>Bugün bazı gençler bilmeyebilir.</p>
<p>Bu ülke öyle günler gördü ki&#8230;</p>
<p>Bir sağlık malzemesinin bulunamadığı günler yaşandı.</p>
<p>Bir yedek parçanın aylarca getirilemediği dönemler oldu.</p>
<p>Devlet baskı altına alındı.</p>
<p>Millet baskı altına alındı.</p>
<p>Ama kimse geri adım istemedi.</p>
<p>Kimse teslimiyet istemedi.</p>
<p>Kimse vazgeçmedi.</p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p>İşte bu yüzden bugün Güney Kıbrıs&#8217;ta kurulan her yeni askeri denklem dikkatle takip edilmelidir.</p>
<p>Ama aynı zamanda şu gerçek de unutulmamalıdır:</p>
<p>Türk milleti Kıbrıs&#8217;ta yalnızca asker bulundurmadı.</p>
<p>İrade bulundurdu.</p>
<p>Kararlılık bulundurdu.</p>
<p>Bedel ödedi.</p>
<p>Ve o bedeli öderken geri adım atmadı.</p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p>Aradan 50 yıl geçti.</p>
<p>Dünya değişti.</p>
<p>Haritalar değişti.</p>
<p>İttifaklar değişti.</p>
<p>Liderler değişti.</p>
<p>Ama değişmeyen bir gerçek var.</p>
<p>Kıbrıs meselesi hala Türkiye&#8217;nin milli güvenlik meselesidir.</p>
<p>Ve tarih bize şunu öğretti:</p>
<p>Bu millet, ambargolarla korkutulacak bir millet değildir.</p>
<p>Yoklukla teslim alınacak bir millet değildir.</p>
<p>Baskıyla vazgeçirilecek bir millet değildir.</p>
<p>Çünkü Türk milleti gerektiğinde bedel öder.</p>
<p>Ama vatanından, devletinden ve davasından vazgeçmez.</p>
<p>Kıbrıs&#8217;ın hikayesi de tam olarak budur.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/kibris-dosyasi-kapanmayan-hesap-sarsilmayan-irade-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kıbrıs Dosyası: Kapanmayan Hesap, Sarsılmayan İrade</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/kibris-dosyasi-kapanmayan-hesap-sarsilmayan-irade/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/kibris-dosyasi-kapanmayan-hesap-sarsilmayan-irade/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2026 11:38:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[1974 Kıbrıs Barış Harekâtı]]></category>
		<category><![CDATA[ambargolar ve Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Akdeniz deniz yetki alanları]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Akdeniz enerji ve güvenlik dengesi]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Akdeniz gerilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Akdeniz jeopolitik gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Akdeniz yeni ittifaklar]]></category>
		<category><![CDATA[emperyal güçler Doğu Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa Doğu Akdeniz politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Kıbrıs askeri anlaşmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs tarihi ve stratejik önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs Türk halkı]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs’ta askeri yığınak]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs’ta jeopolitik mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Türk dış politikası Doğu Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Kıbrıs politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’nin milli güvenlik politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’nin stratejik çıkarları]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan Türkiye gerilimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=86044</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin İle Pazar Sohbeti Şu sıralar Doğu Akdeniz&#8217;de ilginç gelişmeler yaşanıyor. Güney Kıbrıs&#8230; Yunanistan&#8230; Fransa&#8230; Askeri anlaşmalar&#8230; Savaş uçakları&#8230; Fırkateynler&#8230; Yeni üsler&#8230; Yeni hesaplar&#8230; Yeni planlar&#8230; Ve bütün bunların merkezinde yine Kıbrıs var. Şaşırdık mı? Hayır. Çünkü Kıbrıs, sadece bir ada değildir. Kıbrıs, Türkiye&#8217;nin vazgeçmediği davalardan biridir. Rum yönetimi, Yunan savaş uçaklarının adadaki varlığını &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Aziz Dağtekin İle Pazar Sohbeti</strong></h2>
<p>Şu sıralar Doğu Akdeniz&#8217;de ilginç gelişmeler yaşanıyor.</p>
<p>Güney Kıbrıs&#8230;</p>
<p>Yunanistan&#8230;</p>
<p>Fransa&#8230;</p>
<p>Askeri anlaşmalar&#8230;</p>
<p>Savaş uçakları&#8230;</p>
<p>Fırkateynler&#8230;</p>
<p>Yeni üsler&#8230;</p>
<p>Yeni hesaplar&#8230;</p>
<p>Yeni planlar&#8230;</p>
<p>Ve bütün bunların merkezinde yine Kıbrıs var.</p>
<p>Şaşırdık mı?</p>
<p>Hayır.</p>
<p>Çünkü Kıbrıs, sadece bir ada değildir.</p>
<p>Kıbrıs, Türkiye&#8217;nin vazgeçmediği davalardan biridir.</p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p>Rum yönetimi, Yunan savaş uçaklarının adadaki varlığını kalıcı hale getirmek istiyor.</p>
<p>Yunan fırkateynleri Rum açıklarında görev yapıyor.</p>
<p>Fransız askerlerinin önü açılıyor.</p>
<p>Ortak tatbikatlar yapılıyor.</p>
<p>Yeni güvenlik mimarileri kuruluyor.</p>
<p>Kısacası&#8230;</p>
<p>Doğu Akdeniz&#8217;de yeni bir denklem kurulmaya çalışılıyor.</p>
<p>Ancak bir şeyi unutuyorlar.</p>
<p>Bu milletin Kıbrıs hafızası çok güçlüdür.</p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p>Bugün bazıları Kıbrıs&#8217;ı haritada küçük bir ada olarak görebilir.</p>
<p>Ama Türk milleti için mesele hiçbir zaman birkaç kilometrekare toprak olmadı.</p>
<p>Mesele namustu.</p>
<p>Mesele güvenlikti.</p>
<p>Mesele tarihti.</p>
<p>Mesele devlet olmaktı.</p>
<p>Bu yüzden 1974&#8217;te verilen karar sıradan bir askeri operasyon kararı değildi.</p>
<p>Bir milletin kaderine sahip çıkma kararıydı.</p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p>Bakın&#8230;</p>
<p>Bugün yaptırımlardan söz edenler var.</p>
<p>İran&#8217;a uygulanan ambargolar konuşuluyor.</p>
<p>Rusya&#8217;ya uygulanan yaptırımlar tartışılıyor.</p>
<p>Peki Türk milleti Kıbrıs yüzünden neler yaşadı, hatırlayan kaç kişi kaldı?</p>
<p>Bu ülke ağır ambargolara maruz bırakıldı.</p>
<p>Silah verilmedi.</p>
<p>Parça verilmedi.</p>
<p>Destek verilmedi.</p>
<p>Ekonomik baskılar uygulandı.</p>
<p>Türkiye&#8217;ye diz çöktürmeye çalıştılar.</p>
<p>Ama başaramadılar.</p>
<p>Çünkü hesap etmedikleri bir şey vardı.</p>
<p>Bu millet bazı davaları ekmek hesabıyla ölçmez.</p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p>O yıllarda insanlar kuyruklarda bekledi.</p>
<p>Mazot kuyruğunda bekledi.</p>
<p>Tüp kuyruğunda bekledi.</p>
<p>Şeker kuyruğunda bekledi.</p>
<p>Yokluk gördü.</p>
<p>Sıkıntı gördü.</p>
<p>Fedakarlık gördü.</p>
<p>Ama hiçbir zaman şunu söylemedi:</p>
<p><strong>Verin şu Kıbrıs&#8217;ı da bu ambargo bitsin.</strong></p>
<p>Demedi.</p>
<p>Diyemedi.</p>
<p>Çünkü mesele sadece Kıbrıs değildi.</p>
<p>Mesele bağımsızlıktı.</p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p>Bugün bazı gençler bilmeyebilir.</p>
<p>Bu ülke öyle günler gördü ki&#8230;</p>
<p>Bir sağlık malzemesinin bulunamadığı günler yaşandı.</p>
<p>Bir yedek parçanın aylarca getirilemediği dönemler oldu.</p>
<p>Devlet baskı altına alındı.</p>
<p>Millet baskı altına alındı.</p>
<p>Ama kimse geri adım istemedi.</p>
<p>Kimse teslimiyet istemedi.</p>
<p>Kimse vazgeçmedi.</p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p>İşte bu yüzden bugün Güney Kıbrıs&#8217;ta kurulan her yeni askeri denklem dikkatle takip edilmelidir.</p>
<p>Ama aynı zamanda şu gerçek de unutulmamalıdır:</p>
<p>Türk milleti Kıbrıs&#8217;ta yalnızca asker bulundurmadı.</p>
<p>İrade bulundurdu.</p>
<p>Kararlılık bulundurdu.</p>
<p>Bedel ödedi.</p>
<p>Ve o bedeli öderken geri adım atmadı.</p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p>Aradan 50 yıl geçti.</p>
<p>Dünya değişti.</p>
<p>Haritalar değişti.</p>
<p>İttifaklar değişti.</p>
<p>Liderler değişti.</p>
<p>Ama değişmeyen bir gerçek var.</p>
<p>Kıbrıs meselesi hala Türkiye&#8217;nin milli güvenlik meselesidir.</p>
<p>Ve tarih bize şunu öğretti:</p>
<p>Bu millet, ambargolarla korkutulacak bir millet değildir.</p>
<p>Yoklukla teslim alınacak bir millet değildir.</p>
<p>Baskıyla vazgeçirilecek bir millet değildir.</p>
<p>Çünkü Türk milleti gerektiğinde bedel öder.</p>
<p>Ama vatanından, devletinden ve davasından vazgeçmez.</p>
<p>Kıbrıs&#8217;ın hikayesi de tam olarak budur.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/kibris-dosyasi-kapanmayan-hesap-sarsilmayan-irade/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHP&#8217;de Çok Başlılık Parti Nereye Götürüyor?</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/chpde-cok-baslilik-parti-nereye-goturuyor/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/chpde-cok-baslilik-parti-nereye-goturuyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jun 2026 17:37:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=86021</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Cumhuriyet Halk Partisi bugün yalnızca bir liderlik tartışması yaşamıyor. CHP aynı zamanda tarihinin en karmaşık güç mücadelelerinden birinin içinden geçiyor. Genel başkanlık koltuğu, kurultay tartışmaları, mahkeme süreçleri, Parti Meclisi hesapları, yeni parti iddiaları ve kulis savaşları birbirine karışmış durumda. Siyasette bazen yaşananlar görünenlerden daha önemlidir. CHP&#8217;de son günlerde yaşanan gelişmeler de tam &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz Dağtekin Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p>Cumhuriyet Halk Partisi bugün yalnızca bir liderlik tartışması yaşamıyor. CHP aynı zamanda tarihinin en karmaşık güç mücadelelerinden birinin içinden geçiyor. Genel başkanlık koltuğu, kurultay tartışmaları, mahkeme süreçleri, Parti Meclisi hesapları, yeni parti iddiaları ve kulis savaşları birbirine karışmış durumda.</p>
<p>Siyasette bazen yaşananlar görünenlerden daha önemlidir. CHP&#8217;de son günlerde yaşanan gelişmeler de tam olarak bunu gösteriyor.</p>
<p>57 üyeli Parti Meclisi&#8217;nin 28 üyesinin istifa etmesi sıradan bir örgütsel hareket değildir. Bu, siyasi bir mesajdır. Hatta bir meydan okumadır.</p>
<p>Peki kime?</p>
<p>İlk bakışta <strong>Kemal Kılıçdaroğlu</strong>&#8216;na&#8230;</p>
<p>Daha derinden bakıldığında ise CHP&#8217;nin mevcut kurumsal yapısına&#8230;</p>
<p>Çünkü Parti Meclisi üyeleri durduk yere istifa etmezler. Hele ki sayıları parti yönetimini kilitleyebilecek seviyeye ulaşmışsa bunun adı bireysel tercih değil, organize siyasi hamledir.</p>
<p>Bugün CHP&#8217;de herkes birbirine karşı pozisyon almış durumda.</p>
<p>Bir tarafta <strong>Özgür Özel</strong>&#8216;in liderliğini kalıcı hale getirmek isteyenler&#8230;</p>
<p>Diğer tarafta <strong>Kılıçdaroğlu</strong>&#8216;nun geri dönüş ihtimalini canlı tutanlar&#8230;</p>
<p>Bir başka cephede <strong>Ekrem İmamoğlu</strong> eksenli yeni denklemler kuranlar&#8230;</p>
<p>Ve bütün bunların arasında yönünü kaybetmiş milyonlarca CHP seçmeni&#8230;</p>
<p>CHP&#8217;nin temel sorunu artık iktidar olamamak değildir.</p>
<p>CHP&#8217;nin temel sorunu kendi içinde bir iktidar kuramamaktır.</p>
<p>Parti içerisinde bugün fiili olarak birden fazla güç merkezi bulunuyor.</p>
<p>Resmi genel başkan başka&#8230;</p>
<p>Partiyi yönlendiren ekip başka&#8230;</p>
<p>Belediye gücü başka&#8230;</p>
<p>Kurultay hesabı yapanlar başka&#8230;</p>
<p>Mahkeme sürecini takip edenler başka&#8230;</p>
<p>Bu kadar çok merkezin bulunduğu yerde doğal olarak ortak akıl da kayboluyor.</p>
<p>Sonuçta ortaya çıkan tablo ise bir siyasi parti görüntüsünden çok şirket ortaklarının kavgasını andırıyor.</p>
<p>Kurultay meselesi ise ayrı bir başlık.</p>
<p>Eğer ortada mahkemenin verdiği bir tedbir kararı varsa, bunun siyasi sonuçları hukuki sonuçlarından daha ağırdır.</p>
<p>Çünkü CHP yönetimi bugün sadece parti tabanını değil, kamuoyunu da ikna etmek zorundadır.</p>
<p>Kurultay yapılırsa tartışma çıkacak.</p>
<p>Yapılmazsa başka tartışma çıkacak.</p>
<p>Karar ne olursa olsun CHP&#8217;nin enerjisi yine kendi içine harcanacak.</p>
<p>İktidara alternatif olmak isteyen bir partinin sürekli kendi iç meseleleriyle gündeme gelmesi seçmen açısından ciddi bir güven sorunu yaratıyor.</p>
<p>Vatandaşın aklındaki soru artık <em><strong>CHP iktidara gelir mi?</strong></em> değil.</p>
<p><em><strong>CHP kendi kendini yönetebiliyor mu?</strong></em> sorusudur.</p>
<p>İşin daha ilginç tarafı ise kulislerde dolaşan iddialar.</p>
<p>Yeni parti hazırlıkları&#8230;</p>
<p>Farklı siyasi yapıların isim hakları üzerine konuşulan senaryolar&#8230;</p>
<p>Merkez siyasette yeni arayışlar&#8230;</p>
<p>Ve <em><strong>yürüyüş partisi</strong></em> gibi henüz netleşmemiş oluşumlar&#8230;</p>
<p>Bu iddiaların doğru olup olmamasından bağımsız olarak konuşuluyor olması bile CHP açısından alarm zillerinin çaldığını gösteriyor.</p>
<p>Çünkü güçlü partilerde ayrılık senaryoları konuşulmaz.</p>
<p>Güçlü partilerde hedef konuşulur.</p>
<p><strong>Özgür Özel</strong>&#8216;in ne yapmak istediği sorusu ise herkesin zihninde.</p>
<p><strong>Kimilerine göre parti içi vesayeti bitirmeye çalışıyor.</strong></p>
<p><strong>Kimilerine göre kendi liderliğini tahkim ediyor.</strong></p>
<p><strong>Kimilerine göre ise siyasi bir mağduriyet hikayesi oluşturarak yeni bir güç devşirmeye çalışıyor.</strong></p>
<p>Hangisi doğru bilinmez.</p>
<p>Ancak bilinen bir gerçek var.</p>
<p>O da siyasette mağduriyet güçlü bir sermayedir.</p>
<p>Türk siyaseti bunun sayısız örneğini gördü.</p>
<p>Fakat mağduriyet üretmek başka şeydir, partiyi yönetmek başka şey.</p>
<p>Seçmen bir süre sonra kavganın taraflarını değil, ülkenin sorunlarına çözüm üretenleri dinler.</p>
<p>CHP bugün tarihi bir yol ayrımında bulunuyor.</p>
<p>Ya bütün bu hesaplaşmaları geride bırakıp kurumsal kimliğini yeniden inşa edecek&#8230;</p>
<p>Ya da her kurultayda yeni bir kavga, her mahkeme kararında yeni bir kriz, her seçimde yeni bir hayal kırıklığı yaşamaya devam edecek.</p>
<p>Çünkü siyasette en büyük tehlike rakipler değildir.</p>
<p>En büyük tehlike, bir partinin kendi enerjisini kendi içinde tüketmesidir.</p>
<p>Ve görünen o ki CHP&#8217;nin bugün karşı karşıya olduğu asıl sorun da tam olarak budur.</p>
<p>Kendi içindeki mücadele büyüdükçe, iktidar hedefi küçülüyor.</p>
<p>Seçmen ise giderek daha yüksek sesle aynı soruyu soruyor:</p>
<p><strong><em>CHP gerçekten Türkiye&#8217;yi yönetmeye mi hazırlanıyor, yoksa hala kendi iç savaşını mı veriyor?</em></strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/chpde-cok-baslilik-parti-nereye-goturuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHP İkiye mi Bölündü Yoksa Yeniden mi Kuruluyor?</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/chp-ikiye-mi-bolundu-yoksa-yeniden-mi-kuruluyor/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/chp-ikiye-mi-bolundu-yoksa-yeniden-mi-kuruluyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2026 15:18:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[CHP delegeleri]]></category>
		<category><![CDATA[CHP geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[CHP Genel Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[CHP krizi]]></category>
		<category><![CDATA[CHP kurultayı]]></category>
		<category><![CDATA[CHP liderlik yarışı]]></category>
		<category><![CDATA[CHP seçmeni]]></category>
		<category><![CDATA[CHP yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi]]></category>
		<category><![CDATA[delege iradesi]]></category>
		<category><![CDATA[grup toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[güncel siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar alternatifi]]></category>
		<category><![CDATA[imza toplama süreci]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[kurultay ihtimali]]></category>
		<category><![CDATA[liderlik tartışması]]></category>
		<category><![CDATA[Meclis grubu]]></category>
		<category><![CDATA[milletvekilleri]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet liderliği]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[MYK hazırlığı]]></category>
		<category><![CDATA[olağanüstü kurultay]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[parti içi mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[parti içi muhalefet]]></category>
		<category><![CDATA[parti tabanı]]></category>
		<category><![CDATA[parti yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi dengeler]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi güç mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi kriz]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi meşruiyet]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi temsil]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[Türk siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[varoluş meselesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85854</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı CHP tarihinde çok kriz görüldü. Ama böylesi az görüldü. Bir tarafta Genel Merkez. Bir tarafta Meclis. Bir tarafta Kemal Kılıçdaroğlu. Bir tarafta Özgür Özel. Ve ortada kalan milyonlarca CHP seçmeni. Şimdi herkes aynı soruyu soruyor: CHP&#8217;yi kim yönetiyor? Kağıt üzerinde verilen karar başka bir şeyi işaret ediyor. Siyasi gerçeklik ise başka bir &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Aziz Dağtekin Yazdı</strong></h2>
<hr />
<p>CHP tarihinde çok kriz görüldü.</p>
<p>Ama böylesi az görüldü.</p>
<p>Bir tarafta Genel Merkez.</p>
<p>Bir tarafta Meclis.</p>
<p>Bir tarafta<strong> Kemal Kılıçdaroğlu.</strong></p>
<p>Bir tarafta <strong>Özgür Özel.</strong></p>
<p>Ve ortada kalan milyonlarca CHP seçmeni.</p>
<p>Şimdi herkes aynı soruyu soruyor:</p>
<p>CHP&#8217;yi kim yönetiyor?</p>
<p>Kağıt üzerinde verilen karar başka bir şeyi işaret ediyor.</p>
<p>Siyasi gerçeklik ise başka bir şeyi.</p>
<p><strong>Kemal Kılıçdaroğlu</strong>&#8216;nun yeni MYK hazırlığında olduğu konuşuluyor.</p>
<p>Özgür Özel ise, Meclis&#8217;te toplantı üstüne toplantı yapıyor.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi toplantısının Meclis&#8217;te yapılması sıradan bir tercih değil.</p>
<p>Bu bir mesaj.</p>
<p><strong>&#8220;Ben buradayım.&#8221;</strong></p>
<p><strong>&#8220;Parti tabanı benimle.&#8221;</strong></p>
<p><strong>&#8220;Meclis grubu benimle.&#8221;</strong></p>
<p>Mesajın özeti bu.</p>
<p>Peki ya delegeler?</p>
<p>Asıl savaş orada.</p>
<p>Çünkü CHP&#8217;nin geleceğini mahkeme salonları değil, delege iradesi belirleyecek.</p>
<p>Bu yüzden imzalar toplanıyor.</p>
<p>Bu yüzden herkes sayı hesabı yapıyor.</p>
<p>Bu yüzden gözler kurultay ihtimaline çevrilmiş durumda.</p>
<p>İşin ilginç tarafı şu:</p>
<p><strong>Kılıçdaroğlu</strong>&#8216;nun önünde teorik olarak bir yol var.</p>
<p><strong>Özgür Özel</strong>&#8216;in önünde ise siyasi meşruiyet iddiası.</p>
<p>İki taraf da kendisini CHP&#8217;nin gerçek temsilcisi olarak görüyor.</p>
<p>Sorun da tam burada başlıyor.</p>
<p>Bir parti aynı anda iki farklı merkezden yönetilebilir mi?</p>
<p>Tarih bunun zor olduğunu söylüyor.</p>
<p>Yarın yapılması beklenen grup toplantısı bu nedenle kritik.</p>
<p>Kürsüye kim çıkacak?</p>
<p>Salon kimin etrafında şekillenecek?</p>
<p>Milletvekilleri hangi fotoğrafın içine girecek?</p>
<p>Bazen siyaset uzun konuşmalarla değil, tek bir kare fotoğrafla yön değiştirir.</p>
<p>CHP&#8217;nin önündeki mesele artık yalnızca liderlik yarışı değil.</p>
<p>Varoluş meselesi.</p>
<p>Çünkü seçmen kavga görmek istemiyor.</p>
<p>İktidar alternatifi görmek istiyor.</p>
<p>Delegeler imza toplamaya devam ederse olağanüstü kurultay seçeneği masada kalmaya devam edecek. Son günlerde parti yönetiminin de bu seçeneği ciddi biçimde değerlendirdiği yönünde haberler bulunuyor.</p>
<p>Ve günün sonunda bütün tartışma tek soruya dönüşecek:</p>
<p>CHP, <strong>Kılıçdaroğlu</strong>&#8216;nu mu geri çağıracak?</p>
<p>Yoksa <strong>Özgür Özel&#8217;</strong>i yeniden tescil mi edecek?</p>
<p>Türkiye siyaseti cevabı bekliyor.</p>
<p>Ama galiba en çok da CHP seçmeni&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/chp-ikiye-mi-bolundu-yoksa-yeniden-mi-kuruluyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHP Kime Yar Olacak?</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/chp-kime-yar-olacak/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/chp-kime-yar-olacak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 May 2026 21:19:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85830</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin İle Pazar Sohbeti Bir parti düşünün&#8230; Mahkeme salonlarında tartışılıyor. Kurultayları şaibe iddialarıyla anılıyor. Eski genel başkanı çıkıp &#8220;özür diliyorum&#8221; diyerek kendi dönemine hançer vuruyor. Ve herkes aynı soruyu soruyor: CHP&#8217;nin asıl sorunu iktidar mı, yoksa CHP&#8217;nin kendisi mi? Kemal Kılıçdaroğlu&#8216;nun sözleri sıradan bir siyasi konuşma değildi. Bu konuşma, yıllardır kapalı kapılar ar dında &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Aziz Dağtekin İle Pazar Sohbeti</strong></h2>
<hr />
<p>Bir parti düşünün&#8230;</p>
<p>Mahkeme salonlarında tartışılıyor.</p>
<p>Kurultayları şaibe iddialarıyla anılıyor.</p>
<p>Eski genel başkanı çıkıp <strong>&#8220;özür diliyorum&#8221;</strong> diyerek kendi dönemine hançer vuruyor.</p>
<p>Ve herkes aynı soruyu soruyor:</p>
<p>CHP&#8217;nin asıl sorunu iktidar mı, yoksa CHP&#8217;nin kendisi mi?</p>
<p><strong>Kemal Kılıçdaroğlu</strong>&#8216;nun sözleri sıradan bir siyasi konuşma değildi.</p>
<p>Bu konuşma, yıllardır kapalı kapılar ar</p>
<p>dında fısıldanan tartışmaların yüksek sesle dile getirilmesiydi.</p>
<p>Çünkü <strong>Kılıçdaroğlu</strong> ilk kez sadece rakiplerini değil, kendi dönemini de sorguladı.</p>
<p><strong>&#8220;FETÖ ajanlarını fark edemedim&#8221;</strong> dedi.</p>
<p><strong>&#8220;Hortumları kesemedim&#8221;</strong> dedi.</p>
<p><strong>&#8220;Belediyelerde harama bulaşanları ayıklayamadım&#8221;</strong> dedi.</p>
<p>Asıl soru şu:</p>
<p>Bu sözler geçmişe mi yönelikti?</p>
<p>Yoksa bugün CHP&#8217;yi yöneten kadrolara mı?</p>
<p>İsim verilmedi.</p>
<p>Ama siyasette bazen isim vermemek, isim vermekten daha yüksek ses çıkarır.</p>
<p>Bugün CHP iki ayrı fotoğraf veriyor.</p>
<p>Bir tarafta <strong>&#8220;değişim&#8221;</strong> diyerek yola çıkanlar.</p>
<p>Diğer tarafta <strong>&#8220;önce arınma&#8221;</strong> diyenler.</p>
<p>Bir tarafta koltuğu kazanmanın yeterli olduğunu düşünenler.</p>
<p>Diğer tarafta partinin ruhunu kaybettiğini söyleyenler.</p>
<p>İşte CHP&#8217;nin kaderi tam burada düğümleniyor.</p>
<p>Çünkü mesele artık genel başkanlık yarışı değil.</p>
<p>Mesele, CHP&#8217;nin hangi kimlikle yoluna devam edeceği.</p>
<p>Parti; şaibe tartışmalarıyla mı anılacak?</p>
<p>Yoksa kendi içindeki hesaplaşmayı yapıp yeni bir sayfa mı açacak?</p>
<p><strong>Kılıçdaroğlu</strong>&#8216;nun konuşmasının satır aralarında gizlenen asıl soru da bu.</p>
<p>CHP kime yar olacak?</p>
<p>Parti içine sızdığı iddia edilen yapılara mı?</p>
<p>Siyasi rant düzenlerine mi?</p>
<p>Yoksa köklü bir muhasebe ve arınma talep eden tabanına mı?</p>
<p>Türk siyasetinde bazen seçimlerden daha önemli kırılmalar vardır.</p>
<p>Bugün CHP&#8217;nin yaşadığı tam da böyle bir kırılmadır.</p>
<p>Çünkü artık tartışma kimin genel başkan olacağı değildir.</p>
<p>Tartışma, CHP&#8217;nin ne olacağıdır.</p>
<p>Ve bu sorunun cevabı sadece CHP&#8217;nin değil, Türkiye siyasetinin önümüzdeki yıllarını da belirleyecektir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/chp-kime-yar-olacak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul’un Fethi, Tarihi Değiştiren İman Yürüyüşü</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/istanbulun-fethi-tarihi-degistiren-iman-yuruyusu/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/istanbulun-fethi-tarihi-degistiren-iman-yuruyusu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 May 2026 05:41:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[29 Mayıs 1453]]></category>
		<category><![CDATA[adalet medeniyeti]]></category>
		<category><![CDATA[anlamlı cuma mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[Ayasofya]]></category>
		<category><![CDATA[birlik ve kardeşlik]]></category>
		<category><![CDATA[çağ açıp çağ kapatan fetih]]></category>
		<category><![CDATA[Cuma mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[cumanız mübarek olsun]]></category>
		<category><![CDATA[ecdat mirası]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Sultan Mehmed]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Sultan Mehmet Han]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih’in askerleri]]></category>
		<category><![CDATA[fethimiz kutlu olsun]]></category>
		<category><![CDATA[fetih]]></category>
		<category><![CDATA[fetih duası]]></category>
		<category><![CDATA[fetih kutlaması]]></category>
		<category><![CDATA[fetih ruhu]]></category>
		<category><![CDATA[fetih sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[fetih ve diriliş]]></category>
		<category><![CDATA[gemileri karadan yürütmek]]></category>
		<category><![CDATA[hayırlı cumalar]]></category>
		<category><![CDATA[iman gücü]]></category>
		<category><![CDATA[İslam medeniyeti]]></category>
		<category><![CDATA[İslam tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul surları]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul’un alınışı]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul’un fethi]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul’un fethi mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[Konstantiniyye]]></category>
		<category><![CDATA[Malazgirt ruhu]]></category>
		<category><![CDATA[manevi değerler]]></category>
		<category><![CDATA[manevi diriliş]]></category>
		<category><![CDATA[medeniyet yürüyüşü]]></category>
		<category><![CDATA[mehter]]></category>
		<category><![CDATA[millet ruhu]]></category>
		<category><![CDATA[Milli ruh]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı ordusu]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber müjdesi]]></category>
		<category><![CDATA[şehadet]]></category>
		<category><![CDATA[tarih bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi fetih]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi makale]]></category>
		<category><![CDATA[tekbir]]></category>
		<category><![CDATA[Türk milleti]]></category>
		<category><![CDATA[Türk tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[zafer mesajı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85813</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı &#8220;Günlerden Cuma… İklim-i Rum’da bir mehter yürüyüşü vardı…” Yer gök tekbir sesiyle inliyordu… Davullar vuruyor, sancaklar göğe yükseliyordu. Bir çağ titriyordu. Çünkü surlara sadece asker yürümüyordu… Bir medeniyet yürüyordu. Ve o gün… Peygamber Efendimiz’in asırlar öncesinden verdiği müjde gerçekleşiyordu: “Konstantiniyye elbet fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><strong>Aziz Dağtekin Yazdı</strong></h1>
<hr />
<p><strong>&#8220;Günlerden Cuma… İklim-i Rum’da bir mehter yürüyüşü vardı…”</strong></p>
<p>Yer gök tekbir sesiyle inliyordu…<br />
Davullar vuruyor, sancaklar göğe yükseliyordu.<br />
Bir çağ titriyordu.<br />
Çünkü surlara sadece asker yürümüyordu…<br />
Bir medeniyet yürüyordu.</p>
<p>Ve o gün…<br />
Peygamber Efendimiz’in asırlar öncesinden verdiği müjde gerçekleşiyordu:</p>
<p><em><strong>“Konstantiniyye elbet fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.”</strong></em></p>
<p>Bu söz sıradan bir övgü değildi.<br />
Bu, tarihin en büyük methiyelerinden biriydi.<br />
Bir komutana nasip olmuş en büyük şerefti.</p>
<p><strong>Fatih Sultan Mehmed Han…</strong><br />
Daha çocuk yaşta omuzlarına çağların yükünü almış bir irade…<br />
Onun derdi sadece bir şehri almak değildi.<br />
Onun derdi; karanlığı yırtıp adaletin güneşini doğurmaktı.</p>
<p>İstanbul’un surları yüksekti…<br />
Ama iman daha yüksekti.</p>
<p>Gemileri karadan yürütmek sadece askeri deha değildi.<br />
Bu, <strong>“İmkânsız”</strong> denilen her şeye meydan okuyan bir inancın haykırışıydı.</p>
<p>Çünkü inanmış bir milletin önünde hiçbir zincir duramazdı.</p>
<p>29 Mayıs 1453’te fethedilen sadece İstanbul değildi…<br />
Korku fethedildi.<br />
Esaret fethedildi.<br />
Kibir fethedildi.</p>
<p>Ve dünya o gün şunu gördü:<br />
İslam; yıkan değil yaşatan, korkutan değil merhamet eden bir medeniyetin adıdır.</p>
<p><strong>Fatih</strong>’in ordusu sıradan bir ordu değildi.<br />
Onlar Allah’a secde ederek yürüyen askerlerdi.<br />
Geceleri dua, gündüzleri cihat eden yiğitlerdi.<br />
Onlar çağ açan son büyük yürüyüşün neferleriydi.</p>
<p>Bugün hala Ayasofya’nın kubbelerinde yankılanan ezan sesi varsa…<br />
Bu, <strong>Fatih</strong>’in emanetidir.<br />
Bugün bu millet hala diz çökmüyorsa…<br />
Bu, Malazgirt’ten İstanbul’a uzanan ruhun hala diri olduğundandır.</p>
<p>Çünkü bazı fetihler toprak kazanmak değildir.<br />
Bazı fetihler insanlığın kaderini değiştirmektir.</p>
<p>Ve bugün…<br />
Dünyanın dört bir yanında mazlumların gözü hala bu topraklara çevriliyse, bunun sebebi tarihin hafızasıdır.<br />
Çünkü bu millet sadece devlet kurmadı…<br />
Umut kurdu.</p>
<p>Şimdi dönüp kendimize sormanın zamanıdır:<br />
<strong>Fatih</strong>’in torunları olmak sadece övünmek midir?<br />
Yoksa onun ahlakını, cesaretini, ilmini ve imanını taşımak mıdır?</p>
<p>Asıl fetih;<br />
Nefsi yenmektir.<br />
Cehaleti yenmektir.<br />
Ayrılığı yenmektir.<br />
Kardeşliği yeniden diriltmektir.</p>
<p>Çünkü fetih ruhu ölürse, şehirler ayakta kalsa bile medeniyet çöker.</p>
<p>Ama bu milletin mayasında dua var.<br />
Secde var.<br />
Şehadet var.<br />
Ve en önemlisi… teslim olmayan bir ruh var.</p>
<p>O günlerden Cumaydı…<br />
Bugün de Cuma…</p>
<p>O gün surlardan tekbir yükselmişti, bugün minarelerden  hem sala  hem de tekbirler yeniden yükseliyor.<br />
O gün bir çağ kapanmıştı, bugün yeni dirilişlerin duası yapılıyor.</p>
<p>Cumanız mübarek olsun…<br />
Fethimiz kutlu olsun…<br />
Zaferimiz daim olsun…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/istanbulun-fethi-tarihi-degistiren-iman-yuruyusu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milli Pusula!&#8230;</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/milli-pusula/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/milli-pusula/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 May 2026 21:11:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></category>
		<category><![CDATA[emperyal düzen]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan liderliği]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[küresel medya Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[milli savunma hamlesi]]></category>
		<category><![CDATA[Milli teknoloji hamlesi]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye analiz yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye bağımsızlık politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye dış politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye gündemi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’nin ekseni]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’nin geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’nin yükselişi]]></category>
		<category><![CDATA[yerli İHA]]></category>
		<category><![CDATA[yerli savunma sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[yerli ve milli politika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85791</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Bazı milletler vardır… Haritaya bakarak yön bulur. Bazı milletler vardır… Rüzgâra göre saf değiştirir. Bir de bazı milletler vardır ki; Yüzyıllarca başkalarının çizdiği rotalarda yürütülür… Kendi gemisinin kaptanı olduğunu sanırken, Aslında başkasının limanına yük taşıdığını yıllar sonra anlar. Türkiye işte tam da böyle bir eşikten geçti… Bu millet uzun yıllar boyunca kendi &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz Dağtekin Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p>Bazı milletler vardır…<br />
Haritaya bakarak yön bulur.</p>
<p>Bazı milletler vardır…<br />
Rüzgâra göre saf değiştirir.</p>
<p>Bir de bazı milletler vardır ki;<br />
Yüzyıllarca başkalarının çizdiği rotalarda yürütülür…<br />
Kendi gemisinin kaptanı olduğunu sanırken,<br />
Aslında başkasının limanına yük taşıdığını yıllar sonra anlar.</p>
<p>Türkiye işte tam da böyle bir eşikten geçti…</p>
<p>Bu millet uzun yıllar boyunca kendi iradesiyle değil,<br />
kendisine uygun görülen sınırlar içinde nefes aldı.<br />
Ekonomisi başka merkezlere bağlandı,<br />
siyaseti başka başkentlerde yorumlandı,<br />
manşetleri başka odalarda yazıldı.</p>
<p>Birileri bu ülkeye sürekli şunu fısıldadı:</p>
<p><strong>“Büyüme ama taşma…</strong><br />
<strong>Yüksel ama şahlanma…</strong><br />
<strong>Savun ama meydan okuma…</strong><br />
<strong>İtaat et ki medeni sayılırsın…”</strong></p>
<p>Çünkü onlar için güçlü Türkiye;<br />
hesap bozan Türkiye’ydi.</p>
<p>Kendi İHA’sını yapan değil,<br />
başkasının hurdasına muhtaç kalan Türkiye makbuldü.</p>
<p>Gazze’ye ağlayan değil,<br />
susup önüne bakan Türkiye makbuldü.</p>
<p>Afrika’da mazlumun elini tutan değil,<br />
Paris’ten izin alan Türkiye makbuldü.</p>
<p>Ama hesap etmedikleri bir şey vardı:</p>
<p>Bu milletin hafızası ölmemişti…</p>
<p>Bir gün çıktı Anadolu’nun içinden bir siyasi damar…<br />
Ve dedi ki: <strong>Türkiye, sadece sınırlarından ibaret değildir.</strong></p>
<p>İşte kavga o gün başladı.</p>
<p>Çünkü mesele bir parti meselesi değildi artık.<br />
Mesele yön meselesiydi…<br />
Pusula meselesiydi…</p>
<p>Yıllarca yüzünü Batı’ya dönmekle modernleşeceğini sanan bir ülke,<br />
ilk kez kendi aynasına bakmaya başladı.</p>
<p>Savunma sanayiindeki her adım,<br />
sadece teknik bir başarı değildi;<br />
zincir kırma operasyonuydu.</p>
<p>Yerli motor…<br />
Yerli füze…<br />
Yerli enerji hamlesi…<br />
Bunların hepsi aynı cümlenin parçalarıydı: Ben artık kendi kararımı kendim veririm.</p>
<p>İşte emperyal düzenin korkusu tam burada başladı.</p>
<p>Çünkü onlar Türkiye’yi güçlü olduğu için değil,<br />
itaatkâr olduğu sürece seviyorlardı.</p>
<p>Bir zamanlar darbelerle hizaya çekilen bu millet,<br />
şimdi sandıkla direniyordu.</p>
<p>Eskiden manşetlerle ayar verilen siyaset,<br />
şimdi milletin sokağından besleniyordu.</p>
<p>Ve en çok da buna öfkeleniyorlardı…</p>
<p>Bakın dikkat edin:<br />
Türkiye ne zaman kendi çıkarını savunsa,<br />
aynı anda bütün küresel medya aynı dili konuşuyor.</p>
<p>Bir bakıyorsunuz Londra’daki gazete,<br />
Berlin’deki ekran,<br />
Washington’daki düşünce kuruluşu,<br />
aynı cümleyi kuruyor: Türkiye eksen kayıyor…</p>
<p>Hayır…</p>
<p>Türkiye’nin ekseni kaymıyor.<br />
Türkiye ilk kez kendi eksenine oturuyor.</p>
<p>Asıl problem bu.</p>
<p>Çünkü güçlü Türkiye;<br />
sadece enerji denkleminde değil,<br />
zihin haritasında da deprem etkisi oluşturuyor.</p>
<p>Bir zamanlar yardım isteyen ülke,<br />
şimdi oyun kuran ülkeye dönüşüyor.</p>
<p>Ve bu dönüşüm,<br />
küresel düzenin konforunu bozuyor.</p>
<p>Bugün Türkiye’nin attığı her bağımsız adım,<br />
sadece siyasi değil;<br />
medeniyet psikolojisinin yeniden ayağa kalkışıdır.</p>
<p>Onun için bazı çevreler Erdoğan ismini duyunca öfkeye kapılıyor.<br />
Çünkü onlar bir kişiden çok,<br />
bir kırılmadan korkuyorlar.</p>
<p>Korkuları şu:</p>
<p>Ya bu millet gerçekten kendine inanırsa?</p>
<p>İşte o zaman sadece ekonomi değişmez…<br />
Dünya dengesi değişir.</p>
<p>Artık mesele şudur:</p>
<p>Türkiye yeniden kendi hikâyesini mi yazacak,<br />
yoksa başkalarının dipnotu olmaya devam mı edecek?</p>
<p>Bu soru yalnız bugünün değil,<br />
önümüzdeki yüz yılın sorusudur.</p>
<p>Ve tarih şunu defalarca göstermiştir:</p>
<p>Kendi pusulasını kaybeden milletler,<br />
başkasının haritasında kaybolur.</p>
<p>Ama kendi yönünü bulan milletleri,<br />
hiçbir fırtına durduramaz…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/milli-pusula/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Baba Gider… Ama Sevgisi Evladın Omzunda Ömür Boyu Yaşamaya Devam Eder</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/bir-baba-gider-ama-sevgisi-evladin-omzunda-omur-boyu-yasamaya-devam-eder/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/bir-baba-gider-ama-sevgisi-evladin-omzunda-omur-boyu-yasamaya-devam-eder/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 May 2026 07:47:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85776</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı 24 Mayıs 2015… Bir evladın omzundaki dağ yıkıldı o gün… Babam Ahmet Turan, Hakk’ın rahmetine yürüdü… Ve ben o gün, yalnızca bir baba değil, arkamı yasladığım bir çınarı kaybettim… Eskiden büyüdüğümü sanırdım. Oysa babamın gözünde, saçıma ak düşse de ben hâlâ çocuktum. Şimdi Alperen’e ve Oğuzkağan’a bakınca anlıyorum… Bir baba için evlat, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Aziz Dağtekin Yazdı</strong></p>
<hr />
<p>24 Mayıs 2015…<br />
Bir evladın omzundaki dağ yıkıldı o gün…<br />
Babam <strong>Ahmet Turan</strong>,<br />
Hakk’ın rahmetine yürüdü…<br />
Ve ben o gün,<br />
yalnızca bir baba değil,<br />
arkamı yasladığım bir çınarı kaybettim…</p>
<p>Eskiden büyüdüğümü sanırdım.<br />
Oysa babamın gözünde,<br />
saçıma ak düşse de ben hâlâ çocuktum.<br />
Şimdi <strong>Alperen</strong>’e ve <strong>Oğuzkağan</strong>’a bakınca anlıyorum…<br />
Bir baba için evlat,<br />
kaç yaşına gelirse gelsin,<br />
dizinin dibinde uyuyan o küçük çocuktur…</p>
<p>Bayramlar gelir…<br />
Sofralar kurulur…<br />
Ama bazı sandalyeler hep boş kalır.<br />
İnsan en çok da bayram sabahlarında yetim kalıyor…<br />
Çünkü bir babanın sesi olmayınca,<br />
evin duvarları bile sessizleşiyor.</p>
<p><strong>“Bana bayramda ne getireyim?”</strong> dediler…<br />
Ben de içimden;<br />
Babamın kokusunu getirin dedim…<br />
Bir nasihatini,<br />
bir tebessümünü,<br />
bir kez daha <strong>“oğlum”</strong> deyişini getirin…</p>
<p>Çünkü anladım ki;<br />
Kurban yalnızca kesilen bir adak değil,<br />
bir yetimin başını okşamak,<br />
bir garibin duasına karışmak,<br />
bir babasızın içine düşen sessizliği anlamaktır…</p>
<p>Ey insanlık…<br />
Merhameti kaybederseniz,<br />
dünyayı kazansanız ne olur?<br />
Ey Türk milleti…<br />
Bir zamanlar mazlumun umudu olan bu yürek,<br />
yeniden kardeşlikle ayağa kalkmalıdır.</p>
<p>Gazze’de ağlayan çocuk da,<br />
Doğu Türkistan’da susturulan mazlum da,<br />
Afrika’da açlığa direnen yavru da,<br />
aslında aynı cümlenin içinde ağlıyor:<br />
“Bizi unutmayın…”</p>
<p>Bu bayram;<br />
et değil vicdan paylaşın…<br />
Çünkü Allah’a ulaşan ne kandır ne gösteriş…<br />
O’na ulaşan,<br />
kırılmış bir kalbin içinden kopan samimi duadır.</p>
<p>Babam <strong>Ahmet Turan</strong>’a rahmet,<br />
tüm ahirete göçen babalara dua olsun…<br />
Ve Rabbim,<br />
kimseyi bayram sabahı<br />
babasının yokluğuyla sınamasın…</p>
<p>Bir baba gider…<br />
Ama bıraktığı sevgi,<br />
ömrün sonuna kadar evladın omzunda yaşamaya devam eder…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/bir-baba-gider-ama-sevgisi-evladin-omzunda-omur-boyu-yasamaya-devam-eder/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ülkücülük Sloganla Değil, Ahlakla Yaşanır</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/ulkuculuk-sloganla-degil-ahlakla-yasanir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 May 2026 21:01:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85750</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Ülkücülük; rozet taşımak değil, yük taşımaktır. Bugün bazıları çıkıp “ülkücüyüm, bedel ödedim” diyor… Ben işte tam burada duruyorum. Çünkü bu davada kimsenin kimseden alacağı yoktur. Bilakis; toprağa düşen şehitlerimizin, ömrünü sakat bırakan gazilerimizin, evladını mezara koyan analarımızın; “ülkücüyüm” deyip makam, menfaat ve şahsi hesap peşine düşenlerden alacağı vardır. Ülkücülük; tweet atınca değil, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz Dağtekin Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p>Ülkücülük; rozet taşımak değil, yük taşımaktır.</p>
<p>Bugün bazıları çıkıp <strong>“ülkücüyüm, bedel ödedim”</strong> diyor…<br />
Ben işte tam burada duruyorum.</p>
<p>Çünkü bu davada kimsenin kimseden alacağı yoktur.<br />
Bilakis; toprağa düşen şehitlerimizin, ömrünü sakat bırakan gazilerimizin, evladını mezara koyan analarımızın; <strong>“ülkücüyüm”</strong> deyip makam, menfaat ve şahsi hesap peşine düşenlerden alacağı vardır.</p>
<p><strong>Ülkücülük;</strong><br />
tweet atınca değil, gerektiğinde susup devletinin yanında durunca anlaşılır.</p>
<p><strong>Ülkücülük;</strong><br />
kameraya oynayarak değil, millet dara düştüğünde en önde saf tutarak yaşanır.</p>
<p><strong>Ülkücü;</strong><br />
devletin bekasına yönelen tehdide sırtını dönmez.</p>
<p><strong>Ülkücü;</strong><br />
hak yemez, kul hakkına el uzatmaz.</p>
<p><strong>Ülkücü;</strong><br />
ahlakı ayaklar altına alan hiçbir yapının gölgesine sığınmaz.</p>
<p><strong>Ülkücü;</strong><br />
küçüğünü ezmez, büyüğüne ihanet etmez.</p>
<p><strong>Ve gerçek ülkücü…</strong><br />
Davanın adını kullanıp şahsi ikbal devşirmez.</p>
<p>Bugün dava dediğimiz şey; makam kavgasıyla, ihale hesabıyla, koltuk pazarlığıyla kirletiliyorsa, orada ülkücülük değil, menfaat nöbeti vardır.</p>
<p>Bizim meselemiz bağırmak değil, adam olmaktır.<br />
Çünkü ülkücülük; sadece öfkeli olmak değil, ahlaklı kalabilmektir.</p>
<p>Şunu herkes iyi bilsin: Bu dava sahipsiz değildir.<br />
Ve bu hareketin gerçek sahibi; gece yatağa aç giren ama bayrağından vazgeçmeyen adsız ülkücülerdir.</p>
<p>Ne makam beklediler, ne alkış istediler…<br />
Sadece <strong>“vatan sağ olsun”</strong> deyip sustular.</p>
<p>İşte bu yüzden; ülkücülük anlatılmaz…<br />
Yaşanır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gazeteciye Vuran Siyaset, Demokrasiye Ne Anlatır?</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/gazeteciye-vuran-siyaset-demokrasiye-ne-anlatir/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/gazeteciye-vuran-siyaset-demokrasiye-ne-anlatir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 May 2026 21:09:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Mahir Başarır]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa.]]></category>
		<category><![CDATA[basın özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[canlı yayın saldırısı]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[CNN Türk]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[devlet otoritesi]]></category>
		<category><![CDATA[dokunulmazlık zırhı]]></category>
		<category><![CDATA[gazetecilik]]></category>
		<category><![CDATA[gazeteciye saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk devleti]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk önünde eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[kamu düzeni]]></category>
		<category><![CDATA[kamu görevlisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[milletvekili dokunulmazlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Bekmezci]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[polis müdahalesi]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[vekil dokunulmazlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85734</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Dün DEM Partili vekiller… Bugün CHP’li vekil Ali Mahir Başarır… Yarın kim? İsimler değişiyor… Partiler değişiyor… Ama değişmeyen bir şey var: Milletvekili dokunulmazlığının arkasına saklanıp herkese ayar verme alışkanlığı. Bir gazeteciye vuruluyor… Polisin yakasına yapışılıyor… Devletin memuru aşağılanıyor… Kameralar itiliyor… Mikrofonlar parçalanıyor… Sonra ne oluyor? Koca bir hiç. Çünkü siyasetin üstüne geçirilmiş &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz Dağtekin Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p>Dün DEM Partili vekiller…<br />
Bugün CHP’li vekil Ali Mahir Başarır…</p>
<p>Yarın kim?</p>
<p>İsimler değişiyor…<br />
Partiler değişiyor…<br />
Ama değişmeyen bir şey var:</p>
<p>Milletvekili dokunulmazlığının arkasına saklanıp herkese ayar verme alışkanlığı.</p>
<p>Bir gazeteciye vuruluyor…<br />
Polisin yakasına yapışılıyor…<br />
Devletin memuru aşağılanıyor…<br />
Kameralar itiliyor…<br />
Mikrofonlar parçalanıyor…</p>
<p>Sonra ne oluyor?</p>
<p>Koca bir hiç.</p>
<p>Çünkü siyasetin üstüne geçirilmiş bir “dokunulmazlık zırhı” var.</p>
<p>Öyle bir zırh ki…<br />
Vatandaşın başına gelse karakolluk olacak olaylar…<br />
Vekil yaptığında sadece televizyon tartışmasına dönüşüyor.</p>
<p>Soruyorum:</p>
<p>Nedir bu dokunulmazlık?</p>
<p>Millete hizmet etme güvencesi mi?<br />
Yoksa millete rağmen güç kullanma ayrıcalığı mı?</p>
<p>Bakın…<br />
Bu ülkede bir vatandaş öfkesine yenilip bir gazeteciye tokat atsa…<br />
Bir polisin yakasına yapışsa…<br />
Bir kameramana müdahale etse…</p>
<p>Hayatı kararır.</p>
<p>Gözaltı olur.<br />
Savcılık olur.<br />
Mahkeme olur.</p>
<p>Ama işin içinde <strong>“Sayın Vekilim”</strong> unvanı girince…<br />
Bir anda herkes fren yapıyor.</p>
<p>İşte vatandaşın vicdanını parçalayan şey tam olarak bu.</p>
<p>Kanun bazıları için mermer gibi sert…<br />
Bazıları için pamuk gibi yumuşak olmamalı.</p>
<p>Gazeteci orada keyfinden bulunmuyor.<br />
Polis orada şahsi kavgasını vermiyor.</p>
<p>Hepsi kamu görevi yapıyor.</p>
<p>Gazeteci; millet gerçeği görsün diye orada.<br />
Polis; devletin düzeni bozulsun diye değil korunsun diye orada.<br />
Kameraman; tarih kayıt altına alınsın diye orada.</p>
<p>Ama siyasetçi öfkelenince…<br />
İlk hedef hep onlar oluyor.</p>
<p>Çünkü herkes biliyor:</p>
<p>Dokunulmazlık var.</p>
<p>İşte artık bu düzen değişmeli.</p>
<p>Milletvekili dokunulmazlığı yeniden tanımlanmalı.</p>
<p>Kürsü dokunulmazlığı ayrı mesele…<br />
Düşünce özgürlüğü ayrı mesele…</p>
<p>Ama bir gazeteciye el kaldırmanın…<br />
Bir polise saldırmanın…<br />
Kamu görevini engellemenin…</p>
<p>Hiçbir demokratik dokunulmazlık açıklaması olamaz.</p>
<p>Hiçbirisi.</p>
<p>Milletvekili olmak…<br />
Kanunun üstünde olmak değildir.</p>
<p>Tam tersine…<br />
Kanuna en fazla riayet etmesi gereken kişi olmaktır.</p>
<p>Bugün Türkiye’de vatandaşın içini yakan duygu şu:</p>
<p><strong>“Benim yaparsam suç olan şey…</strong><br />
<strong>Vekil yapınca neden dokunulmaz oluyor?”</strong></p>
<p>Ve kimse kusura bakmasın…</p>
<p>Bu sorunun artık yüksek sesle sorulmasının zamanı geldi.</p>
<p>Milletin vekili olmak başka…<br />
Millete rağmen dokunulmaz olmak başka.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/gazeteciye-vuran-siyaset-demokrasiye-ne-anlatir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir partiyi rakibi değil, kendi aynası yorar!</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/bir-partiyi-rakibi-degil-kendi-aynasi-yorar/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/bir-partiyi-rakibi-degil-kendi-aynasi-yorar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 May 2026 17:42:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara kulisi]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[CHP delegeleri]]></category>
		<category><![CDATA[CHP eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[CHP iç savaş]]></category>
		<category><![CDATA[CHP krizi]]></category>
		<category><![CDATA[CHP kurultayı]]></category>
		<category><![CDATA[CHP tartışması]]></category>
		<category><![CDATA[CHP yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[Ekrem İmamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[gazeteci üslubu]]></category>
		<category><![CDATA[güncel politika]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[kurultay tartışması]]></category>
		<category><![CDATA[mahkeme kararı]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[parti içi demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[parti içi kavga]]></category>
		<category><![CDATA[Saraçhane]]></category>
		<category><![CDATA[seçim siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi analiz]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi çatışma]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi gündem]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi kriz]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi polemik]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Türk seçmeni]]></category>
		<category><![CDATA[Türk siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye gündemi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[viral köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[yargı ve siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85688</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Türkiye’de siyaset bazen rakiple değil, insanın kendi partisiyle yaptığı savaşa dönüşüyor. Bugün yaşanan tam olarak bu. CHP günlerdir “iktidar bize operasyon çekiyor” diyor. Peki ortadaki tablo ne? Şikâyet eden CHP’li. Suçlayan CHP’li. İfade veren CHP’li. Mahkemeye taşıyan CHP’li. Ama suçlu yine dış güçler. Olur mu? Oluyor. Çünkü Türkiye’de siyaset artık gerçekle değil, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Aziz Dağtekin Yazdı</h3>
<hr />
<p>Türkiye’de siyaset bazen rakiple değil, insanın kendi partisiyle yaptığı savaşa dönüşüyor.</p>
<p>Bugün yaşanan tam olarak bu.</p>
<p>CHP günlerdir <em><strong>“iktidar bize operasyon çekiyor”</strong></em> diyor.</p>
<p>Peki ortadaki tablo ne?</p>
<p>Şikâyet eden CHP’li.</p>
<p>Suçlayan CHP’li.</p>
<p>İfade veren CHP’li.</p>
<p>Mahkemeye taşıyan CHP’li.</p>
<p>Ama suçlu yine dış güçler.</p>
<p>Olur mu?</p>
<p>Oluyor.</p>
<p>Çünkü Türkiye’de siyaset artık gerçekle değil, algıyla yapılıyor.</p>
<p>CHP uzun süredir seçim kaybetmeyi normalleştirdi ama parti içi hesaplaşmayı hiçbir zaman yönetemedi.</p>
<p>Kazanın kapağı her seferinde daha sert açılıyor.</p>
<p>Şimdi de kurultay tartışması…</p>
<p>Bir taraf <em><strong>“şaibe yok”</strong></em> diyor.</p>
<p>Öteki taraf <em><strong>“irademiz çalındı”</strong> </em>diyor.</p>
<p>Ve iş dönüp dolaşıp mahkemenin önüne geliyor.</p>
<p>Sonra aynı CHP çıkıp diyor ki:<em><strong> “Yargı siyasallaştı.”</strong></em></p>
<p>İyi de…</p>
<p>Sorun partinin salonunda başladıysa, hakim ne yapsın?</p>
<p>Sırtını dönüp gitsin mi?</p>
<p>Türkiye’de muhalefetin en büyük problemi tam burada başlıyor.</p>
<p>Kendi krizini yönetemeyen bir yapı, ülke yönetimine talip oluyor.</p>
<p>Ve toplum şunu soruyor, <strong><em>“Sen kendi partinde düzen kuramamışken, devleti nasıl yöneteceksin?”</em></strong></p>
<p>Acı ama gerçek soru bu.</p>
<p><strong>Özgür Özel</strong>’in dili sert.</p>
<p><strong>Ekrem İmamoğlu</strong>’nun ekibi agresif.</p>
<p><strong>Kılıçdaroğlu</strong> cephesi kırgın.</p>
<p>Taban öfkeli.</p>
<p>Parti yönetimi ise sürekli <em><strong>“mağduruz”</strong> </em>tonunda.</p>
<p>Fakat siyaset sadece mağduriyetle yürümüyor.</p>
<p>Hele Türkiye’de hiç yürümüyor.</p>
<p>Çünkü seçmen artık bağıranı değil, kriz çözebilen siyasetçiyi arıyor.</p>
<p>CHP’nin yıllardır çözemediği mesele şu: <strong><em>Parti içinde demokrasi istiyorlar ama sonuç kendilerine çıkmayınca sistemi suçluyorlar.</em></strong></p>
<p>Bu yüzden toplumun önemli bir kısmı CHP’ye bakınca muhalefet değil, bitmeyen bir iç savaş görüyor.</p>
<p>Bir de şu gerçek var: <em><strong>Türk siyasetinde seçmen kavga izlemeyi sever ama kavga edenin ülke yönetmesini istemez.</strong></em></p>
<p>İşte CHP tam burada kaybediyor.</p>
<p>Her kriz sonunda aynı görüntü ortaya çıkıyor:</p>
<p>Mikrofonlar…</p>
<p>Bağrışmalar…</p>
<p><strong>“Darbe yapılıyor”</strong> açıklamaları…</p>
<p>Ve birbirini hain ilan eden partililer…</p>
<p>Sonra dönüp topluma <strong>“bize güvenin”</strong> çağrısı…</p>
<p>Kolay değil.</p>
<p>Çünkü güven dediğiniz şey sloganla değil, tutarlılıkla oluşur.</p>
<p>Şimdi herkesin merak ettiği soru şu: <em><strong>CHP bu krizden güçlenerek mi çıkacak…</strong></em></p>
<p>Yoksa kendi içinde büyüttüğü kavganın altında mı kalacak?</p>
<p>Türkiye izliyor.</p>
<p>Hem de artık sadece siyasi değil, psikolojik bir merakla izliyor.</p>
<p>Çünkü bazen bir partiyi rakibi değil…</p>
<p>Kendi aynası yorar.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/bir-partiyi-rakibi-degil-kendi-aynasi-yorar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ey CHP’li Kardeşim: Bir Dur, Bir Dinle, Bir Düşün!</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/ey-chpli-kardesim-bir-dur-bir-dinle-bir-dusun/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/ey-chpli-kardesim-bir-dur-bir-dinle-bir-dusun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 May 2026 09:54:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa.]]></category>
		<category><![CDATA[birlik ve beraberlik]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[feragat]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsal kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[ortak akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[sağduyu]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi istikrar]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi kriz]]></category>
		<category><![CDATA[sükunet]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[uzlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[yargı kararı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85673</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Şimdi bakınız, memleketin gündemi yine bir hayli hareketli. Herkes bir telden çalıyor, her kafadan bir ses çıkıyor. Ama bu seslerin arasında öyle bir tanesi var ki, kulak vermekte fayda var. Özellikle de CHP&#8217;ye gönül vermiş, bu partinin tarihine, misyonuna inanan her bir vatandaşımız için. Devlet Bahçeli çıktı, konuştu. Ne dedi? &#8220;CHP, Cumhuriyet&#8217;in &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="w-full mb-[1px] mt-0">
<h3 class="font-[600] py-[3px] text-[1.25em]" data-slate-node="element" data-anchor="eychp'likarde%C5%9Fim%2Cbirdurbak!neoluyorbumemlekette%3F" data-slug="eychp'likarde%C5%9Fim%2Cbirdurbak!neoluyorbumemlekette%3F0"><strong><span style="font-size: 16px;">Aziz Dağtekin Yazdı</span></strong></h3>
<hr />
<p class="font-[600] py-[3px] text-[1.25em]" data-slate-node="element" data-anchor="eychp'likarde%C5%9Fim%2Cbirdurbak!neoluyorbumemlekette%3F" data-slug="eychp'likarde%C5%9Fim%2Cbirdurbak!neoluyorbumemlekette%3F0"><span style="font-size: 16px; font-weight: 400;">Şimdi bakınız, memleketin gündemi yine bir hayli hareketli. Herkes bir telden çalıyor, her kafadan bir ses çıkıyor. Ama bu seslerin arasında öyle bir tanesi var ki, kulak vermekte fayda var. Özellikle de CHP&#8217;ye gönül vermiş, bu partinin tarihine, misyonuna inanan her bir vatandaşımız için.</span></p>
</div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Devlet Bahçeli çıktı, konuştu. Ne dedi? <strong><em>&#8220;CHP, Cumhuriyet&#8217;in kurulduğu günden bu yana var olan önemli siyasi bir kurumdur. Bu kurumun içinin karıştırılmasına, parçalanmasına, hukuki yönden zedelenmesine müsaade edilmemesini temenni ederiz.&#8221;</em></strong> dedi. Şimdi bu sözleri bir kenara yazalım. Neden mi? Çünkü bu sözler, sadece bir siyasi liderin beyanı değil, aynı zamanda bir realitenin altını çiziyor.</span></span></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><strong><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">Yargı Kararı ve Sükunet Çağrısı</span></strong></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Sonra ne oldu? Bir yargı kararı çıktı. Ve hemen ardından,<em><strong> &#8220;Yargı kararını tanımıyoruz</strong></em>&#8221; feryatları yükseldi. İşte tam bu noktada durup düşünmek lazım. Türkiye bir hukuk devleti mi, değil mi? Yargı bağımsız mı, tarafsız mı? Anayasamız ne diyor? <strong><em>&#8220;Yargı tarafsız ve bağımsızdır&#8221;</em></strong> diyor. Şimdi biz bu kararı tanımıyoruz dersek, nereye varırız? Kaosa mı? Kutuplaşmaya mı? Bu, CHP&#8217;nin tarihi misyonuna yakışır mı?</span></span></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Bahçeli&#8217;nin o <em><strong>&#8220;Direnmek yerine Türk siyasi hayatının asırlık çınarı olan CHP kurumsal kimliğini korumak herkes için esas olmalıdır&#8221;</strong></em> sözü, aslında hepimizin kulağına küpe olmalı. Direnmek yerine, sağduyu ile hareket etmek, hukuka uygun davranmak, sorumluluk bilinciyle meseleye yaklaşmak&#8230; İşte asıl mesele bu.</span></span></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><strong><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">Uzlaşma ve Ortak Akıl</span></strong></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Şimdi gelelim işin can alıcı noktasına. CHP&#8217;nin geleceği ne olacak? Sayın <strong>Kılıçdaroğlu</strong>&#8216;nun ve Sayın <strong>Özgür Özel</strong>&#8216;in açıklamaları, birlik çerçevesinde. Güzel. Ama bu birlik, sadece sözde mi kalacak, yoksa eyleme mi dönüşecek? <strong>Bahçeli</strong>&#8216;nin dediği gibi, <strong>&#8220;CHP&#8217;de ortak akıl egemen hale gelmelidir.&#8221;</strong> Bu, sadece iki liderin değil, tüm CHP camiasının, tüm CHP seçmeninin ortak paydası olmalı.</span></span></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"><em><strong>&#8220;Hukukun da cevaz verdiği çerçevede Sayın Özgür Özel ile görüşerek CHP&#8217;nin geleceğine ilişkin bir ortak formül oluşturmak amacıyla feragat ettiğini belirtmelidir.&#8221;</strong></em> <strong>Bahçeli</strong>&#8216;nin bu cümlesi aslında bir yol haritası sunuyor. Feragat, zayıflık değil, aksine büyüklüktür. Tarihi sorumluluktur. Ve bu, hem CHP&#8217;nin hem de ülkemizin yararına olacaktır.</span></span></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><strong><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">Türkiye Hepimizin</span></strong></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Unutmayalım ki, etrafımız ateş çemberiyle sarılı. Böyle bir atmosferde, siyasi kaosa sebebiyet verecek güç kavgaları, hizip çatışmaları, parçalanmalar, ufalanmalar&#8230; Bunlar ne siyasete ne de demokrasiye hizmet eder. Aksine, telafisi imkansız yaralar açar.</span></span></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">CHP&#8217;nin kurumsal kimliğine, mirasına ve tabanına karşı ihanet noktasına evrilebilecek bir tavır, CHP&#8217;ye hizmet etmiş insanlar için ağır bir yük olacaktır. Bu aşamada tek yol uzlaşmak. Uzlaşmanın temel unsuru da tahriklerden kaçınmak, feragat ve sorumluluk duygusuyla hareket etmektir.</span></span></div>
<div class="w-full my-[1px]" data-slate-fragment="%5B%7B%22type%22%3A%22heading%22%2C%22level%22%3A3%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Ey%20CHP'li%20Karde%C5%9Fim%2C%20Bir%20Dur%20Bak!%20Ne%20Oluyor%20Bu%20Memlekette%3F%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22%C5%9Eimdi%20bak%C4%B1n%C4%B1z%2C%20memleketin%20g%C3%BCndemi%20yine%20bir%20hayli%20hareketli.%20Herkes%20bir%20telden%20%C3%A7al%C4%B1yor%2C%20her%20kafadan%20bir%20ses%20%C3%A7%C4%B1k%C4%B1yor.%20Ama%20bu%20seslerin%20aras%C4%B1nda%20%C3%B6yle%20bir%20tanesi%20var%20ki%2C%20kulak%20vermekte%20fayda%20var.%20%C3%96zellikle%20de%20CHP'ye%20g%C3%B6n%C3%BCl%20vermi%C5%9F%2C%20bu%20partinin%20tarihine%2C%20misyonuna%20inanan%20her%20bir%20vatanda%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%20i%C3%A7in.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Devlet%20Bah%C3%A7eli%20%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1%2C%20konu%C5%9Ftu.%20Ne%20dedi%3F%20%5C%22CHP%2C%20Cumhuriyet'in%20kuruldu%C4%9Fu%20g%C3%BCnden%20bu%20yana%20var%20olan%20%C3%B6nemli%20siyasi%20bir%20kurumdur.%20Bu%20kurumun%20i%C3%A7inin%20kar%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1na%2C%20par%C3%A7alanmas%C4%B1na%2C%20hukuki%20y%C3%B6nden%20zedelenmesine%20m%C3%BCsaade%20edilmemesini%20temenni%20ederiz.%5C%22%20dedi.%20%C5%9Eimdi%20bu%20s%C3%B6zleri%20bir%20kenara%20yazal%C4%B1m.%20Neden%20mi%3F%20%C3%87%C3%BCnk%C3%BC%20bu%20s%C3%B6zler%2C%20sadece%20bir%20siyasi%20liderin%20beyan%C4%B1%20de%C4%9Fil%2C%20ayn%C4%B1%20zamanda%20bir%20realitenin%20alt%C4%B1n%C4%B1%20%C3%A7iziyor.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Yarg%C4%B1%20Karar%C4%B1%20ve%20S%C3%BCkunet%20%C3%87a%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B1%22%2C%22bold%22%3Atrue%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Sonra%20ne%20oldu%3F%20Bir%20yarg%C4%B1%20karar%C4%B1%20%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1.%20Ve%20hemen%20ard%C4%B1ndan%2C%20%5C%22Yarg%C4%B1%20karar%C4%B1n%C4%B1%20tan%C4%B1m%C4%B1yoruz%5C%22%20feryatlar%C4%B1%20y%C3%BCkseldi.%20%C4%B0%C5%9Fte%20tam%20bu%20noktada%20durup%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnmek%20laz%C4%B1m.%20T%C3%BCrkiye%20bir%20hukuk%20devleti%20mi%2C%20de%C4%9Fil%20mi%3F%20Yarg%C4%B1%20ba%C4%9F%C4%B1ms%C4%B1z%20m%C4%B1%2C%20tarafs%C4%B1z%20m%C4%B1%3F%20Anayasam%C4%B1z%20ne%20diyor%3F%20%5C%22Yarg%C4%B1%20tarafs%C4%B1z%20ve%20ba%C4%9F%C4%B1ms%C4%B1zd%C4%B1r%5C%22%20diyor.%20%C5%9Eimdi%20biz%20bu%20karar%C4%B1%20tan%C4%B1m%C4%B1yoruz%20dersek%2C%20nereye%20var%C4%B1r%C4%B1z%3F%20Kaosa%20m%C4%B1%3F%20Kutupla%C5%9Fmaya%20m%C4%B1%3F%20Bu%2C%20CHP'nin%20tarihi%20misyonuna%20yak%C4%B1%C5%9F%C4%B1r%20m%C4%B1%3F%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Bah%C3%A7eli'nin%20o%20%5C%22Direnmek%20yerine%20T%C3%BCrk%20siyasi%20hayat%C4%B1n%C4%B1n%20as%C4%B1rl%C4%B1k%20%C3%A7%C4%B1nar%C4%B1%20olan%20CHP%20kurumsal%20kimli%C4%9Fini%20korumak%20herkes%20i%C3%A7in%20esas%20olmal%C4%B1d%C4%B1r%5C%22%20s%C3%B6z%C3%BC%2C%20asl%C4%B1nda%20hepimizin%20kula%C4%9F%C4%B1na%20k%C3%BCpe%20olmal%C4%B1.%20Direnmek%20yerine%2C%20sa%C4%9Fduyu%20ile%20hareket%20etmek%2C%20hukuka%20uygun%20davranmak%2C%20sorumluluk%20bilinciyle%20meseleye%20yakla%C5%9Fmak...%20%C4%B0%C5%9Fte%20as%C4%B1l%20mesele%20bu.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Uzla%C5%9Fma%20ve%20Ortak%20Ak%C4%B1l%22%2C%22bold%22%3Atrue%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22%C5%9Eimdi%20gelelim%20i%C5%9Fin%20can%20al%C4%B1c%C4%B1%20noktas%C4%B1na.%20CHP'nin%20gelece%C4%9Fi%20ne%20olacak%3F%20Say%C4%B1n%20K%C4%B1l%C4%B1%C3%A7daro%C4%9Flu'nun%20ve%20Say%C4%B1n%20%C3%96zg%C3%BCr%20%C3%96zel'in%20a%C3%A7%C4%B1klamalar%C4%B1%2C%20birlik%20%C3%A7er%C3%A7evesinde.%20G%C3%BCzel.%20Ama%20bu%20birlik%2C%20sadece%20s%C3%B6zde%20mi%20kalacak%2C%20yoksa%20eyleme%20mi%20d%C3%B6n%C3%BC%C5%9Fecek%3F%20Bah%C3%A7eli'nin%20dedi%C4%9Fi%20gibi%2C%20%5C%22CHP'de%20ortak%20ak%C4%B1l%20egemen%20hale%20gelmelidir.%5C%22%20Bu%2C%20sadece%20iki%20liderin%20de%C4%9Fil%2C%20t%C3%BCm%20CHP%20camias%C4%B1n%C4%B1n%2C%20t%C3%BCm%20CHP%20se%C3%A7meninin%20ortak%20paydas%C4%B1%20olmal%C4%B1.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22%5C%22Hukukun%20da%20cevaz%20verdi%C4%9Fi%20%C3%A7er%C3%A7evede%20Say%C4%B1n%20%C3%96zg%C3%BCr%20%C3%96zel%20ile%20g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Ferek%20CHP'nin%20gelece%C4%9Fine%20ili%C5%9Fkin%20bir%20ortak%20form%C3%BCl%20olu%C5%9Fturmak%20amac%C4%B1yla%20feragat%20etti%C4%9Fini%20belirtmelidir.%5C%22%20Bu%20c%C3%BCmle%2C%20asl%C4%B1nda%20bir%20yol%20haritas%C4%B1%20sunuyor.%20Feragat%2C%20zay%C4%B1fl%C4%B1k%20de%C4%9Fil%2C%20aksine%20b%C3%BCy%C3%BCkl%C3%BCkt%C3%BCr.%20Tarihi%20sorumluluktur.%20Ve%20bu%2C%20hem%20CHP'nin%20hem%20de%20%C3%BClkemizin%20yarar%C4%B1na%20olacakt%C4%B1r.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22T%C3%BCrkiye%20Hepimizin%22%2C%22bold%22%3Atrue%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Unutmayal%C4%B1m%20ki%2C%20etraf%C4%B1m%C4%B1z%20ate%C5%9F%20%C3%A7emberiyle%20sar%C4%B1l%C4%B1.%20B%C3%B6yle%20bir%20atmosferde%2C%20siyasi%20kaosa%20sebebiyet%20verecek%20g%C3%BC%C3%A7%20kavgalar%C4%B1%2C%20hizip%20%C3%A7at%C4%B1%C5%9Fmalar%C4%B1%2C%20par%C3%A7alanmalar%2C%20ufalanmalar...%20Bunlar%20ne%20siyasete%20ne%20de%20demokrasiye%20hizmet%20eder.%20Aksine%2C%20telafisi%20imkans%C4%B1z%20yaralar%20a%C3%A7ar.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22CHP'nin%20kurumsal%20kimli%C4%9Fine%2C%20miras%C4%B1na%20ve%20taban%C4%B1na%20kar%C5%9F%C4%B1%20ihanet%20noktas%C4%B1na%20evrilebilecek%20bir%20tav%C4%B1r%2C%20CHP'ye%20hizmet%20etmi%C5%9F%20insanlar%20i%C3%A7in%20a%C4%9F%C4%B1r%20bir%20y%C3%BCk%20olacakt%C4%B1r.%20Bu%20a%C5%9Famada%20tek%20yol%20uzla%C5%9Fmak.%20Uzla%C5%9Fman%C4%B1n%20temel%20unsuru%20da%20tahriklerden%20ka%C3%A7%C4%B1nmak%2C%20feragat%20ve%20sorumluluk%20duygusuyla%20hareket%20etmektir.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22T%C3%BCrkiye%2C%20demokratik%20bir%20hukuk%20devletidir.%20G%C3%BC%C3%A7l%C3%BC%20bir%20siyasi%20k%C3%BClt%C3%BCre%20sahiptir.%20Ve%20en%20%C3%B6nemlisi%2C%20T%C3%BCrkiye%20hepimizindir.%20Bu%20anlay%C4%B1%C5%9Fla%2C%20kurallar%20ve%20kurumlar%20%C3%A7er%C3%A7evesinde%2C%20sa%C4%9Fduyuyla%2C%20birlik%20ve%20dayan%C4%B1%C5%9Fmayla%20hareket%20edilmesi%20ve%20CHP'nin%20gelece%C4%9Finde%20uzla%C5%9F%C4%B1lmas%C4%B1%20en%20hay%C4%B1rl%C4%B1%20yol%20olacakt%C4%B1r.%20Ey%20CHP'li%20karde%C5%9Fim%2C%20bir%20dur%2C%20bir%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCn.%20Bu%20memleket%20hepimizin.%20Ve%20bu%20parti%2C%20hepimizin%20emaneti.%22%7D%5D%7D%5D">
<p class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Türkiye, demokratik bir hukuk devletidir. Güçlü bir siyasi kültüre sahiptir. Ve en önemlisi, Türkiye hepimizindir. Bu anlayışla, kurallar ve kurumlar çerçevesinde, sağduyuyla, birlik ve dayanışmayla hareket edilmesi ve CHP&#8217;nin geleceğinde uzlaşılması en hayırlı yol olacaktır. Ey CHP&#8217;li kardeşim, bir dur, bir düşün. Bu memleket sağlı-sollu hepimizin. Ve bu parti, yine sağlı-sollu hepimizin emaneti.</span></span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/ey-chpli-kardesim-bir-dur-bir-dinle-bir-dusun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kılıçdaroğlu’nun “Arınma” Mesajı Parti İçindeki Fay Hatlarını Patlattı</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/kilicdaroglunun-arinma-mesaji-parti-icindeki-fay-hatlarini-patlatti/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/kilicdaroglunun-arinma-mesaji-parti-icindeki-fay-hatlarini-patlatti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 May 2026 08:39:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara kulisleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ayağa Kalkın manifestosu]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[CHP arınma mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[CHP delegeleri]]></category>
		<category><![CDATA[CHP hizip savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[CHP iç savaş]]></category>
		<category><![CDATA[CHP ideolojik kırılma]]></category>
		<category><![CDATA[CHP krizi]]></category>
		<category><![CDATA[CHP manifesto]]></category>
		<category><![CDATA[CHP parti içi kavga]]></category>
		<category><![CDATA[CHP son dakika]]></category>
		<category><![CDATA[CHP tabanı]]></category>
		<category><![CDATA[CHP tartışma]]></category>
		<category><![CDATA[CHP yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[CHP’de bölünme iddiası]]></category>
		<category><![CDATA[CHP’de değişim]]></category>
		<category><![CDATA[CHP’de hesaplaşma]]></category>
		<category><![CDATA[CHP’de kriz büyüyor]]></category>
		<category><![CDATA[CHP’de tasfiye]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Kılıçdaroğlu açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset gündemi]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi manifesto]]></category>
		<category><![CDATA[Türk siyaseti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85661</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) bugün, uzun zamandır görmediği bir fırtınanın tam merkezinde. Bir yanda &#8220;partinin ideolojik hattından koparıldığını&#8221; savunan ve örgüte &#8220;Ayağa kalkın&#8221; çağrısı yapan bir manifesto; diğer yanda ise partiyi &#8220;emanet&#8221; olarak tanımlayıp &#8220;Bu ulu çınarın gölgesi haramın sığınağı olamaz&#8221; diyerek yönetimi isim vermeden hedef tahtasına oturtan eski Genel Başkan Kemal &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 data-path-to-node="3"><strong>Aziz Dağtekin Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p data-path-to-node="3">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) bugün, uzun zamandır görmediği bir fırtınanın tam merkezinde. Bir yanda <strong><em>&#8220;partinin ideolojik hattından koparıldığını&#8221;</em></strong> savunan ve örgüte <strong>&#8220;Ayağa kalkın&#8221;</strong> çağrısı yapan bir manifesto; diğer yanda ise partiyi <strong>&#8220;emanet&#8221;</strong> olarak tanımlayıp <em><strong>&#8220;Bu ulu çınarın gölgesi haramın sığınağı olamaz&#8221;</strong></em> diyerek yönetimi isim vermeden hedef tahtasına oturtan eski Genel Başkan <strong>Kemal Kılıçdaroğlu.</strong></p>
<p data-path-to-node="4">CHP içinde taşlar yerinden oynuyor. Peki, bu sadece bir <em><strong>&#8220;eski genel başkan-yeni genel başkan&#8221;</strong></em> çekişmesi mi, yoksa partinin genetik kodlarında yaşanan bir kırılma mı?</p>
<p data-path-to-node="5"><b data-path-to-node="5" data-index-in-node="0">&#8220;Ayağa Kalkın&#8221; Çığlığı ve Siyasetsizlik Eleştirisi</b> Ortaya atılan manifesto, sıradan bir parti içi eleştiri metni değil. <strong>&#8220;Siyasetsizlik&#8221;</strong> vurgusuyla, mevcut yönetimin partiyi iktidar alternatifi olmaktan uzaklaştırdığı iddia ediliyor. En dikkat çekici nokta ise; ittifak ortaklarından yapılan <strong>&#8220;transferler&#8221;</strong> üzerinden dile getirilen ahlaki sorgulama. <strong><em>&#8220;Geleni bağrına basıyorsan, gidene sesini çıkaramazsın&#8221;</em></strong> cümlesi, aslında sadece bir eleştiri değil; partinin ideolojik omurgasının zayıfladığına dair bir uyarı çanı.</p>
<p data-path-to-node="6"><b data-path-to-node="6" data-index-in-node="0">Kılıçdaroğlu’nun &#8220;Arınma&#8221; Resti</b></p>
<p data-path-to-node="6">Kılıçdaroğlu’nun sosyal medya üzerinden paylaştığı video, sessizliğini bozmasının ötesinde bir anlam taşıyor.<strong><em> &#8220;Emanete kara çalınamaz&#8221;</em></strong> ve <em><strong>&#8220;Gerektiğinde arınmayı da bilir&#8221;</strong></em> ifadeleri, mevcut yönetime doğrudan bir mesajdır. Kılıçdaroğlu, partinin temiz kalması adına bir<strong><em> &#8220;temizlik operasyonuna&#8221;</em></strong> ihtiyaç duyulduğunu, yani bir nevi <strong>&#8220;özüne dönme&#8221;</strong> hareketinin şart olduğunu ima ediyor.</p>
<p data-path-to-node="7">Yayınlanan <strong>&#8220;arınma&#8221;</strong> videosunun <strong>Ali Öztunç, Faik Öztrak</strong> gibi etkili ve tecrübeli isimler tarafından paylaşılması, CHP’nin içindeki fay hattının tahmin edilenden çok daha derin olduğunu gösteriyor. Bir yanda <strong>&#8220;güzel yaşlanma&#8221;</strong> göndermeleriyle <strong>Kılıçdaroğlu</strong>’nu saf dışı bırakmaya çalışanlar, diğer yanda <em><strong>&#8220;disiplin süreçleri işletilsin&#8221;</strong> </em>diyen keskin kalemler&#8230;</p>
<p data-path-to-node="8"><b data-path-to-node="8" data-index-in-node="0">CHP’yi Neler Bekliyor?</b></p>
<p data-path-to-node="8">CHP, bir yol ayrımında. Ya manifesto ve Kılıçdaroğlu’nun söylemleriyle tetiklenen bir <strong>&#8220;iç hesaplaşma&#8221;</strong> sürecine girerek ideolojik bir yenilenme yaşayacak ya da bu kutuplaşma parti bünyesinde daha büyük bir fraksiyonlaşmaya (parçalanmaya) yol açacak.</p>
<p data-path-to-node="9">Disiplin tartışmaları, ihraç çağrıları ve vekiller arasındaki sosyal medya atışmaları; partinin enerjisini dışarıya, yani iktidara karşı kullanmak yerine kendi içine hapsetmesine neden oluyor. Ancak unutulmamalıdır ki; tarihin her döneminde kendi iç meselelerini <strong>&#8220;devrimci bir iradeyle&#8221;</strong> çözemeyen yapılar, halk nezdinde inandırıcılıklarını yitirmişlerdir.</p>
<p data-path-to-node="10">Bugün CHP’de yaşananlar sadece bir <strong>&#8220;koltuk savaşı&#8221;</strong> gibi görünse de aslında daha derin bir çatışmanın habercisi: <b data-path-to-node="10" data-index-in-node="112">Parti, &#8220;eski alışkanlıkları&#8221; </b>ile<b data-path-to-node="10" data-index-in-node="112"> &#8220;yeni arayışları&#8221; </b>arasında bir denge mi kuracak, yoksa bu fırtına ulu çınarı sarsmaya devam mı edecek?</p>
<p data-path-to-node="11">CHP yönetimi için soru artık çok net: Kendi tabanınızdan gelen bu <strong>&#8220;ayağa kalkın&#8221;</strong> sesini bir tehdit olarak mı göreceksiniz, yoksa bu bir <strong>&#8220;yeniden doğuş&#8221;</strong> için son şans mı?</p>
<p data-path-to-node="12">Siyaset, susanları asla affetmez. Bugünün suskunları, yarının <strong>&#8220;çöküşünün ortakları&#8221;</strong> olarak tarih sayfalarına geçecektir. Soru şu: <strong><em>Tarih bu günleri nasıl yazacak?</em></strong> Bir <strong>&#8220;yenilenme hikayesi&#8221;</strong> mi, yoksa bir <strong>&#8220;dağılma senaryosu&#8221;</strong> mu?</p>
<p data-path-to-node="13">Bekleyip göreceğiz. Ancak görünen o ki, CHP’de sular durulmayacak; aksine, fırtınanın en şiddetli anı henüz başlamadı bile.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/kilicdaroglunun-arinma-mesaji-parti-icindeki-fay-hatlarini-patlatti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Dünyasında Büyük Uyanış!</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/turk-dunyasinda-buyuk-uyanis/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/turk-dunyasinda-buyuk-uyanis/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 May 2026 08:32:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[dijital bağımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Ebu Müslim Horasani]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek vizyonu]]></category>
		<category><![CDATA[jeopolitik]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel birlik]]></category>
		<category><![CDATA[küresel güç dengesi]]></category>
		<category><![CDATA[millî teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ortak akıl]]></category>
		<category><![CDATA[ortak dil]]></category>
		<category><![CDATA[ortak savunma]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma sanayii]]></category>
		<category><![CDATA[stratejik birlik]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji bağımsızlığı]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Türk devletleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk medeniyeti]]></category>
		<category><![CDATA[veri güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85605</guid>

					<description><![CDATA[AZİZ DAĞTEKİN İLE PAZAR SOHBETİ “Dostunu uzaklaştıran milletler, düşmanlarının planında kaybolur…” Tarih bazen bir devletin nasıl yükseldiğini değil, neden çöktüğünü anlatır. Çünkü çöküşler, zaferlerden daha öğreticidir. Abbasi Devleti’nin kurucularından Ebu Müslim Horasani’ye atfedilen o söz bugün yalnızca bir tarih notu değil, adeta çağımıza bırakılmış stratejik bir uyarıdır:  “Dostlarını uzaklaştırdılar… Düşmanlarını yakın tuttular… Sonunda ikisi de &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>AZİZ DAĞTEKİN İLE PAZAR SOHBETİ</strong><br />
<strong>“Dostunu uzaklaştıran milletler, düşmanlarının planında kaybolur…”</strong></p>
<p>Tarih bazen bir devletin nasıl yükseldiğini değil, neden çöktüğünü anlatır. Çünkü çöküşler, zaferlerden daha öğreticidir. Abbasi Devleti’nin kurucularından Ebu Müslim Horasani’ye atfedilen o söz bugün yalnızca bir tarih notu değil, adeta çağımıza bırakılmış stratejik bir uyarıdır:</p>
<p><strong> “Dostlarını uzaklaştırdılar… Düşmanlarını yakın tuttular… Sonunda ikisi de düşman safında birleşince yıkım kaçınılmaz oldu.”</strong></p>
<p>Bugün dünya yeni bir kırılmanın eşiğinde…<br />
Haritalar değişmiyor belki ama güç dengeleri değişiyor.<br />
Savaş artık sadece tankla, tüfekle yapılmıyor.<br />
Yapay zekayla yapılıyor…<br />
Çiple yapılıyor…<br />
Dil ile, kültür ile, ekonomi ile, enerji ile yapılıyor…</p>
<p>Ve tam da bu çağda Türk dünyasının önünde tarihi bir soru duruyor: <strong>Birbirine sırtını dönen Türk devletleri mi olacak, yoksa birbirine omuz veren bir medeniyet ittifakı mı doğacak?</strong></p>
<p>Bugün açık konuşmak gerekiyor.<br />
Türk milletinin en büyük kaybı, gücünün farkında olmamasıdır. Çünkü Adriyatik’ten Çin Seddine kadar uzanan coğrafyada aynı kökten gelen milyonlarca insan; ayrı bayraklar altında yaşasa da aynı tarih hafızasını taşımaktadır.</p>
<p>Ancak mesele romantik sloganlar değil…<br />
Mesele stratejik birliktir.</p>
<p>Türk dünyası eğer gerçekten ayağa kalkmak istiyorsa önce şu dört cephede ortak akıl üretmelidir:</p>
<ul>
<li><strong>Dilde birlik</strong></li>
<li><strong>Fikirde birlik</strong></li>
<li><strong>Bilimde birlik</strong></li>
<li><strong>Teknolojide birlik</strong></li>
</ul>
<p>Çünkü artık çağın süper güçleri petrol kuyularından değil, veri merkezlerinden çıkıyor.</p>
<p>Bir ülkenin tankı olabilir…<br />
Ama çipi yoksa bağımsız değildir.</p>
<p>Ordusu güçlü olabilir…<br />
Ama yazılımı başkasınınsa özgür değildir.</p>
<p>Bugün dünyanın büyük güçleri, başka milletlerin çocuklarına kendi dilini öğretirken; Türk dünyası hâlâ birbirini tercümanla anlamaya çalışıyorsa burada ciddi bir stratejik eksiklik vardır.</p>
<p><em><strong>Neden ortak bir Türk teknoloji ajansı kurulmasın?</strong></em><br />
<em><strong>Neden Türk devletleri ortak yapay zeka altyapısı oluşturmasın?</strong></em><br />
<em><strong>Neden savunma sanayiinde ortak üretim zinciri kurulmasın?</strong></em><br />
<em><strong>Neden genç bilim insanları tek bir çatı altında buluşmasın?</strong></em></p>
<p>Bugün NATO sadece askeri bir yapı değildir. Aynı zamanda ortak strateji merkezidir. Eğer Türk dünyası kendi güvenliğini, ekonomisini ve geleceğini başkalarının planlarına teslim etmek istemiyorsa; duygusal değil akılcı bir birlik inşa etmek zorundadır.</p>
<p>Bu bir savaş çağrısı değil…<br />
Bu bir uyanış çağrısıdır.</p>
<p>Çünkü dünya artık iyi niyetle değil, güç dengesiyle yönetiliyor.</p>
<p>Birlik kuramayan toplumlar, başkalarının kurduğu masalarda sadece seyirci olur.<br />
Kendi teknolojisini üretmeyen milletler, başka devletlerin dijital sömürgesi hâline gelir.<br />
Kendi diline sahip çıkmayan toplumlar ise zamanla kendi hafızasını kaybeder.</p>
<p><strong>Ve unutulmamalıdır!</strong></p>
<p>Tarihte Türk’ün en büyük zaferleri, birbirine omuz verdiği dönemlerde yazılmıştır.<br />
En ağır yenilgileri ise birbirine sırt çevirdiği zamanlarda yaşanmıştır.</p>
<p>Artık mesele hamaset değil, gelecek meselesidir.<br />
Çünkü 21. yüzyılda ayakta kalacak milletler; toprağını değil aklını koruyabilen milletler olacaktır.</p>
<p>Belki de artık şu soruyu yüksek sesle sormanın zamanı gelmiştir. <strong>Türk dünyası, başkalarının kurduğu düzenin parçası mı olacak…</strong><br />
<strong>Yoksa kendi medeniyet eksenini kuran küresel bir güç mü olacak?</strong></p>
<p>İşte asıl Pazar sohbeti budur.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/turk-dunyasinda-buyuk-uyanis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Boşanmak mı daha zor, yoksa partiden ihraç etmek mi?</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/bosanmak-mi-daha-zor-yoksa-partiden-ihrac-etmek-mi/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/bosanmak-mi-daha-zor-yoksa-partiden-ihrac-etmek-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2026 05:46:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Karikatür Köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[aile kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[belediye başkanları]]></category>
		<category><![CDATA[belediye bütçesi]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma tartışması]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[CHP belediyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[CHP politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[Disiplin Kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[dürüst siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[gündem yaratan açıklama]]></category>
		<category><![CDATA[halkın vicdanı]]></category>
		<category><![CDATA[kamu kaynakları]]></category>
		<category><![CDATA[kararlı duruş]]></category>
		<category><![CDATA[millet iradesi]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[parti içi tartışma]]></category>
		<category><![CDATA[şaibeli harcamalar]]></category>
		<category><![CDATA[sandık mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[seçim gündemi]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi etik]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi kriz]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi polemik]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi sadakat]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[yerel yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[Yolsuzluk iddiaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85553</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Siyaset tarihimiz çok ilginç vaatlere, akla hayale gelmez sloganlara şahitlik etti ama CHP Lideri Özgür Özel&#8217;in belediye başkanına açık kaynaktan seslenerek, &#8220;Gerekirse kocanı boşa, partiyi bırakma&#8221; cümlesi, absürtlükler galerisinde en üst sıraya yerleşti. Bir yanda aile kurumunu siyasi sadakat uğruna feda etmeyi öneren bir anlayış, diğer yanda ise &#8220;yolsuzluk&#8221; ve &#8220;şaibeli harcama&#8221; iddialarıyla &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 data-path-to-node="3"><b data-path-to-node="3" data-index-in-node="0">Aziz DAĞTEKİN</b></h3>
<hr />
<p data-path-to-node="4">Siyaset tarihimiz çok ilginç vaatlere, akla hayale gelmez sloganlara şahitlik etti ama CHP Lideri Özgür Özel&#8217;in belediye başkanına açık kaynaktan seslenerek, <strong>&#8220;Gerekirse kocanı boşa, partiyi bırakma</strong>&#8221; cümlesi, absürtlükler galerisinde en üst sıraya yerleşti.</p>
<p data-path-to-node="5">Bir yanda aile kurumunu siyasi sadakat uğruna feda etmeyi öneren bir anlayış, diğer yanda ise<strong> &#8220;yolsuzluk&#8221; </strong>ve<strong> &#8220;şaibeli harcama&#8221;</strong> iddialarıyla adı anılan belediye başkanlarına gösterilen o meşhur müsamaha&#8230;</p>
<p data-path-to-node="6">Özggür Özel&#8217;e sormak lazım: Bir kadının yıllarını verdiği eşinden boşanması, hukuki ve manevi yüküyle bazen yıllar sürerken; halkın parasını çarçur ettiği iddia edilen onlarca belediye başkanını partiden ihraç etmek neden sadece <b data-path-to-node="6" data-index-in-node="211">&#8220;iki dakikalık&#8221;</b> bir disiplin kurulu kararına sığdırılamıyor?</p>
<p data-path-to-node="7">Özgür Bey’e göre <strong>&#8220;evlilik akdi&#8221;</strong> siyasi aidiyetten daha kolay feshedilebilir bir şey mi? Eğer öyleyse, toplumun temel taşı olan aileye bakış açınız ile halkın emaneti olan belediye bütçelerine bakış açınız arasındaki bu uçurum neden?</p>
<p data-path-to-node="8"><b data-path-to-node="8" data-index-in-node="0"><img decoding="async" class="alignnone wp-image-54231 size-full" src="https://www.aybuketurkhaber.com/wp-content/uploads/2026/05/chpde-bosanma-stratejisi.jpg" alt="" width="1024" height="559" />Mesele şu:</b> Halk, başkanlarından <strong>&#8220;boşanma tavsiyesi&#8221;</strong> değil, yolsuzluk iddiaları karşısında &#8220;kararlı bir duruş&#8221; bekliyor. Karikatürdeki teyzenin sorduğu o basit soru aslında milletin vicdanının sesidir: <b data-path-to-node="8" data-index-in-node="201">&#8220;Kocayı boşamak kolay da, siz bu şaibeleri ne zaman boşayacaksınız?&#8221;</b></p>
<p data-path-to-node="9">Siyasette asıl sadakat eşe ya da koltuğa değil, millete ve dürüstlüğe olmalıdır. Aksi takdirde, sandık günü geldiğinde millet de o partiden <strong>&#8220;boşanmakta&#8221;</strong> hiç tereddüt etmez!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/bosanmak-mi-daha-zor-yoksa-partiden-ihrac-etmek-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Stratejinin Çöküşü, Hürmüz’deki Tiyatro Ve Türkiye’nin Süpersonik Şahlanışı!</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/stratejinin-cokusu-hurmuzdeki-tiyatro-ve-turkiyenin-supersonik-sahlanisi/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/stratejinin-cokusu-hurmuzdeki-tiyatro-ve-turkiyenin-supersonik-sahlanisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 May 2026 20:31:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Arz-ı Mevud]]></category>
		<category><![CDATA[Askerî teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[balistik füze]]></category>
		<category><![CDATA[Çin]]></category>
		<category><![CDATA[emperyalizm]]></category>
		<category><![CDATA[enerji savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[hipersonik füze]]></category>
		<category><![CDATA[Hürmüz Boğazı]]></category>
		<category><![CDATA[iran]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[jeopolitik]]></category>
		<category><![CDATA[jeostrateji]]></category>
		<category><![CDATA[küresel güç]]></category>
		<category><![CDATA[mazlumların sesi]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu]]></category>
		<category><![CDATA[SAHA Expo]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma sanayii]]></category>
		<category><![CDATA[stratejik caydırıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Türk savunma sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’nin yükselişi]]></category>
		<category><![CDATA[yeni dünya düzeni]]></category>
		<category><![CDATA[yerli ve milli teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Yıldırımhan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85539</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Küresel satranç tahtasında hamleler artık gizli kapılar ardında değil, bizzat namluların ucunda yapılıyor. Ancak her zaman olduğu gibi, &#8220;evdeki hesap çarşıya uymadı.&#8221; Bugün Orta Doğu’da izlediğimiz gerilim, aslında göründüğünden çok daha derin bir ekonomik boğma operasyonunun parçasıdır. Hürmüz’deki &#8220;Uranyum&#8221; Tiyatrosu ve Çin Kıskacı ABD ve onun bölgedeki aparatı İsrail’in asıl derdi ne &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p>Küresel satranç tahtasında hamleler artık gizli kapılar ardında değil, bizzat namluların ucunda yapılıyor. Ancak her zaman olduğu gibi, <strong>&#8220;evdeki hesap çarşıya uymadı.&#8221;</strong> Bugün Orta Doğu’da izlediğimiz gerilim, aslında göründüğünden çok daha derin bir ekonomik boğma operasyonunun parçasıdır.</p>
<p><strong>Hürmüz’deki &#8220;Uranyum&#8221; Tiyatrosu ve Çin Kıskacı</strong></p>
<p>ABD ve onun bölgedeki aparatı İsrail’in asıl derdi ne demokrasi ne de nükleer tehdit. Asıl hedef; Hürmüz Boğazı’nı uranyum bahanesiyle abluka altına alıp, İran’ı nefessiz bırakırken dünyanın en büyük enerji tüketicisi Çin’i köşeye sıkıştırmak. Washington’un planı netti: İran petrolünün vanasını kapat, Çin’i aç bırak ve Pekin’i Venezuela petrolüne mahkûm ederek kendi şartlarını dikte et.</p>
<p>Bu, tek taşla iki kuş vurma girişimiydi. Ancak bu <strong>&#8220;tiyatro&#8221;</strong>, beklenen alkışı almadı. ABD’nin bölgedeki karizması, planladığı o meşhur abluka senaryosuyla birlikte çizildi. İsrail’in o <strong>&#8220;Arz-ı Mevud&#8221;</strong> düşleri ise, bölgenin sert gerçekliğine çarparak bir kez daha başka bir bahara ertelendi.</p>
<p><strong>Türkiye: Oyun Kurucu ve Savaş Bitirici</strong></p>
<p>Batı bu toz duman içinde kendi oyununu oynamaya çalışırken, kuzeyde bambaşka bir güç merkezi yükseliyor: **Türkiye.** Ankara artık sadece masada değil, sahada da oyunun kuralını koyan tarafta. Savunma sanayiinde atılan dev adımlar, sadece birer <strong>&#8220;teknolojik başarı&#8221;</strong> değil, aynı zamanda jeopolitik birer mühürdür.</p>
<p><strong>Sesten 9 Kat Hızlı (Hipersonik) Güç</strong></p>
<p>Türkiye’nin duyurduğu 6000 kilometre menzilli ve sesten 9 kat daha hızlı olan hipersonik füze teknolojisi, bölgedeki tüm hava savunma sistemlerini birer &#8220;hurda yığınına&#8221; çevirecek güçtedir.</p>
<p><strong>Motor Teknolojisinde Tam Bağımsızlık</strong></p>
<p>İki yeni uçak motorunun üretilmesiyle birlikte, Türkiye&#8217;nin savunmadaki dışa bağımlılığı tarihin tozlu raflarına kaldırılmıştır.</p>
<p><strong> Mazlumların Gür Sesi</strong></p>
<p>Bu teknolojik üstünlük, sadece bir gövde gösterisi değildir. Türkiye, elindeki bu caydırıcı güçle bölgedeki adaletsiz savaşların bitişini belirleyen asıl aktör konumuna yükselmiştir. 6000 kilometrelik menzil, sadece bir rakam değil; adaletin ulaştığı yeni sınırları temsil etmektedir.</p>
<p>ABD ve aparatlarının kurduğu o <strong>&#8220;Hürmüz Tiyatrosu&#8221;</strong> çökerken; yerli ve milli teknolojisiyle şahlanan Türkiye, sadece kendi sınırlarını korumakla kalmıyor, aynı zamanda dünya mazlumlarının <strong>&#8220;Gür Sesi&#8221;</strong> olmaya devam ediyor.</p>
<p>Kısacası; emperyalist rüyalar Hürmüz’ün sularına gömülürken, Anadolu’dan yükselen o süpersonik ıslık, yeni dünyanın ayak sesidir.<br />
<strong>Oyun bozuldu, yeni sözü Türkiye söylüyor!</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/stratejinin-cokusu-hurmuzdeki-tiyatro-ve-turkiyenin-supersonik-sahlanisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İslam ahlakı ışığında işçi hakları, sömürü ve toplumsal sessizliğe dair bir muhasebe</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/islam-ahlaki-isiginda-isci-haklari-somuru-ve-toplumsal-sessizlige-dair-bir-muhasebe/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/islam-ahlaki-isiginda-isci-haklari-somuru-ve-toplumsal-sessizlige-dair-bir-muhasebe/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 May 2026 06:46:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[1 Mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[alın teri]]></category>
		<category><![CDATA[asgari ücret]]></category>
		<category><![CDATA[emek]]></category>
		<category><![CDATA[emek mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[iş güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[işçi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[İslam ahlakı]]></category>
		<category><![CDATA[işveren sorumluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[sendikasızlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[sömürü]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal vicdan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85411</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Her yıl 1 Mayıs geldiğinde, dünyanın dört bir yanında olduğu gibi ülkemizde de işçi bayramı kutlamaları yapılır. Ancak Türkiye&#8217;nin yakın tarihi, bu günü sadece bir kutlama değil, aynı zamanda kanlı olayların, acı hatıraların ve derin toplumsal yaraların da bir sembolü haline getirmiştir. Bu yazıda, 1 Mayıs&#8217;ın ardındaki anlamı, İslam ahlakı ve hadisler &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="w-full my-[1px]">
<h3 class="py-[3px]" data-slate-node="element"><strong><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">Aziz Dağtekin Yazdı</span></strong></h3>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Her yıl 1 Mayıs geldiğinde, dünyanın dört bir yanında olduğu gibi ülkemizde de işçi bayramı kutlamaları yapılır. Ancak Türkiye&#8217;nin yakın tarihi, bu günü sadece bir kutlama değil, aynı zamanda kanlı olayların, acı hatıraların ve derin toplumsal yaraların da bir sembolü haline getirmiştir. Bu yazıda, 1 Mayıs&#8217;ın ardındaki anlamı, İslam ahlakı ve hadisler ışığında işçi haklarını ve günümüzdeki işçi sorunlarını ele alarak, bir vicdan muhasebesi yapmaya davet ediyorum.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full mt-[1.4em] mb-[1px]">
<p class="font-[600] py-[3px] text-[1.5em]" data-slate-node="element" data-anchor="islam'dai%C5%9F%C3%A7ihaklar%C4%B1ve1may%C4%B1sparadoksu" data-slug="islam'dai%C5%9F%C3%A7ihaklar%C4%B1ve1may%C4%B1sparadoksu3"><strong><span class="" data-slate-leaf="true">İslam&#8217;da İşçi Hakları ve 1 Mayıs Paradoksu</span></strong></p>
<p><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">İslam, emeğe ve işçiye büyük bir değer atfeder. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)&#8217;in <strong><em>&#8220;İşçinin ücretini alnının teri kurumadan veriniz&#8221;</em></strong> hadisi şerifi </span></span><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">, bu konudaki temel prensibi net bir şekilde ortaya koyar. Bu hadis, sadece zamanında ödeme yapmayı değil, aynı zamanda işçinin emeğinin karşılığını tam ve adil bir şekilde vermeyi de emreder. İslam ahlakında, işçi hakları, sadece ekonomik bir mesele değil, aynı zamanda ahlaki ve dini bir vecibedir. İşçinin emeği kutsaldır ve bu kutsallığa riayet etmek, her Müslümanın görevidir.</span></span></p>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Ancak 1 Mayıs&#8217;ı bir bayram olarak kutlamak, bu anlayışla çelişen bir paradoks barındırır. Eğer işçinin hakkı her gün, her an gözetilmesi gereken bir değerse, neden sadece bir gün </span></span><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">işçi bayramı ilan edilmiştir? Bu durum, işçi haklarının yılın geri kalan 364 gününde yeterince gözetilmediği, hatta çiğnendiği gerçeğini acı bir şekilde yüzümüze vurmaktadır. Gerçek bir işçi bayramı, işçinin alın terinin her gün karşılığını bulduğu, haklarının eksiksiz teslim edildiği bir düzende mümkün olabilir.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
<div data-slate-node="element"><strong><span class="" data-slate-leaf="true">Yenilen İşçi Hakları ve Vicdanların Sessizliği</span></strong></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Ne yazık ki günümüzde, </span></span><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">işçinin alın teri kurumadan hakkını ödeme anlayışından çok uzak bir tabloyla karşı karşıyayız. Asgari ücretle geçinmeye çalışan milyonlarca işçi, ağır çalışma koşulları, düşük ücretler, güvencesizlik ve sendikasızlaşma gibi sorunlarla boğuşmaktadır. İş güvenliği önlemlerinin yetersizliği nedeniyle her yıl yüzlerce işçi hayatını kaybetmekte, binlercesi yaralanmaktadır. Bu durum, sadece ekonomik bir sorun değil, aynı zamanda toplumsal bir vicdan yarasıdır. Hadis-i şerifteki o kutlu emre rağmen, işçinin hakkı çoğu zaman göz ardı edilmekte, emeği sömürülmekte ve insan onuruna yakışmayan koşullarda çalışmaya mecbur bırakılmaktadır.</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Bu tablo karşısında, vicdanların sessizliği ise en az bu hak ihlalleri kadar düşündürücüdür. Toplumun her kesiminin, özellikle de dini hassasiyetleri olan kesimlerin, bu haksızlıklara karşı daha güçlü bir duruş sergilemesi beklenirken, çoğu zaman derin bir sessizliğe büründüğü görülmektedir. </span></span></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Oysa İslam, zulme karşı durmayı, mazlumun yanında olmayı emreder. İşçinin hakkını savunmak, sadece sendikaların veya sivil toplum kuruluşlarının değil, her bireyin, her kurumun ahlaki sorumluluğudur.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
<div data-slate-node="element"><strong><span class="" data-slate-leaf="true">İşverenlerin ve Merkezi Yönetimlerin Sorumluluğu</span></strong></div>
<div data-slate-node="element"></div>
<div data-slate-node="element">İşçi haklarının ihlalinde en büyük sorumluluk, elbette ki işverenlere aittir. Kar maksimizasyonu uğruna işçinin emeğini sömüren, haklarını gasp eden işverenler, hem dünyevi hem de uhrevi olarak büyük bir vebal altındadır. Ancak bu sorumluluk sadece işverenlerle sınırlı değildir.</div>
<div data-slate-node="element">  Merkezi yönetimler de, uyguladıkları politikalarla, vergi yükleriyle ve denetim mekanizmalarındaki zaaflarla bu tablonun oluşmasında önemli bir rol oynamaktadır.</div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Vergi yükü altında ezilen, kayıt dışı istihdamla mücadelede yetersiz kalan, sendikal örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırmayan, iş güvenliği denetimlerini layıkıyla yapmayan merkezi yönetimler, işçinin sırtındaki yükü daha da ağırlaştırmaktadır. </span></span></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">İşçinin alın terinden kesilen vergilerin nereye harcandığı, bu vergilerin işçinin refahına ne kadar katkı sağladığı da ayrı bir tartışma konusudur. Adil bir vergi sistemi, işçinin üzerindeki yükü hafifletmeli, devletin sosyal devlet ilkesi gereği işçiyi koruyucu ve destekleyici politikalar üretmelidir.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full mt-[1.4em] mb-[1px]">
<p class="font-[600] py-[3px] text-[1.5em]" data-slate-node="element" data-anchor="birg%C3%BCnde%C4%9Fil%2Cherg%C3%BCni%C5%9F%C3%A7ibayram%C4%B1" data-slug="birg%C3%BCnde%C4%9Fil%2Cherg%C3%BCni%C5%9F%C3%A7ibayram%C4%B112"><strong><span class="" data-slate-leaf="true">Bir Gün Değil, Her Gün İşçi Bayramı</span></strong></p>
<p class="font-[600] py-[3px] text-[1.5em]" data-slate-node="element" data-anchor="birg%C3%BCnde%C4%9Fil%2Cherg%C3%BCni%C5%9F%C3%A7ibayram%C4%B1" data-slug="birg%C3%BCnde%C4%9Fil%2Cherg%C3%BCni%C5%9F%C3%A7ibayram%C4%B112">Gerçek bir işçi bayramı, sadece 1 Mayıs ile sınırlı kalmamalıdır. Her gün, işçinin emeğinin karşılığını aldığı, haklarının korunduğu, insan onuruna yakışır koşullarda çalıştığı bir düzenin adı olmalıdır. Bu, sadece işçiler için değil, tüm toplum için daha adil, daha huzurlu ve daha müreffeh bir gelecek anlamına gelir. İşverenler, merkezi yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve her bir birey, bu hedefe ulaşmak için üzerine düşeni yapmalıdır.</p>
</div>
<div class="w-full my-[1px]" data-slate-fragment="%5B%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Aziz%20Da%C4%9Ftekin%22%2C%22bold%22%3Atrue%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Her%20y%C4%B1l%201%20May%C4%B1s%20geldi%C4%9Finde%2C%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20d%C3%B6rt%20bir%20yan%C4%B1nda%20oldu%C4%9Fu%20gibi%20%C3%BClkemizde%20de%20i%C5%9F%C3%A7i%20bayram%C4%B1%20kutlamalar%C4%B1%20yap%C4%B1l%C4%B1r.%20Ancak%20T%C3%BCrkiye'nin%20yak%C4%B1n%20tarihi%2C%20bu%20g%C3%BCn%C3%BC%20sadece%20bir%20kutlama%20de%C4%9Fil%2C%20ayn%C4%B1%20zamanda%20kanl%C4%B1%20olaylar%C4%B1n%2C%20ac%C4%B1%20hat%C4%B1ralar%C4%B1n%20ve%20derin%20toplumsal%20yaralar%C4%B1n%20da%20bir%20sembol%C3%BC%20haline%20getirmi%C5%9Ftir.%20Bu%20yaz%C4%B1da%2C%201%20May%C4%B1s'%C4%B1n%20ard%C4%B1ndaki%20anlam%C4%B1%2C%20%C4%B0slam%20ahlak%C4%B1%20ve%20hadisler%20%C4%B1%C5%9F%C4%B1%C4%9F%C4%B1nda%20i%C5%9F%C3%A7i%20haklar%C4%B1n%C4%B1%20ve%20g%C3%BCn%C3%BCm%C3%BCzdeki%20i%C5%9F%C3%A7i%20sorunlar%C4%B1n%C4%B1%20ele%20alarak%2C%20bir%20vicdan%20muhasebesi%20yapmaya%20davet%20ediyorum.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22heading%22%2C%22level%22%3A2%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22%C4%B0slam'da%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7i%20Haklar%C4%B1%20ve%201%20May%C4%B1s%20Paradoksu%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22%C4%B0slam%2C%20eme%C4%9Fe%20ve%20i%C5%9F%C3%A7iye%20b%C3%BCy%C3%BCk%20bir%20de%C4%9Fer%20atfeder.%20Peygamber%20Efendimiz%20(s.a.v.)'in%20%5C%22%C4%B0%C5%9F%C3%A7inin%20%C3%BCcretini%20aln%C4%B1n%C4%B1n%20teri%20kurumadan%20veriniz%5C%22%20hadisi%20%C5%9Ferifi%20%22%7D%2C%7B%22type%22%3A%22linkReference%22%2C%22referenceId%22%3A%221%22%2C%22referenceUrl%22%3A%22%23%22%2C%22referenceTitle%22%3A%22%C4%B0bn%20M%C3%A2ce%2C%20Ruh%C3%BBn%2C%204%3B%20K%C3%A2s%C3%A2n%C3%AE%2C%20Bed%C3%A2i%C3%BC%E2%80%99s-San%C3%A2i%2C%20IV%2C%20190.%22%2C%22referenceIndex%22%3A1%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22%22%7D%5D%7D%2C%7B%22text%22%3A%22%2C%20bu%20konudaki%20temel%20prensibi%20net%20bir%20%C5%9Fekilde%20ortaya%20koyar.%20Bu%20hadis%2C%20sadece%20zaman%C4%B1nda%20%C3%B6deme%20yapmay%C4%B1%20de%C4%9Fil%2C%20ayn%C4%B1%20zamanda%20i%C5%9F%C3%A7inin%20eme%C4%9Finin%20kar%C5%9F%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1%20tam%20ve%20adil%20bir%20%C5%9Fekilde%20vermeyi%20de%20emreder.%20%C4%B0slam%20ahlak%C4%B1nda%2C%20i%C5%9F%C3%A7i%20haklar%C4%B1%2C%20sadece%20ekonomik%20bir%20mesele%20de%C4%9Fil%2C%20ayn%C4%B1%20zamanda%20ahlaki%20ve%20dini%20bir%20vecibedir.%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7inin%20eme%C4%9Fi%20kutsald%C4%B1r%20ve%20bu%20kutsall%C4%B1%C4%9Fa%20riayet%20etmek%2C%20her%20M%C3%BCsl%C3%BCman%C4%B1n%20g%C3%B6revidir.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Ancak%201%20May%C4%B1s'%C4%B1%20bir%20bayram%20olarak%20kutlamak%2C%20bu%20anlay%C4%B1%C5%9Fla%20%C3%A7eli%C5%9Fen%20bir%20paradoks%20bar%C4%B1nd%C4%B1r%C4%B1r.%20E%C4%9Fer%20i%C5%9F%C3%A7inin%20hakk%C4%B1%20her%20g%C3%BCn%2C%20her%20an%20g%C3%B6zetilmesi%20gereken%20bir%20de%C4%9Ferse%2C%20neden%20sadece%20bir%20g%C3%BCn%22%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22isBreak%22%3Atrue%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22%22%7D%5D%7D%2C%7B%22text%22%3A%22i%C5%9F%C3%A7i%20bayram%C4%B1%20ilan%20edilmi%C5%9Ftir%3F%20Bu%20durum%2C%20i%C5%9F%C3%A7i%20haklar%C4%B1n%C4%B1n%20y%C4%B1l%C4%B1n%20geri%20kalan%20364%20g%C3%BCn%C3%BCnde%20yeterince%20g%C3%B6zetilmedi%C4%9Fi%2C%20hatta%20%C3%A7i%C4%9Fnendi%C4%9Fi%20ger%C3%A7e%C4%9Fini%20ac%C4%B1%20bir%20%C5%9Fekilde%20y%C3%BCz%C3%BCm%C3%BCze%20vurmaktad%C4%B1r.%20Ger%C3%A7ek%20bir%20i%C5%9F%C3%A7i%20bayram%C4%B1%2C%20i%C5%9F%C3%A7inin%20al%C4%B1n%20terinin%20her%20g%C3%BCn%20kar%C5%9F%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1%20buldu%C4%9Fu%2C%20haklar%C4%B1n%C4%B1n%20eksiksiz%20teslim%20edildi%C4%9Fi%20bir%20d%C3%BCzende%20m%C3%BCmk%C3%BCn%20olabilir.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22heading%22%2C%22level%22%3A2%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Yenilen%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7i%20Haklar%C4%B1%20ve%20Vicdanlar%C4%B1n%20Sessizli%C4%9Fi%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Ne%20yaz%C4%B1k%20ki%20g%C3%BCn%C3%BCm%C3%BCzde%2C%22%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22isBreak%22%3Atrue%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22%22%7D%5D%7D%2C%7B%22text%22%3A%22i%C5%9F%C3%A7inin%20al%C4%B1n%20teri%20kurumadan%20hakk%C4%B1n%C4%B1%20%C3%B6deme%20anlay%C4%B1%C5%9F%C4%B1ndan%20%C3%A7ok%20uzak%20bir%20tabloyla%20kar%C5%9F%C4%B1%20kar%C5%9F%C4%B1yay%C4%B1z.%20Asgari%20%C3%BCcretle%20ge%C3%A7inmeye%20%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fan%20milyonlarca%20i%C5%9F%C3%A7i%2C%20a%C4%9F%C4%B1r%20%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fma%20ko%C5%9Fullar%C4%B1%2C%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCk%20%C3%BCcretler%2C%20g%C3%BCvencesizlik%20ve%20sendikas%C4%B1zla%C5%9Fma%20gibi%20sorunlarla%20bo%C4%9Fu%C5%9Fmaktad%C4%B1r.%20%C4%B0%C5%9F%20g%C3%BCvenli%C4%9Fi%20%C3%B6nlemlerinin%20yetersizli%C4%9Fi%20nedeniyle%20her%20y%C4%B1l%20y%C3%BCzlerce%20i%C5%9F%C3%A7i%20hayat%C4%B1n%C4%B1%20kaybetmekte%2C%20binlercesi%20yaralanmaktad%C4%B1r.%20Bu%20durum%2C%20sadece%20ekonomik%20bir%20sorun%20de%C4%9Fil%2C%20ayn%C4%B1%20zamanda%20toplumsal%20bir%20vicdan%20yaras%C4%B1d%C4%B1r.%20Hadis-i%20%C5%9Ferifteki%20o%20kutlu%20emre%20ra%C4%9Fmen%2C%20i%C5%9F%C3%A7inin%20hakk%C4%B1%20%C3%A7o%C4%9Fu%20zaman%20g%C3%B6z%20ard%C4%B1%20edilmekte%2C%20eme%C4%9Fi%20s%C3%B6m%C3%BCr%C3%BClmekte%20ve%20insan%20onuruna%20yak%C4%B1%C5%9Fmayan%20ko%C5%9Fullarda%20%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fmaya%20mecbur%20b%C4%B1rak%C4%B1lmaktad%C4%B1r.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Bu%20tablo%20kar%C5%9F%C4%B1s%C4%B1nda%2C%20vicdanlar%C4%B1n%20sessizli%C4%9Fi%20ise%20en%20az%20bu%20hak%20ihlalleri%20kadar%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnd%C3%BCr%C3%BCc%C3%BCd%C3%BCr.%20Toplumun%20her%20kesiminin%2C%20%C3%B6zellikle%20de%20dini%20hassasiyetleri%20olan%20kesimlerin%2C%20bu%20haks%C4%B1zl%C4%B1klara%20kar%C5%9F%C4%B1%20daha%20g%C3%BC%C3%A7l%C3%BC%20bir%20duru%C5%9F%20sergilemesi%20beklenirken%2C%20%C3%A7o%C4%9Fu%20zaman%20derin%20bir%20sessizli%C4%9Fe%20b%C3%BCr%C3%BCnd%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20g%C3%B6r%C3%BClmektedir.%20Oysa%20%C4%B0slam%2C%20zulme%20kar%C5%9F%C4%B1%20durmay%C4%B1%2C%20mazlumun%20yan%C4%B1nda%20olmay%C4%B1%20emreder.%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7inin%20hakk%C4%B1n%C4%B1%20savunmak%2C%20sadece%20sendikalar%C4%B1n%20veya%20sivil%20toplum%20kurulu%C5%9Flar%C4%B1n%C4%B1n%20de%C4%9Fil%2C%20her%20bireyin%2C%20her%20kurumun%20ahlaki%20sorumlulu%C4%9Fudur.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22heading%22%2C%22level%22%3A2%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22%C4%B0%C5%9Fverenlerin%20ve%20Merkezi%20Y%C3%B6netimlerin%20Sorumlulu%C4%9Fu%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22%C4%B0%C5%9F%C3%A7i%20haklar%C4%B1n%C4%B1n%20ihlalinde%20en%20b%C3%BCy%C3%BCk%20sorumluluk%2C%20elbette%20ki%20i%C5%9Fverenlere%20aittir.%20Kar%20maksimizasyonu%20u%C4%9Fruna%20i%C5%9F%C3%A7inin%20eme%C4%9Fini%20s%C3%B6m%C3%BCren%2C%20haklar%C4%B1n%C4%B1%20gasp%20eden%20i%C5%9Fverenler%2C%20hem%20d%C3%BCnyevi%20hem%20de%20uhrevi%20olarak%20b%C3%BCy%C3%BCk%20bir%20vebal%20alt%C4%B1ndad%C4%B1r.%20Ancak%20bu%20sorumluluk%20sadece%20i%C5%9Fverenlerle%20s%C4%B1n%C4%B1rl%C4%B1%20de%C4%9Fildir.%20Merkezi%20y%C3%B6netimler%20de%2C%20uygulad%C4%B1klar%C4%B1%20politikalarla%2C%20vergi%20y%C3%BCkleriyle%20ve%20denetim%20mekanizmalar%C4%B1ndaki%20zaaflarla%20bu%20tablonun%20olu%C5%9Fmas%C4%B1nda%20%C3%B6nemli%20bir%20rol%20oynamaktad%C4%B1r.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Vergi%20y%C3%BCk%C3%BC%20alt%C4%B1nda%20ezilen%2C%20kay%C4%B1t%20d%C4%B1%C5%9F%C4%B1%20istihdamla%20m%C3%BCcadelede%20yetersiz%20kalan%2C%20sendikal%20%C3%B6rg%C3%BCtlenmenin%20%C3%B6n%C3%BCndeki%20engelleri%20kald%C4%B1rmayan%2C%20i%C5%9F%20g%C3%BCvenli%C4%9Fi%20denetimlerini%20lay%C4%B1k%C4%B1yla%20yapmayan%20merkezi%20y%C3%B6netimler%2C%20i%C5%9F%C3%A7inin%20s%C4%B1rt%C4%B1ndaki%20y%C3%BCk%C3%BC%20daha%20da%20a%C4%9F%C4%B1rla%C5%9Ft%C4%B1rmaktad%C4%B1r.%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7inin%20al%C4%B1n%20terinden%20kesilen%20vergilerin%20nereye%20harcand%C4%B1%C4%9F%C4%B1%2C%20bu%20vergilerin%20i%C5%9F%C3%A7inin%20refah%C4%B1na%20ne%20kadar%20katk%C4%B1%20sa%C4%9Flad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20da%20ayr%C4%B1%20bir%20tart%C4%B1%C5%9Fma%20konusudur.%20Adil%20bir%20vergi%20sistemi%2C%20i%C5%9F%C3%A7inin%20%C3%BCzerindeki%20y%C3%BCk%C3%BC%20hafifletmeli%2C%20devletin%20sosyal%20devlet%20ilkesi%20gere%C4%9Fi%20i%C5%9F%C3%A7iyi%20koruyucu%20ve%20destekleyici%20politikalar%20%C3%BCretmelidir.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22heading%22%2C%22level%22%3A2%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Bir%20G%C3%BCn%20De%C4%9Fil%2C%20Her%20G%C3%BCn%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7i%20Bayram%C4%B1%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Ger%C3%A7ek%20bir%20i%C5%9F%C3%A7i%20bayram%C4%B1%2C%20sadece%201%20May%C4%B1s%20ile%20s%C4%B1n%C4%B1rl%C4%B1%20kalmamal%C4%B1d%C4%B1r.%20Her%20g%C3%BCn%2C%20i%C5%9F%C3%A7inin%20eme%C4%9Finin%20kar%C5%9F%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1%20ald%C4%B1%C4%9F%C4%B1%2C%20haklar%C4%B1n%C4%B1n%20korundu%C4%9Fu%2C%20insan%20onuruna%20yak%C4%B1%C5%9F%C4%B1r%20ko%C5%9Fullarda%20%C3%A7al%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20bir%20d%C3%BCzenin%20ad%C4%B1%20olmal%C4%B1d%C4%B1r.%20Bu%2C%20sadece%20i%C5%9F%C3%A7iler%20i%C3%A7in%20de%C4%9Fil%2C%20t%C3%BCm%20toplum%20i%C3%A7in%20daha%20adil%2C%20daha%20huzurlu%20ve%20daha%20m%C3%BCreffeh%20bir%20gelecek%20anlam%C4%B1na%20gelir.%20%C4%B0%C5%9Fverenler%2C%20merkezi%20y%C3%B6netimler%2C%20sivil%20toplum%20kurulu%C5%9Flar%C4%B1%20ve%20her%20bir%20birey%2C%20bu%20hedefe%20ula%C5%9Fmak%20i%C3%A7in%20%C3%BCzerine%20d%C3%BC%C5%9Feni%20yapmal%C4%B1d%C4%B1r.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Unutmayal%C4%B1m%20ki%2C%20Peygamber%20Efendimiz%20(s.a.v.)'in%22%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22isBreak%22%3Atrue%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22%22%7D%5D%7D%2C%7B%22text%22%3A%22%E2%80%9C%C4%B0%C5%9F%C3%A7inin%20%C3%BCcretini%20aln%C4%B1n%C4%B1n%20teri%20kurumadan%20veriniz%E2%80%9D%20hadisi%2C%20sadece%20bir%20tavsiye%20de%C4%9Fil%2C%20ayn%C4%B1%20zamanda%20toplumsal%20adaletin%20ve%20vicdan%C4%B1n%20temelini%20olu%C5%9Fturan%20ilahi%20bir%20emirdir.%20Bu%20emre%20riayet%20etmek%2C%20sadece%20dini%20bir%20g%C3%B6rev%20de%C4%9Fil%2C%20ayn%C4%B1%20zamanda%20insani%20bir%20sorumluluktur.%201%20May%C4%B1s%2C%20bu%20sorumlulu%C4%9Fu%20bir%20kez%20daha%20hat%C4%B1rlama%2C%20vicdanlar%C4%B1m%C4%B1z%C4%B1%20muhasebeye%20%C3%A7ekme%20ve%20daha%20adil%20bir%20d%C3%BCnya%20i%C3%A7in%20m%C3%BCcadele%20etme%20g%C3%BCn%C3%BCd%C3%BCr.%22%7D%5D%7D%5D">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Unutmayalım ki, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)&#8217;in<br />
</span></span><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"><em><strong>“İşçinin ücretini alnının teri kurumadan veriniz”</strong> </em>hadisi, sadece bir tavsiye değil, aynı zamanda toplumsal adaletin ve vicdanın temelini oluşturan ilahi bir emirdir. Bu emre riayet etmek, sadece dini bir görev değil, aynı zamanda insani bir sorumluluktur. 1 Mayıs, bu sorumluluğu bir kez daha hatırlama, vicdanlarımızı muhasebeye çekme ve daha adil bir dünya için mücadele etme günüdür.</span></span></div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/islam-ahlaki-isiginda-isci-haklari-somuru-ve-toplumsal-sessizlige-dair-bir-muhasebe/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyaz Kağıtlar Kana Bulanırken, Çocuklarımıza Ne Oldu?</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/beyaz-kagitlar-kana-bulanirken-cocuklarimiza-ne-oldu/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/beyaz-kagitlar-kana-bulanirken-cocuklarimiza-ne-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Apr 2026 11:31:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[aile eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></category>
		<category><![CDATA[beka meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk ihmali]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklara iyi bakın]]></category>
		<category><![CDATA[dil ve din]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn sorumluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek nesiller]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel yozlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[milli değerler]]></category>
		<category><![CDATA[okul şiddeti]]></category>
		<category><![CDATA[pazar sohbeti]]></category>
		<category><![CDATA[saatli bomba]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet içerikli oyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal uyanış]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye gündemi]]></category>
		<category><![CDATA[vatan çağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan çağrısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85193</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin ile Pazar Sohbeti &#8220;İhmal etmen, ihmal sakın, Çocuklara iyi bakın!..&#8221; diyordu o dertli yürek Ozan Arif. Ne kadar da haklıydı, ne kadar da derinden bir feryattı bu. Bugün pazar&#8230; Belki birçoğunuz evinizde, çayınızı yudumlarken bu satırları okuyorsunuz. Ama bir yerlerde, Kahramanmaraş’ta, Şanlıurfa’da, Siverek’te anaların yüreği yanıyor, babaların beli bükülmüş, okullarımız yas evine dönmüş &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="w-full mb-[4px] mt-0">
<h2 class="font-[600] py-[3px] font-serif text-[1.875em]" data-slate-node="element" data-anchor="beyazka%C4%9F%C4%B1tlarkanabulan%C4%B1rken%3A%C3%A7ocuklar%C4%B1m%C4%B1zaneoldu%3F" data-slug="beyazka%C4%9F%C4%B1tlarkanabulan%C4%B1rken%3A%C3%A7ocuklar%C4%B1m%C4%B1zaneoldu%3F0"><strong><span style="font-size: 16px;">Aziz Dağtekin ile Pazar Sohbeti</span></strong></h2>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element">
<hr />
<p><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"><strong>&#8220;İhmal etmen, ihmal sakın, Çocuklara iyi bakın!</strong>..&#8221; diyordu o dertli yürek Ozan Arif. Ne kadar da haklıydı, ne kadar da derinden bir feryattı bu. Bugün pazar&#8230; Belki birçoğunuz evinizde, çayınızı yudumlarken bu satırları okuyorsunuz. Ama bir yerlerde, Kahramanmaraş’ta, Şanlıurfa’da, Siverek’te anaların yüreği yanıyor, babaların beli bükülmüş, okullarımız yas evine dönmüş durumda. Beyaz kağıt gibi tertemiz olması gereken evlatlarımızın ellerine kalem yerine silah, yüreklerine sevgi yerine nefret dolmuş. Peki, biz nerede hata yaptık?</span></span></p>
</div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Ozanın dediği gibi; çocuk nedir? <strong>Küçük bir sabi, tıpkı beyaz bir kağıt gibi.</strong>.. Üzerine ne yazarsan o kalır. Biz o kağıtlara ne yazdık ey ahali? Televizyon ekranlarından şiddet mi damlattık? Sosyal medyanın karanlık dehlizlerinde <strong>kiminle dost olduğuna</strong> bakmadan onları yalnız mı bıraktık? <strong>Dışarıdan ne aldığına, neler ile dolduğuna</strong> dikkat etmedik; şimdi o dolan nefret, okullarda kurşun olup yağıyor. 14 yaşında, 18 yaşında gencecik fidanlar, nasıl olur da birer <strong>katliam</strong> failine dönüşür? Bu sadece o çocukların değil, hepimizin, tüm toplumun ortak günahıdır.</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Görüyoruz sağı solu, bin bir çeşit sapık, bin bir çeşit karanlık odak dolu. Biz onlara doğru yolu öğretmek yerine, ellerine tabletleri tutuşturup kendi dünyalarımıza çekildik. <strong>Zaman ayır gardaş zaman</strong> uyarısını kulak ardı ettik. Çocuklarımıza ayırmadığımız o zaman, bugün bizden en acı şekilde geri alınıyor. Onlar köle değil, onlar bizim geleceğimiz. Ama biz onlara sevgiyle, şefkatle yaklaşmak yerine; ya ihmal ettik ya da şiddeti bir çözüm yolu gibi sunduk.</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Kültürümüzden, dilimizden, özümüzden koptukça savruluyoruz. <strong>Dil giderse, din de gider</strong> diyen Ozan, aslında kimliğimizin nasıl eridiğini haykırıyordu. Türk evladı, Türkçesine, edebine, adabına dikkat ederdi. Şimdi ise yabancı hayranlığı, şiddet içerikli oyunlar ve sanal dünyanın sahte kahramanları arasında kaybolan bir nesille karşı karşıyayız. Tam Türk, tam Müslüman, tam insan yetiştirmek yerine; ekranların esiri olmuş, vicdanı körelmiş bir kuşağın ayak seslerini duyuyoruz.</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Arif’in dediği gibi; s<strong>aysak bitmez, bu konuya zaman yetmez</strong>. Ama şunu bilmeliyiz ki, son pişmanlık fayda etmez. Okullarımız ilim yuvası olmaktan çıkıp korku tüneline dönüyorsa, durup bir düşünmemiz lazım. Çocuklarımıza bakmak sadece karınlarını doyurmak değildir; ruhlarını doyurmak, kalplerine dokunmaktır.</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element">
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Gelin, bu pazar, bu kutsal topraklarda, ecdadımızın bize emanet ettiği bu cennet vatanda, bir kez daha kendimize gelelim! Evlatlarımıza daha sıkı sarılalım, onların ruhlarına, zihinlerine neyin ekildiğine, <strong>neler ile dolduğuna</strong> can kulağıyla dikkat edelim. Çünkü ihmal edilen her çocuk, sadece bir <strong>pim</strong> değil, geleceğimizin kalbine yerleştirilmiş bir </span></span><span data-slate-node="text"><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">saatli bombadır!</span></span><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"> Bu bomba, cehaletle, ilgisizlikle, yozlaşmayla her geçen gün daha da güçleniyor ve patladığında hepimizi enkaz altında bırakacak! Uyanın ey millet, uyanın!</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]" data-slate-fragment="JTVCJTdCJTIydHlwZSUyMiUzQSUyMnAlMjIlMkMlMjJjaGlsZHJlbiUyMiUzQSU1QiU3QiUyMnRleHQlMjIlM0ElMjJHZWxpbiUyQyUyMGJ1JTIwcGF6YXIlMkMlMjBidSUyMGt1dHNhbCUyMHRvcHJha2xhcmRhJTJDJTIwZWNkYWQlQzQlQjFtJUM0JUIxeiVDNCVCMW4lMjBiaXplJTIwZW1hbmV0JTIwZXR0aSVDNCU5RmklMjBidSUyMGNlbm5ldCUyMHZhdGFuZGElMkMlMjBiaXIlMjBrZXolMjBkYWhhJTIwa2VuZGltaXplJTIwZ2VsZWxpbSElMjBFdmxhdGxhciVDNCVCMW0lQzQlQjF6YSUyMGRhaGElMjBzJUM0JUIxayVDNCVCMSUyMHNhciVDNCVCMWxhbCVDNCVCMW0lMkMlMjBvbmxhciVDNCVCMW4lMjBydWhsYXIlQzQlQjFuYSUyQyUyMHppaGlubGVyaW5lJTIwbmV5aW4lMjBla2lsZGklQzQlOUZpbmUlMkMlMjAlNUMlMjJuZWxlciUyMGlsZSUyMGRvbGR1JUM0JTlGdW5hJTVDJTIyJTIwY2FuJTIwa3VsYSVDNCU5RiVDNCVCMXlsYSUyMGRpa2thdCUyMGVkZWxpbS4lMjAlQzMlODclQzMlQkNuayVDMyVCQyUyMGlobWFsJTIwZWRpbGVuJTIwaGVyJTIwJUMzJUE3b2N1ayUyQyUyMHNhZGVjZSUyMGJpciUyMCU1QyUyMnBpbSU1QyUyMiUyMGRlJUM0JTlGaWwlMkMlMjBnZWxlY2UlQzQlOUZpbWl6aW4lMjBrYWxiaW5lJTIweWVybGUlQzUlOUZ0aXJpbG1pJUM1JTlGJTIwYmlyJTIwJTIyJTdEJTJDJTdCJTIydGV4dCUyMiUzQSUyMnNhYXRsaSUyMGJvbWJhZCVDNCVCMXIhJTIyJTJDJTIyYm9sZCUyMiUzQXRydWUlN0QlMkMlN0IlMjJ0ZXh0JTIyJTNBJTIyJTIwQnUlMjBib21iYSUyQyUyMGNlaGFsZXRsZSUyQyUyMGlsZ2lzaXpsaWtsZSUyQyUyMHlvemxhJUM1JTlGbWF5bGElMjBoZXIlMjBnZSVDMyVBN2VuJTIwZyVDMyVCQ24lMjBkYWhhJTIwZGElMjBnJUMzJUJDJUMzJUE3bGVuaXlvciUyMHZlJTIwcGF0bGFkJUM0JUIxJUM0JTlGJUM0JUIxbmRhJTIwaGVwaW1pemklMjBlbmtheiUyMGFsdCVDNCVCMW5kYSUyMGIlQzQlQjFyYWthY2FrISUyMFV5YW4lQzQlQjFuJTIwZXklMjBtaWxsZXRpbSUyQyUyMHV5YW4lQzQlQjFuISUyMiU3RCU1RCU3RCUyQyU3QiUyMnR5cGUlMjIlM0ElMjJwJTIyJTJDJTIyY2hpbGRyZW4lMjIlM0ElNUIlN0IlMjJ0ZXh0JTIyJTNBJTIyJUUyJTgwJTlDJUM0JUIwaG1hbCUyMGV0bWVuJTIwaWhtYWwlMjBzYWslQzQlQjFuJTJDJTIwJUMzJTg3b2N1a2xhcmElMjBpeWklMjBiYWslQzQlQjFuIS4uJUUyJTgwJTlEJTIyJTJDJTIyYm9sZCUyMiUzQXRydWUlN0QlMkMlN0IlMjJ0ZXh0JTIyJTNBJTIyJTIwQnUlMjBzYWRlY2UlMjBiaXIlMjAlQzUlOUZpaXIlMjBkaXplc2klMjBkZSVDNCU5RmlsJTJDJTIwYnUlMjBiaXIlMjB2YXRhbiUyMCVDMyVBN2ElQzQlOUZyJUM0JUIxcyVDNCVCMWQlQzQlQjFyJTJDJTIwYmlyJTIwYmVrYSUyMG1lc2VsZXNpZGlyISUyMiU3RCU1RCU3RCU1RA==">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><strong><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">“İhmal etmen ihmal sakın, Çocuklara iyi bakın!..”</span></strong><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"> Bu sadece bir şiir dizesi  ve bir köşe yazısı değil, bu bir vatan çağrısıdır, bir beka meselesidir! Umarım anlamışsınızdır!..</span></span></div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/beyaz-kagitlar-kana-bulanirken-cocuklarimiza-ne-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uyanın Artık! Bu Sessizlik Nereye Kadar?</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/uyanin-artik-bu-sessizlik-nereye-kadar/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/uyanin-artik-bu-sessizlik-nereye-kadar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 19:11:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[ahlaki çöküş]]></category>
		<category><![CDATA[ahlaki değerler]]></category>
		<category><![CDATA[aile içi iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[aile sorumluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[aile yapısı]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçlendirme çağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçli ebeveynlik]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçsiz tüketim]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda ekran bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların korunması]]></category>
		<category><![CDATA[değerler eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[dijital bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn rehberliği]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim sistemi eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimde şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek nesiller]]></category>
		<category><![CDATA[gençleri koruma]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[manevi yozlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[medya etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[milli ve manevi değerler]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenlere yönelik saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[okul saldırıları]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet içerikli oyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[sorumluluk bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[toplum bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[toplumda şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal birlik]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal çöküş]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal duyarlılık]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal uyanış]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan çağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan muhasebesi]]></category>
		<category><![CDATA[zararlı içerikler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85163</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Son günlerde yüreklerimizi dağlayan, vicdanlarımızı kanatan olaylar yaşadık. Öğretmenlerimiz, geleceğimizin mimarları; öğrencilerimiz, umudumuzun filizleri, alçakça saldırıların hedefi oldu. Canlarımız toprağa düştü, fidanlarımız soldu. Bu nasıl bir aymazlık, bu nasıl bir vurdumduymazlıktır ki, en kutsal değerlerimiz ayaklar altına alınıyor, en masum canlarımız hiçe sayılıyor? Yeter Artık! Bu acılar sıradanlaşmaya başladıysa, bu ölümler kanıksanır &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="w-full mb-[4px] mt-0">
<h4 class="font-[600] py-[3px] font-serif text-[1.875em]" data-slate-node="element" data-anchor="uyan%C4%B1nart%C4%B1k!busessizliknereyekadar%3F" data-slug="uyan%C4%B1nart%C4%B1k!busessizliknereyekadar%3F0"><strong>Aziz Dağtekin Yazdı</strong></h4>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element">
<hr />
<p><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Son günlerde yüreklerimizi dağlayan, vicdanlarımızı kanatan olaylar yaşadık. Öğretmenlerimiz, geleceğimizin mimarları; öğrencilerimiz, umudumuzun filizleri, alçakça saldırıların hedefi oldu. Canlarımız toprağa düştü, fidanlarımız soldu. Bu nasıl bir aymazlık, bu nasıl bir vurdumduymazlıktır ki, en kutsal değerlerimiz ayaklar altına alınıyor, en masum canlarımız hiçe sayılıyor?</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><strong><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">Yeter Artık!</span></strong></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Bu acılar sıradanlaşmaya başladıysa, bu ölümler kanıksanır hale geldiyse, dönüp kendimize bakma vaktimiz gelmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.s)&#8217;in buyurduğu gibi, <strong><em>&#8216;Müminin mümine karşı durumu, bir parçası diğer parçasını sımsıkı kenetleyip tutan binalar gibidir.&#8217;</em></strong> Peki biz ne kadar kenetlenebildik? Acılarımız ortakken, neden tepkilerimiz bu kadar cılız, sesimiz bu kadar kısık?</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Acımız büyük, evet. Ama bu acı bizi felç etmemeli, aksine bir uyanışa, bir silkinişe vesile olmalı. Kötülüğün içimizi karartmasına, birbirimize olan güvenimizi sarsmasına asla izin vermemeliyiz. El ele, gönül gönüle verip bu karanlık günleri aydınlığa çevirmek zorundayız. Çünkü bu vatan bizim, bu çocuklar bizim, bu gelecek bizim!</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><strong><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">Sorumluluk Kimin?</span></strong></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Bugün çocuklarımız, görünmez düşmanların kuşatması altında. Dijital bağımlılıklar, zararlı alışkanlıklar, bilinçsiz tüketim çılgınlığı, zehirli iletişim dili&#8230; Hepsi birer virüs gibi yavrularımızın ruh ve gönül dünyalarını kemiriyor. Onları değerlerimizden uzaklaştırıyor, tertemiz zihinlerini bulandırıyor, kalplerini karartıyor. Peki biz ne yapıyoruz? <strong>Sadece izliyor muyuz?</strong></span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Anne babalar! Gözünüzü açın! Çocuklarınız kimlerle arkadaşlık ediyor, dijital dünyada kimlerin peşinden gidiyor, ne tür içeriklere maruz kalıyor? Onların ilk limanı sizsiniz. Onlara sahip çıkın, onlara rehberlik edin. Batıl akımların, şiddet içerikli oyunların, ahlaksız yayınların insafına bırakmayın yavrularınızı!</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, hukukçular, medya mensupları, sanatçılar, akademisyenler, hocalar, öğretmenler&#8230; </span></span></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><strong><span class="" data-slate-leaf="true">Ey millet! </span></strong></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Hepimiz! Her zamankinden daha fazla sorumluluklarımızın idrakinde olmalıyız. Bu sadece bir köşe yazısı değil, bir çığlıktır! Bir vicdan muhasebesidir! Çocuklarımızı korumak, geleceğimizi kurtarmak demektir.</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]" data-slate-fragment="JTVCJTdCJTIydHlwZSUyMiUzQSUyMmhlYWRpbmclMjIlMkMlMjJsZXZlbCUyMiUzQTElMkMlMjJjaGlsZHJlbiUyMiUzQSU1QiU3QiUyMnRleHQlMjIlM0ElMjJVeWFuJUM0JUIxbiUyMEFydCVDNCVCMWshJTIwQnUlMjBTZXNzaXpsaWslMjBOZXJleWUlMjBLYWRhciUzRiUyMiU3RCU1RCU3RCUyQyU3QiUyMnR5cGUlMjIlM0ElMjJwJTIyJTJDJTIyY2hpbGRyZW4lMjIlM0ElNUIlN0IlMjJ0ZXh0JTIyJTNBJTIyU29uJTIwZyVDMyVCQ25sZXJkZSUyMHklQzMlQkNyZWtsZXJpbWl6aSUyMGRhJUM0JTlGbGF5YW4lMkMlMjB2aWNkYW5sYXIlQzQlQjFtJUM0JUIxeiVDNCVCMSUyMGthbmF0YW4lMjBvbGF5bGFyJTIweWElQzUlOUZhZCVDNCVCMWsuJTIwJUMzJTk2JUM0JTlGcmV0bWVubGVyaW1peiUyQyUyMGdlbGVjZSVDNCU5RmltaXppbiUyMG1pbWFybGFyJUM0JUIxJTNCJTIwJUMzJUI2JUM0JTlGcmVuY2lsZXJpbWl6JTJDJTIwdW11ZHVtdXp1biUyMGZpbGl6bGVyaSUyQyUyMGFsJUMzJUE3YWslQzMlQTdhJTIwc2FsZCVDNCVCMXIlQzQlQjFsYXIlQzQlQjFuJTIwaGVkZWZpJTIwb2xkdS4lMjBDYW5sYXIlQzQlQjFtJUM0JUIxeiUyMHRvcHJhJUM0JTlGYSUyMGQlQzMlQkMlQzUlOUZ0JUMzJUJDJTJDJTIwZmlkYW5sYXIlQzQlQjFtJUM0JUIxeiUyMHNvbGR1LiUyMEJ1JTIwbmFzJUM0JUIxbCUyMGJpciUyMGF5bWF6bCVDNCVCMWslMkMlMjBidSUyMG5hcyVDNCVCMWwlMjBiaXIlMjB2dXJkdW1kdXltYXpsJUM0JUIxa3QlQzQlQjFyJTIwa2klMkMlMjBlbiUyMGt1dHNhbCUyMGRlJUM0JTlGZXJsZXJpbWl6JTIwYXlha2xhciUyMGFsdCVDNCVCMW5hJTIwYWwlQzQlQjFuJUM0JUIxeW9yJTJDJTIwZW4lMjBtYXN1bSUyMGNhbmxhciVDNCVCMW0lQzQlQjF6JTIwaGklQzMlQTdlJTIwc2F5JUM0JUIxbCVDNCVCMXlvciUzRiUyMiU3RCU1RCU3RCUyQyU3QiUyMnR5cGUlMjIlM0ElMjJwJTIyJTJDJTIyY2hpbGRyZW4lMjIlM0ElNUIlN0IlMjJ0ZXh0JTIyJTNBJTIyWWV0ZXIlMjBBcnQlQzQlQjFrISUyMiUyQyUyMmJvbGQlMjIlM0F0cnVlJTdEJTJDJTdCJTIydGV4dCUyMiUzQSUyMiUyMEJ1JTIwYWMlQzQlQjFsYXIlMjBzJUM0JUIxcmFkYW5sYSVDNSU5Rm1heWElMjBiYSVDNSU5RmxhZCVDNCVCMXlzYSUyQyUyMGJ1JTIwJUMzJUI2bCVDMyVCQ21sZXIlMjBrYW4lQzQlQjFrc2FuJUM0JUIxciUyMGhhbGUlMjBnZWxkaXlzZSUyQyUyMGQlQzMlQjZuJUMzJUJDcCUyMGtlbmRpbWl6ZSUyMGJha21hJTIwdmFrdGltaXolMjBnZWxtaSVDNSU5RnRpci4lMjBQZXlnYW1iZXIlMjBFZmVuZGltaXolMjAocy5hLnMpJ2luJTIwYnV5dXJkdSVDNCU5RnUlMjBnaWJpJTJDJTIwJ00lQzMlQkNtaW5pbiUyMG0lQzMlQkNtaW5lJTIwa2FyJUM1JTlGJUM0JUIxJTIwZHVydW11JTJDJTIwYmlyJTIwcGFyJUMzJUE3YXMlQzQlQjElMjBkaSVDNCU5RmVyJTIwcGFyJUMzJUE3YXMlQzQlQjFuJUM0JUIxJTIwcyVDNCVCMW1zJUM0JUIxayVDNCVCMSUyMGtlbmV0bGV5aXAlMjB0dXRhbiUyMGJpbmFsYXIlMjBnaWJpZGlyLiclMjBQZWtpJTIwYml6JTIwbmUlMjBrYWRhciUyMGtlbmV0bGVuZWJpbGRpayUzRiUyMEFjJUM0JUIxbGFyJUM0JUIxbSVDNCVCMXolMjBvcnRha2tlbiUyQyUyMG5lZGVuJTIwdGVwa2lsZXJpbWl6JTIwYnUlMjBrYWRhciUyMGMlQzQlQjFsJUM0JUIxeiUyQyUyMHNlc2ltaXolMjBidSUyMGthZGFyJTIwayVDNCVCMXMlQzQlQjFrJTNGJTIyJTdEJTVEJTdEJTJDJTdCJTIydHlwZSUyMiUzQSUyMnAlMjIlMkMlMjJjaGlsZHJlbiUyMiUzQSU1QiU3QiUyMnRleHQlMjIlM0ElMjJBYyVDNCVCMW0lQzQlQjF6JTIwYiVDMyVCQ3klQzMlQkNrJTJDJTIwZXZldC4lMjBBbWElMjBidSUyMGFjJUM0JUIxJTIwYml6aSUyMGZlbCVDMyVBNyUyMGV0bWVtZWxpJTJDJTIwYWtzaW5lJTIwYmlyJTIwdXlhbiVDNCVCMSVDNSU5RmElMkMlMjBiaXIlMjBzaWxraW5pJUM1JTlGZSUyMHZlc2lsZSUyMG9sbWFsJUM0JUIxLiUyMEslQzMlQjZ0JUMzJUJDbCVDMyVCQyVDNCU5RiVDMyVCQ24lMjBpJUMzJUE3aW1pemklMjBrYXJhcnRtYXMlQzQlQjFuYSUyQyUyMGJpcmJpcmltaXplJTIwb2xhbiUyMGclQzMlQkN2ZW5pbWl6aSUyMHNhcnNtYXMlQzQlQjFuYSUyMGFzbGElMjBpemluJTIwdmVybWVtZWxpeWl6LiUyMEVsJTIwZWxlJTJDJTIwZyVDMyVCNm4lQzMlQkNsJTIwZyVDMyVCNm4lQzMlQkNsZSUyMHZlcmlwJTIwYnUlMjBrYXJhbmwlQzQlQjFrJTIwZyVDMyVCQ25sZXJpJTIwYXlkJUM0JUIxbmwlQzQlQjElQzQlOUZhJTIwJUMzJUE3ZXZpcm1layUyMHpvcnVuZGF5JUM0JUIxei4lMjAlQzMlODclQzMlQkNuayVDMyVCQyUyMGJ1JTIwdmF0YW4lMjBiaXppbSUyQyUyMGJ1JTIwJUMzJUE3b2N1a2xhciUyMGJpemltJTJDJTIwYnUlMjBnZWxlY2VrJTIwYml6aW0hJTIyJTdEJTVEJTdEJTJDJTdCJTIydHlwZSUyMiUzQSUyMnAlMjIlMkMlMjJjaGlsZHJlbiUyMiUzQSU1QiU3QiUyMnRleHQlMjIlM0ElMjJTb3J1bWx1bHVrJTIwS2ltaW4lM0YlMjIlMkMlMjJib2xkJTIyJTNBdHJ1ZSU3RCU1RCU3RCUyQyU3QiUyMnR5cGUlMjIlM0ElMjJwJTIyJTJDJTIyY2hpbGRyZW4lMjIlM0ElNUIlN0IlMjJ0ZXh0JTIyJTNBJTIyQnVnJUMzJUJDbiUyMCVDMyVBN29jdWtsYXIlQzQlQjFtJUM0JUIxeiUyQyUyMGclQzMlQjZyJUMzJUJDbm1leiUyMGQlQzMlQkMlQzUlOUZtYW5sYXIlQzQlQjFuJTIwa3UlQzUlOUZhdG1hcyVDNCVCMSUyMGFsdCVDNCVCMW5kYS4lMjBEaWppdGFsJTIwYmElQzQlOUYlQzQlQjFtbCVDNCVCMWwlQzQlQjFrbGFyJTJDJTIwemFyYXJsJUM0JUIxJTIwYWwlQzQlQjElQzUlOUZrYW5sJUM0JUIxa2xhciUyQyUyMGJpbGluJUMzJUE3c2l6JTIwdCVDMyVCQ2tldGltJTIwJUMzJUE3JUM0JUIxbGclQzQlQjFubCVDNCVCMSVDNCU5RiVDNCVCMSUyQyUyMHplaGlybGklMjBpbGV0aSVDNSU5RmltJTIwZGlsaS4uLiUyMEhlcHNpJTIwYmlyZXIlMjB2aXIlQzMlQkNzJTIwZ2liaSUyMHlhdnJ1bGFyJUM0JUIxbSVDNCVCMXolQzQlQjFuJTIwcnVoJTIwdmUlMjBnJUMzJUI2biVDMyVCQ2wlMjBkJUMzJUJDbnlhbGFyJUM0JUIxbiVDNCVCMSUyMGtlbWlyaXlvci4lMjBPbmxhciVDNCVCMSUyMGRlJUM0JTlGZXJsZXJpbWl6ZGVuJTIwdXpha2xhJUM1JTlGdCVDNCVCMXIlQzQlQjF5b3IlMkMlMjB0ZXJ0ZW1peiUyMHppaGlubGVyaW5pJTIwYnVsYW5kJUM0JUIxciVDNCVCMXlvciUyQyUyMGthbHBsZXJpbmklMjBrYXJhcnQlQzQlQjF5b3IuJTIwUGVraSUyMGJpeiUyMG5lJTIweWFwJUM0JUIxeW9ydXolM0YlMjBTYWRlY2UlMjBpemxpeW9yJTIwbXV5dXolM0YlMjIlN0QlNUQlN0QlMkMlN0IlMjJ0eXBlJTIyJTNBJTIycCUyMiUyQyUyMmNoaWxkcmVuJTIyJTNBJTVCJTdCJTIydGV4dCUyMiUzQSUyMkFubmUlMjBiYWJhbGFyISUyMEclQzMlQjZ6JUMzJUJDbiVDMyVCQ3olQzMlQkMlMjBhJUMzJUE3JUM0JUIxbiElMjAlQzMlODdvY3VrbGFyJUM0JUIxbiVDNCVCMXolMjBraW1sZXJsZSUyMGFya2FkYSVDNSU5RmwlQzQlQjFrJTIwZWRpeW9yJTJDJTIwZGlqaXRhbCUyMGQlQzMlQkNueWFkYSUyMGtpbWxlcmluJTIwcGUlQzUlOUZpbmRlbiUyMGdpZGl5b3IlMkMlMjBuZSUyMHQlQzMlQkNyJTIwaSVDMyVBN2VyaWtsZXJlJTIwbWFydXolMjBrYWwlQzQlQjF5b3IlM0YlMjBPbmxhciVDNCVCMW4lMjBpbGslMjBsaW1hbiVDNCVCMSUyMHNpenNpbml6LiUyME9ubGFyYSUyMHNhaGlwJTIwJUMzJUE3JUM0JUIxayVDNCVCMW4lMkMlMjBvbmxhcmElMjByZWhiZXJsaWslMjBlZGluLiUyMEJhdCVDNCVCMWwlMjBhayVDNCVCMW1sYXIlQzQlQjFuJTJDJTIwJUM1JTlGaWRkZXQlMjBpJUMzJUE3ZXJpa2xpJTIwb3l1bmxhciVDNCVCMW4lMkMlMjBhaGxha3MlQzQlQjF6JTIweWF5JUM0JUIxbmxhciVDNCVCMW4lMjBpbnNhZiVDNCVCMW5hJTIwYiVDNCVCMXJha21heSVDNCVCMW4lMjB5YXZydWxhciVDNCVCMW4lQzQlQjF6JUM0JUIxISUyMiU3RCU1RCU3RCUyQyU3QiUyMnR5cGUlMjIlM0ElMjJwJTIyJTJDJTIyY2hpbGRyZW4lMjIlM0ElNUIlN0IlMjJ0ZXh0JTIyJTNBJTIyS2FtdSUyMGt1cnVtbGFyJUM0JUIxJTJDJTIwc2l2aWwlMjB0b3BsdW0lMjBrdXJ1bHUlQzUlOUZsYXIlQzQlQjElMkMlMjBodWt1ayVDMyVBN3VsYXIlMkMlMjBtZWR5YSUyMG1lbnN1cGxhciVDNCVCMSUyQyUyMHNhbmF0JUMzJUE3JUM0JUIxbGFyJTJDJTIwYWthZGVtaXN5ZW5sZXIlMkMlMjBob2NhbGFyJTJDJTIwJUMzJUI2JUM0JTlGcmV0bWVubGVyLi4uJTIwRXklMjBtaWxsZXQhJTIwSGVwaW1peiElMjBIZXIlMjB6YW1hbmtpbmRlbiUyMGRhaGElMjBmYXpsYSUyMHNvcnVtbHVsdWtsYXIlQzQlQjFtJUM0JUIxeiVDNCVCMW4lMjBpZHJha2luZGUlMjBvbG1hbCVDNCVCMXklQzQlQjF6LiUyMEJ1JTIwc2FkZWNlJTIwYmlyJTIwaHV0YmUlMjBtZXRuaSUyMGRlJUM0JTlGaWwlMkMlMjBiaXIlMjAlQzMlQTclQzQlQjElQzQlOUZsJUM0JUIxa3QlQzQlQjFyISUyMEJpciUyMHZpY2RhbiUyMG11aGFzZWJlc2lkaXIhJTIwJUMzJTg3b2N1a2xhciVDNCVCMW0lQzQlQjF6JUM0JUIxJTIwa29ydW1hayUyQyUyMGdlbGVjZSVDNCU5RmltaXppJTIwa3VydGFybWFrJTIwZGVtZWt0aXIuJTIyJTdEJTVEJTdEJTJDJTdCJTIydHlwZSUyMiUzQSUyMnAlMjIlMkMlMjJjaGlsZHJlbiUyMiUzQSU1QiU3QiUyMnRleHQlMjIlM0ElMjJVbnV0bWF5JUM0JUIxbiElMjBZJUMzJUJDY2UlMjBSYWJiaW1peiUyQyUyMCdFeSUyMGltYW4lMjBlZGVubGVyISUyMEtlbmRpbml6aSUyMHZlJTIwYWlsZW5pemklMjB5YWslQzQlQjF0JUM0JUIxJTIwaW5zYW5sYXIlMjB2ZSUyMHRhJUM1JTlGbGFyJTIwb2xhbiUyMGF0ZSVDNSU5RnRlbiUyMGtvcnV5dW4nJTIwZGl5ZSUyMGJ1eXVydXlvci4lMjBCdSUyMGJpciUyMHV5YXIlQzQlQjElMjBkZSVDNCU5RmlsJTJDJTIwYmlyJTIwZW1pcmRpciElMjBCdSUyMGVtcmUlMjBrdWxhayUyMHZlcmVsaW0lMkMlMjBrZW5kaW1pemklMjB2ZSUyMGFpbGVtaXppJTIwYnUlMjBhdGUlQzUlOUZ0ZW4lMjBrb3J1eWFsJUM0JUIxbS4lMjBBa3NpJTIwdGFrZGlyZGUlMkMlMjBidSUyMHNlc3NpemxpJUM0JTlGaW4lMjB2ZSUyMHZ1cmR1bWR1eW1hemwlQzQlQjElQzQlOUYlQzQlQjFuJTIwYmVkZWxpbmklMjAlQzMlQTdvayUyMGElQzQlOUYlQzQlQjFyJTIwJUMzJUI2ZGVyaXouJTIwJTIyJTdEJTJDJTdCJTIydGV4dCUyMiUzQSUyMlV5YW4lQzQlQjFuJTIwQXJ0JUM0JUIxayElMjIlMkMlMjJib2xkJTIyJTNBdHJ1ZSU3RCU1RCU3RCU1RA==">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><strong><span class="" data-slate-leaf="true">Unutmayın! </span></strong></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Yüce Rabbimiz, <strong><em>&#8216;Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun&#8217;</em></strong> diye buyuruyor. Bu bir uyarı değil, bir emirdir! Bu emre kulak verelim, kendimizi ve ailemizi bu ateşten koruyalım. Aksi takdirde, bu sessizliğin ve vurdumduymazlığın bedelini çok ağır öderiz. </span></span><strong>Uyanın Artık! Bu Sessizlik Nereye Kadar?</strong></div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/uyanin-artik-bu-sessizlik-nereye-kadar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öğretmene Sahip Çıkmayan Toplum!..</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/85116-2/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/85116-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 19:16:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[ahlaki çöküş]]></category>
		<category><![CDATA[aile bağları]]></category>
		<category><![CDATA[bireyselleşme]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışma eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[değer kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[empati eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[hoşgörüsüzlük]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim kopukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[komşuluk ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel yozlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[maneviyat eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[nesil çatışması]]></category>
		<category><![CDATA[öfke kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenlere şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[saygı ve sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal çürüme]]></category>
		<category><![CDATA[şükürsüzlük]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal bilinç]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal bozulma]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlaşma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85116</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Toplum olarak bozulmuşluğumuzun derin izlerini her geçen gün daha fazla hissediyoruz. Peki, biz bu hale nasıl geldik? Bir zamanlar komşuluk ilişkileriyle, aile bağlarıyla, saygı ve sevgiyle örülü bir toplumken, ne oldu da bu denli savrulduk? ŞÜKÜR SECERESİNİ UNUTTUK Elimizdeki nimetlerin kıymetini bilmez, her şeyi olağan kabul eder olduk. Şükretmeyi unuttukça, sahip olduklarımızın &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz Dağtekin Yazdı</strong></h3>
<p>Toplum olarak bozulmuşluğumuzun derin izlerini her geçen gün daha fazla hissediyoruz. Peki, biz bu hale nasıl geldik? Bir zamanlar komşuluk ilişkileriyle, aile bağlarıyla, saygı ve sevgiyle örülü bir toplumken, ne oldu da bu denli savrulduk?</p>
<p><strong>ŞÜKÜR SECERESİNİ UNUTTUK</strong></p>
<p>Elimizdeki nimetlerin kıymetini bilmez, her şeyi olağan kabul eder olduk. Şükretmeyi unuttukça, sahip olduklarımızın değerini yitirdik ve daha fazlasını arar hale geldik. Bu doyumsuzluk, bizi manevi anlamda fakirleştirdi.</p>
<p><strong>HER İŞİMİZE BESMELESİZ BAŞLAR OLDUK</strong></p>
<p>Hayatımızın her anına anlam katan, bereket getiren besmeleyi dilimizden düşürdük. İşlerimize başlarken Allah&#8217;ın adını anmayı unuttukça, işlerimizde de bereket kalmadı, huzurumuz kaçtı.</p>
<p><strong>KOMŞU ZİYARETLERİNİ UNUTTUK</strong></p>
<p>Bir zamanlar kapı komşumuzla ekmeğimizi, derdimizi paylaşırdık. Şimdi ise aynı apartmanda oturduğumuz insanları bile tanımıyoruz. Komşuluk kültürü, yerini yalnızlığa ve yabancılaşmaya bıraktı.</p>
<p><strong>ANA BABA VE AİLE EFRADI OLARAK AYNI SOFRA ETRAFINDA TOPLANAMADIK </strong></p>
<p>Aile, toplumun temel direğidir. Oysa şimdi aynı evde yaşayan bireyler bile farklı zamanlarda, farklı odalarda yemek yiyor. Sofralarımızdaki muhabbet azaldıkça, aile bağlarımız da zayıfladı.</p>
<p><strong>SAYGI VE SEVGİYİ KALDIRDIK</strong></p>
<p>Büyüklerimize hürmeti, küçüklerimize şefkati unuttuk. Saygı ve sevgi, yerini bencilliğe ve hoşgörüsüzlüğe bıraktı. Herkes kendi doğrusunu mutlak kabul eder oldu, farklılıklara tahammülümüz kalmadı.</p>
<p>Ben Siftah Yaptım Komşumdan Siftah Yap Anlayışından Uzaklaştık: Esnaf dayanışması, komşuluk hukuku gibi değerlerimizi yitirdik. Rekabetin acımasızlığına yenik düştük, birbirimize destek olmak yerine köstek olmayı tercih ettik.</p>
<p><strong>KAĞIT ÜZERİNDEN MÜSLÜMAN KALDIK</strong></p>
<p>İnancımızın gerekliliklerini sadece sözde yerine getirir olduk. Yaşantımızla, davranışlarımızla örnek olmaktan uzaklaştık. İslam&#8217;ın güzelliklerini hayatımıza yansıtmak yerine, sadece kimliğimizde taşıdık.</p>
<p><strong>EVLAT ANNE-BABAYI, BABA DA EVLADI DİNLEMEZ OLDU</strong></p>
<p>Nesiller arasındaki iletişim koptu. Anne-babalar evlatlarını anlamakta zorlanırken, evlatlar da ebeveynlerinin tecrübelerinden faydalanmayı reddetti. Bu kopukluk, aile içinde derin yaralar açtı.</p>
<p><strong>OTOBÜSTE YAŞLIYA YER VERMEZ OLDUK, SAYGIYI UNUTTUK</strong></p>
<p>Toplu taşıma araçlarında bile yaşlılara, hamilelere, engellilere yer vermeyi unuttuk. Bu basit ama anlamlı davranışlar, toplumdaki empati eksikliğinin bir göstergesi haline geldi.</p>
<p><strong>HEPİMİZİN ELİNDE TELEFON AYNI ODADA TELEVİZYON BİRBİRİMİZİ SORAMAZ OLDUK</strong></p>
<p>Teknoloji, bizi birbirimize yakınlaştırması gerekirken, aksine uzaklaştırdı. Aynı odada olsak bile herkes kendi sanal dünyasına çekildi, gerçek hayattaki iletişimimiz koptu. Hepimizin elinde telefon aynı odada televizyon birbirimizi soramaz olduk. Aynı evde yabancılar gibiyiz.</p>
<p><strong>HER BİRİMİZ PATLAYAN BİR BOMBA HALİNE GELDİK</strong></p>
<p>En küçük bir tartışmada bile öfkemize hakim olamaz olduk. Hoşgörüsüzlük, tahammülsüzlük ve şiddet, toplumun her kesimine yayıldı. Her an patlamaya hazır bir bomba gibi yaşıyoruz.</p>
<p><strong>EĞİTİMDEN UZAKLAŞTIK, TOPLUMU YETİŞTİREN EĞİTİMCİLERİMİZİ BİRER DÜŞMAN OLARAK GÖRDÜK</strong></p>
<p>En büyük hatamız belki de buydu. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı yetiştiren öğretmenlerimizi, rehberlerimizi düşman ilan ettik. Onların emeğini, fedakarlığını görmezden geldik.</p>
<p>Ders çalışmayan çocuğumuzun niye ders çalışmadığını değil, eğitimcinin çocuğumuza niye kızdığının arkasında durduk. Çocuklarımızın hatalarını örtbas etmeye çalıştık, öğretmenlerimizi suçladık. Bu tutum, çocuklarımızın sorumluluk almasını engelledi ve eğitim sistemine olan güveni sarstı.</p>
<p><strong>SONRA DA ELİ KANLI GENÇLERİ TOPLUMUN İÇİNE SALDIK</strong></p>
<p>İşte Siverek ve Kahramanmaraş&#8217;taki vahşetin anatomisi! Şanlıurfa&#8217;nın Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan silahlı saldırı ve Kahramanmaraş&#8217;taki okul baskını gibi olaylar, değerlerinden uzaklaşmış, saygıyı yitirmiş, şiddete meyilli gençlerin ortaya çıkışının acı bir sonucudur. Bir öğretmenin hunharca katledilmesi veya okullarda yaşanan bu tür şiddet olayları, sadece bir cinayet değil, aynı zamanda toplumun vicdanına saplanan bir hançerdir.</p>
<p>Polisi Polis Bekliyor, Hastaneyi, Belediyeyi Güvenlik Koruyor, Adliyeyi, Valilik ve Kaymakamlıkları Polis Koruyor, Peki Toplumun Rehberi Olan Öğretmenler Niçin Korunmuyor? Bu nasıl bir çelişkidir? Toplumun en temel yapı taşı olan eğitimi emanet ettiğimiz öğretmenlerimiz, neden bu kadar sahipsiz bırakılıyor? Onlar, geleceğimizi inşa eden mimarlardır. Onları korumak, onlara sahip çıkmak, hepimizin görevidir.</p>
<p><strong>BÖYLE Mİ BİLİM VE TEKNOLOJİDE MÜREFFEH TÜRKİYE&#8217;Yİ İNŞA EDECEĞİZ? </strong></p>
<p>Öğretmenlerine sahip çıkmayan, onların can güvenliğini sağlayamayan bir toplum, nasıl kalkınabilir? Nasıl bilimde, teknolojide ilerleyebilir? Müreffeh bir Türkiye inşa etmek istiyorsak, önce öğretmenlerimize hak ettikleri değeri vermeli, onları her türlü şiddetten korumalıyız. Unutmayalım ki, bir ülkenin geleceği, öğretmenlerinin ellerindedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/85116-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siyonizm&#8217;in Ahtapot Kolları: Finans, Medya ve Kanlı Siyaset</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/siyonizmin-ahtapot-kollari-finans-medya-ve-kanli-siyaset/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/siyonizmin-ahtapot-kollari-finans-medya-ve-kanli-siyaset/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 06:37:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Dış Politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Armageddon]]></category>
		<category><![CDATA[Dimona nükleer merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[dünya barışı tehdidi]]></category>
		<category><![CDATA[faili meçhul cinayetler]]></category>
		<category><![CDATA[İran nükleer silah]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail nükleer kapasitesi]]></category>
		<category><![CDATA[kimyasal saldırılar]]></category>
		<category><![CDATA[küresel finans manipülasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[küresel kaos]]></category>
		<category><![CDATA[Mossad suikastleri]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer şantaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Siyonist lobisi]]></category>
		<category><![CDATA[Siyonist planlar]]></category>
		<category><![CDATA[Siyonizm]]></category>
		<category><![CDATA[Trump]]></category>
		<category><![CDATA[Trump ve İsrail ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Trump'ın Ortadoğu çıkmazı.]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85095</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Küresel siyasetin kirli koridorlarında bugünlerde yine tanıdık bir senaryo vizyona sokuluyor. ABD Başkanı Donald Trump, seleflerinin izinden giderek &#8220;kimyasal silah&#8221; ve &#8220;nükleer tehdit&#8221; yalanlarıyla yeni bir algı operasyonunun fitilini ateşledi. Ancak bu kez sahne daha karanlık, aktörler daha pervasız ve hedef daha net: İran üzerinden bölgeyi ateşe atarak Siyonist İsrail’in bekasını perçinlemek. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="w-full my-[1px]">
<h3 class="py-[3px]" data-slate-node="element"><strong><span class="" data-slate-leaf="true">Aziz Dağtekin Yazdı</span></strong></h3>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element">
<hr />
<p><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Küresel siyasetin kirli koridorlarında bugünlerde yine tanıdık bir senaryo vizyona sokuluyor. ABD Başkanı Donald Trump, seleflerinin izinden giderek <strong>&#8220;kimyasal silah&#8221;</strong> ve <strong>&#8220;nükleer tehdit&#8221;</strong> yalanlarıyla yeni bir algı operasyonunun fitilini ateşledi. Ancak bu kez sahne daha karanlık, aktörler daha pervasız ve hedef daha net: İran üzerinden bölgeyi ateşe atarak Siyonist İsrail’in bekasını perçinlemek. Trump, adeta İsrail’in bir kuklası gibi hareket ederek, kendi ülkesini ve dünyayı geri dönüşü olmayan bir çıkmaz sokağa sürüklüyor. Bu çıkmaz sokak, sadece diplomatik bir başarısızlık değil, aynı zamanda insanlık onurunun Siyonist emellere kurban edildiği bir uçurumdur.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Tarih tekerrürden ibarettir derler; nitekim Irak işgali öncesinde Colin Powell’ın BM kürsüsünde salladığı o içi boş tüpler, bugün Trump’ın dilinde <strong>&#8220;İran’ın nükleer silahları&#8221;</strong> olarak yeniden hortlatılıyor. O günlerde milyonlarca insanın hayatına mal olan o devasa yalan, bugün yeni bir kılıfla karşımıza çıkıyor. Oysa asıl sormamız gereken soru şudur: Eğer İran’da nükleer silah varsa ki bu henüz kanıtlanmamış bir iddiadır. Peki ya İsrail’in elindeki o devasa nükleer cephanelik neyin nesidir? Uluslararası kuruluşların raporlarına göre, Dimona Nükleer Araştırma Merkezi’nde saklanan ve dünyadan gizlenen yaklaşık 90 nükleer savaş başlığı, neden hiçbir denetime tabi tutulmuyor? Batı dünyası, İsrail’in bu ölümcül kapasitesine karşı neden kör, sağır ve dilsiz kalmayı tercih ediyor? Bu çifte standart, uluslararası hukukun aslında Siyonist bir kalkan olduğunu kanıtlamaktadır.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Asıl gerçek şudur ki; bugün dünyanın başına bela olan asıl güç, Siyonist İsrail rejiminin ta kendisidir. Bu rejim, sadece askeri bir güç değil, aynı zamanda küresel bir kaos mekanizmasıdır. Laboratuvarlarda üretilen hastalıklar, sinsi kimyasal saldırılar, şantaj malzemesi olarak kullanılan müstehcen kayıtlar ve Mossad marifetiyle işlenen faili meçhul cinayetler&#8230; Hepsi bu karanlık yapının imzasını taşımaktadır. Ülke başkanlarına düzenlenen suikastlerden küresel finansal manipülasyonlara kadar uzanan bu kirli ağ, insanlığın huzurunu tehdit eden en büyük unsurdur. Siyonizm, sadece bir toprak parçası peşinde değildir; o, küresel finans sistemini, medyayı ve siyaseti kendi çıkarları doğrultusunda yöneten bir ahtapotun kolları gibidir.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Kendi peygamberlerine bile canice kıymaktan çekinmeyen, kutsal değerleri kendi siyasi emelleri için çiğneyen bu zihniyet, tarih boyunca ilahi bir lanetin gölgesinde kalmıştır. Kutsal metinlerde bile <strong>&#8220;bozguncu&#8221;</strong> olarak nitelendirilen bu kavmin peşine takılan Trump, neyi ummaktadır? Öldürmeyi bir sanat haline getirmiş, kan dökmekten beslenen bir yapıdan barış mı beklemektedir? Trump’ın bu körü körüne bağlılığı, sadece Ortadoğu’yu değil, Amerikan halkının geleceğini de Siyonizm’in kanlı dişlileri arasına fırlatmaktadır. Allah’ın lanetlediği bir toplumun peşinden gidenlerin, tarihin hangi karanlık sayfasında yok olup gideceklerini hep birlikte göreceğiz.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Bölgeyi ateşe veren bu politikalar, aslında bir <strong>&#8220;Armageddon&#8221;</strong> özleminin dışavurumudur. Trump, İsrail’in çıkarları uğruna dünyayı bir nükleer felaketin eşiğine getirirken, aslında kendi siyasi sonunu da hazırlamaktadır. Siyonizm’in küresel finans üzerindeki tahakkümü ve medya aracılığıyla kurduğu algı imparatorluğu, artık mızrağın çuvala sığmadığı bir noktaya gelmiştir. İnsanlık, bu zulüm düzenine karşı uyanışa geçmek zorundadır. Bu uyanış, sadece Müslüman coğrafyası için değil, Siyonizm’in boyunduruğu altında ezilen tüm halklar için bir kurtuluş reçetesidir.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Trump&#8217;ın <strong>&#8220;öldürmeyi iyi bilenlerden&#8221;</strong> beklediği şey, aslında bir illüzyondan ibarettir. O, bu kanlı ittifakın kendisine güç katacağını sanırken, aslında Siyonizm&#8217;in kirli emellerine hizmet eden bir piyondan öteye geçememektedir. Ortadoğu&#8217;da dökülen her damla kanda, atılan her haksız bombada bu kirli ittifakın izi vardır. Siyonist rejimin faili meçhul cinayetleri, sadece bireyleri değil, halkların iradesini de hedef almaktadır. Finansal manipülasyonlarla ülkelerin ekonomilerini çökerten, halkları açlığa ve sefalete mahkum eden bu yapı, insanlığın ortak düşmanıdır.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]" data-slate-fragment="%5B%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22K%C3%BCresel%20siyasetin%20kirli%20koridorlar%C4%B1nda%20bug%C3%BCnlerde%20yine%20tan%C4%B1d%C4%B1k%20bir%20senaryo%20vizyona%20sokuluyor.%20ABD%20Ba%C5%9Fkan%C4%B1%20Donald%20Trump%2C%20seleflerinin%20izinden%20giderek%20%5C%22kimyasal%20silah%5C%22%20ve%20%5C%22n%C3%BCkleer%20tehdit%5C%22%20yalanlar%C4%B1yla%20yeni%20bir%20alg%C4%B1%20operasyonunun%20fitilini%20ate%C5%9Fledi.%20Ancak%20bu%20kez%20sahne%20daha%20karanl%C4%B1k%2C%20akt%C3%B6rler%20daha%20pervas%C4%B1z%20ve%20hedef%20daha%20net%3A%20%C4%B0ran%20%C3%BCzerinden%20b%C3%B6lgeyi%20ate%C5%9Fe%20atarak%20Siyonist%20%C4%B0srail%E2%80%99in%20bekas%C4%B1n%C4%B1%20per%C3%A7inlemek.%20Trump%2C%20adeta%20%C4%B0srail%E2%80%99in%20bir%20kuklas%C4%B1%20gibi%20hareket%20ederek%2C%20kendi%20%C3%BClkesini%20ve%20d%C3%BCnyay%C4%B1%20geri%20d%C3%B6n%C3%BC%C5%9F%C3%BC%20olmayan%20bir%20%C3%A7%C4%B1kmaz%20soka%C4%9Fa%20s%C3%BCr%C3%BCkl%C3%BCyor.%20Bu%20%C3%A7%C4%B1kmaz%20sokak%2C%20sadece%20diplomatik%20bir%20ba%C5%9Far%C4%B1s%C4%B1zl%C4%B1k%20de%C4%9Fil%2C%20ayn%C4%B1%20zamanda%20insanl%C4%B1k%20onurunun%20Siyonist%20emellere%20kurban%20edildi%C4%9Fi%20bir%20u%C3%A7urumdur.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Tarih%20tekerr%C3%BCrden%20ibarettir%20derler%3B%20nitekim%20Irak%20i%C5%9Fgali%20%C3%B6ncesinde%20Colin%20Powell%E2%80%99%C4%B1n%20BM%20k%C3%BCrs%C3%BCs%C3%BCnde%20sallad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20o%20i%C3%A7i%20bo%C5%9F%20t%C3%BCpler%2C%20bug%C3%BCn%20Trump%E2%80%99%C4%B1n%20dilinde%20%5C%22%C4%B0ran%E2%80%99%C4%B1n%20n%C3%BCkleer%20silahlar%C4%B1%5C%22%20olarak%20yeniden%20hortlat%C4%B1l%C4%B1yor.%20O%20g%C3%BCnlerde%20milyonlarca%20insan%C4%B1n%20hayat%C4%B1na%20mal%20olan%20o%20devasa%20yalan%2C%20bug%C3%BCn%20yeni%20bir%20k%C4%B1l%C4%B1fla%20kar%C5%9F%C4%B1m%C4%B1za%20%C3%A7%C4%B1k%C4%B1yor.%20Oysa%20as%C4%B1l%20sormam%C4%B1z%20gereken%20soru%20%C5%9Fudur%3A%20E%C4%9Fer%20%C4%B0ran%E2%80%99da%20n%C3%BCkleer%20silah%20varsa%20%E2%80%93ki%20bu%20hen%C3%BCz%20kan%C4%B1tlanmam%C4%B1%C5%9F%20bir%20iddiad%C4%B1r%E2%80%93%20peki%20ya%20%C4%B0srail%E2%80%99in%20elindeki%20o%20devasa%20n%C3%BCkleer%20cephanelik%20neyin%20nesidir%3F%20Uluslararas%C4%B1%20kurulu%C5%9Flar%C4%B1n%20raporlar%C4%B1na%20g%C3%B6re%2C%20Dimona%20N%C3%BCkleer%20Ara%C5%9Ft%C4%B1rma%20Merkezi%E2%80%99nde%20saklanan%20ve%20d%C3%BCnyadan%20gizlenen%20yakla%C5%9F%C4%B1k%2090%20n%C3%BCkleer%20sava%C5%9F%20ba%C5%9Fl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%2C%20neden%20hi%C3%A7bir%20denetime%20tabi%20tutulmuyor%3F%20Bat%C4%B1%20d%C3%BCnyas%C4%B1%2C%20%C4%B0srail%E2%80%99in%20bu%20%C3%B6l%C3%BCmc%C3%BCl%20kapasitesine%20kar%C5%9F%C4%B1%20neden%20k%C3%B6r%2C%20sa%C4%9F%C4%B1r%20ve%20dilsiz%20kalmay%C4%B1%20tercih%20ediyor%3F%20Bu%20%C3%A7ifte%20standart%2C%20uluslararas%C4%B1%20hukukun%20asl%C4%B1nda%20Siyonist%20bir%20kalkan%20oldu%C4%9Funu%20kan%C4%B1tlamaktad%C4%B1r.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22As%C4%B1l%20ger%C3%A7ek%20%C5%9Fudur%20ki%3B%20bug%C3%BCn%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20ba%C5%9F%C4%B1na%20bela%20olan%20as%C4%B1l%20g%C3%BC%C3%A7%2C%20Siyonist%20%C4%B0srail%20rejiminin%20ta%20kendisidir.%20Bu%20rejim%2C%20sadece%20askeri%20bir%20g%C3%BC%C3%A7%20de%C4%9Fil%2C%20ayn%C4%B1%20zamanda%20k%C3%BCresel%20bir%20kaos%20mekanizmas%C4%B1d%C4%B1r.%20Laboratuvarlarda%20%C3%BCretilen%20hastal%C4%B1klar%2C%20sinsi%20kimyasal%20sald%C4%B1r%C4%B1lar%2C%20%C5%9Fantaj%20malzemesi%20olarak%20kullan%C4%B1lan%20m%C3%BCstehcen%20kay%C4%B1tlar%20ve%20Mossad%20marifetiyle%20i%C5%9Flenen%20faili%20me%C3%A7hul%20cinayetler...%20Hepsi%20bu%20karanl%C4%B1k%20yap%C4%B1n%C4%B1n%20imzas%C4%B1n%C4%B1%20ta%C5%9F%C4%B1maktad%C4%B1r.%20%C3%9Clke%20ba%C5%9Fkanlar%C4%B1na%20d%C3%BCzenlenen%20suikastlerden%20k%C3%BCresel%20finansal%20manip%C3%BClasyonlara%20kadar%20uzanan%20bu%20kirli%20a%C4%9F%2C%20insanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20huzurunu%20tehdit%20eden%20en%20b%C3%BCy%C3%BCk%20unsurdur.%20Siyonizm%2C%20sadece%20bir%20toprak%20par%C3%A7as%C4%B1%20pe%C5%9Finde%20de%C4%9Fildir%3B%20o%2C%20k%C3%BCresel%20finans%20sistemini%2C%20medyay%C4%B1%20ve%20siyaseti%20kendi%20%C3%A7%C4%B1karlar%C4%B1%20do%C4%9Frultusunda%20y%C3%B6neten%20bir%20ahtapotun%20kollar%C4%B1%20gibidir.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Kendi%20peygamberlerine%20bile%20canice%20k%C4%B1ymaktan%20%C3%A7ekinmeyen%2C%20kutsal%20de%C4%9Ferleri%20kendi%20siyasi%20emelleri%20i%C3%A7in%20%C3%A7i%C4%9Fneyen%20bu%20zihniyet%2C%20tarih%20boyunca%20ilahi%20bir%20lanetin%20g%C3%B6lgesinde%20kalm%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r.%20Kutsal%20metinlerde%20bile%20%5C%22bozguncu%5C%22%20olarak%20nitelendirilen%20bu%20kavmin%20pe%C5%9Fine%20tak%C4%B1lan%20Trump%2C%20neyi%20ummaktad%C4%B1r%3F%20%C3%96ld%C3%BCrmeyi%20bir%20sanat%20haline%20getirmi%C5%9F%2C%20kan%20d%C3%B6kmekten%20beslenen%20bir%20yap%C4%B1dan%20bar%C4%B1%C5%9F%20m%C4%B1%20beklemektedir%3F%20Trump%E2%80%99%C4%B1n%20bu%20k%C3%B6r%C3%BC%20k%C3%B6r%C3%BCne%20ba%C4%9Fl%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1%2C%20sadece%20Ortado%C4%9Fu%E2%80%99yu%20de%C4%9Fil%2C%20Amerikan%20halk%C4%B1n%C4%B1n%20gelece%C4%9Fini%20de%20Siyonizm%E2%80%99in%20kanl%C4%B1%20di%C5%9Flileri%20aras%C4%B1na%20f%C4%B1rlatmaktad%C4%B1r.%20Allah%E2%80%99%C4%B1n%20lanetledi%C4%9Fi%20bir%20toplumun%20pe%C5%9Finden%20gidenlerin%2C%20tarihin%20hangi%20karanl%C4%B1k%20sayfas%C4%B1nda%20yok%20olup%20gideceklerini%20hep%20birlikte%20g%C3%B6rece%C4%9Fiz.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22B%C3%B6lgeyi%20ate%C5%9Fe%20veren%20bu%20politikalar%2C%20asl%C4%B1nda%20bir%20%5C%22Armageddon%5C%22%20%C3%B6zleminin%20d%C4%B1%C5%9Favurumudur.%20Trump%2C%20%C4%B0srail%E2%80%99in%20%C3%A7%C4%B1karlar%C4%B1%20u%C4%9Fruna%20d%C3%BCnyay%C4%B1%20bir%20n%C3%BCkleer%20felaketin%20e%C5%9Fi%C4%9Fine%20getirirken%2C%20asl%C4%B1nda%20kendi%20siyasi%20sonunu%20da%20haz%C4%B1rlamaktad%C4%B1r.%20Siyonizm%E2%80%99in%20k%C3%BCresel%20finans%20%C3%BCzerindeki%20tahakk%C3%BCm%C3%BC%20ve%20medya%20arac%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1yla%20kurdu%C4%9Fu%20alg%C4%B1%20imparatorlu%C4%9Fu%2C%20art%C4%B1k%20m%C4%B1zra%C4%9F%C4%B1n%20%C3%A7uvala%20s%C4%B1%C4%9Fmad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20bir%20noktaya%20gelmi%C5%9Ftir.%20%C4%B0nsanl%C4%B1k%2C%20bu%20zul%C3%BCm%20d%C3%BCzenine%20kar%C5%9F%C4%B1%20uyan%C4%B1%C5%9Fa%20ge%C3%A7mek%20zorundad%C4%B1r.%20Bu%20uyan%C4%B1%C5%9F%2C%20sadece%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20co%C4%9Frafyas%C4%B1%20i%C3%A7in%20de%C4%9Fil%2C%20Siyonizm%E2%80%99in%20boyunduru%C4%9Fu%20alt%C4%B1nda%20ezilen%20t%C3%BCm%20halklar%20i%C3%A7in%20bir%20kurtulu%C5%9F%20re%C3%A7etesidir.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Trump'%C4%B1n%20%5C%22%C3%B6ld%C3%BCrmeyi%20iyi%20bilenlerden%5C%22%20bekledi%C4%9Fi%20%C5%9Fey%2C%20asl%C4%B1nda%20bir%20ill%C3%BCzyondan%20ibarettir.%20O%2C%20bu%20kanl%C4%B1%20ittifak%C4%B1n%20kendisine%20g%C3%BC%C3%A7%20kataca%C4%9F%C4%B1n%C4%B1%20san%C4%B1rken%2C%20asl%C4%B1nda%20Siyonizm'in%20kirli%20emellerine%20hizmet%20eden%20bir%20piyondan%20%C3%B6teye%20ge%C3%A7ememektedir.%20Ortado%C4%9Fu'da%20d%C3%B6k%C3%BClen%20her%20damla%20kanda%2C%20at%C4%B1lan%20her%20haks%C4%B1z%20bombada%20bu%20kirli%20ittifak%C4%B1n%20izi%20vard%C4%B1r.%20Siyonist%20rejimin%20faili%20me%C3%A7hul%20cinayetleri%2C%20sadece%20bireyleri%20de%C4%9Fil%2C%20halklar%C4%B1n%20iradesini%20de%20hedef%20almaktad%C4%B1r.%20Finansal%20manip%C3%BClasyonlarla%20%C3%BClkelerin%20ekonomilerini%20%C3%A7%C3%B6kerten%2C%20halklar%C4%B1%20a%C3%A7l%C4%B1%C4%9Fa%20ve%20sefalete%20mahkum%20eden%20bu%20yap%C4%B1%2C%20insanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20ortak%20d%C3%BC%C5%9Fman%C4%B1d%C4%B1r.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Sonu%C3%A7%20olarak%2C%20Trump%E2%80%99%C4%B1n%20girdi%C4%9Fi%20bu%20%C3%A7%C4%B1kmaz%20sokak%2C%20sadece%20bir%20d%C4%B1%C5%9F%20politika%20hatas%C4%B1%20de%C4%9Fil%2C%20k%C3%BCresel%20bir%20vicdan%20s%C4%B1nav%C4%B1d%C4%B1r.%20%C4%B0srail%E2%80%99in%20n%C3%BCkleer%20%C5%9Fantaj%C4%B1na%20boyun%20e%C4%9Fen%2C%20Mossad%E2%80%99%C4%B1n%20karanl%C4%B1k%20operasyonlar%C4%B1na%20g%C3%B6z%20yuman%20bir%20d%C3%BCnya%2C%20huzur%20bulamaz.%20Ger%C3%A7ek%20bar%C4%B1%C5%9F%2C%20ancak%20bu%20Siyonist%20ku%C5%9Fatman%C4%B1n%20k%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1%20ve%20adaletin%20tesis%20edilmesiyle%20m%C3%BCmk%C3%BCnd%C3%BCr.%20Trump%20ve%20onun%20gibi%20%5C%22%C3%B6ld%C3%BCrmeyi%20iyi%20bilenlerin%5C%22%20pe%C5%9Finden%20gidenler%2C%20tarihin%20tozlu%20sayfalar%C4%B1nda%20birer%20utan%C3%A7%20vesikas%C4%B1%20olarak%20an%C4%B1lacakt%C4%B1r.%20%C4%B0nsanl%C4%B1k%20tarihi%2C%20zalimlerin%20de%C4%9Fil%2C%20hakikati%20hayk%C4%B1ranlar%C4%B1n%20zaferiyle%20yaz%C4%B1lacakt%C4%B1r.%22%7D%5D%7D%5D">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Sonuç olarak, Trump’ın girdiği bu çıkmaz sokak, sadece bir dış politika hatası değil, küresel bir vicdan sınavıdır. İsrail’in nükleer şantajına boyun eğen, Mossad’ın karanlık operasyonlarına göz yuman bir dünya, huzur bulamaz. Gerçek barış, ancak bu Siyonist kuşatmanın kırılması ve adaletin tesis edilmesiyle mümkündür. Trump ve onun gibi <strong>&#8220;öldürmeyi iyi bilenlerin&#8221;</strong> peşinden gidenler, tarihin tozlu sayfalarında <strong>Epstein dosyaları</strong> gibi birer utanç vesikası olarak anılacaktır. İnsanlık tarihi, zalimlerin değil, hakikati haykıranların zaferiyle yazılacaktır.</span></span></div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/siyonizmin-ahtapot-kollari-finans-medya-ve-kanli-siyaset/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya Suskun, ABD Köle, İsrail Katliamda!</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/dunya-suskun-abd-kole-israil-katliamda/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/dunya-suskun-abd-kole-israil-katliamda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 2026 13:59:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[1900 ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[2 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[6000 yaralı]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[acil müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[ambulans saldırısı]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[aymazlık]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></category>
		<category><![CDATA[barbarlık]]></category>
		<category><![CDATA[Batı]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler]]></category>
		<category><![CDATA[bm]]></category>
		<category><![CDATA[Cengiz Han]]></category>
		<category><![CDATA[Cuma]]></category>
		<category><![CDATA[eleştirel]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek nesiller]]></category>
		<category><![CDATA[güncel]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[Haçlılar]]></category>
		<category><![CDATA[ikiyüzlülük]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[insanlık]]></category>
		<category><![CDATA[insanlık dramı]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[kanlı oyun.]]></category>
		<category><![CDATA[katliam]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Lübnan]]></category>
		<category><![CDATA[makale]]></category>
		<category><![CDATA[Nazi Almanyası]]></category>
		<category><![CDATA[ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[provokatif]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[Savaş suçu]]></category>
		<category><![CDATA[Sessizlik]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Siyonist]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Soykırım]]></category>
		<category><![CDATA[Stephane Dujarric]]></category>
		<category><![CDATA[Sur]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Terör]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan]]></category>
		<category><![CDATA[viral]]></category>
		<category><![CDATA[Zulüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85074</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric&#8217;in New York&#8217;tan yükselen feryadı, sadece kuru bir istatistik yığını değil, insanlık tarihinin en karanlık sayfalarına eklenen yeni bir utanç vesikasıdır. İsrail&#8217;in Lübnan topraklarında estirdiği terör, 2 Mart&#8217;tan bu yana 1900&#8217;e yakın masum canı toprağa düşürmüş, 6 binden fazla insanı ise sakat bırakarak ömür boyu sürecek &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h3>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element">
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element">
<hr />
<p><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric&#8217;in New York&#8217;tan yükselen feryadı, sadece kuru bir istatistik yığını değil, insanlık tarihinin en karanlık sayfalarına eklenen yeni bir utanç vesikasıdır. İsrail&#8217;in Lübnan topraklarında estirdiği terör, 2 Mart&#8217;tan bu yana 1900&#8217;e yakın masum canı toprağa düşürmüş, 6 binden fazla insanı ise sakat bırakarak ömür boyu sürecek bir acıya mahkum etmiştir. Bu rakamlar, sadece sayılar değil, her biri bir annenin gözyaşı, bir çocuğun çığlığı, bir babanın çaresizliğidir.</span></span></p>
</div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Lübnan Sağlık Bakanlığı&#8217;nın çarşamba günü bildirdiği 300&#8217;den fazla ölüm ve 1100&#8217;den fazla yaralı, bu vahşetin sıradan bir çatışma değil, sistematik bir soykırım girişimi olduğunu haykırmaktadır. Sur kentinde bir ambulansa düzenlenen alçak saldırıda iki acil müdahale görevlisinin şehit edilmesi, bu katil zihniyetin hiçbir kutsala, hiçbir insani değere saygı duymadığının en bariz kanıtıdır. Sağlık sisteminin kritik düzeyde aşırı yük altında olduğu bir coğrafyada, hastaneleri, ambulansları hedef almak, doğrudan insanlığı hedef almaktır. Bu, Cengiz Han&#8217;ın, Haçlıların, Nazi Almanyası&#8217;nın barbarlığını aratmayan bir vahşettir.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<h2 class="py-[3px]" data-slate-node="element"><strong><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">Peygamber Katili Zihniyetin Kanlı Mirası</span></strong></h2>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Bu kanlı mirasın kökenleri, tarihin derinliklerine uzanır. Mazlumun canına kıymayı, kan dökmeyi, acı çektirmeyi adeta bir ayin, bir bayram addeden, peygamber katili Siyonist bir ırkın kadim nefretidir bu. Onlar için insan hayatı, </span></span><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">bir piyon, bir araçtır; Büyük İsrail hayali uğruna feda edilecek bir hiçtir. Bu zihniyet, binlerce yıldır süregelen bir zulüm silsilesinin günümüzdeki en acımasız temsilcisidir. Bu, sadece Lübnan veya Gazze değil, tüm insanlığın vicdanına saplanan bir hançerdir. Bu barbarlık, medeniyetin değil, vahşetin ta kendisidir.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<h2 class="py-[3px]" data-slate-node="element"><strong><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">Dünya Milletlerinin Utanç Veren Sessizliği ve ABD&#8217;nin Köleliği</span></strong></h2>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Bu aymazlık ve vahşet karşısında dünya milletlerinin sessizliği ise tarihin en büyük utançlarından biri olarak kaydedilecektir. Hürriyetten, insan haklarından, demokrasiden dem vuran Batı medeniyeti, özellikle de Amerika Birleşik Devletleri, bu soykırım karşısında ya kör, ya sağır, ya da dilsiz kalmıştır. Dahası, ABD, bu katliamların baş aktörü İsrail&#8217;e sınırsız destek vererek, kendi değerlerini ayaklar altına almış, uluslararası hukuku çiğnemiş ve tarihin en büyük kölelik anlaşmalarından birine imza atmıştır. Özgürlük heykeli, Siyonist vahşetin gölgesinde bir utanç abidesine dönüşmüştür. Bu ikiyüzlülük, sadece Ortadoğu&#8217;da değil, tüm dünyada adalete olan inancı derinden sarsmakta, gelecek nesillerin hafızasında silinmez bir leke bırakmaktadır.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]" data-slate-fragment="JTVCJTdCJTIydHlwZSUyMiUzQSUyMnAlMjIlMkMlMjJjaGlsZHJlbiUyMiUzQSU1QiU3QiUyMnRleHQlMjIlM0ElMjJCaXJsZSVDNSU5Rm1pJUM1JTlGJTIwTWlsbGV0bGVyJTIwR2VuZWwlMjBTZWtyZXRlciUyMFMlQzMlQjZ6YyVDMyVCQ3MlQzMlQkMlMjBTdGVwaGFuZSUyMER1amFycmljJ2luJTIwTmV3JTIwWW9yayd0YW4lMjB5JUMzJUJDa3NlbGVuJTIwZmVyeWFkJUM0JUIxJTJDJTIwc2FkZWNlJTIwa3VydSUyMGJpciUyMGlzdGF0aXN0aWslMjB5JUM0JUIxJUM0JTlGJUM0JUIxbiVDNCVCMSUyMGRlJUM0JTlGaWwlMkMlMjBpbnNhbmwlQzQlQjFrJTIwdGFyaWhpbmluJTIwZW4lMjBrYXJhbmwlQzQlQjFrJTIwc2F5ZmFsYXIlQzQlQjFuYSUyMGVrbGVuZW4lMjB5ZW5pJTIwYmlyJTIwdXRhbiVDMyVBNyUyMHZlc2lrYXMlQzQlQjFkJUM0JUIxci4lMjAlQzQlQjBzcmFpbCdpbiUyMEwlQzMlQkNibmFuJTIwdG9wcmFrbGFyJUM0JUIxbmRhJTIwZXN0aXJkaSVDNCU5RmklMjB0ZXIlQzMlQjZyJTJDJTIwMiUyME1hcnQndGFuJTIwYnUlMjB5YW5hJTIwMTkwMCdlJTIweWFrJUM0JUIxbiUyMG1hc3VtJTIwY2FuJUM0JUIxJTIwdG9wcmElQzQlOUZhJTIwZCVDMyVCQyVDNSU5RiVDMyVCQ3JtJUMzJUJDJUM1JTlGJTJDJTIwNiUyMGJpbmRlbiUyMGZhemxhJTIwaW5zYW4lQzQlQjElMjBpc2UlMjBzYWthdCUyMGIlQzQlQjFyYWthcmFrJTIwJUMzJUI2bSVDMyVCQ3IlMjBib3l1JTIwcyVDMyVCQ3JlY2VrJTIwYmlyJTIwYWMlQzQlQjF5YSUyMG1haGt1bSUyMGV0bWklQzUlOUZ0aXIuJTIwQnUlMjByYWthbWxhciUyQyUyMHNhZGVjZSUyMHNheSVDNCVCMWxhciUyMGRlJUM0JTlGaWwlMkMlMjBoZXIlMjBiaXJpJTIwYmlyJTIwYW5uZW5pbiUyMGclQzMlQjZ6eWElQzUlOUYlQzQlQjElMkMlMjBiaXIlMjAlQzMlQTdvY3UlQzQlOUZ1biUyMCVDMyVBNyVDNCVCMSVDNCU5RmwlQzQlQjElQzQlOUYlQzQlQjElMkMlMjBiaXIlMjBiYWJhbiVDNCVCMW4lMjAlQzMlQTdhcmVzaXpsaSVDNCU5RmlkaXIuJTIyJTdEJTVEJTdEJTJDJTdCJTIydHlwZSUyMiUzQSUyMnAlMjIlMkMlMjJjaGlsZHJlbiUyMiUzQSU1QiU3QiUyMnRleHQlMjIlM0ElMjJMJUMzJUJDYm5hbiUyMFNhJUM0JTlGbCVDNCVCMWslMjBCYWthbmwlQzQlQjElQzQlOUYlQzQlQjEnbiVDNCVCMW4lMjAlQzMlQTdhciVDNSU5RmFtYmElMjBnJUMzJUJDbiVDMyVCQyUyMGJpbGRpcmRpJUM0JTlGaSUyMDMwMCdkZW4lMjBmYXpsYSUyMCVDMyVCNmwlQzMlQkNtJTIwdmUlMjAxMTAwJ2RlbiUyMGZhemxhJTIweWFyYWwlQzQlQjElMkMlMjBidSUyMHZhaCVDNSU5RmV0aW4lMjBzJUM0JUIxcmFkYW4lMjBiaXIlMjAlQzMlQTdhdCVDNCVCMSVDNSU5Rm1hJTIwZGUlQzQlOUZpbCUyQyUyMHNpc3RlbWF0aWslMjBiaXIlMjBzb3lrJUM0JUIxciVDNCVCMW0lMjBnaXJpJUM1JTlGaW1pJTIwb2xkdSVDNCU5RnVudSUyMGhheWslQzQlQjFybWFrdGFkJUM0JUIxci4lMjBTdXIlMjBrZW50aW5kZSUyMGJpciUyMGFtYnVsYW5zYSUyMGQlQzMlQkN6ZW5sZW5lbiUyMGFsJUMzJUE3YWslMjBzYWxkJUM0JUIxciVDNCVCMWRhJTIwaWtpJTIwYWNpbCUyMG0lQzMlQkNkYWhhbGUlMjBnJUMzJUI2cmV2bGlzaW5pbiUyMCVDNSU5RmVoaXQlMjBlZGlsbWVzaSUyQyUyMGJ1JTIwa2F0aWwlMjB6aWhuaXlldGluJTIwaGklQzMlQTdiaXIlMjBrdXRzYWxhJTJDJTIwaGklQzMlQTdiaXIlMjBpbnNhbmklMjBkZSVDNCU5RmVyZSUyMHNheWclQzQlQjElMjBkdXltYWQlQzQlQjElQzQlOUYlQzQlQjFuJUM0JUIxbiUyMGVuJTIwYmFyaXolMjBrYW4lQzQlQjF0JUM0JUIxZCVDNCVCMXIuJTIwU2ElQzQlOUZsJUM0JUIxayUyMHNpc3RlbWluaW4lMjBrcml0aWslMjBkJUMzJUJDemV5ZGUlMjBhJUM1JTlGJUM0JUIxciVDNCVCMSUyMHklQzMlQkNrJTIwYWx0JUM0JUIxbmRhJTIwb2xkdSVDNCU5RnUlMjBiaXIlMjBjbyVDNCU5RnJhZnlhZGElMkMlMjBoYXN0YW5lbGVyaSUyQyUyMGFtYnVsYW5zbGFyJUM0JUIxJTIwaGVkZWYlMjBhbG1hayUyQyUyMGRvJUM0JTlGcnVkYW4lMjBpbnNhbmwlQzQlQjElQzQlOUYlQzQlQjElMjBoZWRlZiUyMGFsbWFrdCVDNCVCMXIuJTIwQnUlMkMlMjBDZW5naXolMjBIYW4nJUM0JUIxbiUyQyUyMEhhJUMzJUE3bCVDNCVCMWxhciVDNCVCMW4lMkMlMjBOYXppJTIwQWxtYW55YXMlQzQlQjEnbiVDNCVCMW4lMjBiYXJiYXJsJUM0JUIxJUM0JTlGJUM0JUIxbiVDNCVCMSUyMGFyYXRtYXlhbiUyMGJpciUyMHZhaCVDNSU5RmV0dGlyLiUyMiU3RCU1RCU3RCUyQyU3QiUyMnR5cGUlMjIlM0ElMjJwJTIyJTJDJTIyY2hpbGRyZW4lMjIlM0ElNUIlN0IlMjJ0ZXh0JTIyJTNBJTIyUGV5Z2FtYmVyJTIwS2F0aWxpJTIwWmlobml5ZXRpbiUyMEthbmwlQzQlQjElMjBNaXJhcyVDNCVCMSUyMiUyQyUyMmJvbGQlMjIlM0F0cnVlJTdEJTVEJTdEJTJDJTdCJTIydHlwZSUyMiUzQSUyMnAlMjIlMkMlMjJjaGlsZHJlbiUyMiUzQSU1QiU3QiUyMnRleHQlMjIlM0ElMjJCdSUyMGthbmwlQzQlQjElMjBtaXJhcyVDNCVCMW4lMjBrJUMzJUI2a2VubGVyaSUyQyUyMHRhcmloaW4lMjBkZXJpbmxpa2xlcmluZSUyMHV6YW4lQzQlQjFyLiUyME1hemx1bXVuJTIwY2FuJUM0JUIxbmElMjBrJUM0JUIxeW1heSVDNCVCMSUyQyUyMGthbiUyMGQlQzMlQjZrbWV5aSUyQyUyMGFjJUM0JUIxJTIwJUMzJUE3ZWt0aXJtZXlpJTIwYWRldGElMjBiaXIlMjBheWluJTJDJTIwYmlyJTIwYmF5cmFtJTIwYWRkZWRlbiUyQyUyMHBleWdhbWJlciUyMGthdGlsaSUyMFNpeW9uaXN0JTIwYmlyJTIwJUM0JUIxcmslQzQlQjFuJTIwa2FkaW0lMjBuZWZyZXRpZGlyJTIwYnUuJTIwT25sYXIlMjBpJUMzJUE3aW4lMjBpbnNhbiUyMGhheWF0JUM0JUIxJTJDJTIyJTdEJTJDJTdCJTIydHlwZSUyMiUzQSUyMnAlMjIlMkMlMjJpc0JyZWFrJTIyJTNBdHJ1ZSUyQyUyMmNoaWxkcmVuJTIyJTNBJTVCJTdCJTIydGV4dCUyMiUzQSUyMiUyMiU3RCU1RCU3RCUyQyU3QiUyMnRleHQlMjIlM0ElMjJiaXIlMjBwaXlvbiUyQyUyMGJpciUyMGFyYSVDMyVBN3QlQzQlQjFyJTNCJTIwQiVDMyVCQ3klQzMlQkNrJTIwJUM0JUIwc3JhaWwlMjBoYXlhbGklMjB1JUM0JTlGcnVuYSUyMGZlZGElMjBlZGlsZWNlayUyMGJpciUyMGhpJUMzJUE3dGlyLiUyMEJ1JTIwemlobml5ZXQlMkMlMjBiaW5sZXJjZSUyMHklQzQlQjFsZCVDNCVCMXIlMjBzJUMzJUJDcmVnZWxlbiUyMGJpciUyMHp1bCVDMyVCQ20lMjBzaWxzaWxlc2luaW4lMjBnJUMzJUJDbiVDMyVCQ20lQzMlQkN6ZGVraSUyMGVuJTIwYWMlQzQlQjFtYXMlQzQlQjF6JTIwdGVtc2lsY2lzaWRpci4lMjBCdSUyQyUyMHNhZGVjZSUyMEwlQzMlQkNibmFuJTIwdmV5YSUyMEdhenplJTIwZGUlQzQlOUZpbCUyQyUyMHQlQzMlQkNtJTIwaW5zYW5sJUM0JUIxJUM0JTlGJUM0JUIxbiUyMHZpY2RhbiVDNCVCMW5hJTIwc2FwbGFuYW4lMjBiaXIlMjBoYW4lQzMlQTdlcmRpci4lMjBCdSUyMGJhcmJhcmwlQzQlQjFrJTJDJTIwbWVkZW5peWV0aW4lMjBkZSVDNCU5RmlsJTJDJTIwdmFoJUM1JTlGZXRpbiUyMHRhJTIwa2VuZGlzaWRpci4lMjIlN0QlNUQlN0QlMkMlN0IlMjJ0eXBlJTIyJTNBJTIycCUyMiUyQyUyMmNoaWxkcmVuJTIyJTNBJTVCJTdCJTIydGV4dCUyMiUzQSUyMkQlQzMlQkNueWElMjBNaWxsZXRsZXJpbmluJTIwVXRhbiVDMyVBNyUyMFZlcmVuJTIwU2Vzc2l6bGklQzQlOUZpJTIwdmUlMjBBQkQnbmluJTIwSyVDMyVCNmxlbGklQzQlOUZpJTIyJTJDJTIyYm9sZCUyMiUzQXRydWUlN0QlNUQlN0QlMkMlN0IlMjJ0eXBlJTIyJTNBJTIycCUyMiUyQyUyMmNoaWxkcmVuJTIyJTNBJTVCJTdCJTIydGV4dCUyMiUzQSUyMkJ1JTIwYXltYXpsJUM0JUIxayUyMHZlJTIwdmFoJUM1JTlGZXQlMjBrYXIlQzUlOUYlQzQlQjFzJUM0JUIxbmRhJTIwZCVDMyVCQ255YSUyMG1pbGxldGxlcmluaW4lMjBzZXNzaXpsaSVDNCU5RmklMjBpc2UlMjB0YXJpaGluJTIwZW4lMjBiJUMzJUJDeSVDMyVCQ2slMjB1dGFuJUMzJUE3bGFyJUM0JUIxbmRhbiUyMGJpcmklMjBvbGFyYWslMjBrYXlkZWRpbGVjZWt0aXIuJTIwSCVDMyVCQ3JyaXlldHRlbiUyQyUyMGluc2FuJTIwaGFrbGFyJUM0JUIxbmRhbiUyQyUyMGRlbW9rcmFzaWRlbiUyMGRlbSUyMHZ1cmFuJTIwQmF0JUM0JUIxJTIwbWVkZW5peWV0aSUyQyUyMCVDMyVCNnplbGxpa2xlJTIwZGUlMjBBbWVyaWthJTIwQmlybGUlQzUlOUZpayUyMERldmxldGxlcmklMkMlMjBidSUyMHNveWslQzQlQjFyJUM0JUIxbSUyMGthciVDNSU5RiVDNCVCMXMlQzQlQjFuZGElMjB5YSUyMGslQzMlQjZyJTJDJTIweWElMjBzYSVDNCU5RiVDNCVCMXIlMkMlMjB5YSUyMGRhJTIwZGlsc2l6JTIwa2FsbSVDNCVCMSVDNSU5RnQlQzQlQjFyLiUyMERhaGFzJUM0JUIxJTJDJTIwQUJEJTJDJTIwYnUlMjBrYXRsaWFtbGFyJUM0JUIxbiUyMGJhJUM1JTlGJTIwYWt0JUMzJUI2ciVDMyVCQyUyMCVDNCVCMHNyYWlsJ2UlMjBzJUM0JUIxbiVDNCVCMXJzJUM0JUIxeiUyMGRlc3RlayUyMHZlcmVyZWslMkMlMjBrZW5kaSUyMGRlJUM0JTlGZXJsZXJpbmklMjBheWFrbGFyJTIwYWx0JUM0JUIxbmElMjBhbG0lQzQlQjElQzUlOUYlMkMlMjB1bHVzbGFyYXJhcyVDNCVCMSUyMGh1a3VrdSUyMCVDMyVBN2klQzQlOUZuZW1pJUM1JTlGJTIwdmUlMjB0YXJpaGluJTIwZW4lMjBiJUMzJUJDeSVDMyVCQ2slMjBrJUMzJUI2bGVsaWslMjBhbmxhJUM1JTlGbWFsYXIlQzQlQjFuZGFuJTIwYmlyaW5lJTIwaW16YSUyMGF0bSVDNCVCMSVDNSU5RnQlQzQlQjFyLiUyMCVDMyU5NnpnJUMzJUJDcmwlQzMlQkNrJTIwaGV5a2VsaSUyQyUyMFNpeW9uaXN0JTIwdmFoJUM1JTlGZXRpbiUyMGclQzMlQjZsZ2VzaW5kZSUyMGJpciUyMHV0YW4lQzMlQTclMjBhYmlkZXNpbmUlMjBkJUMzJUI2biVDMyVCQyVDNSU5Rm0lQzMlQkMlQzUlOUZ0JUMzJUJDci4lMjBCdSUyMGlraXklQzMlQkN6bCVDMyVCQ2wlQzMlQkNrJTJDJTIwc2FkZWNlJTIwT3J0YWRvJUM0JTlGdSdkYSUyMGRlJUM0JTlGaWwlMkMlMjB0JUMzJUJDbSUyMGQlQzMlQkNueWFkYSUyMGFkYWxldGUlMjBvbGFuJTIwaW5hbmMlQzQlQjElMjBkZXJpbmRlbiUyMHNhcnNtYWt0YSUyQyUyMGdlbGVjZWslMjBuZXNpbGxlcmluJTIwaGFmJUM0JUIxemFzJUM0JUIxbmRhJTIwc2lsaW5tZXolMjBiaXIlMjBsZWtlJTIwYiVDNCVCMXJha21ha3RhZCVDNCVCMXIuJTIyJTdEJTVEJTdEJTJDJTdCJTIydHlwZSUyMiUzQSUyMnAlMjIlMkMlMjJjaGlsZHJlbiUyMiUzQSU1QiU3QiUyMnRleHQlMjIlM0ElMjJFeSUyMGQlQzMlQkNueWEhJTIwTmVyZXllJTIwa2FkYXIlMjBidSUyMHNlc3NpemxpayUzRiUyME5lcmV5ZSUyMGthZGFyJTIwYnUlMjBheW1hemwlQzQlQjFrJTNGJTIwVGFyaWglMkMlMjBidSUyMHp1bG1lJTIwc2Vzc2l6JTIwa2FsYW5sYXIlQzQlQjElMjBkYSUyQyUyMGJ1JTIwenVsbSVDMyVCQyUyMGklQzUlOUZsZXllbmxlcmklMjBkZSUyMGFmZmV0bWV5ZWNla3Rpci4lMjBWaWNkYW5sYXIlMjB1eWFubWFkJUM0JUIxayVDMyVBN2ElMkMlMjBidSUyMGthbmwlQzQlQjElMjBveXVuJTIwZGV2YW0lMjBlZGVjZWt0aXIuJTIyJTdEJTVEJTdEJTVE">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"><strong>Ey dünya!</strong> <strong>Nereye kadar bu sessizlik?</strong> Nereye kadar bu aymazlık? Tarih, bu zulme sessiz kalanları da, bu zulmü işleyenleri de affetmeyecektir. Vicdanlar uyanmadıkça, bu kanlı oyun devam edecektir.</span></span></div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/dunya-suskun-abd-kole-israil-katliamda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Belediyeler: Rantın ve Liyakatsizliğin Kalesi</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/belediyeler-rantin-ve-liyakatsizligin-kalesi/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/belediyeler-rantin-ve-liyakatsizligin-kalesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Apr 2026 19:41:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=84950</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Bu ülkenin damarlarında dolaşan bir virüs var. Adı, liyakat fukaralığı, yolsuzluk ve kamu kaynaklarını vampir gibi emen çürümüş bir yerel yönetim yapısı. Yıllardır kanayan bir yara olan belediyecilik ve muhtarlık sistemi, artık sadece bir kambur değil, Türkiye&#8217;nin geleceğini ipotek altına alan devasa bir enkaz haline gelmiştir. Gözümüzün önünde cereyan eden bu kepazeliğe &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="w-full mb-[4px] mt-0">
<h1 data-slate-node="element" data-anchor="t%C3%BCrkiye'ninkamburu%3A%C3%A7%C3%BCr%C3%BCm%C3%BC%C5%9Fbirsistemveradikalde%C4%9Fi%C5%9Fim%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B1" data-slug="t%C3%BCrkiye'ninkamburu%3A%C3%A7%C3%BCr%C3%BCm%C3%BC%C5%9Fbirsistemveradikalde%C4%9Fi%C5%9Fim%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B10"><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h1>
<hr />
<p class="font-[600] py-[3px] font-serif text-[1.875em]" data-slate-node="element" data-anchor="t%C3%BCrkiye'ninkamburu%3A%C3%A7%C3%BCr%C3%BCm%C3%BC%C5%9Fbirsistemveradikalde%C4%9Fi%C5%9Fim%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B1" data-slug="t%C3%BCrkiye'ninkamburu%3A%C3%A7%C3%BCr%C3%BCm%C3%BC%C5%9Fbirsistemveradikalde%C4%9Fi%C5%9Fim%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B10"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Bu ülkenin damarlarında dolaşan bir virüs var. Adı, </span></span><span data-slate-node="text"><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">liyakat fukaralığı, yolsuzluk ve kamu kaynaklarını vampir gibi emen çürümüş bir yerel yönetim yapısı.</span></span><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"> Yıllardır kanayan bir yara olan belediyecilik ve muhtarlık sistemi, artık sadece bir kambur değil, Türkiye&#8217;nin geleceğini ipotek altına alan devasa bir enkaz haline gelmiştir. Gözümüzün önünde cereyan eden bu kepazeliğe daha ne kadar sessiz kalacağız?</span></span></p>
</div>
<div class="w-full mt-[1.4em] mb-[1px]">
<p class="font-[600] py-[3px] text-[1.5em]" data-slate-node="element" data-anchor="belediyeler%3Arant%C4%B1nveliyakatsizli%C4%9Finkalesi" data-slug="belediyeler%3Arant%C4%B1nveliyakatsizli%C4%9Finkalesi2"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Belediyeler&#8230; Güya halka hizmet için varlar. Oysa gerçekte neye hizmet ettikleri ayan beyan ortada: </span></span><span data-slate-node="text"><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">metrescilere, bankamatik memurlarına, rüşvetçilere, ihalede yandaşcılara, adam kayırmalara ve liyakatsiz eleman çalıştırmalara!</span></span><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"> Kamu kaynakları, bu sözde hizmet binalarının duvarları arasında, bir avuç çıkar grubunun cebine akıtılıyor. Belediyeler, adeta birer kişisel çiftlik, birer arpalık haline gelmiş durumda. Şeffaflık, hesap verebilirlik, adalet&#8230; Bu kavramlar, belediye kapılarından içeri giremiyor, çünkü içerideki çürümüşlük, her türlü denetimi ve ahlaki değeri yutmuş durumda.</span></span></p>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Altyapıdaki çarpıklıklar, denetim mekanizmalarının rüşvet karşılığı göz yumduğu yolsuzluklar, halkın vergileriyle yapılan israf&#8230; Bu tablo, sadece birkaç münferit olay değil, sistemin ta kendisi. Bu yapı, ya kökten sökülüp atılmalı, yerine kurumsal ve yasal zemini sağlam, şeffaf her an denetlenebilir bir mekanizma getirilmeli ya da daha radikal bir çözümle, doğrudan valilik ve kaymakamlıklara bağlı birer müdürlük haline getirilmelidir. Artık bu ülkenin, belediye başkanlığı adı altında kişisel ikbal ve rant kapısı haline gelen bu çürümüş yapıya tahammülü kalmamıştır.</span></span></div>
</div>
<div class="w-full mt-[1.4em] mb-[1px]">
<p class="font-[600] py-[3px] text-[1.5em]" data-slate-node="element" data-anchor="muhtarl%C4%B1klar%3Adijital%C3%A7a%C4%9F%C4%B1ngereksizy%C3%BCk%C3%BC" data-slug="muhtarl%C4%B1klar%3Adijital%C3%A7a%C4%9F%C4%B1ngereksizy%C3%BCk%C3%BC5"><strong><span class="" data-slate-leaf="true">MUHTARLIKLAR DİJİTAL ÇAĞIN GEREKSİZ YÜKÜ!</span></strong></p>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Belediyeler kadar olmasa da, Türkiye&#8217;nin bir diğer mali kamburu da </span></span><span data-slate-node="text"><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">muhtarlıklar.</span></span><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"> E-devletin her hizmeti kapımıza getirdiği, dijitalleşmenin zirve yaptığı bir çağda, muhtarlıkların işlevi nedir? Ne yazık ki, çoğu zaman sadece </span></span><span data-slate-node="text"><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">sömürge düzenine dönüşen bankaların icra takipçileri</span></span><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"> haline gelmişlerdir. İcraya düşüp de adresinde bulunamayanların posta teslimi olan muhtarlıklar, devlete büyük bir mali yük teşkil etmektedir. Milyarlarca lira, e-devlet üzerinden kolayca halledilebilecek işler için harcanmaktadır. Bu, akıl ve mantık dışıdır.</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Muhtarlıklar, modern devlet yapısında artık bir lüks, hatta bir israf kalemidir. Geleneksel işlevleri dijital platformlar tarafından fazlasıyla karşılanırken, bu yapının sürdürülmesi, sadece atıl bir bürokrasi ve gereksiz bir maliyet yaratmaktadır. Bu sistem de ya tamamen kaldırılmalı ya da işlevleri yeniden tanımlanarak, gerçekten toplumsal bir fayda sağlayacak şekilde dönüştürülmelidir. Aksi takdirde, muhtarlıklar da belediyeler gibi, Türkiye&#8217;nin sırtındaki bir başka kambur olmaya devam edecektir.</span></span></div>
</div>
<div class="w-full mt-[1.4em] mb-[1px]">
<p class="font-[600] py-[3px] text-[1.5em]" data-slate-node="element" data-anchor="de%C4%9Fi%C5%9Fim%C5%9Fart%3Aya%C5%9Fimdiyahi%C3%A7!" data-slug="de%C4%9Fi%C5%9Fim%C5%9Fart%3Aya%C5%9Fimdiyahi%C3%A7!8"><strong><span class="" data-slate-leaf="true">DEĞİŞİM ŞART! YA ŞİMDİ YA DA HİÇ!..</span></strong></p>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Türkiye, bu çürümüş yapıların ağırlığı altında ezilmeye devam edemez. Kamu kaynakları, halkın alın teri, bu vampirlerin doymak bilmez iştahına kurban edilemez. Artık radikal kararlar alma, köklü değişimler yapma zamanıdır. Bu sistem ya yeniden kurumsal ve yasal bir yapıya kavuşturulmalı ya da doğrudan valilik ve kaymakamlıklara bağlı birer müdürlük haline getirilmelidir. Muhtarlıklar ise ya işlevsel hale getirilmeli ya da tamamen kaldırılmalıdır.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]" data-slate-fragment="%5B%7B%22type%22%3A%22heading%22%2C%22level%22%3A1%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Bu%20%C3%BClkenin%20damarlar%C4%B1nda%20dola%C5%9Fan%20bir%20vir%C3%BCs%20var.%20Ad%C4%B1%3A%20%22%7D%2C%7B%22text%22%3A%22liyakat%20fukaral%C4%B1%C4%9F%C4%B1%2C%20yolsuzluk%20ve%20kamu%20kaynaklar%C4%B1n%C4%B1%20vampir%20gibi%20emen%20%C3%A7%C3%BCr%C3%BCm%C3%BC%C5%9F%20bir%20yerel%20y%C3%B6netim%20yap%C4%B1s%C4%B1.%22%2C%22bold%22%3Atrue%7D%2C%7B%22text%22%3A%22%20Y%C4%B1llard%C4%B1r%20kanayan%20bir%20yara%20olan%20belediyecilik%20ve%20muhtarl%C4%B1k%20sistemi%2C%20art%C4%B1k%20sadece%20bir%20kambur%20de%C4%9Fil%2C%20T%C3%BCrkiye'nin%20gelece%C4%9Fini%20ipotek%20alt%C4%B1na%20alan%20devasa%20bir%20enkaz%20haline%20gelmi%C5%9Ftir.%20G%C3%B6z%C3%BCm%C3%BCz%C3%BCn%20%C3%B6n%C3%BCnde%20cereyan%20eden%20bu%20kepazeli%C4%9Fe%20daha%20ne%20kadar%20sessiz%20kalaca%C4%9F%C4%B1z%3F%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22heading%22%2C%22level%22%3A2%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Belediyeler%3A%20Rant%C4%B1n%20ve%20Liyakatsizli%C4%9Fin%20Kalesi%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Belediyeler...%20G%C3%BCya%20halka%20hizmet%20i%C3%A7in%20varlar.%20Oysa%20ger%C3%A7ekte%20neye%20hizmet%20ettikleri%20ayan%20beyan%20ortada%3A%20%22%7D%2C%7B%22text%22%3A%22metres%C3%A7ilere%2C%20bankamatik%20memurlar%C4%B1na%2C%20r%C3%BC%C5%9Fvet%C3%A7ilere%2C%20ihalede%20yanda%C5%9F%C3%A7%C4%B1lara%2C%20adam%20kay%C4%B1rmalara%20ve%20liyakatsiz%20eleman%20%C3%A7al%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1rmalara!%22%2C%22bold%22%3Atrue%7D%2C%7B%22text%22%3A%22%20Kamu%20kaynaklar%C4%B1%2C%20bu%20s%C3%B6zde%20hizmet%20binalar%C4%B1n%C4%B1n%20duvarlar%C4%B1%20aras%C4%B1nda%2C%20bir%20avu%C3%A7%20%C3%A7%C4%B1kar%20grubunun%20cebine%20ak%C4%B1t%C4%B1l%C4%B1yor.%20Belediyeler%2C%20adeta%20birer%20ki%C5%9Fisel%20%C3%A7iftlik%2C%20birer%20arpal%C4%B1k%20haline%20gelmi%C5%9F%20durumda.%20%C5%9Eeffafl%C4%B1k%2C%20hesap%20verebilirlik%2C%20adalet...%20Bu%20kavramlar%2C%20belediye%20kap%C4%B1lar%C4%B1ndan%20i%C3%A7eri%20giremiyor%2C%20%C3%A7%C3%BCnk%C3%BC%20i%C3%A7erideki%20%C3%A7%C3%BCr%C3%BCm%C3%BC%C5%9Fl%C3%BCk%2C%20her%20t%C3%BCrl%C3%BC%20denetimi%20ve%20ahlaki%20de%C4%9Feri%20yutmu%C5%9F%20durumda.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Altyap%C4%B1daki%20%C3%A7arp%C4%B1kl%C4%B1klar%2C%20denetim%20mekanizmalar%C4%B1n%C4%B1n%20r%C3%BC%C5%9Fvet%20kar%C5%9F%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20g%C3%B6z%20yumdu%C4%9Fu%20yolsuzluklar%2C%20halk%C4%B1n%20vergileriyle%20yap%C4%B1lan%20israf...%20Bu%20tablo%2C%20sadece%20birka%C3%A7%20m%C3%BCnferit%20olay%20de%C4%9Fil%2C%20sistemin%20ta%20kendisi.%20Bu%20yap%C4%B1%2C%20ya%20k%C3%B6kten%20s%C3%B6k%C3%BCl%C3%BCp%20at%C4%B1lmal%C4%B1%2C%20yerine%20kurumsal%20ve%20yasal%20zemini%20sa%C4%9Flam%2C%20%C5%9Feffaf%20bir%20mekanizma%20getirilmeli%20ya%20da%20daha%20radikal%20bir%20%C3%A7%C3%B6z%C3%BCmle%2C%20do%C4%9Frudan%20valilik%20ve%20kaymakaml%C4%B1klara%20ba%C4%9Fl%C4%B1%20birer%20m%C3%BCd%C3%BCrl%C3%BCk%20haline%20getirilmelidir.%20Art%C4%B1k%20bu%20%C3%BClkenin%2C%20belediye%20ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20ad%C4%B1%20alt%C4%B1nda%20ki%C5%9Fisel%20ikbal%20ve%20rant%20kap%C4%B1s%C4%B1%20haline%20gelen%20bu%20%C3%A7%C3%BCr%C3%BCm%C3%BC%C5%9F%20yap%C4%B1ya%20tahamm%C3%BCl%C3%BC%20kalmam%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22heading%22%2C%22level%22%3A2%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Muhtarl%C4%B1klar%3A%20Dijital%20%C3%87a%C4%9F%C4%B1n%20Gereksiz%20Y%C3%BCk%C3%BC%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Belediyeler%20kadar%20olmasa%20da%2C%20T%C3%BCrkiye'nin%20bir%20di%C4%9Fer%20mali%20kamburu%20da%20%22%7D%2C%7B%22text%22%3A%22muhtarl%C4%B1klar.%22%2C%22bold%22%3Atrue%7D%2C%7B%22text%22%3A%22%20E-devletin%20her%20hizmeti%20kap%C4%B1m%C4%B1za%20getirdi%C4%9Fi%2C%20dijitalle%C5%9Fmenin%20zirve%20yapt%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20bir%20%C3%A7a%C4%9Fda%2C%20muhtarl%C4%B1klar%C4%B1n%20i%C5%9Flevi%20nedir%3F%20Ne%20yaz%C4%B1k%20ki%2C%20%C3%A7o%C4%9Fu%20zaman%20sadece%20%22%7D%2C%7B%22text%22%3A%22s%C3%B6m%C3%BCrge%20d%C3%BCzenine%20d%C3%B6n%C3%BC%C5%9Fen%20bankalar%C4%B1n%20icra%20takip%C3%A7ileri%22%2C%22bold%22%3Atrue%7D%2C%7B%22text%22%3A%22%20haline%20gelmi%C5%9Flerdir.%20%C4%B0craya%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCp%20de%20adresinde%20bulunamayanlar%C4%B1n%20posta%20teslimi%20olan%20muhtarl%C4%B1klar%2C%20devlete%20b%C3%BCy%C3%BCk%20bir%20mali%20y%C3%BCk%20te%C5%9Fkil%20etmektedir.%20Milyarlarca%20lira%2C%20e-devlet%20%C3%BCzerinden%20kolayca%20halledilebilecek%20i%C5%9Fler%20i%C3%A7in%20harcanmaktad%C4%B1r.%20Bu%2C%20ak%C4%B1l%20ve%20mant%C4%B1k%20d%C4%B1%C5%9F%C4%B1d%C4%B1r.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Muhtarl%C4%B1klar%2C%20modern%20devlet%20yap%C4%B1s%C4%B1nda%20art%C4%B1k%20bir%20l%C3%BCks%2C%20hatta%20bir%20israf%20kalemidir.%20Geleneksel%20i%C5%9Flevleri%20dijital%20platformlar%20taraf%C4%B1ndan%20fazlas%C4%B1yla%20kar%C5%9F%C4%B1lan%C4%B1rken%2C%20bu%20yap%C4%B1n%C4%B1n%20s%C3%BCrd%C3%BCr%C3%BClmesi%2C%20sadece%20at%C4%B1l%20bir%20b%C3%BCrokrasi%20ve%20gereksiz%20bir%20maliyet%20yaratmaktad%C4%B1r.%20Bu%20sistem%20de%20ya%20tamamen%20kald%C4%B1r%C4%B1lmal%C4%B1%20ya%20da%20i%C5%9Flevleri%20yeniden%20tan%C4%B1mlanarak%2C%20ger%C3%A7ekten%20toplumsal%20bir%20fayda%20sa%C4%9Flayacak%20%C5%9Fekilde%20d%C3%B6n%C3%BC%C5%9Ft%C3%BCr%C3%BClmelidir.%20Aksi%20takdirde%2C%20muhtarl%C4%B1klar%20da%20belediyeler%20gibi%2C%20T%C3%BCrkiye'nin%20s%C4%B1rt%C4%B1ndaki%20bir%20ba%C5%9Fka%20kambur%20olmaya%20devam%20edecektir.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22heading%22%2C%22level%22%3A2%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22De%C4%9Fi%C5%9Fim%20%C5%9Eart%3A%20Ya%20%C5%9Eimdi%20Ya%20Hi%C3%A7!%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22T%C3%BCrkiye%2C%20bu%20%C3%A7%C3%BCr%C3%BCm%C3%BC%C5%9F%20yap%C4%B1lar%C4%B1n%20a%C4%9F%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20alt%C4%B1nda%20ezilmeye%20devam%20edemez.%20Kamu%20kaynaklar%C4%B1%2C%20halk%C4%B1n%20al%C4%B1n%20teri%2C%20bu%20vampirlerin%20doymak%20bilmez%20i%C5%9Ftah%C4%B1na%20kurban%20edilemez.%20Art%C4%B1k%20radikal%20kararlar%20alma%2C%20k%C3%B6kl%C3%BC%20de%C4%9Fi%C5%9Fimler%20yapma%20zaman%C4%B1d%C4%B1r.%20Bu%20sistem%20ya%20yeniden%20kurumsal%20ve%20yasal%20bir%20yap%C4%B1ya%20kavu%C5%9Fturulmal%C4%B1%20ya%20da%20do%C4%9Frudan%20valilik%20ve%20kaymakaml%C4%B1klara%20ba%C4%9Fl%C4%B1%20birer%20m%C3%BCd%C3%BCrl%C3%BCk%20haline%20getirilmelidir.%20Muhtarl%C4%B1klar%20ise%20ya%20i%C5%9Flevsel%20hale%20getirilmeli%20ya%20da%20tamamen%20kald%C4%B1r%C4%B1lmal%C4%B1d%C4%B1r.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Bu%20%C3%BClkenin%20gelece%C4%9Fi%2C%20birka%C3%A7%20rant%20d%C3%BC%C5%9Fk%C3%BCn%C3%BCn%C3%BCn%20ve%20liyakatsiz%20y%C3%B6neticinin%20insaf%C4%B1na%20b%C4%B1rak%C4%B1lamaz.%20Halk%C4%B1n%20sesi%2C%20bu%20%C3%A7%C3%BCr%C3%BCm%C3%BC%C5%9F%20duvarlar%C4%B1%20y%C4%B1kacak%20g%C3%BCce%20sahiptir.%20%22%7D%2C%7B%22text%22%3A%22De%C4%9Fi%C5%9Fim%20%C5%9Fartt%C4%B1r%2C%20hem%20de%20%C5%9Fimdi!%22%2C%22bold%22%3Atrue%7D%2C%7B%22text%22%3A%22%20Aksi%20takdirde%2C%20bu%20kamburlar%2C%20T%C3%BCrkiye'yi%20nefessiz%20b%C4%B1rakmaya%20devam%20edecektir.%20Bu%20k%C3%B6%C5%9Fe%20yaz%C4%B1s%C4%B1%2C%20bir%20isyan%20%C3%A7%C4%B1%C4%9Fl%C4%B1%C4%9F%C4%B1d%C4%B1r.%20Umar%C4%B1m%20sa%C4%9F%C4%B1r%20kulaklar%20duyar%2C%20k%C3%B6r%20g%C3%B6zler%20g%C3%B6r%C3%BCr%20ve%20vicdanlar%20uyan%C4%B1r.%20Zira%20bu%20gemi%20batarsa%2C%20hepimiz%20batar%C4%B1z!%22%7D%5D%7D%5D">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Bu ülkenin geleceği, birkaç rant düşkününün ve liyakatsiz yöneticinin insafına bırakılamaz. Halkın sesi, bu çürümüş duvarları yıkacak güce sahiptir. </span></span><span data-slate-node="text"><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">Değişim şarttır, hem de şimdi!</span></span><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"> Aksi takdirde, bu kamburlar, Türkiye&#8217;yi nefessiz bırakmaya devam edecektir. Bu köşe yazısı, bir isyan çığlığıdır. Umarım sağır kulaklar duyar, kör gözler görür ve vicdanlar uyanır. Zira bu gemi batarsa, hepimiz batarız!</span></span></div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/belediyeler-rantin-ve-liyakatsizligin-kalesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başbuğ Alparslan Türkeş, Bir Ömürden Öte, Bir Davanın Adı</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/basbug-alparslan-turkes-bir-omurden-ote-bir-davanin-adi/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/basbug-alparslan-turkes-bir-omurden-ote-bir-davanin-adi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Apr 2026 05:54:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=84904</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Türk milletinin çetin zamanlarında; sarsılmaz bir irade, tavizsiz bir inanç ve adanmış bir ömürle öne çıkan Alparslan Türkeş, vefatının yıl dönümünde yalnızca hatırlanan bir isim değil; hâlâ yaşayan bir dava, hâlâ yön veren bir irade olarak karşımızda durmaktadır. O, sadece bir siyasi lider değildi. O, Türk milliyetçiliğini kuru bir fikir olmaktan çıkarıp &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h4>
<hr />
<p>Türk milletinin çetin zamanlarında; sarsılmaz bir irade, tavizsiz bir inanç ve adanmış bir ömürle öne çıkan Alparslan Türkeş, vefatının yıl dönümünde yalnızca hatırlanan bir isim değil; hâlâ yaşayan bir dava, hâlâ yön veren bir irade olarak karşımızda durmaktadır.</p>
<p>O, sadece bir siyasi lider değildi. O, Türk milliyetçiliğini kuru bir fikir olmaktan çıkarıp hayatın tam ortasına taşıyan; onu aksiyona, mücadeleye ve karaktere dönüştüren bir fikir mimarıydı. Milletin derin hafızasına, ruh köküne seslenen bir meşalenin taşıyıcısıydı. Onun adı; zor zamanlarda geri adım atmayanların, bedel ödemekten çekinmeyenlerin ve “önce millet” diyenlerin adıyla birlikte anılır.</p>
<p>Bugün geriye dönüp baktığımızda açıkça görüyoruz ki, Başbuğ’un mirası yalnızca bir ideoloji değil; bir duruş meselesidir. Dik duruşun, ahlaklı mücadelenin ve sarsılmaz bir inancın ete kemiğe bürünmüş halidir. Bu miras; dillerde kalan bir söylem değil, yüreklerde taşınan bir emanettir.</p>
<p>Ve o emanet hâlâ yaşıyor.</p>
<p>Türk gençliğinin yüreğinde bir kıvılcım, yarının Türkiye’sinde bir istikbal ülküsü olarak varlığını sürdürmektedir. Çünkü bu dava, zamana teslim olanlardan değil; zamanı şekillendiren iradelerden doğmuştur.</p>
<p>Başbuğ’un ortaya koyduğu “Dokuz Işık” doktrini, milliyetçiliği sistemli bir dünya görüşüne dönüştürmüş; ahlakçılıktan ilimciliğe, toplumculuktan teknik gelişmeye kadar uzanan geniş bir çerçevede Türk milletinin kalkınmasını hedeflemiştir. Bu yönüyle o, sadece bir lider değil; geleceği tasarlayan bir düşünce adamıdır.</p>
<p>Onun en büyük eserlerinden biri ise hiç şüphesiz gençliktir.</p>
<p>“Evlatlarım” diye hitap ettiği Türk gençliğini; milli ve manevi değerlerle donanmış, ilim ve irfan sahibi bireyler olarak yetiştirmeyi bir dava haline getirmiştir. Onun anlayışında gençlik, yalnızca geleceğin teminatı değil; aynı zamanda bugünün sorumluluğunu taşıyan bir iradedir. Aşıladığı Türk-İslam ülküsü ise, milliyetçiliği yüksek bir ahlak ve fazilet anlayışıyla bütünleştiren bir yaşam biçimi sunmuştur.</p>
<p>Başbuğ’un vizyonu Türkiye sınırlarını aşan bir derinliğe de sahiptir.</p>
<p>“Esir Türkler” davasını gündeme taşıyarak Türk dünyasının birliği ve bağımsızlığı için verdiği mücadele, onun ne kadar geniş bir ufka sahip olduğunu göstermektedir. Bugün Türk dünyasında atılan her birlik adımında, onun yıllar önce kurduğu hayalin izleri görülmektedir.</p>
<p>Başbuğ’u anlamak; onu sadece anmakla mümkün değildir.</p>
<p>Onu anlamak; onun gibi düşünmek, onun gibi inanmak ve onun gibi sorumluluk almaktır. Bu emaneti taşımak; sözle değil tavırla, söylemle değil duruşla mümkündür. Çünkü bu dava, yalnızca hatıralarla yaşatılacak bir geçmiş değil; geleceği inşa edecek bir iradedir.</p>
<p>Nitekim bu bağlılık, gönüllerden kopan şu dizelerde yankı bulur:</p>
<p><em>Türk eşine, Türk eşine</em><br />
<em>Kıyar mı hiç Türk eşine</em><br />
<em>Bütün dünya kurban olsun</em><br />
<em>Türk&#8217;ün Başbuğ Türkeş&#8217;ine</em><br />
<em>Ülküdaşlar dua etsin</em><br />
<em>Türk&#8217;ün Başbuğ Türkeş&#8217;ine.</em></p>
<p>Bu dizeler bir övgü değil; bir inancın, bir sadakatin ve bir davaya adanmışlığın ifadesidir.</p>
<p>Bugün, Başbuğ’un aziz hatırası önünde saygıyla eğilirken aslında kendimize şu soruyu sormalıyız:<br />
Onun emanetine ne kadar sahip çıkıyoruz?</p>
<p>Cevap; sözlerimizde değil, hayatımızın her anında saklıdır.</p>
<p>Çünkü bu dava yarım bırakılacak bir hikâye değildir.<br />
Ve bu yürüyüş, sadece geçmişin hatırasına değil; geleceğin inşasına adanmıştır.</p>
<p>Ruhu şad, mekânı cennet olsun.<br />
Davası davamız, yolu yolumuzdur.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/basbug-alparslan-turkes-bir-omurden-ote-bir-davanin-adi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABD İle İsrail Ne Umdular, Ne Buldular! Asimetrik Savaşta Çöken Strateji!..</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/abd-ile-israil-ne-umdular-ne-buldular-asimetrik-savasta-coken-strateji/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/abd-ile-israil-ne-umdular-ne-buldular-asimetrik-savasta-coken-strateji/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 08:13:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[AB ABD ayrışması]]></category>
		<category><![CDATA[ABD ekonomisi savaş etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[ABD halk tepkisi]]></category>
		<category><![CDATA[ABD İsrail strateji hatası]]></category>
		<category><![CDATA[asimetrik savaş analizi]]></category>
		<category><![CDATA[Batı bloğu çatlakları]]></category>
		<category><![CDATA[enerji krizi petrol fiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[füze stokları tartışması]]></category>
		<category><![CDATA[İran ABD gerilimi]]></category>
		<category><![CDATA[İran rejimi ayakta]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail iç protestolar]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail–İran çatışması]]></category>
		<category><![CDATA[küresel ekonomik kriz]]></category>
		<category><![CDATA[küresel güç dengeleri]]></category>
		<category><![CDATA[NATO destek krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu jeopolitik risk]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[petrol fiyat artışı]]></category>
		<category><![CDATA[savaşın ekonomik sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası siyaset analiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=84844</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Ortadoğu&#8217;nun tozlu sahnesinde, ABD ve İsrail&#8217;in İran&#8217;a karşı yürüttüğü asimetrik savaş, beklenen zafer yerine derin bir hezimetle sonuçlandı. Batı&#8217;nın kibirli hesapları, bölgenin karmaşık dinamikleri karşısında paramparça oldu. Ne umdular, ne buldular? Bu sorunun cevabı, sadece bir stratejik başarısızlık hikayesi değil, aynı zamanda küresel güç dengelerinin nasıl altüst olduğunun da acı bir göstergesidir. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="my-[1px]">
<div class="py-[3px] whitespace-pre-wrap u-break-words"><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></div>
</div>
<div class="my-[1px]">
<div>
<hr />
<p data-start="471" data-end="497">Ortadoğu&#8217;nun tozlu sahnesinde, ABD ve İsrail&#8217;in İran&#8217;a karşı yürüttüğü asimetrik savaş, beklenen zafer yerine derin bir hezimetle sonuçlandı. Batı&#8217;nın kibirli hesapları, bölgenin karmaşık dinamikleri karşısında paramparça oldu. Ne umdular, ne buldular? Bu sorunun cevabı, sadece bir stratejik başarısızlık hikayesi değil, aynı zamanda küresel güç dengelerinin nasıl altüst olduğunun da acı bir göstergesidir.</p>
</div>
</div>
<div class="my-[1px]">
<div class="py-[3px] whitespace-pre-wrap u-break-words"><strong>NE UMDULAR?</strong></div>
</div>
<div class="my-[1px]">
<div class="py-[3px] whitespace-pre-wrap u-break-words">Washington ve Tel Aviv koridorlarında yankılanan beklentiler, bir hayalperestin rüyalarından farksızdı. İran rejiminin hızla yıkılacağı, halkın ayaklanacağı, vekillerin yok edileceği ve nükleer programın teslim alınacağı düşünülüyordu. Füze üretiminin sınırlanması, hatta tamamen durdurulması, Batı&#8217;nın en büyük arzularından biriydi. Hızlı bir teslimiyetle, bölgedeki hegemonyalarını pekiştireceklerine inanıyorlardı. Ancak bu beklentiler, gerçeklik duvarına çarptığında, geriye sadece enkaz kaldı.</div>
</div>
<div class="my-[1px]">
<div class="py-[3px] whitespace-pre-wrap u-break-words"><strong>NE BULDULAR?</strong></div>
</div>
<div class="my-[1px]">
<div class="py-[3px] whitespace-pre-wrap u-break-words">Beklentilerin aksine, İran rejimi ayakta kalmayı başardı. Hatta bu asimetrik savaş, rejimin iç konsolidasyonunu daha da güçlendirdi. Ancak asıl şok edici olan, ABD ve İsrail&#8217;de halkın ayakta olmasıydı. Kendi hükümetlerinin yanlış politikalarına karşı yükselen sesler, bu savaşın sadece dışarıda değil, içeride de bir bedeli olduğunu gösterdi.</div>
</div>
<div class="my-[1px]">
<div class="py-[3px] whitespace-pre-wrap u-break-words">Ekonomik cephede ise tablo tam bir felaketti. Mobilin galonu 8 dolara fırladı, küresel ekonomiler sarsıldı. ABD ve İsrail&#8217;in ekonomileri, bu maceraperest politikaların altında ezildi. Füze stokları eridi, milyarlarca dolar havaya savruldu. ABD&#8217;ye güvenen ülkeler, kendilerini küresel bir çıkmazın içinde buldu. Ekonomik istikrarsızlık, Batı&#8217;nın müttefiklerini de derinden etkiledi.</div>
</div>
<div class="my-[1px]">
<div class="py-[3px] whitespace-pre-wrap u-break-words">En çarpıcı olanı ise, ABD&#8217;nin NATO ve AB ülkelerinde beklediği desteği bulamamasıydı. Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb gibi liderler, bu savaşın <strong><em>&#8220;bir NATO meselesi olmadığını&#8221;</em> </strong>açıkça belirterek araya mesafe koydular. Bu, Batı blokunun içindeki çatlakları gözler önüne serdi. Agresif ve yanlış savaş stratejileri, ABD&#8217;yi uluslararası arenada yalnızlığa itti. Bir zamanlar &#8220;yenilmez&#8221; sanılan bu güçler, şimdi kendi yarattıkları trajedinin içinde boğuluyorlar.</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/abd-ile-israil-ne-umdular-ne-buldular-asimetrik-savasta-coken-strateji/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kürsüden Kusan Çöp ve Süpürgeyle Temizlenen Onur</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/kursuden-kusan-cop-ve-supurgeyle-temizlenen-onur/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/kursuden-kusan-cop-ve-supurgeyle-temizlenen-onur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 05:32:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[bu ülkenin vicdanı]]></category>
		<category><![CDATA[bu utanç verici tabloya ne zaman dur diyeceğiz?]]></category>
		<category><![CDATA[Kürsüden dökülen her kelime zehirli bir atığa dönüşürken]]></category>
		<category><![CDATA[milletin beli bükülmüş omuzlarında ağır bir yük. Peki]]></category>
		<category><![CDATA[siyasetin kustuğu çöpü sessizce temizlemeye devam ediyor. Vaatlerin illüzyonunda kaybolan liyakat ve adalet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=84778</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Bir karikatür düşündüm bugün. Hani şu, kürsüde takım elbiseli, ağzından laf yerine çöp kusan siyasetçi figürü var ya… Şişeler, tenekeler, kağıt parçaları… Ne kadar da tanıdık bir manzara! O çöp yığınının hemen altında, beli bükülmüş, elinde süpürgesiyle o kirliliği temizlemeye çalışan yaşlı bir kadın… İşte o kadın, bu ülkenin ta kendisi. O &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h5>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element">
<hr />
<p><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Bir karikatür düşündüm bugün. Hani şu, kürsüde takım elbiseli, ağzından laf yerine çöp kusan siyasetçi figürü var ya… Şişeler, tenekeler, kağıt parçaları… Ne kadar da tanıdık bir manzara! O çöp yığınının hemen altında, beli bükülmüş, elinde süpürgesiyle o kirliliği temizlemeye çalışan yaşlı bir kadın… İşte o kadın, bu ülkenin ta kendisi. O çöp ise, siyasetin bize her gün kustuğu vaatler, yalanlar, manipülasyonlar ve koca bir hiçlik.</span></span></p>
</div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-82573 alignleft" src="http://www.ekonethaber.net/wp-content/uploads/2026/03/tango.png" alt="" width="689" height="825" />Siyasetçi dediğin, bu toplumun vicdanı, sesi, tercümanı olmalıydı, değil mi? Dar gelirlinin sofrasındaki eksik lokmayı, emeklinin ay sonunu getirme derdini, gencin işsizlik kaygısını kendi derdi bilmeliydi. Milletvekili maaşlarının astronomik rakamlarını değil, asgari ücretle geçinmeye çalışan milyonların çilesini düşünmeliydi. Hayatları kolaylaştırmalı, umut aşılamalıydı. Peki, ne oldu?</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Geldiğimiz noktada, o kürsülerden dökülen her kelime, birer zehirli atığa dönüştü. Siyasetçi, artık toplumu değil, önce kendi partisini, kendi çıkarını, kendi koltuğunu düşünüyor. &#8220;Önce ben, sonra partim, sonra belki halk&#8221; denklemi, siyasetin ruhunu kirletti. O pırıl pırıl olması gereken meydanlar, vaatlerin ve yalanların çöplüğüne döndü. Ve o yaşlı kadın, yani bu millet, o çöpleri her gün sessizce temizlemek zorunda kalıyor. Siyasetin yarattığı bu kirlilik, sadece fiziksel değil, aynı zamanda ahlaki ve toplumsal bir kirlilik. Güvenin, adaletin, liyakatin çöpe atıldığı bir düzen bu.</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]" data-slate-fragment="JTVCJTdCJTIydHlwZSUyMiUzQSUyMnAlMjIlMkMlMjJjaGlsZHJlbiUyMiUzQSU1QiU3QiUyMnRleHQlMjIlM0ElMjJCaXIlMjBrYXJpa2F0JUMzJUJDciUyMGQlQzMlQkMlQzUlOUYlQzMlQkNuZCVDMyVCQ20lMjBidWclQzMlQkNuLiUyMEhhbmklMjAlQzUlOUZ1JTJDJTIwayVDMyVCQ3JzJUMzJUJDZGUlMjB0YWslQzQlQjFtJTIwZWxiaXNlbGklMkMlMjBhJUM0JTlGeiVDNCVCMW5kYW4lMjBsYWYlMjB5ZXJpbmUlMjAlQzMlQTclQzMlQjZwJTIwa3VzYW4lMjBzaXlhc2V0JUMzJUE3aSUyMGZpZyVDMyVCQ3IlQzMlQkMlMjB2YXIlMjB5YSVFMiU4MCVBNiUyMCVDNSU5RWklQzUlOUZlbGVyJTJDJTIwdGVuZWtlbGVyJTJDJTIwa2ElQzQlOUYlQzQlQjF0JTIwcGFyJUMzJUE3YWxhciVDNCVCMSVFMiU4MCVBNiUyME5lJTIwa2FkYXIlMjBkYSUyMHRhbiVDNCVCMWQlQzQlQjFrJTIwYmlyJTIwbWFuemFyYSElMjBPJTIwJUMzJUE3JUMzJUI2cCUyMHklQzQlQjElQzQlOUYlQzQlQjFuJUM0JUIxbiVDNCVCMW4lMjBoZW1lbiUyMGFsdCVDNCVCMW5kYSUyQyUyMGJlbGklMjBiJUMzJUJDayVDMyVCQ2xtJUMzJUJDJUM1JTlGJTJDJTIwZWxpbmRlJTIwcyVDMyVCQ3AlQzMlQkNyZ2VzaXlsZSUyMG8lMjBraXJsaWxpJUM0JTlGaSUyMHRlbWl6bGVtZXllJTIwJUMzJUE3YWwlQzQlQjElQzUlOUZhbiUyMHlhJUM1JTlGbCVDNCVCMSUyMGJpciUyMGthZCVDNCVCMW4lRTIlODAlQTYlMjAlQzQlQjAlQzUlOUZ0ZSUyMG8lMjBrYWQlQzQlQjFuJTJDJTIwYnUlMjAlQzMlQkNsa2VuaW4lMjB0YSUyMGtlbmRpc2kuJTIwTyUyMCVDMyVBNyVDMyVCNnAlMjBpc2UlMkMlMjBzaXlhc2V0aW4lMjBiaXplJTIwaGVyJTIwZyVDMyVCQ24lMjBrdXN0dSVDNCU5RnUlMjB2YWF0bGVyJTJDJTIweWFsYW5sYXIlMkMlMjBtYW5pcCVDMyVCQ2xhc3lvbmxhciUyMHZlJTIwa29jYSUyMGJpciUyMGhpJUMzJUE3bGlrLiUyMiU3RCU1RCU3RCUyQyU3QiUyMnR5cGUlMjIlM0ElMjJwJTIyJTJDJTIyY2hpbGRyZW4lMjIlM0ElNUIlN0IlMjJ0ZXh0JTIyJTNBJTIyU2l5YXNldCVDMyVBN2klMjBkZWRpJUM0JTlGaW4lMkMlMjBidSUyMHRvcGx1bXVuJTIwdmljZGFuJUM0JUIxJTJDJTIwc2VzaSUyQyUyMHRlcmMlQzMlQkNtYW4lQzQlQjElMjBvbG1hbCVDNCVCMXlkJUM0JUIxJTJDJTIwZGUlQzQlOUZpbCUyMG1pJTNGJTIwRGFyJTIwZ2VsaXJsaW5pbiUyMHNvZnJhcyVDNCVCMW5kYWtpJTIwZWtzaWslMjBsb2ttYXklQzQlQjElMkMlMjBlbWVrbGluaW4lMjBheSUyMHNvbnVudSUyMGdldGlybWUlMjBkZXJkaW5pJTJDJTIwZ2VuY2luJTIwaSVDNSU5RnNpemxpayUyMGtheWclQzQlQjFzJUM0JUIxbiVDNCVCMSUyMGtlbmRpJTIwZGVyZGklMjBiaWxtZWxpeWRpLiUyME1pbGxldHZla2lsaSUyMG1hYSVDNSU5RmxhciVDNCVCMW4lQzQlQjFuJTIwYXN0cm9ub21payUyMHJha2FtbGFyJUM0JUIxbiVDNCVCMSUyMGRlJUM0JTlGaWwlMkMlMjBhc2dhcmklMjAlQzMlQkNjcmV0bGUlMjBnZSVDMyVBN2lubWV5ZSUyMCVDMyVBN2FsJUM0JUIxJUM1JTlGYW4lMjBtaWx5b25sYXIlQzQlQjFuJTIwJUMzJUE3aWxlc2luaSUyMGQlQzMlQkMlQzUlOUYlQzMlQkNubWVsaXlkaS4lMjBIYXlhdGxhciVDNCVCMSUyMGtvbGF5bGElQzUlOUZ0JUM0JUIxcm1hbCVDNCVCMSUyQyUyMHVtdXQlMjBhJUM1JTlGJUM0JUIxbGFtYWwlQzQlQjF5ZCVDNCVCMS4lMjBQZWtpJTJDJTIwbmUlMjBvbGR1JTNGJTIyJTdEJTVEJTdEJTJDJTdCJTIydHlwZSUyMiUzQSUyMnAlMjIlMkMlMjJjaGlsZHJlbiUyMiUzQSU1QiU3QiUyMnRleHQlMjIlM0ElMjJHZWxkaSVDNCU5RmltaXolMjBub2t0YWRhJTJDJTIwbyUyMGslQzMlQkNycyVDMyVCQ2xlcmRlbiUyMGQlQzMlQjZrJUMzJUJDbGVuJTIwaGVyJTIwa2VsaW1lJTJDJTIwYmlyZXIlMjB6ZWhpcmxpJTIwYXQlQzQlQjElQzQlOUZhJTIwZCVDMyVCNm4lQzMlQkMlQzUlOUZ0JUMzJUJDLiUyMFNpeWFzZXQlQzMlQTdpJTJDJTIwYXJ0JUM0JUIxayUyMHRvcGx1bXUlMjBkZSVDNCU5RmlsJTJDJTIwJUMzJUI2bmNlJTIwa2VuZGklMjBwYXJ0aXNpbmklMkMlMjBrZW5kaSUyMCVDMyVBNyVDNCVCMWthciVDNCVCMW4lQzQlQjElMkMlMjBrZW5kaSUyMGtvbHR1JUM0JTlGdW51JTIwZCVDMyVCQyVDNSU5RiVDMyVCQ24lQzMlQkN5b3IuJTIwJTVDJTIyJUMzJTk2bmNlJTIwYmVuJTJDJTIwc29ucmElMjBwYXJ0aW0lMkMlMjBzb25yYSUyMGJlbGtpJTIwaGFsayU1QyUyMiUyMGRlbmtsZW1pJTJDJTIwc2l5YXNldGluJTIwcnVodW51JTIwa2lybGV0dGkuJTIwTyUyMHAlQzQlQjFyJUM0JUIxbCUyMHAlQzQlQjFyJUM0JUIxbCUyMG9sbWFzJUM0JUIxJTIwZ2VyZWtlbiUyMG1leWRhbmxhciUyQyUyMHZhYXRsZXJpbiUyMHZlJTIweWFsYW5sYXIlQzQlQjFuJTIwJUMzJUE3JUMzJUI2cGwlQzMlQkMlQzQlOUYlQzMlQkNuZSUyMGQlQzMlQjZuZCVDMyVCQy4lMjBWZSUyMG8lMjB5YSVDNSU5RmwlQzQlQjElMjBrYWQlQzQlQjFuJTJDJTIweWFuaSUyMGJ1JTIwbWlsbGV0JTJDJTIwbyUyMCVDMyVBNyVDMyVCNnBsZXJpJTIwaGVyJTIwZyVDMyVCQ24lMjBzZXNzaXpjZSUyMHRlbWl6bGVtZWslMjB6b3J1bmRhJTIwa2FsJUM0JUIxeW9yLiUyMFNpeWFzZXRpbiUyMHlhcmF0dCVDNCVCMSVDNCU5RiVDNCVCMSUyMGJ1JTIwa2lybGlsaWslMkMlMjBzYWRlY2UlMjBmaXppa3NlbCUyMGRlJUM0JTlGaWwlMkMlMjBheW4lQzQlQjElMjB6YW1hbmRhJTIwYWhsYWtpJTIwdmUlMjB0b3BsdW1zYWwlMjBiaXIlMjBraXJsaWxpay4lMjBHJUMzJUJDdmVuaW4lMkMlMjBhZGFsZXRpbiUyQyUyMGxpeWFrYXRpbiUyMCVDMyVBNyVDMyVCNnBlJTIwYXQlQzQlQjFsZCVDNCVCMSVDNCU5RiVDNCVCMSUyMGJpciUyMGQlQzMlQkN6ZW4lMjBidS4lMjIlN0QlNUQlN0QlMkMlN0IlMjJ0eXBlJTIyJTNBJTIycCUyMiUyQyUyMmNoaWxkcmVuJTIyJTNBJTVCJTdCJTIydGV4dCUyMiUzQSUyMk95c2ElMjBzaXlhc2V0JTJDJTIwaGl6bWV0JTIwc2FuYXQlQzQlQjF5ZCVDNCVCMS4lMjBIYWxrJUM0JUIxbiUyMGRlcnRsZXJpbmUlMjBkZXJtYW4lMjBvbG1hJTJDJTIwZ2VsZWNlJUM0JTlGZSUyMHVtdXRsYSUyMGJha21hcyVDNCVCMW4lQzQlQjElMjBzYSVDNCU5RmxhbWElMjBzYW5hdCVDNCVCMS4lMjBBbWElMjAlQzUlOUZpbWRpJTJDJTIwbyUyMGslQzMlQkNycyVDMyVCQ2xlcmRlbiUyMHklQzMlQkNrc2VsZW4lMjBoZXIlMjBzZXMlMkMlMjBrdWxha2xhciVDNCVCMW0lQzQlQjF6JUM0JUIxJTIwdCVDNCVCMXJtYWxheWFuJTIwYmlyJTIwZyVDMyVCQ3IlQzMlQkNsdCVDMyVCQ2RlbiUyQyUyMGclQzMlQjZ6bGVyaW1pemklMjBrYW1hJUM1JTlGdCVDNCVCMXJhbiUyMGJpciUyMGlsbCVDMyVCQ3p5b25kYW4lMjBpYmFyZXQuJTIwVmUlMjBiaXolMkMlMjBvJTIwaWxsJUMzJUJDenlvbnVuJTIwYXJkJUM0JUIxbmRha2klMjAlQzMlQTclQzMlQjZwJTIweSVDNCVCMSVDNCU5RiVDNCVCMW4lQzQlQjFuJUM0JUIxJTIwdGVtaXpsZW1la2xlJTIwbWUlQzUlOUZndWwlQzMlQkN6LiUyME5lJTIwYWMlQzQlQjElMjBraSUyQyUyMGJ1JTIwJUMzJUJDbGtlbmluJTIwZW4lMjBiJUMzJUJDeSVDMyVCQ2slMjBlbWUlQzQlOUZpJTJDJTIwc2l5YXNldGluJTIweWFyYXR0JUM0JUIxJUM0JTlGJUM0JUIxJTIwa2lybGlsaSVDNCU5RmklMjB0ZW1pemxlbWVrbGUlMjBoZWJhJTIwb2x1eW9yLiUyMEJ1JTIwdXRhbiVDMyVBNyUyMHZlcmljaSUyMHRhYmxveWElMjBuZSUyMHphbWFuJTIwZHVyJTIwZGl5ZWNlJUM0JTlGaXolM0YlMjBOZSUyMHphbWFuJTIwbyUyMHMlQzMlQkNwJUMzJUJDcmdleWklMjBzaXlhc2V0JUMzJUE3aW5pbiUyMGVsaW5lJTIwdmVyaXAlMkMlMjBrZW5kaSUyMGt1c3R1JUM0JTlGdSUyMCVDMyVBNyVDMyVCNnAlQzMlQkMlMjB0ZW1pemxlbWVzaW5pJTIwaXN0ZXllY2UlQzQlOUZpeiUzRiUyMiU3RCU1RCU3RCU1RA==">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Oysa siyaset, hizmet sanatıydı. Halkın dertlerine derman olma, geleceğe umutla bakmasını sağlama sanatı. Ama şimdi, o kürsülerden yükselen her ses, kulaklarımızı tırmalayan bir gürültüden, gözlerimizi kamaştıran bir illüzyondan ibaret. Ve biz, o illüzyonun ardındaki çöp yığınını temizlemekle meşgulüz. Ne acı ki, bu ülkenin en büyük emeği, siyasetin yarattığı kirliliği temizlemekle heba oluyor. Bu utanç verici tabloya ne zaman dur diyeceğiz? Ne zaman o süpürgeyi siyasetçinin eline verip, kendi kustuğu çöpü temizlemesini isteyeceğiz?</span></span></div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/kursuden-kusan-cop-ve-supurgeyle-temizlenen-onur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
