<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>demokrasi &#8211; Ekointernet Haber</title>
	<atom:link href="https://www.ekointernethaber.com/tag/demokrasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ekointernethaber.com</link>
	<description>Ulusal Haber Portalı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 24 May 2026 21:09:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://www.ekointernethaber.com/wp-content/uploads/2023/06/cropped-turk-bayragi-32x32.jpg</url>
	<title>demokrasi &#8211; Ekointernet Haber</title>
	<link>https://www.ekointernethaber.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Gazeteciye Vuran Siyaset, Demokrasiye Ne Anlatır?</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/gazeteciye-vuran-siyaset-demokrasiye-ne-anlatir/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/gazeteciye-vuran-siyaset-demokrasiye-ne-anlatir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 May 2026 21:09:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Mahir Başarır]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa.]]></category>
		<category><![CDATA[basın özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[canlı yayın saldırısı]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[CNN Türk]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[devlet otoritesi]]></category>
		<category><![CDATA[dokunulmazlık zırhı]]></category>
		<category><![CDATA[gazetecilik]]></category>
		<category><![CDATA[gazeteciye saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk devleti]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk önünde eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[kamu düzeni]]></category>
		<category><![CDATA[kamu görevlisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[milletvekili dokunulmazlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Bekmezci]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[polis müdahalesi]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[vekil dokunulmazlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85734</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Dün DEM Partili vekiller… Bugün CHP’li vekil Ali Mahir Başarır… Yarın kim? İsimler değişiyor… Partiler değişiyor… Ama değişmeyen bir şey var: Milletvekili dokunulmazlığının arkasına saklanıp herkese ayar verme alışkanlığı. Bir gazeteciye vuruluyor… Polisin yakasına yapışılıyor… Devletin memuru aşağılanıyor… Kameralar itiliyor… Mikrofonlar parçalanıyor… Sonra ne oluyor? Koca bir hiç. Çünkü siyasetin üstüne geçirilmiş &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz Dağtekin Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p>Dün DEM Partili vekiller…<br />
Bugün CHP’li vekil Ali Mahir Başarır…</p>
<p>Yarın kim?</p>
<p>İsimler değişiyor…<br />
Partiler değişiyor…<br />
Ama değişmeyen bir şey var:</p>
<p>Milletvekili dokunulmazlığının arkasına saklanıp herkese ayar verme alışkanlığı.</p>
<p>Bir gazeteciye vuruluyor…<br />
Polisin yakasına yapışılıyor…<br />
Devletin memuru aşağılanıyor…<br />
Kameralar itiliyor…<br />
Mikrofonlar parçalanıyor…</p>
<p>Sonra ne oluyor?</p>
<p>Koca bir hiç.</p>
<p>Çünkü siyasetin üstüne geçirilmiş bir “dokunulmazlık zırhı” var.</p>
<p>Öyle bir zırh ki…<br />
Vatandaşın başına gelse karakolluk olacak olaylar…<br />
Vekil yaptığında sadece televizyon tartışmasına dönüşüyor.</p>
<p>Soruyorum:</p>
<p>Nedir bu dokunulmazlık?</p>
<p>Millete hizmet etme güvencesi mi?<br />
Yoksa millete rağmen güç kullanma ayrıcalığı mı?</p>
<p>Bakın…<br />
Bu ülkede bir vatandaş öfkesine yenilip bir gazeteciye tokat atsa…<br />
Bir polisin yakasına yapışsa…<br />
Bir kameramana müdahale etse…</p>
<p>Hayatı kararır.</p>
<p>Gözaltı olur.<br />
Savcılık olur.<br />
Mahkeme olur.</p>
<p>Ama işin içinde <strong>“Sayın Vekilim”</strong> unvanı girince…<br />
Bir anda herkes fren yapıyor.</p>
<p>İşte vatandaşın vicdanını parçalayan şey tam olarak bu.</p>
<p>Kanun bazıları için mermer gibi sert…<br />
Bazıları için pamuk gibi yumuşak olmamalı.</p>
<p>Gazeteci orada keyfinden bulunmuyor.<br />
Polis orada şahsi kavgasını vermiyor.</p>
<p>Hepsi kamu görevi yapıyor.</p>
<p>Gazeteci; millet gerçeği görsün diye orada.<br />
Polis; devletin düzeni bozulsun diye değil korunsun diye orada.<br />
Kameraman; tarih kayıt altına alınsın diye orada.</p>
<p>Ama siyasetçi öfkelenince…<br />
İlk hedef hep onlar oluyor.</p>
<p>Çünkü herkes biliyor:</p>
<p>Dokunulmazlık var.</p>
<p>İşte artık bu düzen değişmeli.</p>
<p>Milletvekili dokunulmazlığı yeniden tanımlanmalı.</p>
<p>Kürsü dokunulmazlığı ayrı mesele…<br />
Düşünce özgürlüğü ayrı mesele…</p>
<p>Ama bir gazeteciye el kaldırmanın…<br />
Bir polise saldırmanın…<br />
Kamu görevini engellemenin…</p>
<p>Hiçbir demokratik dokunulmazlık açıklaması olamaz.</p>
<p>Hiçbirisi.</p>
<p>Milletvekili olmak…<br />
Kanunun üstünde olmak değildir.</p>
<p>Tam tersine…<br />
Kanuna en fazla riayet etmesi gereken kişi olmaktır.</p>
<p>Bugün Türkiye’de vatandaşın içini yakan duygu şu:</p>
<p><strong>“Benim yaparsam suç olan şey…</strong><br />
<strong>Vekil yapınca neden dokunulmaz oluyor?”</strong></p>
<p>Ve kimse kusura bakmasın…</p>
<p>Bu sorunun artık yüksek sesle sorulmasının zamanı geldi.</p>
<p>Milletin vekili olmak başka…<br />
Millete rağmen dokunulmaz olmak başka.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/gazeteciye-vuran-siyaset-demokrasiye-ne-anlatir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ey CHP’li Kardeşim: Bir Dur, Bir Dinle, Bir Düşün!</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/ey-chpli-kardesim-bir-dur-bir-dinle-bir-dusun/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/ey-chpli-kardesim-bir-dur-bir-dinle-bir-dusun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 May 2026 09:54:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa.]]></category>
		<category><![CDATA[birlik ve beraberlik]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[feragat]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsal kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[ortak akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[sağduyu]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi istikrar]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi kriz]]></category>
		<category><![CDATA[sükunet]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[uzlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[yargı kararı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=85673</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Şimdi bakınız, memleketin gündemi yine bir hayli hareketli. Herkes bir telden çalıyor, her kafadan bir ses çıkıyor. Ama bu seslerin arasında öyle bir tanesi var ki, kulak vermekte fayda var. Özellikle de CHP&#8217;ye gönül vermiş, bu partinin tarihine, misyonuna inanan her bir vatandaşımız için. Devlet Bahçeli çıktı, konuştu. Ne dedi? &#8220;CHP, Cumhuriyet&#8217;in &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="w-full mb-[1px] mt-0">
<h3 class="font-[600] py-[3px] text-[1.25em]" data-slate-node="element" data-anchor="eychp'likarde%C5%9Fim%2Cbirdurbak!neoluyorbumemlekette%3F" data-slug="eychp'likarde%C5%9Fim%2Cbirdurbak!neoluyorbumemlekette%3F0"><strong><span style="font-size: 16px;">Aziz Dağtekin Yazdı</span></strong></h3>
<hr />
<p class="font-[600] py-[3px] text-[1.25em]" data-slate-node="element" data-anchor="eychp'likarde%C5%9Fim%2Cbirdurbak!neoluyorbumemlekette%3F" data-slug="eychp'likarde%C5%9Fim%2Cbirdurbak!neoluyorbumemlekette%3F0"><span style="font-size: 16px; font-weight: 400;">Şimdi bakınız, memleketin gündemi yine bir hayli hareketli. Herkes bir telden çalıyor, her kafadan bir ses çıkıyor. Ama bu seslerin arasında öyle bir tanesi var ki, kulak vermekte fayda var. Özellikle de CHP&#8217;ye gönül vermiş, bu partinin tarihine, misyonuna inanan her bir vatandaşımız için.</span></p>
</div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Devlet Bahçeli çıktı, konuştu. Ne dedi? <strong><em>&#8220;CHP, Cumhuriyet&#8217;in kurulduğu günden bu yana var olan önemli siyasi bir kurumdur. Bu kurumun içinin karıştırılmasına, parçalanmasına, hukuki yönden zedelenmesine müsaade edilmemesini temenni ederiz.&#8221;</em></strong> dedi. Şimdi bu sözleri bir kenara yazalım. Neden mi? Çünkü bu sözler, sadece bir siyasi liderin beyanı değil, aynı zamanda bir realitenin altını çiziyor.</span></span></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><strong><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">Yargı Kararı ve Sükunet Çağrısı</span></strong></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Sonra ne oldu? Bir yargı kararı çıktı. Ve hemen ardından,<em><strong> &#8220;Yargı kararını tanımıyoruz</strong></em>&#8221; feryatları yükseldi. İşte tam bu noktada durup düşünmek lazım. Türkiye bir hukuk devleti mi, değil mi? Yargı bağımsız mı, tarafsız mı? Anayasamız ne diyor? <strong><em>&#8220;Yargı tarafsız ve bağımsızdır&#8221;</em></strong> diyor. Şimdi biz bu kararı tanımıyoruz dersek, nereye varırız? Kaosa mı? Kutuplaşmaya mı? Bu, CHP&#8217;nin tarihi misyonuna yakışır mı?</span></span></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Bahçeli&#8217;nin o <em><strong>&#8220;Direnmek yerine Türk siyasi hayatının asırlık çınarı olan CHP kurumsal kimliğini korumak herkes için esas olmalıdır&#8221;</strong></em> sözü, aslında hepimizin kulağına küpe olmalı. Direnmek yerine, sağduyu ile hareket etmek, hukuka uygun davranmak, sorumluluk bilinciyle meseleye yaklaşmak&#8230; İşte asıl mesele bu.</span></span></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><strong><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">Uzlaşma ve Ortak Akıl</span></strong></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Şimdi gelelim işin can alıcı noktasına. CHP&#8217;nin geleceği ne olacak? Sayın <strong>Kılıçdaroğlu</strong>&#8216;nun ve Sayın <strong>Özgür Özel</strong>&#8216;in açıklamaları, birlik çerçevesinde. Güzel. Ama bu birlik, sadece sözde mi kalacak, yoksa eyleme mi dönüşecek? <strong>Bahçeli</strong>&#8216;nin dediği gibi, <strong>&#8220;CHP&#8217;de ortak akıl egemen hale gelmelidir.&#8221;</strong> Bu, sadece iki liderin değil, tüm CHP camiasının, tüm CHP seçmeninin ortak paydası olmalı.</span></span></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"><em><strong>&#8220;Hukukun da cevaz verdiği çerçevede Sayın Özgür Özel ile görüşerek CHP&#8217;nin geleceğine ilişkin bir ortak formül oluşturmak amacıyla feragat ettiğini belirtmelidir.&#8221;</strong></em> <strong>Bahçeli</strong>&#8216;nin bu cümlesi aslında bir yol haritası sunuyor. Feragat, zayıflık değil, aksine büyüklüktür. Tarihi sorumluluktur. Ve bu, hem CHP&#8217;nin hem de ülkemizin yararına olacaktır.</span></span></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><strong><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">Türkiye Hepimizin</span></strong></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Unutmayalım ki, etrafımız ateş çemberiyle sarılı. Böyle bir atmosferde, siyasi kaosa sebebiyet verecek güç kavgaları, hizip çatışmaları, parçalanmalar, ufalanmalar&#8230; Bunlar ne siyasete ne de demokrasiye hizmet eder. Aksine, telafisi imkansız yaralar açar.</span></span></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">CHP&#8217;nin kurumsal kimliğine, mirasına ve tabanına karşı ihanet noktasına evrilebilecek bir tavır, CHP&#8217;ye hizmet etmiş insanlar için ağır bir yük olacaktır. Bu aşamada tek yol uzlaşmak. Uzlaşmanın temel unsuru da tahriklerden kaçınmak, feragat ve sorumluluk duygusuyla hareket etmektir.</span></span></div>
<div class="w-full my-[1px]" data-slate-fragment="%5B%7B%22type%22%3A%22heading%22%2C%22level%22%3A3%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Ey%20CHP'li%20Karde%C5%9Fim%2C%20Bir%20Dur%20Bak!%20Ne%20Oluyor%20Bu%20Memlekette%3F%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22%C5%9Eimdi%20bak%C4%B1n%C4%B1z%2C%20memleketin%20g%C3%BCndemi%20yine%20bir%20hayli%20hareketli.%20Herkes%20bir%20telden%20%C3%A7al%C4%B1yor%2C%20her%20kafadan%20bir%20ses%20%C3%A7%C4%B1k%C4%B1yor.%20Ama%20bu%20seslerin%20aras%C4%B1nda%20%C3%B6yle%20bir%20tanesi%20var%20ki%2C%20kulak%20vermekte%20fayda%20var.%20%C3%96zellikle%20de%20CHP'ye%20g%C3%B6n%C3%BCl%20vermi%C5%9F%2C%20bu%20partinin%20tarihine%2C%20misyonuna%20inanan%20her%20bir%20vatanda%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%20i%C3%A7in.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Devlet%20Bah%C3%A7eli%20%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1%2C%20konu%C5%9Ftu.%20Ne%20dedi%3F%20%5C%22CHP%2C%20Cumhuriyet'in%20kuruldu%C4%9Fu%20g%C3%BCnden%20bu%20yana%20var%20olan%20%C3%B6nemli%20siyasi%20bir%20kurumdur.%20Bu%20kurumun%20i%C3%A7inin%20kar%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1na%2C%20par%C3%A7alanmas%C4%B1na%2C%20hukuki%20y%C3%B6nden%20zedelenmesine%20m%C3%BCsaade%20edilmemesini%20temenni%20ederiz.%5C%22%20dedi.%20%C5%9Eimdi%20bu%20s%C3%B6zleri%20bir%20kenara%20yazal%C4%B1m.%20Neden%20mi%3F%20%C3%87%C3%BCnk%C3%BC%20bu%20s%C3%B6zler%2C%20sadece%20bir%20siyasi%20liderin%20beyan%C4%B1%20de%C4%9Fil%2C%20ayn%C4%B1%20zamanda%20bir%20realitenin%20alt%C4%B1n%C4%B1%20%C3%A7iziyor.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Yarg%C4%B1%20Karar%C4%B1%20ve%20S%C3%BCkunet%20%C3%87a%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B1%22%2C%22bold%22%3Atrue%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Sonra%20ne%20oldu%3F%20Bir%20yarg%C4%B1%20karar%C4%B1%20%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1.%20Ve%20hemen%20ard%C4%B1ndan%2C%20%5C%22Yarg%C4%B1%20karar%C4%B1n%C4%B1%20tan%C4%B1m%C4%B1yoruz%5C%22%20feryatlar%C4%B1%20y%C3%BCkseldi.%20%C4%B0%C5%9Fte%20tam%20bu%20noktada%20durup%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnmek%20laz%C4%B1m.%20T%C3%BCrkiye%20bir%20hukuk%20devleti%20mi%2C%20de%C4%9Fil%20mi%3F%20Yarg%C4%B1%20ba%C4%9F%C4%B1ms%C4%B1z%20m%C4%B1%2C%20tarafs%C4%B1z%20m%C4%B1%3F%20Anayasam%C4%B1z%20ne%20diyor%3F%20%5C%22Yarg%C4%B1%20tarafs%C4%B1z%20ve%20ba%C4%9F%C4%B1ms%C4%B1zd%C4%B1r%5C%22%20diyor.%20%C5%9Eimdi%20biz%20bu%20karar%C4%B1%20tan%C4%B1m%C4%B1yoruz%20dersek%2C%20nereye%20var%C4%B1r%C4%B1z%3F%20Kaosa%20m%C4%B1%3F%20Kutupla%C5%9Fmaya%20m%C4%B1%3F%20Bu%2C%20CHP'nin%20tarihi%20misyonuna%20yak%C4%B1%C5%9F%C4%B1r%20m%C4%B1%3F%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Bah%C3%A7eli'nin%20o%20%5C%22Direnmek%20yerine%20T%C3%BCrk%20siyasi%20hayat%C4%B1n%C4%B1n%20as%C4%B1rl%C4%B1k%20%C3%A7%C4%B1nar%C4%B1%20olan%20CHP%20kurumsal%20kimli%C4%9Fini%20korumak%20herkes%20i%C3%A7in%20esas%20olmal%C4%B1d%C4%B1r%5C%22%20s%C3%B6z%C3%BC%2C%20asl%C4%B1nda%20hepimizin%20kula%C4%9F%C4%B1na%20k%C3%BCpe%20olmal%C4%B1.%20Direnmek%20yerine%2C%20sa%C4%9Fduyu%20ile%20hareket%20etmek%2C%20hukuka%20uygun%20davranmak%2C%20sorumluluk%20bilinciyle%20meseleye%20yakla%C5%9Fmak...%20%C4%B0%C5%9Fte%20as%C4%B1l%20mesele%20bu.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Uzla%C5%9Fma%20ve%20Ortak%20Ak%C4%B1l%22%2C%22bold%22%3Atrue%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22%C5%9Eimdi%20gelelim%20i%C5%9Fin%20can%20al%C4%B1c%C4%B1%20noktas%C4%B1na.%20CHP'nin%20gelece%C4%9Fi%20ne%20olacak%3F%20Say%C4%B1n%20K%C4%B1l%C4%B1%C3%A7daro%C4%9Flu'nun%20ve%20Say%C4%B1n%20%C3%96zg%C3%BCr%20%C3%96zel'in%20a%C3%A7%C4%B1klamalar%C4%B1%2C%20birlik%20%C3%A7er%C3%A7evesinde.%20G%C3%BCzel.%20Ama%20bu%20birlik%2C%20sadece%20s%C3%B6zde%20mi%20kalacak%2C%20yoksa%20eyleme%20mi%20d%C3%B6n%C3%BC%C5%9Fecek%3F%20Bah%C3%A7eli'nin%20dedi%C4%9Fi%20gibi%2C%20%5C%22CHP'de%20ortak%20ak%C4%B1l%20egemen%20hale%20gelmelidir.%5C%22%20Bu%2C%20sadece%20iki%20liderin%20de%C4%9Fil%2C%20t%C3%BCm%20CHP%20camias%C4%B1n%C4%B1n%2C%20t%C3%BCm%20CHP%20se%C3%A7meninin%20ortak%20paydas%C4%B1%20olmal%C4%B1.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22%5C%22Hukukun%20da%20cevaz%20verdi%C4%9Fi%20%C3%A7er%C3%A7evede%20Say%C4%B1n%20%C3%96zg%C3%BCr%20%C3%96zel%20ile%20g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Ferek%20CHP'nin%20gelece%C4%9Fine%20ili%C5%9Fkin%20bir%20ortak%20form%C3%BCl%20olu%C5%9Fturmak%20amac%C4%B1yla%20feragat%20etti%C4%9Fini%20belirtmelidir.%5C%22%20Bu%20c%C3%BCmle%2C%20asl%C4%B1nda%20bir%20yol%20haritas%C4%B1%20sunuyor.%20Feragat%2C%20zay%C4%B1fl%C4%B1k%20de%C4%9Fil%2C%20aksine%20b%C3%BCy%C3%BCkl%C3%BCkt%C3%BCr.%20Tarihi%20sorumluluktur.%20Ve%20bu%2C%20hem%20CHP'nin%20hem%20de%20%C3%BClkemizin%20yarar%C4%B1na%20olacakt%C4%B1r.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22T%C3%BCrkiye%20Hepimizin%22%2C%22bold%22%3Atrue%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Unutmayal%C4%B1m%20ki%2C%20etraf%C4%B1m%C4%B1z%20ate%C5%9F%20%C3%A7emberiyle%20sar%C4%B1l%C4%B1.%20B%C3%B6yle%20bir%20atmosferde%2C%20siyasi%20kaosa%20sebebiyet%20verecek%20g%C3%BC%C3%A7%20kavgalar%C4%B1%2C%20hizip%20%C3%A7at%C4%B1%C5%9Fmalar%C4%B1%2C%20par%C3%A7alanmalar%2C%20ufalanmalar...%20Bunlar%20ne%20siyasete%20ne%20de%20demokrasiye%20hizmet%20eder.%20Aksine%2C%20telafisi%20imkans%C4%B1z%20yaralar%20a%C3%A7ar.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22CHP'nin%20kurumsal%20kimli%C4%9Fine%2C%20miras%C4%B1na%20ve%20taban%C4%B1na%20kar%C5%9F%C4%B1%20ihanet%20noktas%C4%B1na%20evrilebilecek%20bir%20tav%C4%B1r%2C%20CHP'ye%20hizmet%20etmi%C5%9F%20insanlar%20i%C3%A7in%20a%C4%9F%C4%B1r%20bir%20y%C3%BCk%20olacakt%C4%B1r.%20Bu%20a%C5%9Famada%20tek%20yol%20uzla%C5%9Fmak.%20Uzla%C5%9Fman%C4%B1n%20temel%20unsuru%20da%20tahriklerden%20ka%C3%A7%C4%B1nmak%2C%20feragat%20ve%20sorumluluk%20duygusuyla%20hareket%20etmektir.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22T%C3%BCrkiye%2C%20demokratik%20bir%20hukuk%20devletidir.%20G%C3%BC%C3%A7l%C3%BC%20bir%20siyasi%20k%C3%BClt%C3%BCre%20sahiptir.%20Ve%20en%20%C3%B6nemlisi%2C%20T%C3%BCrkiye%20hepimizindir.%20Bu%20anlay%C4%B1%C5%9Fla%2C%20kurallar%20ve%20kurumlar%20%C3%A7er%C3%A7evesinde%2C%20sa%C4%9Fduyuyla%2C%20birlik%20ve%20dayan%C4%B1%C5%9Fmayla%20hareket%20edilmesi%20ve%20CHP'nin%20gelece%C4%9Finde%20uzla%C5%9F%C4%B1lmas%C4%B1%20en%20hay%C4%B1rl%C4%B1%20yol%20olacakt%C4%B1r.%20Ey%20CHP'li%20karde%C5%9Fim%2C%20bir%20dur%2C%20bir%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCn.%20Bu%20memleket%20hepimizin.%20Ve%20bu%20parti%2C%20hepimizin%20emaneti.%22%7D%5D%7D%5D">
<p class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Türkiye, demokratik bir hukuk devletidir. Güçlü bir siyasi kültüre sahiptir. Ve en önemlisi, Türkiye hepimizindir. Bu anlayışla, kurallar ve kurumlar çerçevesinde, sağduyuyla, birlik ve dayanışmayla hareket edilmesi ve CHP&#8217;nin geleceğinde uzlaşılması en hayırlı yol olacaktır. Ey CHP&#8217;li kardeşim, bir dur, bir düşün. Bu memleket sağlı-sollu hepimizin. Ve bu parti, yine sağlı-sollu hepimizin emaneti.</span></span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/ey-chpli-kardesim-bir-dur-bir-dinle-bir-dusun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sembolik Görüşme, Stratejik Kuşatmada ABD’nin Suriye İkilemi!</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/sembolik-gorusme-stratejik-kusatmada-abdnin-suriye-ikilemi/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/sembolik-gorusme-stratejik-kusatmada-abdnin-suriye-ikilemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Nov 2025 23:03:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[#diplomasi]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[ABD politikası]]></category>
		<category><![CDATA[barış]]></category>
		<category><![CDATA[çelişki]]></category>
		<category><![CDATA[çıkar]]></category>
		<category><![CDATA[DEAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[düzen]]></category>
		<category><![CDATA[Golan]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hegemonya]]></category>
		<category><![CDATA[ikiyüzlülük]]></category>
		<category><![CDATA[iran]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[ittifak]]></category>
		<category><![CDATA[kaos]]></category>
		<category><![CDATA[kriz]]></category>
		<category><![CDATA[meşruiyet]]></category>
		<category><![CDATA[ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[rusya]]></category>
		<category><![CDATA[Şam]]></category>
		<category><![CDATA[Şara]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[strateji]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye krizi]]></category>
		<category><![CDATA[vekalet]]></category>
		<category><![CDATA[yaptırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=81119</guid>

					<description><![CDATA[Editör Yorumladı ABD’nin Ortadoğu’daki politikaları uzun süredir “demokrasi”, “özgürlük” ve “insan hakları” söylemleriyle meşrulaştırılıyor. Ancak sahadaki gerçeklik, bu söylemlerin ardında yatan çıkar merkezli, baskıcı ve çifte standartlı bir stratejiyi açıkça ortaya koyuyor. DEAŞ’ın doğuşu ve yükselişi de bu çerçevede ele alınmalıdır. Örgüt bir anda ve kendiliğinden ortaya çıkmadı. Irak işgali sonrası çöken devlet yapısı, ABD’nin &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 data-start="421" data-end="1022"><strong>Editör Yorumladı</strong></h3>
<hr />
<p data-start="421" data-end="1022">ABD’nin Ortadoğu’daki politikaları uzun süredir “demokrasi”, “özgürlük” ve “insan hakları” söylemleriyle meşrulaştırılıyor. Ancak sahadaki gerçeklik, bu söylemlerin ardında yatan <strong data-start="600" data-end="647">çıkar merkezli, baskıcı ve çifte standartlı</strong> bir stratejiyi açıkça ortaya koyuyor. DEAŞ’ın doğuşu ve yükselişi de bu çerçevede ele alınmalıdır.</p>
<p data-start="421" data-end="1022">Örgüt bir anda ve kendiliğinden ortaya çıkmadı. Irak işgali sonrası çöken devlet yapısı, ABD’nin kurguladığı güç boşluğu ve bölgesel mühendislik politikaları bu zemini hazırladı. Bu boşluk, terör örgütlerinin <em><strong>“kullanışlı düşman”</strong></em> rolünü oynaması için elverişli hale getirildi.</p>
<p data-start="1024" data-end="1545">ABD’nin <strong data-start="1032" data-end="1059">DEAŞ’ı doğrudan kurduğu</strong> yönündeki iddialar tartışmalı olsa da, örgütü <strong data-start="1106" data-end="1140">dolaylı biçimde eğitip donatan</strong>, silah akışlarını denetlemeyen, bölgeyi istikrarsızlığa sürükleyen politikaları inkâr edilemez. Suriye’deki çatışmaların derinleşmesi, İsrail’in güvenliğini merkeze alan Washington stratejisiyle yakından ilişkilidir. Çünkü ABD için Suriye meselesi hiçbir zaman sadece Suriye olmamıştır; mesele, <strong data-start="1436" data-end="1483">İsrail’in bölgesel üstünlüğünü garantilemek</strong>, İran’ı çevrelemek ve Rusya’nın nüfuzunu sınırlamak olmuştur.</p>
<p data-start="1547" data-end="2023">Bugün ABD, Şam yönetimiyle kurulabilecek olası temasları da yine kendi çıkar penceresinden değerlendirecektir. Şara’yı  muhatap alırken <strong><em>“reform”, “istikrar”</em> </strong>ya da “barış” gibi kavramları dillendirecek; ancak perde arkasında Golan Tepeleri’ndeki İsrail işgalini fiilen tanıyan, <strong data-start="1866" data-end="1889">İbrahim Anlaşmaları</strong> üzerinden Arap dünyasını İsrail’le normalleşmeye zorlayan baskıcı diplomasisini sürdürecektir. Washington’un mesajı açık olacaktır:</p>
<blockquote data-start="2024" data-end="2108">
<p data-start="2026" data-end="2108"><strong>“Ya bizimle olacaksınız, ya da ‘terörle iş birliği yapan’ rejim ilan edilirsiniz.”</strong></p>
</blockquote>
<p data-start="2110" data-end="2543">Bu yaklaşım, ABD dış politikasının en belirgin karakteridir. <strong>Ahlaki meşruiyet iddiası ile reel çıkarların vahşi uyumsuzluğu</strong>. Demokrasi getirme iddiasıyla yola çıkan aynı Washington yönetimi, otoriter müttefikleriyle askeri üsler kurmaktan, insan hakları ihlalleriyle anılan rejimlerle enerji anlaşmaları yapmaktan çekinmez. <em><strong>“Basın özgürlüğü</strong></em>”nü savunurken, kendi çıkarına ters düşen her haberin üzerine “<em><strong>gizlilik”</strong></em> damgası vurur.</p>
<p data-start="2545" data-end="2862">Bugün Suriye’ye bakıldığında da aynı tablo görülmektedir. <strong data-start="2603" data-end="2696">Yıkılmış şehirler, parçalanmış toplumlar, dış müdahalelerin cehenneme çevirdiği bir ülke.</strong> Ve ABD, bu yıkımın sorumluluğunu üstlenmek yerine, yeniden <em><strong>“çözüm mimarı”</strong> </em>rolüne bürünmeye hazırlanıyor. Bu, yalnızca ironik değil; aynı zamanda ahlaki bir çöküştür.</p>
<p data-start="2864" data-end="3166">ABD’nin Ortadoğu’da güvenilir bir barış aktörü olabilmesi için önce kendi geçmişiyle yüzleşmesi gerekir. Irak’ta, Libya’da, Afganistan’da ve Suriye’de bıraktığı enkazla. Aksi halde Washington’un her yeni <em><strong>“barış girişimi”</strong></em>, bir başka halkın kaderine biçilen yeni bir baskı senaryosundan ibaret olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/sembolik-gorusme-stratejik-kusatmada-abdnin-suriye-ikilemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
