<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>halkın uyanışı &#8211; Ekointernet Haber</title>
	<atom:link href="https://www.ekointernethaber.com/tag/halkin-uyanisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ekointernethaber.com</link>
	<description>Ulusal Haber Portalı</description>
	<lastBuildDate>Tue, 25 Nov 2025 09:52:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.ekointernethaber.com/wp-content/uploads/2023/06/cropped-turk-bayragi-32x32.jpg</url>
	<title>halkın uyanışı &#8211; Ekointernet Haber</title>
	<link>https://www.ekointernethaber.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye Neden Tıkanıyor? Cevap Sandıkta Değil, Zihniyette!</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/turkiye-neden-tikaniyor-cevap-sandikta-degil-zihniyette/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/turkiye-neden-tikaniyor-cevap-sandikta-degil-zihniyette/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2025 09:52:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[devlet aklı]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik gerçekler]]></category>
		<category><![CDATA[gazetecilik analizi]]></category>
		<category><![CDATA[halk iradesi]]></category>
		<category><![CDATA[halkın uyanışı]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[kutuplaşma]]></category>
		<category><![CDATA[propaganda eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[siyasal çürüme]]></category>
		<category><![CDATA[siyasal iki yüzlülük]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset analizi]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset krizi]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi ahlak]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi düzen]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi düzen eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi retorik]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi yozlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal değişim]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal feraset]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal uyanış]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'nin sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’de demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’nin geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[vesayet sistemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=81645</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Türkiye’de siyaset, uzun zamandır hakikatin değil, hikâyenin gücüyle yönetiliyor. Her dönem sahneye çıkanlar değişiyor ama oyunun senaryosu değişmiyor. Kimileri “milli irade” diye kürsüleri inletip arka kapıda güç odaklarının önünde el pençe duruyor. Kimileri “demokrasi” nidalarıyla dolaşıp kendi dar kliklerinin iktidarı için çırpınıyor. Değişmeyen tek gerçek şu: Bu ülkede söz kutsal, icraat çıkarın &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 data-start="706" data-end="867"><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p data-start="706" data-end="867">Türkiye’de siyaset, uzun zamandır hakikatin değil, <strong data-start="757" data-end="770">hikâyenin</strong> gücüyle yönetiliyor. Her dönem sahneye çıkanlar değişiyor ama <strong data-start="835" data-end="855">oyunun senaryosu</strong> değişmiyor.</p>
<p data-start="869" data-end="1060">Kimileri <em><strong>“milli irade”</strong></em> diye kürsüleri inletip arka kapıda güç odaklarının önünde el pençe duruyor. Kimileri <em><strong>“demokrasi”</strong></em> nidalarıyla dolaşıp kendi dar kliklerinin iktidarı için çırpınıyor.</p>
<p data-start="1062" data-end="1087">Değişmeyen tek gerçek şu:</p>
<blockquote data-start="1089" data-end="1142">
<p data-start="1091" data-end="1142"><strong data-start="1091" data-end="1142">Bu ülkede söz kutsal, icraat çıkarın kölesidir.</strong></p>
</blockquote>
<p data-start="1144" data-end="1273">Türkiye’nin en büyük trajedisi, hataların tekrarlanması değil; <strong data-start="1209" data-end="1273">aynı hataların her defasında <em>“yenilik”</em> diye pazarlanmasıdır.</strong></p>
<p data-start="1280" data-end="1337"><strong data-start="1283" data-end="1337">KAVRAMLARIN İŞGALİ: EN BÜYÜK SİYASİ DOLANDIRICILIK</strong></p>
<p data-start="1339" data-end="1481">Bugün <strong><em>“hürriyet”, “cumhuriyet”, “milli irade”, “laiklik”, “milliyetçilik”, “ahlak”</em></strong> gibi kavramlar artık siyasetçinin cebindeki birer aksesuar.</p>
<p data-start="1483" data-end="1616">Her dönem birileri bu kavramları bayrak gibi sallıyor ama <strong data-start="1543" data-end="1616">arkasına gizlediği düzen hep aynı: Vesayet + Çıkar + Koltuğun Bekası.</strong></p>
<p data-start="1618" data-end="1726">Kavramlar büyüdükçe, hakikat küçülüyor.<br data-start="1657" data-end="1660" />Sloganlar parladıkça, millet kararıyor.<br data-start="1699" data-end="1702" />Ve kimse fark etmiyor: <strong data-start="1730" data-end="1789">Kutsal olan kavramlar değil, çalmadıkları anlamlarıdır.</strong></p>
<p data-start="1796" data-end="1843"><strong data-start="1799" data-end="1843">HALKIN OMZUNA BASIP YÜKSELENLERİN ÜLKESİ</strong></p>
<p data-start="1845" data-end="2012">Bu ülkede ne sağın suçu biter, ne solun bahanesi. Yıllarca birbirini suçlayanların çoğu, fırsatı bulduğunda <strong data-start="1955" data-end="2002">aynı çarkı daha sessiz ama daha profesyonel</strong> döndürdü.</p>
<ul data-start="2014" data-end="2248">
<li data-start="2014" data-end="2076">
<p data-start="2016" data-end="2076">Vesayeti yıktığını söyleyen, kendi küçük vesayetini kurdu.</p>
</li>
<li data-start="2077" data-end="2140">
<p data-start="2079" data-end="2140">Özgürlük vaat eden, özgürlüğün değil koltuğun bekçisi oldu.</p>
</li>
<li data-start="2141" data-end="2196">
<p data-start="2143" data-end="2196">“Üretim” diyen, üretim yerine propaganda imal etti.</p>
</li>
<li data-start="2197" data-end="2248">
<p data-start="2199" data-end="2248">Ahlak nutku atan, ahlakı koltuk uğruna feda etti.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="2250" data-end="2256">Sonuç?</p>
<p data-start="2260" data-end="2375"><strong data-start="2260" data-end="2310">Türkiye’de iktidarlar değişir, düzen değişmez. </strong>Çünkü düzen değişirse, siyasetçinin <em><strong>“konfor alanı”</strong></em> yok olur.</p>
<p data-start="2382" data-end="2441"><strong data-start="2385" data-end="2441">EKONOMİYİ YÖNETEN GERÇEK: GERÇEKLER DEĞİL, BAHANELER</strong></p>
<p data-start="2443" data-end="2564">Türkiye ekonomisinin en büyük düşmanı dış güçler değil; <strong data-start="2501" data-end="2564">gerçekleri inkâr edip suçu dışarıda arayan iç güçsüzlüktür. </strong>İktidarıyla muhalefetiyle siyasetçiler yıllarca aynı kolaycılığı kullandı:</p>
<ul data-start="2642" data-end="2747">
<li data-start="2642" data-end="2667">
<p data-start="2644" data-end="2667">“Bizi engelliyorlar.”</p>
</li>
<li data-start="2668" data-end="2697">
<p data-start="2670" data-end="2697">“Dış odaklar saldırıyor.”</p>
</li>
<li data-start="2698" data-end="2719">
<p data-start="2700" data-end="2719">“Halk sabretsin.”</p>
</li>
<li data-start="2720" data-end="2747">
<p data-start="2722" data-end="2747">“Zamanı gelince düzelir.”</p>
</li>
</ul>
<p data-start="2749" data-end="2875">Hayır, ekonomi retorikle düzelmez.<br data-start="2783" data-end="2786" />Millet boş vaatlerle doymuyor.<br data-start="2816" data-end="2819" />Bu ülkenin sofrasını, hamaset değil <em><strong data-start="2855" data-end="2865">üretim</strong></em> doldurur.</p>
<p data-start="2877" data-end="2950">Ama üretim tehlikelidir.<br data-start="2901" data-end="2904" />Çünkü üretim, propaganda kadar kolay değildir.</p>
<p data-start="2957" data-end="3007"><strong data-start="2960" data-end="3007">SİYASETTE AHLAKİN ÇÖKÜŞÜ: NORMALLEŞEN YALAN</strong></p>
<p data-start="3009" data-end="3073">Bugün Türkiye siyasetinin en karanlık çukuru ahlaki yozlaşmadır.</p>
<p data-start="3075" data-end="3201">Yalan artık “siyaset stratejisi”, iftira “algı yönetimi”, yağcılık “sadakat”, eleştiri “hainlik”, başarısızlık “ambargo” oldu.</p>
<p data-start="3203" data-end="3242">Hakikat, siyasi pazarlığın ilk kurbanı. Bir ülke, hakikati öldürdüğü gün büyümeyi bırakır. Ve biz yıllardır hakikat katliamının tam ortasında yaşıyoruz.</p>
<p data-start="3365" data-end="3420"><strong data-start="3368" data-end="3420">TARİHİN EN ZEHİRLİ MİRASI: TEKRAR EDEN YANLIŞLAR</strong></p>
<p data-start="3422" data-end="3554">Türkiye, ne sağın hatalarından kurtulabildi, ne solun travmalarından.  Çünkü her dönem yapılan yanlışlar “miras” olarak devredildi:</p>
<ul data-start="3556" data-end="3711">
<li data-start="3556" data-end="3591">
<p data-start="3558" data-end="3591">Kurumlar siyasete rehin edildi,</p>
</li>
<li data-start="3592" data-end="3621">
<p data-start="3594" data-end="3621">Devlet aklı zayıflatıldı,</p>
</li>
<li data-start="3622" data-end="3661">
<p data-start="3624" data-end="3661">Kutuplaşma yönetim aracına dönüştü,</p>
</li>
<li data-start="3662" data-end="3711">
<p data-start="3664" data-end="3711">Millet birbirine düşman edilerek oy devşirildi.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="3713" data-end="3806">Her dönem birileri kurtarıcı edildi, birileri hain ilan edildi.<br data-start="3776" data-end="3779" />Fakat değişmeyen tek kader: <strong data-start="3810" data-end="3838">Bedeli hep millet ödedi.</strong></p>
<p data-start="202" data-end="260"><strong data-start="204" data-end="260">UYANMAK, BU ÜLKENİN EN ACİL MİLLÎ MESELESİDİR</strong></p>
<p data-start="262" data-end="545">Gerçek değişim, sandığın rakamlarında değil; <strong data-start="307" data-end="354">milletin zihninde başlayacak kıvılcımdadır.</strong><br data-start="354" data-end="357" />Bugün Türkiye’yi ayağa kaldıracak olan ne yeni bir parti, ne taze bir lider, ne de parlatılmış ideolojilerdir.<br data-start="467" data-end="470" />Bu ülkeyi gerçekten değiştirecek tek güç: <strong data-start="512" data-end="545">Uyanmayı seçen bir toplumdur.</strong></p>
<p data-start="547" data-end="580">Çünkü artık Türkiye’nin ihtiyacı:</p>
<ul data-start="582" data-end="738">
<li data-start="582" data-end="612">
<p data-start="584" data-end="612">Süslenmiş sloganlar değil,</p>
</li>
<li data-start="613" data-end="654">
<p data-start="615" data-end="654">Parlatılmış kahraman masalları değil,</p>
</li>
<li data-start="655" data-end="696">
<p data-start="657" data-end="696">Kutuplaştıran meydan kavgaları değil,</p>
</li>
<li data-start="697" data-end="738">
<p data-start="699" data-end="738">Gürültülü ama boş sertlikler hiç değil…</p>
</li>
</ul>
<p data-start="740" data-end="908">Türkiye’nin ihtiyacı <strong data-start="761" data-end="788">yeni bir siyaset ahlakı</strong>, <strong data-start="792" data-end="844">devlet kavramını yeniden ciddiye alan bir bilinç</strong>,<br data-start="845" data-end="848" />ve <strong data-start="851" data-end="908">olayları değil, oyunu gören bir toplumsal ferasettir.</strong></p>
<p data-start="910" data-end="925">Ve en önemlisi:</p>
<blockquote data-start="927" data-end="1023">
<p data-start="929" data-end="1023"><strong data-start="929" data-end="1023">Kandırılmayı alışkanlık hâline getiren değil, kandırılmaya tahammülü kalmamış bir halktır.</strong></p>
</blockquote>
<p data-start="1025" data-end="1031">Çünkü;</p>
<p data-start="1033" data-end="1124"><strong data-start="1033" data-end="1124">Millet uyandığında, siyaset hizaya gelir.<br data-start="1076" data-end="1079" />Millet sustuğunda, siyaset çürümeye başlar.</strong></p>
<p data-start="1126" data-end="1241">Bugün Türkiye’nin asıl problemi imkân eksikliği değil; <strong data-start="1183" data-end="1241">uyanmak istemeyen bir devin sırtına vurulan yüklerdir.</strong></p>
<p data-start="1243" data-end="1259">Artık zamanıdır.</p>
<p data-start="1261" data-end="1457">Bu ülke, üstüne çöken sisleri dağıtacak kudreti içinde taşıyor.<br data-start="1324" data-end="1327" />Gerekli olan tek şey, o devin nihayet silkelenmesi…<br data-start="1378" data-end="1381" />Ve bir kez ayağa kalktığında, eski düzenin hiçbir duvarı yerinde durmayacak.</p>
<p data-start="1459" data-end="1518"><strong data-start="1459" data-end="1516">Türkiye’nin kaderi, uyanan bir milletin ellerindedir.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/turkiye-neden-tikaniyor-cevap-sandikta-degil-zihniyette/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
