<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sorumluluk &#8211; Ekointernet Haber</title>
	<atom:link href="https://www.ekointernethaber.com/tag/sorumluluk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ekointernethaber.com</link>
	<description>Ulusal Haber Portalı</description>
	<lastBuildDate>Sat, 31 Jan 2026 21:35:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://www.ekointernethaber.com/wp-content/uploads/2023/06/cropped-turk-bayragi-32x32.jpg</url>
	<title>sorumluluk &#8211; Ekointernet Haber</title>
	<link>https://www.ekointernethaber.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ahir Zaman mı, İhmal Zamanı mı?</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/ahir-zaman-mi-ihmal-zamani-mi/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/ahir-zaman-mi-ihmal-zamani-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Jan 2026 21:32:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[affetmek]]></category>
		<category><![CDATA[ahir zaman]]></category>
		<category><![CDATA[ahlak]]></category>
		<category><![CDATA[biz bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[değerler]]></category>
		<category><![CDATA[direnç]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[ego]]></category>
		<category><![CDATA[empati]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[fedakârlık]]></category>
		<category><![CDATA[gönül]]></category>
		<category><![CDATA[huzur]]></category>
		<category><![CDATA[insan olmak]]></category>
		<category><![CDATA[insanlık]]></category>
		<category><![CDATA[iyilik]]></category>
		<category><![CDATA[ışık]]></category>
		<category><![CDATA[kalp inceliği]]></category>
		<category><![CDATA[maneviyat]]></category>
		<category><![CDATA[merhamet]]></category>
		<category><![CDATA[özür dilemek]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşmak]]></category>
		<category><![CDATA[samimiyet]]></category>
		<category><![CDATA[selam]]></category>
		<category><![CDATA[sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[tebessüm]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal yabancılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[vermek]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan]]></category>
		<category><![CDATA[zenginlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=83446</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN İle PAZAR SOHBETİ  Takvimler ilerliyor.Teknoloji hızlanıyor.Binalar yükseliyor. Ama insan…İnsan yavaş yavaş eksiliyor. Bugün herkes bir yerlere yetişme telaşında.Ama kimse kimseye yetişemiyor.Çünkü yollar çoğaldı, gönüller daraldı. Sokakta yürürken fark ettiniz mi?Küçükler büyükleri görmezden geliyor,büyükler küçüklere yukarıdan bakıyor.Selam zahmet, tebessüm lüks, merhamet ise“nostaljik bir değer” gibi algılanıyor. Oysa bizi insan yapan neydi?Gücümüz mü?Paramız mı?Haklı çıkma &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 data-start="280" data-end="346"><strong>Aziz DAĞTEKİN İle PAZAR SOHBETİ </strong></h3>
<hr />
<p data-start="280" data-end="346">Takvimler ilerliyor.<br data-start="300" data-end="303" />Teknoloji hızlanıyor.<br data-start="324" data-end="327" />Binalar yükseliyor.</p>
<p data-start="348" data-end="389">Ama insan…<br data-start="358" data-end="361" />İnsan yavaş yavaş eksiliyor.</p>
<p data-start="391" data-end="509">Bugün herkes bir yerlere yetişme telaşında.<br data-start="434" data-end="437" />Ama kimse kimseye yetişemiyor.<br data-start="467" data-end="470" />Çünkü yollar çoğaldı, gönüller daraldı.</p>
<p data-start="511" data-end="710">Sokakta yürürken fark ettiniz mi?<br data-start="544" data-end="547" />Küçükler büyükleri görmezden geliyor,<br data-start="584" data-end="587" />büyükler küçüklere yukarıdan bakıyor.<br data-start="624" data-end="627" />Selam zahmet, tebessüm lüks, merhamet ise<br data-start="668" data-end="671" /><em><strong>“nostaljik bir değer”</strong> </em>gibi algılanıyor.</p>
<p data-start="712" data-end="796"><strong>Oysa bizi insan yapan neydi?</strong><br data-start="740" data-end="743" /><strong>Gücümüz mü?</strong><br data-start="754" data-end="757" /><strong>Paramız mı?</strong><br data-start="768" data-end="771" /><strong>Haklı çıkma becerimiz mi?</strong></p>
<p data-start="798" data-end="837">Hayır.<br data-start="804" data-end="807" />Bizi insan yapan <strong data-start="824" data-end="836">iyilikti</strong>.</p>
<p data-start="844" data-end="920">Eskiler <em><strong>“Ne kazanırım?”</strong> </em>diye sormazdı.<br data-start="882" data-end="885" />“<strong data-start="886" data-end="905">Kime dokunurum?</strong>” diye yaşardı.</p>
<p data-start="922" data-end="1106">Bir âlim ile talebesinin, bir çift eski ayakkabı üzerinden öğrettiği o hikâye var ya…<br data-start="1009" data-end="1012" />Sevincimizi başkasının üzüntüsü üzerine kurmamak, bir başkasının sevincine vesile olabilmek…</p>
<p data-start="1108" data-end="1136">Bugün en çok bunu kaybettik.</p>
<p data-start="1138" data-end="1208">Çünkü iyilik emek ister.<br data-start="1162" data-end="1165" />Fedakârlık ister.<br data-start="1182" data-end="1185" />Egoyu susturmayı ister.</p>
<p data-start="1210" data-end="1267">Ve biz egomuzu susturmak yerine<br data-start="1241" data-end="1244" />onu alkışlamayı seçtik.</p>
<p data-start="1274" data-end="1327">Artık insanlar şunu soruyor:<br data-start="1302" data-end="1305" /><strong>“Bana ne faydası var?”</strong></p>
<p data-start="1329" data-end="1395">Oysa insanlık şu soruyla ayakta kalmıştı:<br data-start="1370" data-end="1373" /><strong>“Ben kime faydalıyım?”</strong></p>
<p data-start="1397" data-end="1555">Birinin ayakkabısına altın koyacak kadar ince kalpler azaldı, evet.<br data-start="1464" data-end="1467" />Ama iyilik hiçbir zaman imkân meselesi olmadı.<br data-start="1513" data-end="1516" />İyilik her zaman <strong data-start="1533" data-end="1554">niyet meselesiydi</strong>.</p>
<p data-start="1557" data-end="1593">Bir tebessüm…<br data-start="1570" data-end="1573" />Bir dua…<br data-start="1581" data-end="1584" />Bir özür…</p>
<p data-start="1595" data-end="1675">Bazen bir mesaj.<br data-start="1611" data-end="1614" />Bazen bir susuş.<br data-start="1630" data-end="1633" />Bazen tam zamanında edilen bir <strong>“Haklısın.”</strong></p>
<p data-start="1677" data-end="1720">Bunlar altından daha kıymetli hazinelerdir.</p>
<p data-start="1727" data-end="1733">Bakın; Güçlüyken affedebiliyorsan, bu vermektir.<br data-start="1776" data-end="1779" />Haksızken özür dileyebiliyorsan, bu vermektir.<br data-start="1825" data-end="1828" />Kendi yokluğunda bir başkası için dua edebiliyorsan, bu vermektir.</p>
<p data-start="1896" data-end="1981">Bir insanın kalbine sevinç ektiğinde bankadaki hesabın değil, <strong data-start="1962" data-end="1980">vicdanın büyür</strong>.</p>
<p data-start="1983" data-end="2021">Ve işte o an gerçekten zenginleşirsin.</p>
<p data-start="2028" data-end="2083">Ahir zamanda en büyük direniş, <strong data-start="2061" data-end="2082">iyi kalabilmektir</strong>.</p>
<p data-start="2085" data-end="2200">Karanlık çoğaldığında bir mum yakabilmektir.<br data-start="2129" data-end="2132" />Herkesin aldığı, kopardığı, tükettiği bir çağda <strong data-start="2182" data-end="2199">verebilmektir</strong>.</p>
<p data-start="2202" data-end="2224">Çünkü şunu unutuyoruz:</p>
<p data-start="2226" data-end="2297">Aldığımız her şey bizi ağırlaştırır.<br data-start="2262" data-end="2265" />Verdiklerimiz ise kanatlandırır.</p>
<p data-start="2304" data-end="2337">Bugün kendimize dürüstçe soralım:</p>
<p data-start="2339" data-end="2479">En son ne zaman birinin duasında yer aldık?<br data-start="2382" data-end="2385" />En son ne zaman karşılık beklemeden iyilik yaptık?<br data-start="2435" data-end="2438" />En son ne zaman <strong><em>“ben” yerine “biz”</em></strong> dedik?</p>
<p data-start="2481" data-end="2554">Belki de aradığımız huzur, tam da vermeyi unuttuğumuz yerde duruyordur.</p>
<p data-start="2556" data-end="2604">İyilik bulaşıcıdır.<br data-start="2575" data-end="2578" />Bir yerden başlamak yeter.</p>
<p data-start="2606" data-end="2642">Belki de o yer…<br data-start="2621" data-end="2624" /><strong data-start="2624" data-end="2642">Tam burasıdır.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/ahir-zaman-mi-ihmal-zamani-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Takvim değişir, yıl değişir ama hesap değişmez!</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/takvim-degisir-yil-degisir-ama-hesap-degismez/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/takvim-degisir-yil-degisir-ama-hesap-degismez/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Dec 2025 08:18:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[ahiret bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[ahlak]]></category>
		<category><![CDATA[aidiyet]]></category>
		<category><![CDATA[alkol]]></category>
		<category><![CDATA[Allah ismi]]></category>
		<category><![CDATA[anlam kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[bilinç]]></category>
		<category><![CDATA[çağdaşlık algısı]]></category>
		<category><![CDATA[değer erozyonu]]></category>
		<category><![CDATA[değerler]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[gelenek]]></category>
		<category><![CDATA[hassasiyet]]></category>
		<category><![CDATA[hesap]]></category>
		<category><![CDATA[Hesap Günü]]></category>
		<category><![CDATA[idrak]]></category>
		<category><![CDATA[idrak yenilenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[İnanç!]]></category>
		<category><![CDATA[irade]]></category>
		<category><![CDATA[israf]]></category>
		<category><![CDATA[itikad]]></category>
		<category><![CDATA[kelâm]]></category>
		<category><![CDATA[kelime hassasiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[kendin olma]]></category>
		<category><![CDATA[kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[kimlik intiharı]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel yabancılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[kutsallaştırma]]></category>
		<category><![CDATA[meşruiyet algısı]]></category>
		<category><![CDATA[modernizm eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[muhasebe]]></category>
		<category><![CDATA[ölçü]]></category>
		<category><![CDATA[ölçüsüzlük]]></category>
		<category><![CDATA[ömür]]></category>
		<category><![CDATA[örf]]></category>
		<category><![CDATA[öz benlik]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[sorgulama]]></category>
		<category><![CDATA[sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[şuur]]></category>
		<category><![CDATA[şuur artışı]]></category>
		<category><![CDATA[taklit]]></category>
		<category><![CDATA[takvim]]></category>
		<category><![CDATA[takvim putu]]></category>
		<category><![CDATA[tanrı kavramı]]></category>
		<category><![CDATA[taşkınlık]]></category>
		<category><![CDATA[teslimiyet]]></category>
		<category><![CDATA[tevhid]]></category>
		<category><![CDATA[tüketim]]></category>
		<category><![CDATA[utanma duygusu]]></category>
		<category><![CDATA[yeni yıl]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zaman bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[zihniyet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=82545</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Yeni bir yıl… Takvimde bir yaprak daha kopar. Kimi için umut, kimi için eğlence, kimi içinse yalnızca gürültü. Peki hiç durup sorduk mu: Yeni yıl gerçekten neyi ifade ediyor? “Yeni yıl” denilen şey, çoğu zaman bir takvim putuna dönüşmüş durumda. Her 31 Aralık’ta önünde eğlenilen, adına servetler harcanan, uğruna akıl ve ahlâkın &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 data-start="218" data-end="392"><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p data-start="218" data-end="392">Yeni bir yıl… Takvimde bir yaprak daha kopar. Kimi için umut, kimi için eğlence, kimi içinse yalnızca gürültü. Peki hiç durup sorduk mu: Yeni yıl gerçekten neyi ifade ediyor?</p>
<p data-start="394" data-end="735"><strong><em>“Yeni yıl”</em></strong> denilen şey, çoğu zaman bir takvim putuna dönüşmüş durumda. Her 31 Aralık’ta önünde eğlenilen, adına servetler harcanan, uğruna akıl ve ahlâkın terk edildiği modern bir mabut gibi. Bir yıl daha ömürden eksilirken insanların bunu kutlaması, üzerinde düşünülmesi gereken bir çelişkidir. Azalan ömrüne sevinmek, hangi aklın ürünüdür?</p>
<p data-start="737" data-end="1030">İsrafla, alkolle, taşkınlıkla, kontrolsüz eğlenceyle mutluluk aramak çağdaşlık değil; kimlik kaybıdır. Bu gece yalnızca yıl değişmez. Ölçü değişir, sınır değişir, utanma duygusu değişir. Ve fark edilmeden Müslüman, gayrimüslim gibi yaşamaya; Türk, kendi örfünden ve ölçüsünden utanmaya başlar.</p>
<p data-start="1032" data-end="1377">Asıl mesele yılbaşı değildir. Asıl mesele teslimiyettir. Başkasının kutsalını, kendi değeri gibi sahiplenme teslimiyeti… Yeni yıl çoğu zaman bir muhasebe değil, bir kaçış hâline gelir. Oysa geçen her yıl, ömürden eksilen geri gelmeyecek bir sermayedir. Buna rağmen, ömürden çalınan her yıla davul zurnayla sevinmek ciddi bir zihinsel çelişkidir.</p>
<p data-start="1379" data-end="1667">Bu noktada mesele yalnızca bir gece değildir; mesele bir zihniyettir. Başkasının hayat tarzını sorgusuzca taklit etme hastalığıdır. Müslüman’ın, inancıyla bağdaşmayan bir kültürü <em>“normal”</em> görmeye başlamasıdır. Türk’ün örfünü, geleneğini ve ölçüsünü küçümseyip yabancı olanı yüceltmesidir.</p>
<p data-start="1669" data-end="2109">Benzer bir aşınma dil üzerinden de açıkça gözlemlenmektedir. Dil, bir milletin hafızasıdır; aynı zamanda inancın aynasıdır. Bugün farkında olmadan kullanılan bazı kelimeler, aslında derin bir inanç aşınmasının göstergesidir. İslâm inancında <em><strong>“Allah”</strong></em> ismi, O’nun zatına mahsus özel bir isimdir ve Kur’ân’da bu isimle çağrılmayı emretmiştir. <em><strong>“Tanrı”</strong></em> ise tarihsel olarak çoklu ilah anlayışlarının ortak adıdır; genel ve kapsayıcı bir kavramdır.</p>
<p data-start="2111" data-end="2467">Kelâm ilminde isimlendirme, basit bir dil tercihi değil; itikadî bir beyan olarak değerlendirilir. Allah’ın kendisi için bildirdiği ismi terk edip, başka kavramları bilinçli şekilde tercih etmek, tevhid hassasiyeti açısından problemli görülmüştür. Çünkü <em><strong>“tanrı”</strong> </em>her tapınılan şeye verilen genel bir addır; Allah ise tek, eşsiz ve zatına mahsus bir isimdir.</p>
<p data-start="2469" data-end="2730">Bir kulun Rabbini, O’nun bildirdiği isimle değil de başka inanç sistemlerinin kavramlarıyla anması iradî bir tercihtir. Bu tercih zamanla hassasiyetleri köreltir. Bugün<strong><em> “kelime önemli değil”</em></strong> denir; yarın anlam da önemini yitirir. Sonra sınırlar tamamen silinir.</p>
<p data-start="2732" data-end="3100">Bu mesele bir yasaklar listesi değildir. Bu, aidiyet ve kimlik meselesidir. İnancına, diline ve kültürüne sahip çıkma meselesidir. Başkasına benzemeden, kendin olarak var olabilme meselesidir. Ne yeni yıla düşmanlık ne de insanlara tepeden bakma… Mesele, neyi neden yaptığını bilmektir. Her alkışlanan şeyin doğru, her yaygın olanın meşru olmadığını fark edebilmektir.</p>
<p data-start="3102" data-end="3150"><strong>Takvim değişir. Yıl değişir. Ama hesap değişmez.</strong></p>
<p data-start="3152" data-end="3311">Asıl soru şudur:<br data-start="3168" data-end="3171" />Bir yıl daha geçtiğinde biz neyi büyüttük?<br data-start="3213" data-end="3216" />Ömrümüzü mü, israfı mı?<br data-start="3239" data-end="3242" />Şuurumuzu mu, alışkanlıklarımızı mı?<br data-start="3278" data-end="3281" />İnancımızı mı, taklidimizi mi?</p>
<p>Sonuç itibariyle bu bir kelime meselesi değil, itaat meselesidir.<br />
Kimliğin çözülmesi böyle başlar. Önce kelime değişir, sonra anlam, sonra inanç.</p>
<p><strong>Unutmayalım!</strong></p>
<p data-start="192" data-end="405"><strong data-start="192" data-end="220">Takvim putuna secde eden</strong>, aslında bir geceye değil, ölçüsüzlüğe, taklide ve şuursuzluğa boyun eğmiştir.<br data-start="301" data-end="304" />Bugün zamanı kutsallaştıran, yarın arzularını meşrulaştırır ve ertesi gün değerlerini pazarlığa açar.</p>
<p data-start="407" data-end="602">Çünkü <strong data-start="413" data-end="433">ölçü kayboldu mu</strong>,  doğru ile yanlış arasındaki çizgi silinir.<br data-start="479" data-end="482" />Haram, eğlence kılıfına bürünür; israf, <em><strong>“kutlama”</strong></em> adıyla alkışlanır, ahlâk, <strong><em>“çağa ayak uydurmak”</em></strong> uğruna feda edilir.</p>
<p data-start="604" data-end="781">İnsan, neye niçin sevindiğini sorgulamıyorsa; alkışladığı şeyin hesabını da düşünmez hâle gelir.<br data-start="702" data-end="705" />Zamanı eğlenceyle öldüren, bir gün kendisinin de tüketildiğini fark etmez.</p>
<p data-start="783" data-end="894">Bu yüzden mesele <strong data-start="800" data-end="816">yeni bir yıl</strong> değildir.<br data-start="826" data-end="829" />Takvim zaten değişir.<br data-start="850" data-end="853" />Asıl ihtiyaç olan, <strong data-start="872" data-end="893">yeni bir idraktir</strong>.</p>
<p data-start="896" data-end="1015">Zamanın değil, insanın muhasebe yapması gerekir.<br data-start="944" data-end="947" />Kutlanması gereken şey; ömrün azalması değil, şuurun artmasıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/takvim-degisir-yil-degisir-ama-hesap-degismez/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ülkücülük, Rozette Değil Yürektedir!</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/ulkuculuk-rozette-degil-yurektedir/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/ulkuculuk-rozette-degil-yurektedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Dec 2025 21:29:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[ahlak]]></category>
		<category><![CDATA[dava adamlığı]]></category>
		<category><![CDATA[dava bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[dik duruş]]></category>
		<category><![CDATA[duruş]]></category>
		<category><![CDATA[fedakârlık]]></category>
		<category><![CDATA[haramdan uzak durmak]]></category>
		<category><![CDATA[istikrar]]></category>
		<category><![CDATA[karakter]]></category>
		<category><![CDATA[milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[onur]]></category>
		<category><![CDATA[sadakat]]></category>
		<category><![CDATA[sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[sözünde durmak]]></category>
		<category><![CDATA[Türk milliyetçiliği]]></category>
		<category><![CDATA[ülkü]]></category>
		<category><![CDATA[ülkücü gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[ülkücülük]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan]]></category>
		<category><![CDATA[yemin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=82366</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Bazı kapılar vardır; üstünde tabela yoktur ama ne için açıldığını herkes bilir. O kapılar çıkar için değil, dava için aralanır. Giren de bunun farkındadır. Çünkü dava kapısından içeri adım atan, önce kendisiyle yüzleşir. Sözünü, yeminini, taşıdığını iddia ettiği ahlakı sorgular. Ülkücülük tam da burada başlar. Bir kimlik kartında, bir rozetin metalinde ya &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p>Bazı kapılar vardır; üstünde tabela yoktur ama ne için açıldığını herkes bilir. O kapılar çıkar için değil, dava için aralanır. Giren de bunun farkındadır. Çünkü dava kapısından içeri adım atan, önce kendisiyle yüzleşir. Sözünü, yeminini, taşıdığını iddia ettiği ahlakı sorgular.</p>
<p>Ülkücülük tam da burada başlar. Bir kimlik kartında, bir rozetin metalinde ya da yüksek sesli sloganlarda değil. Ülkücülük, zor zamanda belli olan bir duruştur. Rüzgârın yönüne göre şekil alanların, günün şartlarına göre konuşanların taşıyamayacağı kadar ağır bir sorumluluktur.</p>
<p data-start="384" data-end="606">Çünkü burası bir çıkar kapısı değil; burası yeminli ve dualı bir dava kapısıdır.<br data-start="441" data-end="444" />Bu kapıdan giren, önce kendini bilir; sonra sözünü, yeminini, ülküsünü.<br data-start="515" data-end="518" />Çünkü ülkücülük, yalnızca bir kimlik değil; <strong data-start="562" data-end="606">bir ahlak, bir duruş, bir sorumluluktur.</strong></p>
<p data-start="608" data-end="850">Ülkücü olmak; rüzgâra göre yön tayin etmek değildir. Günün şartlarına, menfaatin yönüne, makamın cazibesine göre şekil almak hiç değildir. Ülkücü, zor zamanda belli olur. Kolay olan herkesin yapabildiğidir; zor olan ise <strong data-start="828" data-end="850">dik durabilmektir.</strong></p>
<p data-start="852" data-end="946">Bu dava, haramla büyümez.<br data-start="877" data-end="880" />Bu yol, kirli hesaplarla yürünmez.<br data-start="914" data-end="917" />Bu bayrak, eğilerek taşınmaz.</p>
<p data-start="948" data-end="1243">Yemin eden bilir: Yemin, sadece dudaklardan çıkan söz değildir; <strong data-start="1012" data-end="1047">ömre yazılan bir sorumluluktur.</strong> İnanca, vatana, bayrağa, şehidin emanetine verilen söz; konjonktüre göre askıya alınamaz. Bugün başka, yarın başka konuşanların; dün savunduğunu bugün inkâr edenlerin önce aynaya bakması gerekir.</p>
<p data-start="1245" data-end="1446">Ülkücü Türk gençliği, ideallerini <strong data-start="1279" data-end="1306">pazarlık konusu yapmaz.</strong><br data-start="1306" data-end="1309" />Ne sağın ne solun, ne doğunun ne batının yedeği olur.<br data-start="1362" data-end="1365" />Bağımsız bir Türkiye hayali, zikzaklarla değil; <strong data-start="1413" data-end="1437">istikrarla ve onurla</strong> taşınır.</p>
<p data-start="1448" data-end="1590">Dün “dava” deyip bugün makam peşinde koşanlar,<br data-start="1494" data-end="1497" />Dün “ülkü” deyip bugün çıkar hesabı yapanlar,<br data-start="1542" data-end="1545" />Üç kuruşluk menfaat uğruna yol değiştirenler…</p>
<p data-start="1592" data-end="1747">Bu dava sizden vazgeçmez belki; ama <strong data-start="1628" data-end="1664">siz davadan vazgeçmiş olursunuz.</strong><br data-start="1664" data-end="1667" />Ve asıl muhakeme, kalabalıkların önünde değil; insanın kendi vicdanında yapılır.</p>
<p data-start="1749" data-end="1938">Unutulmamalıdır ki ülkü birliği; tabela birliği değil, <strong data-start="1804" data-end="1825">yürek birliğidir.</strong><br data-start="1825" data-end="1828" />Türk birliği; sloganda değil, fedakârlıkta yaşar.<br data-start="1877" data-end="1880" />Milliyetçilik; sadece konuşmak değil, <strong data-start="1918" data-end="1938">yaşam biçimidir.</strong></p>
<p data-start="1940" data-end="2062">Bugün ihtiyaç duyulan şey daha yüksek ses değil;<br data-start="1988" data-end="1991" />Daha temiz bir dil,<br data-start="2010" data-end="2013" />Daha sağlam bir ahlak,<br data-start="2035" data-end="2038" />Daha sadık bir duruştur.</p>
<p data-start="2064" data-end="2232">Yılmamak; bağırmakla değil, <strong data-start="2092" data-end="2106">dayanmakla</strong> olur.<br data-start="2112" data-end="2115" />Yıkılmamak; sertleşmekle değil, <strong data-start="2147" data-end="2163">kök salmakla</strong> olur.<br data-start="2169" data-end="2172" />Başarmak; başkasını ezmekle değil, <strong data-start="2207" data-end="2226">kendini aşmakla</strong> olur.</p>
<p data-start="2234" data-end="2395">Bu nedenle çağrımız nettir:<br data-start="2261" data-end="2264" />Ülkücüysen, önce <strong data-start="2281" data-end="2305">sözünün ülkücüsü ol.</strong><br data-start="2305" data-end="2308" />Yemin ettiysen, önce <strong data-start="2329" data-end="2350">sadakatinle anıl.</strong><br data-start="2350" data-end="2353" />Dava diyorsan, önce <strong data-start="2373" data-end="2395">haramdan uzak dur.</strong></p>
<p data-start="2397" data-end="2488">Çünkü bu yol, eğilenlerin değil;<br data-start="2429" data-end="2432" />Bu dava, satanların değil;<br data-start="2458" data-end="2461" />Bu ülkü, unutanların değil…</p>
<p data-start="2490" data-end="2517" data-is-last-node="" data-is-only-node=""><strong data-start="2490" data-end="2517" data-is-last-node="">Dik duranların yoludur.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/ulkuculuk-rozette-degil-yurektedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Belediyecilik Kavga Değil, Hizmet İşidir!</title>
		<link>https://www.ekointernethaber.com/belediyecilik-kavga-degil-hizmet-isidir/</link>
					<comments>https://www.ekointernethaber.com/belediyecilik-kavga-degil-hizmet-isidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Nov 2025 21:00:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[adaletli yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[adil yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[ahlak]]></category>
		<category><![CDATA[ahlaklı yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[alın teri]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[Belediye Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye disiplini]]></category>
		<category><![CDATA[belediyecilik]]></category>
		<category><![CDATA[devlet ciddiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[devlet terbiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[devletin nefesi]]></category>
		<category><![CDATA[dürüst belediyecilik]]></category>
		<category><![CDATA[dürüstlük]]></category>
		<category><![CDATA[gönül belediyeciliği]]></category>
		<category><![CDATA[görev şuuru]]></category>
		<category><![CDATA[halkın emaneti]]></category>
		<category><![CDATA[halkın güveni]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet anlayışı]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetin mabedi]]></category>
		<category><![CDATA[kamu ahlakı]]></category>
		<category><![CDATA[kamu hizmeti]]></category>
		<category><![CDATA[liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[liyakat]]></category>
		<category><![CDATA[MHP belediyeciliği]]></category>
		<category><![CDATA[millet ahlakı]]></category>
		<category><![CDATA[millete hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[milletin duası]]></category>
		<category><![CDATA[milletin emaneti]]></category>
		<category><![CDATA[milletin gücü]]></category>
		<category><![CDATA[milliyetçi belediyecilik]]></category>
		<category><![CDATA[milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[namus]]></category>
		<category><![CDATA[rant değil adalet]]></category>
		<category><![CDATA[şehir ahlakı]]></category>
		<category><![CDATA[sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[tasarruf]]></category>
		<category><![CDATA[tevazu]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[üretken belediyecilik]]></category>
		<category><![CDATA[üretkenlik]]></category>
		<category><![CDATA[vatan hizmeti]]></category>
		<category><![CDATA[vatan sevgisi]]></category>
		<category><![CDATA[yerel yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekointernethaber.com/?p=81139</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Belediye bir makam değil, millete verilmiş bir sözdür.O kapıdan keyifle değil, görev şuuruyla girilir.Orası otel değildir, lokanta değildir. Orası hizmetin mabedidir! Belediye kapısı, keyif kapısı değildir!Orası gölge etme yeri hiç değildir!Belediye, milletin alın terinin toplandığı, hizmetin hesap verdiği mukaddes bir ocaktır! Bir belediye başkanı o kapıdan asık suratla değil, besmeleyle, tebessümle, adaletle &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p>Belediye bir makam değil, <strong data-start="606" data-end="638">millete verilmiş bir sözdür.</strong><br data-start="638" data-end="641" />O kapıdan keyifle değil, <strong data-start="666" data-end="684">görev şuuruyla</strong> girilir.<br data-start="693" data-end="696" />Orası otel değildir, lokanta değildir. Orası <strong data-start="743" data-end="766">hizmetin mabedidir!</strong></p>
<p data-start="768" data-end="946">Belediye kapısı, <strong data-start="785" data-end="811">keyif kapısı değildir!</strong><br data-start="811" data-end="814" />Orası gölge etme yeri hiç değildir!<br data-start="849" data-end="852" />Belediye, milletin alın terinin toplandığı, hizmetin hesap verdiği <strong data-start="921" data-end="946">mukaddes bir ocaktır!</strong></p>
<p data-start="948" data-end="1250">Bir belediye başkanı o kapıdan <strong data-start="979" data-end="1002">asık suratla değil, besmeleyle, tebessümle, adaletle</strong> girer.<br data-start="1048" data-end="1051" />Çünkü o belediyede çalışan müdür, memur, işçi onu görünce <strong data-start="1111" data-end="1136">kanatlanıp uçmalıdır!</strong><br data-start="1136" data-end="1139" /><strong><em>“İşte bizim liderimiz geliyor!”</em></strong> diyebilmelidir.<br data-start="1186" data-end="1189" />İşte o zaman orada <strong data-start="1208" data-end="1250">huzur olur, bereket olur, adalet olur!</strong></p>
<p><strong>DEVLET CİDDİYETİ, MİLLET AHLAKI</strong></p>
<p data-start="1293" data-end="1457">Her bir belediye başkanı, meclis üyelerini sevse de sevmese de onları dikkate almak zorundadır. Çünkü her biri milletten yetki almıştır. Onlar başkandan devlet ciddiyeti, tatlı dil ve adamlık bekler. Unutmasın ki <strong>belediyecilik kavga işi değil, millete hizmet işidir!</strong></p>
<p data-start="1459" data-end="1724">Belediyeci, makamda oturan değil, <strong>milletin gönlünde yer eden</strong> kişidir.<br data-start="1534" data-end="1537" />O yüzden MHP belediyeciliği, reklamla değil, <strong data-start="1584" data-end="1596">icraatla</strong> konuşur!<br data-start="1605" data-end="1608" />Rantla değil, <strong data-start="1622" data-end="1634">adaletle</strong> yürür!<br data-start="1641" data-end="1644" />Şekille değil, <strong data-start="1659" data-end="1670">ahlakla</strong> yönetir!<br data-start="1679" data-end="1682" />Millete yük olmaz, <strong data-start="1701" data-end="1724">millete nefes olur!</strong></p>
<p><strong>ÜRETKENLİK, TASARRUF VE NAMUS</strong></p>
<p data-start="1765" data-end="1951">MHP belediyeciliği üretkendir!<br data-start="1800" data-end="1803" />Tasarrufu <strong data-start="1813" data-end="1822">şeref</strong>, alın terini <strong data-start="1838" data-end="1847">namus</strong>, milletin hakkını <strong data-start="1868" data-end="1878">emanet</strong> bilir.<br data-start="1885" data-end="1888" />Her kuruşun hesabını verir, her adımda milletin duasını arar.</p>
<p data-start="1953" data-end="2208">Çünkü bir ülkenin gerçek yüzü, belediyesinin kapısından içeri girildiğinde belli olur.<br data-start="2041" data-end="2044" />Eğer içeride huzur varsa, <strong data-start="2070" data-end="2095">evde de huzur vardır.</strong><br data-start="2095" data-end="2098" />Eğer içeride adalet varsa, <strong data-start="2125" data-end="2150">şehir huzura kavuşur.</strong><br data-start="2150" data-end="2153" />Eğer içeride milliyetçilik varsa, <strong data-start="2187" data-end="2208">devlet güç bulur.</strong></p>
<p><strong>MHP BELEDİYECİLİĞİ MİLLETİN GÜCÜ, DEVLETİN NEFESİ</strong></p>
<p data-start="2266" data-end="2358">Unutulmasın!<br />
<strong data-start="2281" data-end="2358">Belediye, bir ülkenin küçük maketi değil, bir milletin büyük namusudur!</strong></p>
<p data-start="2266" data-end="2358">MHP’nin belediyeciliği, sistemin süsü değil, <strong data-start="2403" data-end="2424">milletin gücüdür!</strong><br data-start="2424" data-end="2427" />Kapısından giren herkes şu duyguyu hissetmelidir:</p>
<ul>
<li data-start="2480" data-end="2636">Burada hizmet var!</li>
<li>Burada adalet var!</li>
<li>Burada devlet ciddiyeti var!</li>
<li>Burada Türk milliyetçiliğinin üretken belediyeciliği var!</li>
</ul>
<p>Çünkü bu anlayışta belediye, <strong>devletin nefesi, milletin sesi, adaletin adresidir!</strong></p>
<p>MHP belediyeciliği; lafla değil <strong data-start="2777" data-end="2789">icraatla</strong>, rantla değil <strong data-start="2806" data-end="2818">adaletle</strong>, gösterişle değil <strong data-start="2839" data-end="2855">üretkenlikle</strong> yol alır. Her kararın merkezinde <strong data-start="2892" data-end="2910">millet vardır. </strong>Her adımında <strong data-start="2926" data-end="2960">vatan sevgisi, ahlak, disiplin</strong> vardır.</p>
<p data-start="2972" data-end="3084">Ve biz inanıyoruz ki, eğer bir şehir milliyetçi bir başkanın elindeyse, o şehir sadece büyümez, <strong data-start="3072" data-end="3084">dirilir. </strong>Çünkü biz biliyoruz ki, <strong>Belediye, milletin alın teridir onu korumak, bizim namusumuzdur!</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ekointernethaber.com/belediyecilik-kavga-degil-hizmet-isidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
