Aziz DAĞTEKİN İle Cuma Sohbeti
Yoksa artık susmanın da bir anlamı kalmadı mı?
Bir zamanlar…
Bir insanın sözü, imzasından daha değerliydi.
“Olur.” dedi mi olurdu.
“Yanındayım.” dedi mi gerçekten yanında olurdu.
Şimdi ise…
Sözler kolay.
Sadakat pahalı.
Vefa ise neredeyse antika.
Eskiden edep insana ağırlık katardı.
Bugün utanmazlık cesaret sanılıyor.
Eskiden büyüğün yanında ses kısılırdı.
Şimdi herkes bağırıyor.
Kimsenin kimseyi dinlediği yok.
Çünkü haklı olmak değil…
Karşı tarafı ezmek moda.
İftira artık silah.
Yalan artık strateji.
Hakaret ise “özgürlük” diye pazarlanıyor.
Ne acıdır ki…
İnsanın karakteri yaptığı iyiliklerle değil…
Sosyal medyada hakkında yazılanlarla ölçülüyor.
İnsanlar doğrularıyla değil…
Algılarla yargılanıyor.
Ve en kötüsü…
Kimse gerçeği merak etmiyor.
Yeter ki linç edecek bir kalabalık bulunsun.
Bir zamanlar ayıp vardı.
Şimdi ayıpsız olmak ayıp sayılıyor.
Bir zamanlar mahcup olmak erdemdi.
Şimdi pişkinlik alkış alıyor.
İnsanı insan yapan değerler birer birer terk ediyor bizi.
Saygı gidiyor.
Merhamet gidiyor.
Nezaket gidiyor.
İncelik gidiyor.
Yerine gelenler belli:
Kibir…
Öfke…
Haset…
Menfaat…
Ve bitmek bilmeyen bir gösteriş yarışı.
Ahde vefa…
Ne kadar ağır bir kelimeydi.
Şimdi ise çoğu insan için hiçbir anlam taşımıyor.
İşi düşünce kardeş.
İşi bitince yabancı.
İmkan görünce dost.
Menfaat bitince düşman.
İlişkiler gönülle değil…
Hesap makinesiyle kuruluyor.
Bu yüzden güven kalmadı.
Bu yüzden samimiyet kalmadı.
Bu yüzden insanlar kalabalıklar içinde yapayalnız.
Toplum dediğimiz şey…
Binalardan oluşmaz.
Yollardan oluşmaz.
Köprülerden oluşmaz.
Toplumu ayakta tutan;
Vicdandır.
Edeptir.
Vefadır.
Adalettir.
Bir toplum bunları kaybetmeye başladığında…
Çöküş sessiz gelir.
Çünkü çürüme önce ahlakta başlar.
Sonra aileye iner.
Sonra sokağa taşar.
En sonunda devletin kapısını çalar.
Bugün birbirimizi yenmeye çalışıyoruz.
Oysa asıl kaybeden hepimiz oluyoruz.
Belki de artık yeniden öğrenmemiz gereken şey çok basit:
İyi insan olmak.
Doğru insan olmak.
Vefalı insan olmak.
Çünkü bir toplumun geleceğini ne ekonomisi tek başına kurtarır…
Ne teknolojisi…
Ne de gösterişli binaları…
Bir milleti ayakta tutan, insanının karakteridir.
Karakter çökerse…
Hiçbir bina sağlam kalmaz.
Ve unutmayalım…
Edepsizin en büyük cesareti, edeplinin susacağını bilmesidir. Ama bir toplum, sadece kötülerin konuştuğu gün değil; iyilerin sustuğu gün kaybetmeye başlar.
Ekointernet Haber Ulusal Haber Portalı