Aziz Dağtekin Yazdı
Cumhuriyet Halk Partisi bugün yalnızca bir liderlik tartışması yaşamıyor. CHP aynı zamanda tarihinin en karmaşık güç mücadelelerinden birinin içinden geçiyor. Genel başkanlık koltuğu, kurultay tartışmaları, mahkeme süreçleri, Parti Meclisi hesapları, yeni parti iddiaları ve kulis savaşları birbirine karışmış durumda.
Siyasette bazen yaşananlar görünenlerden daha önemlidir. CHP’de son günlerde yaşanan gelişmeler de tam olarak bunu gösteriyor.
57 üyeli Parti Meclisi’nin 28 üyesinin istifa etmesi sıradan bir örgütsel hareket değildir. Bu, siyasi bir mesajdır. Hatta bir meydan okumadır.
Peki kime?
İlk bakışta Kemal Kılıçdaroğlu‘na…
Daha derinden bakıldığında ise CHP’nin mevcut kurumsal yapısına…
Çünkü Parti Meclisi üyeleri durduk yere istifa etmezler. Hele ki sayıları parti yönetimini kilitleyebilecek seviyeye ulaşmışsa bunun adı bireysel tercih değil, organize siyasi hamledir.
Bugün CHP’de herkes birbirine karşı pozisyon almış durumda.
Bir tarafta Özgür Özel‘in liderliğini kalıcı hale getirmek isteyenler…
Diğer tarafta Kılıçdaroğlu‘nun geri dönüş ihtimalini canlı tutanlar…
Bir başka cephede Ekrem İmamoğlu eksenli yeni denklemler kuranlar…
Ve bütün bunların arasında yönünü kaybetmiş milyonlarca CHP seçmeni…
CHP’nin temel sorunu artık iktidar olamamak değildir.
CHP’nin temel sorunu kendi içinde bir iktidar kuramamaktır.
Parti içerisinde bugün fiili olarak birden fazla güç merkezi bulunuyor.
Resmi genel başkan başka…
Partiyi yönlendiren ekip başka…
Belediye gücü başka…
Kurultay hesabı yapanlar başka…
Mahkeme sürecini takip edenler başka…
Bu kadar çok merkezin bulunduğu yerde doğal olarak ortak akıl da kayboluyor.
Sonuçta ortaya çıkan tablo ise bir siyasi parti görüntüsünden çok şirket ortaklarının kavgasını andırıyor.
Kurultay meselesi ise ayrı bir başlık.
Eğer ortada mahkemenin verdiği bir tedbir kararı varsa, bunun siyasi sonuçları hukuki sonuçlarından daha ağırdır.
Çünkü CHP yönetimi bugün sadece parti tabanını değil, kamuoyunu da ikna etmek zorundadır.
Kurultay yapılırsa tartışma çıkacak.
Yapılmazsa başka tartışma çıkacak.
Karar ne olursa olsun CHP’nin enerjisi yine kendi içine harcanacak.
İktidara alternatif olmak isteyen bir partinin sürekli kendi iç meseleleriyle gündeme gelmesi seçmen açısından ciddi bir güven sorunu yaratıyor.
Vatandaşın aklındaki soru artık CHP iktidara gelir mi? değil.
CHP kendi kendini yönetebiliyor mu? sorusudur.
İşin daha ilginç tarafı ise kulislerde dolaşan iddialar.
Yeni parti hazırlıkları…
Farklı siyasi yapıların isim hakları üzerine konuşulan senaryolar…
Merkez siyasette yeni arayışlar…
Ve yürüyüş partisi gibi henüz netleşmemiş oluşumlar…
Bu iddiaların doğru olup olmamasından bağımsız olarak konuşuluyor olması bile CHP açısından alarm zillerinin çaldığını gösteriyor.
Çünkü güçlü partilerde ayrılık senaryoları konuşulmaz.
Güçlü partilerde hedef konuşulur.
Özgür Özel‘in ne yapmak istediği sorusu ise herkesin zihninde.
Kimilerine göre parti içi vesayeti bitirmeye çalışıyor.
Kimilerine göre kendi liderliğini tahkim ediyor.
Kimilerine göre ise siyasi bir mağduriyet hikayesi oluşturarak yeni bir güç devşirmeye çalışıyor.
Hangisi doğru bilinmez.
Ancak bilinen bir gerçek var.
O da siyasette mağduriyet güçlü bir sermayedir.
Türk siyaseti bunun sayısız örneğini gördü.
Fakat mağduriyet üretmek başka şeydir, partiyi yönetmek başka şey.
Seçmen bir süre sonra kavganın taraflarını değil, ülkenin sorunlarına çözüm üretenleri dinler.
CHP bugün tarihi bir yol ayrımında bulunuyor.
Ya bütün bu hesaplaşmaları geride bırakıp kurumsal kimliğini yeniden inşa edecek…
Ya da her kurultayda yeni bir kavga, her mahkeme kararında yeni bir kriz, her seçimde yeni bir hayal kırıklığı yaşamaya devam edecek.
Çünkü siyasette en büyük tehlike rakipler değildir.
En büyük tehlike, bir partinin kendi enerjisini kendi içinde tüketmesidir.
Ve görünen o ki CHP’nin bugün karşı karşıya olduğu asıl sorun da tam olarak budur.
Kendi içindeki mücadele büyüdükçe, iktidar hedefi küçülüyor.
Seçmen ise giderek daha yüksek sesle aynı soruyu soruyor:
CHP gerçekten Türkiye’yi yönetmeye mi hazırlanıyor, yoksa hala kendi iç savaşını mı veriyor?
Ekointernet Haber Ulusal Haber Portalı