Epstein Dosyası, Gücün Ahlakı Öldürdüğü Çağın İtirafı!

Aziz DAĞTEKİN yazdı


Jeffrey Epstein dosyası bir adli evrak değildir.
O dosya, çağımızın yüzüne tutulmuş kanlı bir aynadır.

O aynaya bakan herkes şunu görür:
Bize özgürlük diye sunulan şey ahlaksızlıktır.
Bize medeniyet diye pazarlanan şey çürümüşlüktür.
Bize ilericilik diye yutturulan şey insanlığın gericiliktir.

Bu dosyada tek bir adam yoktur.
Bu dosyada para vardır.
Bu dosyada iktidar vardır.
Bu dosyada suskunluk satın alan bir kokuşmuş sistem vardır.

Ve en çok da şunu görürsünüz:
Zenginliğin günahı dokunulmazlığa, gücün suçu ayrıcalığa, mağdurun çığlığı ise sessizliğe mahkûm edilmiştir.
Bir tarafta zincire vurulan çocuklar…
Diğer tarafta zinciri tutan kravatlı sapık efendiler…
Ve bize deniyor ki: Bu özgürlük.

Hayır!
Bu özgürlük değil.
Bu sapkınlıktır.
İstismarın adı modernlik yapıldı.
Ahlaksızlık cesaret diye yüceltildi.
Kölelik rıza kelimesiyle aklandı.

Güçlü konuştu, zayıf sustu.
Ve bu suskunluğa özgür dünya dediler.
Epstein dosyasını asıl tehlikeli yapan, işlenen suçlar değildir.
Asıl korkunç olan, bu suçların nasıl bu kadar kolay korunabildiğidir.
Epstein bir istisna değil, bir üründür.
Dokunulmazlık zırhı giydirilmiş bir düzenin ürünüdür.

Bu çağ bize şunu fısıldıyor:
Paran varsa her şey mubahtır.
Gücün varsa ahlak teferruattır.
Bağlantın varsa hukuk susar.

İnsan hakları kürsülerde konuşulur,
arka odalarda insan pazarlığı yapılır.
Zengin için sınır yoktur.
Fakir için ise yalnızca kader…
Ve buna demokrasi denir.
Bu çağın en büyük yalanı şudur:
Ahlaksızlık kişisel tercih diye masumlaştırıldı.
Sınır tanımamak özgürlük diye alkışlandı.
İtiraz edenler ise gerici, bağnaz, çağdışı ilan edildi.
Oysa mesele ahlak dayatması değildir.
Mesele insan onurudur.
Bir çocuğun bedeni tartışılamaz.
Güçsüzün rızası, güçlünün gölgesinde geçerli değildir.
Epstein dosyası kapatılmak isteniyor çünkü gerçek şudur:
O dosya açılırsa,
“hukuk herkese eşit” masalı çöker,
“demokrasi denetler” yalanı dağılır,
“elitler hesap verir” efsanesi yerle bir olur.
Bu düzen hesap sormaz.
Bu düzen hesabı olanı korur.
İnsanlık tarih boyunca sapkınlık gördü.
Ama bu çağın farkı şudur:
Sapkınlık artık gizlenmiyor.
Sapkınlık alkışlanıyor.
Utanç yerini gurura,
günah yerini ideolojiye bıraktı.

İşte bu yüzden Epstein dosyası bir skandal değil;
bir teşhis raporudur.
Bir son uyarıdır.
Kur’an’da Lut kavmi anlatılır.
Sınır tanımayan bir ahlaksızlık…
Uyarıları alaya alan bir kibir…
Ve sonunda gelen helâk…

Onları bitiren günah değildi.
Günahı savunmalarıydı.
Günahı meşrulaştırmalarıydı.
Günahla övünmeleriydi.
Bugün aynaya bakın.
Manzara ürkütücüdür.

Haram kişisel tercih olmuş.
Sınır tanımamak cesaret sayılmış.
İtiraz etmek gericilik ilan edilmiştir.
Oysa bunları söylemek için dindar olmaya gerek yok.
İnsan olmak yeterlidir.

İslam burada sadece bir inanç değildir.
Bir fren sistemidir.
Gücü dizginler.
Şehveti sınırlar.
İnsanı insana kul olmaktan kurtarır.

İlahi sınırlar insanı kısıtlamak için değil,
insanın canavara dönüşmesini engellemek için vardır.
Bu sınırlar “gericilik” diye çöpe atıldığında,
Epstein gibi dosyalar tesadüf değildir.
Bu bir sonuçtur.

Ve artık şunu açıkça söyleyelim:
Güç medeniyet değildir.
Güç özgürlük değildir.
Güç inanç değildir.
Güç, ahlaktan koparsa sapkınlıktır.

Bu yazı sadece Müslümana değil,
insan haklarına gerçekten inanan herkese sesleniyor.
Çocukların dokunulmazlığına inanan her vicdana sesleniyor.
Bugün insanlık bir yol ayrımındadır:
Ya sınırlarını hatırlayacak,
ya da Lut kavminin akıbetini…

Tarih defalarca gösterdi:
Ahlaksızlık medeniyet değildir.
Sapkınlık özgürlük değildir.
Zulüm modernlik değildir.
Epstein dosyası bir uyarıdır.
Gören görsün.
Duyan duysun.

Çünkü kıyamet, çoğu zaman alkışlarla yaklaşır.
Unutmayın:
Toplumda sapkınlık yayılırsa ahlak ölür.
Ahlak ölürse, medeniyet de ölür.
Var mı bunun başka izahı?

Hakkında Aziz Dağtekin

1960 yılında Elazığ'da doğdu. Öğrenimini İstanbulda tamamlayarak gazetecilik mesleğine 1983 yılında başladı. sırasıyla Hergün, Bulvar, Hürriyet ve Türkiye Gazetelerinde muhabirlik ve yazı işleri kadrolarında görev aldı. Basın sektöründen 2006 yılında emekli oldu. Halen idare yeri Adana olan ve Ulusal yayın yapan Netinternet, Ekonet Haber, Eko İntenet Haber sitelerinde Genel Yayın Yönetmenliği ve ekonomi ile alakalı yazı ve yorumlar yazmaktadır. Gazetecilik mesleği yanısara sigortacılık, pazarlama ve finans sektöründe üst düzey yöneticiliklerde bulundu. Sırasıyla İhlas Barter ve Turk Barter'da franchise ve bölge müdürlüğü görevlerinde yer aldı. 2005 yılında Turk Barter'dan ayrılarak Anadolu Barter'ı kurdu. Halen 13'e yakın şubesiyle faaliyet gösteren Anadolu Barter'ın Yönetim Kurulu Başkalığını yürütmektedir. Evli ve 2 çocuk babası olan Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin halen Basın Konseyi üyesi ve Adana'da Kurulu bulunan Çukurova Güreş Vakfı ile Elazığlılar Kültür ve Dayanışma Derneğinin de kurucu üyesidir.

Göz Atmak İster misiniz?

Danıştay Genel Kurulu’nda YSK Üyelik Seçimi Tamamlandı

Danıştay Genel Kurulu’nda, görev süresi sona eren Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerinin yerine yapılacak seçimler …

Bir yanıt yazın