Ortadoğu’nun tozlu sahnesinde, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü asimetrik savaş, beklenen zafer yerine derin bir hezimetle sonuçlandı. Batı’nın kibirli hesapları, bölgenin karmaşık dinamikleri karşısında paramparça oldu. Ne umdular, ne buldular? Bu sorunun cevabı, sadece bir stratejik başarısızlık hikayesi değil, aynı zamanda küresel güç dengelerinin nasıl altüst olduğunun da acı bir göstergesidir.
ABD İle İsrail Ne Umdular, Ne Buldular! Asimetrik Savaşta Çöken Strateji!..
Aziz DAĞTEKİN Yazdı
NE UMDULAR?
Washington ve Tel Aviv koridorlarında yankılanan beklentiler, bir hayalperestin rüyalarından farksızdı. İran rejiminin hızla yıkılacağı, halkın ayaklanacağı, vekillerin yok edileceği ve nükleer programın teslim alınacağı düşünülüyordu. Füze üretiminin sınırlanması, hatta tamamen durdurulması, Batı’nın en büyük arzularından biriydi. Hızlı bir teslimiyetle, bölgedeki hegemonyalarını pekiştireceklerine inanıyorlardı. Ancak bu beklentiler, gerçeklik duvarına çarptığında, geriye sadece enkaz kaldı.
NE BULDULAR?
Beklentilerin aksine, İran rejimi ayakta kalmayı başardı. Hatta bu asimetrik savaş, rejimin iç konsolidasyonunu daha da güçlendirdi. Ancak asıl şok edici olan, ABD ve İsrail’de halkın ayakta olmasıydı. Kendi hükümetlerinin yanlış politikalarına karşı yükselen sesler, bu savaşın sadece dışarıda değil, içeride de bir bedeli olduğunu gösterdi.
Ekonomik cephede ise tablo tam bir felaketti. Mobilin galonu 8 dolara fırladı, küresel ekonomiler sarsıldı. ABD ve İsrail’in ekonomileri, bu maceraperest politikaların altında ezildi. Füze stokları eridi, milyarlarca dolar havaya savruldu. ABD’ye güvenen ülkeler, kendilerini küresel bir çıkmazın içinde buldu. Ekonomik istikrarsızlık, Batı’nın müttefiklerini de derinden etkiledi.
En çarpıcı olanı ise, ABD’nin NATO ve AB ülkelerinde beklediği desteği bulamamasıydı. Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb gibi liderler, bu savaşın “bir NATO meselesi olmadığını” açıkça belirterek araya mesafe koydular. Bu, Batı blokunun içindeki çatlakları gözler önüne serdi. Agresif ve yanlış savaş stratejileri, ABD’yi uluslararası arenada yalnızlığa itti. Bir zamanlar “yenilmez” sanılan bu güçler, şimdi kendi yarattıkları trajedinin içinde boğuluyorlar.
Ekointernet Haber Ulusal Haber Portalı