Başbuğ Alparslan Türkeş, Bir Ömürden Öte, Bir Davanın Adı

Aziz DAĞTEKİN Yazdı


Türk milletinin çetin zamanlarında; sarsılmaz bir irade, tavizsiz bir inanç ve adanmış bir ömürle öne çıkan Alparslan Türkeş, vefatının yıl dönümünde yalnızca hatırlanan bir isim değil; hâlâ yaşayan bir dava, hâlâ yön veren bir irade olarak karşımızda durmaktadır.

O, sadece bir siyasi lider değildi. O, Türk milliyetçiliğini kuru bir fikir olmaktan çıkarıp hayatın tam ortasına taşıyan; onu aksiyona, mücadeleye ve karaktere dönüştüren bir fikir mimarıydı. Milletin derin hafızasına, ruh köküne seslenen bir meşalenin taşıyıcısıydı. Onun adı; zor zamanlarda geri adım atmayanların, bedel ödemekten çekinmeyenlerin ve “önce millet” diyenlerin adıyla birlikte anılır.

Bugün geriye dönüp baktığımızda açıkça görüyoruz ki, Başbuğ’un mirası yalnızca bir ideoloji değil; bir duruş meselesidir. Dik duruşun, ahlaklı mücadelenin ve sarsılmaz bir inancın ete kemiğe bürünmüş halidir. Bu miras; dillerde kalan bir söylem değil, yüreklerde taşınan bir emanettir.

Ve o emanet hâlâ yaşıyor.

Türk gençliğinin yüreğinde bir kıvılcım, yarının Türkiye’sinde bir istikbal ülküsü olarak varlığını sürdürmektedir. Çünkü bu dava, zamana teslim olanlardan değil; zamanı şekillendiren iradelerden doğmuştur.

Başbuğ’un ortaya koyduğu “Dokuz Işık” doktrini, milliyetçiliği sistemli bir dünya görüşüne dönüştürmüş; ahlakçılıktan ilimciliğe, toplumculuktan teknik gelişmeye kadar uzanan geniş bir çerçevede Türk milletinin kalkınmasını hedeflemiştir. Bu yönüyle o, sadece bir lider değil; geleceği tasarlayan bir düşünce adamıdır.

Onun en büyük eserlerinden biri ise hiç şüphesiz gençliktir.

“Evlatlarım” diye hitap ettiği Türk gençliğini; milli ve manevi değerlerle donanmış, ilim ve irfan sahibi bireyler olarak yetiştirmeyi bir dava haline getirmiştir. Onun anlayışında gençlik, yalnızca geleceğin teminatı değil; aynı zamanda bugünün sorumluluğunu taşıyan bir iradedir. Aşıladığı Türk-İslam ülküsü ise, milliyetçiliği yüksek bir ahlak ve fazilet anlayışıyla bütünleştiren bir yaşam biçimi sunmuştur.

Başbuğ’un vizyonu Türkiye sınırlarını aşan bir derinliğe de sahiptir.

“Esir Türkler” davasını gündeme taşıyarak Türk dünyasının birliği ve bağımsızlığı için verdiği mücadele, onun ne kadar geniş bir ufka sahip olduğunu göstermektedir. Bugün Türk dünyasında atılan her birlik adımında, onun yıllar önce kurduğu hayalin izleri görülmektedir.

Başbuğ’u anlamak; onu sadece anmakla mümkün değildir.

Onu anlamak; onun gibi düşünmek, onun gibi inanmak ve onun gibi sorumluluk almaktır. Bu emaneti taşımak; sözle değil tavırla, söylemle değil duruşla mümkündür. Çünkü bu dava, yalnızca hatıralarla yaşatılacak bir geçmiş değil; geleceği inşa edecek bir iradedir.

Nitekim bu bağlılık, gönüllerden kopan şu dizelerde yankı bulur:

Türk eşine, Türk eşine
Kıyar mı hiç Türk eşine
Bütün dünya kurban olsun
Türk’ün Başbuğ Türkeş’ine
Ülküdaşlar dua etsin
Türk’ün Başbuğ Türkeş’ine.

Bu dizeler bir övgü değil; bir inancın, bir sadakatin ve bir davaya adanmışlığın ifadesidir.

Bugün, Başbuğ’un aziz hatırası önünde saygıyla eğilirken aslında kendimize şu soruyu sormalıyız:
Onun emanetine ne kadar sahip çıkıyoruz?

Cevap; sözlerimizde değil, hayatımızın her anında saklıdır.

Çünkü bu dava yarım bırakılacak bir hikâye değildir.
Ve bu yürüyüş, sadece geçmişin hatırasına değil; geleceğin inşasına adanmıştır.

Ruhu şad, mekânı cennet olsun.
Davası davamız, yolu yolumuzdur.

Hakkında Aziz Dağtekin

1960 yılında Elazığ'da doğdu. Öğrenimini İstanbulda tamamlayarak gazetecilik mesleğine 1983 yılında başladı. sırasıyla Hergün, Bulvar, Hürriyet ve Türkiye Gazetelerinde muhabirlik ve yazı işleri kadrolarında görev aldı. Basın sektöründen 2006 yılında emekli oldu. Halen idare yeri Adana olan ve Ulusal yayın yapan Netinternet, Ekonet Haber, Eko İntenet Haber sitelerinde Genel Yayın Yönetmenliği ve ekonomi ile alakalı yazı ve yorumlar yazmaktadır. Gazetecilik mesleği yanısara sigortacılık, pazarlama ve finans sektöründe üst düzey yöneticiliklerde bulundu. Sırasıyla İhlas Barter ve Turk Barter'da franchise ve bölge müdürlüğü görevlerinde yer aldı. 2005 yılında Turk Barter'dan ayrılarak Anadolu Barter'ı kurdu. Halen 13'e yakın şubesiyle faaliyet gösteren Anadolu Barter'ın Yönetim Kurulu Başkalığını yürütmektedir. Evli ve 2 çocuk babası olan Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin halen Basın Konseyi üyesi ve Adana'da Kurulu bulunan Çukurova Güreş Vakfı ile Elazığlılar Kültür ve Dayanışma Derneğinin de kurucu üyesidir.

Göz Atmak İster misiniz?

Trump: İran Operasyonları Hedefine Ulaştı, Bölgeden Çekilebiliriz

Donald Trump, İran ile yürütülen askeri sürecin kısa süre içerisinde sona erebileceğini belirterek, ABD’nin bölgeden …

Bir yanıt yazın