İstanbul’da akılalmaz hırsızlık: 30 milyon dolar araç bagajından çalındı

İstanbul’un Bakırköy ilçesinde yaşanan ve film senaryolarını aratmayan 30 milyon dolarlık hırsızlık, yalnızca bir asayiş olayı olmaktan çıkıp büyük bir gizeme dönüştü. Çünkü ortada sıradan bir hırsızlıktan çok daha fazlasını düşündüren detaylar var: Üç ay boyunca bir sitenin garajında, iki aracın bagajında tutulan 30 milyon dolar… Üstelik çuvallar içinde.

Olay, Şenlikköy Mahallesi’nde bulunan, 24 saat güvenlikli bir sitede 11 Şubat’ta meydana geldi. Kapalıçarşı’da döviz bürosu işleten Bilal Durmaz, iddiasına göre iş yerinden aldığı toplam 30 milyon doları yaşadığı sitenin kapalı otoparkında park halindeki iki aracın bagajında sakladı. Paraların tamamının 100 dolarlık banknotlardan oluştuğu ve yaklaşık 300 kilogram ağırlığında olduğu belirtildi.

Güvenlikli site, kırılan camlar ve 15 dakikalık operasyon

Sahte plakalı bir araçla siteye giren 4 şüpheli, yalnızca 15 dakika içinde iki aracın camlarını ve bagajlarını kırarak çuvalları alıp kayıplara karıştı. Olayın ardından araçlarını kontrol eden Durmaz, camların kırıldığını ve çuvalların kaybolduğunu fark ederek polise başvurdu.

Güvenlik kameralarını inceleyen Durmaz, üç kişinin araçlardan çuvalları taşıdığını, bir kişinin ise araçta beklediğini gördüğünü ifade etti. Olay sonrası harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, teknik ve fiziki takip sonucu İstanbul, Antalya ve Kocaeli’de düzenledikleri eş zamanlı operasyonlarda 11 şüpheliyi gözaltına aldı.

Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 1 milyon 670 bin 500 dolar, Türk lirası, uyuşturucu haplar ve ruhsatsız silahlar ele geçirildi.

“Bankaya yatırmak zahmetliydi” açıklaması yeni sorular doğurdu

Durmaz, emniyette verdiği ifadede parayı bankaya yatırmanın “zahmetli” olduğunu belirterek, yaklaşık üç aydır nakit halde araçların bagajında tuttuğunu söyledi.

Ancak bu açıklama, soru işaretlerini gidermek yerine daha da artırdı.

Çünkü akıllara gelen ilk soru şu oldu: 30 milyon dolar gibi devasa bir meblağ neden bir bankada değil de bir sitenin otoparkında tutulur?

Bir diğer soru ise daha çarpıcı: Bu para gerçekten sadece ticari faaliyetlerden elde edilen yasal bir nakit miydi?

“Emanetçi” bağlantısı dikkat çekti

Soruşturma kapsamında Durmaz’ın, Taç Döviz’in sahibi olan ve daha önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilgili yolsuzluk iddianamesinde “emanetçi” olarak adı geçen Atilla Durmaz’ın oğlu olduğu bilgisi de dosyaya girdi.

Bu detay, olayın sadece bir hırsızlık değil, aynı zamanda mali ve hukuki yönleri olabilecek daha büyük bir tablonun parçası olabileceği yorumlarını beraberinde getirdi.

30 milyon dolar: Ticari nakit mi, riskli bir tercih mi?

Döviz bürosu işleten kişilerin nakit para ile çalışması alışılmadık bir durum değil. Ancak uluslararası bankacılık sisteminin bulunduğu, güvenlikli finansal kanalların aktif olduğu bir ortamda, bu büyüklükte bir meblağın aylarca araç bagajında tutulması sıradan bir güvenlik tercihi olarak görülmüyor.

Bu noktada şu sorular cevabını bekliyor:

  • Bu para neden bankacılık sistemine dahil edilmedi?
  • Paranın varlığını kimler biliyordu?
  • Şüpheliler bu kadar spesifik bir hedefi nasıl tespit etti?
  • Otoparka giriş ve çıkışlar nasıl bu kadar kolay gerçekleşti?

Soruşturma derinleşiyor

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma devam ederken, ele geçirilen paranın toplam miktarın yalnızca küçük bir kısmı olması dikkat çekiyor.

Geriye kalan milyonlarca doların nerede olduğu ve olayın arkasında organize bir yapı olup olmadığı ise henüz netlik kazanmadı.

Şimdilik ortada olan tek gerçek şu: Güvenlikli olduğu düşünülen bir sitenin otoparkında, üç ay boyunca kimsenin fark etmediği 30 milyon dolar vardı. Ve şimdi o paranın büyük bölümü yok.

Bu olay, sadece bir hırsızlık değil; aynı zamanda büyük paranın gölgesinde kalan büyük soruların hikâyesi gibi görünüyor.

Hakkında Editör

Taraf olmayan, habercilik yapan Ekointernet Haber, bağımsız özgür, tarafsız habercilik ilkesini benimsemiş olup, hakkın ve haklının yanında yer almayı ilke edinmiştir.

Göz Atmak İster misiniz?

İdealizmin susturulduğu, bilginin değersizleştiği ve gençliğin yalnız bırakıldığı çağ

Aziz DAĞTEKİN Yazdı Emeksiz zengin olanın, kitapsız bilgin olanın, sermayesi din olanın rehberi şeytan olmuştur. …

Bir yanıt yazın