Kamuoyunda yaratılmaya çalışılan ‘sadece muhalif belediyelere dokunuluyor’ algısı, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin ağzından dökülen acı gerçeklerle yerle bir oldu. Çiftçi, rakamlarla konuştu: Hırsızın partisi, dini, ideolojisi olmaz! Varsa bir yolsuzluk, kim olursa olsun hesap verecek!
Uzun süredir siyasetin kirli koridorlarında fısıldanan, ‘muhalif belediyelere operasyon çekiliyor’ iddiaları, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yaptığı çarpıcı açıklamalarla duvara tosladı. Türkiye Basın Federasyonu’nun ‘Anadolu Sohbetleri’ programında gazetecilerin karşısına çıkan Çiftçi, belediyelere yönelik soruşturmaların partizanlık değil, hukukun gereği olduğunu net bir dille ortaya koydu. Ve bu gerçeği, kimsenin inkar edemeyeceği rakamlarla süsledi.
ALGI OPERASYONUNA KİRLİ TOKAT: RAKAMLAR YALAN SÖYLEMEZ!
Bakan Çiftçi’nin açıklamalarına göre, 31 Mart 2024 seçimlerinden bu yana tam 3 bin 224 inceleme yapıldı. Bu incelemelerin bin 298’i hakkında soruşturma izni verildi. Peki, bu soruşturma izinlerinin parti dağılımı nasıl? İşte asıl bomba burada patlıyor!
|
Parti Adı
|
Soruşturma İzni Verilen Belediye Sayısı
|
|
Adalet ve Kalkınma Partisi
|
591
|
|
Cumhuriyet Halk Partisi
|
321
|
|
Milliyetçi Hareket Partisi
|
102
|
|
İYİ Parti
|
6
|
|
Diğer Partiler
|
260
|
Bu tablo, ‘sadece CHP’li belediyelere dokunuluyor’ diyenlerin yüzüne bir tokat gibi çarpıyor! Zira soruşturma izni verilen belediyelerin tam yüzde 46’sı AK Partili belediyelerden oluşuyor! Evet, yanlış duymadınız, iktidar partisinin belediyeleri, soruşturma listesinin zirvesinde yer alıyor. Bu, algı operasyonu çekenlerin kirli oyunlarını bozan, net bir veri.
HIRSIZ HIRSIZDIR! PARTİSİ, DİNİ, IRKI OLMAZ!
İçişleri Bakanı Çiftçi’nin bu açıklamaları, siyasetin her kesimine net bir mesaj veriyor: Hırsız hırsızdır! Hırsızın ne dini olur, ne partisi, ne de ideolojisi. Varsa bir yolsuzluk, varsa bir usulsüzlük, kim yaparsa yapsın, hangi partiden olursa olsun, bunun hesabı sorulur. Hukuk, kimseye ayrıcalık tanımaz. Tanımamalıdır!
Bu rakamlar, her partinin kendi içindeki çürük elmaları temizlemesi gerektiğinin de bir göstergesi. AK Parti’den CHP’ye, MHP’den DEM Parti’ye kadar her siyasi oluşum, kendi saflarındaki yolsuzluk iddialarına karşı dimdik durmalı, ‘git aklan gel’ diyebilmelidir. Aksi takdirde, halkın gözünde tüm siyaset kurumu zan altında kalır, güven erozyonu derinleşir.
Bakan Çiftçi’nin vurguladığı gibi, yürütülen süreçler siyasi değil, tamamen hukuki çerçevede ilerliyor. Tüm incelemeler, mevzuat ve denetim mekanizmaları doğrultusunda titizlikle sürdürülüyor. Bu, Türkiye’de hukukun üstünlüğünün, siyasi çıkarların üzerinde olduğunun en somut kanıtıdır. Ve bu kanıt, kimsenin göz ardı edemeyeceği kadar güçlüdür.
Unutmayın: Adalet, siyasi rozet tanımaz!