Ortadoğu’da Akan Kanın Ardındaki Büyük Hesap

Aziz DAĞTEKİN Yazdı


Ortadoğu bir kez daha ateşin kıyısında. Bir kez daha bombaların gölgesinde, bir kez daha güç hesaplarının kirli satranç tahtasında insan hayatı piyon gibi sürülüyor.

Ortadoğu’da yine aynı senaryo sahnede. Aynı aktörler. Aynı yalanlar. Aynı gözyaşı. Ve yine ölen çocuklar…

Gazze Şeridi’nde dünyanın gözleri önünde çocuklar öldürüldü. Oyuncaklarının başında, annelerinin kucağında, uykularının en masum yerinde bombalarla parçalandılar. O çocukların suçu neydi? Bir topun peşinden koşmak mı? Bir sabaha uyanmayı umut etmek mi?

Bugün aynı karanlık el, aynı zihniyet, aynı pervasızlık bu kez İran semalarında kendini gösteriyor. Saldırılarda sivillerin ve çocukların hayatını kaybettiğine dair haberler, bu savaşın gerçek yüzünü bir kez daha ortaya koyuyor:

Bu savaş, güvenlik savaşı değildir.

Bu savaş, güç savaşıdır.

Bu savaş, çıkar savaşıdır.

ABD, yıllardır dünyaya aynı masalı anlatıyor: “Nükleer tehdit.”

Oysa tarih bize başka bir gerçeği anlatıyor.

Irak’ta da aynı yalan söylendi. “Kitle imha silahları var” dediler. Sonra ne oldu? O silahlar hiçbir zaman bulunamadı. Ama Irak’ın petrolü bulundu. Irak’ın kaynakları bulundu. Irak’ın geleceği çalındı.

Bugün İran üzerinden sahnelenen gerilim de aynı senaryonun yeni perdesidir.

Çünkü mesele nükleer değildir.

Mesele petroldür.

Mesele doğalgazdır.

Mesele, Ortadoğu’nun damarlarına hükmetme meselesidir.

Ve bu kirli denklemin merkezinde, bölgeyi sürekli ateşin içinde tutarak kendi güvenlik doktrinini genişleten bir devlet vardır: İsrail.

Benjamin Netanyahu yönetimi, yıllardır krizle beslenen bir siyaset yürütmektedir. Çünkü savaş, onların en güçlü kalkanıdır. Kaos, onların en güvenli zırhıdır.

Dün Gazze’yi bombaladılar.

Bugün İran’ı hedef alıyorlar.

Çünkü dikkatler başka yere kaydıkça, işgal görünmez olur.

Çünkü dünya başka yangınlara bakarken, gerçek yangının üzeri örtülür.

Bu yalnızca bir askeri operasyon değil, aynı zamanda bir algı operasyonudur.

Öte yandan uluslararası siyasetin karanlık koridorlarında dolaşan dosyalar, ilişkiler ve iddialar da bu güç mücadelelerinin gölgesini büyütmektedir. Özellikle Donald Trump döneminde tartışılan bağlantılar, Jeffrey Epstein dosyaları ve istihbarat savaşlarına dair iddialar, küresel güç ilişkilerinin ne kadar karmaşık ve sert olduğunu göstermektedir.

Bu düzen, şeffaf bir düzen değildir.

Bu düzen, güçlü olanın haklı sayıldığı bir düzendir.

Ama bu karanlığın içinde bir ülke vardır ki, o ülke ateşi büyüten değil, söndürmeye çalışan taraftır.

O ülke Türkiye’dir.

Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı bu yüzden tarihseldir. Çünkü Türkiye bilir ki bu coğrafyada bir çocuğun gözyaşı, bütün insanlığın yenilgisidir.

Bugün mesele yalnızca İran değildir.

Bugün mesele yalnızca Gazze değildir.

Bugün mesele, insanlığın vicdanıdır.

Ya dünya, güçlünün hukukuna boyun eğecektir…

Ya da mazlumun yanında duracaktır.

Tarih, her şeyi yazar.

Ama en çok şunu yazar:

Kim bombaladı?

Kim sustu?

Ve kim direndi?

Hakkında Editör

Taraf olmayan, habercilik yapan Ekointernet Haber, bağımsız özgür, tarafsız habercilik ilkesini benimsemiş olup, hakkın ve haklının yanında yer almayı ilke edinmiştir.

Göz Atmak İster misiniz?

Minab’da kız ilkokulu hedef alındı: İran’dan ağır bilanço açıklaması

İran ile İsrail ve ABD arasındaki çatışmalar şiddetlenirken, İran’ın güneyindeki bir kız ilkokuluna yönelik saldırıda …

Bir yanıt yazın