Yavşaklar Çağında “Delikanlı” Kalabilmek!

Aziz DAĞTEKİN Yazdı


Bu ülkede bir süredir “delikanlılık” kelimesi çok ucuzladı. Herkes ağzında taşıyor ama cebinde yok. Cesaret, karakter ve omurga; vitrine konmuş ama depoda bitmiş durumda.

Yiğit gibi görünüp ayağına yatanlar var.
Dost diye gezip ilk parayı görünce sırt dönenler var.
Yüzüne gülüp arkandan ıslık çalanlar, “Ben senin iyiliğini istiyorum” deyip seni kuyunun başına getirenler var.

Eskiden bazı şeyler ayıptı.
Şimdi CV’ye yazılıyor.

Mesela “duruşsuzluk”.
Artık esneklik deniyor.
Omurgasızlık mı? Ona da “uyum sağlama yeteneği” diyorlar.

Bir insanın sabah söylediğini akşam inkâr etmesi eskiden karakter zayıflığıydı.
Şimdi “strateji”.

Dostunu paraya satan yok artık, “Sürdürülebilir ilişkiler” var.
Herkes herkesi çok seviyor, ta ki çıkarlar çatışana kadar.

O anda ne oluyor biliyor musunuz?
Delikanlılık izne çıkıyor.
Vicdan toplantıda oluyor.
Sorumluluk “maile döneriz” diyor.

Yüz yüze gelince sarılan, arkanı dönünce rapor yazan, gıyabında aslan, huzurda kedi olan bir insan profili türedi.

Ve hepsi çok meşgul.
Hepsi çok önemli.
Ama nedense hiçbirinin yük taşıdığı görülmedi.

Bir gün böyleler, bir gün öyle.
Bugün prensip, yarın fırsat.
Bugün omurga, yarın “yanlış anlaşılmışım”.

En sevdikleri cümle şu: Ben aslında öyle biri değilim.

Zaten sorun da bu.
Kimse artık “öyle biri” değil.
Ama ortalık o biriyle dolu.

Nasihat sevmezler.
Eleştiriye alerjileri vardır.
Ama başkasının hatasını mikroskopla incelerler.

Yılan gibi sarılırlar,
Kaz gibi yolacak fırsat kollarlar,
Sonra da “niye kimse bana güvenmiyor” diye içerler.

İnanılmaz.

Bir de mağduriyet kısmı var.
Bu ülkede en çok can yakanlar,
En çok “canım yandı” diyenler.

Herkes ezilmiş, ama kimse ezen değil. Herkes dürüst, ama kimse doğruyu söylemiyor. Belki de mesele şu: Biz bu tabloyu fazla ciddiye alıyoruz.

Oysa bu bir karakter sorunu değil artık.
Bu bir yaşam tarzı.
Bir tercih.
Bir duruşsuzluk disiplini.

O yüzden şaşırmıyorum. Kızmıyorum da. Sadece not düşüyorum tarihe! Bu çağda delikanlı kalmak marjinal bir eylemdir. Omurgalı olmak radikal bir tercihtir.
Ve evet, hâlâ netim. Yavşakları sevmiyorum.

Hakkında Aziz Dağtekin

1960 yılında Elazığ'da doğdu. Öğrenimini İstanbulda tamamlayarak gazetecilik mesleğine 1983 yılında başladı. sırasıyla Hergün, Bulvar, Hürriyet ve Türkiye Gazetelerinde muhabirlik ve yazı işleri kadrolarında görev aldı. Basın sektöründen 2006 yılında emekli oldu. Halen idare yeri Adana olan ve Ulusal yayın yapan Netinternet, Ekonet Haber, Eko İntenet Haber sitelerinde Genel Yayın Yönetmenliği ve ekonomi ile alakalı yazı ve yorumlar yazmaktadır. Gazetecilik mesleği yanısara sigortacılık, pazarlama ve finans sektöründe üst düzey yöneticiliklerde bulundu. Sırasıyla İhlas Barter ve Turk Barter'da franchise ve bölge müdürlüğü görevlerinde yer aldı. 2005 yılında Turk Barter'dan ayrılarak Anadolu Barter'ı kurdu. Halen 13'e yakın şubesiyle faaliyet gösteren Anadolu Barter'ın Yönetim Kurulu Başkalığını yürütmektedir. Evli ve 2 çocuk babası olan Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin halen Basın Konseyi üyesi ve Adana'da Kurulu bulunan Çukurova Güreş Vakfı ile Elazığlılar Kültür ve Dayanışma Derneğinin de kurucu üyesidir.

Göz Atmak İster misiniz?

Witkoff ve Arakçi İstanbul’da Görüşebilir

ABD ile İran arasında nükleer müzakerelerin yeniden başlatılmasına yönelik önemli bir temasın Türkiye’de gerçekleşebileceği öne …

Bir yanıt yazın