Aziz DAĞTEKİN Yazdı
Bu ülkede bir süredir “delikanlılık” kelimesi çok ucuzladı. Herkes ağzında taşıyor ama cebinde yok. Cesaret, karakter ve omurga; vitrine konmuş ama depoda bitmiş durumda.
Yiğit gibi görünüp ayağına yatanlar var.
Dost diye gezip ilk parayı görünce sırt dönenler var.
Yüzüne gülüp arkandan ıslık çalanlar, “Ben senin iyiliğini istiyorum” deyip seni kuyunun başına getirenler var.
Eskiden bazı şeyler ayıptı.
Şimdi CV’ye yazılıyor.
Mesela “duruşsuzluk”.
Artık esneklik deniyor.
Omurgasızlık mı? Ona da “uyum sağlama yeteneği” diyorlar.
Bir insanın sabah söylediğini akşam inkâr etmesi eskiden karakter zayıflığıydı.
Şimdi “strateji”.
Dostunu paraya satan yok artık, “Sürdürülebilir ilişkiler” var.
Herkes herkesi çok seviyor, ta ki çıkarlar çatışana kadar.
O anda ne oluyor biliyor musunuz?
Delikanlılık izne çıkıyor.
Vicdan toplantıda oluyor.
Sorumluluk “maile döneriz” diyor.
Yüz yüze gelince sarılan, arkanı dönünce rapor yazan, gıyabında aslan, huzurda kedi olan bir insan profili türedi.
Ve hepsi çok meşgul.
Hepsi çok önemli.
Ama nedense hiçbirinin yük taşıdığı görülmedi.
Bir gün böyleler, bir gün öyle.
Bugün prensip, yarın fırsat.
Bugün omurga, yarın “yanlış anlaşılmışım”.
En sevdikleri cümle şu: Ben aslında öyle biri değilim.
Zaten sorun da bu.
Kimse artık “öyle biri” değil.
Ama ortalık o biriyle dolu.
Nasihat sevmezler.
Eleştiriye alerjileri vardır.
Ama başkasının hatasını mikroskopla incelerler.
Yılan gibi sarılırlar,
Kaz gibi yolacak fırsat kollarlar,
Sonra da “niye kimse bana güvenmiyor” diye içerler.
İnanılmaz.
Bir de mağduriyet kısmı var.
Bu ülkede en çok can yakanlar,
En çok “canım yandı” diyenler.
Herkes ezilmiş, ama kimse ezen değil. Herkes dürüst, ama kimse doğruyu söylemiyor. Belki de mesele şu: Biz bu tabloyu fazla ciddiye alıyoruz.
Oysa bu bir karakter sorunu değil artık.
Bu bir yaşam tarzı.
Bir tercih.
Bir duruşsuzluk disiplini.
O yüzden şaşırmıyorum. Kızmıyorum da. Sadece not düşüyorum tarihe! Bu çağda delikanlı kalmak marjinal bir eylemdir. Omurgalı olmak radikal bir tercihtir.
Ve evet, hâlâ netim. Yavşakları sevmiyorum.
Ekointernet Haber Ulusal Haber Portalı