Aziz Dağtekin Yazdı
MHP’nin en büyük problemi muhalifleri değil…
Rakipleri değil…
Dışarıdan gelen saldırılar da değil…
MHP’nin asıl problemi, yıllardır içinde büyüttüğü “bedel ödemeden kahraman olma” hastalığıdır.
Bakıyorum…
Kavgada yoklar.
Mücadelede yoklar.
Paylaşımda yoklar.
Çilede yoklar.
Sıkıntıda yoklar.
Dertte yoklar.
Ama makam dağıtılırken varlar.
Sıfat verilirken varlar.
Fotoğraf çekilirken varlar.
Kürsü kurulurken varlar.
Protokol sıralanırken varlar.
Ne hikmetse en ön sırada hep onlar var.
Bir de bunların ortak özelliği vardır.
Kimseyle kötü olmazlar.
Çünkü hiçbir şey için risk almazlar.
Kimsenin yanında durmazlar ki karşılarında biri oluşsun.
Kimseye omuz vermezler ki yük taşısınlar.
Kimse için bedel ödemezler ki yara alsınlar.
Gelene ağam…
Gidene paşam…
Rüzgar hangi taraftan eserse yüzlerini o tarafa dönerler.
Sonra da dönüp kendilerini davanın emektarı ilan ederler.
Oysa bu hareket böyle kurulmadı.
Biz öyle öğrenmedik.
Bir gazozu dokuz kişi ile paylaştığımız günleri biliriz.
Birimizin cebinde para yoksa hepimiz parasız gezerdik.
Birimiz açsa hepimiz aç kalırdık.
Dostluğu da kardeşliği de böyle öğrendik.
Rantın ne olduğunu bilmezdik.
Yalakalıktan utanırdık.
Menfaat hesabı yapanı aramızda barındırmazdık.
Kanımız aksa da…
Başımız yarılsa da…
Cezaevlerine düşsek de…
Kurşunlansak da…
İşkencelerden geçsek de…
“Biz bedel ödedik” diye dolaşmadık ortalıkta.
Çünkü davaya hizmeti ticarete dönüştürmedik.
Çünkü fedakarlığı senede bağlamadık.
Çünkü inandığımız dava için yapılanı zaten görev bildik.
Şimdi ise ilginç bir tablo var.
Hayatının hiçbir döneminde taşın altına elini koymamış insanlar…
Sanki destan yazmış gibi konuşuyor.
Bir bildirinin altında imzası olmayanlar…
Bir kavganın içinde bulunmayanlar…
Bir gece karakol kapısında beklememiş olanlar…
Bir arkadaşının cenazesinde omuz vermemiş olanlar…
Çıkıp en büyük dava adamı kesiliyor.
İşte asıl trajedi burada.
Ve sonra…
Bu insanlar yüzünden gerçek mücadele insanları geri çekiliyor.
Samimi insanlar küstürülüyor.
Fedakar insanlar yalnız bırakılıyor.
Omuz verenler unutuluyor.
Ter dökenler kenara itiliyor.
Meydan ise alkış ustalarına kalıyor.
MHP’yi yoran da budur.
MHP’yi zayıflatan da budur.
MHP’yi içten içe kemiren de budur.
Çünkü hiçbir hareket, mücadele etmeyenlerin omuzlarında yükselemez.
Hiçbir dava, sadece unvan taşıyanlarla ayakta kalamaz.
Hiçbir teşkilat, bedel ödemeyenlerin hikayeleriyle büyüyemez.
Bugün ihtiyaç duyulan şey yeni sıfatlar değildir.
Yeni makamlar değildir.
Yeni fotoğraflar değildir.
İhtiyaç duyulan şey;
Bir gazozu dokuz kişiyle paylaşan ruhun geri dönmesidir.
Bir arkadaşının derdini kendi derdi bilen vicdanın geri dönmesidir.
Menfaatin değil sadakatin konuştuğu günlerin geri dönmesidir.
Çünkü dava; kartvizitte yazan unvan değil…
Dar günde kimin yanında durduğundur.
Ve tarih her zaman konuşanları değil…
Zor günlerde safını belli edenleri yazar.
Ekointernet Haber Ulusal Haber Portalı