Son Dakika Haberleri

Emmi’nin oğlu, seni yiyecek sofrayı kim kurdu?

Aziz Dağtekin Yazdı


Seni kimler parlatıyor, kimler seni yemeye hazırlanıyor?

Hakan Yıldırım…

Emmi’nin oğlu…

Bu yazıyı özellikle senin okumanı istiyorum.

Çünkü bugün MHP Adana İl Başkanı sensin.

Ve önünde yeni bir dönem var.

Ama siyaset öyle bir şeydir ki…

Yeni dönem, sadece yeni isimlerden oluşan bir liste değildir.

Asıl mesele şudur:

O liste nasıl oluştu?

Kim kimi önerdi?

Kim kimin arkasında durdu?

Kim, “Bu isim mutlaka olmalı” dedi?

Ve en önemlisi…

Sen gerçekten bütün isimleri kendin mi seçtin?

İşte burada duralım.

YUSUF YILDIZ’I SANA KİM ÖNERDİ?

Hakan Başkan…

Sana çok basit bir soru soruyorum:

Yusuf Yıldız’ı sana kim önerdi?

Bu sorunun cevabını merak ediyorum.

Çünkü mesele Yusuf Yıldız’ın şahsı değil.

Mesele, bir siyasi yönetimin içine hangi isimlerin, hangi referanslarla girdiğidir.

Birisi sana bir isim öneriyorsa…

“Neden?” diye sor.

“Kimdir?” diye sor.

“Geçmişi nedir?” diye sor.

“Bu ismin arkasında kim var?” diye sor.

Çünkü yarın bir gün o isim üzerinden bir tartışma çıktığında kimse sana:

“Bu ismi sana kim önermişti?” diye değil…

“Bu ismi neden yönetime aldın?” diye soracak.

İşte siyaset tam burada başlıyor.

ADANA SİYASETİNİN HAFIZASINI UNUTMA

Adana siyasetinin yakın geçmişine baktığında karşına bazı isimler çıkıyor:

Muharrem Varlı…

Hüseyin Sözlü…

Yusuf Kanlı…

Her birinin kendi döneminde ayrı siyasi ağırlığı, ayrı çevresi, ayrı ilişkileri ve Adana siyasetinde bıraktığı izler oldu.

Bugün isimler değişiyor.

Dengeler değişiyor.

Siyasi pozisyonlar değişiyor.

Ama değişmeyen bir şey var:

Güç çevresinde oluşan halkalar…

Çünkü siyaset sadece kürsüde yapılmıyor.

Bazen bir yönetim listesinde yapılıyor.

Bazen bir telefon görüşmesinde.

Bazen bir tavsiyede.

Bazen de…

“Şu ismi mutlaka yanına al.”cümlesinde.

İşte bu nedenle geçmişte kimlerin hangi dönemlerde nasıl yükseldiğini bilmek, bugün kimlerin neden öne çıktığını anlamak açısından önemlidir.

Ama burada kimseyi suçlamıyorum.

Sadece siyasi hafızayı hatırlatıyorum.


ÇÜNKÜ BAŞKANLIK, SADECE İSİM YAZMAK DEĞİLDİR

Hakan Başkan…

Bir yönetim listesi hazırlamak kolaydır.

Asıl zor olan, o listenin siyasi sorumluluğunu taşımaktır.

Bugün herkes yanında olabilir.

Herkes seni alkışlayabilir.

Herkes sana: “Başkanım…” diyebilir.

Ama siyasetçinin gerçek dostu, onu alkışlayan değil…

Yanlış bir adım atacağı zaman uyaran kişidir.

O nedenle sana bir tavsiyem var:

Seni çok hızlı parlatanlara dikkat et.

Sana sürekli isim getirenlere dikkat et.

“Bunu mutlaka al” diyenlere dikkat et.

Çünkü sana bir isim kazandıran kişi, yarın o ismin doğuracağı siyasi sonuçları senin kadar taşımayabilir.

Ama o sonuçların faturası başkan olarak sana çıkar.

MUHARREM VARLI, HÜSEYİN SÖZLÜ, YUSUF KANLI…

Bu isimleri özellikle yan yana getiriyorum.

Çünkü Adana siyasetini konuşacaksak, siyasi hafızayı yok sayamayız.

Muharrem Varlı…

Hüseyin Sözlü…

Yusuf Kanlı…

Farklı dönemler…

Farklı siyasi dengeler…

Farklı aktörler…

Ve bugün yeni bir sayfa.

Hakan Yıldırım dönemi…

Şimdi asıl soru şu:

Bu yeni dönemde eski siyasi alışkanlıklar mı devam edecek?

Yoksa gerçekten yeni bir anlayış mı ortaya çıkacak?

Çünkü yeni yönetim sadece isimlerin değişmesiyle “yeni” olmaz.

Zihniyet değişirse yeni olur.


EMMİ’NİN OĞLU, SANA BİR ŞEY SÖYLEYEYİM

Siyasette insanı her zaman karşısındaki rakibi bitirmez.

Bazen insanı…

Yanındaki yanlış kişi bitirir.

Bazen en büyük zarar muhaliften değil, yanlış tavsiyeden gelir.

Bazen bir insanı göklere çıkaranlar, aslında onun kendi ayakları üzerinde durmasını engeller.

Ve bazen…

Seni en çok parlatan kişi, senden en çok şey bekleyen kişidir.

Bu yüzden kim seni parlatıyorsa, bir dakika dur ve sor:

“Beni neden parlatıyorsun?”

Kim sana bir isim getiriyorsa: “Neden bu isim?”

Kim bir başkasını yere göğe sığdıramıyorsa: “Senin bu isimdeki çıkarın ne?”

Kim, “Başkanım, bunu mutlaka yönetime al.” diyorsa…

Sor. “Sorumluluğunu da sen taşıyacak mısın?”


YARIN “BEN BİLMİYORDUM” DEME

Çünkü siyaset acımasızdır.

Bugün yanında fotoğraf çektirenler yarın yanında olmayabilir.

Bugün seni göklere çıkaranlar yarın:  “Biz zaten uyarmıştık.” diyebilir.

Bugün sana isim önerenler yarın ortadan kaybolabilir.

Ama sen…

Başkan olarak kalırsın.

Ve o zaman herkes dönüp aynı soruyu sorar: “Bu isimleri kim getirdi?”

İşte o gün kimsenin cevabı önemli olmayacak.

Çünkü kararın altında senin imzan olacak.

SANA DÜŞMANLIK ETMİYORUM

Hakan Başkan…

Bu yazıyı seni yıpratmak için yazmıyorum.

Tam tersine.

Erken uyarı olsun diye yazıyorum.

Çünkü bir siyasi partinin il başkanlığı, sadece bir makam değildir.

Aynı zamanda ciddi bir emanettir.

O emaneti taşıyan kişinin çevresindeki herkesin geçmişini, niyetini ve siyasi hesabını bilmesi gerekir.

Bu nedenle sana bir kez daha soruyorum:

Yusuf Yıldız’ı sana kim önerdi?

Yönetimindeki isimleri kim önerdi?

Kim hangi ismin arkasında durdu?

Kim “Bu isim mutlaka olmalı” dedi?

Kim senin yanında güç kazanmaya çalışıyor?

Kim gerçekten MHP için çalışıyor?

Ve kim…

Kendi hesabını senin üzerinden görmek istiyor?

SON SÖZÜM SANA, EMMİ’NİN OĞLU…

Emmi’nin oğlu…

Sana bugün bir şey söyleyeyim.

Seni herkesin sevmesi gerekmiyor.

Ama kimin yanında olduğunu bilmek zorundasın.

Herkesin seni alkışlamasına da ihtiyacın yok.

Bazen en kıymetli insan, seni alkışlamayan…

Sana “Dur!” diyebilen insandır.

Çünkü siyaset meydanda kazanılabilir.

Ama siyasetçinin geleceği çoğu zaman…

Liste hazırlanırken belirlenir.

O yüzden çevrene bak.

Bir kez değil…

İki kez bak.

Sana isim getirenlere bak.

Seni parlatanlara bak.

Yanında duranlara bak.

Ve kendine şu soruyu sor:  “Bunlar beni gerçekten yükseltiyor mu?”

Yoksa…

Benim üzerimden kendi geleceklerini mi hazırlıyorlar?

İşte bunun cevabını bulduğun gün…

Kimin dost, kimin yol arkadaşı, kimin sadece fırsat kollayan bir siyasi aktör olduğunu daha net görürsün.

Emmi’nin oğlu…

Seni kimlerin parlatığına dikkat et.

Çünkü siyaset bazen insanı düşmanlarıyla değil…

Yanlış dostlarıyla sınar.

Ve son söz: Emmi’nin oğlu, dün başkalarını parlatıp sonra yalnız bırakanlar, bugün seni de parlatıyor olabilir.

Seni gerçekten yükseltiyorlar mı?

Yoksa yarın seni yiyecekleri sofrayı mı hazırlıyorlar?

Hakkında Aziz Dağtekin

1960 yılında Elazığ'da doğdu. Öğrenimini İstanbulda tamamlayarak gazetecilik mesleğine 1983 yılında başladı. sırasıyla Hergün, Bulvar, Hürriyet ve Türkiye Gazetelerinde muhabirlik ve yazı işleri kadrolarında görev aldı. Basın sektöründen 2006 yılında emekli oldu. Halen idare yeri Adana olan ve Ulusal yayın yapan Netinternet, Ekonet Haber, Eko İntenet Haber sitelerinde Genel Yayın Yönetmenliği ve ekonomi ile alakalı yazı ve yorumlar yazmaktadır. Gazetecilik mesleği yanısara sigortacılık, pazarlama ve finans sektöründe üst düzey yöneticiliklerde bulundu. Sırasıyla İhlas Barter ve Turk Barter'da franchise ve bölge müdürlüğü görevlerinde yer aldı. 2005 yılında Turk Barter'dan ayrılarak Anadolu Barter'ı kurdu. Halen 13'e yakın şubesiyle faaliyet gösteren Anadolu Barter'ın Yönetim Kurulu Başkalığını yürütmektedir. Evli ve 2 çocuk babası olan Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin halen Basın Konseyi üyesi ve Adana'da Kurulu bulunan Çukurova Güreş Vakfı ile Elazığlılar Kültür ve Dayanışma Derneğinin de kurucu üyesidir.

Göz Atmak İster misiniz?

İsmail Küçükkaya’dan hukukçu izleyicisine sert itiraz: Ben katılmıyorum!

Sözcü TV sunucusu İsmail Küçükkaya, canlı yayında bir hukukçu izleyicisinin Adalet Bakanı’nın devam eden soruşturmalarla …

Bir yanıt yazın