Washington’dan gelen hafta sonu mesajı piyasaları sarstı. İsrail’de seçim öncesi savaş hesapları, bölgede yeni bir çatışma ihtimalini güçlendiriyor.
Orta Doğu’da sular yeniden ısınıyor. ABD ile İran arasında diplomatik çözüm umutları zayıflarken, Washington’dan gelen son açıklamalar yeni bir saldırı ihtimalini uluslararası gündemin ilk sırasına taşıdı. ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın, “Hafta sonu bir saldırı olabilir mi? Kesinlikle” sözleri, gerilimi yeniden tırmandırdı. Ancak bu açıklama, saldırı kararının alındığı anlamına gelmiyor.
Füze stokları, askeri hazırlıklar ve kritik takvim
Washington’ın İran’a yönelik olası yeni operasyon için askeri seçenekleri değerlendirdiğine ilişkin haberler, bölgedeki tedirginliği artırıyor. ABD ve İsrail ordularının İran’a yönelik ortak saldırı planları üzerinde çalıştığı, ancak Washington’ın 3 Kasım’daki ara seçimler öncesinde yeni bir saldırı düzenlemeyeceği yönünde açıklama yaptığı bildiriliyor. Bu tablo, askeri hazırlıkların sürdüğü ancak operasyonun zamanlaması konusunda henüz kesin bir karar bulunmadığına işaret ediyor.
Öte yandan İran’ın füze kapasitesini yeniden güçlendirmeye çalıştığına ilişkin değerlendirmeler de dikkat çekiyor. Olası bir saldırının yalnızca İran’la sınırlı kalmayabileceği, Körfez ülkelerindeki ABD üslerinin ve enerji altyapısının da misilleme riskiyle karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor.
İsrail’de seçim hesabı: Savaş Netanyahu’ya yarar mı?
İsrail’de 27 Ekim’de yapılması planlanan seçimler yaklaşırken, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun önünde kritik bir siyasi denklem bulunuyor. İran’la yeni bir çatışmanın seçim sürecini değiştirebileceği, güvenlik gündemini öne çıkararak Netanyahu’nun siyasi pozisyonunu etkileyebileceği değerlendiriliyor.
Kulislerde tartışılan en önemli senaryolardan biri de olası bir savaşın seçim takvimini etkileyip etkilemeyeceği. Daha önce gündeme gelen değerlendirmelerde, İran’ın misilleme yapması ve güvenlik koşullarının ağırlaşması halinde seçimlerin ertelenmesi ihtimali tartışıldı. Ancak seçimlerin erteleneceğine ilişkin kesinleşmiş bir karar bulunmuyor.
Böyle bir ertelemenin Netanyahu’ya siyasi açıdan zaman kazandırabileceği öne sürülse de bunun seçmen davranışlarına nasıl yansıyacağı belirsizliğini koruyor. İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in, mevcut durumda seçim öncesinde İran’a saldırmak için operasyonel bir gereklilik görmediğine ilişkin haberler de askeri ve siyasi hesapların aynı yönde ilerlemediğini gösteriyor.
ABD-İsrail tatbikatı: İran’a mesaj mı, saldırı provası mı?
İsrail savaş uçaklarının İran sınırına kadar uzanan uçuşları ve ABD ile İsrail’in olası yeni operasyonlara yönelik hazırlıkları, askeri hareketliliğin yakından izlenmesine neden oluyor. İsrail uçaklarının İran sınırına yakın bölgelerde gerçekleştirdiği uçuşun, caydırıcılık amacı taşıdığı açıklanırken, bazı değerlendirmelerde bunun olası bir saldırı senaryosuna hazırlık niteliği taşıyabileceği ifade ediliyor.
Bu gelişmeler, ABD ile İsrail arasındaki askeri koordinasyonun Tahran’a yönelik baskıyı artırdığı şeklinde yorumlanıyor. Ancak ortak tatbikat ve askeri hazırlıklar tek başına yeni bir saldırının kesinleştiğini göstermiyor.
Piyasalar alarmda: Petrol ve enerji hattı baskı altında
Gerilimin etkisi yalnızca diplomasi ve güvenlikle sınırlı değil. Yeni bir saldırı ihtimali, küresel enerji piyasalarında da endişeyi büyütüyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, Hürmüz Boğazı ve Körfez’deki enerji tesislerine yönelik olası tehditlerle birlikte değerlendiriliyor. İran ise yeni bir saldırı durumunda bölgedeki ABD varlıklarını ve ekonomik altyapıyı hedef alabileceği uyarısında bulunuyor.
Ankara da gerilimin tırmanmasına karşı diplomasi çağrısını sürdürüyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran’a yönelik yeni saldırıların bölgesel çatışmayı genişletebileceği uyarısında bulunarak çözüm için diplomasi ve diyaloğun önemini vurguladı.
Şimdi bütün dünyanın gözü Washington, Tel Aviv ve Tahran’da. Hafta sonuna ilişkin saldırı ihtimali, İsrail’de seçim takvimi ve ABD’nin askeri hazırlıkları aynı denklemde birleşiyor. Önümüzdeki günlerde atılacak adımlar yalnızca Orta Doğu’nun güvenlik dengelerini değil, petrol fiyatlarından küresel piyasalara kadar geniş bir alanı etkileyebilir.
Diplomasi kapısı henüz tamamen kapanmış değil. Ancak askeri hazırlıkların sürdüğü, tarafların birbirine yönelik tehditlerini artırdığı bu atmosferde, bölge yeni bir çatışma dalgasının eşiğinde olup olmadığı sorusuyla karşı karşıya.
Ekointernet Haber Ulusal Haber Portalı