Son Dakika Haberleri

Belediyeler seçimle, yolsuzluklar sessizlikle mi yönetiliyor?

PAZAR SOHBETİ | Aziz Dağtekin

Türkiye’de belediyelere operasyonlar düzenleniyor. Gözaltılar, soruşturmalar, yolsuzluk iddiaları…

Özellikle CHP’li belediyeler üzerinden yürüyen tartışmalar, siyasetin gündemini belirliyor. Peki, bir soru soralım: Yolsuzluk yalnızca muhalefetin belediyelerinde mi olur?

Bazı AK Partili belediyeler, MHP’li belediyeler veya diğer partili belediyeler de yok mu? Onların hesapları, ihaleleri, seçim harcamaları yok mu?

Elbette hiçbir iddia, mahkeme kararı olmadan suç sayılamaz. Ama hiçbir siyasi kimlik de denetimden kaçış bileti olamaz!

MHP’li TBMM Başkanvekili üstad Celal Adan’ın yerinde olan o anlamlı sözleri sertti:

“Bu milletin parasını kim çalmışsa, kim çalınmasına vesile olmuşsa şerefsizdir, adidir, namussuzdur.”

Peki, bu sözler yalnızca rakip partiler için mi geçerli?

Milletin parasını kim yiyorsa, hesabını da kim olursa olsun vermeli!

Seçim kazanmanın faturası kime kesiliyor?

Asıl mesele burada başlıyor.

Seçimler artık yalnızca vaatlerin değil, büyük paraların da yarışına dönüşmüş durumda. Reklamlar, afişler, organizasyonlar, tanıtımlar…

Peki, bu paralar nereden geliyor?

Seçim sonrasında bu harcamaların karşılanması için kamu kaynakları üzerinde baskı oluşuyor mu? Belediyelerin ihaleleri, siyasi ilişkilerin finansman aracına dönüşebiliyor mu?

Bunlar kanıtlanmış suçlamalar değil; şeffaflıkla cevaplanması gereken sorular.

Ama unutmayalım: Seçim meydanında harcanan paranın faturası, belediye kasasından millete kesilmemeli!

Sayıştay denetliyor. Peki, sonuç ne?

Belediyeler denetleniyor. Sayıştay raporları hazırlanıyor. Peki, tespit edilen usulsüzlüklerin akıbetini vatandaş yeterince takip edebiliyor mu?

Denetim raporlarında kamu zararı tespit edilirse ne oluyor? Sorumlular hakkında hangi işlemler yapılıyor? Aynı iddialar farklı partilerin belediyelerinde ortaya çıktığında aynı ölçü mü uygulanıyor?

Denetçilerin yolsuzlukları örtbas ettiği yönündeki iddialar da somut belgelerle araştırılmalı. Çünkü kanıtsız suçlama da kabul edilemez, kamu zararına ilişkin şüphelerin cevapsız bırakılması da!

Belediye başkanları atamayla mı gelsin?

İnsan yaşananları görünce şu soruyu sormadan edemiyor:

Emniyet müdürü atanıyor. Millî eğitim müdürü atanıyor. Defterdar atanıyor. Peki, belediye başkanları da atanamaz mı?

Ancak mesele sadece seçim sistemini değiştirmek değil. Atanan yönetici de yolsuzluk yapabilir. Seçilmiş yönetici de dürüstçe hizmet edebilir.

Çözüm, halkın seçme hakkını ortadan kaldırmak değil; seçilmiş başkanın yetkisini güçlü denetimle sınırlamak, seçim harcamalarını şeffaflaştırmak ve kamu parasının hesabını herkese sormaktır.

Sağcıysa görmezden gel, solcuysa operasyon yap iddiaları da gündemi sallıyor!

Türkiye’nin asıl hastalığı, siyasi çifte standarttır.

Kendi partisinden biri hakkında iddia ortaya atılınca savunmaya geçenler, rakip partiden biri hakkında iddia duyunca savcı kesiliyor.

Oysa yolsuzluğun sağı solu olmaz!

CHP’li belediyede iddia varsa araştırılsın. AK Partili, MHP’li veya başka bir partinin belediyesinde de iddia varsa aynı kararlılıkla araştırılsın.

Adaletin terazisi parti amblemine göre tartarsa, kaybeden yalnızca siyaset değil, milletin devlete olan güveni olur.

Pazar Sohbeti’ni tek bir soruyla bitirelim:

MHP’li Celal Adan’ın söylediği gibi milletin parasını yiyen namussuzsa, bu sözün ölçüsü neden bütün belediyelerde aynı olmasın?

Çünkü belediye başkanlığı bir imtiyaz değil, emanettir.

Ve milletin emaneti, hiç kimsenin seçim bütçesi değildir!

Hakkında Aziz Dağtekin

1960 yılında Elazığ'da doğdu. Öğrenimini İstanbulda tamamlayarak gazetecilik mesleğine 1983 yılında başladı. sırasıyla Hergün, Bulvar, Hürriyet ve Türkiye Gazetelerinde muhabirlik ve yazı işleri kadrolarında görev aldı. Basın sektöründen 2006 yılında emekli oldu. Halen idare yeri Adana olan ve Ulusal yayın yapan Netinternet, Ekonet Haber, Eko İntenet Haber sitelerinde Genel Yayın Yönetmenliği ve ekonomi ile alakalı yazı ve yorumlar yazmaktadır. Gazetecilik mesleği yanısara sigortacılık, pazarlama ve finans sektöründe üst düzey yöneticiliklerde bulundu. Sırasıyla İhlas Barter ve Turk Barter'da franchise ve bölge müdürlüğü görevlerinde yer aldı. 2005 yılında Turk Barter'dan ayrılarak Anadolu Barter'ı kurdu. Halen 13'e yakın şubesiyle faaliyet gösteren Anadolu Barter'ın Yönetim Kurulu Başkalığını yürütmektedir. Evli ve 2 çocuk babası olan Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin halen Basın Konseyi üyesi ve Adana'da Kurulu bulunan Çukurova Güreş Vakfı ile Elazığlılar Kültür ve Dayanışma Derneğinin de kurucu üyesidir.

Göz Atmak İster misiniz?

“Hesabınız kapatılacak” mesajına dikkat! DMM’den e-Devlet uyarısı

1 Kasım 2026’da başlayacak sosyal medyada yaş doğrulama düzenlemesini fırsat bilen dolandırıcılar, sahte SMS ve …

Bir yanıt yazın