Sayıştay’ın 2025 yılı denetim raporu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin araç kiralama harcamalarındaki çarpıcı tabloyu ortaya koydu. Kasko değeri 696 bin TL olan araçlara aylık 383 bin TL, değeri 1,18 milyon TL olan araçlara ise 493 bin TL kira ödendiği belirlendi. Bazı araçların yalnızca birkaç aylık kira bedeliyle satın alınabilecek olması, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı sorusunu gündeme getirdi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) araç kiralama harcamaları, Sayıştay’ın 2025 yılı düzenlilik denetim raporuyla yeniden tartışma konusu oldu. Yaklaşık 3 milyar 60 milyon TL bedelli araç kiralama ihalesine ilişkin tespitler, kira bedelleri ile araçların gerçek değerleri arasındaki dikkat çekici farkı gözler önüne serdi.
Raporda yer alan veriler, bazı araçların aylık kira bedellerinin kendi kasko değerlerinin neredeyse yarısına ulaştığını ortaya koydu. Kamu bütçesinden yapılan ödemelerin boyutu ise araç kiralama yönteminin ekonomik olup olmadığı sorusunu beraberinde getirdi.
KASKO DEĞERİ 696 BİN TL, AYLIK KİRASI 383 BİN TL!
Sayıştay raporundaki araç gruplarına ilişkin rakamlar, kiralama maliyetlerinin ulaştığı seviyeyi gözler önüne serdi.
Ortalama kasko değeri yaklaşık 1 milyon 490 bin TL olan 6. grup araçlar için aylık 496 bin TL kira bedeli hesaplandı. Kasko değeri yaklaşık 1 milyon 360 bin TL olan 7. grup araçlarda bu tutar 533 bin TL’ye çıktı.
- grupta bulunan ve ortalama kasko değeri 1 milyon 180 bin TL olan araçlar için aylık 493 bin TL ödeme yapıldığı tespit edildi.
Ancak en dikkat çekici örnek 17. grupta ortaya çıktı. Ortalama kasko değeri yalnızca 696 bin TL olan araçların aylık kira bedeli 383 bin TL olarak kayıtlara geçti.
Başka bir ifadeyle, belediye bu araçların kasko değerinin yarısından fazlasını yalnızca bir aylık kiralama için ödüyordu.
BİRKAÇ AYLIK KİRAYLA ARAÇ SATIN ALINABİLİYORDU!
Raporun ortaya koyduğu en çarpıcı ayrıntılardan biri de kiralama bedellerinin araçların değerine oranı oldu.
Verilere göre 17. gruptaki araçların yaklaşık 1,82 aylık kira bedeli, 7. gruptaki araçların ise 2,57 aylık kira bedeli araçların ortalama kasko değerine ulaşıyordu.
Bu tablo, bazı araçların birkaç aylık kira maliyetiyle satın alınabilecek bir değere sahip olduğunu gösteriyor.
Üstelik söz konusu hesaplama yalnızca araçların kasko değerleri üzerinden yapılan bir karşılaştırma. Kiralama hizmetinin kapsamı, bakım, sigorta, vergi ve diğer maliyetler gibi unsurların ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.
Buna rağmen ortaya çıkan rakamlar, milyarlarca liralık kamu kaynağının kiralama yöntemiyle kullanılmasının ekonomik açıdan sorgulanmasını kaçınılmaz hale getiriyor.
ARAÇLAR BAŞKA İHALELERİN ARASINA MI GİZLENDİ?
Sayıştay denetiminde dikkat çeken bir diğer başlık ise araçların temin edilme yöntemi oldu.
Raporda, binek araçların bir bölümünün doğrudan taşıt kiralama işiyle ilgisi bulunmayan ihalelerin kapsamına dahil edilerek temin edildiğine ilişkin tespitlere yer verildi.
Bununla da sınırlı kalınmadı. Binlerce araçta takip sistemi bulunmadığı, ihalelerde esas alınan yaklaşık maliyetlerin piyasa rayiçlerine uygun oluşturulmadığı da rapora yansıyan bulgular arasında yer aldı.
KAMUOYUNUN YANIT BEKLEDİĞİ SORULAR
Sayıştay raporundaki tespitler, İBB’nin araç kiralama süreçlerinde denetim, maliyet ve şeffaflık tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Araçların kimler tarafından kullanıldığı, hangi hizmetlerde görevlendirildiği ve nerelerde bulunduğuna ilişkin takip mekanizmalarının yeterliliği de yanıt bekleyen sorular arasında.
Milyarlarca liralık kamu harcamasının söz konusu olduğu bir süreçte vatandaşın bilmek istediği soru açık:
Bir aracın birkaç aylık kira bedeli kendi değerine ulaşabiliyorsa, satın alma yerine kiralama tercihinin ekonomik gerekçesi nedir?
Sayıştay raporundaki bulguların ardından İBB’nin bu maliyetlere ve ihale süreçlerine ilişkin kamuoyunu tatmin edecek açıklama yapması bekleniyor.
Ekointernet Haber Ulusal Haber Portalı