ABD ile İran arasındaki gerilimde stratejik önemi yüksek olan Hürmüz Boğazı yeniden küresel gündemin merkezine yerleşti. Washington yönetiminin bölgede uygulamaya koyduğu deniz ablukası sürerken, İran basınında dikkat çeken yeni iddialar ortaya atıldı. İran kaynaklı haberlerde, son 72 saat içinde çok sayıda İran gemisinin bu ablukayı aşarak geçiş yaptığı öne sürüldü.
Hürmüz Boğazı, dünya enerji taşımacılığı açısından kritik bir geçiş noktası olarak biliniyor. Basra Körfezi’nden çıkan petrol ve doğal gazın önemli bir bölümü bu dar su yolundan geçerek uluslararası pazarlara ulaşıyor. Bu nedenle bölgede yaşanan her gelişme, sadece bölgesel değil küresel ekonomiyi de doğrudan etkiliyor.
ABD ile İran arasında bir süredir devam eden gerilim, karşılıklı saldırıların durdurulmasıyla kısmen yatışmış olsa da, deniz trafiği üzerindeki kısıtlamalar krizin farklı bir boyutta devam ettiğini gösteriyor. Özellikle ABD’nin uyguladığı abluka nedeniyle taraflar arasında yürütülmesi planlanan diplomatik görüşmelerin sekteye uğradığı belirtiliyor.
İran’a yakınlığıyla bilinen Fars Haber Ajansı’nın yayımladığı haberde, uydu takip verilerine dayandırılan çarpıcı bilgiler paylaşıldı. Buna göre, son 72 saatlik süreçte İran’a ait toplam 52 gemi, ABD’nin uyguladığı deniz ablukasını aşarak Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yaptı. Bu gemiler arasında 31 petrol tankeri ve 21 yük gemisinin bulunduğu ifade edildi.
Söz konusu gelişme, özellikle enerji piyasaları açısından büyük önem taşıyor. Çünkü petrol tankerlerinin güvenli şekilde boğazdan geçebilmesi, küresel petrol arzının kesintisiz devam etmesi anlamına geliyor. İran basınında yer alan bu iddialar, ABD’nin ablukasının etkinliği konusunda da soru işaretlerine neden oldu.
Haberde ayrıca, Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere ilişkin daha detaylı veriler de paylaşıldı. Buna göre, son dönemde boğazdan geçen toplam 30 geminin içerisinde İran’a ait 6 petrol tankeri ve 5 yük gemisinin bulunduğu belirtildi. Bu durum, ablukaya rağmen deniz trafiğinin tamamen durdurulamadığını ortaya koyuyor.
Öte yandan, Hürmüz Boğazı’ndaki mevcut durumun arka planında daha önce yaşanan askeri gelişmeler bulunuyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu, 28 Şubat tarihinde ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirildiği öne sürülen saldırıların ardından, 2 Mart itibarıyla boğazın geçişlere kapatıldığını duyurmuştu. Bu açıklama, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırmış ve enerji piyasalarında dalgalanmalara yol açmıştı.
ABD tarafı ise bu gelişmelere karşılık olarak daha sert bir tutum benimsedi. ABD Başkanı Donald Trump, İran ile Pakistan’da yürütülen müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’na yönelik bir abluka sürecinin başlatılacağını duyurdu. Bu açıklamanın hemen sonrasında ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 13 Nisan itibarıyla İran limanlarına giriş yapan veya bu limanlardan ayrılan tüm gemilere yönelik deniz ablukasının resmen yürürlüğe girdiğini açıkladı.
Gelinen noktada, taraflar arasında doğrudan askeri çatışma yaşanmıyor olsa da, deniz ticareti üzerindeki baskı ve karşılıklı hamleler gerilimin sürdüğünü açıkça gösteriyor. İran basınının öne sürdüğü “ablukanın delindiği” yönündeki iddialar ise önümüzdeki süreçte bölgedeki güç dengeleri ve deniz güvenliği açısından yeni tartışmaları beraberinde getirebilir.
Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan bu gelişmelerin yalnızca bölgesel bir kriz olmadığını, aynı zamanda küresel enerji arzı, petrol fiyatları ve uluslararası ticaret üzerinde ciddi etkiler yaratabileceğini vurguluyor. Bu nedenle, ABD ile İran arasında yaşanan her yeni gelişme dünya genelinde yakından takip edilmeye devam ediyor.
Ekointernet Haber Ulusal Haber Portalı