Beyaz Kağıtlar Kana Bulanırken, Çocuklarımıza Ne Oldu?

Aziz Dağtekin ile Pazar Sohbeti


“İhmal etmen, ihmal sakın, Çocuklara iyi bakın!..” diyordu o dertli yürek Ozan Arif. Ne kadar da haklıydı, ne kadar da derinden bir feryattı bu. Bugün pazar… Belki birçoğunuz evinizde, çayınızı yudumlarken bu satırları okuyorsunuz. Ama bir yerlerde, Kahramanmaraş’ta, Şanlıurfa’da, Siverek’te anaların yüreği yanıyor, babaların beli bükülmüş, okullarımız yas evine dönmüş durumda. Beyaz kağıt gibi tertemiz olması gereken evlatlarımızın ellerine kalem yerine silah, yüreklerine sevgi yerine nefret dolmuş. Peki, biz nerede hata yaptık?

Ozanın dediği gibi; çocuk nedir? Küçük bir sabi, tıpkı beyaz bir kağıt gibi... Üzerine ne yazarsan o kalır. Biz o kağıtlara ne yazdık ey ahali? Televizyon ekranlarından şiddet mi damlattık? Sosyal medyanın karanlık dehlizlerinde kiminle dost olduğuna bakmadan onları yalnız mı bıraktık? Dışarıdan ne aldığına, neler ile dolduğuna dikkat etmedik; şimdi o dolan nefret, okullarda kurşun olup yağıyor. 14 yaşında, 18 yaşında gencecik fidanlar, nasıl olur da birer katliam failine dönüşür? Bu sadece o çocukların değil, hepimizin, tüm toplumun ortak günahıdır.
Görüyoruz sağı solu, bin bir çeşit sapık, bin bir çeşit karanlık odak dolu. Biz onlara doğru yolu öğretmek yerine, ellerine tabletleri tutuşturup kendi dünyalarımıza çekildik. Zaman ayır gardaş zaman uyarısını kulak ardı ettik. Çocuklarımıza ayırmadığımız o zaman, bugün bizden en acı şekilde geri alınıyor. Onlar köle değil, onlar bizim geleceğimiz. Ama biz onlara sevgiyle, şefkatle yaklaşmak yerine; ya ihmal ettik ya da şiddeti bir çözüm yolu gibi sunduk.
Kültürümüzden, dilimizden, özümüzden koptukça savruluyoruz. Dil giderse, din de gider diyen Ozan, aslında kimliğimizin nasıl eridiğini haykırıyordu. Türk evladı, Türkçesine, edebine, adabına dikkat ederdi. Şimdi ise yabancı hayranlığı, şiddet içerikli oyunlar ve sanal dünyanın sahte kahramanları arasında kaybolan bir nesille karşı karşıyayız. Tam Türk, tam Müslüman, tam insan yetiştirmek yerine; ekranların esiri olmuş, vicdanı körelmiş bir kuşağın ayak seslerini duyuyoruz.
Arif’in dediği gibi; saysak bitmez, bu konuya zaman yetmez. Ama şunu bilmeliyiz ki, son pişmanlık fayda etmez. Okullarımız ilim yuvası olmaktan çıkıp korku tüneline dönüyorsa, durup bir düşünmemiz lazım. Çocuklarımıza bakmak sadece karınlarını doyurmak değildir; ruhlarını doyurmak, kalplerine dokunmaktır.
Gelin, bu pazar, bu kutsal topraklarda, ecdadımızın bize emanet ettiği bu cennet vatanda, bir kez daha kendimize gelelim! Evlatlarımıza daha sıkı sarılalım, onların ruhlarına, zihinlerine neyin ekildiğine, neler ile dolduğuna can kulağıyla dikkat edelim. Çünkü ihmal edilen her çocuk, sadece bir pim değil, geleceğimizin kalbine yerleştirilmiş bir saatli bombadır! Bu bomba, cehaletle, ilgisizlikle, yozlaşmayla her geçen gün daha da güçleniyor ve patladığında hepimizi enkaz altında bırakacak! Uyanın ey millet, uyanın!
“İhmal etmen ihmal sakın, Çocuklara iyi bakın!..” Bu sadece bir şiir dizesi  ve bir köşe yazısı değil, bu bir vatan çağrısıdır, bir beka meselesidir! Umarım anlamışsınızdır!..

Hakkında Aziz Dağtekin

1960 yılında Elazığ'da doğdu. Öğrenimini İstanbulda tamamlayarak gazetecilik mesleğine 1983 yılında başladı. sırasıyla Hergün, Bulvar, Hürriyet ve Türkiye Gazetelerinde muhabirlik ve yazı işleri kadrolarında görev aldı. Basın sektöründen 2006 yılında emekli oldu. Halen idare yeri Adana olan ve Ulusal yayın yapan Netinternet, Ekonet Haber, Eko İntenet Haber sitelerinde Genel Yayın Yönetmenliği ve ekonomi ile alakalı yazı ve yorumlar yazmaktadır. Gazetecilik mesleği yanısara sigortacılık, pazarlama ve finans sektöründe üst düzey yöneticiliklerde bulundu. Sırasıyla İhlas Barter ve Turk Barter'da franchise ve bölge müdürlüğü görevlerinde yer aldı. 2005 yılında Turk Barter'dan ayrılarak Anadolu Barter'ı kurdu. Halen 13'e yakın şubesiyle faaliyet gösteren Anadolu Barter'ın Yönetim Kurulu Başkalığını yürütmektedir. Evli ve 2 çocuk babası olan Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin halen Basın Konseyi üyesi ve Adana'da Kurulu bulunan Çukurova Güreş Vakfı ile Elazığlılar Kültür ve Dayanışma Derneğinin de kurucu üyesidir.

Göz Atmak İster misiniz?

Sosyal Medyada Provokasyon Alarmı: 1100’den Fazla Hesap Engellendi

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan okul saldırılarının ardından, hem güvenlik hem de dijital ortamda yürütülen soruşturmalar …

Bir yanıt yazın