Türkiye’de yurt dışından getirilen ve resmi kaydı yapılmayan cep telefonlarıyla ilgili süreçte kritik bir döneme girildi. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) yürüttüğü denetimler kapsamında, kayıt altına alınmamış cihazlar için tanınan süre dolmak üzere. Yetkililer, gerekli işlemleri yapmayan kullanıcıların cihazlarının kısa süre içinde iletişime kapatılacağını belirtiyor.
Yurt dışından getirilen telefonların Türkiye’de aktif olarak kullanılabilmesi için IMEI kaydı yapılması zorunlu tutuluyor. Bu kapsamda, Türkiye’de bir SIM kart ile sinyal aldığı tespit edilen ancak sistemde kayıtlı olmayan cihazlara 120 günlük bir kullanım süresi tanınıyor. Bu süre boyunca kullanıcıların cihazlarını kayıt altına aldırmaları gerekiyor. Aksi takdirde, sürenin dolmasıyla birlikte cihazlar iletişim hizmetlerine kapatılıyor.
Son açıklamalara göre, bu süreyi doldurmak üzere olan kullanıcılar için geri sayım başladı. Özellikle Ocak 2026 itibarıyla BTK tarafından gönderilen uyarı mesajları dikkate alınıyor. Kullanıcılara gönderilen SMS’in tarihi, 120 günlük sürenin başlangıcı olarak kabul ediliyor. Örneğin, 5 Ocak 2026 tarihinde uyarı mesajı alan bir kişinin cihazı, gerekli kayıt işlemi yapılmadığı takdirde 5 Mayıs 2026 tarihinde iletişime kapatılacak.
Bu süreçte dikkat çeken bir diğer detay ise cihazın satın alındığı tarihe göre değişen kullanım süresi. Örneğin, bir kullanıcı cihazını 1 Mayıs tarihinde kullanmaya başlarsa, ilk 4 aylık süre Ağustos ayının sonunda sona eriyor. Ardından SIM kart değişikliği ya da e-SIM kullanımıyla ikinci bir 120 günlük süre daha elde edilebiliyor. Bu sayede toplam kullanım süresi uzatılabiliyor.
Yeni nesil akıllı telefonlarda bulunan e-SIM teknolojisi de bu noktada önemli bir avantaj sağlıyor. Fiziksel SIM kart ile kullanılan ilk 120 günlük sürenin ardından e-SIM’e geçiş yapılarak ikinci bir 120 günlük kullanım süresi elde edilebiliyor. Böylece toplamda 240 güne kadar kesintisiz kullanım mümkün hale geliyor. Ancak bu sürenin sonunda kayıt işlemi yapılmamış cihazlar tamamen iletişime kapatılıyor.
Öte yandan, IMEI kayıt ücretlerinde de ciddi bir artış söz konusu. 2026 yılı itibarıyla bu ücret 54 bin 258 lira olarak belirlenmiş durumda. Bu ücreti ödeyerek cihazını kayıt altına alan kullanıcılar, telefonlarını sorunsuz şekilde kullanmaya devam edebiliyor. Ancak yüksek maliyet nedeniyle birçok kişi alternatif yollar aramaya yöneliyor.
Bu noktada özellikle Android cihazlarda yasa dışı yöntemlerin devreye girdiği görülüyor. “IMEI atma” olarak bilinen bu işlemle, farklı bir cihaza ait IMEI numarası başka bir telefona tanımlanabiliyor. Genellikle ikinci el veya kullanılmayan cihazların IMEI bilgileri, yurt dışından getirilen telefonlara aktarılıyor. Bu yöntemle cihazların kapanmasının önüne geçilmeye çalışılıyor. Ancak bu işlemin tamamen yasa dışı olduğu ve ciddi yaptırımları bulunduğu unutulmamalı.
iOS işletim sistemine sahip cihazlarda ise bu tür müdahalelerin mümkün olmadığı ifade ediliyor. Bu nedenle iPhone kullanıcılarının kayıt yaptırmadan cihazlarını uzun süre kullanmaları çok daha zor hale geliyor.
Yetkililer, kullanıcıları yasal yolları tercih etmeleri konusunda uyarıyor. IMEI kaydı yapılmadan kullanılan cihazların tespit edilmesi halinde iletişimlerinin kesileceği ve yasa dışı işlemler yapan kişilere cezai işlem uygulanabileceği belirtiliyor.
Sonuç olarak, yurt dışından getirilen telefon sahiplerinin süreyi dikkatle takip etmeleri ve gerekli işlemleri zamanında tamamlamaları büyük önem taşıyor. Aksi halde cihazların tamamen kullanılamaz hale gelmesi söz konusu olabilir. Özellikle son günlere girilmişken, kullanıcıların mağduriyet yaşamamak adına hızlı hareket etmeleri gerekiyor.
Ekointernet Haber Ulusal Haber Portalı