Netanyahu İçin Hesap Günü: İsrail’de İktidar Yarışı Kızıştı

İsrail’de 7,3 milyon seçmen, 120 sandalyeli Meclis’in yeni üyelerini belirlemek için sandık başına gitti. Gazze savaşı, güvenlik krizleri ve Netanyahu yönetimine yönelik sert eleştirilerin gölgesinde yapılan seçimlerde gözler iktidarın geleceğine çevrildi. The Economist’in anket değerlendirmesi ise siyasi mücadeleyi daha da kritik hale getirdi.

İsrail’de siyasi dengeleri değiştirebilecek genel seçimlerde oy verme işlemi başladı. Başbakan Binyamin Netanyahu’nun iktidarını koruma mücadelesi verdiği seçimlerde, 120 sandalyeli Meclis’in yeni dönem milletvekilleri belirlenecek.

Gazze’de büyük yıkıma yol açan savaşın, Lübnan’ın güneyindeki askeri operasyonların ve ABD ile İran arasındaki çatışmaların gölgesinde gerçekleştirilen seçimler, Netanyahu hükümetinin geleceği açısından kritik önem taşıyor.

The Economist’in anketlere dayandırdığı değerlendirmede Netanyahu’nun seçimi kaybedebileceği öngörülürken, İsrail’de siyasi rekabetin önümüzdeki dönemde daha da sertleşmesi bekleniyor.

7,3 MİLYON SEÇMEN SANDIK BAŞINDA

İsrail genelinde oy verme işlemi yerel saatle 07.00’de başladı. Ülke çapında kurulan 12 bin 18 seçim istasyonu ve 18 bin sandıkta yaklaşık 7,3 milyon seçmenin oy kullanma hakkı bulunuyor.

Sandıkların yerel saatle 22.00’de kapanması, ardından televizyon kanallarının çıkış anketlerini yayımlaması bekleniyor. İlk tahminlerin ardından oy sayımının sonuçları şekillendirmesi, kesinleşen seçim sonuçlarının ise yasal süreç doğrultusunda açıklanması öngörülüyor.

İsrail’in 26. dönem Meclisi’ni belirleyecek seçimlerde 30’dan fazla parti ve liste yarışıyor. Meclise girebilmek için yüzde 3,25’lik seçim barajını aşmak gerekiyor. Son anketlerde 11 ila 12 siyasi oluşumun barajı geçebileceği tahmin ediliyor.

NETANYAHU’NUN KARŞISINDA ESKİ GENELKURMAY BAŞKANI

Seçim yarışında öne çıkan isimlerden biri, merkez çizgideki Yaşar Partisi’nin lideri ve İsrail ordusunun eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot.

Eisenkot’un siyasi yükselişi, Netanyahu açısından dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. Eski komutan, 2014 yılında bizzat Netanyahu tarafından genelkurmay başkanlığına atanmıştı.

7 Ekim 2023 saldırılarının ardından kurulan acil ulusal birlik hükümetinde Netanyahu’yla birlikte görev alan Eisenkot, daha sonra başbakanın savaş politikalarına tepki göstererek görevinden ayrıldı. Eisenkot, hükümetin savaşı uzattığını ve Gazze’de tutulan rehinelerin hayatını tehlikeye attığını savundu.

Savaşın kişisel acısı da Eisenkot’un hayatında derin izler bıraktı. En küçük oğlu Gal ile iki yeğenini Gazze’deki çatışmalarda kaybeden eski komutan, yaşadığı kayıpla İsrail kamuoyundaki savaş karşıtı tartışmaların sembol isimlerinden biri haline geldi.

MUHALİFLERDEN NETANYAHU’YA SERT SUÇLAMALAR

Netanyahu seçim kampanyasını İsrail’in askeri üstünlüğünü koruma ve ülkenin güvenliği için gerektiğinde tek başına hareket etme söylemi üzerine kurdu.

Muhalifleri ise başbakanı ülkeyi bitmek bilmeyen savaşların içine sürüklemekle, aşırı sağcı gruplara hükümette alan açmakla ve yargı sistemini zayıflatmaya çalışmakla suçluyor. Eleştirilerin merkezinde, 7 Ekim 2023 saldırıları öncesinde yaşanan güvenlik zaaflarının siyasi sorumluluğu da bulunuyor.

Netanyahu, güvenlik birimlerinin kendisini yeterince bilgilendirmediğini savunarak sorumluluğun kendisine yüklenmesine karşı çıkıyor. Başbakan, yürüttüğü politikaların İsrail’in güvenliği için gerekli olduğunu ileri sürüyor.

Eisenkot ise iktidara gelmesi halinde 7 Ekim saldırılarına ilişkin bağımsız bir soruşturma başlatacağını açıkladı. Eski komutan ayrıca Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik şiddet olaylarına karışan aşırılık yanlısı yerleşimcilerin hesap vermesini ve ultra-Ortodoks Yahudilerin askerlik yükümlülüğüne tabi tutulmasını savunuyor.

THE ECONOMIST: NETANYAHU SEÇİMİ KAYBEDEBİLİR

Seçim sürecinin en dikkat çekici değerlendirmelerinden biri The Economist’ten geldi. Dergi, anketlerin Netanyahu’nun seçimi kaybedebileceğine işaret ettiğini bildirdi.

Değerlendirmede, görevde kalma ihtimalinin azalmasının Netanyahu’yu İran’a yönelik yeni bir saldırı kararı almaya teşvik edebileceği ihtimali de gündeme getirildi.

Bu değerlendirme, seçim sonuçlarının yalnızca İsrail’in iç siyasetini değil, bölgedeki güvenlik dengelerini de etkileyebileceğine ilişkin tartışmaları beraberinde getiriyor. Ancak İran’a yönelik olası bir askeri adım konusunda söz konusu ifade bir tahmin niteliği taşıyor; kesinleşmiş bir karar olarak değerlendirilmemeli.

FİLİSTİNLİLERİN BÜYÜK BÖLÜMÜ OY KULLANAMIYOR

İsrail seçimlerinde oy kullanma hakkı, vatandaşlık statüsüne bağlı. İsrail vatandaşı Filistinliler seçimlere katılabilirken işgal altındaki Batı Şeria ve Gazze’de yaşayan Filistinlilerin büyük bölümü İsrail vatandaşı olmadıkları için sandık başına gidemiyor.

Buna karşılık işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te yaşayan yüz binlerce İsrailli yerleşimci oy kullanma hakkına sahip.

İsrail’de yaşayan Arap vatandaşların seçimlere katılımı da siyasi dengeler açısından önem taşıyor. Ülkedeki Arap nüfusunun sandığa ne ölçüde yansıyacağı, partilerin sandalye dağılımını etkileyebilecek unsurlar arasında gösteriliyor.

ASKERLER İÇİN OY VERME SÜRECİ DAHA ÖNCE BAŞLADI

İsrail ordusunda görev yapan askerler ve komutanlar için oy verme işlemlerinin 20 Ekim’de başladığı bildirildi. Bu kapsamda, İsrail’in kontrolü altındaki farklı bölgelerde kurulan merkezlerde askeri personelin oy kullanması sağlandı.

Yurt dışında yaşayan İsrail vatandaşlarının ise genel kural olarak oy kullanmak için ülkeye gelmesi gerekiyor. Diplomatlar ve belirli devlet görevlileri bu uygulamanın istisnaları arasında yer alıyor.

2022’de yapılan son genel seçimlerde katılım oranı yüzde 70,63 olarak kaydedilmişti.

SANDIKLAR KAPANINCA NE OLACAK?

Türkiye saatiyle 23.00 civarında kapanması beklenen sandıkların ardından İsrail televizyonlarının çıkış anketlerini yayımlaması öngörülüyor. Ancak çıkış anketleri kesin sonuç anlamına gelmiyor; oy sayımı ilerledikçe partilerin sandalye dağılımı daha net ortaya çıkacak.

Seçim yarışında birinci partinin belirlenmesi, yeni hükümetin kim tarafından kurulacağının hemen kesinleşeceği anlamına da gelmiyor.

İsrail Cumhurbaşkanı İzhak Herzog, siyasi partilerle yapacağı görüşmelerin ardından hükümeti kurma olasılığı en yüksek olan parti liderine görev verecek. Görevlendirilen liderin koalisyon oluşturmak için dört haftası bulunuyor. Gerekli koşullarda bu süre uzatılabiliyor.

İlk girişimin başarısız olması durumunda hükümeti kurma görevi başka bir isme verilebiliyor. Hiçbir liderin çoğunluğu sağlayamaması halinde ülkenin yeniden seçime gitmesi de ihtimaller arasında.

İSRAİL YENİDEN SEÇİM SARMALINA GİREBİLİR

İsrail Demokrasi Enstitüsü’nün geçmiş seçim dönemlerine ilişkin verilerine göre hükümet kurma çalışmaları 20 ila 100 gün arasında sürebiliyor.

İsrail’in 2019-2022 döneminde beş kez sandığa gitmiş olması, koalisyon görüşmelerinin çıkmaza girmesi halinde siyasi belirsizliğin yeniden gündeme gelebileceğini gösteriyor.

Seçimlerden sonra Netanyahu’nun partisi en fazla sandalyeyi kazansa bile koalisyon kurmakta zorlanması halinde iktidar mücadelesi sona ermeyebilir. Böyle bir senaryoda mevcut başbakanın geçici hükümetin başında kalması mümkün.

İsrail’de sandıktan çıkacak sonuç, yalnızca yeni Meclis’in yapısını değil, Netanyahu’nun siyasi geleceğini, Gazze savaşına ilişkin hesaplaşmayı ve ülkenin bölgesel güvenlik politikalarını da yakından ilgilendiriyor.

Hakkında Editör

Taraf olmayan, habercilik yapan Ekointernet Haber, bağımsız özgür, tarafsız habercilik ilkesini benimsemiş olup, hakkın ve haklının yanında yer almayı ilke edinmiştir.

Göz Atmak İster misiniz?

Çin gıda güvenliği için harekete geçti: Türkiye’nin de yer aldığı hat kritik önemde

Çin, gıda tedarikinde dışa bağımlılık ve küresel ticaret krizlerine karşı yeni hamleler yapıyor. Soya fasulyesinden …

Bir yanıt yazın