Ana Sayfa Ekonomi, Gündem, Yaşam 9 Mayıs 2019 268 Görüntüleme

TL’deki baskı sürüyor, liranın oynaklığını artırıyor

İstanbul seçimlerine ilişkin tekrar kararıyla TL varlıklara yönelik risk algısı arttı. Karar karşısında sert yükselen dolar 6.20 liraya kadar dayandı. Ulaşılan bu rakam Ekim 2018’den beri en yüksek seviye olurken, yabancıların endişesi sürüyor. EBRD Başekonomisti Kelly “Yatırımcıların devam eden endişeleri liranın oynaklığını artırıyor” dedi.
Küresel piyasalarda gerileyen dolar, TL karşısında değer kazanmaya devam ediyor. İstanbul seçimlerine ilişkin tekrar kararıyla TL varlıklara yönelik risk algısının ciddi ölçüde artmasıyla sert yükselen dolar/TL 6.20’nin hemen altından işlem görüyor. Ekonomi ve piyasalar açısından iki ay daha kayıp olacağına, 31 Mart sonrası söz verilen reform uygulamalarının gecikeceğine dikkati çeken analistler; önümüzdeki dönemde harcamalar ve bütçe üzerindeki baskının artacağını, özel sektörde yatırım ve harcamaların durmasıyla vergi gelirlerinin de düşeceğini belirterek, bütçe açığının artmasıyla Hazine’nin de daha fazla borçlanmak durumunda kalacağını belirtiyor. S-400 ve F35 nedeniyle ABD ile ilişkiler, TCMB’nin rezervleri, ısınan ticaret savaşları, bir türlü çözülemeyen DTH’lar gibi diğer risk unsurları da göz önünde bulundurulduğunda TL’deki baskının ve kurdaki yükselişin sürmesi bekleniyor.
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Bölgesel Başekonomisti Roger Kelly, EBRD’nin Türkiye faaliyetlerine ilişkin değerlendirmede bulundu. Öncü göstergelerin, Türkiye ekonomisinde yılın ilk çeyreğinde dip seviyenin görülmüş olabileceğine işaret ettiğini belirten Kelly, kamu bankalarının öncülüğünde yaşanan kredi büyümesinin toparlanma getirebileceğini ifade etti. EBRD’nin Türkiye’ye yatırımları konusundaki kararlılığının devam ettiğini vurgulayan Kelly “EBRD, güçlü şekilde Türkiye’ye odaklanmaya devam ediyor” dedi ve bankanın şu anda yatırım yaptığı 38 ekonomideki portföyü içerisinde en büyük payı Türkiye’nin aldığı bilgisini verdi. EBRD’nin Türkiye projeksiyonlarına da değinen Kelly “Pozitif ya da negatif şokların olmaması durumunda ekonominin 2019 yılında yüzde 1 daralmasını, 2020 yılında ise yüzde 2.5 büyümesini bekliyoruz” açıklamasını yaptı. Yatırımcıların yerel politik ve jeopolitik risklerin çözümlendiğini görmek istediğini ifade eden Kelly “Yatırımcıların bankacılık sektöründeki varlık kalitesinin şeffaflığı ve rezervlerin seviyesi gibi belli konularda devam eden endişeleri var. Bu endişeler liranın oynaklığını artırıyor ve ekonomide aşağı yönlü riskler oluşturabilir” şeklinde konuştu. Kelly, Türkiye’de halihazırda enflasyonun Merkez Bankasının hedeflediği seviyenin üzerinde seyrettiğini ifade ederek, şunları kaydetti: “Bu, özel sektörün döviz cinsinden borçlanmaya bağlanmasına, ekonominin dışsal hassasiyetinin artmasına ve dolarizasyonun devamına neden oluyor. Buna sürdürülebilir sıkı para politikası ile cevap verilmesi gerekiyor. Bu, tabii büyüme oranlarına ket vuracaktır.” Türkiye’ye yönelik sermaye hareketlerine de değinen Kelly “Ekonomi, ağırlıklı olarak dış sermayeye bağımlı. Fakat Türkiye, küresel likiditenin görece bol olmasından dolayı şanslı. Küresel sermaye koşulları iyi seyrederken, Türkiye sermaye açısından çekici bir destinasyon durumunda. Bunun için ön koşul, istikrarlı ve öngörülebilir bir politika ortamının olması” diye konuştu.
‘Ekonominin güçlendirilmesine odaklanmalı’
İngiliz Financial Times (FT) gazetesi dün başyazısında, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) İstanbul kararını ve ekonomiye etkilerini yorumladı. Başyazı şöyle sürdü: “Türkiye’nin ticari başkentinin siyasi geleceği üzerinde 2 ay sürecek belirsizlik yabancı yatırımcıların kuşkularını artıracak. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hükümeti ekonomiyi güçlendirmeye odaklanmalı, siyasi dalavereye değil. Erdoğan, son haftalarda bir seçimle karşı karşıyaydı. Ekonomik ve siyasi başarısızlıklara bağlı olarak AKP’nin İstanbul yenilgisini kabullenebilirdi ve reform sözü verebilirdi. Türkiye’yi hem ülke içinde hem de uluslararası alanda zayıflatıyor. İstanbul’da kaybetmek acı vericiydi. Seçim politikalarının altını oymak hem Türkiye hem de vatandaşları için kesinlikle daha acı verici olacak.”
‘Enflasyon beklentimizi yükselttik’
Kredi büyümesindeki artışın enflasyonu olumlu etkilemediğini belirten kurum “Türkiye net enerji ithalatçısı, yüksek petrol fiyatları enflasyonu tetiklemeye devam edecek. Enflasyon beklentileri de tam olarak çıpalanmadı. Biz Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın önceliğinin büyüme değil, enflasyon olacağını düşünüyorduk ancak son yaşanan gelişmeler aksini işaret ediyor. Bu gelişmeler ışığında enflasyon için baz senaryomuzu düzenledik. Enflasyonun en azından Haziran’a kadar %20 civarında kalmasını bekliyoruz. Ancak önceki tahmin ettiğimiz gibi enflasyondaki düşüş hızlı olmayacak. Bu nedenle yıl sonu enflasyon beklentimizi yüzde 12’den yüzde 15’e yükselttik. Bu Merkez Bankası’nın yüzde 14.6’lık yıl sonu beklentisiyle de uyumlu” ifadelerine yer verdi. Kurum ayrıca Merkez Bankası’nın sıkı para politikası ve dış ortamda Fed’in ve AMB’nin faiz artışı yapmaması gibi nedenlerle TL’nin yıl sonuna doğru değer kazanabileceğini ve yıl sonunda 6 olabileceğini öngördü.
‘FAİZLER YÜKSEK SEYRİNİ KORUYACAK’
Capital Economics’ten Jason Tuvey “İstanbul seçimlerinin tekrarlanma kararıyla gelecek haftalarda mali politikada gevşemenin devam etmesi muhtemel. Geçmiş deneyimler, teşviklerin seçimlerden sonra da devam edebileceğini gösteriyor. Bu da ekonomide dengesizliklerin güçlenmesine ve Türk Lirası üzerinde daha fazla aşağı yönlü baskıya neden olabilir” değerlendirmesine yer verdi. QNB Finansinvest Yatırım Danışmanlığı Birim Yöneticisi Tolga Kudaloğlu Bloomberg HT’ye seçim tekrarı haberiyle TL’nin diğer para birimlerinden negatif ayrıştığını ve değer kaybının sürebileceğini belirtti. Kudaloğlu “Kurda 6.10 seviyesi kritikti. O seviye aşıldı. Şimdi 6.22 seviyesi kritik. Türkiye’nin risk primi de yükseliyor ve yüksek kalmaya devam edebilir. TL’de de kademeli değer kaybı devam edebilir gibi görünüyor” diye konuştu. Kura bağlı olarak 2 yıllık ve 10 yıllık tahvil faizlerinin Ekim’den beri en yüksek seviyelere çıktığını hatırlatan Kudaloğlu faizlerin de bu yüksek seyrini koruyacağını öngördü. Seçim iptali ve yenileme kararı ile ekonomik krizin derinleşeceğini düşünen ekonomistler, ekonomiye dair sert açıklamaların, yatırımcı ve tasarrufçuların tedirginliğini artıracağını yazıyor.
DOLAR DÜNYADA GERİLEDİ
Asya hisse senetleri, ABD’nin Çin ithalatına yüksek vergi tehdidinin küresel piyasalardaki yankısının sürmesiyle düştü. Dolar çoğu önemli para karşısında geriledi. Asya hisseleri düşerken bölgedeki kayıplara Japonya ve Hong Kong hisseleri öncülük etti. Çin’deki düşüş daha sınırlı kaldı. Yen ve altın, güvenli varlık talebinin artmasıyla tırmandı. Avrupa ve ABD vadelileri fazla değişmedi. Yatırımcıların dikkati Çin’in üst düzey müzakerecilerinin bu haftaki ABD ziyareti dolayısıyla Washington’a döndü. ABD hazine tahvilleri yatay seyretti.
‘6.20 ÜZERİ YÜKSELİŞ SÜREBİLİR’
İçerideki risklerin yanı sıra ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşlarının tekrar alevlenmesi de küresel bazda endişe yaratıyor. Yatırımcılar, ABD’nin Trump’ın gümrük vergilerindeki artışı durdurmaya çalışan Çin’in müzakerecisi Liu He’nin yarın ve Cuma günü Washington’da yapacağı temasları izliyor olacaklar. Siyasi risk priminin arttığını ve Haziran’daki seçime kadar kurdaki rahatsızlığın süreceğini söyleyen bir bankacı “Diğer taraftan ticaret savaşları nedeniyle yurt dışı piyasalar bozuk, ABD ile ilişkiler, rezervler derken içeride risk faktörü çok fazla. Verilerden çok gelişmeler izleniyor ve bu bir süre daha devam edecek. Bu hareketi tersine çevirmek için siyasi tarafta ciddi gelişmelerin olması, S400 konusunun çözülmesi gibi unsurları görmek gerek. Önümüzdeki dönemde dolar/TL’de 6.20-6.25 bandı üzerinde kalırsa yükseliş sürebilir. Aşağıda 6.08’in altına kayması halinde ise hareket yavaşlayabilir” dedi.
‘HAZİNE DAHA FAZLA BORÇLANACAK’
Ekonomi ve piyasalar açısından iki ay daha kayıp olacağına, 31 Mart sonrası söz verilen reform uygulamalarının gecikeceğine dikkati çeken analistler; önümüzdeki dönemde harcamalar ve bütçe üzerindeki baskının artacağını, özel sektörde yatırım ve harcamaların durmasıyla vergi gelirlerinin de düşeceğini belirterek, bütçe açığının artmasıyla Hazine’nin de daha fazla borçlanmak durumunda kalacağını belirtiyor. S-400 ve F35 nedeniyle ABD ile ilişkiler, TCMB’nin rezervleri, ısınan ticaret savaşları, bir türlü çözülemeyen DTH’lar gibi diğer risk unsurları da göz önünde bulundurulduğunda TL’deki baskının ve kurdaki yükselişin sürmesi bekleniyor.
DİRENÇ NOKTASI 6.22
UniCredit gelişmekte olan piyasalar FX stratejisti Kiran Kowshik, hukukun üstünlüğü konusunun piyasalarda yakından izlendiğini belirterek “Rezervlerin azaldığı da ortada ve Türkiye’nin IMF gibi dış çıpalar olmadan mevcut zorlukları nasıl aşabileceğine yönelik soru işaretleri var. Türkiye’nin rezervlerinin yeterliliği ve dış borçlarını ödeyebilme yetisine yönelik endişeler artıyor” diye konuştu. İntegral Yatırım uzmanları “USDTL kurundaki hassasiyet devam ediyor. Kur 6.15 seviyesinin üzerinde seyrediyor. Türkiye’ye yönelik risk algısının yüksek olması, dışarıda küresel risk iştahının zayıf olması nedeniyle gelişmekte olan ülke piyasalarındaki olumsuz seyirde USD/TL kurunu olumsuz etkiliyor. Kur için olası açıklamalara karşı dikkatli olmakta fayda var” yorumunda bulundu. Teknik analizlerinde fiyat beklentilerini ise kurum şöyle belirtti: “USD/TL kurunda bir süre daha geri çekilmeler sınırlı kalabilir. Kur 6.00 seviyesinin üzerinde kaldığı sürece yukarı yönde eğilimini sürdürebilir. Yukarıda 6.22 bölgesi direnç olarak izlenebilir. Aşağıda ise 6.10 bölgesi en yakın destek noktası olurken, ana desteği ise 6.00 seviyesi olarak takip etmek daha sağlıklı olabilir.”

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Haber Sitesi | Uzman Tescil