Hamas DEAŞ ise, DEAŞ zaten ABD’dir!

Aziz Dağtekin Yazdı

Kasap Netanyahu, yaptığı açıklamada “Hamas DEAŞ’tır” diyor. Oysa DEAŞ bir ABD projesiydi. Şimdi yayılmacı ve işgalci İsrail de bu yalanla saldırganlığını meşru kıldırmaya çalışması hiç de tesadüfü değildir.

Filistin’e sığınmacı olarak yerleşen, daha sonra da silahlanarak yayılmacı bir politika takınan ve her yıl topraklarını büyüten Siyonist İsrail, bu cüreti nerede buluyor? Diye sorulacak sorunun cevabı elbette ABD’de demek kadar net. İsrail kullandığı orantısız güç ile çoluk çocuk yaşlı genç demeden herkesi misket bombalarıyla bombalaması hangi insan haklarını kapsıyor? İsrail gayri ahlaki bir şekilde işgallerini savaş adı altında şiddetlendiriyor. Anlaşılan o dur ki Hamas da DEAŞ gibi ABD’nin himayesinde yaşayan taşeron bir örgüttür. Eğer taşeron bir örgüt olmasaydı ABD’li siyasi isimler İsrail saldırısı üzerinden finans yatırımları yapmazlardı.

İddia odur ki, İsrail-Hamas savaşı, henüz başlamadan önce bazı siyasetçilerin dikkatini çekmiş olacak ki bazı ABD’li siyasi isimler geçtiğimiz aylarda portföylerine savunma ve enerji hisseleri aldılar. Savaş öncesinde çıkacak olan hisseleri önceden alarak, portföylerinde buna göre adımlar atmaları neden bu hisseleri aldıkları sorusunu beraberinde getirdi.

Ayrıca Mısır istihbaratının, Hamas’ın “çok büyük bir şey” planladığı konusunda İsrail’i defalarca uyardığı ancak muhataplarının buna kulak asmadığına ilişkin yer alan bilgilerle birlikte akıllara “Bu planlı ve bilinen bir operasyon muydu?” sorusunu getirdi. Bu çatışma planlı bir çatışmadır. ABD’nin içinde olduğu her iş kirli ilişkilerle örülüdür. Bu kirli ilişkileri nereden biliyoruz?

Taliban’ı yetiştirip büyüttüğü, silahla donattığı Afganistan’dan, Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren IŞID’in diğer adı DEAŞ’tan, 50 bin canımızı alan 70 bin vatandaşımızı gazi kılan PKK/YPG’yi eğit-donat ve silahlandırmasından biliyoruz. ADB besledikleri bu teröristleri gözüne kestirdiği ülkelerin önce başına bela edyor, sonra da ise maksatları hasıl olmadığı zaman onları yüz üstü bırakıp kaçmaktadır. Savaşlara benzin bidonlarıyla koşan ABD’nin genetik yapısında hep kan ve göz yaşı yatmaktadır. Demokrasi adıyla girdiği her ülkeyi soyup soğana çevirmektedir. Suriye’de, Irak’ta , Ortadoğu’da 100’e yakın üssü var. Sormak ayıp değilse, ABD bu üsleri kimin için kuruyor?

İran için mi? Rusya için mi? Bunlarla zaten Suriye’de kol kola girerek ortak devriye atıyorlar. ABD’nin korktuğu ve çekindiği tek bir ülke var. O da Türkiye’dir. Allah bu kadar ihanet ve düşmana rağmen Türkiye’yi koruyor. Her defasında Türkiye iyi bir ortak diyen ve her fırsatta Türkiye’ye tuzak hazırlayan ve 5 Ekim 2023 tarihli hava operasyonu esnasında bir adet insansız hava aracımız ABD’nin askeri varlığı tarafından tehdit algılanarak düşürülmüştür. Bu nasıl ortaklıktır?  ABD’nin bu gayri hukuki ve hasmane müdahaleyi yanlış bulduğumuz gibi kınıyoruz. ABD Savunma Bakanlığının açıklamasına göre, SİHA’mız meşru müdafaa amacıyla düşürülmüş. Neyin meşruluğundan, neyin müdafaasından bahsedildiği muammadır.ABD’nin Suriye’nin kuzeyinde Gazze açıklarında ne işi vardır?

ABD, bu hasmane tutum ve davranışlarla kimin jandarmalığını yapıyor? NATO üyesi Türkiye SİHA’sını düşürmekle hangi meşru müdafaadan bahsetmektedir. Petrol kuyularının etrafında besleme teröristlerini nöbete dikerek varmak istediği yer neresidir? ABD’nin yaptığı meşru müdafaadır da, peki Türkiye’nin yaptığı nedir? Ey çakma müttefik ABD, senin ayak oyunlarını artık çok iyi biliyoruz.  Aldatıcı sözlere, akıl çelici mesajlara, ayak oyunlarına gerek yoktur. ABD, PKK/YPG siperinden insansız hava aracımıza resmen ateş açmıştır.

Durum bu kadar berrak iken, ne yazık ki ABD, PKK/YPG ile aynı deliktedir, aynı hizadadır, aynı hedeftedir, aynı yataktadır. ABD, NATO ittifak ortağı bir ülkeye teröristler lehine güç gösterisi yapmaya teşebbüs etmiştir. Bu tablodan çıkan ilk netice art niyetliliktir. Sizce bu tip bir ittifak yapısının, böylesi sakat ve sancılı müttefiklik ilişkisinin bağlayıcılığına inanmak, güvenirliğine itibar etmek akıl ve mantık işi midir?

ABD aynısını 2 Ekim 1992 tarihinde Ege Denizi’nde de yapmış, Deniz Kuvvetlerimize ait bir muhrib gemimize sözüm ona yanlışlıkla füze fırlatarak 5 vatan evladımızın şehadetine ve 22 vatan evladımızın da yaralanmasına neden olmuştu. Milli hafızaya mıh gibi çakılan ve 4 Temmuz 2003 tarihinde Irak’ın Süleymaniye kentinde yaşanan çuval hadisesini de asla unutmuş ve unutacak değiliz. İnsansız hava aracımıza saldıran ABD’nin bir süre sonra “Türkiye’nin terörle mücadelesinde yanındayız” mesajı vermesi taktik bir hamle, kurnaz bir açıklama olarak okuyoruz.

ABD, oluşturduğu yalan ve algılarla yok Hamas DEAŞ’tır, yok çocuklar öldürülüyor, yok Yahudi soykırımı var diyerek Gazze’de soykırıma kılıf uyduruyor. Demokrasiden ve insan haklarında bahseden bir ülkeye yakışmayan alçakça yalan ve iftiralardır bunlar. ABD ile İsrail kol kola girerek Gazze’de ki soykırıma DEAŞ kılıfı uydurmaya çalışıyorlar. Eğer Hamas DEAŞ ise DEAŞ zaten ABD’dir. Bunlar daha neyin kafasını yaşıyorlar ki anlamak mümkün değildir. Gazze’nin susuz ve elektriksiz bırakılması sivil halkın kuşatma altında tutulması hangi insan haklarına sığıyor anlayabildiniz mi?

Hakkında Aziz Dağtekin

1960 yılında Elazığ'da doğdu. Öğrenimini İstanbulda tamamlayarak gazetecilik mesleğine 1983 yılında başladı. sırasıyla Hergün, Bulvar, Hürriyet ve Türkiye Gazetelerinde muhabirlik ve yazı işleri kadrolarında görev aldı. Basın sektöründen 2006 yılında emekli oldu. Halen idare yeri Adana olan ve Ulusal yayın yapan Netinternet, Ekonet Haber, Eko İntenet Haber sitelerinde Genel Yayın Yönetmenliği ve ekonomi ile alakalı yazı ve yorumlar yazmaktadır. Gazetecilik mesleği yanısara sigortacılık, pazarlama ve finans sektöründe üst düzey yöneticiliklerde bulundu. Sırasıyla İhlas Barter ve Turk Barter'da franchise ve bölge müdürlüğü görevlerinde yer aldı. 2005 yılında Turk Barter'dan ayrılarak Anadolu Barter'ı kurdu. Halen 13'e yakın şubesiyle faaliyet gösteren Anadolu Barter'ın Yönetim Kurulu Başkalığını yürütmektedir. Evli ve 2 çocuk babası olan Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin halen Basın Konseyi üyesi ve Adana'da Kurulu bulunan Çukurova Güreş Vakfı ile Elazığlılar Kültür ve Dayanışma Derneğinin de kurucu üyesidir.

Göz Atmak İster misiniz?

Orman yangınları geçen yıla göre 5 kat arttı

Türkiye’de çeşitli şehirlerde rekor sıcaklıkların yaşandığı haziran ayında orman yangını sayısı da geçen yıla göre …

Bir yanıt yazın