3 gün sürdü! Ateşkes sonrası Lübnan’da ikinci göç dalgası

İsrail ile Lübnan arasında sağlanan geçici ateşkes, sahadaki insani tabloyu beklenildiği ölçüde istikrara kavuşturamadı. ABD’nin arabuluculuğunda duyurulan 10 günlük ateşkesin yürürlüğe girmesiyle birlikte çatışmalar kısa süreliğine dururken, bölgeden göç eden binlerce sivil evlerine dönmeye başladı. Ancak ateşkesin henüz üçüncü gününde güvenlik kaygılarının devam etmesi, sivillerin yeniden göç etmek zorunda kalmasına yol açtı.

İsrail ile Lübnan arasında uzun süredir devam eden gerilim, son dönemde daha geniş çaplı askeri operasyonlara dönüşmüştü. Özellikle 2 Mart tarihinde İsrail ordusunun başlattığı hava ve kara saldırıları, Lübnan’ın birçok bölgesinde büyük yıkıma neden oldu. Bu süreçte başkent Beyrut başta olmak üzere birçok şehir hedef alınırken, saldırıların şiddeti nedeniyle yüz binlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından duyurulan ateşkes anlaşması, ilk etapta bölgede bir umut havası oluşturdu. İsrail’in saldırılarını geçici olarak durdurmasıyla birlikte yaklaşık altı haftadır ülkenin kuzey bölgelerine sığınmış olan Lübnanlı aileler, yeniden güneydeki evlerine dönmeye başladı. Ancak bu dönüş süreci beklenenden çok daha kısa sürdü.

Ateşkesin yürürlüğe girmesinden sadece üç gün sonra, özellikle güney Lübnan’da yaşayan siviller, bölgede güvenliğin hâlâ sağlanamadığını belirterek yeniden göç etmeye başladı. Yerel kaynaklara göre, birçok kişi evlerinin ya tamamen yıkıldığını ya da ciddi hasar gördüğünü ifade etti. Ayrıca altyapının büyük ölçüde tahrip olması nedeniyle su ve elektrik gibi temel ihtiyaçlara erişimin mümkün olmadığı vurgulandı.

Bu durum, sivillerin kalıcı olarak geri dönmesini zorlaştırırken, birçok aile daha güvenli gördükleri bölgelere doğru yeniden yola çıktı. Özellikle Sayda kentinde ana ulaşım yollarında yoğun trafik oluştuğu gözlemlendi. Bölgeden ayrılan sivillerin büyük bölümünün, çatışmalardan daha az etkilenen kuzey kesimlere yöneldiği ifade edildi.

Öte yandan İsrail tarafı, ABD ile İran arasında sağlanan ateşkesin Lübnan’ı kapsamadığını öne sürerek bölgedeki askeri faaliyetlerini sürdürme eğilimi gösterdi. Bu durum, ateşkesin kalıcılığına dair soru işaretlerini artırdı. Her ne kadar resmi olarak ateşkes ilan edilmiş olsa da sahadaki gelişmeler, taraflar arasında tam anlamıyla bir güven ortamı oluşmadığını ortaya koydu.

İsrail ordusu, 2 Mart’ta yaptığı açıklamada Lübnan’dan füze atıldığını tespit ettiğini ve bunun üzerine ülkenin kuzeyinde alarm sistemlerinin devreye girdiğini duyurmuştu. Bu gelişmenin ardından İsrail, Lübnan genelinde geniş çaplı hava saldırıları başlatmış, ardından kara operasyonlarını da artırma kararı almıştı. Bu süreçte hem havadan hem de denizden yoğun bombardıman gerçekleştirildi.

Çatışmaların insani boyutu ise oldukça ağır oldu. Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, 2 Mart’tan bu yana düzenlenen saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 167’ye ulaştı. Yaralı sayısının ise bunun çok üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Ayrıca Lübnan hükümeti, yerinden edilen sivillerin sayısının 1 milyon 162 bini geçtiğini açıkladı. Bu rakam, ülke nüfusunun önemli bir bölümünün doğrudan etkilendiğini gösteriyor.

Sahadaki tablo, ateşkesin tek başına yeterli olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Evlerine dönen sivillerin yeniden göç etmek zorunda kalması, bölgede kalıcı bir çözümün henüz sağlanamadığını gözler önüne serdi. Güvenlik risklerinin devam etmesi, altyapı eksiklikleri ve yıkımın boyutu, insanların yaşamlarını normale döndürmesini neredeyse imkânsız hale getiriyor.

Uzmanlara göre, bölgede kalıcı bir barışın sağlanabilmesi için yalnızca geçici ateşkeslerin değil, aynı zamanda kapsamlı bir siyasi çözüm sürecinin devreye girmesi gerekiyor. Aksi halde sivillerin yaşadığı bu göç döngüsünün devam etmesi kaçınılmaz görünüyor.

Sonuç olarak, İsrail ile Lübnan arasında sağlanan kısa süreli ateşkes, sahadaki insani krizi hafifletmekte yetersiz kaldı. Evlerine umutla dönen sivillerin yeniden yollara düşmesi, bölgede yaşanan dramın sürdüğünü bir kez daha ortaya koydu.

Hakkında Editör

Taraf olmayan, habercilik yapan Ekointernet Haber, bağımsız özgür, tarafsız habercilik ilkesini benimsemiş olup, hakkın ve haklının yanında yer almayı ilke edinmiştir.

Göz Atmak İster misiniz?

10 Canın Yitirildiği Saldırı Sonrası Sosyal Medyada Tepki Çeken Görüntü

Kahramanmaraş’ta yaşanan ve tüm Türkiye’yi derin bir yasa boğan okul saldırısı, hem trajedinin boyutuyla hem …

Bir yanıt yazın