Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu kapsamında yaptığı açıklamalarda, hem bölgesel hem de küresel gelişmelere ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi. Forumun son gününde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Fidan, özellikle Doğu Akdeniz’deki dengeler, Gazze süreci ve küresel güvenlik konularında Türkiye’nin yaklaşımını ayrıntılı şekilde ortaya koydu.
Antalya’da üç gün boyunca devam eden forumun oldukça yoğun geçtiğini belirten Fidan, dünyanın dört bir yanından liderlerin ve üst düzey yetkililerin katıldığı organizasyonun önemli bir diplomasi platformu haline geldiğini ifade etti. Toplamda 150’den fazla ülke ve onlarca uluslararası kuruluşun temsil edildiğini aktaran Bakan, bu buluşmanın küresel krizlerin ele alınması açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. Forum boyunca 50’den fazla bakanın katıldığı oturumlarda, mevcut sorunların çözümüne yönelik fikir alışverişinde bulunulduğunu ve kalıcı barış için somut adımların değerlendirildiğini dile getirdi.
Fidan’ın açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri Doğu Akdeniz’deki askeri ve siyasi gelişmeler oldu. İsrail, Güney Kıbrıs ve Yunanistan arasında kurulan iş birliğine dikkat çeken Fidan, bu oluşumun yalnızca siyasi değil aynı zamanda askeri boyutları bulunduğunu ifade etti. Türkiye’nin bu gelişmeleri yakından takip ettiğini vurgulayan Bakan, söz konusu ittifakın görmezden gelinemeyeceğini belirtti. Avrupa’da benzer nitelikte anlaşmalara imza atan ülke sayısının sınırlı olduğuna işaret eden Fidan, Türkiye’nin bu konuda duyduğu endişelerin abartılı olmadığını, başka ülkelerin de benzer kaygılar taşıdığını söyledi.
Gazze’de yaşanan gelişmeler de Fidan’ın gündeminde önemli yer tuttu. Türkiye’nin, bölgede kalıcı barışın sağlanması için yürütülen diplomatik çabalara aktif şekilde katıldığını ifade eden Bakan, Gazze Barış Planı’nın uygulama sürecinin detaylı biçimde ele alındığını aktardı. Altı Müslüman ülkenin katılımıyla gerçekleştirilen toplantılarda ortak bir iradenin ortaya konduğunu belirten Fidan, oluşturulan mekanizmalar aracılığıyla sürecin somut adımlarla ilerletilmesinin hedeflendiğini dile getirdi. Türkiye’nin diplomasiyi barışın en önemli aracı olarak gördüğünü vurgulayan Fidan, taraflar arasında arabuluculuk rolünü sürdürmeye kararlı olduklarını ifade etti.
Bölgesel iş birliği çabalarına da değinen Fidan, Pakistan, Suudi Arabistan ve Mısır ile yürütülen dörtlü istişare mekanizmasının önemine dikkat çekti. Bu ülkelerle birlikte bölgedeki sorunlara daha gerçekçi ve kalıcı çözümler üretmeyi hedeflediklerini belirten Bakan, çatışmaların sona erdirilmesi ve istikrarın sağlanması için ortak çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.
Enerji güvenliği ve stratejik geçiş noktalarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Fidan, özellikle Hürmüz Boğazı ile ilgili gelişmelerin yakından takip edildiğini ifade etti. Bu bölgedeki belirsizliklerin küresel enerji piyasaları üzerinde ciddi etkiler yaratabileceğini belirten Bakan, Türkiye’nin süreci dikkatle izlediğini ve gelişmeler hakkında kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğini söyledi.
ABD ile İran arasındaki gerilim ve ateşkes süreci de Fidan’ın gündeminde yer aldı. Türkiye’nin bu süreçte aktif bir diplomasi yürüttüğünü belirten Bakan, ateşkesin kalıcı hale gelmesi için yoğun çaba sarf ettiklerini ifade etti. İki ülke arasındaki sorunların kısa sürede çözülmesinin zor olduğuna dikkat çeken Fidan, bu nedenle ateşkes süresinin uzatılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
Lübnan’da yaşanan gelişmelere de değinen Fidan, ülkenin yeniden çatışmaların içine sürüklenmesinden duyulan endişeyi dile getirdi. Lübnan halkıyla dayanışma içinde olduklarını belirten Bakan, İsrail’in bölgedeki askeri faaliyetlerinin krizi derinleştirdiğini ifade etti. Lübnan’ın hem iç siyasi sorunlarla hem de dış müdahalelerle mücadele etmek zorunda kaldığını söyleyen Fidan, bu durumun kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
İsrail’in bölgedeki politikalarına yönelik eleştirilerini de sürdüren Fidan, bu yaklaşımın artık yalnızca bölgesel değil küresel bir güvenlik sorunu haline geldiğini belirtti. Gazze’de yaşananların uluslararası toplum tarafından yakından takip edildiğini ifade eden Bakan, sivillerin hedef alındığı politikaların kabul edilemez olduğunu vurguladı. Türkiye’nin bu konuda uluslararası düzeyde girişimlerini sürdürdüğünü ve gerekli adımların atılması için çaba gösterdiğini söyledi.
Son olarak savaşların ekonomik etkilerine dikkat çeken Fidan, devam eden çatışmaların birçok ülkenin bütçesinde ciddi yükler oluşturduğunu ifade etti. Enerji güvenliğinden ticarete kadar pek çok alanda olumsuz etkilerin hissedildiğini belirten Bakan, küresel kamuoyunun müzakerelerin devam etmesi yönünde güçlü bir irade ortaya koyduğunu söyledi. Fidan, mevcut şartlar göz önüne alındığında ateşkes süreçlerinin uzatılmasının muhtemel olduğunu da sözlerine ekledi.
Ekointernet Haber Ulusal Haber Portalı