Türkiye’nin uzun süredir gündeminde yer alan Gülistan Doku dosyasında önemli gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. 2020 yılında Tunceli’de kaybolan üniversite öğrencisinin akıbetine ilişkin yürütülen soruşturma, yeniden açılmasının ardından geniş çaplı bir operasyona dönüştü. Son gelişmeler kapsamında dikkat çeken isimlerden biri ise dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel oldu.
Soruşturmayı yürüten Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, farklı illerde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi. Toplam 7 ilde düzenlenen operasyonlarda 13 şüpheli gözaltına alınırken, bunlardan 10’u çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Dosyada “cinayet şüphesi” üzerinde durulması, soruşturmanın kapsamının ciddi şekilde genişlediğini ortaya koydu.
Bu süreçte en dikkat çeken gelişmelerden biri, dönemin valisi Tuncay Sonel’in de soruşturmaya dahil edilmesi oldu. Daha önce oğlu Mustafa Türkay Sonel ile koruma polisinin tutuklanmasının ardından, Sonel hakkında da adli süreç başlatıldı. İçişleri Bakanlığı tarafından açığa alınan Sonel’in, soruşturma kapsamında gözaltına alınması kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Yetkililerden edinilen bilgilere göre, Elazığ’da bulunduğu tespit edilen Tuncay Sonel, 17 Nisan 2026 akşam saatlerinde emniyet ekipleri tarafından gözaltına alındı. Gözaltı işleminin ardından karayolu ile Erzurum’a sevk edilen Sonel’in, burada emniyet birimlerindeki işlemlerine başlandı.
Savcılık kaynakları, Sonel hakkında “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlamasına ilişkin yeterli şüphe bulunduğunu değerlendiriyor. Bu kapsamda yürütülen soruşturma çerçevesinde, Sonel’in Erzurum Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’nde sorgusunun devam ettiği bildirildi. Ayrıca gözaltı süresinin de bir gün daha uzatıldığı öğrenildi.
Yetkililer, Sonel’in emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilmesinin beklendiğini ifade etti. Soruşturmanın seyrine göre yeni gözaltı ya da tutuklama kararlarının da gündeme gelebileceği belirtiliyor.
Gülistan Doku dosyası, yıllardır kamuoyunun yakından takip ettiği ve aydınlatılması beklenen olaylar arasında yer alıyor. Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi olan Doku’nun kaybolmasının ardından başlatılan ilk soruşturma süreci uzun süre sonuçsuz kalmış, bu durum hem aile hem de kamuoyunda büyük bir tepkiye neden olmuştu. Yeniden başlatılan soruşturma ise dosyada yeni bir dönemin kapısını aralamış görünüyor.
Soruşturmanın yeniden açılmasıyla birlikte, yalnızca olayın gerçekleştiği bölgeyle sınırlı kalınmayıp farklı illerde de kapsamlı araştırmalar yapılması dikkat çekti. Emniyet birimlerinin yürüttüğü çalışmaların teknik takip, tanık ifadeleri ve çeşitli deliller üzerinden ilerlediği ifade ediliyor. Bu durum, dosyanın çok yönlü olarak ele alındığını ve detaylı bir inceleme sürecinin yürütüldüğünü ortaya koyuyor.
Öte yandan, Mustafa Türkay Sonel’in Tunceli Adliyesi’nde çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanması da soruşturmanın önemli dönüm noktalarından biri oldu. Bu gelişme, soruşturmanın yalnızca geçmişteki bulgularla sınırlı kalmadığını, yeni delillerin de değerlendirildiğini gösteriyor.
Soruşturmayı yürüten savcılık makamı, sürecin titizlikle sürdürüldüğünü ve tüm ihtimallerin değerlendirildiğini belirtiyor. Özellikle delil karartma iddiaları üzerinde yoğunlaşılması, dosyanın seyrini değiştirebilecek kritik bir unsur olarak öne çıkıyor.
Kamuoyunda büyük yankı uyandıran bu gelişmeler, Gülistan Doku dosyasının çözümüne yönelik umutları artırmış durumda. Uzmanlar, bu tür kapsamlı operasyonların ve üst düzey isimlerin de soruşturmaya dahil edilmesinin, olayın aydınlatılması açısından önemli bir adım olduğunu ifade ediyor.
Sonuç olarak, Tuncay Sonel’in gözaltına alınması ve sorgusunun devam etmesi, Gülistan Doku soruşturmasında yeni bir aşamaya geçildiğini gösteriyor. Önümüzdeki günlerde savcılık tarafından yapılacak değerlendirmeler ve alınacak kararlar, dosyanın geleceği açısından belirleyici olacak.
Ekointernet Haber Ulusal Haber Portalı